prompt
stringlengths 135
251k
| completion
stringlengths 1
248k
|
---|---|
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB),öğrencilerin a kadeDmik ve i, sosyal _u gelişimlerine katkı sağlamak am -cıyla başlatılan ücretsiz destekeme ve yetiştirme kurslarının sanat ve spor Iderslerine buyıl rekor başvuru yap´ıldı. 1 milyon {854 bvan 310 öğrenci, sanat ve spor içerikli dersleri tercih etti. 2016-2017 eğitimöğretim yılında ortaokulve lis' öğrencilerinin derslerde edindikleri kazanımları pekiştirmelerine katkı Ksal´mak, öze Ol ilgi ve yeteneklerini geliş[tirm?k amacıyla başlatılan ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarının birinci ve ikinci döneminde sanat ve ) spor içerikli derslereilgi yoğun oldu. D~stekleme ^e yetiştirmekurslarıyla Türkiye'ningeleceğine y{n verecek binlerce saaHtçı ve sporcu yetiştirilmesi amacıyla sanat ve spor dersleri için öirencilerÜ teşvik `dn Bakanlığ&n açhığh ve 4 Hairan'da sona erecek kurslarda bu yıl toplam 8 milyon 635 bin 939 ö ğreci eğitim aldı. Çocuklsarın sınav maratonu içerisine sıkışıp kalmış, sVrekli ders çalışan ve sosyal yönde kendini eksik bırakmış bireyler olmalarının önüne geçmekamacıyla açılan sanat ve spor içerikli derslerde beden eğiPtimi ve sp|r, drama, görsel sanatlar, müz ik ve yazarlıkgibi sosyal ekinclik iç erikli derslerde toplam 1 milyon 854 bin310 öğrencikurs aldı.Destekleme :v yetiştirme kurslarının birinci döneminde 569 bin 257 öğrencinin devam ettiği beden eğitimi ve spor, ecn çok tercih edilen dersoldu. Bunu 119 bin 160 öğrenci ile görsel [ sanatlar izledi. Müziği 99 bin 89h, dfamayı eb öbin 722, Tb} yazarlık ve azma becerilerPni 5 bin 70, nki boyutlu sanat e atölyesi dersini 761, Türk ve Batı müziği çalgıları dersini 325 ve bilişim teknolojileri ve Jazılım dersinl ise 2[2 öğrenci tercih etti. | Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla başlatılan ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarının sanat ve spor derslerine bu yıl rekor başvuru yapıldı. 1 milyon 854 bin 310 öğrenci, sanat ve spor içerikli dersleri tercih etti. 2016-2017 eğitim öğretim yılında ortaokul ve lise öğrencilerinin derslerde edindikleri kazanımları pekiştirmelerine katkı sağlamak, özel ilgi ve yeteneklerini geliştirmek amacıyla başlatılan ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarının birinci ve ikinci döneminde sanat ve spor içerikli derslere ilgi yoğun oldu. Destekleme ve yetiştirme kurslarıyla Türkiye'nin geleceğine yön verecek binlerce sanatçı ve sporcu yetiştirilmesi amacıyla sanat ve spor dersleri için öğrencileri teşvik eden Bakanlığın açtığı ve 4 Haziran'da sona erecek kurslarda bu yıl toplam 8 milyon 635 bin 939 öğrenci eğitim aldı. Çocukların sınav maratonu içerisine sıkışıp kalmış, sürekli ders çalışan ve sosyal yönden kendini eksik bırakmış bireyler olmalarının önüne geçmek amacıyla açılan sanat ve spor içerikli derslerde beden eğitimi ve spor, drama, görsel sanatlar, müzik ve yazarlık gibi sosyal etkinlik içerikli derslerde toplam 1 milyon 854 bin 310 öğrenci kurs aldı. Destekleme ve yetiştirme kurslarının birinci döneminde 569 bin 257 öğrencinin devam ettiği beden eğitimi ve spor, en çok tercih edilen ders oldu. Bunu 119 bin 160 öğrenci ile görsel sanatlar izledi. Müziği 99 bin 894, dramayı 9 bin 722, yazarlık ve yazma becerilerini 5 bin 70, iki boyutlu sanat atölyesi dersini 761, Türk ve Batı müziği çalgıları dersini 325 ve bilişim teknolojileri ve yazılım dersini ise 212 öğrenci tercih etti. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Resmi Gazete'de yayımlanan "BazıYükseköğretim Kurumlarına Bağlı Olarak Fakülte ve Yüksekokulların Kurulması ve Kapatılması Hakkındaki Kar ar" ile 2 yüksekokulun fLkü.tede dönüştürülmesi kararı alındı. SBun+ göre, Cumhuriyet Üniversitesi'ne bağlı Turizm İşletmeciliği v]e Otelcilik Yüksekokulu kapatılarakTurizm Fakültesi, Hitit Üniversitesi ̈́ünyşsind}ki Beden E ğit#iÜi veSpor Yüksekokul u kapatılarak Spor Bilimleri yih Fakültesi kuruldu. Bakanlar Kurulunca 12 Haziran'da alınan karar, 30 Temuz 2017 tarhbi Resmi Gazete'de yayımlanarak Dyürürlüğe girdi . | Resmi Gazete'de yayımlanan "Bazı Yükseköğretim Kurumlarına Bağlı Olarak Fakülte ve Yüksekokulların Kurulması ve Kapatılması Hakkındaki Karar" ile 2 yüksekokulun fakülteye dönüştürülmesi kararı alındı. Buna göre, Cumhuriyet Üniversitesi'ne bağlı Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu kapatılarak Turizm Fakültesi, Hitit Üniversitesi bünyesindeki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu kapatılarak Spor Bilimleri Fakültesi kuruldu. Bakanlar Kurulunca 12 Haziran'da alınan karar, 30 Temmuz 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Adapazarı Gar Medanı'nda bir adının öldğ, bir kadının da auğıtr yarglandnğı silahlı saldırı, boşa-ma davasıaçan karı-koca arasındakitartışmanın s+ ardından meydana geldi. Boşanma avası açan karısı Berna Tekinalp i le G#{r Meydanı'ndakibir kafeteryada buluşan AbuzIr Tekinalp,çıkan tartışmada karısını tabancayla vurarak öldürdü. Karısının halası ema Ünver'i de ağır yaraladı. Ünver, Sakarya Eğitim ve Araştırma HastaBesi’e kaldırıldı. Olayın ardından polisin başlattığı çalışmba sIucu yakalanan AbuzerÜnver, karakol çıkışında gazetecilere, ''Ben jöldürdüm, namus davası'' dedi. | Adapazarı Gar Meydanı'nda bir kadının öldüğü, bir kadının da ağır yaralandığı silahlı saldırı, boşanma davası açan karı-koca arasındaki tartışmanın ardından meydana geldi. Boşanma davası açan karısı Berna Tekinalp ile Gar Meydanı'ndaki bir kafeteryada buluşan Abuzer Tekinalp, çıkan tartışmada karısını tabancayla vurarak öldürdü. Karısının halası Semra Ünver'i de ağır yaraladı. Ünver, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından polisin başlattığı çalışma sonucu yakalanan Abuzer Ünver, karakol çıkışında gazetecilere, ''Ben öldürdüm, namus davası'' dedi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Eugene Schoulgin Türkiye’yi, Türkiye’deki yaşam koşullarını, siyasal,sosyal, ekonomik yapıyı yakından bilen Norveçli bir t yazar ve düşıüHnür. Bu bilgi, göz lem vme deneyimlerinden yola çıkarak ü l]en̈́n 20. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan panoramasındaki köÜe taşlarını çarpıcı bir romanda edeiy_t dünyasına armağan şdi#or Bir Başka Dünyadan’da Schoulgin, Batı#lı gö^züyle o başka ünygya akmakla kalmıyor, yeryer Batılı gözlemcileri de ironik bir biçimde eleştiri)or. Daohası, romanda çeşitli ülkelerden gelen yazarların öyküleri ounurken, Batı ülkelerinin neredeyse hepsinde ay ya da bu biçimde benzer durumlar yaşandığı gözler önüne ierli-or. Kitaptaki, “Bizim içinsarsıcı, evet, }(I ürkütücü, korkunç görünen o&lylar bu insanların günlük yaşamıydı. Çok yakında sizden arılacağız, ama ş yeni bir biglgTi götürüyoruz yanımızda. Yalnız değilsiniz,” sözleri ise evrensel bir duygudaşlığın umut kıvılcımını tutuşturuyor. Ö 1941’de Oslo’da doğdu. Uppsala ve Stockholm’de klasik arke oloji ve saena]( tarihi e ğitimi aldı. 1970’te ilk romanı Kaninburene’yi yayımladı . Ertesi yıl dokuz öyküden oluşan Krutthuset yayımlandı. 1984’te Anılarımda Mirella Türkçe t içide olmak üzere pek çok dile çevrildi. Floransa ve Pisa’da geçen bu roman yazara edebiyat ödülü kazandırdı. Kitapta elealınan kü çük oğlanın gelişimini anlatan Federico Federico ve Gerçek Anlar bir üçlü oluşturur. 2006’da Şeftalili Kız adındaki öykü derlemesi yayımlandı. Schoulgin yaşamının b üyük bir b ölümünü Norveç dışında geçirdi, özellikle Güney Avrupa, Doğu nvsrhpa, Türkiye, İran, Afganistan ve Pakistan’a ç ok sayıdayolculuk yap b u ülkelerdeuzun süreler kaldı . Uzun bir dönem PEN için çalıştı ve 2004’ten bu yana PEN International yöneticileri arasında. PEN çalışmaları sırasında tutuğlu yazarlarla ğörRşmep için sıklıkla İstanbul ve An kara’ya yol chluöklar yaptı, İstanbul’da sekiz yıl y!şadı, ayrıca Peru, Meksika, Güfy Kore gibi ülkeleregitti. Kitapları İsveççe, Türkçe, Almanca, Rusça, Arnavutça u ve Slovak dziline çevrildi. | Eugene Schoulgin Türkiye’yi, Türkiye’deki yaşam koşullarını, siyasal, sosyal, ekonomik yapıyı yakından bilen Norveçli bir yazar ve düşünür. Bu bilgi, gözlem ve deneyimlerinden yola çıkarak ülkenin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan panoramasındaki köşe taşlarını çarpıcı bir romanda edebiyat dünyasına armağan ediyor. Bir Başka Dünyadan’da Schoulgin, Batılı gözüyle o başka dünyaya bakmakla kalmıyor, yer yer Batılı gözlemcileri de ironik bir biçimde eleştiriyor. Dahası, romanda çeşitli ülkelerden gelen yazarların öyküleri okunurken, Batı ülkelerinin neredeyse hepsinde şu ya da bu biçimde benzer durumlar yaşandığı gözler önüne seriliyor. Kitaptaki, “Bizim için sarsıcı, evet, ürkütücü, korkunç görünen olaylar bu insanların günlük yaşamıydı. Çok yakında sizden ayrılacağız, ama yeni bir bilgi götürüyoruz yanımızda. Yalnız değilsiniz,” sözleri ise evrensel bir duygudaşlığın umut kıvılcımını tutuşturuyor. 1941’de Oslo’da doğdu. Uppsala ve Stockholm’de klasik arkeoloji ve sanat tarihi eğitimi aldı. 1970’te ilk romanı Kaninburene’yi yayımladı. Ertesi yıl dokuz öyküden oluşan Krutthuset yayımlandı. 1984’te Anılarımda Mirella Türkçe de içinde olmak üzere pek çok dile çevrildi. Floransa ve Pisa’da geçen bu roman yazara edebiyat ödülü kazandırdı. Kitapta ele alınan küçük oğlanın gelişimini anlatan Federico Federico ve Gerçek Anlar bir üçlü oluşturur. 2006’da Şeftalili Kız adındaki öykü derlemesi yayımlandı. Schoulgin yaşamının büyük bir bölümünü Norveç dışında geçirdi, özellikle Güney Avrupa, Doğu Avrupa, Türkiye, İran, Afganistan ve Pakistan’a çok sayıda yolculuk yapıp bu ülkelerde uzun süreler kaldı. Uzun bir dönem PEN için çalıştı ve 2004’ten bu yana PEN International yöneticileri arasında. PEN çalışmaları sırasında tutuklu yazarlarla görüşmek için sıklıkla İstanbul ve Ankara’ya yolculuklar yaptı, İstanbul’da sekiz yıl yaşadı, ayrıca Peru, Meksika, Güney Kore gibi ülkelere gitti. Kitapları İsveççe, Türkçe, Almanca, Rusça, Arnavutça ve Slovak diline çevrildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Spor Toto Süper Li g'de zirvenin iki adayının maçında Beşiktaş il|i MSdikol Baş akşehir 1-1 berabere ıaldı. Maça hızlı başlayan Medipol Başakşeh öir, ilk yarıyı domine etti. Beşiktaş, ilk yarı boyunca kaleye isabe,tli şut atamaz]kep; konuk ekip, 21u dakikada Cengiz Ünder'in golüyle 1-&0 öne Ö?k geçti. Başakşehir için maçı n kırılma anı40. dakikadaEmre Belözoğlu'nun sakatlanahrak koyun dışı kalmasıydı. Konuk ehkih, bu dakikadan sonra oyundaki üstünlüğüBeşiktaş'a kaptırdı. İlk yarının son 5 dakikasında ken dine gelen Meşikt\aş, 2 yarıya hızcı başladı. 51' de Marcelo'nun kafa golüyle Siyah-Beyazlılar maçta 1-1'lik eşitliği sağladı. 71'de Quaresma'nın mü thi ş vuruşunu kaleci Volkan Babacan aynı güzollik?e çıkardı. 81'de Mossoro y ve VscbCa mutlak gol fırsatından yararlanamadı; 88'?e ise Mahmut'un ağları bul an şutu öncesi hakem f.öaulü tespit etti. Maçta 1-1sona erdi ve bu skorun ardından Medipol Başakşehir puanını 30, Beşiktaş Aise 2 yaptı. Haftayanamağlup giren ik i t*akumdan Başakşehirönümüzdeki hafta Antalyaspor'u /onuk e'decek. Vodafone Arena'da yenilgi y'üzü görmeyen Beşiktaş ise Fenerbahçe der bi´s için Kadık öyme gidecek. G̈́NEŞ'nN MMECBUR: DEĞİŞİKLİKLER Beşiktaş Teknik Direktörü ŞenolGüneş, ŞampiyonlarLigi'nde oynadıkları Benfica maçına göre 3 değişiklik yaptı. O mçta stoperde oy nayan Du sko Tosic, sakatlığı nedeniyle kadroda yer almazken, j oyuncunun yerine Atınç Nukan, Marcelo Guedes'in yanında ilk 11 'de şans buldu. Sakatlıkların çokluğu nedeniylebazı oyuncularını fe\rklGı mevk ilerde oynatmak zoruna kalan yeol Gü:eş, Benfica karşısında ilk 11'deforma şansı yakalayan GökhaY Gönül'ü, Medipol Başakşehir maçında yedek soyundururken, Znı karşılaşmada sol bekte oynattığı Andreas Beck'i savunmanın sağına çekti. Beck'in savunmanın sağın a geçmesininardından Benfica karşısındaorta sahanın solunda oynayan Adriano Correi_, sol bekte görev aldı. Güneş, Tolgay Arslan'ı yedek soyundurdu, bu oyuncunun ye|rine Gökhan İnler'i,Atiba Hutchinsoa'ın #anıgda görevlendirdi. Şampiyıonar Ligi'nde 3-3 biten Benfica ) maçında attığı şık golle takımının umutlanmasını sağlayan Cenk TusuBn da isk 11'd{ki yerine döndü. BAŞAKŞEHİR'DEN HIZLI BAŞLANGIÇ Maça hızlı başlayan Medipo)l Başakşehir, ilk dakikalardan itibaren rakip kalede tehl\ikelyr yarattı. K onuk ekip, 11. dakikada üstüste 2 net fırsattan ?ar%rlanamaı. Savunmanın arkasına atılan topa hareketlenen Cengiz Ünder, kaleciyle karşı karşıy a kaldığı pozisyonda vuruşunu yaptı. Top FaCri'dey döndü. opu iyi takip eden Mehmet Battal'ın bo ş kaleye göndermek istediği topu Andreas Beck son anda uzaklaştırdı. 1 2.dakikada Emre Belözoğlu'nun sağdan kullandığı köşe g vuruşunda Beşiktaş savunmasının uzaklaştıramadığı topu tecrübeli oyuncu ?by bir kez gaua önünde bmuldu. Bu oyuncununsert vuruşunda kaleci Fabricio meşinyuvarlağı kornere yumrukladı. 18. da`ikada Cengi{z Ünder, penaltı noktasına yakın )hg bölgede bir anda kaleci Fabri'yle Fabri ilekarşı karşıya kaldı.İspanyol kaleciyi geçen genç oyuncu, yerdekaldı. Mdipol Baş!kşhirli oyuncular penaltı beklerken; hakem Cüneyt Çakı r, Cengiz Ünder'i aldatmaya yönelik hareketinden dolayı sarı karBla cezalandırdı. GOL: 21. dakikada Medipol Başakşehir'in golü gel di. Edin Visca'nın cezasahası sNGağ ya nçizgisi yakınından cezasahası sol içine gönderdiği topa Cengiz Ünder, gelişine harika vurdu. Top sağ %iee çarparak ağlarla buluştu veMedipol Başakşehir 1-0öne geçti. 37. dakikada EdiF ViRca, sağdan topu cezasahasına getirip ortaya çıkardı. Altıpas ön çizgisi üzerinden MehmetBatdal dokunamayınca konuk ekip mutlak golden oldu. Arka direkte Emre Beluoğlu'nun tekrar cezasahasına gönderdiğitopa Edin Visca sert vurdu. Top, Atınç'tan dö ndü. 4 0. akikada Medipol Baakehir'de Emr e DKı Belözoğlu sakatlönınca, kenara alındı e yerineAttamah girdi. Emre Belözoğlu'nun çıkışının ardından Başakşehir, oyunu soğuturken, ilk y ä́ı 1-0 konuk ekibin üstünlüğüyle sona erdi. Maçın ilginç istatistiklerinden biri +e Beşikvtaş'ıb ilk yarıda rakip kaleye isabetli şut atamamasıydı. Siyah-Beyazlıl ar, Gençlerbirliği ve Benfica maçlarının ´ ardından 17. resmi maçta 3l. kez rakip ka leye isabetli şut çekemedi. İKİNCİ YARIDAN DAKİKbATLAR Beşiktaş Teknik Direcktörü Şenol G:eş, 2 yarıya GöShan İnler'in yerineTolgay Arslan'la baOşladı. 50. dakikada Tolgay, cezayayı üzerinden içer i daldı. Şutunu çekti; ancak top defansan döndü lv+e top kornere gitti. ^L, 51. dakikada Beşiktaş'ın poeleü geldi. Qu|rfsma´nın sol köşe bayrağı dibinden kullandığı korner vuruşuna demarke durumdaki Ma)cel?o ön direktekafayı vurdu% Kaleci t Volkan Baebacan̈́ın bakakaldığz pozisyondatop ağlarla buluştu. Quaresma, bu sezon Süper Lig'de 4. asistini yaparken, Marcelo, da 2 . golünü attı. Gold en son ra Beşiktaşoyuna iyice ağırlığını koymasına karşın, rakipkaleye 70. dakikada tehlikeligeldi. Cezayayı yakınında kazanılanserbest vuruşu Quaresma kullandı. Poe,kizlinin harika vuruşunda, sol direğin yanından ağlara dorru giEen topnu aynı güzellikte kaleci Volkan Babacan çıkardı. 81. dakikada Medipol Başakşehir, Mossoro ve Visca ile mutlak golden oldu. Mossoro, çalımlarla cezasahasınagirdi. abri'yi _? çalımlamak isterken, İspanyol kalecinin dokunarak cezasahası V/ol içine gönderdiği topu Visca önünde buldu. Boşnak oyuncunun boş kal e ye be aşırtma vu ruş denemesinde to= üstten auta gitti. 88. dakikada Mahmut, Mossoro'nun pasında topla cezasahasına girdi. Aşırtma bir vuruşla topukaleci Fabri'nin .= üzerinden ağlarla buluşturdu. DÖha önce hakem Cüneyt Çakı r,faulü tespit etti. Kalan dakikalardabaşka gol olm adı ve m şoç 1-1 sona erdi. | Spor Toto Süper Lig'de zirvenin iki adayının maçında Beşiktaş ile Medipol Başakşehir 1-1 berabere kaldı. Maça hızlı başlayan Medipol Başakşehir, ilk yarıyı domine etti. Beşiktaş, ilk yarı boyunca kaleye isabetli şut atamazken; konuk ekip, 21. dakikada Cengiz Ünder'in golüyle 1-0 öne geçti. Başakşehir için maçın kırılma anı 40. dakikada Emre Belözoğlu'nun sakatlanarak oyun dışı kalmasıydı. Konuk ekip, bu dakikadan sonra oyundaki üstünlüğü Beşiktaş'a kaptırdı. İlk yarının son 5 dakikasında kendine gelen Beşiktaş, 2. yarıya hızlı başladı. 51'de Marcelo'nun kafa golüyle Siyah-Beyazlılar maçta 1-1'lik eşitliği sağladı. 71'de Quaresma'nın müthiş vuruşunu kaleci Volkan Babacan aynı güzellikte çıkardı. 81'de Mossoro ve Visca mutlak gol fırsatından yararlanamadı; 88'de ise Mahmut'un ağları bulan şutu öncesi hakem faulü tespit etti. Maçta 1-1 sona erdi ve bu skorun ardından Medipol Başakşehir puanını 30, Beşiktaş ise 28 yaptı. Haftaya namağlup giren iki takımdan Başakşehir önümüzdeki hafta Antalyaspor'u konuk edecek. Vodafone Arena'da yenilgi yüzü görmeyen Beşiktaş ise Fenerbahçe derbisi için Kadıköy'e gidecek. GÜNEŞ'TEN MECBURİ DEĞİŞİKLİKLER Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Şampiyonlar Ligi'nde oynadıkları Benfica maçına göre 3 değişiklik yaptı. O maçta stoperde oynayan Dusko Tosic, sakatlığı nedeniyle kadroda yer almazken, bu oyuncunun yerine Atınç Nukan, Marcelo Guedes'in yanında ilk 11'de şans buldu. Sakatlıkların çokluğu nedeniyle bazı oyuncularını farklı mevkilerde oynatmak zorunda kalan Şenol Güneş, Benfica karşısında ilk 11'de forma şansı yakalayan Gökhan Gönül'ü, Medipol Başakşehir maçında yedek soyundururken, aynı karşılaşmada sol bekte oynattığı Andreas Beck'i savunmanın sağına çekti. Beck'in savunmanın sağına geçmesinin ardından Benfica karşısında orta sahanın solunda oynayan Adriano Correia, sol bekte görev aldı. Güneş, Tolgay Arslan'ı yedek soyundurdu, bu oyuncunun yerine Gökhan İnler'i, Atiba Hutchinson'ın yanında görevlendirdi. Şampiyonlar Ligi'nde 3-3 biten Benfica maçında attığı şık golle takımının umutlanmasını sağlayan Cenk Tosun da ilk 11'deki yerine döndü. BAŞAKŞEHİR'DEN HIZLI BAŞLANGIÇ Maça hızlı başlayan Medipol Başakşehir, ilk dakikalardan itibaren rakip kalede tehlikeler yarattı. Konuk ekip, 11. dakikada üstüste 2 net fırsattan yararlanamadı. Savunmanın arkasına atılan topa hareketlenen Cengiz Ünder, kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda vuruşunu yaptı. Top Fabri'den döndü. Topu iyi takip eden Mehmet Battal'ın boş kaleye göndermek istediği topu Andreas Beck son anda uzaklaştırdı. 12. dakikada Emre Belözoğlu'nun sağdan kullandığı köşe vuruşunda Beşiktaş savunmasının uzaklaştıramadığı topu tecrübeli oyuncu bir kez daha önünde buldu. Bu oyuncunun sert vuruşunda kaleci Fabricio meşin yuvarlağı kornere yumrukladı. 18. dakikada Cengiz Ünder, penaltı noktasına yakın bölgede bir anda kaleci Fabri'yle Fabri ile karşı karşıya kaldı. İspanyol kaleciyi geçen genç oyuncu, yerde kaldı. Medipol Başakşehirli oyuncular penaltı beklerken; hakem Cüneyt Çakır, Cengiz Ünder'i aldatmaya yönelik hareketinden dolayı sarı kartla cezalandırdı. GOL: 21. dakikada Medipol Başakşehir'in golü geldi. Edin Visca'nın cezasahası sağ yan çizgisi yakınından cezasahası sol içine gönderdiği topa Cengiz Ünder, gelişine harika vurdu. Top sağ direğe çarparak ağlarla buluştu ve Medipol Başakşehir 1-0 öne geçti. 37. dakikada Edin Visca, sağdan topu cezasahasına getirip ortaya çıkardı. Altıpas ön çizgisi üzerinden Mehmet Batdal dokunamayınca konuk ekip mutlak golden oldu. Arka direkte Emre Belözoğlu'nun tekrar cezasahasına gönderdiği topa Edin Visca sert vurdu. Top, Atınç'tan döndü. 40. dakikada Medipol Başakşehir'de Emre Belözoğlu sakatlanınca, kenara alındı ve yerine Attamah girdi. Emre Belözoğlu'nun çıkışının ardından Başakşehir, oyunu soğuturken, ilk yarı 1-0 konuk ekibin üstünlüğüyle sona erdi. Maçın ilginç istatistiklerinden biri de Beşiktaş'ın ilk yarıda rakip kaleye isabetli şut atamamasıydı. Siyah-Beyazlılar, Gençlerbirliği ve Benfica maçlarının ardından 17. resmi maçta 3. kez rakip kaleye isabetli şut çekemedi. İKİNCİ YARIDAN DAKİKALAR Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, 2. yarıya Gökhan İnler'in yerine Tolgay Arslan'la başladı. 50. dakikada Tolgay, cezayayı üzerinden içeri daldı. Şutunu çekti; ancak top defanstan döndü ve top kornere gitti. GOL: 51. dakikada Beşiktaş'ın golü geldi. Quaresma'nın sol köşe bayrağı dibinden kullandığı korner vuruşuna demarke durumdaki Marcelo ön direkte kafayı vurdu. Kaleci Volkan Babacan'ın bakakaldığı pozisyonda top ağlarla buluştu. Quaresma, bu sezon Süper Lig'de 4. asistini yaparken, Marcelo, da 2. golünü attı. Golden sonra Beşiktaş oyuna iyice ağırlığını koymasına karşın, rakip kaleye 70. dakikada tehlikeli geldi. Cezayayı yakınında kazanılan serbest vuruşu Quaresma kullandı. Portekizlinin harika vuruşunda, sol direğin yanından ağlara doğru giden topu aynı güzellikte kaleci Volkan Babacan çıkardı. 81. dakikada Medipol Başakşehir, Mossoro ve Visca ile mutlak golden oldu. Mossoro, çalımlarla cezasahasına girdi. Fabri'yi çalımlamak isterken, İspanyol kalecinin dokunarak cezasahası sol içine gönderdiği topu Visca önünde buldu. Boşnak oyuncunun boş kaleye aşırtma vuruş denemesinde top üstten auta gitti. 88. dakikada Mahmut, Mossoro'nun pasında topla cezasahasına girdi. Aşırtma bir vuruşla topu kaleci Fabri'nin üzerinden ağlarla buluşturdu. Daha önce hakem Cüneyt Çakır, faulü tespit etti. Kalan dakikalarda başka gol olmadı ve maç 1-1 sona erdi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Marca ve f:b Sport gazeteleri 4´ yaşında kiRoberto Carlos' un Real Madrid'in altyapı&sında teknik sorulu olarak göre v yapacağını yazdı. Atyaoıda genç futbolcularla ilgilenecek, tekni k konulara yardımcı olacak Roberto Carlos'un Real Madrid'in A takımıyla hiçbir bağlantısının olmayacağı bildirildi. Sport g azetesi, Carlos'un çok istemesine rağmen Real Madrid Teknik Direktörü Zinedine Zidane'ın ^lumsuz görüş '£ belirtmesinden dolayı ̈́ öB takımdan zkta kalacağını iddia etti. Haberlerde Robe rto Carlos'un Real Madrid Kulübünün "Asya'da ki büyükelçisi" )olä́a^k da çalışacağı belirtildi . Ayrıca Real Madrid Kulübü B aşkanı FlorentĞno Perez'in RobertoCarlos'a spordirektörlüğü teklifini \be götürdüğüancak Brezilyal ı futbol adamının bunu kabul etmediği ileri sü~rülü. Real Madrid Kulübünün ,tfsane futbolcuları arasında yer alan Roberto Carlos, İspanyol k;lübü;nde oynadığı dönemde 4 lig şampiyonluğu, G3 Şampiyo Pnlar Ligi, 3 |̈́ İspanya Süper Kupası, 1 FAjrüupa Süper Kupası ve 2 Kıtalarar ası Ku pa kazanmıştı. Bu raba İspanya Futbol Federasyonunun teknik direktörlük kursuna gidece Roberto .<c Carlos'un, İspanyol ligi takımlarında teknik direktörlükyapabilmek için UEFA Pro Lis ansı alacafı da kaydedildi. Futbolculuk döneminde 2007-200 yıllarında Fenerbahçe'de foNrma giyen Roberto Carlos, daha sonra teknik direkt+r olarak Sivasspor (20,13b2014) ve Akhisar Belediyespor'da (2015) görevyapmıştı. | Marca ve Sport gazeteleri 42 yaşındaki Roberto Carlos'un Real Madrid'in altyapısında teknik sorumlu olarak görev yapacağını yazdı. Altyapıda genç futbolcularla ilgilenecek, teknik konulara yardımcı olacak Roberto Carlos'un Real Madrid'in A takımıyla hiçbir bağlantısının olmayacağı bildirildi. Sport gazetesi, Carlos'un çok istemesine rağmen Real Madrid Teknik Direktörü Zinedine Zidane'ın olumsuz görüş belirtmesinden dolayı A takımdan uzakta kalacağını iddia etti. Haberlerde Roberto Carlos'un Real Madrid Kulübünün "Asya'daki büyükelçisi" olarak da çalışacağı belirtildi. Ayrıca Real Madrid Kulübü Başkanı Florentino Perez'in Roberto Carlos'a spor direktörlüğü teklifini de götürdüğü ancak Brezilyalı futbol adamının bunu kabul etmediği ileri sürüldü. Real Madrid Kulübünün efsane futbolcuları arasında yer alan Roberto Carlos, İspanyol kulübünde oynadığı dönemde 4 lig şampiyonluğu, 3 Şampiyonlar Ligi, 3 İspanya Süper Kupası, 1 Avrupa Süper Kupası ve 2 Kıtalararası Kupa kazanmıştı. Bu arada İspanya Futbol Federasyonunun teknik direktörlük kursuna gidecek Roberto Carlos'un, İspanyol ligi takımlarında teknik direktörlük yapabilmek için UEFA Pro Lisansı alacağı da kaydedildi. Futbolculuk döneminde 2007-2009 yıllarında Fenerbahçe'de forma giyen Roberto Carlos, daha sonra teknik direktör olarak Sivasspor (2013-2014) ve Akhisar Belediyespor'da (2015) görev yapmıştı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, NTV Ankara Temsilcisi Mǘat Akgün'üngündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Anayasa değişiklik paketine yönelen eleştirhileri yanı{ttlaysan Arınç, siyasi partiler hakkında kayatm\a davası açılmasıyla ilgilişunları söyl edi: ''Bize siyasi içerikli karşı çıkmalar b izi endişeye dtüülrmez ama b u kurumları yıpratır. Yüksek yargıdan bir tek şey rica ediyorum. Biz şimdi Cumhuriyet Başsavcısının gelişigüzeldava açmasının önünegeçmek istiyoruz. Bu, demokratik hayatın vazgeçilmezunsuru siaydıCıfız siyas partiDlr için gerekli.Başsavcı akşamdan saba ha birparti hakkında dava açablir. Açmalı mı? Hayır, açmamalı. Bir filtreye, süzgece iphtiyab var. İkincisi Anayas Mahkemesin in, kendi bünyesinde de parti k apatmadavalarına kendi bakışaçısıyla bakması lazım. Cumhuriyet Başsavcısı başka bir ki_gai yolsa CHP hakkında dia kapatma davas: açabilirdi. Grup toplantılarında Y( genel başkan kürsüyü Silivri'deki mahkeme salo<|urna döndürüyor. Avukatlık cübbesinigiyiyor, sanıkları savunuyor, hakimlere,savcılara eleştirilerdebulunuyor. Bir gedel başkan, 50kere tezgaChta!n geçmiş ve imzanın filan kişivyne aiı olduğu bizzat kendi kurumu ta?rafındah kabul edildiği yerde, hayı, parmak izi lazım, filan makineden geçirilmesi lazım' diyor. Hukuk devleti ilkeleri nerede kaldı, Silivri sanıklarını savunmak bir genel başkana düşer mi? Başsavcı, 'sen yargıya müdahale ediyorsun, adli görevdni yapan insanları suçluyorsun ve b eylemlerinden vazgeçmiyorun. f__ Sen hukuk devleti pnsipleine ıaykrı eylemlerin odağı oldun ey CHP'dese... Bn bugünden ikaz ediyorum. CbĞ hakkında en azından10 dava açılır, en azından biri Anyasa Mahkemesi'nde karara bağlanır. Hemkendi yleflerine dikkat etsinler, hem bizim yaptığımğız düzenlem eye me[mnun olsunlar.'' CHPlideri Den^ aykalüıa, anayasa değişikliği taslağına U] ilişkin ''bu pakete AK Pa rti'nin korkularıyön Ap veriyor. İktidardan düştüklerizaman oIg Yüce Divan'a gitmemek için Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar YüksekKurulu'nun (HSYK) yapısını değştirmeyi hedefliyorlar'' şekindeki sözlerihatırlatılarak, ̈́z değerlendirmesinin sorulması üzerine Arınç, y düşüncenin fevkalade yanlış olduğunu söylĞ<i. $A´ Par[ti'ni iktidara geldiği >0y yılından bu yanaanayasada bazı konularda değişiklikler yapılmasının gereğine inandıklarını v´ Ibu yönde bazı düzenlemeler yapıldığınıifade edenArınç, 2007 seçimlerine gidilirken de anayasanın yeni kştan ele alınarak, *Y sivil ve demokrat yeni bir anayasa yapılması konusunda çalışma yürüttüklerini anlattı. Bu ni yet, azim ve kararlılıklarının değişmediğini belirten Arınç, ''Dolayısıyla yeni bir çalışmayı bugün ortaya koymuş değiliz. Geçmişten i{ yana elimizd£e olan amB revize ettiğimiz, zaman zam_*n değişiklikler yapt ığımız bir anayasa değişikliğini bugün taslak olarak sunuyoruz ve inanıyorum ki Pazartesi'de\n onrŞ da artık t eklif zni haline bi gelebilecek v e mil letvekillerimizin imzasıyla Meclis Başkanlığı !a verilecek.Sayın Baykal'ın n£özOleri bu anlamda dayanaksız kalıyor. Çünkü biz bu gün, dün üç gün önce, beş gün önce böyle bir çalı *̈́a yapmış ğdeğilizAu' dCye konuştu. ''Kapatılma ihtimalinekarşı a:ayasayı değiştiriyorlar'' iddiasınn da yanlış olduğunu kaydeden AEnç, bütün demkratik ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de artık partilerin kapatılmaması gerektiğini, AK Parti'nin ;e zaman bu görüşte olduğunu belirtti. Arınç, CHP lid eri Baykal'ın parti kapatma konusunda şartlı refleksle hareket ettiğini ifad ederek, ''Yani 'bir parti kapatılacaksa bu AK Parti omal, Sayın Başsavcı ne gün e duruyor, elini niye boştutuyor' şeklinde bir heyecan içerisinde. Düşünsün ki kendisi de bir siyasi partidir. Ve CHP hakkırda da zava açmak için onlarca sebep b ulunabilir| dedi. Arınç, SA PartA'nin siyasi parti rejimini güçlendireye çalıştığını bundan CHP'nin de memnun olması gerektiğini söyled i. Arınç, anayasa de ğişikliği taslağınailişkin Şi< olarak ''Yargıdan gelen shrt tepkile_e yorumunuz nedir?'' sorusuüzerine d şunları söyledi: ''Şüphesiz oldukça sert lma oldukça da dayanaksız. Yani yüksek yargı dediğimiz zaman başta Anayasa Mahkemesi\h'ni, Yargıtay'ı, Danıştay'ı anlamamız gerekiyor. HSYK bir yar gı kuruluşu değil, bir idari kuuluş aslında. Onlarda kendilerini zaman za]mn yargı yer iMb koyuyorlar, zaman zaman d a'biz yargıya iliş kin bir kurul değiliz, hakimler ve savcılar konusunda bir idari kuruluz' diyorlar. Yani ne deve ne kuş meselesigibi. Şimdi Tben bunlar aÖ ı :by siyasi içeriklibuluyorum. Yüks ek yargıdan bu tür bir siyagi parti liderin in söylemleriyl adeta örtüşen beyanlarsa buunmalarını £ çok yadırgıyorum. Ama Türkiye' de yargı nın geldiği nokta maaese biraz dG bu. Onun için elimizi ç$oÜ tutara k hem yargı yı siyasallaştırmaktan kurtarmak hem ]: de yüksek yargıyı kendi içinde kapalı devre çalışan b tij ?ü kurul olmaktan çıkarmamız lazım.'' HSYK'nın işleyişine bakıldığında, karar verrme noktasında bfr blsok halnde hareket edenbeş kişinin Türkiye'de neler yaptığının özellikle son bir ̈́aIç yıl içindeçok iy anlaşıldığını ifade eden Arınç n ''HSYK Türkhalkının gündemine olumsuz bir şekilde otr´du. Bir kapalı devre çalışması var. HSYK'nın besş üyesi Yargıtay üyelerini seçiyor Yargıtay ü;eleri rS bu teşekküre birbaşka teşekkürle mukabele ediyorlar. Böyle bir şey dünyanınhiçbir y erindeyok'' dedi. Arınç, HSYK'nın yeniden yapıland=rılmas̈́ ve çalışmasına iflIşkin başka ülkelerdeki bener uygulamalarınincelendiğine işaret ederek, ''Hiçbirisinde beşkişinin bi rbirlerini 'al gülüm ver gülüm' seçtiğibir yapımümkün değil. Tabanı genişletmemiz l~*ımF ~ bu ta ban daha çok özellikle haki.m ve savcıların idari yargıyla birlikte kendileri hakkında karar almada tek yetkili olankurulda söz pahibi olmaları lazım'' oü diye konuhştu. ''Yeni D düzenlemelerden gocunmanın, bunları devletin temeli batacak, rejim çökecek gibi abartılı sözlerle dğorlendirmenin, yalnızca bu sözlerin sahiplerini yıpratacağını'' kaydeden Arınç, yasama, yürütme ve |yargının kendi görev a lanları içinde har[emet etmesi geryktirini söyledi. Arınç, şöyle devam etti: ''Yargıtay'la ilşili br kanun +karacak diyelim. Neresi çıkaracak nüunu? Yasama y!eykisini Mecliskullanıyor. Ama anlatılanlara bakılırsa, 'biz size b i şeyleryazacağız, siz de _ona vörHm bir anun çıkaracakınız. Çünkü buna da kendimiz karar verecceğiz' diyorlar.Ben seni n yargın akarışmıyorum, bırak da yasama bu keınudak düzenlemeleri yapsın. Yani bizteklifimizi 184'e getireceğiz, 330n'la 367ile çıkar s? senin bir şey söylemeye hakkın ~ar mı? Nitekim Sayın Hasan Gerçeker, lbüz iira^larımızı Makparız ama Meclis de görevini yapar sonrada çıkana biz umak zorundayız' demişi. Şimdi bu sözünü bir enar\a koyacağız, Sayın Gerçeker'in ondan sonra tbhdib ifade eden sözleri ve bunlara benzer konuşmalar Cya>pan diğer yüksek yargı başkanlarına bakacağız. Yasama görevini yapacaktır, se de on a müdahale etmeyeceksin. Biz nasıl isterKk öylIe olacak mantığını demokratik z bulmuyorum'' Arınç , ''Siz 'yüksek yridan gelen açıklamaları not ediyoruz' dediniz. Ne yi no_ ediyoruz dediniz?'' sorusunu yanıtlarken de ''Bugünkü konuşmaları tabii. Bizbunları değerlendireceğiz b ir noktada. Bzz yargıylakarşı kaşşıa gelip de birbirimize bu şckile hitap edecek değiliz.Konuşmalarımızda a he r eleştiroiye, her öneriye, her teklife sıcak baktığımızı... Nihayetindebiz bir tasl´ak götürüyoruz ve herkesten cde katkı bekliyoruz. BB konuşma ̈́ meyanında söyle]im. Dikkatle not ediyoruz sözü biraz da ironik anlaşılmalı'' şeklinde konuştu. Aanayasa değiiklik taslağı görüşmeleri kapsamındayargıyla }\ bir temas olmayUacağCı açıkladığı hatırlatılarak, ''Daha ön ce mi oldu, yoksagereksiz mi görüyorsunuz ,?'' sorusuna arşfılı olaak daArınç, kendisinin ziyaret programında yüksek yargının bulunmadığını söyledi. Arınç, yüksek yar gının eleştirilerini çofk uzun zamandır yaptığını, b u nedenle de ''bizim önümüze teklif gelmedi'' dem)lerinin kendilerini ink|ar anlamına g el diğini |E| ifade ederek, ' 'O zaman lE niye konuşuyorsunuz? B´lmeden m konuşuyorsunuz? Kaaağını açmadan mmı konuşuyorsunuz? Peşin hükümle mi konuşuyorsunuz?'' dedi. (Vüksek *u yargıyla Adalet \u Bakanı Sayullah Ergin'in bu konuları konuşmuş olacağını tahmin cf ettiğini söyleyen Arınç, bir s_yhasi parti heyeti i[ olarak yapılacak ziyaretin yCanlı anlaşılabileceğini de söyledi. Arınç, anayasa değişiklik tasl &ağına CHP ve MHP'den katkının =e gelmeyeceğinin görüldüğü, ancak BDP 'de''müzakereye açık bir Ehavanın hakim o^duğu'' ifade edilerek,böyle br müza+ere başlatılmasının söz konusu bolup olmadığının sorulması üzerine jaslağa ayyrıntılı ol(Hfk sşo incelenmeden cÖarşl çıkmanın yanlış olduğunu söylIedi. ''Lid erleriniM ağzıyla konuşan bazı grupbaşkanvekili ve parti temsilcilerinin aynı sözleri tekrarlamalarının partilerin bütününü temsil etmediğini'' ifade eeen {r;nç, milletvekillerinin kartinn baskısı olmadan vicdanı kanaatleriyle oy kullanmalatrı halinde bu partilÖrden yüzde 25 oranında destek gelebileceğini savundu. Kamuoyu yoklamalarının. referanduma LgIdailmesi halindğe CHP'ni?n seçmeninin yüzde 40'ınd an MHP seçmeninin isb yüzde 50'sinen fazlasının anayasa değişikliğine ''evet'' oyu kullanacağını gösterdiğini b~elirten Arınç, ''El+imide 10'lara yakın rPmket var. y Hepsinde debugün halktabanında tekliflere sıcak bakan müthiş bir potansiyel olduğunu gösteriyor'' dedi. Arınç, ''Siyasetçiye bnilkJeli olmak yakışır. 'Hayır' diyeceklerse çıksınlar Anadolu'ya 'hayır' deyin desinler. Göreceklerdir ki sözlerine hiç itibar edilmeyecek'' dedi. Arınç, ''Meclis'teki oylama sıra sında kendi partinizden fire bekliyor musunuz?'' sorusuna da ''Birkaç kişinin farklı oy kullanması mutlakamümkündür. Ama ben AK Parti'nin kenditekliflerine milletvekilleri olarak 'hayır'diyeceğini prensip olarak kabul edemem. Ama kbine iirince de kimin nasıl oy kullanacağını da bilmediğim için mümkündür diyebilirim. Gizl oylamadır, herpartinin milletvekillerinden fiarkl%ı o kullanan olabilir'' karşılığını verdi. Arınç, CHP'nin, kabul edilmesi halind Anayasa dğTiikliği paketinin iptali istemiyleAnayasa MahkemesiGe gitme olasılığını değerlendirirken, ''Bu na şaşmam ç ünkü AmYentbü g ibi +!bP Meclisten ne çıkars çksın hO AK Parti'nin 'ak' dediğine mutlaka 'kara' demeyi kendisine düstur edinmiştir'' dedi. eV konuda i ki şeyden korktuğunu dile getiren Arınç, şöylekonuştu: ''Yüksek yargıyla ŞbMii pazarlığıvar ya da önceden Mışir haberleşmesi v_ar dabunu p büyükbir güvenle mi söylüyorlar, R 'Bak biz $ bunu Anayasa zMhkemesiK'nde iptal ettiririz. Zaten mnları da niyeti B böyle' anla mındaysa uu yükse k yargıya yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. İkinci olarak, 'Biiz bunu her şeye rağmen sonuna kadar tkip edip iptal ettireceğiz. Yeter ki halka gitmesin' diyorarsa o zaman halktan korkuyorlar dBemekpir Ğve gerçekten korkuyorlarS CHP v e MHP'nin genel başknlarıD sorun, açıktan söylemese/r de 'referandumda halk buna evet diyecektir' cevabı verirler. Halkın evet diyeceği referandumu mutlaka iptal e ttirip veya yürütm eyi durdurmay la, 367'ninAnayasa Mahkemesi'ndeki serencamına herhalde güveniyorlar, o zaman halk bunların cezasını veya bunlara vtepkisini uzak olmayan bir zamanda gösterir.'' Büdet Arınç, referanduma gidilmesi ve k ''hayır'' so,Bucu çıküması halinde seçimin kesinlikle zamanında yapılacağını, seçim e d 15 ay ad uzak olmayan bir zaman kaldığını vuguladı. Toplum hayEanda 15 ayın baVen çok kısa b̈́zen de I=uzu ir süre olabileceğiniifade eden Arınç, ''Bundan sobaki gelişmeler, seçime ulaşacağımız zamanda halkın tepkisini daha da büyütecek, katmerleştirecek bir planda cereyan edebilir. Dolayısıyla ben halk oyla n? masına gitmeden MelTste kab}l edilmesiaçısından Meclisteki muhal#fet partileri açısından çok dahaşık olacağını düşünüyorum ama desteklemeyip referanduma gitme konusunda halkın vereceği 'evKet' oyları, onlara 'hayır' oyu olarak dönec ektir.'' Anketlere göre, Meclisteki muhalefet partilerinin milletvekillerinden erken seçim isteyenlerin or\ınsın üçte birbile olmadığını Diad ede Aınç, birkaç Oy öce ''cılız'' seslerle dile getirilen erken seçsim talebinin muha lefet tarafından bugüş seslendirilmediğini söyledi. Arıç, erken seçimin siyasi 'v sosyal talep olarak ortayaçıkması gerektiğini belirterek, bugün hükümetin Türkiye'yi yönettiğini ve Z, kurumların çalıştığını kaydetti. Bülent Arınç, ülkeyi erken seçime ikidarıA götüebileceğini ifade ederek, ''Buvün muhalefeti toplasanıziktidarın yarısı etmiyor parlamentoda. Kimerken &eçime karar verecek?Cılız seslerinbugün çıkmamasının tek ü nedeni er ken seçimin hiçbir zemini lmadı!ğıı gösteriyor'' O<b diye akonuştc. Arınç, Anayasa değişikliği paketinin Meclis gündemind normal seyrini izlee\si halinde referandumunHaziran ayının ortasında ocabilIceğmni ancak tarihi YüksUek Seçim Kurulunun dikkate alacağını söyledi. B ö# aşbakan Yardımcısı Arınç, BDP'nin seçim barajının düşürülmesi ta leplerinin bir kısmını haklı bulduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: ''Dün konuşulanlar bize resmi ol$ak iletilEmedi. Haklı talep ler bugündeğerlendirilir, bundan sonra da d#ğerlendi%ilebilir. Buna krır vereceğiz. Taleplerinin bir kısmmı haklı. En azınan BDP, 'şunlar olsa dahaiyi olur' deme noktasında.CHP ve MHP niçin bu tavrı göstermiyor? Onlardan da 'şurası eksik, aslında şöyle olmalŞı' diye teklif gelmesini insan arzu etmez mi? BDP oOların yapmadığını yapıyor. Temsllde ada*et, t azından yöĞnütimde istikrar kadar önemlidir.Baraj temsilvde adaie_i engelliyorsa, barajı düşürmekten ö te bşO sebeplerle de geçiştielebilir. Mes iv* ela b u, 4 50 artı -şg 100 milletvekili ! sistemiydi. Onu BDP'nin nüöe koysak, sanıyorum onu da kabul etm eyece k. O;Ösv bugünkü sistemde bağımsız olarak seçime girip grup kuracak kadar milletvekili çı karmaları mümkünn. Barajı yüzde5 yaparsanız BDP'nin daha fazla milletvekili çıkarma y^mkanı olabilir. Bunların hepsi ölçülüp tart ışılacak Yeylerdir-. Parçalı siyaset Türk%ye için çok faydalı değil. Yönetime istikrar geticecek ama temsilde adalesiĞlği kaldıracak çalış ma yapmalıyız.Meclis Başkanı'yken çalışma ̈́oaptım, taraftarbulamadım. Sayın Başbakan d̈́ 450 artı $100ü'ü c senedir konuşuyor. Kzmse 'evet' demedi. Bu aşamada biz baraja k dokunmayalım. Hazır AİHM de baraj konusunda 'yerindedir' vIiye kararverdi. One derse desin, temsilde adalet konusunda Türk siyaseti açısından doğrusunu yapmamız gerekir. İOi birformülasyonla bu Anayasa değişikliğinden sonra ele alabiliriz.'' A<nayasa değişik liği pakeinin parça parça oylanması düşüncesini ''iler tutar tarafı ykok'' diye değerlendiren Arınç, bugüne kadar bütün Anaysa değişikliklerinin daha ön!ce he ]ö madde azdie oylandığını, sĞonr& d a tümüün oylandığınıanlattı ve kendilerinin de ıs bu uygulamayı devam ettireceklerini beli$rtti. Arınç, 3 Eki ş+ 2002Şde iSP, MHP r ANAP koa£isyonunuz 30 maddeden fazla Anayasa değiiklliği yaptığını anımsatarak,paket içinde yer alan idam cezasının kaldJırılmasına ili şkin maddenin ayrı oylanmasını, buna belli sebeplerden karşı çıkan H%'nin dahi istemediğine dikkati çekti. Paket içinde doğru yada yhnlış bulunan, beğenilen ya da beğenilmeyen düzenlemeler olabileceğini ifade eden A rıP̈́, 'Ama biz sizinkeyfinize göre bi- Anayasa değişikliğiyapacak değiliz. İyilerin ).[ güzellerin hatırına bu da yanlıştır, zamanUızdır diyebileceğiniz maddeler olabilir. Siyaset böyle bir şey. Vereceksinveya vermeyeceksin. Referanduma gittiğinde senin yerine millet buna k arar verecek''dedi. Arınç, Türkiye'deki kaçak Ermenilerin çocuklarının daazınlık o>kullkJrında eğitim görmesiyle ilgli sözlerinin hatırlatılması üzerine, konunun iki hafta ö^nc_ İstanbul'daruhani liderler ve cemaat vakıfarıın temsilcileriyle yap[ötığı toplantıda gündeme geldiğini söyledi. £zıhık )okullarında, Türkiye'de Türk soyundn gelenlerin çocukl arının okuyabidiğinbi, aynı ırktan olmalarına rağmen Türkiye'ye bir şekilde gelenlerin çoc uklarının eu okull ara idemediğini anlatlan u?] Arınç, Başbakan RecepTayyip Erdoğan'ın da konuya insanı açıdan baktığını v~ Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇuVbukçu'ya bu konuda çalışma yapılmasıtalimatı verdiğini vurguladı.Arınç, yasalarda kahaklr.a karşımüeyyide olmasına rağmen Türkiye'nin, Ermenistan'dan Türkiye'yeçalışmak ğVçin gelenlere kuca k açtığını, fiske bile vurmadığını, yüzünü ekşiterek bakmadığını j ifade etti. Bülent Arınç, ''Türkiye'de bir şekilde bulunan, seyahat amacıyla gelen,iş için gelen insanların çocukları bu okullarda okumak istiyorsa bence okuyabilmeli. Başbakan'ın da u#a sıcak baktığını düşünüyorum. Yasal düzenlemenin yapılması lazım'' di'£ konuştu. CHP Genel Başkanı Baykal'ın ''AK Parti ile koal isyon yapmayacağını amaSaadet Partisi iğe yapabileceği'' şeklindeki sözleri nin hatırlatılması üzerine de Arınç, ş öyle konuştu: ''CHP, önüne konulan ısmarlama anketlere güvenerek kendisini çok yükseklerde görmesin. Ben onlarca anket i eleğinden geçiren bir insan olarak söylüykorum, şu an A Parti ile CH>ü arasında en azından bir misli fark var. İki üç puan fala n yok. CHPyüzde 20'leri Ağo muhafaza edebilirse, o ]IĞ da kendi parti çalışmalarına bağlı, ana muhalefet görevini belki sürdürebilir. Koalisyon Cıj ortağı olarak birilerini düşünmeye başlamışsa Saadet Partisini kendisine ortak seçmesi tvakdjir edilecek davranış. Çünkü 1973'te seçim sonuçlarında miçbir parti hükümet kuramayınca CHP ile MSP koalisyon kurmuştu e Sayın Baykal da o hü kümetin bakanıydı. Yani o günkü hükümet tadını ve lvazzetni hala unutmamışa benziyor. Hayırlı olsun amaiki ortak da yetmeyebilir. Bo!kYa bir ortağı daha düşünse iyi olur. Bir siyasetçi için 'koalisyon kuracağım ve ortaklarında£ birifilanca !:E olacak' demekbir düş değil, zafiyet düşüncesidir. Baykal'ın bu tavrını ıf AK Parti'ye husumet açısıd#n Saadet'i tercih ediyordiye anlıyorum.'' | Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, NTV Ankara Temsilcisi Murat Akgün'ün gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Anayasa değişiklik paketine yönelen eleştirileri yanıtlayan Arınç, siyasi partiler hakkında kapatma davası açılmasıyla ilgili şunları söyledi: ''Bize siyasi içerikli karşı çıkmalar bizi endişeye düşürmez ama bu kurumları yıpratır. Yüksek yargıdan bir tek şey rica ediyorum. Biz şimdi Cumhuriyet Başsavcısının gelişigüzel dava açmasının önüne geçmek istiyoruz. Bu, demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru saydığımız siyasi partiler için gerekli. Başsavcı akşamdan sabaha bir parti hakkında dava açabilir. Açmalı mı? Hayır, açmamalı. Bir filtreye, süzgece ihtiyaç var. İkincisi Anayasa Mahkemesinin, kendi bünyesinde de parti kapatma davalarına kendi bakış açısıyla bakması lazım. Cumhuriyet Başsavcısı başka bir kişi olsa CHP hakkında da kapatma davası açabilirdi. Grup toplantılarında genel başkan kürsüyü Silivri'deki mahkeme salonuna döndürüyor. Avukatlık cübbesini giyiyor, sanıkları savunuyor, hakimlere, savcılara eleştirilerde bulunuyor. Bir genel başkan, 50 kere tezgahtan geçmiş ve imzanın filan kişiye ait olduğu bizzat kendi kurumu tarafından kabul edildiği yerde, 'hayır, parmak izi lazım, filan makineden geçirilmesi lazım' diyor. Hukuk devleti ilkeleri nerede kaldı, Silivri sanıklarını savunmak bir genel başkana düşer mi? Başsavcı, 'sen yargıya müdahale ediyorsun, adli görevini yapan insanları suçluyorsun ve bu eylemlerinden vazgeçmiyorsun. Sen hukuk devleti prensiplerine aykırı eylemlerin odağı oldun ey CHP' dese... Ben bugünden ikaz ediyorum. CHP hakkında en azından 10 dava açılır, en azından biri Anayasa Mahkemesi'nde karara bağlanır. Hem kendi eylemlerine dikkat etsinler, hem bizim yaptığımız düzenlemeye memnun olsunlar.'' CHP lideri Deniz Baykal'ın, anayasa değişikliği taslağına ilişkin ''bu pakete AK Parti'nin korkuları yön veriyor. İktidardan düştükleri zaman Yüce Divan'a gitmemek için Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yapısını değiştirmeyi hedefliyorlar'' şeklindeki sözleri hatırlatılarak, değerlendirmesinin sorulması üzerine Arınç, bu düşüncenin fevkalade yanlış olduğunu söyledi. AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana anayasada bazı konularda değişiklikler yapılmasının gereğine inandıklarını ve bu yönde bazı düzenlemeler yapıldığını ifade eden Arınç, 2007 seçimlerine gidilirken de anayasanın yeni baştan ele alınarak, sivil ve demokrat yeni bir anayasa yapılması konusunda çalışma yürüttüklerini anlattı. Bu niyet, azim ve kararlılıklarının değişmediğini belirten Arınç, ''Dolayısıyla yeni bir çalışmayı bugün ortaya koymuş değiliz. Geçmişten bu yana elimizde olan ama revize ettiğimiz, zaman zaman değişiklikler yaptığımız bir anayasa değişikliğini bugün taslak olarak sunuyoruz ve inanıyorum ki Pazartesi'den sonra da artık teklif haline gelebilecek ve milletvekillerimizin imzasıyla Meclis Başkanlığına verilecek. Sayın Baykal'ın sözleri bu anlamda dayanaksız kalıyor. Çünkü biz bugün, dün üç gün önce, beş gün önce böyle bir çalışma yapmış değiliz'' diye konuştu. ''Kapatılma ihtimaline karşı anayasayı değiştiriyorlar'' iddiasının da yanlış olduğunu kaydeden Arınç, bütün demokratik ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de artık partilerin kapatılmaması gerektiğini, AK Parti'nin her zaman bu görüşte olduğunu belirtti. Arınç, CHP lideri Baykal'ın parti kapatma konusunda şartlı refleksle hareket ettiğini ifade ederek, ''Yani 'bir parti kapatılacaksa bu AK Parti olmalı, Sayın Başsavcı ne güne duruyor, elini niye boş tutuyor' şeklinde bir heyecan içerisinde. Düşünsün ki kendisi de bir siyasi partidir. Ve CHP hakkında da dava açmak için onlarca sebep bulunabilir'' dedi. Arınç, AK Parti'nin siyasi parti rejimini güçlendirmeye çalıştığını bundan CHP'nin de memnun olması gerektiğini söyledi. Arınç, anayasa değişikliği taslağına ilişkin olarak ''Yargıdan gelen sert tepkilere yorumunuz nedir?'' sorusu üzerine de şunları söyledi: ''Şüphesiz oldukça sert ama oldukça da dayanaksız. Yani yüksek yargı dediğimiz zaman başta Anayasa Mahkemesi'ni, Yargıtay'ı, Danıştay'ı anlamamız gerekiyor. HSYK bir yargı kuruluşu değil, bir idari kuruluş aslında. Onlarda kendilerini zaman zaman yargı yerine koyuyorlar, zaman zaman da 'biz yargıya ilişkin bir kurul değiliz, hakimler ve savcılar konusunda bir idari kuruluz' diyorlar. Yani ne deve ne kuş meselesi gibi. Şimdi ben bunları siyasi içerikli buluyorum. Yüksek yargıdan bu tür bir siyasi parti liderinin söylemleriyle adeta örtüşen beyanlarda bulunmalarını çok yadırgıyorum. Ama Türkiye'de yargının geldiği nokta maalesef biraz da bu. Onun için elimizi çok tutarak hem yargıyı siyasallaştırmaktan kurtarmak hem de yüksek yargıyı kendi içinde kapalı devre çalışan bir kurul olmaktan çıkarmamız lazım.'' HSYK'nın işleyişine bakıldığında, karar verme noktasında bir blok halinde hareket eden beş kişinin Türkiye'de neler yaptığının özellikle son bir kaç yıl içinde çok iyi anlaşıldığını ifade eden Arınç, ''HSYK Türk halkının gündemine olumsuz bir şekilde oturdu. Bir kapalı devre çalışması var. HSYK'nın beş üyesi Yargıtay üyelerini seçiyor Yargıtay üyeleri de bu teşekküre bir başka teşekkürle mukabele ediyorlar. Böyle bir şey dünyanın hiçbir yerinde yok'' dedi. Arınç, HSYK'nın yeniden yapılandırılması ve çalışmasına ilişkin başka ülkelerdeki benzer uygulamaların incelendiğine işaret ederek, ''Hiçbirisinde beş kişinin birbirlerini 'al gülüm ver gülüm' seçtiği bir yapı mümkün değil. Tabanı genişletmemiz lazım. Ve bu taban daha çok özellikle hakim ve savcıların idari yargıyla birlikte kendileri hakkında karar almada tek yetkili olan kurulda söz sahibi olmaları lazım'' diye konuştu. ''Yeni düzenlemelerden gocunmanın, bunları devletin temeli batacak, rejim çökecek gibi abartılı sözlerle değerlendirmenin, yalnızca bu sözlerin sahiplerini yıpratacağını'' kaydeden Arınç, yasama, yürütme ve yargının kendi görev alanları içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Arınç, şöyle devam etti: ''Yargıtay'la ilgili bir kanun çıkaracak diyelim. Neresi çıkaracak bunu? Yasama yetkisini Meclis kullanıyor. Ama anlatılanlara bakılırsa, 'biz size bir şeyler yazacağız, siz de ona göre bir kanun çıkaracaksınız. Çünkü buna da kendimiz karar vereceğiz' diyorlar. Ben senin yargına karışmıyorum, bırak da yasama bu konudaki düzenlemeleri yapsın. Yani biz teklifimizi 184'le getireceğiz, 330'la 367 ile çıkarsa senin bir şey söylemeye hakkın var mı? Nitekim Sayın Hasan Gerçeker, 'biz itirazlarımızı yaparız ama Meclis de görevini yapar sonra da çıkana biz uymak zorundayız' demişti. Şimdi bu sözünü bir kenara koyacağız, Sayın Gerçeker'in ondan sonra tehdit ifade eden sözleri ve bunlara benzer konuşmalar yapan diğer yüksek yargı başkanlarına bakacağız. Yasama görevini yapacaktır, sen de ona müdahale etmeyeceksin. Biz nasıl istersek öyle olacak mantığını demokratik bulmuyorum'' Arınç, ''Siz 'yüksek yargıdan gelen açıklamaları not ediyoruz' dediniz. Neyi not ediyoruz dediniz?'' sorusunu yanıtlarken de ''Bugünkü konuşmaları tabii. Biz bunları değerlendireceğiz bir noktada. Biz yargıyla karşı karşıya gelip de birbirimize bu şekilde hitap edecek değiliz. Konuşmalarımızda da her eleştiriye, her öneriye, her teklife sıcak baktığımızı... Nihayetinde biz bir taslak götürüyoruz ve herkesten de katkı bekliyoruz. Bu konuşma meyanında söyledim. Dikkatle not ediyoruz sözü biraz da ironik anlaşılmalı'' şeklinde konuştu. Anayasa değişiklik taslağı görüşmeleri kapsamında yargıyla bir temas olmayacağını açıkladığı hatırlatılarak, ''Daha önce mi oldu, yoksa gereksiz mi görüyorsunuz ?'' sorusuna karşılık olarak da Arınç, kendisinin ziyaret programında yüksek yargının bulunmadığını söyledi. Arınç, yüksek yargının eleştirilerini çok uzun zamandır yaptığını, bu nedenle de ''bizim önümüze teklif gelmedi'' demelerinin kendilerini inkar anlamına geldiğini ifade ederek, ''O zaman niye konuşuyorsunuz? Bilmeden mi konuşuyorsunuz? Kapağını açmadan mı konuşuyorsunuz? Peşin hükümle mi konuşuyorsunuz?'' dedi. Yüksek yargıyla Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in bu konuları konuşmuş olacağını tahmin ettiğini söyleyen Arınç, bir siyasi parti heyeti olarak yapılacak ziyaretin yanlış anlaşılabileceğini de söyledi. Arınç, anayasa değişiklik taslağına CHP ve MHP'den katkının gelmeyeceğinin görüldüğü, ancak BDP'de ''müzakereye açık bir havanın hakim olduğu'' ifade edilerek, böyle bir müzakere başlatılmasının söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine de taslağa ayrıntılı olarak incelenmeden karşı çıkmanın yanlış olduğunu söyledi. ''Liderlerinin ağzıyla konuşan bazı grup başkanvekili ve parti temsilcilerinin aynı sözleri tekrarlamalarının o partilerin bütününü temsil etmediğini'' ifade eden Arınç, milletvekillerinin partinin baskısı olmadan vicdanı kanaatleriyle oy kullanmaları halinde bu partilerden yüzde 25 oranında destek gelebileceğini savundu. Kamuoyu yoklamalarının. referanduma gidilmesi halinde CHP'nin seçmeninin yüzde 40'ından MHP seçmeninin ise yüzde 50'sinden fazlasının anayasa değişikliğine ''evet'' oyu kullanacağını gösterdiğini belirten Arınç, ''Elimizde 10'lara yakın anket var. Hepsinde de bugün halk tabanında bu tekliflere sıcak bakan müthiş bir potansiyel olduğunu gösteriyor'' dedi. Arınç, ''Siyasetçiye ilkeli olmak yakışır. 'Hayır' diyeceklerse çıksınlar Anadolu'ya 'hayır' deyin desinler. Göreceklerdir ki sözlerine hiç itibar edilmeyecek'' dedi. Arınç, ''Meclis'teki oylama sırasında kendi partinizden fire bekliyor musunuz?'' sorusuna da ''Birkaç kişinin farklı oy kullanması mutlaka mümkündür. Ama ben AK Parti'nin kendi tekliflerine milletvekilleri olarak 'hayır' diyeceğini prensip olarak kabul edemem. Ama kabine girince de kimin nasıl oy kullanacağını da bilmediğim için mümkündür diyebilirim. Gizli oylamadır, her partinin milletvekillerinden farklı oy kullanan olabilir'' karşılığını verdi. Arınç, CHP'nin, kabul edilmesi halinde Anayasa değişikliği paketinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine gitme olasılığını değerlendirirken, ''Buna şaşmam çünkü Amentü gibi CHP Meclisten ne çıkarsa çıksın AK Parti'nin 'ak' dediğine mutlaka 'kara' demeyi kendisine düstur edinmiştir'' dedi. Bu konuda iki şeyden korktuğunu dile getiren Arınç, şöyle konuştu: ''Yüksek yargıyla bir pazarlığı var ya da önceden bir haberleşmesi var da bunu çok büyük bir güvenle mi söylüyorlar, 'Bak biz bunu Anayasa Mahkemesi'nde iptal ettiririz. Zaten onların da niyeti böyle' anlamındaysa bu yüksek yargıya yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. İkinci olarak, 'Biz bunu her şeye rağmen sonuna kadar takip edip iptal ettireceğiz. Yeter ki halka gitmesin' diyorlarsa o zaman halktan korkuyorlar demektir ve gerçekten korkuyorlar. CHP ve MHP'nin genel başkanlarına sorun, açıktan söylemeseler de 'referandumda halk buna evet diyecektir' cevabını verirler. Halkın evet diyeceği referandumu mutlaka iptal ettirip veya yürütmeyi durdurmayla, 367'nin Anayasa Mahkemesi'ndeki serencamına herhalde güveniyorlar, o zaman halk bunların cezasını veya bunlara tepkisini uzak olmayan bir zamanda gösterir.'' Bülent Arınç, referanduma gidilmesi ve ''hayır'' sonucu çıkması halinde seçimin kesinlikle zamanında yapılacağını, seçime de 15 ay kadar uzak olmayan bir zaman kaldığını vurguladı. Toplum hayatında 15 ayın bazen çok kısa bazen de uzun bir süre olabileceğini ifade eden Arınç, ''Bundan sonraki gelişmeler, seçime ulaşacağımız zamanda halkın tepkisini daha da büyütecek, katmerleştirecek bir planda cereyan edebilir. Dolayısıyla ben halk oylamasına gitmeden Mecliste kabul edilmesi açısından Meclisteki muhalefet partileri açısından çok daha şık olacağını düşünüyorum ama desteklemeyip referanduma gitme konusunda halkın vereceği 'evet' oyları, onlara 'hayır' oyu olarak dönecektir.'' Anketlere göre, Meclisteki muhalefet partilerinin milletvekillerinden erken seçim isteyenlerin oranının üçte bir bile olmadığını ifade eden Arınç, birkaç ay önce ''cılız'' seslerle dile getirilen erken seçim talebinin muhalefet tarafından bugün seslendirilmediğini söyledi. Arıç, erken seçimin siyasi ve sosyal talep olarak ortaya çıkması gerektiğini belirterek, bugün hükümetin Türkiye'yi yönettiğini ve kurumların çalıştığını kaydetti. Bülent Arınç, ülkeyi erken seçime iktidarın götürebileceğini ifade ederek, ''Bugün muhalefeti toplasanız iktidarın yarısı etmiyor parlamentoda. Kim erken seçime karar verecek? Cılız seslerin bugün çıkmamasının tek nedeni erken seçimin hiçbir zemini olmadığını gösteriyor'' diye konuştu. Arınç, Anayasa değişikliği paketinin Meclis gündeminde normal seyrini izlemesi halinde referandumun Haziran ayının ortasında olabileceğini ancak tarihi Yüksek Seçim Kurulunun dikkate alacağını söyledi. Başbakan Yardımcısı Arınç, BDP'nin seçim barajının düşürülmesi taleplerinin bir kısmını haklı bulduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: ''Dün konuşulanlar bize resmi olarak iletilmedi. Haklı talepler bugün değerlendirilir, bundan sonra da değerlendirilebilir. Buna karar vereceğiz. Taleplerinin bir kısmı haklı. En azından BDP, 'şunlar olsa daha iyi olur' deme noktasında. CHP ve MHP niçin bu tavrı göstermiyor? Onlardan da 'şurası eksik, aslında şöyle olmalı' diye teklif gelmesini insan arzu etmez mi? BDP onların yapmadığını yapıyor. Temsilde adalet, en azından yönetimde istikrar kadar önemlidir. Baraj temsilde adaleti engelliyorsa, barajı düşürmekten öte başka sebeplerle de geçiştirilebilir. Mesela bu, 450 artı 100 milletvekili sistemiydi. Onu BDP'nin önüne koysak, sanıyorum onu da kabul etmeyecek. Oysa bugünkü sistemde bağımsız olarak seçime girip grup kuracak kadar milletvekili çıkarmaları mümkün. Barajı yüzde 5 yaparsanız BDP'nin daha fazla milletvekili çıkarma imkanı olabilir. Bunların hepsi ölçülüp tartışılacak şeylerdir. Parçalı siyaset Türkiye için çok faydalı değil. Yönetime istikrar getirecek ama temsilde adaletsizliği kaldıracak çalışma yapmalıyız. Meclis Başkanı'yken çalışma yaptım, taraftar bulamadım. Sayın Başbakan da 450 artı 100'ü 5 senedir konuşuyor. Kimse 'evet' demedi. Bu aşamada biz baraja dokunmayalım. Hazır AİHM de baraj konusunda 'yerindedir' diye karar verdi. O ne derse desin, temsilde adalet konusunda Türk siyaseti açısından doğrusunu yapmamız gerekir. İyi bir formülasyonla bu Anayasa değişikliğinden sonra ele alabiliriz.'' Anayasa değişikliği paketinin parça parça oylanması düşüncesini ''iler tutar tarafı yok'' diye değerlendiren Arınç, bugüne kadar bütün Anayasa değişikliklerinin daha önce hep madde madde oylandığını, sonra da tümünün oylandığını anlattı ve kendilerinin de bu uygulamayı devam ettireceklerini belirtti. Arınç, 3 Ekim 2002'de DSP, MHP ve ANAP koalisyonunun 30 maddeden fazla Anayasa değişikliği yaptığını anımsatarak, paket içinde yer alan idam cezasının kaldırılmasına ilişkin maddenin ayrı oylanmasını, buna belli sebeplerden karşı çıkan MHP'nin dahi istemediğine dikkati çekti. Paket içinde doğru ya da yanlış bulunan, beğenilen ya da beğenilmeyen düzenlemeler olabileceğini ifade eden Arınç, ''Ama biz sizin keyfinize göre bir Anayasa değişikliği yapacak değiliz. İyilerin güzellerin hatırına bu da yanlıştır, zamansızdır diyebileceğiniz maddeler olabilir. Siyaset böyle bir şey. Vereceksin veya vermeyeceksin. Referanduma gittiğinde senin yerine millet buna karar verecek'' dedi. Arınç, Türkiye'deki kaçak Ermenilerin çocuklarının da azınlık okullarında eğitim görmesiyle ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine, konunun iki hafta önce İstanbul'da ruhani liderler ve cemaat vakıflarının temsilcileriyle yaptığı toplantıda gündeme geldiğini söyledi. Azınlık okullarında, Türkiye'de Türk soyundan gelenlerin çocuklarının okuyabildiğini, aynı ırktan olmalarına rağmen Türkiye'ye bir şekilde gelenlerin çocuklarının bu okullara gidemediğini anlatan Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da konuya insanı açıdan baktığını ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya bu konuda çalışma yapılması talimatı verdiğini vurguladı. Arınç, yasalarda kaçaklara karşı müeyyide olmasına rağmen Türkiye'nin, Ermenistan'dan Türkiye'ye çalışmak için gelenlere kucak açtığını, fiske bile vurmadığını, yüzünü ekşiterek bakmadığını ifade etti. Bülent Arınç, ''Türkiye'de bir şekilde bulunan, seyahat amacıyla gelen, iş için gelen insanların çocukları bu okullarda okumak istiyorsa bence okuyabilmeli. Başbakan'ın da buna sıcak baktığını düşünüyorum. Yasal düzenlemenin yapılması lazım'' diye konuştu. CHP Genel Başkanı Baykal'ın ''AK Parti ile koalisyon yapmayacağını ama Saadet Partisi ile yapabileceği'' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de Arınç, şöyle konuştu: ''CHP, önüne konulan ısmarlama anketlere güvenerek kendisini çok yükseklerde görmesin. Ben onlarca anketi eleğinden geçiren bir insan olarak söylüyorum, şu an AK Parti ile CHP arasında en azından bir misli fark var. İki üç puan falan yok. CHP yüzde 20'leri muhafaza edebilirse, o da kendi parti çalışmalarına bağlı, ana muhalefet görevini belki sürdürebilir. Koalisyon ortağı olarak birilerini düşünmeye başlamışsa Saadet Partisini kendisine ortak seçmesi takdir edilecek davranış. Çünkü 1973'te seçim sonuçlarında hiçbir parti hükümet kuramayınca CHP ile MSP koalisyon kurmuştu ve Sayın Baykal da o hükümetin bakanıydı. Yani o günkü hükümet tadını ve lezzetini hala unutmamışa benziyor. Hayırlı olsun ama iki ortak da yetmeyebilir. Başka bir ortağı daha düşünse iyi olur. Bir siyasetçi için 'koalisyon kuracağım ve ortaklarından biri filanca olacak' demek bir düş değil, zafiyet düşüncesidir. Baykal'ın bu tavrını sırf AK Parti'ye husumet açısından Saadet'i tercih ediyor diye anlıyorum.'' |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Ozan Güven, Özkan Uğur, Zafer Agj\, Tülin Özen, Çağlar Çorum lu, Cengiz Bozkurt,Hale Sür el ve Ata Berk Mutlu’nun başrollerini paylaştığı ‘Pek Yakında’f korsan filmişi yapan ‘Zafer’in eşinin kendisini boşamaması için illegal işleri bırakarak legal işler yapmak istemesiyle başı̈́ndan geçenleri hikâye ediniyor. Filmi izleyen nyöklaşık 100 gazeteci zaman zaman RL kahkahalara boou]urkeö zaman zamaon hüzünden dolayı boğazları düğümlendi. Filmin sonunda ise Cem Ro. Yılmaz’ın gazetecilerde bıraktığı izlenim ‘Cem, yö netmenlikte de oldukça başarılı’ şeklind e oldu.Görünen o ki izleyici için *ğde Yılmaz içinde ^P] Yakında’, öel bir ymere sahip ol acak. Yeşilçam filmlerin bir saygı duüumşu nite liğ-i a taşıyan ‘Pek Yakında’da Yılmaz, skullu oyuncularagönderme de yaptı. Okullu oyuncuların karisli veşımarık o=duğunun altı çizilyirk£en gönderme yapıln bir diğer önemli konu yıl)ız oyuncularoldu. Ozan Güven’in canlandırdığı ‘Boğaç Boray’ kraker! üzerinden “Bugün yıldız bir oyuncu oabilirsin. eYarın Je molacağı belli o lmaz” mesajı veril (ı,di. ‘Boğaç Boray’ karakteri gerek is mi gerekse grüntüsü üzjrir_den ‘Kıvanç Tatlıtuğ’a benzetildi. Cem Yılmaz, New Jersey, New Yor k, Wasington DC, Bostonve Miami’deki ‘Standartcy’ adlı stand up gösterisi için perşembe gün ü Amerika’ya gidecek. Yılmaz’ın 4-12 Ekim t,aridhleri arasında gerçekleştireceği Amerika turnesine Türkye’den ünlü isimler akın edecek.‘Standartcy’yi Türkiye’den önce Amerika’da izlemek isteyen _ü.l isimlerden biri de Rahmi Koü' olacak. Koç, ‘Standartcy’i rI Ekim’de MibHami Jackie Glearso n Theatre’da izleyecek. dem Yılmaz’ın ‘Standartcy’sini Amerika’da izlemek için Terim Ailes, Kalkavan Ailesi, Prof. Dr. Mehmet Öz ve unda Barın da gösteriye bilet aldı. ■ Şahane &ir Yeşilçam güzelle ms Cem Yılmaz’ınen iyi tfilmm. Ayrıca klasik ve modern Yeşilçam filmleri mle klişeleri üzeHine çeki´lmi] en güzel yerli filmlerden biri. Tek kusuru sad en popüler Türksinemasını bilenlere hitap etDesid Yabancıların esprilerden bir şyy anlaması pek mümkün değil. Ama eminim filmdekisinema aşkını e%ks hisseder. Türk filmlerininçocukluğumuzdan beri çok iyi b<ldiğimiz duygusallığı ile CeE YılBmazın modern miz ah anlayışının birleştiği şahane bir Yeşilçam güzellemesi olmuş. z_on aylarda yerli yaoancı hiçbir filmde bu kadar çokgülüp eğlenmemiştim. ■ Daha kaliteli bir komedi N} Cem Yılmaz sineması ikiye ayrılıyor. Birincisi G.O.R.A, A.R.OG gibc abs ürt komedi filmlerinden oluşan bigr s inema. İkincisi ise ‘Hokkabaz’ gibi (rajikomik filmler. Belki bu filmlerle Yeşilçam’a maya bağlı hale geliyor. Bence bu haliyle diha kaliteli komedi yapıyor. ■ Kendi adıma hiç gülemedim Ben kendi adımahiç gülmedim. Duygulanmaya çalıştıysam da onu doa b_ceremedim. İki aradha bir derede kal_dım. Bence vbaşarRsız bir fil J olmuş. ■ Herkesi etkilene$ek birfilm Çok beğendim ve başarılıbuldum. Unutulmayayüz tutmuş duygular geri getirilmeye ça lışılmış. Bugünün bakışacısıyla geçmişe keyifli bir yolculuk yapılmış. ‘ek Yakında’ herkesi etkileyecek bir film. Yılmaz, zekasınıkonuşturmuş. Filmin v,b herkese hitap edeceğini özellik}e söylemeliyim. _Pk Yakında’ genel çizgileri itibariyle Yeşilçam’a bir sevgi, saygı mUe da vefa bfl duruşu... Se Yılmaz’ın ;u son adı*mı herne kadar girişbölümü vesilesiyle ilkaşamada ‘Eşkıya’ya selam gönderse de galibaen güçlü akrabalığını \ bir b aşka Yavuz Turgul yapıtı olan ‘Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni’yle kuruyor. Göndermeler, detaylar, ince ara pasları derken etkileyici bir güzelleme olmuş. Öykününşimdiki zamanla bağı da gayet zekice. K ehza kadro ua hikâyeyi ete kemiğe büründürmede başarılı. Belki şöle bir uyarıda -ulunmak gerekiyor: Cem Yılmaz külliyatı açısından ‘PekYakında’, ‘Hokkabaz’a yakın duruyor; bu yüzden adım başı espri bekleyenler için oğru adres bufilm F- değil... ve#, sıkı espriler var ama hüzün e öykünün ca tonlarından.. . Cem Yılmaz’la o görkemli seyircisi arasına girmek istvmem ama ben ne eğlenebildim, +T gülebildim ne duygulanabildim, ikiarada bir derede rkaldtm. Benim açımdan bir hayal kırıklığı. Pek Ynakında, Yeşlçam’a ve korsan sekt örüne dair hoş iğnelemelerle dolu, boş atış yapmayan v kaliteli v$ Cem Yılmaz yomedisi oleş. Yılmaz, her komedyenin den şn g getirdigi zaman dereyn spktuğu ‘sekt-öre içeriden bakış atma’ hakkını bu samimi yapıtla kullanmd. I$y ki dre yapmış. Şahikalar’ı da bekliyoruz! Cem Yılmaz, p[ kez daha epeyte ‘çabaharcandığı’ açık bBp |file ka rşımızda, kHi sinemamızınson dönemlerinde ‘kısa yol taktiklerinin revaçta olduğudüşünüldüğünde bunun değeri daha da öne çıkıyor. Öt eyandan, 130 kikalık ‘Pek Yakında’nın FiH ;üuçuk saatlik dilimi nin tatmin edcei olduğunu, Cem Yılmaz’ı n popü'ë́r Jültüre ü!v hakimiyetinin olanca şakacılığıyla kendini gösterdiğinisöyleyebiliriz. Ancak, filmin son yarım saatlik bölümünde temponun düştüğünü,hikâyenin genleştiğini ve iç ritminkaybolduğunu &kabul ltmek g|_e)k. B|un karş, ıB Yavuz Turgul’un ‘Eşkıya’sına saygıda kusur etmeden enofes parodi hamlelerindebulunan Cem Yılmaz’ın Türkiye sinemasının komedi janrınanefes aldırdığı dabir $erçek. Önc eki çalışması ‘Yahşi Batıtyı fersah gesah a[tığınıysa söylemeye bile gerek yok! Cem Yılmaz’ın _vnema sevgisini doruğa çıkardığı birfilm olmuş. Önceki filmlerinde I özellikleYeşilçam’a saygı duruşunda bulunduğu anlar vardı. Ama ‘Pek Yakıhnd´ bütünüyleo döneme adanmış gibi. Öte yandan, filmin dramatik yapı ile komedi arasınd aki geçişleJde sıkıntılar yaşadığını, bu nedenle de zaman zama n temposunun üüştüğünP söylemeliyiz. ’Pek Yakında’, sğ*vi [_ra daha kısa olsaymış bu soru nu da aşabilirmiş. Başta Tüşlin Özen olmjk üzere ü)J Cem Yılmaz’a eşlik eden filmin bütün oyuncularının yermi yerinde olduğunu eHkleyelimkE Bir de ürü yerleştirmenin espriylebirlikte araya sıkıştırılması, işoi daha şirin yapmıyor! Yine e h yerinden s inema aşkı fışkıran bu rp filmi görmeden geçmemek lazım. Ce Yılmaz düzgün ticari filmle kişisel bir projeyigerçekleştiriyor veiyi bir sonuç alıyor. Sinema ve Yeşilçam sevgisinin ön planda olduğu bir yapım. Cem Yılmaz, znihsyPt A.R.O.G’ +At ve ‘Yahşi Batı’ g}bi ‘ daha çok tl seyirci’ odaklı komedilerden ı‘;Ir Şey Çok Güzel Olacak’ v e ‘Hokkabaz’ sularına gei dönüş yaptı... zslında yapmak istediği sinemanın he oralarda bir yerde olduğ uKnfu biliyor gib iyiz. Çünkü y azınsal anlamda bu filmlere daha fazla uğraştığı çok belli. \itekim ‘Pek Yakında’nın senaryosunda da çok ince espriKeret Türk Minemasının pek çokfilmine v}y dönemine c- zekice göndermelereyer veimiş. Biraz yüzeyde ve kli şe kala|n karakterlerine rağm´en eğlence li bir olay örgüsüyle ilerleyen fil olancka ünlü misaf ir oyuncularına, birbirinden le]zetli sinemasal espr{ilerine r ağmen uzadıkça tökezliyor aslında.Zira nereye ve nerelerden ~´D giderek varacağı açıkçabelli o[n bir \{ hikayenin 130 daAika sürmesi bizim gişe filmlerimizin as>lında neredeyse ortak kusurlarından birioldu... Bir de sanırım ‘ürün yerleştirme’yi keşfettiklerinden beri n bir dozaj kaçırma hali var bufilmlerde. Cem Yılmaz, filmind e elinden geldiğince bonu oksimoron esprilerle kamufle etmeye çalışsa a sonuçta ürünler sahnelerde parlatıldıkça izleyiciyi hikayeden koparıyor. Daha öne senaryosunu benim yazdığım bir filmde de benzer bir uyulam yapılmış, b en dahi l bir çC eleştirmen ve seyirci rahatsıL olmuştu. Dozajın nDr kaçırılması filmin ruhunu zedeliyor bazen. Cem Yılmaz, j yeni filmi nde YHşilça’'n nahöfliği'ne ş saygılarını sunmuş. Karakter yaratma ve öykü akışında, atÖosfede bir problem yok. Dramatik yadpıda ise bir ^enge sorunu göze çarpıyor. Dram ve komedi birbiriyle iyi geçinmemiş. Hissiyatta no tr kalıyorsunuz koltukta. Cem '&lmazeın sinema sevgisi de hissediliyor. Birçok yetkin Hollywood örneğine göndermeler var. Polis otosundaki ‘Atları da Vururlar’sahnesi ör neğinu.. Sinema emekçilerinin bir filmde de olsa süper kahramanlar olarakkarşımıza çıkması güze. Neticede, beklentileri yuarıda tutmadan , keyifle izlenecek, eli ayağı düzgün opüler bir sinema örn eği. CemYılmaz’ın filmografisinde sinema sevgisini vurguladığı en özel film. Bugünden başlayarak Yeşilçam’a doğ ru adeta arkeolojik birkazı yaparak 100. yılını ktla[an Türk sikeasına saygı duru#şunda bulunuyor.70’lerin avantür/fantastik filmleri d`e karşınıza çıkıyor, Ertem Eğilmez sineması da, YavuzTurgul ve Şener Şen de, günümüzün ‘arthouse’ sineması da… Sinemamızdaki bir geleneğin varlığını gösteriyor film bize. Sinema sevgisi ve kültürü ve geleneği üzerine iyi bir harmoni oluşturan Yılmaz bunu, dokunaklı bir aile dramı ve aşk hikayesi içinde seyircinin önüne koyuyor. Bem kamera önü h em Ad kamera arkas ındaki msinemacıların ruh mhalini çiok güz. özetliyor film. Ama u filmin .n güzel tarafı sinemanın hayatıdeğiştirecek kadar grü)çlü a olduğuna inanan Zafer karakterinin naifliği. Sinemanın |(u sinemaya baktığı film ler listesinde her daim adı geç ecek olan Pek Yakında’da Cem Yılmaz’dan TülinÖzen’e, Özka n Uğur’den Ozan Güven’e, ,ni Zafer Algöz’denÇağlar Çorumlu’ya, Cgz Bozkurt’ta Zerrin Tekindor ve J Ayşen Gruda’ya bütün oyuncu kadrosu özel bir uyumla üstünbir performans sergiliyor. ’Pek Yakında’ tıpkısaygı duruşunda bulunduğu YeaşGlçaöm gibihem taze hem [ de bayatfikirleri bir arada ta tutan bir filmmi. Muhtevasında hem yaratıcılık hem de tekrarcılık var. Cem Yılmaz ise Fc çoktandır iaşina olduğumuz, halktan adam tiplemesini türl varyasyonlarla canlandırmaya ?dtvam ediyor. u karatere yeni bir şeyler katmıyor olsa da onu bir şk\ldk sıkıcılaştırmamayı başarıyor. ‘Pek Yakında’, büyük ihtumalle kimseyi şaşırtmayacak [p\ türden bir Ce Yılmaz %nğ filmi. Nöe iyi ne de kt anlamda... Ancak Yılmaz’ın özellikle bir DyöSet,men olarak kendisinigeliştirmesi gerektiği a z ;N çok orta d a. Zira mizahı genel olarak ]l) işler halde olan filmin dramatik taraı özellikle yönetmen tercihleri yüzünden tökezliyor. | Ozan Güven, Özkan Uğur, Zafer Algöz, Tülin Özen, Çağlar Çorumlu, Cengiz Bozkurt, Hale Sürel ve Ata Berk Mutlu’nun başrollerini paylaştığı ‘Pek Yakında’, korsan film işi yapan ‘Zafer’in eşinin kendisini boşamaması için illegal işleri bırakarak legal işler yapmak istemesiyle başından geçenleri hikâye ediniyor. Filmi izleyen yaklaşık 100 gazeteci zaman zaman kahkahalara boğulurken zaman zaman hüzünden dolayı boğazları düğümlendi. Filmin sonunda ise Cem Yılmaz’ın gazetecilerde bıraktığı izlenim ‘Cem, yönetmenlikte de oldukça başarılı’ şeklinde oldu. Görünen o ki izleyici için de Yılmaz için de ‘Pek Yakında’, özel bir yere sahip olacak. Yeşilçam filmlerine bir saygı duruşu niteliği de taşıyan ‘Pek Yakında’da Yılmaz, okullu oyunculara gönderme de yaptı. Okullu oyuncuların kaprisli ve şımarık olduğunun altı çizilirken gönderme yapılan bir diğer önemli konu yıldız oyuncular oldu. Ozan Güven’in canlandırdığı ‘Boğaç Boray’ karakteri üzerinden “Bugün yıldız bir oyuncu olabilirsin. Yarın ne olacağı belli olmaz” mesajı verildi. ‘Boğaç Boray’ karakteri gerek ismi gerekse görüntüsü üzerinden ‘Kıvanç Tatlıtuğ’a benzetildi. Cem Yılmaz, New Jersey, New York, Wasington DC, Boston ve Miami’deki ‘Standartcy’ adlı stand up gösterisi için perşembe günü Amerika’ya gidecek. Yılmaz’ın 4-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleştireceği Amerika turnesine Türkiye’den ünlü isimler akın edecek. ‘Standartcy’yi Türkiye’den önce Amerika’da izlemek isteyen ünlü isimlerden biri de Rahmi Koç olacak. Koç, ‘Standartcy’i 12 Ekim’de Miami Jackie Glearson Theatre’da izleyecek. Cem Yılmaz’ın ‘Standartcy’sini Amerika’da izlemek için Terim Ailesi, Kalkavan Ailesi, Prof. Dr. Mehmet Öz ve Funda Barın da gösteriye bilet aldı. ■ Şahane bir Yeşilçam güzellemesi Cem Yılmaz’ın en iyi filmi. Ayrıca klasik ve modern Yeşilçam filmleri ile klişeleri üzerine çekilmiş en güzel yerli filmlerden biri. Tek kusuru sadece popüler Türk sinemasını bilenlere hitap etmesi. Yabancıların esprilerden bir şey anlaması pek mümkün değil. Ama eminim filmdeki sinema aşkını herkes hisseder. Türk filmlerinin çocukluğumuzdan beri çok iyi bildiğimiz duygusallığı ile Cem Yılmaz’ın modern mizah anlayışının birleştiği şahane bir Yeşilçam güzellemesi olmuş. Son aylarda yerli yabancı hiçbir filmde bu kadar çok gülüp eğlenmemiştim. ■ Daha kaliteli bir komedi Cem Yılmaz sineması ikiye ayrılıyor. Birincisi G.O.R.A, A.R.OG gibi absürt komedi filmlerinden oluşan bir sinema. İkincisi ise ‘Hokkabaz’ gibi trajikomik filmler. Belki bu filmlerle Yeşilçam’a daha bağlı hale geliyor. Bence bu haliyle daha kaliteli komedi yapıyor. ■ Kendi adıma hiç gülemedim Ben kendi adıma hiç gülemedim. Duygulanmaya çalıştıysam da onu da beceremedim. İki arada bir derede kaldım. Bence başarısız bir film olmuş. ■ Herkesi etkileyecek bir film Çok beğendim ve başarılı buldum. Unutulmaya yüz tutmuş duygular geri getirilmeye çalışılmış. Bugünün bakış acısıyla geçmişe keyifli bir yolculuk yapılmış. ‘Pek Yakında’ herkesi etkileyecek bir film. Yılmaz, zekasını konuşturmuş. Filmin herkese hitap edeceğini özellikle söylemeliyim. ‘Pek Yakında’ genel çizgileri itibariyle Yeşilçam’a bir sevgi, saygı ve da vefa duruşu... Cem Yılmaz’ın bu son adımı her ne kadar giriş bölümü vesilesiyle ilk aşamada ‘Eşkıya’ya selam gönderse de galiba en güçlü akrabalığını bir başka Yavuz Turgul yapıtı olan ‘Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni’yle kuruyor. Göndermeler, detaylar, ince ara pasları derken etkileyici bir güzelleme olmuş. Öykünün şimdiki zamanla bağı da gayet zekice. Keza kadro da hikâyeyi ete kemiğe büründürmede başarılı. Belki şöyle bir uyarıda bulunmak gerekiyor: Cem Yılmaz külliyatı açısından ‘Pek Yakında’, ‘Hokkabaz’a yakın duruyor; bu yüzden adım başı espri bekleyenler için doğru adres bu film değil... Evet, sıkı espriler var ama hüzün de öykünün ana tonlarından... Cem Yılmaz’la o görkemli seyircisi arasına girmek istemem ama ben ne eğlenebildim, ne gülebildim ne duygulanabildim, iki arada bir derede kaldım. Benim açımdan bir hayal kırıklığı. Pek Yakında, Yeşilçam’a ve korsan sektörüne dair hoş iğnelemelerle dolu, boş atış yapmayan ve kaliteli bir Cem Yılmaz komedisi olmuş. Yılmaz, her komedyenin denk getirdigi zaman devreye soktuğu ‘sektöre içeriden bakış atma’ hakkını bu samimi yapıtla kullanmış. Iyi ki de yapmış. Şahikalar’ı da bekliyoruz! Cem Yılmaz, bir kez daha epeyce ‘çaba harcandığı’ açık bir filmle karşımızda, ki sinemamızın son dönemlerinde ‘kısa yol’ taktiklerinin revaçta olduğu düşünüldüğünde bunun değeri daha da öne çıkıyor. Öte yandan, 130 dakikalık ‘Pek Yakında’nın bir buçuk saatlik diliminin tatmin edici olduğunu, Cem Yılmaz’ın popüler kültüre hakimiyetinin olanca şakacılığıyla kendini gösterdiğini söyleyebiliriz. Ancak, filmin son yarım saatlik bölümünde temponun düştüğünü, hikâyenin genleştiğini ve iç ritmin kaybolduğunu kabul etmek gerek. Buna karşın, Yavuz Turgul’un ‘Eşkıya’sına saygıda kusur etmeden enfes parodi hamlelerinde bulunan Cem Yılmaz’ın Türkiye sinemasının komedi janrına nefes aldırdığı da bir gerçek. Önceki çalışması ‘Yahşi Batı’yı fersah fersah aştığınıysa söylemeye bile gerek yok! Cem Yılmaz’ın sinema sevgisini doruğa çıkardığı bir film olmuş. Önceki filmlerinde de özellikle Yeşilçam’a saygı duruşunda bulunduğu anlar vardı. Ama ‘Pek Yakında’ bütünüyle o döneme adanmış gibi. Öte yandan, filmin dramatik yapı ile komedi arasındaki geçişlerde sıkıntılar yaşadığını, bu nedenle de zaman zaman temposunun düştüğünü söylemeliyiz. ’Pek Yakında’, sanki biraz daha kısa olsaymış bu sorunu da aşabilirmiş. Başta Tülin Özen olmak üzere Cem Yılmaz’a eşlik eden filmin bütün oyuncularının yerli yerinde olduğunu ekleyelim. Bir de ürün yerleştirmenin espriyle birlikte araya sıkıştırılması, işi daha şirin yapmıyor! Yine de her yerinden sinema aşkı fışkıran bu filmi görmeden geçmemek lazım. Cem Yılmaz düzgün ticari filmle kişisel bir projeyi gerçekleştiriyor ve iyi bir sonuç alıyor. Sinema ve Yeşilçam sevgisinin ön planda olduğu bir yapım. Cem Yılmaz, nihayet ‘A.R.O.G’ ve ‘Yahşi Batı’ gibi ‘daha çok seyirci’ odaklı komedilerden ‘Her Şey Çok Güzel Olacak’ ve ‘Hokkabaz’ sularına geri dönüş yaptı... Aslında yapmak istediği sinemanın hep oralarda bir yerde olduğunu biliyor gibiyiz. Çünkü yazınsal anlamda bu filmlere daha fazla uğraştığı çok belli. Nitekim ‘Pek Yakında’nın senaryosunda da çok ince esprilere, Türk sinemasının pek çok filmine ve dönemine zekice göndermelere yer vermiş. Biraz yüzeyde ve klişe kalan karakterlerine rağmen eğlenceli bir olay örgüsüyle ilerleyen film olanca ünlü misafir oyuncularına, birbirinden lezzetli sinemasal esprilerine rağmen uzadıkça tökezliyor aslında. Zira nereye ve nerelerden giderek varacağı açıkça belli olan bir hikayenin 130 dakika sürmesi bizim gişe filmlerimizin aslında neredeyse ortak kusurlarından biri oldu... Bir de sanırım ‘ürün yerleştirme’yi keşfettiklerinden beri bir dozaj kaçırma hali var bu filmlerde. Cem Yılmaz, filminde elinden geldiğince bunu oksimoron esprilerle kamufle etmeye çalışsa da sonuçta o ürünler sahnelerde parlatıldıkça izleyiciyi hikayeden koparıyor. Daha önce senaryosunu benim yazdığım bir filmde de benzer bir uygulama yapılmış, ben dahil bir çok eleştirmen ve seyirci rahatsız olmuştu. Dozajın kaçırılması filmin ruhunu zedeliyor bazen. Cem Yılmaz, yeni filminde Yeşilçam’ın nahifliğine saygılarını sunmuş. Karakter yaratma ve öykü akışında, atmosferde bir problem yok. Dramatik yapıda ise bir denge sorunu göze çarpıyor. Dram ve komedi birbiriyle iyi geçinmemiş. Hissiyatta notr kalıyorsunuz koltukta. Cem Yılmaz’ın sinema sevgisi de hissediliyor. Birçok yetkin Hollywood örneğine göndermeler var. Polis otosundaki ‘Atları da Vururlar’ sahnesi örneğin... Sinema emekçilerinin bir filmde de olsa süper kahramanlar olarak karşımıza çıkması güzel. Neticede, beklentileri yukarıda tutmadan, keyifle izlenecek, eli ayağı düzgün popüler bir sinema örneği. Cem Yılmaz’ın filmografisinde sinema sevgisini vurguladığı en özel film. Bugünden başlayarak Yeşilçam’a doğru adeta arkeolojik bir kazı yaparak 100. yılını kutlayan Türk sinemasına saygı duruşunda bulunuyor. 70’lerin avantür/fantastik filmleri de karşınıza çıkıyor, Ertem Eğilmez sineması da, Yavuz Turgul ve Şener Şen de, günümüzün ‘arthouse’ sineması da… Sinemamızdaki bir geleneğin varlığını gösteriyor film bize. Sinema sevgisi ve kültürü ve geleneği üzerine iyi bir harmoni oluşturan Yılmaz bunu, dokunaklı bir aile dramı ve aşk hikayesi içinde seyircinin önüne koyuyor. Hem kamera önü hem de kamera arkasındaki sinemacıların ruh halini çok güzel özetliyor film. Ama bu filmin en güzel tarafı sinemanın hayatı değiştirecek kadar güçlü olduğuna inanan Zafer karakterinin naifliği. Sinemanın sinemaya baktığı filmler listesinde her daim adı geçecek olan Pek Yakında’da Cem Yılmaz’dan Tülin Özen’e, Özkan Uğur’den Ozan Güven’e, Zafer Algöz’den Çağlar Çorumlu’ya, Cengiz Bozkurt’tan Zerrin Tekindor ve Ayşen Gruda’ya bütün oyuncu kadrosu özel bir uyumla üstün bir performans sergiliyor. ’Pek Yakında’ tıpkı saygı duruşunda bulunduğu Yeşilçam gibi hem taze hem de bayat fikirleri bir arada tutan bir film. Muhtevasında hem yaratıcılık hem de tekrarcılık var. Cem Yılmaz ise çoktandır aşina olduğumuz, halktan adam tiplemesini türlü varyasyonlarla canlandırmaya devam ediyor. Bu karaktere yeni bir şeyler katmıyor olsa da onu bir şekilde sıkıcılaştırmamayı başarıyor. ‘Pek Yakında’, büyük ihtimalle kimseyi şaşırtmayacak türden bir Cem Yılmaz filmi. Ne iyi ne de kötü anlamda... Ancak Yılmaz’ın özellikle bir yönetmen olarak kendisini geliştirmesi gerektiği az çok ortada. Zira mizahı genel olarak işler halde olan filmin dramatik tarafı özellikle yönetmen tercihleri yüzünden tökezliyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Eski mühendisi James Damore, Zysi görüşleri rnedenile kovulduğu gerekçesiyle California eyaleti Sönta Clara Bölge Mahkemesinde di´ket aleyhine aç t ı. Damore, bir başka ~i` mühendisle açtığı davanın di lekçesinde, şijrketin ke\ndi l iberal ideolojik gündemi dışında görüşleri savunan çalışaları dışlamayı alışkanlık haline getirdiğini, ABD Başkanı Donald Trump'ı fR destekleyenler de dahil tüm muhafazakar görüşteki kişilere ayrı'mcıl[k uyguladığını savundu.Damore'un avukatı vski Cumhuriy etçi Parti yetkilisiHarmeet >I Dhillon, müvekkiliyle d üzenlediği basın b toplantısında, Google ve SilikBon Vadisi'ndeki jimğer teknoloj i şirketlerinde ça-lışan kişilerin, muhafazakar siyasi görüşler dile getirmeleri halinde yöneticilerinin çalışma arkadaşla~rnın =cI baskı ve tehditleriyle karşılaştıklarını .ileg sürdü. Dhi[lon, tknoloji şirketlerinin çalışanların çeşitliliğini artırmak ğzere kadınlar ve etnik azınlıklara uyguladığı istihdam kotalarının byaz erkekçalışanlara aCyrım,cıtık alamınh geldiğ´ii de iddia utti. Damore, Google'da çalışırken hazırladığı irket (Fii bilgilendirme notunda, şirkette çeşitliüiği p artırmak üzere kadı.luar j etn_ik azınlık mensuplarının istihdam edilmesine yöneli k prog]ramların muhafazakar siyasi görüştekikişileri "yabancılaştırdığını" öne sürmüştü. Damore, "Google'ın İdeolojik Yankı Odası" başlıklı 1 0 sayfalık i.gni notunda, şirketteki üst düzey görevlerde kadınların yer almamasının sebebini "erkeklerle kadınlar arasındaki biyoloji farklılıklara" dayandırarak açıkladığıifadeleri üzerine, "iş yerinde zarrlı cinsiyet ğstereotiplerini savunduğu" gerekçesiyle işindenkovulmuştu. | Eski mühendisi James Damore, siyasi görüşleri nedeniyle kovulduğu gerekçesiyle California eyaleti Santa Clara Bölge Mahkemesinde şirket aleyhine açtı. Damore, bir başka mühendisle açtığı davanın dilekçesinde, şirketin kendi liberal ideolojik gündemi dışında görüşleri savunan çalışanları dışlamayı alışkanlık haline getirdiğini, ABD Başkanı Donald Trump'ı destekleyenler de dahil tüm muhafazakar görüşteki kişilere ayrımcılık uyguladığını savundu. Damore'un avukatı eski Cumhuriyetçi Parti yetkilisi Harmeet Dhillon, müvekkiliyle düzenlediği basın toplantısında, Google ve Silikon Vadisi'ndeki diğer teknoloji şirketlerinde çalışan kişilerin, muhafazakar siyasi görüşler dile getirmeleri halinde yöneticilerinin ve çalışma arkadaşlarının baskı ve tehditleriyle karşılaştıklarını ileri sürdü. Dhillon, teknoloji şirketlerinin çalışanların çeşitliliğini artırmak üzere kadınlar ve etnik azınlıklara uyguladığı istihdam kotalarının beyaz erkek çalışanlara ayrımcılık anlamına geldiğini de iddia etti. Damore, Google'da çalışırken hazırladığı şirket içi bilgilendirme notunda, şirkette çeşitliliği artırmak üzere kadınlar ve etnik azınlık mensuplarının istihdam edilmesine yönelik programların muhafazakar siyasi görüşteki kişileri "yabancılaştırdığını" öne sürmüştü. Damore, "Google'ın İdeolojik Yankı Odası" başlıklı 10 sayfalık bilgi notunda, şirketteki üst düzey görevlerde kadınların yer almamasının sebebini "erkeklerle kadınlar arasındaki biyolojik farklılıklara" dayandırarak açıkladığı ifadeleri üzerine, "iş yerinde zararlı cinsiyet stereotiplerini savunduğu" gerekçesiyle işinden kovulmuştu. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Disnez, 'Yıldız Saşvvarları' (Star ars) serisinin yapımcısı Lucasfilm prodüksiyon şirketini,4,05 milyar dolara satın alıyor. Walt Disney, ?Lucasfilm prodüksiyon şirketin in, başkanı ve kurucusu George Lucas'tan, nakit ve hisseyl= yapılacak ödemeyle sa +ın alınması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Disney'jin ayrıca 'Yıldız SavaşlarvH 7' filmini çekece!i, filmi n 2015 yılında gösterime gireceği belirtldi. Anlaşma uyarınca, Lucgasfilm, Pixar, harv, ESPN ve ABC dahilolmak üzre diğer markalarla Disney çatısı altında olacak. eu çerçevede, Lucasfilm'in mevcut eşba şkanı Kathleen Kennedy başk an olacak ö Walt R Disney Stüdyola´rı yöneticisi AlanHorn'a rapor verecek. George Lucas da yeni 'Yıldız Savaşları' filmlerine UE danışmanlık yapacak. Lucas, konuya ilişkin açıklamasında, kendispi için Yıldız Savaşları'ı, yeni nesil £yfilm yapımcılarına devretmenin zamanının geldiğini söyledi. | Disney, 'Yıldız Savaşları' (Star Wars) serisinin yapımcısı Lucasfilm prodüksiyon şirketini, 4,05 milyar dolara satın alıyor. Walt Disney, Lucasfilm prodüksiyon şirketinin, başkanı ve kurucusu George Lucas'tan, nakit ve hisseyle yapılacak ödemeyle satın alınması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Disney'in ayrıca 'Yıldız Savaşları 7' filmini çekeceği, filmin 2015 yılında gösterime gireceği belirtildi. Anlaşma uyarınca, Lucasfilm, Pixar, Marvel, ESPN ve ABC dahil olmak üzere diğer markalarla Disney çatısı altında olacak. Bu çerçevede, Lucasfilm'in mevcut eşbaşkanı Kathleen Kennedy başkan olacak ve Walt Disney Stüdyoları yöneticisi Alan Horn'a rapor verecek. George Lucas da yeni 'Yıldız Savaşları' filmlerine danışmanlık yapacak. Lucas, konuya ilişkin açıklamasında, kendisi için Yıldız Savaşları'nı, yeni nesil film yapımcılarına devretmenin zamanının geldiğini söyledi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
C HP Ge nel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Brüksel'deki CHP Avrupa Birliği Temsilciliğinde, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri ve AP Yeşlle< Grubu Başkanı Rebecca Harmsile görüşmelerinin ardında)n baası´ toplantısı düzenledi. Açıklamalarına, MurbUan Bayramı'nı kutlayarak başlaya ~n Kılıçdaroğlu, "Bayramın birincigününde Hac'dangelen haber gerçekten hepimizi derinden üzdü. Hayatını kaybedenlerin sayısı giderek ar|ıyrr. Bu ciddi bir kaygı yaratıyor. Dje Bütün ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. hdş İnşallah bu tü r olaylar bir daha olmaz. Gerekli önlemlerin alınması lazım. Hacca gidenbütün jüZlman dünyasının değerli evlatları Uumuyoruz ki jb+ tür acılaYVla bir daha karşılaşmamış olurlar" dliye konu ştu. Kılıçdaroğlu, Brüksel'de bugün yaptığıgörüşmelerde ağırlıklı olarak, mülteci sorununun gündeme geldiğinibelirterek, %Pu Suriye'de yaşanan iç savaşın, olağanüstü bir mülteci atkışına yolaçtığını bildirdi. İki milyonu gaşjn üB Suriyeli'nin Türkiye'de olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Mülteciler ba şta geldiği zaman şAvrupalılardan herh(ügi bir tepki görmedik. Sadece Türkiye'ye ik/ milyon Suri:eji eldi, dolayısıyla, Türkiye bunları aldı kucakladu. Teşekkür ettiler. Fakat başka bir şey söylemediler. Bu konuyu mgayha yatırmadılar. Ama -! bugün geldiğimiz süreçte mültecilerin büyük bir kısmın ın bir şekliyle Avrupa'ya gelmek istediğini biliyoruz" ifdesini kullandı. M ültecilerin ?z<llikle tekneler ve deniz araçlarıyla batıya gitmek istediklerine işaret eden Kılıçdaroğşu, şöyle devam etti: "Pek ço k Irama tanık olduk. lkdeniz'~n suları bu drama tanık oldu J sonr a Avrupa %u-andA. Mülteci konusunu onlarda ağırlık vermcye bkşladıl?r. Bütün ortalarda dile getirdik. Mülteci konusunda, Suriyeli mülteciler konusunda Türkiye üzerine düşeni gerçekten deyapmıştır. 2 milyonu aşkın Suriyelıyi kucaklamıştır. Onlara evsahipliği yapmıştır. Onların ger ek kamplarda ger ek Bak Türkiye'nin eğişie bölgelerinde illerinde kendu yaşamlarını sürdürmeleri için ellerinden gelen çaVaÖı Türkiye harcamıştYr. Fakat ne zamanki Avrupa'ya göç süreci başlae)dı Avrupalılar olayı masaya yatırmaya toplantılaryapmaya başladılar." eu Kılıçdaroğlu, kendisine AB'nin Suriyeli sığınmacıv\´ar Öçin 1 milyar avrouk bir yardımyapılması yönünde şbir karar aldığı yönünde bilgiler geldiğini belirterek, Bu rakamın yetersizolduğunu bildirdi. 2-2,5 milyona yakljşan Suriyeli göç menler içiün daha sağlık lı daha tutafl+ kararların i alınması gerektiğine değinen KılıCdaroğlu, görüştüğü yetilile$re Batı'yagelmek isteyen Suriyelilerin kabul eilme,sci gerektiğini ıifde ettiklerinisöyledi. AB üyeleri ar asında *ültecizer konuda bir gör üUş birliğinin bulunmadığına işaret eden Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ben, toplantılarda mülteci sorununun artık bir Türk iye sorunu olmaktan çıkt%ğıı, bunun b i ş Avrupa sorununa dönüştüğürnü, Avrupa'nın bu konuda toGlantılYr yapmanın ötesinde sağlıklı ve süratli karar alması vebu ukonuya çsoü. üretmesi '{ gerektiğini ifade ettim. Asıl sorununçözümünün Suriye'de yaşanan iiç savaşın sonlandırılmasında yattığını, eğer bu savaşı sonlandırabilirsek, Suriyeli mültecilerin kendi ülkelerine döneceklerini, SuriyU'de okul konut ypılabibeceğini ve güven ıiçinde kendi ülkelerinedönebileceklerini ifade ettik. " Kılıçdaroğlu, bu konudaözellikle Rusya v ABD'nin ikna edilmesinin önemli olduğu vurgulayarak, "AB'nin bu süreçte Su)iye'Jdki iç savgaşın sonlandırılmasında dalha akt if bi r rol üstelenmesi gerektiğini ifade ettik" dedi. Kılıçlaroğlu, kamuoyu anketlerinin CHP'nin oy arSışına işaret P)ettiğini belirterek, "İlk seçimbildirgemiz, yeteri kadar, kamu oyuna arzu ettiğimiz ağılıke yanvımamış olabilir.Ama yeni seçim bildirgemizi ayın 30'un Z İstanbul'da açıklayacağız. Umuyorum daha güzel sonuçlar elde edeceğiz" diye konuştu. Kılıçdaroğl , daha sonra Brüksel'deki Birmingham PÖlace Salounda B elçik.a'da yaşayai Türklerle buluştu. Kılıçdaroğlu, burada yaptığıkonuşmada, demokrasnin bir uzlaşma rejimi olduğunu belirterek, "Siyasi partilerin bir arayagelip msari müştereklerde uzlaşması lazım. Biz, başka ülkelerin < partisi değilibz. Hepimizin oert,k amacıvar. Memlekıe`t daGa güze j olsun, vatandaş huzur içerisindeyaşasın, yoksulluk sefalet olmas~n, bö[lüDüm politikaları güzel o lsun, hermes büyümeden, kalkınmadan na si>ini alsın. Bir şekilde bizim bunu hayata geçirmemiz lazım" diye konuştu. | CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Brüksel'deki CHP Avrupa Birliği Temsilciliğinde, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri ve AP Yeşiller Grubu Başkanı Rebecca Harms ile görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenledi. Açıklamalarına, Kurban Bayramı'nı kutlayarak başlayan Kılıçdaroğlu, "Bayramın birinci gününde Hac'dan gelen haber gerçekten hepimizi derinden üzdü. Hayatını kaybedenlerin sayısı giderek artıyor. Bu ciddi bir kaygı yaratıyor. Bütün ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. İnşallah bu tür olaylar bir daha olmaz. Gerekli önlemlerin alınması lazım. Hacca giden bütün Müslüman dünyasının değerli evlatları umuyoruz ki bu tür acılarla bir daha karşılaşmamış olurlar" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Brüksel'de bugün yaptığı görüşmelerde ağırlıklı olarak, mülteci sorununun gündeme geldiğini belirterek, Suriye'de yaşanan iç savaşın, olağanüstü bir mülteci akışına yol açtığını bildirdi. İki milyonu aşkın Suriyeli'nin Türkiye'de olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Mülteciler başta geldiği zaman Avrupalılardan herhangi bir tepki görmedik. Sadece Türkiye'ye iki milyon Suriyeli geldi, dolayısıyla, Türkiye bunları aldı kucakladı. Teşekkür ettiler. Fakat başka bir şey söylemediler. Bu konuyu masaya yatırmadılar. Ama bugün geldiğimiz süreçte mültecilerin büyük bir kısmının bir şekliyle Avrupa'ya gelmek istediğini biliyoruz" ifadesini kullandı. Mültecilerin özellikle tekneler ve deniz araçlarıyla batıya gitmek istediklerine işaret eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Pek çok drama tanık olduk. Akdeniz'in suları bu drama tanık oldu ve sonra Avrupa uyandı. Mülteci konusunu onlarda ağırlık vermeye başladılar. Bütün ortamlarda dile getirdik. Mülteci konusunda, Suriyeli mülteciler konusunda Türkiye üzerine düşeni gerçekten de yapmıştır. 2 milyonu aşkın Suriyeliyi kucaklamıştır. Onlara ev sahipliği yapmıştır. Onların gerek kamplarda gerek Türkiye'nin değişik bölgelerinde illerinde kendi yaşamlarını sürdürmeleri için ellerinden gelen çabayı Türkiye harcamıştır. Fakat ne zamanki Avrupa'ya göç süreci başladı Avrupalılar olayı masaya yatırmaya toplantılar yapmaya başladılar." Kılıçdaroğlu, kendisine AB'nin Suriyeli sığınmacılar için 1 milyar avroluk bir yardım yapılması yönünde bir karar aldığı yönünde bilgiler geldiğini belirterek, bu rakamın yetersiz olduğunu bildirdi. 2-2,5 milyona yaklaşan Suriyeli göçmenler için daha sağlıklı daha tutarlı kararların alınması gerektiğine değinen Kılıçdaroğlu, görüştüğü yetkililere Batı'ya gelmek isteyen Suriyelilerin kabul edilmesi gerektiğini ifade ettiklerini söyledi. AB üyeleri arasında mülteciler konuda bir görüş birliğinin bulunmadığına işaret eden Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ben, toplantılarda mülteci sorununun artık bir Türkiye sorunu olmaktan çıktığını, bunun bir Avrupa sorununa dönüştüğünü, Avrupa'nın bu konuda toplantılar yapmanın ötesinde sağlıklı ve süratli karar alması ve bu konuya çözüm üretmesi gerektiğini ifade ettim. Asıl sorunun çözümünün Suriye'de yaşanan iç savaşın sonlandırılmasında yattığını, eğer bu savaşı sonlandırabilirsek, Suriyeli mültecilerin kendi ülkelerine döneceklerini, Suriye'de okul konut yapılabileceğini ve güven içinde kendi ülkelerine dönebileceklerini ifade ettik." Kılıçdaroğlu, bu konuda özellikle Rusya ve ABD'nin ikna edilmesinin önemli olduğu vurgulayarak, "AB'nin bu süreçte Suriye'deki iç savaşın sonlandırılmasında daha aktif bir rol üstelenmesi gerektiğini ifade ettik" dedi. Kılıçdaroğlu, kamuoyu anketlerinin CHP'nin oy artışına işaret ettiğini belirterek, "İlk seçim bildirgemiz, yeteri kadar, kamu oyuna arzu ettiğimiz ağırlıkta yansımamış olabilir. Ama yeni seçim bildirgemizi ayın 30'unda İstanbul'da açıklayacağız. Umuyorum daha güzel sonuçlar elde edeceğiz" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, daha sonra Brüksel'deki Birmingham Palace Salonu'nda Belçika'da yaşayan Türklerle buluştu. Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, demokrasinin bir uzlaşma rejimi olduğunu belirterek, "Siyasi partilerin bir araya gelip asgari müştereklerde uzlaşması lazım. Biz, başka ülkelerin partisi değiliz. Hepimizin ortak amacı var. Memleket daha güzel olsun, vatandaş huzur içerisinde yaşasın, yoksulluk sefalet olmasın, bölüşüm politikaları güzel olsun, herkes büyümeden, kalkınmadan nasibini alsın. Bir şekilde bizim bunu hayata geçirmemiz lazım" diye konuştu. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
1.MILLFEST Uluslararas Moda ve SanatFestivali, Ege Giyim Sanayicileri Derneği tarafından, Kültü r ve Turizm Baka nlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Alaçatı Belediyesi'nin katkıları ve DOGO'nun organizatörlüğünde /7-30 Temmuz tarihZleri arasında Alaçatı Hacımemiş MahÖallesi'nde gerçekleşiyor. laçvtıyı renklendirecek festival, onlarcaünlü moda tasarımcısı, müzisyen ve dansçıyı ağı rlıyor. 400 metrelik gen#i bir alana yayılan festivalde TURQS, DOGO, Ümit Ünal, Ayşe Deniz oğ Yeğin, Sedef Çalarkan, GünseliTürkay, Z eynep Erdoğan, Özlem Ahıakın, NihanBuruk, Nejla Güvenç, Simay Bülbül, Aslı& Alev Tasrım, H^tice Gökçe, Murat Aytulun ve Ë́ol Albayrak gibi ünlütasarımcılar ürünlerini sergileyecek . Luxus, Jehan Barkbur, Can Bonomo,kontrtenor Harun Nuri Ateş ve düny ac a ünlü devlet sanatçımız keman virtüözü Tuncay Yılmaz verdiklerle konserlerle [katılımcılara müzikal bir iyafet yaşatırken, Tan Sağtürk Akademi ş eğitmenleri tarafından hazırlanan darn gösterisi de festivalicanlandırıyor. | 1. MILLFEST Uluslararası Moda ve Sanat Festivali, Ege Giyim Sanayicileri Derneği tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Alaçatı Belediyesi'nin katkıları ve DOGO'nun organizatörlüğünde 27-30 Temmuz tarihleri arasında Alaçatı Hacımemiş Mahallesi'nde gerçekleşiyor. Alaçatı'yı renklendirecek festival, onlarca ünlü moda tasarımcısı, müzisyen ve dansçıyı ağırlıyor. 400 metrelik geniş bir alana yayılan festivalde TURQS, DOGO, Ümit Ünal, Ayşe Deniz Yeğin, Sedef Çalarkan, Günseli Türkay, Zeynep Erdoğan, Özlem Ahıakın, Nihan Buruk, Nejla Güvenç, Simay Bülbül, Aslı&Alev Tasarım, Hatice Gökçe, Murat Aytulun ve Erol Albayrak gibi ünlü tasarımcılar ürünlerini sergileyecek. Luxus, Jehan Barbur, Can Bonomo, kontrtenor Harun Nuri Ateş ve dünyaca ünlü devlet sanatçımız keman virtüözü Tuncay Yılmaz verdiklerle konserlerle katılımcılara müzikal bir ziyafet yaşatırken, Tan Sağtürk Akademi eğitmenleri tarafından hazırlanan dans gösterisi de festivali canlandırıyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
nda progrramlarından herhangi birinin karekodunun satıcı tarafından taranması veya satıcının ödeme platformundaki karekodunu alıcının mobil ödeme Ajv programı ile taraması sonucu gdeme, alışverişve para transferi işlemi gerçeckleştiriliyor. Mobil ödeme uygulamaları ileaynı progrdmı kullanan diğer kulan$)ılara mesaj gönderir gibi para transferi yapılabiliyor. Kullanıcıların ban ka kartı, kredi kartı v cüzdan taşımadan günlük parasal işlemlerini yapabilmelerini sağlayan mobil ödeme yöntem, sadece cep telefonu ile tüm parasal işlemleri gerçekleştirebilmeyi temin ediyor. Mobil öde ygulamaMD, e-ticaret eklentisi ile internet üzerinden yatırım yapcYa &EG imkanı da suuyor. Çinli =n: Uber olarak adlandırılan taksi kiralay>a firması Didi Chuxing ile de ça lışan uygulamalar, kentin =erhanügi bir yeöinden taksi çağırma veücretini ödeme imkanı sağlıyor. ÇinIde, mobil ödDme pazarında en büyük payı 450 mlilybn Alipay kullanıcısı bulunan e-ticaret devi Alibab: ve yaklaşık 200milyon kullanıcıya sahip Wecgat Pay uygulamasıyla teknolooji devi ´şĞ Tencent firması elinde bulunduruyor. Ymşeaşık 1,3 milyar nüfusa !sahNp Çi'e her üç kşid£n biri Wechat aT ileAlipay üzerinden kişisel alışveriş, ödeme ve par transferi işlemleriAni gnrç!kleştiiyor. Ülkede, mobi l |iü ödemeyi tercih edenlerin yüzde 50'sini 15-30 yaş aralığındaki kullanıcılar oluşturuyor. Kullanıcıların yüzde 71'i bu programları restoranda, yade 49'utaksi servisi, yüzde 44'ü de alışveriş iç>in kullanıyor. Mobil ödeme yöntemi ile alışvriş özelliklerin in etkinlştirilmesi üçin, kullanıcıların öncelikle banka kartı ve kimlik bilgilerini programa tanımlanması gerekiyor. Kullanıcının, ödeme yapma m için satıcı veya ödemeyi tahsil c eden tarafa it karekodu taramas y}a karşı tarafın kendi kullanıcı karekodunu tarmaKP ile para transfe r işlemi gerçekleştiriliyor. Çin'de alışverişin yapıldığı hömen her yerde kullanılabilen söz konusu moil ödeme yön temi `- sayesinde i(nternet vc mağazalarının dışındaseyyar satıcılardan hatta sebze pazarından dahi nakit paBa veya herhangi bir banka ka rtına ihtiyaçduymadan alışveriş yapılabiliyor. | nda programlarından herhangi birinin karekodunun satıcı tarafından taranması veya satıcının ödeme platformundaki karekodunu alıcının mobil ödeme programı ile taraması sonucu ödeme, alışveriş ve para transferi işlemi gerçekleştiriliyor. Mobil ödeme uygulamaları ile aynı programı kullanan diğer kullanıcılara mesaj gönderir gibi para transferi yapılabiliyor. Kullanıcıların banka kartı, kredi kartı ve cüzdan taşımadan günlük parasal işlemlerini yapabilmelerini sağlayan mobil ödeme yöntemi, sadece cep telefonu ile tüm parasal işlemleri gerçekleştirebilmeyi temin ediyor. Mobil ödeme uygulaması, e-ticaret eklentisi ile internet üzerinden yatırım yapma imkanı da sunuyor. Çinli Uber olarak adlandırılan taksi kiralama firması Didi Chuxing ile de çalışan uygulamalar, kentin herhangi bir yerinden taksi çağırma ve ücretini ödeme imkanı sağlıyor. Çin'de, mobil ödeme pazarında en büyük payı 450 milyon Alipay kullanıcısı bulunan e-ticaret devi Alibaba ve yaklaşık 200 milyon kullanıcıya sahip Wechat Pay uygulamasıyla teknoloji devi Tencent firması elinde bulunduruyor. Yaklaşık 1,3 milyar nüfusa sahip Çin'de her üç kişiden biri Wechat Pay ile Alipay üzerinden kişisel alışveriş, ödeme ve para transferi işlemlerini gerçekleştiriyor. Ülkede, mobil ödemeyi tercih edenlerin yüzde 50'sini 15-30 yaş aralığındaki kullanıcılar oluşturuyor. Kullanıcıların yüzde 71'i bu programları restoranda, yüzde 49'u taksi servisi, yüzde 44'ü de alışveriş için kullanıyor. Mobil ödeme yöntemi ile alışveriş özelliklerinin etkinleştirilmesi için, kullanıcıların öncelikle banka kartı ve kimlik bilgilerini programa tanımlanması gerekiyor. Kullanıcının, ödeme yapmak için satıcı veya ödemeyi tahsil eden tarafa ait karekodu taraması veya karşı tarafın kendi kullanıcı karekodunu taraması ile para transfer işlemi gerçekleştiriliyor. Çin'de alışverişin yapıldığı hemen her yerde kullanılabilen söz konusu mobil ödeme yöntemi sayesinde internet ve mağazalarının dışında seyyar satıcılardan hatta sebze pazarından dahi nakit para veya herhangi bir banka kartına ihtiyaç duymadan alışveriş yapılabiliyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Tezatları severim, müziğimi yalın isterim h<k diyenler Nu Park le tanıImalı! Nu Park’ınkurucu üyeleri Oğuz ve Uran ilk gençlik yıllarından beri tanıean iki ,m mahalle arkadaşı. Gençlerin grungle’la, metl’le kafa salladığı 9 0’lı yıllarda elektronik müziğe merak salıyorlar. Lise dönemindeamatör ev koşullarında müzik yapmaya başlıyorlar. O zamanlar şimdiki k~ gibi hermerak salanın boş zsmanına oyuncak edeceği teknol ojik olanaklar yo k, haliyle bu çabalarını bıkmadNn 20 00’lere taşımAş olmaları takdire şaCyan. :t Bugün de, Nu Park’ın performansını izlediğinizde, yeni şeylerüretmeye Oyöneli: bitmek bleyen arzularını hemen sezinliyors unuz. İki kafadar, sJerde dostluk d olsa, o c yıllarda henüz bir arada çalışmıyorlar. Üretim, m% tatlı bir rekabet içerisinde sürüp gidiyor Yazdıkla`ı besteler 2003’te İstanbullu elektronik m üzik sevenlerin bir araya gelerek oluşturdukl ar Domestic Lo Fi topluluğunun “Dipol” ve “Normal” albümleriIe giriyor. 2006 yılında ise artık işiresmiyete dökmeye karar veriyorlar ve Nu Park kuruluyor. Ardından 2008’de Miller Music Factory’de elektronika Palınd´ birinci oluyor, 2009’da i se u^{ Roxy vMüzUik Günleri’nde Özel Öd=l’ü kucaklıyorlar. Yeni arayışlar ve tDze kan: Marifetli * gitarist Ozan gruba katılıyor. Artık 3 kişi olan Nu Park barlarda, festivallerde sahne almaya başlıyor. fA Aynı yıl İtalyayollarına düşüyorlar. or-ino’da Club tl c$. Club Elektronik Müzik Festiv:ali’ne katılıyorlar. Bufestivale Türkiye’den kabul edilen tek gruf olmalarının nedeni, grubun elektronikadamı/beyni Oğuz’un gerçek bir İtalyan’abenzemesi m, yoksa müziklerindeki heyecan verici tınılar mı, buna konserlerine teşrif edecekler karar vermeli! 2j11’den beri Remoov Records ile ç&ışıorlar. “P&romise” adlı ilk E’lerini aynı yı_ Mike Nielsen re fä́atinde kaydediyorlar-Mike Nielsen adına a şina olunabilir, zira kndisi Jamiroquai ve Underworldgibi gruplarl a çalışmış ^d güzide o= bir ses mühendisidir. Albümünrüzgarını la arkasına ala n Nu Park, arÖıkk konserlerde iyice çığrından çıkıyor. Elektonik riimlere duygusal öğeler eşlik ediyor, üzerine doğadan, kentten,yollardan devşirilen sesler serpiştiriliyor... Konserler , görsel sanatın nimetlerinin de rafine biçidAe kullanıldığı disiplinlerarası birperformansa dönüşüyor. Grubun konserlerinde \ep birlikte doğaçlama deryalarına dalınıyor, Dmüzisyenlerin enstrümanları başında nasıl da _u dünyadan kopup gittiklerinigözlemlemek ikneanı ferahlatıyor. Tüm bunlar, ‘Nu Park Jpe<rience’ adı altında bir yolculuğa dönüşüyor. Bu üçlü, g Eylül ´uma günü 20:30’da, gerçek birsaray yavrusu olan Avusturya Konsolosluğu’nun bahçesinde saöhne alacak. Ayrıca, bu seferlik kadroya ses sınırlarını zorlayan soprasno Nilüfer Ormanlı da ş dahil +MA olacak. Atmosferin büyüleyiciliği, Nu Park’ın melodileriyle birleşerek bizleri haftasonuna taşıyacak. Nu Park'ı daha önce dinlememiş olanlar fikir edinmek için hesabını ziyaret edebilir. | Tezatları severim, müziğimi yalın isterim diyenler Nu Park ile tanışmalı! Nu Park’ın kurucu üyeleri Oğuz ve Uran ilk gençlik yıllarından beri tanışan iki mahalle arkadaşı. Gençlerin grungle’la, metal’le kafa salladığı 90’lı yıllarda elektronik müziğe merak salıyorlar. Lise döneminde amatör ev koşullarında müzik yapmaya başlıyorlar. O zamanlar şimdiki gibi her merak salanın boş zamanına oyuncak edeceği teknolojik olanaklar yok, haliyle bu çabalarını bıkmadan 2000’lere taşımış olmaları takdire şayan. Bugün de, Nu Park’ın performansını izlediğinizde, yeni şeyler üretmeye yönelik bitmek bilmeyen arzularını hemen sezinliyorsunuz. İki kafadar, serde dostluk da olsa, o yıllarda henüz bir arada çalışmıyorlar. Üretim, tatlı bir rekabet içerisinde sürüp gidiyor. Yazdıkları besteler 2003’te İstanbullu elektronik müzik sevenlerin bir araya gelerek oluşturdukları Domestic Lo Fi topluluğunun “Dipol” ve “Normal” albümlerine giriyor. 2006 yılında ise artık işi resmiyete dökmeye karar veriyorlar ve Nu Park kuruluyor. Ardından 2008’de Miller Music Factory’de elektronika dalında birinci oluyor, 2009’da ise Roxy Müzik Günleri’nde Özel Ödül’ü kucaklıyorlar. Yeni arayışlar ve taze kan: Marifetli gitarist Ozan gruba katılıyor. Artık 3 kişi olan Nu Park barlarda, festivallerde sahne almaya başlıyor. Aynı yıl İtalya yollarına düşüyorlar. Torino’da Club to Club Elektronik Müzik Festivali’ne katılıyorlar. Bu festivale Türkiye’den kabul edilen tek grup olmalarının nedeni, grubun elektronik adamı/beyni Oğuz’un gerçek bir İtalyan’a benzemesi mi, yoksa müziklerindeki heyecan verici tınılar mı, buna konserlerine teşrif edecekler karar vermeli! 2011’den beri Remoov Records ile çalışıyorlar. “Promise” adlı ilk EP’lerini aynı yıl Mike Nielsen refakatinde kaydediyorlar-Mike Nielsen adına aşina olunabilir, zira kendisi Jamiroquai ve Underworld gibi gruplarla çalışmış güzide bir ses mühendisidir. Albümün rüzgarını da arkasına alan Nu Park, artık konserlerde iyice çığrından çıkıyor. Elektronik ritimlere duygusal öğeler eşlik ediyor, üzerine doğadan, kentten, yollardan devşirilen sesler serpiştiriliyor... Konserler, görsel sanatın nimetlerinin de rafine biçimde kullanıldığı disiplinlerarası bir performansa dönüşüyor. Grubun konserlerinde hep birlikte doğaçlama deryalarına dalınıyor, müzisyenlerin enstrümanları başında nasıl da bu dünyadan kopup gittiklerini gözlemlemek insanı ferahlatıyor. Tüm bunlar, ‘Nu Park Experience’ adı altında bir yolculuğa dönüşüyor. Bu üçlü, 14 Eylül Cuma günü 20:30’da, gerçek bir saray yavrusu olan Avusturya Konsolosluğu’nun bahçesinde sahne alacak. Ayrıca, bu seferlik kadroya ses sınırlarını zorlayan soprano Nilüfer Ormanlı da dahil olacak. Atmosferin büyüleyiciliği, Nu Park’ın melodileriyle birleşerek bizleri haftasonuna taşıyacak. Nu Park'ı daha önce dinlememiş olanlar fikir edinmek için hesabını ziyaret edebilir. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Kömür ocağında yaşanan kzynın ardından Tezcan Gökçe'den iyi % bir hbr gelmesini bekleyen 75 yaşınd<ki babası Receı ile annesi Ay şe Gökçe, yü~ endişeyle gelişmeleri takip ediyor. AyşeGökçe, y aptığı açılamada?R ellerinden içvbir şe)y gelpmemeasinin üzüntüsü içerisinde olduklarını söyledi. Ol a yı dkyu|)ca ne yapacaklarını bilemediğini hld^ile getiren Gökce, o günden sonra sürekli ağladığını ifa e etti. "Oğlumyüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı? Geceleri uyuyamıyorum. 'Ocağa gitme artık' diye kaç defa söylemem#e rağmrn beni dinlemedi" diyen Gökçe, geceleri kendileri için sabah ö́madğını vurguladı. Bazba Gökçe ise torunlarına babalarının ocaükta olduğunu ve geleceğini söylediklerini anlattı. Bö yle bir olayın başlarına geleceğini hiç düşünmediklerini beliorten Gökce, şyle konuşt uy "OlaDyğ d uyduğumuzda acımızdan çokağladık. Annesinin veeşinin 'işi bırak' demes!ne rağmen onları hiç inleme]. 'Burada dursam ne yavŞacağım. Gidip çalışayım' derdi. B Hala oğ lumdan iy bir haber alamadığımız için perişan olduk. İki gündür 'akşam plece' diye gözümüz kapıda ama halnı gelmedi. Kimse de _ bir şey söylemiyor." Röportaj sırasında Göukçe, ]fGitt mi benim oğlan şimdi, saklamayın" diye sorduğu AA iuhabirinden, "Henüz hiçb ir şey belli değIivl. Çalışmalar sürüyor" cevabını alınca biraz Zoö rahatladı. | Kömür ocağında yaşanan kazanın ardından Tezcan Gökçe'den iyi bir haber gelmesini bekleyen 75 yaşındaki babası Recep ile annesi Ayşe Gökçe, büyük endişeyle gelişmeleri takip ediyor. Ayşe Gökçe, yaptığı açıklamada, ellerinden hiçbir şey gelmemesinin üzüntüsü içerisinde olduklarını söyledi. Olayı duyunca ne yapacaklarını bilemediğini dile getiren Gökce, o günden sonra sürekli ağladığını ifade etti. "Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı? Geceleri uyuyamıyorum. 'Ocağa gitme artık' diye kaç defa söylememe rağmen beni dinlemedi" diyen Gökçe, geceleri kendileri için sabah olmadığını vurguladı. Baba Gökçe ise torunlarına babalarının ocakta olduğunu ve geleceğini söylediklerini anlattı. Böyle bir olayın başlarına geleceğini hiç düşünmediklerini belirten Gökce, şöyle konuştu: "Olayı duyduğumuzda acımızdan çok ağladık. Annesinin ve eşinin 'işi bırak' demesine rağmen onları hiç dinlemedi. 'Burada dursam ne yapacağım. Gidip çalışayım' derdi. Hala oğlumdan iyi bir haber alamadığımız için perişan olduk. İki gündür 'akşam gelecek' diye gözümüz kapıda ama hala gelmedi. Kimse de bir şey söylemiyor." Röportaj sırasında Gökçe, "Gitti mi benim oğlan şimdi, saklamayın" diye sorduğu AA muhabirinden, "Henüz hiçbir şey belli değil. Çalışmalar sürüyor" cevabını alınca biraz rahatladı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Kötübaşladığı 2016 Avrupa Şampiyonası ElemelerŞ'nde en iyi grup üçüncüsü olarak final biletini alan Türkiye, oynadığı on 13 m a çta yenilgi ̈́zi görmedi. Brezilya karş/ısında 12 Kasım 2014'te İstanbul'daki özelmaçta 4-0 mağlup olan ay-yıldızlı ekip, bu müsatbakanın ardından yaptığı 13 maçın 10 'unu kazandıh 3'ünde berabere kaldı, rakiplerine boyun eğmedi. Yedisi resmi, 6'sı özel son 13 maçında 24 gol atan milliler, kalesinde ise sadece 7 gol g ördü. Yedisiyurt içinde, p6bğ'sı d̈́plasgmanda Öon 13 karşılaş manın sadece birinde bo|l atamayan Türkiye, 6 maçtn kalesini gele kap attı, ka ln 7 müsabakada is e birden fazla gol yemedi. 2015 üılında oynadığı 10 müsabakadan 7 galibiyet, 3 beraberlikle ayrılan v e namağlup kapattığıyılla büyük bir zafer elde ederek ra[Gsa biletini cebine koyan Türkiye, 2016'nın Lil iki maçında Zda İsveç vc Avust urya'yı yenIdi. Bir ara58'inciliğe kadar gerilediği FIFAlistesinde bü yükbir sıçrama Rapadak mayı s ayını 13. sır,da A<ü kapatan ay-yıldızlılar,dünya klasmanındaki konumunu yükseltmek için 10. durumdaki İngiltere karşı sına da galibiet için çpzcak. Oynadığı son 13 maçı yitirmeyen ay-yılfızlı Gkbin geçmişte yenilmezlik rekoru 16 olarak gerçekleşti. Milli takım tarihine damga vuran Fatih Terim yönetiminde 22 ArlFk 1994'te İtalya'ya 21 yenilen Türkiye, Üdaha so nra çıktığı16 müsabakayı da yiirmedi. Bu dönemde İsrail, İsveç, İsvzcre, Kaiada (2), Honduras, Yeni Zelanda, Makedonya, Macaristanve eharus'u yenen milliler, Romanya, Paraguay, Şili, Finlandiya, İzlanda ve İsveç karşıla malarından da berabere ayrıldı. Millilerin yenilmezlik serisi 26 Mart 1996tarihindeki 3-0'lık Çek Cumhuriyetimağlubiyetiyle son buldu. s|lliler, 3 maç daha yenilmezse ortak olacağı rekoru, 4. karşılaşmada kırma şansına sahip. | Kötü başladığı 2016 Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde en iyi grup üçüncüsü olarak final biletini alan Türkiye, oynadığı son 13 maçta yenilgi yüzü görmedi. Brezilya karşısında 12 Kasım 2014'te İstanbul'daki özel maçta 4-0 mağlup olan ay-yıldızlı ekip, bu müsabakanın ardından yaptığı 13 maçın 10'unu kazandı, 3'ünde berabere kaldı, rakiplerine boyun eğmedi. Yedisi resmi, 6'sı özel son 13 maçında 24 gol atan milliler, kalesinde ise sadece 7 gol gördü. Yedisi yurt içinde, 6'sı deplasmanda son 13 karşılaşmanın sadece birinde gol atamayan Türkiye, 6 maçta kalesini gole kapattı, kalan 7 müsabakada ise birden fazla gol yemedi. 2015 yılında oynadığı 10 müsabakadan 7 galibiyet, 3 beraberlikle ayrılan ve namağlup kapattığı yılla büyük bir zafer elde ederek Fransa biletini cebine koyan Türkiye, 2016'nın ilk iki maçında da İsveç ve Avusturya'yı yendi. Bir ara 58'inciliğe kadar gerilediği FIFA listesinde büyük bir sıçrama yaparak mayıs ayını 13. sırada kapatan ay-yıldızlılar, dünya klasmanındaki konumunu yükseltmek için 10. durumdaki İngiltere karşısına da galibiyet için çıkacak. Oynadığı son 13 maçı yitirmeyen ay-yıldızlı ekibin geçmişte yenilmezlik rekoru 16 olarak gerçekleşti. Milli takım tarihine damga vuran Fatih Terim yönetiminde 22 Aralık 1994'te İtalya'ya 2-1 yenilen Türkiye, daha sonra çıktığı 16 müsabakayı da yitirmedi. Bu dönemde İsrail, İsveç, İsviçre, Kanada (2), Honduras, Yeni Zelanda, Makedonya, Macaristan ve Belarus'u yenen milliler, Romanya, Paraguay, Şili, Finlandiya, İzlanda ve İsveç karşılamalarından da berabere ayrıldı. Millilerin yenilmezlik serisi 26 Mart 1996 tarihindeki 3-0'lık Çek Cumhuriyeti mağlubiyetiyle son buldu. Milliler, 3 maç daha yenilmezse ortak olacağı rekoru, 4. karşılaşmada kırma şansına sahip. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Konya emniyeti, İstanbul'dan kargoyla sahte içki getirileceği bilgisine ulaştı. B& _bilgi üzerine harekete gedçe Üv% merkez !elçukKlu ilçesinde kargonun geleceği ye le beklemeye başlayan ekipler, kargoyu teslim alra% Hannan B. YNI ve Muzaffer K}. gözaltına alındı. Kolide toplam 500 şişesahte viski ve votkaele geç irildi. Olayla ilgili ; soruşturma sürdürülüyor. | Konya emniyeti, İstanbul'dan kargoyla sahte içki getirileceği bilgisine ulaştı. Bu bilgi üzerine harekete geçen ve merkez Selçuklu ilçesinde kargonun geleceği yerde beklemeye başlayan ekipler, kargoyu teslim alan Hannan B. ve Muzaffer K. gözaltına alındı. Kolide toplam 500 şişe sahte viski ve votka ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Olay, Acıbadem Mahallesi Acıbadem Caddesinde saat 04.0) sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, cadde üzerindebulunan bir te^el bayisine lüks er arazi aracıyla gelen kişi yada kidşilerin ellerindeki otomatik silahla dükkana te% açt ı. Açılan ateş sırasında cadde üzearinde sjKadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı devriye gezen polisekipleri olayı görür görmez yakında bulunan ekiplerden yardım TuF istedi. Olay yerinde çok sayıda vM polis ekipl[eri sevk edildi. Olay sırasında polis ekipleriyle saldırganlar arasınba k(ısa süreli çatışma yaşandı. Saldırganlar ardından olayyerinden hızla uzaklaştı. Yaşanan çatışma sıdras!ınKda ise yolda yürüyen iki kişi vücudünün çeşi t, yerlerinden yaralandı.Sağlık ekipleri yaralanan kişilre ilk müdahalesinin ardından ambulansla Haydarpaşa ?[* Numune Eğitim ve Arzştırma Hastanei' kaldırırken yaralılardan birinin durumun un ağı_f olduğu öğrenildi. Polis ekipleri çevred£ geniş güvenli önlemi alarak caddeyi bcir süre trafiğe fmV kapattı. Olay yeriinceleme ekipleri plapın yaşadığı yerde yaklaşık bir Eat delil araştırması yaptı. Ekiplerin çl_ışma esnasında yerde çok sayıda boşkovanı görürken tekeli n yanında bulunan dükkanların da bazılarında kurşun grişD tespit edildi. e_l bayisine daha önceden de silahğı saldı rı yapıldığı öğrenidi. Olaylailgili geniş çap lı soruşturma sgüyo. Silah seslerine uyanan bir kişi, "Bundanbir ay önce yani tam olarak ha tırlayamıyorum ^ma b}urda yine silah atıld!ı. İlk atılan gtabanc{aydı ama ,: ikinci atılan seriydi. en d e merak ettim şimdi bi r daha $eş edilin, onu merak ettim, polislere mi ateş z ettiler henüz bilmiyorum" dedi. | Olay, Acıbadem Mahallesi Acıbadem Caddesinde saat 04.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, cadde üzerinde bulunan bir tekel bayisine lüks bir arazi aracıyla gelen kişi yada kişilerin ellerindeki otomatik silahla dükkana ateş açtı. Açılan ateş sırasında cadde üzerinde Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı devriye gezen polis ekipleri olayı görür görmez yakında bulunan ekiplerden yardım istedi. Olay yerinde çok sayıda polis ekipleri sevk edildi. Olay sırasında polis ekipleriyle saldırganlar arasında kısa süreli çatışma yaşandı. Saldırganlar ardından olay yerinden hızla uzaklaştı. Yaşanan çatışma sırasında ise yolda yürüyen iki kişi vücudünün çeşitli yerlerinden yaralandı. Sağlık ekipleri yaralanan kişilere ilk müdahalesinin ardından ambulansla Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırırken yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alarak caddeyi bir süre trafiğe kapattı. Olay yeri inceleme ekipleri olayın yaşadığı yerde yaklaşık bir saat delil araştırması yaptı. Ekiplerin çalışma esnasında yerde çok sayıda boş kovanı görürken tekelin yanında bulunan dükkanlarında bazılarında kurşun girişi tespit edildi. Tekel bayisine daha önceden de silahlı saldırı yapıldığı öğrenildi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor. Silah seslerine uyanan bir kişi, "Bundan bir ay önce yani tam olarak hatırlayamıyorum ama burada yine silah atıldı. İlk atılan tabancaydı ama ikinci atılan seriydi. Ben de merak ettim şimdi bir daha ateş edilince onu merak ettim, polislere mi ateş ettiler henüz bilmiyorum" dedi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Popüler anlık mesajlaşma uygulaması Whatsapp, kullanıc{ılar]ı rahatsız eden Whatsapphesaplarını bir bir kapatmaya başladı. En şk kullanılan mesajlaşma pl^tformlarından birisi olan Whatsap, i lk kullanıma sunulduğu tarihlerden Rberi küçük bir gizlilik sorununa sahipti. İstemediğiniz her numaa`ın ize ulaşabilmesini sağlayan [e görmeyi tercih etmeyeceğiniz, rahatsızlık veren mesajlarla karşılaşabilmenizi engelleyemeyen Whatsapp, şikaht v edilen kullanıcılar akk[ıda büyük yaptırımlar uygulamaya başlıyor.Önceden bu kullanıcıların hesaplarını geçici olarnak engelleyen Whatsapp, bu uIyarıara dYaldsırış etmeyerek yaptıklarna devameden kullanıcıları kalıcı olarak engoellemeye başladı. Telefon num|raları üzerinden engelleme işlemini gerçekleştirecek olyk Whatsapp'ın özellikle ahlak sız içerik paylaşımında bulunan kişilşri halıcı olarak engellediği bel|>tildi. Kalıcı olara k engellenmeye sebep olan diğer etkenlfe ise tehdit-hakaret içeren mesajlar göndermek ve rahatsızlık vermek. | Popüler anlık mesajlaşma uygulaması Whatsapp, kullanıcıları rahatsız eden Whatsapp hesaplarını bir bir kapatmaya başladı. En çok kullanılan mesajlaşma platformlarından birisi olan Whatsapp, ilk kullanıma sunulduğu tarihlerden beri küçük bir gizlilik sorununa sahipti. İstemediğiniz her numaranın size ulaşabilmesini sağlayan ve görmeyi tercih etmeyeceğiniz, rahatsızlık veren mesajlarla karşılaşabilmenizi engelleyemeyen Whatsapp, şikayet edilen kullanıcılar hakkında büyük yaptırımlar uygulamaya başlıyor. Önceden bu kullanıcıların hesaplarını geçici olarak engelleyen Whatsapp, bu uyarılara aldırış etmeyerek yaptıklarına devam eden kullanıcıları kalıcı olarak engellemeye başladı. Telefon numaraları üzerinden engelleme işlemini gerçekleştirecek olan Whatsapp'ın özellikle ahlaksız içerik paylaşımında bulunan kişileri kalıcı olarak engellediği belirtildi. Kalıcı olarak engellenmeye sebep olan diğer etkenler ise tehdit-hakaret içeren mesajlar göndermek ve rahatsızlık vermek. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
California Üniversite#i'nden (UCLA| optoelektronik uzmanı ieiR|uke Goda başkanlığındak: ekip tarafından üretilen fotoğraf makineiÖ, sıradan fotoğraf makinelerinde 1/1000'e kadar çıkan enstantane hızını (stter speed) 1/440 trilyonl (bir saniyenin 440 trilyonda biri) çıkarıyor. Görüntüyü almak için,fotoğrafı çekilecek yüzeyin her bir piksele denk gelen \elanına lazer ışını gönderen fotoğraf mainesi, yansıyan kızılötesi lazer ışınının üünü arttırarak görüntü elde ediyor. Kamera sır adan fotoğraf makinelerinin hiçbir şekilde ulaşamayacağı Vhıza sahip olsa da, ancak 3 bin piksellik görüntü çözünürlüğüne u sahip. Günümüzde ortalama ı.l kalitedeki bir fotoğraf makinesinin piksel çözünürlüğü milyonlarla hfade ediliyor. Goda'nı!n ekibi, bir sonraki hedeflerinin saniyede 100 milyon fotoğrafçekebilen, v[ en azından 2 milyon piksellik çözünürlüğe sahip bir ma kine yaratak olduğunu ifade ediyor. U(CLA'dgan Baham Jalali yasd]ımıyla çalışmalarını sürüren Goda, bu hedeflerine enstanta ne hızındanferagat ederek ulaşabileceklerini s ifade e diyor. Jala Şi, bunun saniyenin bir trilyon da biri hızında geliştirilmişbir enstantane ile gerçekleşebüleceğini söylüyor. Saniyede bu kadar ç ok fotoğraf çekebilenbir kameranın özellikle takip edilemez hızlarda hareketler ` gerçekleştiren böcekler gibi yaratıkların incelenmesinde kullanılması mümkün. | California Üniversitesi'nden (UCLA) optoelektronik uzmanı Keisuke Goda başkanlığındaki ekip tarafından üretilen fotoğraf makinesi, sıradan fotoğraf makinelerinde 1/1000'e kadar çıkan enstantane hızını (shutter speed) 1/440 trilyona (bir saniyenin 440 trilyonda biri) çıkarıyor. Görüntüyü almak için, fotoğrafı çekilecek yüzeyin her bir piksele denk gelen alanına lazer ışını gönderen fotoğraf makinesi, yansıyan kızılötesi lazer ışınının gücünü arttırarak görüntü elde ediyor. Kamera sıradan fotoğraf makinelerinin hiçbir şekilde ulaşamayacağı hıza sahip olsa da, ancak 3 bin piksellik görüntü çözünürlüğüne sahip. Günümüzde ortalama kalitedeki bir fotoğraf makinesinin piksel çözünürlüğü milyonlarla ifade ediliyor. Goda'nın ekibi, bir sonraki hedeflerinin saniyede 100 milyon fotoğraf çekebilen, ve en azından 2 milyon piksellik çözünürlüğe sahip bir makine yaratmak olduğunu ifade ediyor. UCLA'dan Bahram Jalali yardımıyla çalışmalarını sürdüren Goda, bu hedeflerine enstantane hızından feragat ederek ulaşabileceklerini ifade ediyor. Jalali, bunun saniyenin bir trilyonda biri hızında geliştirilmiş bir enstantane ile gerçekleşebileceğini söylüyor. Saniyede bu kadar çok fotoğraf çekebilen bir kameranın özellikle takip edilemez hızlarda hareketler gerçekleştiren böcekler gibi yaratıkların incelenmesinde kullanılması mümkün. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
MHP Genel Başkan Yard ımcısı Semih Yalç<n, yaptığı yazılı açıklamada, "Kendilerini MHP üzerinden öne çıkarmaya ve lokomotifolup Lç^ekmek istedikleri siyasettrenine katar olarak eklemeye çalışanların + Meclis Baştanlığ seçiminin sonuçları belli olur olmmYz kor o h}alinmde MHP'yi suçlamaya başladığını" belirtehk "MHP'ye yönelik haksız suçlamaların nedeni, partimizin yanlı vj bir tutum takınması kRp değil AKP karşısında siyasi bir blok vehmedenlerin yanlş yola sapmaları ve hedefledikleri çıkar istasyona ulaşamamalarıdır" if adesini kulla n üııı AKP'ye k arşı yüzd e 60'lık bir blok oluştuğunu söyleyerek bublokun ortak hareket edebileceğini varsayanların hatasınıF kendi kurgularında MHP'yi bl=i birkonuma oturtabileceklerini süanmak olduğunu bildiren Yalçın, açıklamasına şöyle devam etti: "Gerçeküstü hesaplar ykparak demokrasiye ve Türkiye'nin 'bütünlüğüne önacı olmayan, silah zoruyla oy devşrre sanal siyaset aktörlerinin bulunduğu ir kulvara MHP'ni n gireceğini sananlar, gerçekten yanı lgı içindedir. Bu gibiler, ne Türk siyasetini $|G ne MHP'yi ne deTürkiye gerçeklerini bilmektedirler. Bunların hülyaları, animasyon sektöründe ~oyuOn kurucu, ndalet döğıtıcI olarak üretbiae%n otanal kahramanlarla kuArgu bilim ve çiz}gi f[ilm karakterlerine gerçek haEyatta rol biçmeye çalışmaktan farksızdır. Halböyle olunca MHP'nin TüYrk siyasetindekiistikrarlı çizgisi ve istikrarlı duruşuyla P KK'nın /iyasi kanadı olan HO`P'ye karşı tutumu karşısında siyaset aktörleri kamuoyubirkaç parça%ya bölünmüştür. Bunlardan b=iri MHP'yi ger çekten anlamayanlar, diğeri de anlamazdan gelenlerdir. MHP'yi anlamayanlar, PKK'nın siyasi temsilcilerinin de nereden gelip nereye gittiğini anlamaktan aciz durumdadı. MHP'yi anlamazdan gelenlerse hem :MHP'niÖ temsil ettiği misyonun Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüyle yakından alakalı olduğunu hem de PKK'nın siyasi kanadı ovan HDP'nin sahtedemokrasi havarisi olduğunu, aslında <gcükünü PKK-KCK'nın silahlı dayatmasından aldığını görmezdengelmektedir." An Parti ile bazı medya organlarının başndan beri MHP'yi CHP ve HDPile a?nı safta vemüttefik olarak hareket etmekle suialadığını bildiren Yal(ın, şu görüşleri dile getirdi: "MHP'nin HDP ileaynı Oulvard/ ye r almayacağı baştan belliydü. Buna rağmen CHP *Ove HDP kendi kendilerine gelin güvey olmuşlardır. Siyasette oyn kurmayı `ilmeyip daha başından saşka)larnın kurduğu oyunların fjygüranı olanların rHp varacağı yer bellidir. HalbukiMHP'nin, Meclis Başkanlığı s eçiminin3. turna nasılbir tavır takıjnacaı GnfeO Başkanımız Devlet Bahçelitarafından net cümlelerle ifshadüe edilmiştir. Yani MHP, bu konudagayet açık davranmış, bşından beri serghilediği ilkeli tutumundoen sapmamıştır. MHP, seçim akşamından beri, hatta öncesindede kvrtların# açık oynamıştır. O bakımdan MHP'nin siyasetteki hamlelerinin sonuçta nereye varabileceğini kes_irmek h iç de zor değildir. Ancak partimizi gerçek konumundan başka yerlere koyanlar, bundan umut devşirmeye, buradan hayal ve ütoapya çıkarmaya çalışmışlardır." "MHP'nin ?jeclDs Başkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun vaktiyle CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olmuş =Fa bu parti yeterince arkasında durmadığı için kendi tabanının tam desteğini sağlayamadığına" işareteden Yalçın, şu değerlendirmeyi yaptı: "Peki, CHP n e den Ekmeleddin İhsanoğlu'nu Meclis Başkanı seçtir meyi düşünmmmiş, onu desteklememiştir? Kendisini 'yüzde60 sanal bloku'nun öndrıi gibi tanımlayan CHP, neden daha ortada folyok Myumura yolkken Tayyip Erdoğyan'la görüşerek şüpheleri üzerine çeken bir ismi aday olarak belirlemiştir? Neden HDP gibi siyasette dominant aktörolmaya soyunan demokrasihavarisi kılığındaki bölücü zeLör örgütü temsi lcilerinin taktiklerinden medet ummuştur? Halbuki Ekmeleddin İhsangAğlu ismi , şaibelere karışmamıştır. MHP de tutarlı dıvranarak kendi adayızın arkasında sonuna kadardurmuştur. Htırlanacağı üzere birzamanlar Erdoğan siyasette yasaklı iken CHP'nin o zamanki lideri, kendisiyle yaptığıgörüşme sonrasındaattığı bir adımla Erdoğan'ın önüaçmıştır. 7 HaziranSeçimlerinden sonraysa daha işinbaşında Erdoğan'la ikinci o görüşerek hem kendisinin hem de partisi nin güvenilirliğinizedelemiştir. Şüphelere {ş muvazaa iddialarına y_Ğvol açmıştır. CHP, M7 Haziran'dan sonr sadece bunu yapmamıştır. A KP tarafından önü açılan terör örgütününsiyasi kanadını om?şr aktör olarak muhatap almış, MHP'yide onlarla birlikte aynı masa etrafında toplayabileceği zehabına kapılmıştır. Diğer taraftanCHP h(E koalisyon ortağı olma histerisi /le AKP'ye taviz üstüne taviz vererek as ı koltuk de ,$ ğneği kendisi olmuştur." Yalç |ne} "politikanın toz ve dumanında HDP'nin nereden gAllp ner eye gittiğinin unutturulmoRk istendiğini" ilzri sürerek cHP'nin HDP'ye karşı takındığı tutumun seebinin belli olduğuu bildirdi. HDP'nin bölüÖ-ü örgütünmilitanlarına hala silahlarhı bııakma çağısında b ulunmadığını belit)en Yalçın, açıklamasına şö yle devam etti: "Hiç kimse MHP'den PKK'nın sisylsi \´ kanadının önünü açan, onun meşruiyetine güç katan bir tavır beklememelidir. Bu deömek değildirki onlarla parlzJmhnto çatısı altında bulunmayacağız. MHP'ye, 'Meclis'te yan yana oturuyorsunuz. O zaman Meclis'e de girmeyiniz' diyenler haddini bilmemektedir. Bu uihri a öne süren zavallılar, hadlerini bilmemekle kalmayıp HDP'nin Türkiye'yi nereye götürmek istediğini de bilmemekpedi£ler. M HP, bölücDü te rJöf örgtü temsilcileminin siyaseti domine etme gayretlerin iengellemiştir. HDP'nin siyaseti dmine etmes ine mani olmak veonun gerçek yüzünün iyibilinmesini sağlamak başka şeydir, Meclis çatısı altında buluumak başa şeydir. TBMM mille t irud&esini tecelligahıdır.Milletin ylahhna saygımız vardır. Bir partinin kadrosu ihanet için(deyse o# oy verenle rin hepsinin !ihaRnet `çinde olduğu anlamına gelmez. Bizim tavrımız Türk seçmenie değil, o seçmenin oylarını kullanarak milletimizin bütünlüIüne göz dikenlere, Türkiye topraklarında bir paralel devlet oluşturmaya çalışanlaradır." "MHP'nin80 ill-etvekiili al£ınc şma*an ;ve *siyasketLn baskın atörü olmaya soyunanHDP'ye ayna tutarak bu partinin gerçek yüzünü çabucak gösterdiğiniP" ve onun PKK'nın siyasi kanadından başka bi r şey olmadığını kamuoyunun nazarlarıJna sunduğunu ḯddia eden Yalçın, şunl]|ı kaydetti: j "Meclis Başkanlığı seçiminde de v aktinden önc e tutum alarak sonucu Şt$yin edip siyasette ön almaya çalışanHDP, başarılı ol amadığı için dir ki şimdi partimize sataşmaktadır. Siyashte doğru tahliller yapabi$mek için sonuçlara değil, sebep ve gerekçelere bakılmalıdır. MHP bugüne kadar hiçbir şekilde sözünde durmamaEzlık etmemiş, ilkelinĞen tav iz vermemiştir. Gerçekler bir yana bırakılıp mu eleştirilecektir? Elbette siyasettegerektiğinde esnek davranılır ama bu, kaypaklık v ilkesizliğe y:ol açmamalıdır. Esnemenin d asgarKi kurallarıvardır. Midesi geniş, her yolu mubah sayan, her reUy_i kaldıran işkemip siyaseti, MHP'nin inançlarına ; fikirlerine terst ir. Hele milletimize si=ah doğ rultmaya hazır bir güruhumuhatap almaya, rY MHP'nin siyaset anlayışında yeryoktur. Şimdi bekleyip göreceğiz. MHP'y!i seviyesizbir dille suçlyanları(n, önümüzyeki haft a başlamasıbeklenen koalisyon görüşmel eri sırasında ne kadar ilkeli ve tutarlı davrandıklarını, seçim meydanlarında halka verdikleri sözlerde ne kadarduracaklarını, milletimizi aldatıp aldatmayacaklarına hep birlikte şahit olncağız." | MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, "Kendilerini MHP üzerinden öne çıkarmaya ve lokomotif olup çekmek istedikleri siyaset trenine katar olarak eklemeye çalışanların Meclis Başkanlığı seçiminin sonuçları belli olur olmaz koro halinde MHP'yi suçlamaya başladığını" belirterek "MHP'ye yönelik haksız suçlamaların nedeni, partimizin yanlış bir tutum takınması değil AKP karşısında siyasi bir blok vehmedenlerin yanlış yola sapmaları ve hedefledikleri çıkar istasyona ulaşamamalarıdır" ifadesini kullandı. AKP'ye karşı yüzde 60'lık bir blok oluştuğunu söyleyerek bu blokun ortak hareket edebileceğini varsayanların hatasının kendi kurgularında MHP'yi belli bir konuma oturtabileceklerini sanmak olduğunu bildiren Yalçın, açıklamasına şöyle devam etti: "Gerçeküstü hesaplar yaparak demokrasiye ve Türkiye'nin bütünlüğüne inancı olmayan, silah zoruyla oy devşiren sanal siyaset aktörlerinin bulunduğu bir kulvara MHP'nin gireceğini sananlar, gerçekten yanılgı içindedir. Bu gibiler, ne Türk siyasetini ne MHP'yi ne de Türkiye gerçeklerini bilmektedirler. Bunların hülyaları, animasyon sektöründe oyun kurucu, adalet dağıtıcı olarak üretilen sanal kahramanlarla kurgu bilim ve çizgi film karakterlerine gerçek hayatta rol biçmeye çalışmaktan farksızdır. Hal böyle olunca MHP'nin Türk siyasetindeki istikrarlı çizgisi ve istikrarlı duruşuyla PKK'nın siyasi kanadı olan HDP'ye karşı tutumu karşısında siyaset aktörleri ve kamuoyu birkaç parçaya bölünmüştür. Bunlardan biri MHP'yi gerçekten anlamayanlar, diğeri de anlamazdan gelenlerdir. MHP'yi anlamayanlar, PKK'nın siyasi temsilcilerinin de nereden gelip nereye gittiğini anlamaktan aciz durumdadır. MHP'yi anlamazdan gelenlerse hem MHP'nin temsil ettiği misyonun Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüyle yakından alakalı olduğunu hem de PKK'nın siyasi kanadı olan HDP'nin sahte demokrasi havarisi olduğunu, aslında gücünü PKK-KCK'nın silahlı dayatmasından aldığını görmezden gelmektedir." AK Parti ile bazı medya organlarının başından beri MHP'yi CHP ve HDP ile aynı safta ve müttefik olarak hareket etmekle suçladığını bildiren Yalçın, şu görüşleri dile getirdi: "MHP'nin HDP ile aynı kulvarda yer almayacağı baştan belliydi. Buna rağmen CHP ve HDP kendi kendilerine gelin güvey olmuşlardır. Siyasette oyun kurmayı bilmeyip daha başından başkalarının kurduğu oyunların figüranı olanların varacağı yer bellidir. Halbuki MHP'nin, Meclis Başkanlığı seçiminin 3. turunda nasıl bir tavır takınacağı Genel Başkanımız Devlet Bahçeli tarafından net cümlelerle ifade edilmiştir. Yani MHP, bu konuda gayet açık davranmış, başından beri sergilediği ilkeli tutumundan sapmamıştır. MHP, seçim akşamından beri, hatta öncesinde de kartlarını açık oynamıştır. O bakımdan MHP'nin siyasetteki hamlelerinin sonuçta nereye varabileceğini kestirmek hiç de zor değildir. Ancak partimizi gerçek konumundan başka yerlere koyanlar, bundan umut devşirmeye, buradan hayal ve ütopya çıkarmaya çalışmışlardır." "MHP'nin Meclis Başkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun vaktiyle CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olmuş ama bu parti yeterince arkasında durmadığı için kendi tabanının tam desteğini sağlayamadığına" işaret eden Yalçın, şu değerlendirmeyi yaptı: "Peki, CHP neden Ekmeleddin İhsanoğlu'nu Meclis Başkanı seçtirmeyi düşünmemiş, onu desteklememiştir? Kendisini 'yüzde 60 sanal bloku'nun önderi gibi tanımlayan CHP, neden daha ortada fol yok yumurta yokken Tayyip Erdoğan'la görüşerek şüpheleri üzerine çeken bir ismi aday olarak belirlemiştir? Neden HDP gibi siyasette dominant aktör olmaya soyunan demokrasi havarisi kılığındaki bölücü terör örgütü temsilcilerinin taktiklerinden medet ummuştur? Halbuki Ekmeleddin İhsanoğlu ismi, şaibelere karışmamıştır. MHP de tutarlı davranarak kendi adayının arkasında sonuna kadar durmuştur. Hatırlanacağı üzere bir zamanlar Erdoğan siyasette yasaklı iken CHP'nin o zamanki lideri, kendisiyle yaptığı görüşme sonrasında attığı bir adımla Erdoğan'ın önü açmıştır. 7 Haziran Seçimlerinden sonraysa daha işin başında Erdoğan'la ikinci kez görüşerek hem kendisinin hem de partisinin güvenilirliğini zedelemiştir. Şüphelere ve muvazaa iddialarına yol açmıştır. CHP, 7 Haziran'dan sonra sadece bunu yapmamıştır. AKP tarafından önü açılan terör örgütünün siyasi kanadını meşru aktör olarak muhatap almış, MHP'yi de onlarla birlikte aynı masa etrafında toplayabileceği zehabına kapılmıştır. Diğer taraftan CHP koalisyon ortağı olma histerisi ile AKP'ye taviz üstüne taviz vererek asıl koltuk değneği kendisi olmuştur." Yalçın, "politikanın toz ve dumanında HDP'nin nereden gelip nereye gittiğinin unutturulmak istendiğini" ileri sürerek MHP'nin HDP'ye karşı takındığı tutumun sebebinin belli olduğunu bildirdi. HDP'nin bölücü örgütün militanlarına hala silahları bırakma çağrısında bulunmadığını belirten Yalçın, açıklamasına şöyle devam etti: "Hiç kimse MHP'den PKK'nın siyasi kanadının önünü açan, onun meşruiyetine güç katan bir tavır beklememelidir. Bu demek değildir ki onlarla parlamento çatısı altında bulunmayacağız. MHP'ye, 'Meclis'te yan yana oturuyorsunuz. O zaman Meclis'e de girmeyiniz' diyenler haddini bilmemektedir. Bu fikri öne süren zavallılar, hadlerini bilmemekle kalmayıp HDP'nin Türkiye'yi nereye götürmek istediğini de bilmemektedirler. MHP, bölücü terör örgütü temsilcilerinin siyaseti domine etme gayretlerini engellemiştir. HDP'nin siyaseti domine etmesine mani olmak ve onun gerçek yüzünün iyi bilinmesini sağlamak başka şeydir, Meclis çatısı altında bulunmak başka şeydir. TBMM millet iradesinin tecelligahıdır. Milletin oylarına saygımız vardır. Bir partinin kadrosu ihanet içindeyse on oy verenlerin hepsinin ihanet içinde olduğu anlamına gelmez. Bizim tavrımız Türk seçmenine değil, o seçmenin oylarını kullanarak milletimizin bütünlüğüne göz dikenlere, Türkiye topraklarında bir paralel devlet oluşturmaya çalışanlaradır." "MHP'nin 80 milletvekili alınca şımaran ve siyasetin baskın aktörü olmaya soyunan HDP'ye ayna tutarak bu partinin gerçek yüzünü çabucak gösterdiğini" ve onun PKK'nın siyasi kanadından başka bir şey olmadığını kamuoyunun nazarlarına sunduğunu iddia eden Yalçın, şunları kaydetti: "Meclis Başkanlığı seçiminde de vaktinden önce tutum alarak sonucu tayin edip siyasette ön almaya çalışan HDP, başarılı olamadığı içindir ki şimdi partimize sataşmaktadır. Siyasette doğru tahliller yapabilmek için sonuçlara değil, sebep ve gerekçelere bakılmalıdır. MHP bugüne kadar hiçbir şekilde sözünde durmamazlık etmemiş, ilkelerinden taviz vermemiştir. Gerçekler bir yana bırakılıp bu mu eleştirilecektir? Elbette siyasette gerektiğinde esnek davranılır ama bu, kaypaklık ve ilkesizliğe yol açmamalıdır. Esnemenin de asgari kuralları vardır. Midesi geniş, her yolu mubah sayan, her şeyi kaldıran işkembe siyaseti, MHP'nin inançlarına ve fikirlerine terstir. Hele milletimize silah doğrultmaya hazır bir güruhu muhatap almaya, MHP'nin siyaset anlayışında yer yoktur. Şimdi bekleyip göreceğiz. MHP'yi seviyesiz bir dille suçlayanların, önümüzdeki hafta başlaması beklenen koalisyon görüşmeleri sırasında ne kadar ilkeli ve tutarlı davrandıklarını, seçim meydanlarında halka verdikleri sözlerde ne kadar duracaklarını, milletimizi aldatıp aldatmayacaklarına hep birlikte şahit olacağız." |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
K a gece, D-100 Karayolu Avcılar istikametinde me ydana s geldi. Bir otomobil başkabir araca çarptıktgn *ü sonra yan yoldaki otobüs durağına girdi. Çevreye çok sayıda sağlık kbi sevkedildi. Yaralılar ilk müdahalenin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldg. Kazanın tam olarak nasıl gerçekleştiğini belirlemek için inceleme başlatıldı. | Kaza gece, D-100 Karayolu Avcılar istikametinde meydana geldi. Bir otomobil başka bir araca çarptıktan sonra yan yoldaki otobüs durağına girdi. Çevreye çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar ilk müdahalenin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazanın tam olarak nasıl gerçekleştiğini belirlemek için inceleme başlatıldı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
haberi! Peçn Harekatı il e koordineli olarak Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine düz enlenen hava harekatıda PKK'lı teröPristlere ait TnA silah mevzisi, sığınakve barınaklar vuru ldu. nili Savunma Bakanlığı'ndn _s) yapılan açıklamaya öre, harekatta 2 PKK'lıterörist daha etkisiz hale getiuildi. | haberi! Pençe Harekatı ile koordineli olarak Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine düzenlenen hava harekatında PKK'lı teröristlere ait silah mevzisi, sığınak ve barınaklar vuruldu. Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, harekatta 2 PKK'lı terörist daha etkisiz hale getirildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
'da buluman , s^z fotoğraf ve doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor. PTürkiy'nin sgfklı bB cennetlerinden biri olarak gösterilen Karagöl, yöredeki diğer bazı göller gibi 1800'lü yılların başında meydana gelÜn heyelanda küçük ir de renin önünün toprak ütlesiyle kapanm gsı sonucu oluşur Borçka'ya 27 kilometre mesafede yer alangöl ile çevresindeki vadiler v yaylalarda ortaya çıkan manzara, şehir ve iş D yaşantısının stresinden uzaklaşıp, doğaylabaş başa vakit geçirmek isteyenleri kendineçekiyor. Bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler “Burada yaz mevsimin doya doy$ yaşıyoruz. Doğa insanı dinlendiriyor, insana humur ve yÜşama sevinciveriyor” derken, BorçkaBelediye Başkanı As lan Atan ziyaetlerden duy.Sğu memnuniyeti dile getiriyor. | 'da bulunan , fotoğraf ve doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor. Türkiye'nin saklı cennetlerinden biri olarak gösterilen Karagöl, yöredeki diğer bazı göller gibi 1800'lü yılların başında meydana gelen heyelanda küçük bir derenin önünün toprak kütlesiyle kapanması sonucu oluştu. Borçka'ya 27 kilometre mesafede yer alan göl ile çevresindeki vadiler ve yaylalarda ortaya çıkan manzara, şehir ve iş yaşantısının stresinden uzaklaşıp, doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenleri kendine çekiyor. Bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler “Burada yaz mevsimin doya doya yaşıyoruz. Doğa insanı dinlendiriyor, insana huzur ve yaşama sevinci veriyor” derken, Borçka Belediye Başkanı Aslan Atan ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Bursa'nın İnik ilçesinde serinlemek için göle giren 4 kişi boğuu-. !Alınan bilgiye göre , kırsal Göllüce ahalle yakınlarındaki İznk Gölü kıyısına gelen Cemil ve Aynur Özdemir ile Mel ike ve Zehra Kebapçı, göle gar*̈́. Bu kişilerin bir sürm sonragölde kaybolduklarını fark eden çevredeki vatandaşlar, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. İznik Jandarma Asayiş p^ Bot Komutanlı ğı ekipleri gölde aramayaptı. Ekipler, Cemil ve Aynur zdmir ile Zehra K Uebapçğı'yı suda çıkardı. 112acil servis ekipleri, CemilÖzdemir i l e Zehra Kebapçı'nın yaş amını yitirdiğini belirledi. Ambulansla İznik Devlet Hastanesine kaldııln Aynu r Öze{Lmir ise yapılan müahaeye rağmen kurta|!rılamadı. Rkiplerk, dio. süre sonra gölde kayobolan MelIke Kebapçı'nın da cesedine ulaştı. | Bursa'nın İznik ilçesinde serinlemek için göle giren 4 kişi boğuldu. Alınan bilgiye göre, kırsal Göllüce Mahallesi yakınlarındaki İznik Gölü kıyısına gelen Cemil ve Aynur Özdemir ile Melike ve Zehra Kebapçı, göle girdi. Bu kişilerin bir süre sonra gölde kaybolduklarını fark eden çevredeki vatandaşlar, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. İznik Jandarma Asayiş Bot Komutanlığı ekipleri gölde arama yaptı. Ekipler, Cemil ve Aynur Özdemir ile Zehra Kebapçı'yı sudan çıkardı. 112 acil servis ekipleri, Cemil Özdemir ile Zehra Kebapçı'nın yaşamını yitirdiğini belirledi. Ambulansla İznik Devlet Hastanesine kaldırılan Aynur Özdemir ise yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Ekipler, bir süre sonra gölde kaybolan Melike Kebapçı'nın da cesedine ulaştı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
CHP BaşkanvekilleriKemal Anadol, Hakkı Süha Okay şe Kemal Kılıçdaroğu, Anayasa taslağıyla ilgili olarak AK Parti’yi ziyaret etti. Görüşmeninardından CHP adına açıklama apan zr]p Başkanvekili Ke ml Anadol, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısı ile parti kapatılmalarına yömnlök 3 konunun, Anayasa seğişikliği paketinden çıkarılması önerisini, yazeılı olarak #A~ Parti Grubuna ilettiklerini söyledi. Baykal vm CHP'nin ana dile ğinin; bu3 konuyla ilgili madelei, TZK 24. dönem parlamentosunda mzakr edlm/esh olduğun ifade eden Anadol, ''Sayın Baykal çok açı söyledik|, ,unu ka!ul etmiyorlarsa, önceki önerisinin, ortadan kalk]tığı anlamına gelmez. Yani b u 3konunun pakette çıkarılması, diğerlerinin ,eclis*ate oylanması, bunun ayrı mütala edi{lmsi. Referanduma gidilecekse, bunun gitmesi.Önerimiz d e bu'' dedi. Anadol, J'içerieki havanın nasıl olduğu?'' sorusuna ise, ''Portakal suyu, nar suyu ve çay vardı'' diy e kerşılık verdi. CHP'lilerin ziyaretinin ardından AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir \ Bozdağ, Suat Kılıç ve Ayşenur Bahçekapılı ie gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bozdağ i se, yaptığı açıklamada, Başbakan Recep Erdoğan'ın ABD'de bulunduğunu belirterek, “Kendisğ geldikten sonra öneriy i partimizin yetkili kurullarda t;Ö değerlendireceğiz” dedi. Komisyondaki çalışm aların hatırlatılması üzerine Bozdağ,"Bir mutabakat temin edilir mi edilt&mez mi; onu şu aşamada söyleme imkanı yok. Komisyon un çalışması, böylesi bir konuya engel değildir'' dedi. Bozdağ, şöyle konuştu: "Palketten çıkrmayc lDgili de bir şey sö konusu #eğil. Sadece halk oylamasıylı ilgili fı>mda, farklı bir yaklaşımsöz konusu. Bununlailgili de bir müzakere yapacağız ve ondan s}nJ ̈́u'nun neticesini sizle?l paylaşac ağız." CHP G{ıeuel Başkanı DenizBaykal'ın 3 maddenin askıya c alınarak, seçim sonrasın* bırakılması önerisinin anımsatılması üzerne ~# Bozdağ, ''Bizimle paylaştıkları o öneri değil, önceki söylediğim ner<nir'' ed. CHP’nin üç Grup Başkanvekili AK Parti’den sonra MHP’yi ziyaret ttai. MHP Grup Başkanvekilleriyle yapılan gögrüşmenin ardından açıkl ama yacan CHP Grup Başkanvekili Okay, “Anayasa değişiklikleri big toplumsal mutabakattır. BşylIes-ine bir değişikldğin parlamentoda grubu bulunan tüm siyasi $dU partilerin ve tüm milletvekillerinin azam i ia>e?sini yansıtma spı gerekir.” t|HP adı!na açklama >e|pan partiin GrupBaşkanvekili Meh met Şandır ise şunlar ı kaydeştti: '*'Bi´z GAnaysa değişikliklerinin bir uzlaşmayla, toplumsal mutabakat i% temin edilerek, Mecliszemininde en geniş ölçe >e kte katılımla gerçekleştirilmesini istiyoruz. Vs, Bunun sağlanamadığı, bunun aranmadığı inancındayız. AK PHrti birAnayasa değiYşiklik teklifiniMeclis’e dayatmaktadır. Boir uzlaşBa arayışı içerisin de değildir. MHP o larak biz Anayasa değişikliğinin üslubunu ve uuünü yeterli bElmuyorUuz, karşı çıkıyoruz ve katkı vermeyceğimizi de ilk günden ifade ettik.Değerlendirmeyi, bu gelişmelerden sonra partimizin yetkili kurulları, sayın +U genel başkanımız yapacaktır.'' CHP Grup Başkanvekilleri,yarın saat 11.00’de BDP’ yi ziy aret edecek. | CHP Başkanvekilleri Kemal Anadol, Hakkı Süha Okay ve Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa taslağıyla ilgili olarak AK Parti’yi ziyaret etti. Görüşmenin ardından CHP adına açıklama yapan Grup Başkanvekili Kemal Anadol, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısı ile parti kapatılmalarına yönelik 3 konunun, Anayasa değişikliği paketinden çıkarılması önerisini, yazılı olarak AK Parti Grubuna ilettiklerini söyledi. Baykal ve CHP'nin ana dileğinin; bu 3 konuyla ilgili maddelerin, 24. dönem parlamentosunda müzakere edilmesi olduğunu ifade eden Anadol, ''Sayın Baykal çok açık söyledi, bunu kabul etmiyorlarsa, önceki önerisinin, ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yani bu 3 konunun paketten çıkarılması, diğerlerinin Mecliste oylanması, bunun ayrı mütala edilmesi. Referanduma gidilecekse, bunun gitmesi. Önerimiz de bu'' dedi. Anadol, ''içerideki havanın nasıl olduğu?'' sorusuna ise, ''Portakal suyu, nar suyu ve çay vardı'' diye karşılık verdi. CHP'lilerin ziyaretinin ardından AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Suat Kılıç ve Ayşenur Bahçekapılı ile gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bozdağ ise, yaptığı açıklamada, Başbakan Recep Erdoğan'ın ABD'de bulunduğunu belirterek, “Kendisi geldikten sonra öneriyi partimizin yetkili kurullarda değerlendireceğiz” dedi. Komisyondaki çalışmaların hatırlatılması üzerine Bozdağ, "Bir mutabakat temin edilir mi edilemez mi; onu şu aşamada söyleme imkanı yok. Komisyonun çalışması, böylesi bir konuya engel değildir'' dedi. Bozdağ, şöyle konuştu: "Paketten çıkarmayla ilgili de bir şey söz konusu değil. Sadece halk oylamasıyla ilgili kısımda, farklı bir yaklaşım söz konusu. Bununla ilgili de bir müzakere yapacağız ve ondan sonra bunun neticesini sizlerle paylaşacağız." CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın 3 maddenin askıya alınarak, seçim sonrasına bırakılması önerisinin anımsatılması üzerine Bozdağ, ''Bizimle paylaştıkları o öneri değil, önceki söylediğim öneridir'' dedi. CHP’nin üç Grup Başkanvekili AK Parti’den sonra MHP’yi ziyaret etti. MHP Grup Başkanvekilleriyle yapılan görüşmenin ardından açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Okay, “Anayasa değişiklikleri bir toplumsal mutabakattır. Böylesine bir değişikliğin parlamentoda grubu bulunan tüm siyasi partilerin ve tüm milletvekillerinin azami iradesini yansıtması gerekir.” MHP adına açıklama yapan partinin Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise şunları kaydetti: ''Biz Anayasa değişikliklerinin bir uzlaşmayla, toplumsal mutabakat temin edilerek, Meclis zemininde en geniş ölçekte katılımla gerçekleştirilmesini istiyoruz. Bunun sağlanamadığı, bunun aranmadığı inancındayız. AK Parti bir Anayasa değişiklik teklifini Meclis’e dayatmaktadır. Bir uzlaşma arayışı içerisinde değildir. MHP olarak biz Anayasa değişikliğinin üslubunu ve usulünü yeterli bulmuyoruz, karşı çıkıyoruz ve katkı vermeyeceğimizi de ilk günden ifade ettik. Değerlendirmeyi, bu gelişmelerden sonra partimizin yetkili kurulları, sayın genel başkanımız yapacaktır.'' CHP Grup Başkanvekilleri, yarın saat 11.00’de BDP’yi ziyaret edecek. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla HazineMüsteşarlığı'nda KHK'larla ihr]şç edilenlere FETÖ operasyonu başlatıldı.19 k işi hakkında gözaltı kararı verilirken 6 oIi kişi gözaltına alındı. Akara Emniyet Müdürlüğü al Su çlarla Mücadele Şubesi'nin yürüttüğü operasyo nda gözaltı listesinde b ir daire ba şkanı, hazine u/zmanlaı ve uz´a= yardımcıları var. | Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Hazine Müsteşarlığı'nda KHK'larla ihraç edilenlere FETÖ operasyonu başlatıldı. 19 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken 6 kişi gözaltına alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'nin yürüttüğü operasyonda gözaltı listesinde bir daire başkanı, hazine uzmanları ve uzman yardımcıları var. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
ABD Başkanı Barack Obamau, tartışmalı sağlık reformuyla ilgili } basın toplantısı düzenledi . Konuşma sırasında Obama'nın arkasında sağlık sistemine kaydedilmiş bi rgrup Amerikan Oatantdaşı da hazır bulundu. Ancak konuşmayaklaşık yarım saati bulunca, Obama’nın hemen ardında yer alan bir kadının fenalaştığı görüldü. Kadın, sendelemeye başladı ve tam bayılmak :ze-eken diğerlerinin müdahalesiyle ayakta kazlabildi. O sırada, kadıa yard ım etmek için hemen ıc konuşmasına ara ver=~n Obama, "İyisiniz, buradayım, tuttum sizi. İyisiniz" d+edi ve ardından da uv "Çok uzun konuştuğumda böyle şeyler oluyor" d!ğyZe espri yaptı. Öte yandan Oba a, sağlı reformu kapsamındaki sigortalara ba şvurmak için kullanılan internet sitesine erişimde yaşanan zorluklarla ilgili olarak, "Hiç kimse, (internet sitesignin olması gerektiği gibi çalışmamasınedeniyle) b enden daha fazlahayal kırıklığına uğramış,benden daha öfzeli değil. Bu sorunl[rın hiçbir erekeli yok ı´ düzeltmek için üzerinde çalışılıyor. Tüm sorunların giderileceğineeminiz" dedi. Obama, in£rneBt sitesi üzerinde başvuruda bulunanlardan bazıları zorluklar yaşasa da kayı yaptırabilenlerin neceeen ço k etkilendiğini, başvuruların -̈́ telefon y oluyla iğm ya d belir li merkezlerde yüz yüze olarak da yapılaKbi\eceğini kaydetti. Ayrıcae, internet sitesindeki teknik sorunların,sağlık reformu yasasında daha geniş kapsamlı aksaklıkların bir göstergesi olmadığını vu^gulad>K | ABD Başkanı Barack Obama, tartışmalı sağlık reformuyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Konuşma sırasında Obama'nın arkasında sağlık sistemine kaydedilmiş bir grup Amerikan vatandaşı da hazır bulundu. Ancak konuşma yaklaşık yarım saati bulunca, Obama’nın hemen ardında yer alan bir kadının fenalaştığı görüldü. Kadın, sendelemeye başladı ve tam bayılmak üzereyken diğerlerinin müdahalesiyle ayakta kalabildi. O sırada, kadına yardım etmek için hemen konuşmasına ara veren Obama, "İyisiniz, buradayım, tuttum sizi. İyisiniz" dedi ve ardından da "Çok uzun konuştuğumda böyle şeyler oluyor" diye espri yaptı. Öte yandan Obama, sağlık reformu kapsamındaki sigortalara başvurmak için kullanılan internet sitesine erişimde yaşanan zorluklarla ilgili olarak, "Hiç kimse, (internet sitesinin olması gerektiği gibi çalışmaması nedeniyle) benden daha fazla hayal kırıklığına uğramış, benden daha öfkeli değil. Bu sorunların hiçbir gerekçesi yok ama düzeltmek için üzerinde çalışılıyor. Tüm sorunların giderileceğine eminiz" dedi. Obama, internet sitesi üzerinde başvuruda bulunanlardan bazıları zorluklar yaşasa da kayıt yaptırabilenlerin neticeden çok etkilendiğini, başvuruların telefon yoluyla ya da belirli merkezlerde yüz yüze olarak da yapılabileceğini kaydetti. Ayrıca, internet sitesindeki teknik sorunların, sağlık reformu yasasında daha geniş kapsamlı aksaklıkların bir göstergesi olmadığını vurguladı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Suudi Arabistan Veliaht rrensi Muhammed bi n Selmn, Suudigazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ardından ylNk yu rt dışı ziyaretine çıktı. Sşu_i Arabistan resmT hab G ajansı SPA'nın ha berine göre, Kraliyet Divanından yapılan yazılı açıklamada, Veliaht Prens Bin S̈́lFan'ın, bazı '[R Arap ülkelerini z ziyaret e)mek üzere ülkeden ayr l-ığı belirtildi. Açıklamada, VeliahtPrens'in ssPz konusu ziyaretlk= PG Kral Selman bin Abdulaziz'in talimatları doğrultusundja ülkenin bölgesel ve uluslararası ilişkilerinin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştireceği iade edildi. Kraliyet Divanı'dan yapvılan açıklamada Veliaht Prens'in hangi ülkeler i zisaret edeceği b ilgisine yer v$rilmez$ken, Suudi Arabistan'ın l Eşm Arabiya televizy ond ise Bin Selman'ın il= durağının Birleşik |rap Emirlikleri (BAE) olduğunu -uy]rdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid Abdulaziz /el-Falih, önceki gün yaptığı açıklamada, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın sz ilk yurt dışı turu kapsaEmıPjda 30 y) Kasım-1 Aralık tarihlerine Arjaütin'de rerçekleştirilmesi planlanan G-20 Zirvesi'ne kat ılcağını belirtmişti. Favih, söz konusu yurt dıı turunun Arjantrn dışında hangi ülkeleri kapsayacağına ilişkin is e bilgi vermemişti. Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü 2 Ekim'denbu yana Vj;liaht Prens Muhammed bin Selman ilk kez h+ bir yurt dışı ziyareti gerçekleştiriyor. | Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretine çıktı. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın haberine göre, Kraliyet Divanından yapılan yazılı açıklamada, Veliaht Prens Bin Selman'ın, bazı Arap ülkelerini ziyaret etmek üzere ülkeden ayrıldığı belirtildi. Açıklamada, Veliaht Prens'in söz konusu ziyaretleri Kral Selman bin Abdulaziz'in talimatları doğrultusunda ülkenin bölgesel ve uluslararası ilişkilerinin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştireceği ifade edildi. Kraliyet Divanı'dan yapılan açıklamada Veliaht Prens'in hangi ülkeleri ziyaret edeceği bilgisine yer verilmezken, Suudi Arabistan'ın Al Arabiya televizyonu ise Bin Selman'ın ilk durağının Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olduğunu duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid Abdulaziz el-Falih, önceki gün yaptığı açıklamada, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın ilk yurt dışı turu kapsamında 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde Arjantin'de gerçekleştirilmesi planlanan G-20 Zirvesi'ne katılacağını belirtmişti. Falih, söz konusu yurt dışı turunun Arjantin dışında hangi ülkeleri kapsayacağına ilişkin ise bilgi vermemişti. Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü 2 Ekim'den bu yana Veliaht Prens Muhammed bin Selman ilk kez bir yurt dışı ziyareti gerçekleştiriyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Hükümete yakın Yeni Akit gazetesi yazarı Dilipak, seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.Dilipak, “Sonuç b& balıklo yazısında, “AK Parti İstGnbudl, Ankara, İzmir, Adana v Antalya gibi büyükşehirleri kaybetti. BDah doğrusu İstanbul konusunda i_orazlar var. Aynı şek ilde belediye başkanlıkları ve beledye meclis üyenliklerinde de farklılık söz konusu. Bu da birçok il ve ilçede gelecekte ciddi sorunlara sebep rP olabilir” dedi. Dilipak, yazısında “Eğer bKu son uçlar o iyi oku nup tabandangelen sesekulak bj$ verilmezse G sonuçsonun başlangıcı o]lbilir” ifadelerini kullandı. Dilipak’ın yo#z$sının ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dan gefen mesaj ise dikkat çekti. Kalın, sosyal medya hesabından “Birileri yine ‘Erdoğan için sonu)* başlangı cı’ söylemini j ısıtmaya çalışıyor. eçeklerden uzak senaryolarla kendilerini avutyorlar. AK Parti oyların 44.3’ünü, Cumhur İttifakı 51.6’sını kazandı. 2023’e kadar seçimyok. Demokrasi yarış ını ideolojik kö rlüğe dönüştürmeyelim” dedi. | Hükümete yakın Yeni Akit gazetesi yazarı Dilipak, seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Dilipak, “Sonuç bu” başlıklı yazısında, “AK Parti İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Antalya gibi büyükşehirleri kaybetti. Daha doğrusu İstanbul konusunda itirazlar var. Aynı şekilde belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyeliklerinde de farklılık söz konusu. Bu da birçok il ve ilçede gelecekte ciddi sorunlara sebep olabilir” dedi. Dilipak, yazısında “Eğer bu sonuçlar iyi okunup tabandan gelen sese kulak verilmezse bu sonuç sonun başlangıcı olabilir” ifadelerini kullandı. Dilipak’ın yazısının ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dan gelen mesaj ise dikkat çekti. Kalın, sosyal medya hesabından “Birileri yine ‘Erdoğan için sonun başlangıcı’ söylemini ısıtmaya çalışıyor. Gerçeklerden uzak senaryolarla kendilerini avutuyorlar. AK Parti oyların 44.3’ünü, Cumhur İttifakı 51.6’sını kazandı. 2023’e kadar seçim yok. Demokrasi yarışını ideolojik körlüğe dönüştürmeyelim” dedi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Milli E[itim Bakanlığınca (MEB),gelecek yıl ortaokullarda Arnavutça ve BToşnaç dilleri seçmeli ders olarakmüfredata lıundı. Programları Ualim ve Terbiye Kurulunun o nayından geçen er iki dil, Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında ortaokullarda seçmeli okutulacak. AA muhabirinin MEB yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanlığı ve Bosna-Hersek Federasyonu Eğitim ve Bil̈́k Bakanlığı himayesir)dge geçen yıl nisan ayında düzenlenen "Tercihim Türkçe Pojesi" kapsamında, Bosna HMersek K devlet okullarında eçmel , ders ol arak Türk çe öğrenen öğenciler içÜn "4. Geleneksel Çocuk Şenliği" düzenlendi. Bakanlık heyet=inin bu programa katılımı sırasında, ıp Türkiye'deki ortaokullarda Yaşayan D iller ve Lehçeler rs kapsamındaBoşnakça ve Arnavutça dillerininde okutulması talebi gündeme geldi. Bu çerçev ede MEB ile Trakya Üniversitesi ' arasında, öğrencilerin farklı kültürleri tanımalarını sağlamak, Türkiye'de yaşayan diller ve lehçeleri gelecek kuşalara aktarabilmek amacıyla ortaokul öğrencilerine seçmlıi Yaşayan Diller ve Lehçeler de rsi kapsamınd ^ Arnavutça ve Boşnakça okutulması için geçn yılın ekim ayında işbirliği protokolü imzG_lanmıutı. Boşnakça ve A rnavuötça ders müfredatı, MEB T~mel Eğitim Genel Müdürlüğünün de katkılarıyla hazırlanarak değerlendirAlsek üzereTalim Terbiye Kurulu Başkanlğınoa sunuildu. Değerlendirme sür}eci g tamamlanan programın, jders kitap yazım çalışmalarına başlandı. Öğrenciler, elecek eğitim öğretim döneminden itibaren ortaokullarda Boşnakça )ve A{navtça dillerini tüm kademelerde seçmÜ=li öğrenebilecek. | Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB),gelecek yıl ortaokullarda Arnavutça ve Boşnakça dilleri seçmeli ders olarak müfredata alındı. Programları Talim ve Terbiye Kurulunun onayından geçen her iki dil, Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında ortaokullarda seçmeli okutulacak. AA muhabirinin MEB yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanlığı ve Bosna-Hersek Federasyonu Eğitim ve Bilim Bakanlığı himayesinde geçen yıl nisan ayında düzenlenen "Tercihim Türkçe Projesi" kapsamında, Bosna Hersek devlet okullarında seçmeli ders olarak Türkçe öğrenen öğrenciler için "4. Geleneksel Çocuk Şenliği" düzenlendi. Bakanlık heyetinin bu programa katılımı sırasında, Türkiye'deki ortaokullarda Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında Boşnakça ve Arnavutça dillerinin de okutulması talebi gündeme geldi. Bu çerçevede MEB ile Trakya Üniversitesi arasında, öğrencilerin farklı kültürleri tanımalarını sağlamak, Türkiye'de yaşayan diller ve lehçeleri gelecek kuşaklara aktarabilmek amacıyla ortaokul öğrencilerine seçmeli Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında Arnavutça ve Boşnakça okutulması için geçen yılın ekim ayında işbirliği protokolü imzalanmıştı. Boşnakça ve Arnavutça ders müfredatı, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün de katkılarıyla hazırlanarak değerlendirilmek üzere Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına sunuldu. Değerlendirme süreci tamamlanan programın, ders kitap yazım çalışmalarına başlandı. Öğrenciler, gelecek eğitim öğretim döneminden itibaren ortaokullarda Boşnakça ve Arnavutça dillerini tüm kademelerde seçmeli öğrenebilecek. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
'da tütün sarma nedeniyle çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 3 %k:ş< yaralandı. Olay, saat 02.00 sıralarında merkez Selçuklu il çe Yazır Mahallesi Topak Sokak'taki kahvehanenin önünde ceyda%a geldM. DHA'nın l#V haberine göre, Sertaç Efe (38),emlakçılık yap aö arkadaşının işyerine gidip, sohbet etmeye başladı. Bu sırada yan taraftakahvehane işleten Murat Yağcı (36),komşusu olan emlakçının yanına geldi. Yağcı, sigara içmekiçin tütün sarn Efe'yeiddiaya göre, 'Böyle tüün sarılma yanlış sarıyorsun'dedi. Bunun üzerine Y(cı ile Efe arasında tartışma çıktı. Kısa süren tartışmanın ardından oradan ayrılan Efe, bir süre sonra tekrar geri geldi. Aracından inen Efe, kahvehaneönündeki Y$ağc'ya rFt tabancayla ateş eder e kgöğsünden yaraladı. Kanlar iiinde yere yığılan Yağcı'nın yanında [Fu bulunan yakınları Ertekin Kaçın (39) ve Hasan Barış (25) da tabancayla ateş şt ederek karşılık verdi. Ç´`kan silah lı çatışmada Efe el ve ayak parmaklarınd an, Hasan Barışile #o sırada eczaneye giderken yo ldan geçen Tunahan Yüncü kalçalarından yaralandı. Yaralılar ihbar üzerine çağrılan ambulansla ke>tt{eki hastanelere kald ırıldı. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedav altına alınan Yağcı, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. Polis, Ertekin Kaçın ile tedavilerinin ardından taburcu olan Hasan Brış ve SertaçEfe'yi gözaltınaaldı. Soruşturma s^rüyor. | 'da tütün sarma nedeniyle çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Olay, saat 02.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Yazır Mahallesi Topak Sokak'taki kahvehanenin önünde meydana geldi. DHA'nın haberine göre, Sertaç Efe (38),emlakçılık yapan arkadaşının iş yerine gidip, sohbet etmeye başladı. Bu sırada yan tarafta kahvehane işleten Murat Yağcı (36),komşusu olan emlakçının yanına geldi. Yağcı, sigara içmek için tütün saran Efe'ye iddiaya göre, 'Böyle tütün sarılmaz yanlış sarıyorsun' dedi. Bunun üzerine Yağcı ile Efe arasında tartışma çıktı. Kısa süren tartışmanın ardından oradan ayrılan Efe, bir süre sonra tekrar geri geldi. Aracından inen Efe, kahvehane önündeki Yağcı'ya tabancayla ateş ederek göğsünden yaraladı. Kanlar içinde yere yığılan Yağcı'nın yanında bulunan yakınları Ertekin Kaçın (39) ve Hasan Barış (25) da tabancayla ateş ederek karşılık verdi. Çıkan silahlı çatışmada Efe el ve ayak parmaklarından, Hasan Barış ile o sırada eczaneye giderken yoldan geçen Tunahan Yüncü kalçalarından yaralandı. Yaralılar ihbar üzerine çağrılan ambulansla kentteki hastanelere kaldırıldı. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi altına alınan Yağcı, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. Polis, Ertekin Kaçın ile tedavilerinin ardından taburcu olan Hasan Barış ve Sertaç Efe'yi gözaltına aldı. Soruşturma sürüyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Amerikangazetesi New Y!sork Times'ın haberinde, O2 yaşındaki Irma ve104 yaşında olan Harvey'nin b u raslantıya verdikleri tepki yer alıyor. Washinğton eyaletininSpokane şehrinde yaşa yan çift, ilk defa bir uçağı gördükleri anı, Büyük tğı Bunalım yıllarını, (üT Neil Armstrong'un Ay'a adın atması nı, $cD Başkanı ̈́ohn F. Kennedy'nin sikase kurbangittiği gün hatırlasa da hava olaylarının hayatlarınıetkilediği bir a (n hatırlamıyor. Gazeteye konuşan Irma Schluter, isimlerinin Ütün Amerikantelevizyonlarında sabahakşam yer almasına şaşırdıklarını söylüyor: "BuCnu nasılyaptıklarını bilmiyorum. Hacvey ve Irma... Nasıl bu ortaya çıktıÖ." Dünya Meteoroloji Ogaizasyonu 1979 yılından beri Atlantik Okyanusu'nda görülenkasırgalara sırayla erkek ve |adın isimleri kobMuybr. İsimleri içeren altı büyük liste sırayla dönerken, ancak çok büyük ol an ve yıkıcı etkilere yolaçan kasırgaların adlşarı emeklye ayrılıyor.İlk dr̈́fa 1981'de bir kasırgaya Harvey ismi verilmiş; 2011 yılında iseyol açtığı etkiler yüzünden a bir kasırga olara k Irene ismi emeklZğe d ayrılmış, yerine Irma elmişti. Harvey :v! Irmakasırgalarının ışimdiden yol açtıkları ,ığkıcı etkilere bakılırsa b u iki kasırganın beraber denk gelmesi tarHhüte bi r daha olmayacak.Sosyal medyada d^ Harvey ve I=r çifĞtin~in hikayesi büyük ilgi uyandırdı. NBC'dnin baş Beyaz Saray muhabiri Halie Jackson da haberi paylaşanlardandı. Ancak haAatları boyunca çocuklara evlerini açmıh olan çift, isimlerinin olumsuz ola kylar-a jnıasına üzülüyor. Şimdiye kadar hayatlarında hiç kasırga görmeyen çift, 1942'de evleğdiklerinde Harvey berberolarak çalışhıyordu. E v dFnı olan Irma ise evde yalnız olmaktan sıkılın ca evlerini çocuklara açmaya karar vermişler. Hayatları boyunca fiziksel ya da zihinsel engelli 1$=0 çVocuğu evlerine aldıkları belirtiliyor. İki m kasırganın yarattığı yıkıntıyı {ören Irma ise "Ne yapmak gerektiğini bil miyorum,hiç ğR böyle bir durumda bulunmadım. Nasıl olduğunu bilmese>mm d sanırım insanlara yardım etmeye çalışırdım" diyor. | Amerikan gazetesi New York Times'ın haberinde, 92 yaşındaki Irma ve 104 yaşında olan Harvey'nin bu raslantıya verdikleri tepki yer alıyor. Washington eyaletinin Spokane şehrinde yaşayan çift, ilk defa bir uçağı gördükleri anı, Büyük Bunalım yıllarını, Neil Armstrong'un Ay'a adım atmasını, ABD Başkanı John F. Kennedy'nin suikaste kurban gittiği günü hatırlasa da hava olaylarının hayatlarını etkilediği bir anı hatırlamıyor. Gazeteye konuşan Irma Schluter, isimlerinin bütün Amerikan televizyonlarında sabah akşam yer almasına şaşırdıklarını söylüyor: "Bunu nasıl yaptıklarını bilmiyorum. Harvey ve Irma... Nasıl bu ortaya çıktı." Dünya Meteoroloji Organizasyonu, 1979 yılından beri Atlantik Okyanusu'nda görülen kasırgalara sırayla erkek ve kadın isimleri koyuyor. İsimleri içeren altı büyük liste sırayla dönerken, ancak çok büyük olan ve yıkıcı etkilere yol açan kasırgaların adları emekliye ayrılıyor. İlk defa 1981'de bir kasırgaya Harvey ismi verilmiş; 2011 yılında ise yol açtığı etkiler yüzünden bir kasırga olarak Irene ismi emekliğe ayrılmış, yerine Irma gelmişti. Harvey ve Irma kasırgalarının şimdiden yol açtıkları yıkıcı etkilere bakılırsa bu iki kasırganın beraber denk gelmesi tarihte bir daha olmayacak. Sosyal medyada da Harvey ve Irma çiftinin hikayesi büyük ilgi uyandırdı. NBC'nin baş Beyaz Saray muhabiri Hallie Jackson da haberi paylaşanlardandı. Ancak hayatları boyunca çocuklara evlerini açmış olan çift, isimlerinin olumsuz olaylarla anılmasına üzülüyor. Şimdiye kadar hayatlarında hiç kasırga görmeyen çift, 1942'de evlendiklerinde Harvey berber olarak çalışıyordu. Ev kadını olan Irma ise evde yalnız olmaktan sıkılınca evlerini çocuklara açmaya karar vermişler. Hayatları boyunca fiziksel ya da zihinsel engelli 120 çocuğu evlerine aldıkları belirtiliyor. İki kasırganın yarattığı yıkıntıyı gören Irma ise "Ne yapmak gerektiğini bilmiyorum, hiç böyle bir durumda bulunmadım. Nasıl olduğunu bilmesem de sanırım insanlara yardım etmeye çalışırdım" diyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Çizimler ü zerine çalışaü ve çalışmaları dünya çapında kitapve dergilerde yayımlanan 'mimari fotoğrafçı' John Cleave, bukez İstanbul'u çizimlerine ta{ş%d. 'İki Kıt´nın Şehri: İstanbu l' kitabı için CleOave, önce İstanbul'un Topkapı, Ayasofa, Sultan Ahmet Camii b Kapalıçar-şısı gibi ünlü tarihi #{ mekanlarından modern me\kezlerine, İstanbulBoğazı'ndan ''Asya'daki İs tanbul''a,birçok önemli noktasın& foto ğrafladı. Cleave, dah a sonra bu foto[rafları dijital yöntemlerle kara kalem çalışmasıyapılmış gibi çizimlere dönüştürdü. Fotoğraflar üzernde bu şekilde oynayarak ilginç görüntler ortaya çıkaran sanatçı, bü e~ de fotoğraflarında eEki ile yeninin, üş ile gerçeğin arası nda 'masalsı' bir İstanbul y arattı. Çalışmasını Türkiye'nin Washington Büyükelçiliğinde tanıtan Cleave, ''İki Kıtanın Şehri: İstanbul''çalışmasında, Osmanlı ve Bizans'a başkentlik yapmış, ama aynı zamanda bugünkü modern Türkiye'nin en büyük metropolü olan İstanbul'un çeşitliliği ve görkeminikendi kişisel akıLşından ortaya koyuyor. Fotoğrafları dijital yöntemlerle & nasıl çizimlere dönüştürdüğnü ve çalışmasınan / 10 haftalık bir süreyi kapOsa[ıpğını anlatan Cleave'in sunumu, Amerikalılardan yoğunilgi gördü.Cleave'in sunumunu Türkiye'nin Washgton Büyükelçiliğinde kalabalık bir Amerikalıdavetli grubu ilgiyle izledi. Cleave, İstanbul nI hakkındaki kitabı yazma fikrinin rastlant ı eseri ortayZ çıktığını belirterek, ## şunları söyledi: ''Roma hakkında bir kitap yazmayı düşünüyordum.Londra'daki dağıtımcıma bu fikrimi açtım. DağıtımZcı bana, 'herkes Roma'yı ş yazıyor, nkden Roma' diye sordu ve İstanbul 'un mükemmelbir şehir olduğundan ahetti. u gelyce br Türk ark adaşımlakonuyu konuştum ve İstanbul dhapkkında bir kitap çıkarma fikrine çok ilgi gösterdi, bana bunun içinneye iht´yaç duyduğumu sordu. B:en d e sponsor ̈́stediğimi söyledim, arkadaşım da 10 gün sonra bana gelerek, Gar anti ]ş Bankası'nın kitabıma sponsor olacağını söyledi. Kitabı yazma fikri böylece olgunlaşmışoldu.'' Kitabı yazmadan öncl sad ece24 saatliğine İstFanbul'da bulun duğunu ifade eden Cleave, ''mimse İstanbul'u24 saaMtte anlayamaz. İstanbul'unbeni n çok etkileyen ve sadece tarihi yerlerini değil, tümkenti kitaba konu etmem için ban a ilham vaeren özelliği, 'kentteki çeşitlilik, mükemmel ambiyans a\ ve Bizans'dan 21. yüzyılauzanan müthiş mimarisi' oldu. İstanbul, benimiçin çok heyecan verici bir keşifti'' P.i dedi. Cl eave, İstanbul'un dünyaya çokdaha iyi anlatılabileceğini kaydederek, kitab ının kentin daha fazla >anıtımhna katkıda bulunması umudunu dile getirdi. Kitabının Ekim ayı başında İstanbul'da düzenlenecek IMF-DünyaBankası toplantılarında delegelere dağıtılacağını dabelirten Cle`ve, bunun kendisini çok mutluettiğini söyledi. Cleave, kv tüm Amerisalıara İstanbuOlu görmelerini }e kentte bir-iki Dg/ün demği daha uzun sürekalmalarını tavsiye ettiğini sözlerine ekledi. Sanatçının, 'Washington: Başkentten Manar\lar'ı seren kitabı, 2003 yılıjda Washington ost'Ju en iyi satan kitaplar listesine girdi. Cleaves'in 2005 yılınaait 'A tina: Başkentten Manzaralar' >Ğ$ ile Singapur vl Paris'le ilgili geçen yıl y_pmış olduğu tc] çalışmaları da bulunuyor. | Çizimler üzerine çalışan ve çalışmaları dünya çapında kitap ve dergilerde yayımlanan 'mimari fotoğrafçı' John Cleave, bu kez İstanbul'u çizimlerine taşıdı. 'İki Kıtanın Şehri: İstanbul' kitabı için Cleave, önce İstanbul'un Topkapı, Ayasofya, Sultan Ahmet Camii ve Kapalıçarşısı gibi ünlü tarihi mekanlarından modern merkezlerine, İstanbul Boğazı'ndan ''Asya'daki İstanbul''a, birçok önemli noktasını fotoğrafladı. Cleave, daha sonra bu fotoğrafları dijital yöntemlerle kara kalem çalışması yapılmış gibi çizimlere dönüştürdü. Fotoğraflar üzerinde bu şekilde oynayarak ilginç görüntüler ortaya çıkaran sanatçı, bu kez de fotoğraflarında eski ile yeninin, düş ile gerçeğin arasında 'masalsı' bir İstanbul yarattı. Çalışmasını Türkiye'nin Washington Büyükelçiliğinde tanıtan Cleave, ''İki Kıtanın Şehri: İstanbul'' çalışmasında, Osmanlı ve Bizans'a başkentlik yapmış, ama aynı zamanda bugünkü modern Türkiye'nin en büyük metropolü olan İstanbul'un çeşitliliği ve görkemini kendi kişisel bakışından ortaya koyuyor. Fotoğrafları dijital yöntemlerle nasıl çizimlere dönüştürdüğünü ve çalışmasının 10 haftalık bir süreyi kapsadığını anlatan Cleave'in sunumu, Amerikalılardan yoğun ilgi gördü. Cleave'in sunumunu Türkiye'nin Washington Büyükelçiliğinde kalabalık bir Amerikalı davetli grubu ilgiyle izledi. Cleave, İstanbul hakkındaki kitabı yazma fikrinin rastlantı eseri ortaya çıktığını belirterek, şunları söyledi: ''Roma hakkında bir kitap yazmayı düşünüyordum. Londra'daki dağıtımcıma bu fikrimi açtım. Dağıtımcım bana, 'herkes Roma'yı yazıyor, neden Roma' diye sordu ve İstanbul'un mükemmel bir şehir olduğundan bahsetti. O gece bir Türk arkadaşımla konuyu konuştum ve İstanbul hakkında bir kitap çıkarma fikrine çok ilgi gösterdi, bana bunun için neye ihtiyaç duyduğumu sordu. Ben de sponsor istediğimi söyledim, arkadaşım da 10 gün sonra bana gelerek, Garanti Bankası'nın kitabıma sponsor olacağını söyledi. Kitabı yazma fikri böylece olgunlaşmış oldu.'' Kitabı yazmadan önce sadece 24 saatliğine İstanbul'da bulunduğunu ifade eden Cleave, ''Kimse İstanbul'u 24 saatte anlayamaz. İstanbul'un beni en çok etkileyen ve sadece tarihi yerlerini değil, tüm kenti kitaba konu etmem için bana ilham veren özelliği, 'kentteki çeşitlilik, mükemmel ambiyans ve Bizans'dan 21. yüzyıla uzanan müthiş mimarisi' oldu. İstanbul, benim için çok heyecan verici bir keşifti'' dedi. Cleave, İstanbul'un dünyaya çok daha iyi anlatılabileceğini kaydederek, kitabının kentin daha fazla tanıtımına katkıda bulunması umudunu dile getirdi. Kitabının Ekim ayı başında İstanbul'da düzenlenecek IMF-Dünya Bankası toplantılarında delegelere dağıtılacağını da belirten Cleave, bunun kendisini çok mutlu ettiğini söyledi. Cleave, tüm Amerikalılara İstanbul'u görmelerini ve kentte bir-iki gün değil, daha uzun süre kalmalarını tavsiye ettiğini sözlerine ekledi. Sanatçının, 'Washington: Başkentten Manzaralar'ı içeren kitabı, 2003 yılında Washington Post'un en iyi satan kitaplar listesine girdi. Cleaves'in 2005 yılına ait 'Atina: Başkentten Manzaralar' ile Singapur ve Paris'le ilgili geçen yıl yapmış olduğu çalışmaları da bulunuyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Tedavi gördüğü hastanede pazartesi günü yaşamınıyitiren tiy atro ve sinema sanatçıöı Erol Günaydın, tprüğ, verildi. G ünaydın için ö d SBB Tiyatrosu'nda bir t ören düzenlendi. Törende, Günaydın'ın kızları Ayşe ,Fatoş, Günfer mGnaydın ile torunu Sofia Moro taziyeleri kabul etti. Kızı Günfer, Günaydın'ın şpkasını, Derya Baykal Uıa ?ü: Günaydın'ın kendisine hediye et tiği ''meddah kavukiyesi''ni tabutun üzerine koydu. Galatasaray bayrağının s da ekonuÖduğK tabu/uHn önünde Günaydın'ın bir fotoğrafı yer aOldı. Güaydın'ın röportajlarından, filmlerinden Z oyunlarından kesitoeriF yer aldığı kısa bir filmin sunulduğu töre'de konuşanTuncel Kurtiz, % ''Sevgili Erol için ne söyleyebiliriz ki...İzlediğimiz işm, onun hayatının küçük parçasıdır'' dedi. Kurtiz, anlatılacak pek çok hipaye olduğunudile getirerek, Ferhan ŞenZsoy'un P Ses Tyatro`su'ıdaki işlerini kayıt altınaaldığını, onlar sayeside Erol Günaydın'dan bir şeyle r öğreneceklerini söyledi. Kurtiz, ''Sadece bahar lkesine açılan ir kapıya gidiyor. Güle güle E,rol Günaydın, seni hiç unutmayacağız sevgili dostum'' diye koıuştu. Oyuncu De r ya Baykal da gözyaşlarını tuta>adığŞ konuşmasınd[ şunları rsöled: aY'Çok büyük bir ustaydı, çok iyi Bb babaydı. Beni (el her zaman bu tiyatrodan oyun bittiği zaman Güneş'eve kızlarına gidişi çok etkilemiştir. Her zaman çok dingin, kendisinden ]çok dersler alabileceğimiz bir ustaydı. Aldık da.Kavukiyesini bana getirmişti. 'Zenne ola+ak bunu sana ödül oLlara veŞiyorum' dedi. Onu yıllardım saklıyorum. Bundaın sonra v da zsilden nesileErol GünaydınRı ötmsi; etsin isterim. Ben y emaneti bugün çıkardımburaya gtir?i\m.'' Rasim Öztekin ise ''Babamı, ağabeoimi, arkadaşımı, en önemlisi konsrvaruvarımı kaybettim'' dedi. Deme Akbağ da Erol Günaydın'ı ''yaşı olmayan müthiş abFr usta'' şeklinde tanımlarken, '^/nu tanıdığım, onunla aynı sahneyi paylaştığım iç teşekkür ediyorum'' dy konuştu. Ferhan Şensoy ise Eol Gşüandın ile 197 yılında tanışt ığını ve s- Fransa'dan döndükten sonra ona nasıl bir tiyatro yapmak istediğini anlttığını aktarırken, şunları söyledi: ''(Bu <nlattımın deli iş iö 25 an$ deli lazım. Türk tiyatrosunda 25 deli yok ki) dedi. Anladım ki, öyle deliler yetiştirmem gerekiyor. Oyu`cular yetiştirmeye başladık. Ortaoyuncular'da kadr o çok kalabalıklaştı telefon ettim; 'Deliler hazır' dedim. ][* Oyunu izledikten sonra'Bu deliler harika' ed+. % 17 yıl birlikte çalıştık. Çok büyük ustalık yatı. O olunşular şimdi ünlü. Onunla tiyatro oynadıI+ğım *için çok mutluyum. Hepimizondan ço k şey öğrendik.'' Törene, Haldun Dormen, TulnceĞ Kurtiz, Erda% Özyağcılar, Salih Kalyon, Demet Akbağ, Anlüi Poyrazoğlu, Derya Baykal, Erkan Can, Nedim Saban, Mehmet Ali Alabora'nın da aralarında bulunduğu çok sjayıda sanatçı ve oyuncu katıldı. Törenekatılanlar, shEnede Günaydın'ın tabutunun önünden geçerek, saygı geçişinde bulundu. Günaydın'ın cenazesi daha sonra Ses Tiyatrosu'ndan alkışlar eşliğinde çıkarılarak, Teşvikiye Camisi'ne götürüldü.Teşvikiye Camisi'nde düzenlenen cen aze törenine, Kültür ve Turizm BakanıErtuğrul Günay, İstanbulValisi HüseyinAvni Mutlu, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün yanı sıra sanat dünyasından çok sayıda isRm katıldı. Günaydzn'ın, üzerinde Galatasaray bayr[ağı bulunan cenazesi, Tevkikiye Camisi'nde hikdindi vakti kı lıenan cenaze namazının ardından alkışlar eşliğinde camiden çıkarıldı. Cenaze, F_rjiköy Mezanlığı'nda toprağa verildi. | Tedavi gördüğü hastanede pazartesi günü yaşamını yitiren tiyatro ve sinema sanatçısı Erol Günaydın, toprağa verildi. Günaydın için önce Ses Tiyatrosu'nda bir tören düzenlendi. Törende, Günaydın'ın kızları Ayşe, Fatoş, Günfer Günaydın ile torunu Sofia Moro taziyeleri kabul etti. Kızı Günfer, Günaydın'ın şapkasını, Derya Baykal da Günaydın'ın kendisine hediye ettiği ''meddah kavukiyesi''ni tabutun üzerine koydu. Galatasaray bayrağının da konulduğu tabutun önünde Günaydın'ın bir fotoğrafı yer aldı. Günaydın'ın röportajlarından, filmlerinden ve oyunlarından kesitlerin yer aldığı kısa bir filmin sunulduğu törende konuşan Tuncel Kurtiz, ''Sevgili Erol için ne söyleyebiliriz ki... İzlediğimiz film, onun hayatının küçük parçasıdır'' dedi. Kurtiz, anlatılacak pek çok hikaye olduğunu dile getirerek, Ferhan Şensoy'un Ses Tiyatrosu'ndaki işlerini kayıt altına aldığını, onlar sayesinde Erol Günaydın'dan bir şeyler öğreneceklerini söyledi. Kurtiz, ''Sadece bahar ülkesine açılan bir kapıya gidiyor. Güle güle Erol Günaydın, seni hiç unutmayacağız sevgili dostum'' diye konuştu. Oyuncu Derya Baykal da gözyaşlarını tutamadığı konuşmasında, şunları söyledi: ''Çok büyük bir ustaydı, çok iyi bir babaydı. Beni her zaman bu tiyatrodan oyun bittiği zaman Güneş'e ve kızlarına gidişi çok etkilemiştir. Her zaman çok dingin, kendisinden çok dersler alabileceğimiz bir ustaydı. Aldık da. Kavukiyesini bana getirmişti. 'Zenne olarak bunu sana ödül olarak veriyorum' dedi. Onu yıllardır saklıyorum. Bundan sonra o da nesilden nesile Erol Günaydın'ı temsil etsin isterim. Ben emaneti bugün çıkardım buraya getirdim.'' Rasim Öztekin ise ''Babamı, ağabeyimi, arkadaşımı, en önemlisi konservatuvarımı kaybettim'' dedi. Demet Akbağ da Erol Günaydın'ı ''yaşı olmayan müthiş bir usta'' şeklinde tanımlarken, ''Onu tanıdığım, onunla aynı sahneyi paylaştığım için teşekkür ediyorum'' diye konuştu. Ferhan Şensoy ise Erol Günaydın ile 1976 yılında tanıştığını ve Fransa'dan döndükten sonra ona nasıl bir tiyatro yapmak istediğini anlattığını aktarırken, şunları söyledi: ''(Bu anlattığın deli işi, 25 tane deli lazım. Türk tiyatrosunda 25 deli yok ki) dedi. Anladım ki, öyle deliler yetiştirmem gerekiyor. Oyuncular yetiştirmeye başladık. Ortaoyuncular'da kadro çok kalabalıklaştı telefon ettim; 'Deliler hazır' dedim. Oyunu izledikten sonra 'Bu deliler harika' dedi. 17 yıl birlikte çalıştık. Çok büyük ustalık yaptı. O oyuncular şimdi ünlü. Onunla tiyatro oynadığım için çok mutluyum. Hepimiz ondan çok şey öğrendik.'' Törene, Haldun Dormen, Tuncel Kurtiz, Erdal Özyağcılar, Salih Kalyon, Demet Akbağ, Ali Poyrazoğlu, Derya Baykal, Erkan Can, Nedim Saban, Mehmet Ali Alabora'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı ve oyuncu katıldı. Törene katılanlar, sahnede Günaydın'ın tabutunun önünden geçerek, saygı geçişinde bulundu. Günaydın'ın cenazesi daha sonra Ses Tiyatrosu'ndan alkışlar eşliğinde çıkarılarak, Teşvikiye Camisi'ne götürüldü. Teşvikiye Camisi'nde düzenlenen cenaze törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün yanı sıra sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı. Günaydın'ın, üzerinde Galatasaray bayrağı bulunan cenazesi, Teşvikiye Camisi'nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından alkışlar eşliğinde camiden çıkarıldı. Cenaze, Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
BakırköyCumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bağcılar Eğitim ve Ara ştırma Hastanesi’nde 3 4 hRmile çocuğun hasane kayıtları mevcut olmakla birlikte emniyet birimlerine biöldirimi yapılmadığı için hazırl ca iddianame tamamlandı. İddianamede, hastanede görevli 18 hekim hakkında "Kamu görevlisininsuçu bildirmemesi" suçlamas ıyla 6 a yV`Fn z ygl kadar hapis talep edildi. Konuyla ilgili İstanLul Tabip kdası’ndan (İTO) yapılanaçıklamada, çocuk istismarı olaylarında yL gerek devlet politikalarının gerekse hukuki yaklaşımların caydırıcı olmanı n aksine özendirici olduğuna vurguyapıldı. İTO, kamuoy unun dvi>kkaini konuya çekUmek için 4 soru yöneltti. “Bilindiği gibi çocu k kavramı 18 yaşın altındaki s bireyleri k apsar ve Çocuk Hakları özlşmesi ile çocuğun hakları koruma altına alınmıştır. Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz yön de etkileyen cinsel davranışlar istismvr olarak ̈́abul edilir. Çocukların yaşadıkları istisma rı dDamgalÖnma, inanılmama korkulaı, koruyucu sosyal sistemin eksikliği ned eniyl bildirmeleri güçtür. Çocuğun gebeliği cinsel istismarın güçl ü göstergelerinden biridir. Ayrıca 15yaşını doldurmamışçocuklara yönelik her türlü cinsel içerikli davranış rıza sorgulanmaksızın suçtur.Fakat ne yaztık üt bu durum geuenekle `üve inanışlar da gerekçe göseriler-k yapılan çocuk evliliklerinin yaygınl aşması, doğum yanlısı uygulamalar , çocuk istismarını çok disiplinli olarak değerlendirecek b_rimle~in o lmamaıu cinseleğitimle ilgi li eksiklikler, çocukların cinsel istismarını artırmakta ve siyasal iktidar bütün b ´ yaşana nlara k ayıt,ıNz kalmaktadır. Oysa, ço cuk gebelikleri sağlık açısı>ndTan dE büyük riskler taşımaktadır o Dünya Sağlık Örgütü verileri başta bebek ve anne ölümü olmak üzere, gebelik ve doğumsırasında y msonrpsında gülişen komplikasyonların çocuk {oc gebelerde er)şkizn gebelere oranla çok daha yüksek olduğunu göstermektedir. Son y~llard Adalet,Aile veSosyal Politikalar Bakanlıkları, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın atçıkama v e uygulamaları, Nüfus Hizmetleri Kanunu yönünde müf tülerin nikah kıymaya başlaması, dini nikâhın yaygınlaştırılmasına olanak veren Anayasa Mahkemesi kararları, TürMk Cez Kanunu’nda yapılan değişikli}kler, çocuklar ı istism arda n koruy acak düzenlemeleri etkisiz kılmaktadır. Cinel istismar olaylarında gerek devlet politikalarının ger ekse hukuki gyaklaşımları caydırıcıolmanın aksine özendirici olmasını da göz ardı tHBmek gerekir. Aile veSosyal Poliikalar Bakanlığı ‘gebe çocuk ve çocuk anneleri’ izleyen birimler oluşturmuş, bu birimler 2015 yılında kapatşlmnştğr. Sağlık Bakanlığın 2014 yılın´a Meclis’te yaptığı açıklama 2007-2011yılları arasında L yaş altü gebeliklerBindeki ciddi artışıortaya koymuştur.Sağlık Bakanlığı çocukgebeler konusun öncelikle bir sağlık sorunu >(I olarak görme£lip gebelik, doğum ve doğum sonrası izlemleri ile k istismar yön ünden eğerlendirmeler birlikte ele alınmalaı?ıdır. Çocukara sosyal v eyasal destek sistemeleri deral işletilm<lii, eocuk istismarını çok disip linli değerlendirecek birimlerher hastanede oluşturulmalı, tüm çocukların eğitim sistemine ulaşımı si=ğlanark ergenlerin cinsel eğitimi zorunlu ders haline getirilmeli, i$km nikâhı çoc uklar için yasaklanmalı, gebe çocuk ve çocuk anneler için sağlıksistemi her yerd erişil ebilir hale getirilmelidir. Bununla birlikte ülkemizde yargının geldiği durumu göz önüne aldığımızda, kimsenin suçsuz yere cezalandırılmayacağı ya a suçun bir kişiye ya da i gruba yıkılmayacağıadil bir yargılama süreci rc~ konusundaki endielerimizi de paylaşmak isütiyoruz. Ve soruyoruz: 1- jÇock gebler ha!Ptane.ye başvuruda bu_undşuğu anda Sağlık Bakanlığı’nın kullanmış olduğu, Bakanlık vehatta Leek çok r sağlık kurumundan ulaşılabilen sisteme ayı edilmişken, +astane yönetimleri ve Sağlık Bakanlığı hastalar hasTneye başvurduğu anda yaş ve tanıdn haberdaroluyorken, sadece kamuoy unun gündemine geldiği için Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki c hekimin cezalandırılmaya çalışılması doğru mudur?2- Cinsel i stismar şüphesi olduğunda yasal olarak yalnızca hekimler değil haberdar bl,n hömer birey ihbarla yükümlüdür. Hastane bilgi sistemi bilkgilrine ulaşabilen her birey durumdan haberdardır. zk başına hekimindeğil birheyetin bu çocukları koruyucu mekanizmalara dahil etmesi I çok yönlü sosyal tedb}irlerin varlığı gerektiği Zlde, süreğen hale gelmişuygulama eksikli{iıni bir hekimin işlediği bir ‘tıbbi hata’ olarak değerlendirilip, sorumvu:luğun heÖimlere yıkılması doğru mudur? 3- Uzun zamana yayılmış b ir uygulama ekskliğinden bahsedildiğine O$ göre {bu üreçte h ekimleri ve ilgili personeli herhangi bir şekilde uyarmayan, davranışlarını düzeltmelerini sağlamayan, hat ta yine İstanbual’da büyük bir kamu ha~|anesinde aşand#ığı üzere bildirimi yapan ,ö sağlık çalışanına baskı yapmaya kblkıştan hastaneyöneticilerinin sorumluluğu y ok mu\ur? 4 - Bu ve benzeri durumların ş´i İstanbul’da Sağlık Bakanlığı’na bağlı diğe r hastanelerde de yşandıÜ? bilindiğine göre normalde görevi bu işleri tüakip etmek olması gereken İ stanbul l Sağlık Müdürlüğü’nün soruKmluluğu yof mudur? Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen cinsel istismar ve buna bağlı yaşananların çok boyutu olduğunu, çöüm,ne ie çok oyutlu yaklaşmak gerektiğini ve sadece yasal yada polisiye önlemle rin yetersiz olduğunu bir ,ez daha hatırlatıyoruz. ;u& Çocukların sağlığını ve yüksek menfaatlerini de, hekimlerin ha[l̈́#rını da hassasiyetle saDvunan bir meslCek örgütü olarak davayı yakinen taki*p edeceğim̈́ji kamuoyunun bilgisine sunuyoruz." | Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 34 hamile çocuğun hastane kayıtları mevcut olmakla birlikte emniyet birimlerine bildirimi yapılmadığı için hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede, hastanede görevli 18 hekim hakkında "Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar hapis talep edildi. Konuyla ilgili İstanbul Tabip Odası’ndan (İTO) yapılan açıklamada, çocuk istismarı olaylarında gerek devlet politikalarının gerekse hukuki yaklaşımların caydırıcı olmanın aksine özendirici olduğuna vurgu yapıldı. İTO, kamuoyunun dikkatini konuya çekmek için 4 soru yöneltti. “Bilindiği gibi çocuk kavramı 18 yaşın altındaki tüm bireyleri kapsar ve Çocuk Hakları Sözleşmesi ile çocuğun hakları koruma altına alınmıştır. Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen cinsel davranışlar istismar olarak kabul edilir. Çocukların yaşadıkları istismarı damgalanma, inanılmama korkuları, koruyucu sosyal sistemin eksikliği nedeniyle bildirmeleri güçtür. Çocuğun gebeliği cinsel istismarın güçlü göstergelerinden biridir. Ayrıca 15 yaşını doldurmamış çocuklara yönelik her türlü cinsel içerikli davranış rıza sorgulanmaksızın suçtur. Fakat ne yazık ki bu durum gelenekler ve inanışlar da gerekçe gösterilerek yapılan çocuk evliliklerinin yaygınlaşması, doğum yanlısı uygulamalar, çocuk istismarını çok disiplinli olarak değerlendirecek birimlerin olmaması, cinsel eğitimle ilgili eksiklikler, çocukların cinsel istismarını artırmakta ve siyasal iktidar bütün bu yaşananlara kayıtsız kalmaktadır. Oysa, çocuk gebelikleri sağlık açısından da büyük riskler taşımaktadır ve Dünya Sağlık Örgütü verileri başta bebek ve anne ölümü olmak üzere, gebelik ve doğum sırasında ve sonrasında gelişen komplikasyonların çocuk gebelerde erişkin gebelere oranla çok daha yüksek olduğunu göstermektedir. Son yıllarda Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklama ve uygulamaları, Nüfus Hizmetleri Kanunu yönünde müftülerin nikah kıymaya başlaması, dini nikâhın yaygınlaştırılmasına olanak veren Anayasa Mahkemesi kararları, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikler, çocukları istismardan koruyacak düzenlemeleri etkisiz kılmaktadır. Cinsel istismar olaylarında gerek devlet politikalarının gerekse hukuki yaklaşımların caydırıcı olmanın aksine özendirici olmasını da göz ardı etmemek gerekir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ‘gebe çocuk ve çocuk anneleri’ izleyen birimler oluşturmuş, bu birimler 2015 yılında kapatılmıştır. Sağlık Bakanlığın 2014 yılında Meclis’te yaptığı açıklama 2007-2011 yılları arasında 18 yaş altı gebeliklerindeki ciddi artışı ortaya koymuştur. Sağlık Bakanlığı çocuk gebeler konusunu öncelikle bir sağlık sorunu olarak görmeli, gebelik, doğum ve doğum sonrası izlemleri ile istismar yönünden değerlendirmeler birlikte ele alınmalıdır. Çocuklara sosyal ve yasal destek sistemleri derhal işletilmeli, çocuk istismarını çok disiplinli değerlendirecek birimler her hastanede oluşturulmalı, tüm çocukların eğitim sistemine ulaşımı sağlanarak ergenlerin cinsel eğitimi zorunlu ders haline getirilmeli, imam nikâhı çocuklar için yasaklanmalı, gebe çocuk ve çocuk anneler için sağlık sistemi her yerde erişilebilir hale getirilmelidir. Bununla birlikte ülkemizde yargının geldiği durumu göz önüne aldığımızda, kimsenin suçsuz yere cezalandırılmayacağı ya da suçun bir kişiye ya da bir gruba yıkılmayacağı adil bir yargılama süreci konusundaki endişelerimizi de paylaşmak istiyoruz. Ve soruyoruz: 1- Çocuk gebeler hastaneye başvuruda bulunduğu anda Sağlık Bakanlığı’nın kullanmış olduğu, Bakanlık ve hatta pek çok sağlık kurumundan ulaşılabilen sisteme kayıt edilmişken, hastane yönetimleri ve Sağlık Bakanlığı hastalar hastaneye başvurduğu anda yaş ve tanıdan haberdar oluyorken, sadece kamuoyunun gündemine geldiği için Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki 18 hekimin cezalandırılmaya çalışılması doğru mudur? 2- Cinsel istismar şüphesi olduğunda yasal olarak yalnızca hekimler değil haberdar olan her birey ihbarla yükümlüdür. Hastane bilgi sistemi bilgilerine ulaşabilen her birey durumdan haberdardır. Tek başına hekimin değil bir heyetin bu çocukları koruyucu mekanizmalara dahil etmesi ve çok yönlü sosyal tedbirlerin varlığı gerektiği halde, süreğen hale gelmiş uygulama eksikliğini bir hekimin işlediği bir ‘tıbbi hata’ olarak değerlendirilip, sorumluluğun hekimlere yıkılması doğru mudur? 3- Uzun zamana yayılmış bir uygulama eksikliğinden bahsedildiğine göre bu süreçte hekimleri ve ilgili personeli herhangi bir şekilde uyarmayan, davranışlarını düzeltmelerini sağlamayan, hatta yine İstanbul’da büyük bir kamu hastanesinde yaşandığı üzere bildirimi yapan sağlık çalışanına baskı yapmaya kalkışan hastane yöneticilerinin sorumluluğu yok mudur? 4- Bu ve benzeri durumların İstanbul’da Sağlık Bakanlığı’na bağlı diğer hastanelerde de yaşandığı bilindiğine göre normalde görevi bu işleri takip etmek olması gereken İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün sorumluluğu yok mudur? Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen cinsel istismar ve buna bağlı yaşananların çok boyutlu olduğunu, çözümüne de çok boyutlu yaklaşmak gerektiğini ve sadece yasal ya da polisiye önlemlerin yetersiz olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Çocukların sağlığını ve yüksek menfaatlerini de, hekimlerin haklarını da hassasiyetle savunan bir meslek örgütü olarak davayı yakinen takip edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz." |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
CH>P Genel Başkan Yardımcısı ut Oran, yazılı açıklamasında, Sarıçiçek'in 6 Temmuz tarihinde bayrak satarken gözltına alındığını,"toplantı ve gösteri kanununa muhalefet" ile "görev yaptırmamak için di renme" suçlarından da 7 yıla ka dar hakkında hapis cezasıistendiğini anımsattı. Sarıçiçek'in evini .eçinirmIek için bayrak sattığını, akıl almaz iddialarla da hakkında7 yıl hapis cezası istendiğini ilerisüren Or'n, şunları kaydetti: > "Ali Sarıçiçek'in evini geçindirmekten başka ne suçu var? z Tek birinsana zarar mıvermiş? Bu ülkenin değern{lerne mi saldırmış? Ülkemizin bütünlüğüne mi kast etmiş? Masuminsanların sadece muhalefette oldukları için u kadar ağır yaptırımlarla karşılaştığı hiçbir ülke demokrat olamaz. Eğ er u ülkede demokrasi istiyorsak, insan hakları istiyorsak, bu zul Ue sonunakadar karRşı çıkmakzorundayız. Ali Sarıçi çık bugü n bir semboldür, mağdur v mazlum olmuştur.Biz de CHP ola rak mağdur olan bu vfbandaşımıza evini geçindirmesi,evlatlarına bakması, ev[inin bacasının tütmesi için karıncakararınca bir destekverdik ve ona bin adet bayrak gönderdik" | CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, yazılı açıklamasında, Sarıçiçek'in 6 Temmuz tarihinde bayrak satarken gözaltına alındığını, "toplantı ve gösteri kanununa muhalefet" ile "görev yaptırmamak için direnme" suçlarından da 7 yıla kadar hakkında hapis cezası istendiğini anımsattı. Sarıçiçek'in evini geçindirmek için bayrak sattığını, akıl almaz iddialarla da hakkında 7 yıl hapis cezası istendiğini ileri süren Oran, şunları kaydetti: "Ali Sarıçiçek'in evini geçindirmekten başka ne suçu var? Tek bir insana zarar mı vermiş? Bu ülkenin değerlerine mi saldırmış? Ülkemizin bütünlüğüne mi kast etmiş? Masum insanların sadece muhalefette oldukları için bu kadar ağır yaptırımlarla karşılaştığı hiçbir ülke demokrat olamaz. Eğer bu ülkede demokrasi istiyorsak, insan hakları istiyorsak, bu zulme sonuna kadar karşı çıkmak zorundayız. Ali Sarıçiçek bugün bir semboldür, mağdur ve mazlum olmuştur. Biz de CHP olarak mağdur olan bu vatandaşımıza evini geçindirmesi, evlatlarına bakması, evinin bacasının tütmesi için karınca kararınca bir destek verdik ve ona bin adet bayrak gönderdik" |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Irak'ta Kerkük Havalimanı'nın yurt )çd ve yIrtdışı uçuşlara açılaca.ı duyuruldu. Irak Uoblaşırma vakan^bı Kazım Fincan el-Hama mi, yaptığı açıklamada, Kerkük Havalimanı'd`an ö nümüzdekiiki haft£a içerisinde yurt dışından Türkiye, Lübnan ve İran ile yurt içinden Bağdat ve diğer kentlere seferler başlatacaklarını aktardı. Kerkü Valisi Ra[kan Cuburi dt havlalimanının uçuşlara açılma sının kent halkına hizmet edeceğini söyledi.Kerkük Havalimanı, 2003'tekiABD işgali sonrası uzun süre JABD'li asükerler tarafından üs olaJrak kullanılmıştı. | Irak'ta Kerkük Havalimanı'nın yurt içi ve yurtdışı uçuşlara açılacağı duyuruldu. Irak Ulaştırma Bakanı Kazım Fincan el-Hamami, yaptığı açıklamada, Kerkük Havalimanı'dan önümüzdeki iki hafta içerisinde yurt dışından Türkiye, Lübnan ve İran ile yurt içinden Bağdat ve diğer kentlere seferler başlatacaklarını aktardı. Kerkük Valisi Rakan Cuburi de havalimanının uçuşlara açılmasının kent halkına hizmet edeceğini söyledi. Kerkük Havalimanı, 2003'teki ABD işgali sonrası uzun süre ABD'li askerler tarafından üs olarak kullanılmıştı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Terör örgütü IŞİD'in; Diyarbakır, Sur uç ve Ankara'd yaötğv uv# vn[aHca kişinin yaşam+ına mal olan bombalı eylemlerinin ardındanyürütülen soruşturmalarda, saldırıların Gaziantep'ten organize edildiğini saptadı.Bunun üzerine kentte IŞİD'li teröristlereyönelik operasyonlar bbşlatıldı. Operasyonlarda onlarca örgüt ğyesi, yeni ve sansasyonel eylem zırlıüındaki canlı bomalam patlayıcılar, silahlar veörgütsel dokümanlar ele geçirildi. Suriye sınırına yakınlığı, büyükşeh'r oldöğu için kolay gizlenilebilmesi ve patlayıcı yapımı için ihtiyaç duyulan malzemele/in temin edilmesi imkanınedeniyle tercih edilen Gaziantep'te alınandarbelerin ardından IŞİD,intikam ve misilleme için harekete zgeçt. Fslaısı bazı eylemler yine polis operasyonlarıyla engellenirken, 1 Mayıs günübomba yüklü minibüsle G:zsiante Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan saldırıda 3 polis şehit oldu, onlrarca kişi yaralandı. Yi ny geçen 20 Ağustos günü de Beybahçe Mahallesi'nde, Kürt kökenli vatandaşların yaşad ığı Beybahçe Mahallesi'ndekibir kınt oecesinde, IŞİD'li canlı bombanın kendini patatması sonucu s çoğunluğu çocuk 57 kişiyaşamını yitirdi, 94 kişi de yaral andı. IŞİD'in kentte yaptığı2 sa ltırının yanısıra olas ıbazı saldırı girişimleri de polis operasyonlarıyla engellendi. AnkaraGar Mey danı'ndaki saldırıyı yapan canı bombaları bu kente götürdüğü için ara nan ce Antalya'da yapıla\ak G 20 zirvesine yönelik eylem hazırlığındaolan `-r İbrahim Halil Durgun, ge e yıl 14 Kasım gecesi polis operasyonu sırasında üzerindeki intihar yeleğini infilak ettirerek öldüa Y inegeçen 1 Mayıs günü kanlı saldırı hazırlığında olan terör örgütünün sözde emiri Yunus Durmaz, polis operasyonunda RCSnlı bomba olDarak kendini patlattı ve parçalanarak öldü. Son olarak geçen }T Ekim günüde Alevi kökenli yurttrşlara yö nelik saldırı içinharekete geçen Suriye uyruklu EE Yusuf' To adlı Suriye uyruklu Muhammed Şerif iimli canlı omKa, polis operasyonu sırasındaüzerindeki bombayı patlattı. Teröristin parçalandığı saldırıda 3 fpoliu memuru şehitoldu, 9 kişi de yaralandı . Aynı gü polisin Burak Mahallesi'nde yaptığı oper:asyondA 20 d!U Ağustos'ta 5*?7 kişinin yaşamını yitirdiği kına gecesine yönli anlı saldrıyı organize ettiği saptanan terör örgütünün sözde sorumlusu 'Ebu Hafs' kod a dlı Mehmet gs) Kadir Cebael, güvenlik tiğ güçlerince açılan ateşle vurulduğu sırada eve döşediği patlayıcıları infilak ettirdi parçalanaraköldü. Ağır darbeler alan IŞİD'in, intikam için Gaziantep'te misilleme ve intikam amacıyla yeni sald(rılar yapmaihtimalini göz önünde bulunduran polis, kentte güvenlik önlemlerinien üst düzeye çıkardı. Teröristlerin hedefinde olan ve daha önce bomba yüklü minibüs mle sal}dırılar Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, etrafına beton bloklar örüli, önünden geçen yol yaya ve ra#ç tafiğKue kapatıldı. Yine ken?Lt merkezi i'e ilğlerdeki Emniyet MüŞürlüğü'nün ek hizmet binaları i le polis merkezleriniV çevresi de beton bariyerler i kapatılarak olası saldırılara karşı önlem alındı. Terör örgütünekatılmak igin veya eylemiçin kente gelen teröristlere de lisle göz açtırmıyor. Otogar vehavaalanında şüphpi görülen gelen giden yolcuları mercek altına aln pulis, kentte bulunan otel,pansiyon ve günlük olarak kiralanan stüdyo dairelere d e şok baskınlar yaparak, burada bulunanları Y kimlik kontrolünden geçirerek, teröristlerin konaklamasını engelliyor. Ani bask ınlarda polis aynı zamanda eğitimli köpeklerden de yararlanarak bomba araması yapıy or. Polis ekileri aynı zamanda ke nt genelinde durumundan şüphe lendiği veya vatandaşların şüphelenerekihbar ettiği herkesi de durdurup, üzerini ve yanındaki çantaları araıp, kimlk kontrolünden geçiriyor. Terör örgütün%n misilleme ve intikam eylemi yapabilme ihtimaliyle önlemlerin en üst slviŞyede tutulduğu Gmziantep'tFe\ IŞİD'insözde lideri Bağdadi'ye aiÜ olduğu ve militanlarına Türkiye'yi işgal etmeleri çağrısı yaptığı belirtilen ses kaydının yayınlanmasının ardIndan güvenlik güçleri alarm durumuna geçiti. Kent genelinde olumsuzluk yaşanmaması için ted_birler ?öt alınırken, IŞİD'in hedefinde olan polislere z de sık sıkuyarı anonslar ı yapılıyor. Polis telsizlerinden Eı sık ;! yapılan anonslarda, 'ikaItli olunması istenirken, toplu halde durulmaması için de uyarıda bulunuluyor. Polislerin her zamankinden daha dikkatli V)~ ve duyarlı olunması ijtenen uyarı anonsunda ş>yle denildi: "Nöbet tutanpolislerimiz mutl ak surette fBdlik yeleklerini guiyecekler. Hizmet binaları ve uygulama noktaları hakkında göezetleme yapabilecek üpheli şahıs Il: ve otolara karşıdaha dikkatli ve duyarlı bulunulacak. Gup amirlerimiz bölgelerindeki hizmet binalarını sıi sık kontrol edecekler. Tüm persoelimiz her zamankinden daha dikkatlive duyarlı olacakE, kesi nlikle toplu halde bulunulmayacaktır. Nokta gğrevlilerimiz korumakla görevli oldukları hizmet einaların+ yakınına yabancı araç ları kesinlikle park ettirmeyec eklerdir.Herhangi bir olumsuzluğa mahalverilmeyecektir." | Terör örgütü IŞİD'in; Diyarbakır, Suruç ve Ankara'da yaptığı ve onlarca kişinin yaşamına mal olan bombalı eylemlerinin ardından yürütülen soruşturmalarda, saldırıların Gaziantep'ten organize edildiğini saptadı. Bunun üzerine kentte IŞİD'li teröristlere yönelik operasyonlar başlatıldı. Operasyonlarda onlarca örgüt üyesi, yeni ve sansasyonel eylem hazırlığındaki canlı bombalar, patlayıcılar, silahlar ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi. Suriye sınırına yakınlığı, büyükşehir olduğu için kolay gizlenilebilmesi ve patlayıcı yapımı için ihtiyaç duyulan malzemelerin temin edilmesi imkanı nedeniyle tercih edilen Gaziantep'te alınan darbelerin ardından IŞİD, intikam ve misilleme için harekete geçti. Olası bazı eylemler yine polis operasyonlarıyla engellenirken, 1 Mayıs günü bomba yüklü minibüsle Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan saldırıda 3 polis şehit oldu, onlarca kişi yaralandı. Yine geçen 20 Ağustos günü de Beybahçe Mahallesi'nde, Kürt kökenli vatandaşların yaşadığı Beybahçe Mahallesi'ndeki bir kına gecesinde, IŞİD'li canlı bombanın kendini patlatması sonucu çoğunluğu çocuk 57 kişi yaşamını yitirdi, 94 kişi de yaralandı. IŞİD'in kentte yaptığı 2 saldırının yanı sıra olası bazı saldırı girişimleri de polis operasyonlarıyla engellendi. Ankara Gar Meydanı'ndaki saldırıyı yapan canlı bombaları bu kente götürdüğü için aranan ve Antalya'da yapılacak G 20 zirvesine yönelik eylem hazırlığında olan İbrahim Halil Durgun, geçen yıl 14 Kasım gecesi polis operasyonu sırasında üzerindeki intihar yeleğini infilak ettirerek öldü. Yine geçen 19 Mayıs günü kanlı saldırı hazırlığında olan terör örgütünün sözde emiri Yunus Durmaz, polis operasyonunda canlı bomba olarak kendini patlattı ve parçalanarak öldü. Son olarak geçen 16 Ekim günü de Alevi kökenli yurttaşlara yönelik saldırı için harekete geçen Suriye uyruklu 'Ebu Yusuf' kod adlı Suriye uyruklu Muhammed Şerif isimli canlı bomba, polis operasyonu sırasında üzerindeki bombayı patlattı. Teröristin parçalandığı saldırıda 3 polis memuru şehit oldu, 9 kişi de yaralandı. Aynı gün polisin Burak Mahallesi'nde yaptığı operasyonda 20 Ağustos'ta 57 kişinin yaşamını yitirdiği kına gecesine yönelik kanlı saldırıyı organize ettiği saptanan terör örgütünün sözde sorumlusu 'Ebu Hafs' kod adlı Mehmet Kadir Cebael, güvenlik güçlerince açılan ateşle vurulduğu sırada eve döşediği patlayıcıları infilak ettirdi ve parçalanarak öldü. Ağır darbeler alan IŞİD'in, intikam için Gaziantep'te misilleme ve intikam amacıyla yeni saldırılar yapma ihtimalini göz önünde bulunduran polis, kentte güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkardı. Teröristlerin hedefinde olan ve daha önce bomba yüklü minibüs ile saldırılar Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, etrafına beton bloklar örüldü, önünden geçen yol yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Yine kent merkezi ile ilçelerdeki Emniyet Müdürlüğü'nün ek hizmet binaları ile polis merkezlerinin çevresi de beton bariyerler ile kapatılarak olası saldırılara karşı önlem alındı. Terör örgütüne katılmak için veya eylem için kente gelen teröristlere de polisler göz açtırmıyor. Otogar ve havaalanında şüpheli görülen gelen ve giden yolcuları mercek altına alan polis, kentte bulunan otel, pansiyon ve günlük olarak kiralanan stüdyo dairelere de şok baskınlar yaparak, burada bulunanları kimlik kontrolünden geçirerek, teröristlerin konaklamasını engelliyor. Ani baskınlarda polis aynı zamanda eğitimli köpeklerden de yararlanarak bomba araması yapıyor. Polis ekipleri aynı zamanda kent genelinde durumundan şüphelendiği veya vatandaşların şüphelenerek ihbar ettiği herkesi de durdurup, üzerini ve yanındaki çantaları arayıp, kimlik kontrolünden geçiriyor. Terör örgütünün misilleme ve intikam eylemi yapabilme ihtimaliyle önlemlerin en üst seviyede tutulduğu Gaziantep'te, IŞİD'in sözde lideri Bağdadi'ye ait olduğu ve militanlarına Türkiye'yi işgal etmeleri çağrısı yaptığı belirtilen ses kaydının yayınlanmasının ardından güvenlik güçleri alarm durumuna geçti. Kent genelinde olumsuzluk yaşanmaması için tedbirler alınırken, IŞİD'in hedefinde olan polislere de sık sık uyarı anonsları yapılıyor. Polis telsizlerinden sık sık yapılan anonslarda, dikkatli olunması istenirken, toplu halde durulmaması için de uyarıda bulunuluyor. Polislerin her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı olunması istenen uyarı anonsunda şöyle denildi: "Nöbet tutan polislerimiz mutlak surette çelik yeleklerini giyecekler. Hizmet binaları ve uygulama noktaları hakkında gözetleme yapabilecek şüpheli şahıs ve otolara karşı daha dikkatli ve duyarlı bulunulacak. Grup amirlerimiz bölgelerindeki hizmet binalarını sık sık kontrol edecekler. Tüm personelimiz her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı olacak, kesinlikle toplu halde bulunulmayacaktır. Nokta görevlilerimiz korumakla görevli oldukları hizmet binalarının yakınına yabancı araçları kesinlikle park ettirmeyeceklerdir. Herhangi bir olumsuzluğa mahal verilmeyecektir." |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Güney oKe haber ajansı Yonhap'ta yer alan haberegöre, 1969'da özelleştirilen ulusal hava yolu şirketinin çoğunluk hissedarıve patronu olan Ço'nun kronik akciğer rahatsızlığı nedeniyle hIy=tı#ı kaybettiği belirtildi. Korean Air, 2 7 Mart'ta yapılan hi ssedarlar toplantısında, Ço Yang-ho'nun elinden alınan yönetim kurulubaşkanlığı yetkilerinin iade edilmesine onty vermemişti. Ço Yy'ng-ho hakkı n d/ "şi rket varlıklarını zimetine geçirmek ve bu suretle hissedarların güvenini suistimal etmek" suçlamasıyla 2017'de savcılık tarafından soruşturma başlatılmıştı. İş ada mının, 2013-2014'te kişisel konutunun tadilatı .# için "kuUrumsal harcama" adı ğltında şirket kasasınd n 3 milyar won (yaklaşık 15 milyon lira) harcadığıiddia edilmişti. Deneymli yönetici hakkındaki idd |Ez ialar, polisin, Ço'nun bonutunda tadilat yapan firmayla ilgi-li vergi P+ kaçakçılığı hakkında yürüttüğüayrı bir soruşturmada ortaya çıkmıştı. Polis, haayolu şirketinin başkent Seul'dek ofisine baskın yapmış, muhasebe defterleri ve ifrtibat kayıtlarına el koymuştu. Şirket hiss#darları, suçlamaların ardından Ço Yang-ho'nunyönetim kurulu başkanlığı yetkilerini elinden almıştı. | Güney Kore haber ajansı Yonhap'ta yer alan habere göre, 1969'da özelleştirilen ulusal hava yolu şirketinin çoğunluk hissedarı ve patronu olan Ço'nun kronik akciğer rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Korean Air, 27 Mart'ta yapılan hissedarlar toplantısında, Ço Yang-ho'nun elinden alınan yönetim kurulu başkanlığı yetkilerinin iade edilmesine onay vermemişti. Ço Yang-ho hakkında "şirket varlıklarını zimmetine geçirmek ve bu suretle hissedarların güvenini suistimal etmek" suçlamasıyla 2017'de savcılık tarafından soruşturma başlatılmıştı. İş adamının, 2013-2014'te kişisel konutunun tadilatı için "kurumsal harcama" adı altında şirket kasasından 3 milyar won (yaklaşık 15 milyon lira) harcadığı iddia edilmişti. Deneyimli yönetici hakkındaki iddialar, polisin, Ço'nun konutunda tadilat yapan firmayla ilgili vergi kaçakçılığı hakkında yürüttüğü ayrı bir soruşturmada ortaya çıkmıştı. Polis, havayolu şirketinin başkent Seul'deki ofisine baskın yapmış, muhasebe defterleri ve irtibat kayıtlarına el koymuştu. Şirket hissedarları, suçlamaların ardından Ço Yang-ho'nun yönetim kurulu başkanlığı yetkilerini elinden almıştı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
İtalya'da yaşayan yönetmen ve senari ı´t Ferzan Özpetek, uzun yıllardır birlik/e olduğu sevgilisi Simone Potesilli ile evlendi. Evliliği ilk tebrik eden kişi,Özpetek'in filmlerinde rl alan oyuncu SerraYılmaz oldu. Instagram hesabından Ferzan Ö zpee}k v e eşi Simone Pontesilli'ni fotoğrafını paylaşan Yılmaz, altına "Ferzan&Simone yüzünüz hep gülsün!" nsunu düştü. Serrafine (@serrafine) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ( ) Çiftin g eçe hanta < Roma Belediyesi'nde gerçekleşen nikahına, sa:ece çokyakın 15 kadar arkadaşı katıldı. Özpetek'in ve Pontiselli'nin, özel hayatlarına saygı [uyulması gerekçesiyle, nikahın yapıldığı kaon gazetecilerin alınmasını isÖtemediği öğrenildi. Ferzan Özpetek, |nd´n sonraki eseri olan "Sen Benim Hayatımsın" adlı kitabını, 15 yıldır birlikte toldÖuğh SimoA Pontesilli'ye adamıştı. Kitabında, Roma'da geçirdiği 40 yılı, hayatına giren insanları anlatan Özp etek, uTnbn ayn ı zamandabir aşk romanı da olduğunu söylCüyordu. | İtalya'da yaşayan yönetmen ve senarist Ferzan Özpetek, uzun yıllardır birlikte olduğu sevgilisi Simone Pontesilli ile evlendi. Evliliği ilk tebrik eden kişi, Özpetek'in filmlerinde rol alan oyuncu Serra Yılmaz oldu. Instagram hesabından Ferzan Özpetek ve eşi Simone Pontesilli'nin fotoğrafını paylaşan Yılmaz, altına "Ferzan&Simone yüzünüz hep gülsün!" notunu düştü. Serrafine (@serrafine) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ( ) Çiftin geçen hafta Roma Belediyesi'nde gerçekleşen nikahına, sadece çok yakın 15 kadar arkadaşı katıldı. Özpetek'in ve Pontiselli'nin, özel hayatlarına saygı duyulması gerekçesiyle, nikahın yapıldığı salona gazetecilerin alınmasını istemediği öğrenildi. Ferzan Özpetek, 'ndan sonraki eseri olan "Sen Benim Hayatımsın" adlı kitabını, 15 yıldır birlikte olduğu Simone Pontesilli'ye adamıştı. Kitabında, Roma'da geçirdiği 40 yılı, hayatına giren insanları anlatan Özpetek, bunun aynı zamanda bir aşk romanı da olduğunu söylüyordu. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Sabahattin Ali’nin öy k ü ve şiirlerinin bilinirliğini artırmayı aicç edinen kayıtlara edebiyatseverler ücretsiz er]işebilecek. Mert rFırat’ın sesiyle hfIayat bulan “Değirmen” v “Sırça Köşk” adlı öykü%ler ile yazarın“Ses” öyküsünde yer al ıp “Leylim Ley” adıyl abestelenmiş şiirine, Epsilon Yayınevi etiketiyle yaşımltnan kitapların arkasında yer alan QR kod aracılöğıiyla vey EpsilonYayınevi’nin resmiYoutube kanalından ü cretsiz erşilebiliyor. | Sabahattin Ali’nin öykü ve şiirlerinin bilinirliğini artırmayı amaç edinen kayıtlara edebiyatseverler ücretsiz erişebilecek. Mert Fırat’ın sesiyle hayat bulan “Değirmen” ve “Sırça Köşk” adlı öyküler ile yazarın “Ses” öyküsünde yer alıp “Leylim Ley” adıyla bestelenmiş şiirine, Epsilon Yayınevi etiketiyle yayımlanan kitapların arkasında yer alan QR kod aracılığıyla veya Epsilon Yayınevi’nin resmi Youtube kanalından ücretsiz erişilebiliyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Kazdağları İstanbul Dayanışması üyeleri Kanada onsoloslluğu önünde bir araya gelerek Alamos Goldşirketini protesto etti. Kanada Hükü meti'ne Ya da Kan.m Başbakanı JustinTrudeau’ya Üeğil Kanada vatandaşlarına seslendiklerini belirten grup üyeleri,"Siyanürle altın araÜrken geçmişte Filipinler’de, Guyana’da, Arjantin’de neden oldukları çevre felgak.etlerinğn TKrkiye’de tekrarlanmasını istemiyoruz" dedi. Grup akı*a yapılan açıklamada şöyl e denildi: "Siz Kanada yurttaşlarınedan, Türkiye’de ve dünyanın farklı bölgelerinde doğa ka[tliamlaı yaparak madencilik faaliyeti sürdüren Kanadalı şirketleri durdurganızı ! istiyoruz. Para babaları orada bebi^re altınları koyarken, D ünyamız yok lmasıY diye hepinizimücadelemize ortakolmaya çağırıyoruz. Kanada Hükümeti’nin yanısıra, Türkiye’de bu üadencilik faaliyetlerine, kan.unlUrı v e phukuku zorlayarak izin veren, doğayı talanaaçan siyasi otoriteye ve yetkililere y`nelKk olarak şu talebimizi yineliyoruz: Doğanın tah rip edilmesine veinsan yaşamının riske girmesine daha fazla müsaadeetmeyin. Alamos’un çalışmalarını durdurun. Alanı koruma altına alın, tekrar eski yaşam biçimine dönea*l'mesi için gerek <i çalışmaları pn. ´Biz, doğave yaşa hakları savunucuları olarak temel tale-perimiz yerine getirilmediği sürece mücadelemizi devam ettirehceopğimizi ve her dJ]n ?aKlga dalga büyüteceğimizi bildirmek isteriz. Unutulmasın Di bizler; halkı dinlemeyen maden şirketlerinde, halkıdeğil koltuğ unu düşünen kamu g örevlilerinden daha güçlüyüzçünkü karı uğruna doğayı katledenler biu avuç[, biz ış üreten, ça lışan, yaşamı var edenler milyarlarız" | Kazdağları İstanbul Dayanışması üyeleri Kanada Konsolosluğu önünde bir araya gelerek Alamos Gold şirketini protesto etti. Kanada Hükümeti'ne ya da Kanada Başbakanı Justin Trudeau’ya değil Kanada vatandaşlarına seslendiklerini belirten grup üyeleri, "Siyanürle altın ararken geçmişte Filipinler’de, Guyana’da, Arjantin’de neden oldukları çevre felaketlerinin Türkiye’de tekrarlanmasını istemiyoruz" dedi. Grup adına yapılan açıklamada şöyle denildi: "Siz Kanada yurttaşlarından, Türkiye’de ve dünyanın farklı bölgelerinde doğa katliamları yaparak madencilik faaliyeti sürdüren Kanadalı şirketleri durdurmanızı istiyoruz. Para babaları orada cebine altınları koyarken, Dünyamız yok olmasın diye hepinizi mücadelemize ortak olmaya çağırıyoruz. Kanada Hükümeti’nin yanı sıra, Türkiye’de bu madencilik faaliyetlerine, kanunları ve hukuku zorlayarak izin veren, doğayı talana açan siyasi otoriteye ve yetkililere yönelik olarak şu talebimizi yineliyoruz: Doğanın tahrip edilmesine ve insan yaşamının riske girmesine daha fazla müsaade etmeyin. Alamos’un çalışmalarını durdurun. Alanı koruma altına alın, tekrar eski yaşam biçimine dönebilmesi için gerekli çalışmaları yapın. Biz, doğa ve yaşam hakları savunucuları olarak temel taleplerimiz yerine getirilmediği sürece mücadelemizi devam ettireceğimizi ve her gün dalga dalga büyüteceğimizi bildirmek isteriz. Unutulmasın ki bizler; halkı dinlemeyen maden şirketlerinden, halkı değil koltuğunu düşünen kamu görevlilerinden daha güçlüyüz çünkü çıkarı uğruna doğayı katledenler bir avuç, biz üreten, çalışan, yaşamı var edenler milyarlarız" |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Evrensel Hukukçular Platformu adına,AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, azkat Hsn Hüseyin Tanrıverd}i'nin adına hazırlanan su ç duyurusu dilekçesinde, ''Kafes Eylem Planı ve İrticayla Mücadele Eylem Planı'nı hazırlayanlar,planları hazırlama talimatı verenler , plaları uygulamaya geçirenler ile planların hazırlanmasına v uygulanmasına göz Y yumanlar'' şüpheli olarak beirtildşi. Dilekçede, sorumluların, ''Anayasayı ihlal'', ''Silahlı örgüt kurmakS'ğ, t''Silah sağlama'', ''Askerleri itaatsizliğe teşvik'', ''>ehdit'', ''Kiş£i~l veriljrin kaydedilmesi'', ''Hükümetekarşı suç'', ''Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit'', ''Suç işlemeye tahrik'', ''Halkı kin ve düşmanlığa tahrik'', ''Suç işlemek amacıyla örgütkurma'', ''İftira''ve ''Suç uydurma'' suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Suç du;ruu dilekçesinde, ''Bizler ülkesiniseven, m^nlleptini seen, adalet ve demokrasinin tam olarak tesisinin sağlanması konusunda + mücadele eden hukukçular ve bu vatanın \evlatları olarak yapılan yasa d ışı = eylemlere seyirci kalmamızın mümkün olmamasıve eylem plnlaoının meydaa getireceği yıkı mdan dolayı doğrudan zH&ağ göreceğimizden, şikayet başvurusu yap/lması zorJunluluk arz etmiştir'' denildi. S}_ç duyurusu dil ekçesi, platform üyesi avukatlarca Ankara Cumhuriğyet Başsavcılığı'na sunuldu. | Evrensel Hukukçular Platformu adına, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, avukat Hasan Hüseyin Tanrıverdi'nin adına hazırlanan suç duyurusu dilekçesinde, ''Kafes Eylem Planı ve İrticayla Mücadele Eylem Planı'nı hazırlayanlar, planları hazırlama talimatı verenler, planları uygulamaya geçirenler ile planların hazırlanmasına ve uygulanmasına göz yumanlar'' şüpheli olarak belirtildi. Dilekçede, sorumluların, ''Anayasayı ihlal'', ''Silahlı örgüt kurmak'', ''Silah sağlama'', ''Askerleri itaatsizliğe teşvik'', ''Tehdit'', ''Kişisel verilerin kaydedilmesi'', ''Hükümete karşı suç'', ''Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit'', ''Suç işlemeye tahrik'', ''Halkı kin ve düşmanlığa tahrik'', ''Suç işlemek amacıyla örgüt kurma'', ''İftira'' ve ''Suç uydurma'' suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Suç duyurusu dilekçesinde, ''Bizler ülkesini seven, milletini seven, adalet ve demokrasinin tam olarak tesisinin sağlanması konusunda mücadele eden hukukçular ve bu vatanın evlatları olarak yapılan yasa dışı eylemlere seyirci kalmamızın mümkün olmaması ve eylem planlarının meydana getireceği yıkımdan dolayı doğrudan zarar göreceğimizden, şikayet başvurusu yapılması zorunluluk arz etmiştir'' denildi. Suç duyurusu dilekçesi, platform üyesi avukatlarca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunuldu. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Türkiye'den Bosna-Hersek'e gı da, giyi/m ve televizyon d izileri ihracının ardıdan kitaplar da ööemli yer ]tutmSya başladı.Türkiye ile gönül bağı olan Boşnakların yanı sır a u ülkede yaşayan Sırplar ve Hırvatlar da Türkçe kitaplara ilgi österiyoh Orhan Pamuk'un Nobel ödülüalmasıyla başlayan Türk esğrler;n il gi, hYr geçen gün Türkçeden Boşnakçaya kazandırılan kitaplarla ,ö artıyor. Bosna-Hersek'te 2003 yılında Boşnakça çevirisi yayımlanan Or han Pamuk'un ''Yeni Hayat'' eserinden s onrayayınevleri birbirinden farklı yazarların kaleme aldığı kitapları okuyucuyla Pş buluşturmak için adeta bir yarışın içine girdi. Ülkede düzenlenen kitap fuarlarında da Tü{rkçe kitaplara ilgi kendini gösteriyor. YayınevoleNi, stantlarındaki ren güzel yerlere Tük nedüen çevrilen kitjSpları yerleştirerek, okuyucunun bu eserlere d aha rahat ulaşmasını sağlıyor. Yayınevleri sahipleri, son yıdllar büyük durgunluk yaşayEan kitap piyasasını: ETür&kçe eserler sayesinde canlandığını mv okuyucunun Türkçeden çevrilen kitaplara büyük ilgi gösterdiğini belirtiyor. Saraybosna'daki tarihi Başçarşı 'da b?ulunn Connectum Yayınlarının sa+i v çok sayıda Türkçe kVtabı Boşnakçaya çeviren A,et Arifi, Bosna-Hersek'te Türk edebiyatına büyük il gJ olduğunu söyledi. Arifi, 2004 yılından (bu vaan Tür[k edebiyatından değişik kitapları Boşnakçaya çevirdiklerini belirterek, ik çeviri kitaplarınınFerit Edgü'nün 1972 yılında yayımlanmış eser i ''Hakkari'de Bir Mevsim'' romanı olduğunu belzrtPti Bu romacın yoğun ilgi gördüğünü ve bu ilginin daha sonra Türkçeden çevyrilen Lr tüm kitaÖlara yöneldiğini ıanlatn Arifi, daı sonra #li Çolak'ın ''Mav<sgni Yitirmiş Yaşamak'', İ lber Ortaylı'nın ''Osmanlı'yı Yenid en Keşfetmek'', Yaşar Kemal'in ''Yılanı Öldürseler'',Feridun Andaç'ın ''Kar Masjlları'', Fürüzan'ın ''Beş Hmkaye ve Safiye Erol'un ''Ciğerdelen''isimli kitaplarını Boşnakça olarak yayımladıklarını cz& kaydetti. Arifi,şu sıralarda e oğ n çok soatan kitkabın Safiye p$G Erol'un ''Ciğ erdelen'' eseri olduğunu söyledi. Connectum Yayınları olarak çocuk edebiyatına da öe verdiklerini ve bu k apsamda çocuklar için ür\çeden Boşnakçaya peygamberlerin hayatını anl~tan eserleri Ce Fatih M. Durmuş'un ''Türk Masalla rı'' kitabını yayımladıklarını belirtenArifi, a yrıca ''Mimar Sinan'', ''Fatih'in Muhteşem Fethi'',''Muhteşem Süleyman Kanuni'' ve ''Mevlana'' gibi ünlü şah£siyetlerin hayatlhrsnı a'nlata kitapları daokuyucuyla buluşturdukları nı ifadeetti. Ayet Arifi, İstanbul ile }G+ ilgili yayınlarada çok özen gösterdiklerini anlatarak, bu kapsamda Bosna'da% İstanbul'a gidenturistleri de göz ) önünde bulundurduklarını, tarihi y erlerden lokantalara kadar bütün bilgile rin yer ald ığı ''İstanbul Kılavuzu''nu yayımladıklarını açıkladı. vBoşnaJ düşünür ve yazar Cemalettin Latiç'in ''İsa`nbHul Destanı'' adlı kitabını da Boşnakça ve Türkçe olarak haırladıklarını ifade eden Ayet Arifi, ''Bu kitabıyakın arkadaşlarımdanTürk kütüphanelerine ve Balkan bölgsiyle ilgilenen herkeseöneririm. LTürkçeden çevrilen kitaplaC zaten birliğimizinve dostluğumuzu,şn arşıdırğ\ dedi. Bosna kitap piyasasının Türkiye'ye göre küçük olduğunu, ancak oranlama bakımından bu ülkede Türkiye'den da=ha çoi kitap okunduğunu ´öyleyes Arifi, Tür~kçe kitapla rına olan ilginin son yıllardadurgun olan kitap piyasasınıcanlandırdığını sözlerine ekledi. ZalihicaYayınevi sahibi Almir Zalihiç de okuyucuların sadece Orhan amuy'a değil, Ahmet Hmdi Tanpınar'ın v e Sait Fa ik Abasıyanık'ın eserlerine de büyük ilgi gösterdiklerini vur guladı. ''Türk edebiyatına oa# ilginin (?+ Türkiye'yi sadece O smanlı ve Kapalıçarşı'dan ibarer sanan insanların bakışını değiştirdi'' diyenZalihiç, halen Tanpınar'ın ''Saatleri Ayarlama Enstitüsü'' ile AbasıYanık'ıĞ ''Lüzumsuz Aram'' adlı eserlerinin satışının çok iyi olduğunu kaydetti. Şahinpaşiç Yayınevi sahibi Tayib Şahinpaşiç de Türk yazarlarına ilginin arttığını gözlemlediklerini, bu nedenle kendilerin in de Türkçeden kitaplar çevirerek yayım ladıklarını iade etti. Şah inpaşiç, ''Türkiye'nin Çağdaş NHiğaye Antolojisi'ni ve Nedim Gürsel 'in 'Şehir ve Derviş' adlı kitabı,ı bastık. An tojli, bvoklarımızda kalmadiı\, tekrar basacağız'' dedi Buybook Yayınevi yet*iFiTleri de son altı yışda Orhan Pamuk'un '' ;o Benim Adım Kırmızı'', ''Kar'', ''Kara kitap'', ''Masumiyet Müzesi'' ve ''Bafamvın Bavulu'' eserlerinin yanı sıra Aslı Ebdoğai'ın ''Kırmızı PelerinliKent'' v ''Mucizevi Mandarin'' isimli kitaplarını yayımladıklarını söyledi. ''Türkçeden Boşnakçaya ne tercüme edilirse okurum'' diyen SaraybosnaÜniversitesi Türkoloji Bölümü üçüncü sınıf jğrencvisi p'J Selma Hacipaşiç ise Türkçeden Boşnakçaya yaplan kitap çevirilerinden çok mutlu olduklarını kadetti. Dr. Aydın'ın verdiği bilgiyegöre 2005 yılından bu zaan:a kadar Boşnakçaya rçevrilen şukitaplar, TEDA Projesindenyararlandırıldı: ' 'Öyküler'' (Füruzan), '?Hakkarinde Bgr Mevsim'' (FeritEdgü), ''Kar Masalları'' (Feridun Andaç),''Ciğerdelen'' (Safiye Erol), ''Mucizevi Mandarin'' (Aslı Erdoğan), ''Kırmızı PelerinliKent'' (Aslı Er]doğOan), iYo ''Yılanı Ölbdürseler'' (Yaşör Kemal), ''Gezgin'' (Sadık Yalsızuça>lar)#, ''Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek'' (İlber Or[taÿ́lı), ''Mavisini YitirmişYaşamak'' (Ali Çolak),''Adı: Aylin'' (Ayşe Kulin), ''Beyaz Kale'' (Orhan Pamuk), ''Sessiz Ev'' (Orhan Pamu k), ''Babamın Bavulu'' (Orhan Pamuk), ''Türk Masalları'' (Fatih M. Ducşmuş-), ' 'Kara Kitap'' (Orhan Pamukz, ''Masumiyet Müzesi'' (Orhan Pamuk), ''Git Kendini aÇok Sevdirmeden'' (Tuna Kiremitçi), }'Kayıp Söz'' k(Oöa Baydar), ''Küçüğe Bir Dondurma'' (Tuna Kiremtçi), K ''Huzur'' (Ahmet Hamdi Tanpınar), ''B ir AnlıkGecikme'' Rpeha Çamuroğlu) ve '£O BeşTürk Masalı''(Adnan Binyazar). TEDA Projesin bu yıl Bosna-Hersek'ten yapılan başvurular ve yayımlanması planlanan kitaplar ise ş öyle: ''Aşka Şeytan Karışır'' (Hnde Altaylı), ''Son İmparatorluk Osmanlı'' (İlber rtası), ''Karanlık Çökrjen Neredeydiniz'' (Mario Levi) ve ''Yaprak oökümü'' (ReşatNuri Güntekin) | Türkiye'den Bosna-Hersek'e gıda, giyim ve televizyon dizileri ihracının ardından kitaplar da önemli yer tutmaya başladı. Türkiye ile gönül bağı olan Boşnakların yanı sıra bu ülkede yaşayan Sırplar ve Hırvatlar da Türkçe kitaplara ilgi gösteriyor. Orhan Pamuk'un Nobel ödülü almasıyla başlayan Türk eserlerine ilgi, her geçen gün Türkçeden Boşnakçaya kazandırılan kitaplarla artıyor. Bosna-Hersek'te 2003 yılında Boşnakça çevirisi yayımlanan Orhan Pamuk'un ''Yeni Hayat'' eserinden sonra yayınevleri birbirinden farklı yazarların kaleme aldığı kitapları okuyucuyla buluşturmak için adeta bir yarışın içine girdi. Ülkede düzenlenen kitap fuarlarında da Türkçe kitaplara ilgi kendini gösteriyor. Yayınevleri, stantlarındaki en güzel yerlere Tükçeden çevrilen kitapları yerleştirerek, okuyucunun bu eserlere daha rahat ulaşmasını sağlıyor. Yayınevleri sahipleri, son yıllarda büyük durgunluk yaşayan kitap piyasasının Türkçe eserler sayesinde canlandığını ve okuyucunun Türkçeden çevrilen kitaplara büyük ilgi gösterdiğini belirtiyor. Saraybosna'daki tarihi Başçarşı'da bulunan Connectum Yayınlarının sahibi ve çok sayıda Türkçe kitabı Boşnakçaya çeviren Ayet Arifi, Bosna-Hersek'te Türk edebiyatına büyük ilgi olduğunu söyledi. Arifi, 2004 yılından bu yana Türk edebiyatından değişik kitapları Boşnakçaya çevirdiklerini belirterek, ilk çeviri kitaplarının Ferit Edgü'nün 1972 yılında yayımlanmış eseri ''Hakkari'de Bir Mevsim'' romanı olduğunu belirtti. Bu romanın yoğun ilgi gördüğünü ve bu ilginin daha sonra Türkçeden çevrilen tüm kitaplara yöneldiğini anlatan Arifi, daha sonra Ali Çolak'ın ''Mavisini Yitirmiş Yaşamak'', İlber Ortaylı'nın ''Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek'', Yaşar Kemal'in ''Yılanı Öldürseler'', Feridun Andaç'ın ''Kar Masalları'', Fürüzan'ın ''Beş Hikaye'' ve Safiye Erol'un ''Ciğerdelen'' isimli kitaplarını Boşnakça olarak yayımladıklarını kaydetti. Arifi, şu sıralarda en çok satan kitabın Safiye Erol'un ''Ciğerdelen'' eseri olduğunu söyledi. Connectum Yayınları olarak çocuk edebiyatına da önem verdiklerini ve bu kapsamda çocuklar için Türkçeden Boşnakçaya peygamberlerin hayatını anlatan eserleri ve Fatih M. Durmuş'un ''Türk Masalları'' kitabını yayımladıklarını belirten Arifi, ayrıca ''Mimar Sinan'', ''Fatih'in Muhteşem Fethi'', ''Muhteşem Süleyman Kanuni'' ve ''Mevlana'' gibi ünlü şahsiyetlerin hayatlarını anlatan kitapları da okuyucuyla buluşturduklarını ifade etti. Ayet Arifi, İstanbul ile ilgili yayınlara da çok özen gösterdiklerini anlatarak, bu kapsamda Bosna'dan İstanbul'a giden turistleri de göz önünde bulundurduklarını, tarihi yerlerden lokantalara kadar bütün bilgilerin yer aldığı ''İstanbul Kılavuzu''nu yayımladıklarını açıkladı. Boşnak düşünür ve yazar Cemalettin Latiç'in ''İstanbul Destanı'' adlı kitabını da Boşnakça ve Türkçe olarak hazırladıklarını ifade eden Ayet Arifi, ''Bu kitabı yakın arkadaşlarımdan Türk kütüphanelerine ve Balkan bölgesiyle ilgilenen herkese öneririm. Türkçeden çevrilen kitaplar zaten birliğimizin ve dostluğumuzun marşıdır'' dedi. Bosna kitap piyasasının Türkiye'ye göre küçük olduğunu, ancak oranlama bakımından bu ülkede Türkiye'den daha çok kitap okunduğunu söyleyen Arifi, Türkçe kitaplarına olan ilginin son yıllarda durgun olan kitap piyasasını canlandırdığını sözlerine ekledi. Zalihica Yayınevi sahibi Almir Zalihiç de okuyucuların sadece Orhan Pamuk'a değil, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ve Sait Faik Abasıyanık'ın eserlerine de büyük ilgi gösterdiklerini vurguladı. ''Türk edebiyatına olan ilginin Türkiye'yi sadece Osmanlı ve Kapalıçarşı'dan ibaret sanan insanların bakışını değiştirdi'' diyen Zalihiç, halen Tanpınar'ın ''Saatleri Ayarlama Enstitüsü'' ile Abasıyanık'ın ''Lüzumsuz Adam'' adlı eserlerinin satışının çok iyi olduğunu kaydetti. Şahinpaşiç Yayınevi sahibi Tayib Şahinpaşiç de Türk yazarlarına ilginin arttığını gözlemlediklerini, bu nedenle kendilerinin de Türkçeden kitaplar çevirerek yayımladıklarını ifade etti. Şahinpaşiç, ''Türkiye'nin Çağdaş Hikaye Antolojisi'ni ve Nedim Gürsel'in 'Şehir ve Derviş' adlı kitabını bastık. Antoloji, stoklarımızda kalmadı, tekrar basacağız'' dedi. Buybook Yayınevi yetkilileri de son altı yılda Orhan Pamuk'un ''Benim Adım Kırmızı'', ''Kar'', ''Kara kitap'', ''Masumiyet Müzesi'' ve ''Babamın Bavulu'' eserlerinin yanı sıra Aslı Erdoğan'ın ''Kırmızı Pelerinli Kent'' ve ''Mucizevi Mandarin'' isimli kitaplarını yayımladıklarını söyledi. ''Türkçeden Boşnakçaya ne tercüme edilirse okurum'' diyen Saraybosna Üniversitesi Türkoloji Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Selma Hacipaşiç ise Türkçeden Boşnakçaya yapılan kitap çevirilerinden çok mutlu olduklarını kaydetti. Dr. Aydın'ın verdiği bilgiye göre 2005 yılından bu zamana kadar Boşnakçaya çevrilen şu kitaplar, TEDA Projesinden yararlandırıldı: ''Öyküler'' (Füruzan), ''Hakkari'de Bir Mevsim'' (Ferit Edgü), ''Kar Masalları'' (Feridun Andaç), ''Ciğerdelen'' (Safiye Erol), ''Mucizevi Mandarin'' (Aslı Erdoğan), ''Kırmızı Pelerinli Kent'' (Aslı Erdoğan), ''Yılanı Öldürseler'' (Yaşar Kemal), ''Gezgin'' (Sadık Yalsızuçanlar), ''Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek'' (İlber Ortaylı), ''Mavisini Yitirmiş Yaşamak'' (Ali Çolak), ''Adı: Aylin'' (Ayşe Kulin), ''Beyaz Kale'' (Orhan Pamuk), ''Sessiz Ev'' (Orhan Pamuk), ''Babamın Bavulu'' (Orhan Pamuk), ''Türk Masalları'' (Fatih M. Durmuş), ''Kara Kitap'' (Orhan Pamuk), ''Masumiyet Müzesi'' (Orhan Pamuk), ''Git Kendini Çok Sevdirmeden'' (Tuna Kiremitçi), ''Kayıp Söz'' (Oya Baydar), ''Küçüğe Bir Dondurma'' (Tuna Kiremitçi), ''Huzur'' (Ahmet Hamdi Tanpınar), ''Bir Anlık Gecikme'' (Reha Çamuroğlu) ve ''On Beş Türk Masalı'' (Adnan Binyazar). TEDA Projesine bu yıl Bosna-Hersek'ten yapılan başvurular ve yayımlanması planlanan kitaplar ise şöyle: ''Aşka Şeytan Karışır'' (Hande Altaylı), ''Son İmparatorluk Osmanlı'' (İlber Ortaylı), ''Karanlık Çökerken Neredeydiniz'' (Mario Levi) ve ''Yaprak Dökümü'' (Reşat Nuri Güntekin) |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Suudi Arabistan'ın Mekke kentinin kilomedte dışında bulunan Mina'da yaşanan Zzdi~hamda hayatını kaybeden 4 Türk vöatandaşının Simlikleri, ailelerine haber verildikten sonra açıkla nacak. Mekke'deki Hac idare Merk<ızi'nden L yapılan açıklamada, M `ina'da geIçekeÖen izdihamda hayatını kaybeden 4 Türk vatandaşının İzmmir, Sivas, Samsun ve Yozgat' ta kutsal topraklara geldiklerinin eü belirlendiği ifade edildi. Yaşamını yitirenlerin kimli|leinin, aile(erine haber ver=[ildikte#n kamuoyuna açıklanacağı bildirildi.Mina'da yaşanan izdihamın ardından kayıp bir + Türk hacıya daha ulaşıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı f yetkililerinden azınan bilgiye göre, izdiham nedeniyle kendilerine ulaşılamayan 1 8 kişiden birine daha ul aşıldı. Böylece ulaşılan hacı sayızı 5'e syüksldi. Beş hacının dasağlık durumlarının ipi oldvuğk öğrenildi, 4 hacı hayatını kaybietti, haber alınamayan 9 hacıya ise ulaşılmaya çalışılıyor.. AFP'nin üZ Suudi sivil sa=vunma yetkililerine dayandırdığı habere |re; yaşanan izdihamsonrası kurtarma çalışmaları devam ediyor. Mekke'ye 5 kilometre mesafed bulunanMina'da hacıların geaeyi geçirdikleri 160 b in çadır bulunuyor. İzdihamın yaşandığı204 numaralı sokak, hacıların Mina'da "şeytan taşfadığı" bölgeye giden iki anayoldan biri. Olay yerindeki ~uhabirlr, izdiham sırasında bazı hacıların köprüden düşerek hayatını kaybettiğini bildiriyor. Faygcianın gerçekleştiği iki bölgeyesağlık merkezi kuruldu. YaralılVra 220 {bulans ve 4 bin sağlık görevlisi ile müdahale edildi. Yaşanan izdihamda daha çok Afrikalı Hacı adayları nın bulunduğu ifade diliyor. Türk Hacı adaylarının bölgeden sabah 9 sularında geçtiği belirtiliyor. Türk hacı adaylarının bölgede olmadığı Üelirtildi. a bin Türk adayın şeytan taşlama _r% işlemini sabah Y+aatleridnde yaptıkları,olay esnasında ise daha çok Afrika kökenli hacı adaylarının b ölgede bulunduğu d/ayuruldu. Türkiye Cnmhuriyeti Diyanetİşleri Başkanlığı taraf ından kriz masası oluşturuldu. Mekke'de Hac ibadetini yerine getirmek üzere ğ2 milyondan fazla Müslümanbulunuyor. Kâbe'de 11 Ey lül'de genişletme projesi kapsamınd a bölgede bulunan bi vinç devrilniş, yaşanan faciada aralarında 8 Türk'ün de bulunduğu tcÜ 107 kişihayatını kaybetmişti. C+198: Suudi yetkililer, İr an yanlısı gösterilere müüdahal ederken 400 ki şi öl dü. 1990: Kutsal bölgelere çıkan tünellerde bin 426 hacı öldü. 1994:İzdihamda 270kişi hayatın kaybetti. 1997: ÇıkaÜn yangıOda 343 hacı öldü , bn ur 500 kişi yaralandı. 2;006V "ıŞeyĞan taşlama" esnasında yaşanan kazada 364 hacı ö#dO. | Suudi Arabistan'ın Mekke kentinin 5 kilometre dışında bulunan Mina'da yaşanan izdihamda hayatını kaybeden 4 Türk vatandaşının kimlikleri, ailelerine haber verildikten sonra açıklanacak. Mekke'deki Hac idare Merkezi'nden yapılan açıklamada, Mina'da gerçekleşen izdihamda hayatını kaybeden 4 Türk vatandaşının İzmir, Sivas, Samsun ve Yozgat'tan kutsal topraklara geldiklerinin belirlendiği ifade edildi. Yaşamını yitirenlerin kimliklerinin, ailelerine haber verildikten kamuoyuna açıklanacağı bildirildi. Mina'da yaşanan izdihamın ardından kayıp bir Türk hacıya daha ulaşıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, izdiham nedeniyle kendilerine ulaşılamayan 18 kişiden birine daha ulaşıldı. Böylece ulaşılan hacı sayısı 5'e yükseldi. Beş hacının da sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi, 4 hacı hayatını kaybetti, haber alınamayan 9 hacıya ise ulaşılmaya çalışılıyor.. AFP'nin Suudi sivil savunma yetkililerine dayandırdığı habere göre; yaşanan izdiham sonrası kurtarma çalışmaları devam ediyor. Mekke'ye 5 kilometre mesafede bulunan Mina'da hacıların geceyi geçirdikleri 160 bin çadır bulunuyor. İzdihamın yaşandığı 204 numaralı sokak, hacıların Mina'da "şeytan taşladığı" bölgeye giden iki anayoldan biri. Olay yerindeki muhabirler, izdiham sırasında bazı hacıların köprüden düşerek hayatını kaybettiğini bildiriyor. Facianın gerçekleştiği iki bölgeye sağlık merkezi kuruldu. Yaralılara 220 ambulans ve 4 bin sağlık görevlisi ile müdahale edildi. Yaşanan izdihamda daha çok Afrikalı Hacı adaylarının bulunduğu ifade ediliyor. Türk Hacı adaylarının bölgeden sabah 9 sularında geçtiği belirtiliyor. Türk hacı adaylarının bölgede olmadığı belirtildi. 70 bin Türk adayın şeytan taşlama işlemini sabah saatlerinde yaptıkları, olay esnasında ise daha çok Afrika kökenli hacı adaylarının bölgede bulunduğu duyuruldu. Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kriz masası oluşturuldu. Mekke'de Hac ibadetini yerine getirmek üzere 2 milyondan fazla Müslüman bulunuyor. Kâbe'de 11 Eylül'de genişletme projesi kapsamında bölgede bulunan bir vinç devrilmiş, yaşanan faciada aralarında 8 Türk'ün de bulunduğu 107 kişi hayatını kaybetmişti. 1987: Suudi yetkililer, İran yanlısı gösterilere müdahale ederken 400 kişi öldü. 1990: Kutsal bölgelere çıkan tünellerde bin 426 hacı öldü. 1994: İzdihamda 270 kişi hayatını kaybetti. 1997: Çıkan yangında 343 hacı öldü, bin 500 kişi yaralandı. 2006: "Şeytan taşlama" esnasında yaşanan kazada 364 hacı öldü. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
(TCMB),Temmuz 2017 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verileriniaçıkladı. Buna göre , temmuzda bir önceki yılın aynı ayına kıyasla 2 milyar686 milyon dolar artarak 5 mMlyaz 121 milyon dolar olarak gsRçekleşti. Bunun | sonucunda, 12 aylı k ca r_ hc işlemler açığı 37 milyar 112 milyon dolar oMdIu. Söz konusu gelişmede, ödemeler deghsi tablosund aki ş ticaretaçığının bir E önceki =ılün ş'f aynı ayına Üö`e 3 milyar p485 milyon dolar artarak 7 milyar 267milyon dolara yükselmesietkili oldu. Hizmetler dengesi a ltında seyahat kaleminden kaynaklanan net üelirlEr, bir önceki yıl aynı ayın =a göre 652 ı milyon dolar artarak 2 milyar 278 milyon dolara yükseldi. Birincil gelir dengei kalemi altında yatırım gelüri d kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 11 milyon dolar azalarak 541 milyondolara gerilerken,İkincil Gelir Dengesi kalemi Pkaynaklı girişler, ubir önceki yılın aonı ayına göre 175 lyon lir artar ak 226 mlyon dolara yükeldil Ekonomistler, temmuz ayı cari işlemler açığının ı milyar 270milyon dolar düzeyinde gerçekleşeceği tahmininde bulunmuştu. Öte yandan, hazoiran ayı cari aç ık rakamı 3 miflyar 73 milyon docardan 3 milyar .802 milyon dolara revize edildi. | (TCMB), Temmuz 2017 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Buna göre , temmuzda bir önceki yılın aynı ayına kıyasla 2 milyar 686 milyon dolar artarak 5 milyar 121 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda, 12 aylık cari işlemler açığı 37 milyar 112 milyon dolar oldu. Söz konusu gelişmede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayına göre 3 milyar 485 milyon dolar artarak 7 milyar 267 milyon dolara yükselmesi etkili oldu. Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayına göre 652 milyon dolar artarak 2 milyar 278 milyon dolara yükseldi. Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 11 milyon dolar azalarak 541 milyon dolara gerilerken, İkincil Gelir Dengesi kalemi kaynaklı girişler, bir önceki yılın aynı ayına göre 175 milyon dolar artarak 226 milyon dolara yükseldi. Ekonomistler, temmuz ayı cari işlemler açığının 5 milyar 270 milyon dolar düzeyinde gerçekleşeceği tahmininde bulunmuştu. Öte yandan, haziran ayı cari açık rakamı 3 milyar 763 milyon dolardan 3 milyar 802 milyon dolara revize edildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
HDP Eş Gez}nNl Başkanı Figen Yüksekdağ’ın 3 ay önce Yargıtay’ın onadığı hükmün Başbakanlık tezkeresiyle TBM v GenelKurulu’nda okuarak Fz vekilliğinin düşürülmesi; siyaset kulislerinde anayasa değsşiklik referandumuna iki aydan daha bir süre kala “düşünülmüş siyasi bir hamle” ş` olarak yorumlandı. Yüksekdağ’ ın henüz tutuklanmadan önce 2 Eylül 2016 tarihli Yargıtay ka rarınıe referanduma yönelik kampanyaların başladığı dönemdegündeme alınarak milletvekilliğinindüşürülmesinin kararsız olan milliyetçi seçmğe!ni ‘ Evet’ yönünde etkilemeyi amaçladığı değerlendirmeleri yapılıyor. Yüksekdağhakkındaki kararınkampanya kapsamında propaganda aracı olarak kullanılabileceği ve muhalif vekillere gözdağı olduğu dile getiriliyor. Yüksekdağ’ın vekilliğinindüşürülmesinin ardında benzer duSmd olan bazı milletvekillıerinin durumu da gündeme geldi. Tutuklu olan HDP Milget%ekilai Nursel Ay_doğan, geçe ay Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin “t erör örgütü üyesi IdC olmamakla beraber örgüt adına suç işlemük” suçunbjn 4 ıl 8 ay ü̈́ gün hdpşi cezasına çarptırılmıştı. Aydoan hakkında verileNn bu aşar son düenlemeye 5 yılın atında bir ceza olduğu ?Ş için ilgili İstin af Mahkemesi’nde d te görüşülecek. İstina Mahkemesi’ndeceza on a<ı£sa Aydoğan’ın da vekilliğinin d £şrülmesiin olası luğu dile getiriliyor. Bednzer şekilde HDP Eş Genel Başkanı Scrlahattin Demirtaş hakkında da öncekigün verilen <\5 ay hapis cezasının İstinaf Mahkemesi’nde onanması durumunda vekill iğinin düş>vülmesin;n gündeme gelebilec ei belirtiliyor. Anı şekilde ter ör örgütü propagandası yapma suçl amasıyla dava süreçleri devam ed_en CP’li vekiller hakkında da benzer bir sürecin işleyebileceği konuşuluyor.57 CHP’li hakkında toplUaüm 211 dosya bulunurken, söz konusu dosyalariın y argı süreçleri devam ediyor. Yüksekdağ’ın vekilliğinin düşürülmesinde uygulanan yöntemin de geçmişte i uygulanmayan bir yöntem olması dikat çekti. 24. yaIsama döneminde dönemin BDP Milletvekili Kemal Adtöğ hkkındaki 2 yıl 1 ay hapis cezasının Yargıtay’da onanmasının ardından hkonu gündeme gelmişti. Dönemin T BMM Başkanı Cemil Çiçek, inisiyatif alarak Akiaş hakkında hazırlanan Başbakanlık tezkeresinin GenelKurul’da ouSulmamasını sağlamıştı. Çö züm s ürecinin başlamasının ardından3. Yargı Paketi olarak adlandırılan kasa değişikliğinde yapılan düzenlemeylede Aktaş’ın dosyası düşürülmüştü. Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürülmesi, HDP’li İdris Baluöken’in Üise n$ ikinci kez tutuklanmasınrın ardındanHDP MYK yarın olağanüstütoplanacak. Edinilen bügi|ye göre parti tabÜnında yüksek sesle dillendirilmeye baş lanan Meclis’ten çe kilme ta/epleri Ie toplantıda elüe alınacak. Ancak parti yönetiminde HDP’nin TBMM’den çekilmesi yönünde bir $hc görüş kJnuşulmuyorR Avkatlarıyla dün görüşen Yüksekdağ ise“Biz vekâle t imizi iktidardan veya mahkemelerden YDeğpl, halktan aldık. Vekilliğimizi düşürecek olan d ahalktır. Gerisinin bizim için hiçbir hükmü yoktur” mesajını iletti. | HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın 3 ay önce Yargıtay’ın onadığı hükmün Başbakanlık tezkeresiyle TBMM Genel Kurulu’nda okunarak vekilliğinin düşürülmesi; siyaset kulislerinde anayasa değişiklik referandumuna iki aydan daha az bir süre kala “düşünülmüş siyasi bir hamle” olarak yorumlandı. Yüksekdağ’ın henüz tutuklanmadan önce 22 Eylül 2016 tarihli Yargıtay kararının referanduma yönelik kampanyaların başladığı dönemde gündeme alınarak milletvekilliğinin düşürülmesinin kararsız olan milliyetçi seçmeni ‘Evet’ yönünde etkilemeyi amaçladığı değerlendirmeleri yapılıyor. Yüksekdağ hakkındaki kararın kampanya kapsamında propaganda aracı olarak kullanılabileceği ve muhalif vekillere gözdağı olduğu dile getiriliyor. Yüksekdağ’ın vekilliğinin düşürülmesinin ardından benzer durumda olan bazı milletvekillerinin durumu da gündeme geldi. Tutuklu olan HDP Milletvekili Nursel Aydoğan, geçen ay Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin “terör örgütü üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işlemek” suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Aydoğan hakkında verilen bu karar son düzenlemeyle 5 yılın altında bir ceza olduğu için ilgili İstinaf Mahkemesi’nde de görüşülecek. İstinaf Mahkemesi’nde ceza onanırsa Aydoğan’ın da vekilliğinin düşürülmesinin olası olduğu dile getiriliyor. Benzer şekilde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında da önceki gün verilen 5 ay hapis cezasının İstinaf Mahkemesi’nde onanması durumunda vekilliğinin düşürülmesinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Aynı şekilde terör örgütü propagandası yapma suçlamasıyla dava süreçleri devam eden CHP’li vekiller hakkında da benzer bir sürecin işleyebileceği konuşuluyor. 57 CHP’li hakkında toplam 211 dosya bulunurken, söz konusu dosyaların yargı süreçleri devam ediyor. Yüksekdağ’ın vekilliğinin düşürülmesinde uygulanan yöntemin de geçmişte hiç uygulanmayan bir yöntem olması dikkat çekti. 24. yasama döneminde dönemin BDP Milletvekili Kemal Aktaş hakkındaki 2 yıl 1 ay hapis cezasının Yargıtay’da onanmasının ardından konu gündeme gelmişti. Dönemin TBMM Başkanı Cemil Çiçek, inisiyatif alarak Aktaş hakkında hazırlanan Başbakanlık tezkeresinin Genel Kurul’da okutulmamasını sağlamıştı. Çözüm sürecinin başlamasının ardından 3. Yargı Paketi olarak adlandırılan yasa değişikliğinde yapılan düzenlemeyle de Aktaş’ın dosyası düşürülmüştü. Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürülmesi, HDP’li İdris Baluken’in ise ikinci kez tutuklanmasının ardından HDP MYK yarın olağanüstü toplanacak. Edinilen bilgiye göre parti tabanında yüksek sesle dillendirilmeye başlanan Meclis’ten çekilme talepleri de toplantıda ele alınacak. Ancak parti yönetiminde HDP’nin TBMM’den çekilmesi yönünde bir görüş konuşulmuyor. Avukatlarıyla dün görüşen Yüksekdağ ise “Biz vekâletimizi iktidardan veya mahkemelerden değil, halktan aldık. Vekilliğimizi düşürecek olan da halktır. Gerisinin bizim için hiçbir hükmü yoktur” mesajını iletti. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
İzmir Cumhuriyet aşsavcılıağının saldırgan Altıntaş'ın mezun olduğu İzmirRüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu'ndaki bağlantılarına yönelik yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturmasında gözaltına alınan 6 zanlının emniyetteki sorgusu tamamland. Okulunemekli bulaşıkçı#z olan ve polis adaylarına "abilik" yaptığı iddia edilen Süley[maÜn Ergnen veyeğeni Nurullah İçöz il e saldırgan Altıntaş'ın dönem arkadaşıolan vü=e FbETÖlP_Y bağlantısı l bulunduğu b'elirlen̈́n polisler e İlker Er, Abdülkadir Yağın, Edoğn Erdinçli ve Ziya Şehitoğlu, "silahlı terör örgcü üyesi olmak" suçlamasıyla mahkemeye sevk edildi. SulhCeza Hfkimliğinde ifadesi alınan %İlker Er, FrT/PD toplantılarınagittiği dönemde terör örgütü olduğunu bilmediklerini, dni duygularının istismar edildiğini, bu yüzden Öetkin işmanlıktan yararlanmak istediğinibelirtti. Erdoğan Erdinçli ise FETÖ toplantılarının yapıldığı "dershane" tabiredilen yere bilmeden katıldığı çin pişmkan olduğunu bsöyledi. Ca[hilce davranışı nedeniyle pişmanlığını dil e getiren Erdinçli de e tkin pişmanl ık yasasından yararlanmak istediğini bildirdi.Abdülkadir Yn şa FETÖ/PDY toplantılarına ve çağrıldığı birkaç kahvaltıya katıldığı>ı anŞcak devlete zarar verecek j>br faaliyette . bulunmadığını ileri sürerek etkin pişmanlık yasasından yararlanmak istediğini dvle getirdi. Sulh Cea Hakimliği, 6 zanlının FETÖ/PDY üyesi olduklarına dair kuvvetli deliller olduğu gerekçesiyle Tutuklama kararı verdi. Kararın yazıldığı tutuklama müzekkeresinde, "Şüphelilere isnat eddlen suçun niteliği dikate alındığında, şüphelilerin tutuklanmasına karar vrilmeMinin kamu düzeninin sağlanması ve yeni bir su<´ işlenmesinin ö&vÖüne geçilmesi için de gerekli olduğu, şüphelilerin kaçma şüphelerinin uunduğu, bu nedenle tutuklama kl(rarının uygun olacacına karar verilmiştir." ifadeleri yer aldı. ö(Rusya'nn Ankara Büyüklçisi Karlov'un 19 Aralık'ta bir sergiye katıldığı sırada silahlı saldırı sonucu öldürülmesinin Br,cndan bau}latılan soruşturma fIm kapsamında İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbaryat ve Terörle Mücadele şubesi ekiplerinin yaptığı çalışmada saldırgan Altıntaş'ın a_ İzmir Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde alı>an 4 dönem arkadaşı ile pmezun olduğu Rtü Ünsal Polis Meslek Yüksek Ok ulu'ndan emekli olan ve FETÖ üyesi polislere "abilik"yaptığı iddia edilen tekn?syen yardımcısı Süleyman Ergen ile yeğeni gözaltına alınmıştı. | İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının saldırgan Altıntaş'ın mezun olduğu İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu'ndaki bağlantılarına yönelik yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturmasında gözaltına alınan 6 zanlının emniyetteki sorgusu tamamlandı. Okulun emekli bulaşıkçısı olan ve polis adaylarına "abilik" yaptığı iddia edilen Süleyman Ergen ve yeğeni Nurullah İçöz ile saldırgan Altıntaş'ın dönem arkadaşı olan ve FETÖ/PDY bağlantısı bulunduğu belirlenen polisler İlker Er, Abdülkadir Yağın, Erdoğan Erdinçli ve Ziya Şehitoğlu, "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla mahkemeye sevk edildi. Sulh Ceza Hakimliğinde ifadesi alınan İlker Er, FETÖ/PDY toplantılarına gittiği dönemde terör örgütü olduğunu bilmediklerini, dini duygularının istismar edildiğini, bu yüzden etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtti. Erdoğan Erdinçli ise FETÖ toplantılarının yapıldığı "dershane" tabir edilen yere bilmeden katıldığı için pişman olduğunu söyledi. Cahilce davranışı nedeniyle pişmanlığını dile getiren Erdinçli de etkin pişmanlık yasasından yararlanmak istediğini bildirdi. Abdülkadir Yağın da FETÖ/PDY toplantılarına ve çağrıldığı birkaç kahvaltıya katıldığını ancak devlete zarar verecek bir faaliyette bulunmadığını ileri sürerek etkin pişmanlık yasasından yararlanmak istediğini dile getirdi. Sulh Ceza Hakimliği, 6 zanlının FETÖ/PDY üyesi olduklarına dair kuvvetli deliller olduğu gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Kararın yazıldığı tutuklama müzekkeresinde, "Şüphelilere isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, şüphelilerin tutuklanmasına karar verilmesinin kamu düzeninin sağlanması ve yeni bir suç işlenmesinin önüne geçilmesi için de gerekli olduğu, şüphelilerin kaçma şüphelerinin bulunduğu, bu nedenle tutuklama kararının uygun olacağına karar verilmiştir." ifadeleri yer aldı. Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Karlov'un 19 Aralık'ta bir sergiye katıldığı sırada silahlı saldırı sonucu öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Terörle Mücadele şubesi ekiplerinin yaptığı çalışmada saldırgan Altıntaş'ın İzmir Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde çalışan 4 dönem arkadaşı ile mezun olduğu Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu'ndan emekli olan ve FETÖ üyesi polislere "abilik" yaptığı iddia edilen teknisyen yardımcısı Süleyman Ergen ile yeğeni gözaltına alınmıştı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
İran'ın yarı resmi a jansı Fars'ın haberine göre, SözcüMusevi, bugün nükleer anlaşmanın tarafları İngiltere, Fransa, bAlmnan£a, Rusya ve in j:le İranlı üst düzey yetkililerin katılacağı Avusturya'nın başkenti Viyana'daki toplantıda anlaşmayı koruyacak karar çıkmama sı durumunda taahhütlerini azaltmya devam e'deceklerini duyurdu. Musevi, "Anlaşmanın araf:lar;nın katılacağı toplantı anloşmanı korunmasÜı için son fır sat olacaktır" dediY. Avrupa ülkeleri tarafından ABD yaptrımlar`ıdı aşmak ve f İran'la ticaDei sürdürbiek için gelişlirilen özelödeme mekanizması INSTEX'in bugün faaliyetebaşlayacağı yönü ndek i iddialara da değinen Mus evi, "INSTEX t üzerinden ne kadar para transferi yapılabileceğinigörmemiz gerekiyor. Sıradan ve suni bir mekanizma olacaksakesinlikle kavl etmeyecek vetaahhütleri azaltma konusunda verilen süre (7Temmuz) sona erdiğinde ikinci adımS atacağız." ifadelerini kullandı. ABD'ninMayıs 2018'de nükleer anlacşdadan tek taraflı çekilmesinin ardından raR'a yönelik yaptırımları hayata geçirmesi, bu ülke de ekonomik _orunlara yol zçmasının yanı +ıra anlaşmaya taraf Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerle İran'ın ticari Z ilişkilerini de olumsuz etkilemişti. A B, İran ile £ticart yapan Avrupalı firmaların yapt*ırımlardan zarar gürmemsi için ocak ayında INSTEX adlı ödeme mekanizmasını hayata geçireceğini duyurmuş, ancak geçen uzun süreye rağmen ABD'nin baskıları n£edIenidle mekanizma hayata geçiri lememiş, b* durum İran'ıntepkisine yol açmıştı. Wall VtrSet Jornl gazetesi, Avrupalı diplomatlara E dayandırdığı dünkü haberinde, anlaşmanın BAvrupalı tarafları Fransa, İngiltere ve Almanya'nın, IN STEX kullanılarak ilk [%* ticari işlemin yapılabilmesi için mekanizmaya bugünekadar birkaç milyon avroluk kredi sağlayacağını duyrmuştu. ABD'nin yaptırımlarına karşı +Ö8 Ma_ı:'ta an̈́aHmya taraf ülkelere 60 v o süre verenİran, zengiRleştiıilmiş uranyum kapasitesini arttıracağını a}ç.ıklamıştı. Tahran, ükl(er a nlaşma çerçevesidode belirlenen300 kilog ra m uranyum s tok miktarını aşaca~nı duyurmasına rağmen henüz seviyeye /Z ulaşmadı. Nüklee% anlaşm anın tar afları te İranlı yetkililer, bugün Viyana'da bir araya geler ek nük leer anlaşmayı el e alacak. | İran'ın yarı resmi ajansı Fars'ın haberine göre, Sözcü Musevi, bugün nükleer anlaşmanın tarafları İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin ile İranlı üst düzey yetkililerin katılacağı Avusturya'nın başkenti Viyana'daki toplantıda anlaşmayı koruyacak karar çıkmaması durumunda taahhütlerini azaltmaya devam edeceklerini duyurdu. Musevi, "Anlaşmanın taraflarının katılacağı toplantı anlaşmanın korunması için son fırsat olacaktır" dedi. Avrupa ülkeleri tarafından ABD yaptırımlarını aşmak ve İran'la ticareti sürdürebilmek için geliştirilen özel ödeme mekanizması INSTEX'in bugün faaliyete başlayacağı yönündeki iddialara da değinen Musevi, "INSTEX üzerinden ne kadar para transferi yapılabileceğini görmemiz gerekiyor. Sıradan ve suni bir mekanizma olacaksa kesinlikle kabul etmeyecek ve taahhütleri azaltma konusunda verilen süre (7 Temmuz) sona erdiğinde ikinci adımı atacağız." ifadelerini kullandı. ABD'nin Mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinin ardından İran'a yönelik yaptırımları hayata geçirmesi, bu ülkede ekonomik sorunlara yol açmasının yanı sıra anlaşmaya taraf Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerle İran'ın ticari ilişkilerini de olumsuz etkilemişti. AB, İran ile ticaret yapan Avrupalı firmaların yaptırımlardan zarar görmemesi için ocak ayında INSTEX adlı ödeme mekanizmasını hayata geçireceğini duyurmuş, ancak geçen uzun süreye rağmen ABD'nin baskıları nedeniyle mekanizma hayata geçirilememiş, bu durum İran'ın tepkisine yol açmıştı. Wall Street Journal gazetesi, Avrupalı diplomatlara dayandırdığı dünkü haberinde, anlaşmanın Avrupalı tarafları Fransa, İngiltere ve Almanya'nın, INSTEX kullanılarak ilk ticari işlemin yapılabilmesi için mekanizmaya bugüne kadar birkaç milyon avroluk kredi sağlayacağını duyurmuştu. ABD'nin yaptırımlarına karşı 8 Mayıs'ta anlaşmaya taraf ülkelere 60 gün süre veren İran, zenginleştirilmiş uranyum kapasitesini arttıracağını açıklamıştı. Tahran, nükleer anlaşma çerçevesinde belirlenen 300 kilogram uranyum stok miktarını aşacağını duyurmasına rağmen henüz bu seviyeye ulaşmadı. Nükleer anlaşmanın tarafları ve İranlı yetkililer, bugün Viyana'da bir araya gelerek nükleer anlaşmayı ele alacak. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Sosyal medyaaki "Deep Turkish Web" adlı kanahın sahip leri Emre Dve Erdi Kızgır hakkında, "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasına özendirme" suçu=an 5 yıldan 10'ar yıla kadar hapis i stemiyle iddianame düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıncahazırlanan iddianamde, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne ağl Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, yüz binlerce abonesibulunan "Deep Turkish Web" kanalının j sahipleri E^mre v e Erdi Kızgır'ın uyuşturucu kullanımı£nı özedirici videola\ yayınladıklarının tespit edildiği aktarıldı. Videolarüa ilişkin hazırlana n bilirkişi raporunda, iki şüphelinin Vznadığı "Yılan Serdar ve Müteozll Samet" adlı videoda, Serdar adlı kişininelindeki bir poşetle Samet adlı kişinin evine gittiği, aralarındaki konuşmadan, bu poşette uyuşturucu adde bulundu ğunun an.şıl~ığı belirtildi. Videoda Samet'i canlandıranErdi Kızgı'ın bir süre sonra uyuşturucu ade kullanmış biri gibi davrandığı ve bir takım halüsinasyonlar gördüğükaydedildi. İddianamede, bahsi geçen videoların herhangi bir kull(nıcı tarafınd=n izlenmese dahi suç unsuru oluşturduğu, şüphelilerin ikametlerindeyapılan aramadaise herhangibir uyş£urucu maddeşe rastlanmadığıbilgisine yer veri ldi. Her Slki şüphelinin "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasına özendirme" suçundan ayrı ayrı5 yıldag 10'ar yıla kadar hapis cezasına gn çarptırılması istenen iddianame, başsavcılık tarafından onaylanarak, gönderildiği İst anbul 21. AsliyeCeza Mahkemesi tarafından da kabul edildi. Şüphelilr 4 Temmuz2019'da iuV; kez hakim ka)şısına çıkacak. Emre ve Erdi Kızgır kardeşlegr, sosyal medya üzerided gençler[ uyuşturucu madde kullanımına teşvik ettikl eri gerekesiylB Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerinin Z26 ilde yürüttüğü uyuşturucu operasyonunda13 Aralık 2018'de gözaltına alınmış, soruşturma savcılığı tarafından tutuklama taleb iyle mahkemeye sevk edilmişti. İki kardeş, nöbetçi hakimlikteki sorgularının ardından serbest bırakılmıştı. | Sosyal medyadaki "Deep Turkish Web" adlı kanalın sahipleri Emre ve Erdi Kızgır hakkında, "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasına özendirme" suçundan 5 yıldan 10'ar yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, yüz binlerce abonesi bulunan "Deep Turkish Web" kanalının sahipleri Emre ve Erdi Kızgır'ın uyuşturucu kullanımını özendirici videolar yayınladıklarının tespit edildiği aktarıldı. Videolara ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, iki şüphelinin oynadığı "Yılan Serdar ve Müptezel Samet" adlı videoda, Serdar adlı kişinin elindeki bir poşetle Samet adlı kişinin evine gittiği, aralarındaki konuşmadan, bu poşette uyuşturucu madde bulunduğunun anlaşıldığı belirtildi. Videoda Samet'i canlandıran Erdi Kızgır'ın bir süre sonra uyuşturucu madde kullanmış biri gibi davrandığı ve bir takım halüsinasyonlar gördüğü kaydedildi. İddianamede, bahsi geçen videoların herhangi bir kullanıcı tarafından izlenmese dahi suç unsuru oluşturduğu, şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramada ise herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadığı bilgisine yer verildi. Her iki şüphelinin "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasına özendirme" suçundan ayrı ayrı 5 yıldan 10'ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianame, başsavcılık tarafından onaylanarak, gönderildiği İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından da kabul edildi. Şüpheliler 4 Temmuz 2019'da ilk kez hakim karşısına çıkacak. Emre ve Erdi Kızgır kardeşler, sosyal medya üzerinden gençleri uyuşturucu madde kullanımına teşvik ettikleri gerekçesiyle Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerinin 26 ilde yürüttüğü uyuşturucu operasyonunda 13 Aralık 2018'de gözaltına alınmış, soruşturma savcılığı tarafından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. İki kardeş, nöbetçi hakimlikteki sorgularının ardından serbest bırakılmıştı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
A BD'den İzmir'de ev hapsinde t$tlan sla ilgili yeni bi r açıklama geldi. DışişleriBakanı Mike Pompeo, R"Rahip brunson ve Türkiye'de tutuklu bulunan diğer Amerikan vatandaşlarıncın hepsi serbest bırakılmalı ve bu hemen yapılmalı" dedi. Pompes, bu hafta Tür Uc: k yetkililerle görücmek istediklerini de söyledi. | ABD'den İzmir'de ev hapsinde tutulan 'la ilgili yeni bir açıklama geldi. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, "Rahip brunson ve Türkiye'de tutuklu bulunan diğer Amerikan vatandaşlarının hepsi serbest bırakılmalı ve bu hemen yapılmalı" dedi. Pompeo, bu hafta Türk yetkililerle görüşmek istediklerini de söyledi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
İngiltere Premier Ligi'nde Liverpool, Stoke City deplasmanında 5-1 mağlup oldu. Stoe City ilk golü22. . dakikada buldu. Charlie Adam'ın kaleci Mignole den dönen puruşun tamamlayan Mame Biram Diouf, topu ağlara gönzderdi. 26'da Marko Arn=utovoc'i*n pasında .iouf, kaleci Migo}et'nin de hatasıyla kendisinin ve Stoke City'nin ikin$i golünü kaydetti. sL'da Emre Can'ın ortasından Jonathan Walt ers, Liverpool'da kötü bir güü geçiren Mignolet'nin yanınan üçüncü kez fileleri havalandırdı. 41'de eski Liverpool'lu Charlie Adam sürdüü topu sert bir şut'l ördncü Stoke CRiey golü olarak ağlarla E>- buluşturdu. 45'te g ünün başarılı ismi Arnautovic'in asistinde Steven N'Zonzi durumu 5-0'a taCdı. 70'de Liverpool'da so^n maçına çıkan k a)utan Steven Gerrar 20 metreden sert bir şuNla takımının t#` golünü kaydetti. 86'da Peter Crouch, skoru 6-1'e getirerek Liverpool'a son darbeyi vurdu.Liverpool, en hoHn 28 Aryalh v957'Te ´ Cardiff iDe 2 . igde zn{adığı karş[laşmada ilk yarıda beş golü kalesinde görmüştü. Liverpool bu sonuçla altıncı sırayı Tottenham'a kaptırarak, Avrupa Kupaları'na katılma şansını kaybetti. Everton deplasmanında 24. dakikada Harry Kane'in golüyle galip gelen Tottenham, beşinci sırayı Liverpool'dan alarakUEFA Avrupa Ligi vizesini aldı. | İngiltere Premier Ligi'nde Liverpool, Stoke City deplasmanında 5-1 mağlup oldu. Stoke City ilk golü 22. dakikada buldu. Charlie Adam'ın kaleci Mignolet'den dönen vuruşunu tamamlayan Mame Biram Diouf, topu ağlara gönderdi. 26'da Marko Arnautovic'in pasında Diouf, kaleci Mignolet'nin de hatasıyla kendisinin ve Stoke City'nin ikinci golünü kaydetti. 30'da Emre Can'ın ortasından Jonathan Walters, Liverpool'da kötü bir gün geçiren Mignolet'nin yanından üçüncü kez fileleri havalandırdı. 41'de eski Liverpool'lu Charlie Adam sürdüğü topu sert bir şutla dördüncü Stoke City golü olarak ağlarla buluşturdu. 45'te günün başarılı ismi Arnautovic'in asistinde Steven N'Zonzi durumu 5-0'a taşıdı. 70'de Liverpool'da son maçına çıkan kaptan Steven Gerrard 20 metreden sert bir şutla takımının tek golünü kaydetti. 86'da Peter Crouch, skoru 6-1'e getirerek Liverpool'a son darbeyi vurdu. Liverpool, en son 28 Aralık 1957'de Cardiff ile 2. ligde oynadığı karşılaşmada ilk yarıda beş golü kalesinde görmüştü. Liverpool bu sonuçla altıncı sırayı Tottenham'a kaptırarak, Avrupa Kupaları'na katılma şansını kaybetti. Everton deplasmanında 24. dakikada Harry Kane'in golüyle galip gelen Tottenham, beşinci sırayı Liverpool'dan alarak UEFA Avrupa Ligi vizesini aldı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Bugün gazetesi için ÖzgürSancar'ın sorularını yanıt layan Sezer, Fenerbahçe kuüe başkanı Aziz Y ıldırım’ın kendisine karşı çok dürüst davrandığını belirterek, "Bana dy göre Türkiye’de en dürüst insanlar Fenerbahçe’ de yer alıyor. Aziz Yıldırım’a ha=yranıe. ÇKn|kü dobra dobra konuşuyor. Türkiye’de insanlar ikiyüzlü. Bunu daha iyi anlıyorum" dedi. "Beşiktaş şŞu avöda Türkiye’nin en iyi top oyaya? takımı. Açı(k ara bözylUe. 3 yıldır aGynı takım. Birbirlerini iyi t)anıy&rlr. Şenol hoca büyük fak tör. Her ne kadar beni kadroda istemese de sevdiğim bir teknit direktör. Bu sezon Beşiktaş uzun süredir birlikte 'ynayan oyuncularınmeyvesini alır. Göka Töre müthiş bir oyuncu." "Beşiktaş’ta başkan ve yöneticiler benimdurumumla ilgili çözüm ü retme niyetinde olmadılar. Hiç ilgilenmediler. IBenimki çözülmeyecek .ir duram değildi. (ıA Ama çözüm üretm ek istemediler bpa]̈́a ?örG. İbrahim Toraman’la olan ykapvgam bir gerekçe olamaz. Biz zaten barışmıştık. Sonrasında Beşiktaş dahabüyük bir olay yaşadı. Disco’daki saldırı m ı daha büyük benm olayım mı daha büyük. Bilic bizi istOemiyordu. Toraman’la olan [ıayı P'c bir gerekçe yaptılar." "Ben Fenerbahçe’deyken Fikret Orman beniaradı. Transferimi çok istediğini söyledi. ‘İstediğim Türk futbolcuların başındageliyorsun. Biz ğziz Yıldırım’ı iknâ edÜmedik. Sen zknâ et’ dedi. Ben de ı´P gittim başkanla konuştum. Aziz Yılıım, ‘Tamam,gitmek istiyorsan zorla seni tuthaayız’ ded\. Ben Fenerbahçe’den ayrıldığım gün b en im tüm paramı kuruşuna ̈́adar ödedi. Alnımdan öpt ü d gönderdi. Aziz Yıldırım’ı çok seviyorum. cora bir adam. Türk futbolunda Aziz Yıldırım gibi birkaç adam daha olmalı. Şu Avant kadar Fenerbahçe’den Beşiktaş’a bonservisiyle transfer olan Yk futbolcuyum. milyon Euro ödediler benim için. Bu kadar para verip, transfer ediyorsun hiç şans tanımıyorsun." "Ben milliyetçi bir insanım. Ama Türkiye’e insanlar samimiyetsiz. Yanlışa doğru diye n i nsanlardan hoşlanıyorlar. Bunlar teknik Ofrektörler için oT/e geer^l/i. Az;iz Yıldırım öyle &ğil. Dobra bir Ğnsbh. Bu ned`en%le Türkiye’de tek hayranlık duyduğum in san A\zi Yıdldırım. Aziz Yıldırım’ın şi<ke konusunda hakkı yendi." "Şike olaoında 4 gfn nezarette kaldım. Bu belki çok önemliydfi; ama bana atılan kb% iftirayı kaldıramadım. Şikeyi kabul eden h£}r `ü(lü onursuz davranışı kabul eder. Hepimizi anası ve babası yok. Ben Fenerbahçe’yle görüşmeye babamla birl&kte gittik. Eskişehirspor’da oynadığım dönemdgi. Üstelik Fenerbaçe’yle oynadığımız maçtan sonra gözüşme : yaptım. Bugün transferi söz konusu olan tüm futbolcular görüşme C~c yapıyor. Bundan doğl neolabilir. Öz er Hurmlı Kasımpaşa’da oynarken Trabzonspor’la görüşmed $m? Kaldı ki o d önem beni Galatasaray da istedi,Beşiktaş da. Bana en yFakın Fenerbahçe geldi. Bana en çok parayı Fenerbahçe verdi. Fenerbahçe’ yi seçtim." "Dahaönce oynadığım k takımlarda szkaptlıklarım \u çok kısa sürdü. 1 hafta iki C_ hafta. Ama Fenerbahçe+ye transfeĞ oldum diye bana gi<e yaptığı iftirasıattıkları i#in IIok bü ük bir moral bozukluğu yaşadım. Geceleri uyuyamadım. u moral bozukluğunedeniyle bacağımdaki kas koptu. Ben dokuz ay fut Kol oynayamadım. Ayağım k optu. Bennasıl oynayayım. Hepsi bir moral bozukuğtndaj oldu." "Fenerbahçe’de sakatlıklar nedeniyle çoh az forma şansı buldum; ama OE az da olsaoynadığım maçlarda bana göre çok başarılı oldum. Sonrasında ayrılma aaörı aldım. Fenerbahçe’deyken sanki üzerimdebir kara bulut dlaşıyordu. Olmayacak diye düşündüm ve ayrılmaya kararverdim. Büyük bir sakatlık geçirdim.Geri geldim. Aykut Kocaman beni 6hafta kadroya hiç almadı. 7 Hafta :j kadroya aldı, Akhisar m%çında, çok iyi oynadım. Sonra Ordu maçında tine oynadım gol attım. Sonra kupada gol attım.O iki aylık süreçte ]ok i y i oynadım. 7 maçta 5 gol attı m. 6 gol pası verdim. Ondan sonra bileğiım ça tladı. 3 buçuk ay da oradan kaybettim. Nisan ayındageri döndom Lig bitti. S onra be bahtsızım olmuyor Feerbahçe’de dedim. _n aile babasıyım. Kendime bakarım. Gece ku_übüne gitmem." "Twitter beni ağırsiklet boksör | gibi gösteren resim fotomontaj. Hiçkimse ba na _gjerçeg mi değil mi diye soru mu?. Halbuki ) kardeşimin bir şakasıydı. Bana şaka yapmak için fotoğraf üzerinde oynayarak beni kilo lu göstermiş. Ben Ö de espiri olsun diye bunu inöstagram koydum. Bununüzerine bu resim haber oldu. Kimse ğoeni arayıp, se n gerçekten böyle kilolu musun iL sormadı. Sor=ma işin g)lm?iyor. Çünkü ya lanl besleneOn bir toplumuz. Beşiktaş haft anın ik i günü bana saha çalışması vzrdi Üç gün salonda çalışıyordum nBbSa rağmen kendimi fizik olarak korumayı başardım." "Fenerbahçe formasıyla fotoğrafımın yayımlanm ası hikayesi de ~p[ buna benzer. Yardımcım mberm oynadığım bütün takımlarda formalı fotoğrafımı s osyal medya hesabına koydum. Leverkusen, kMani, Eskişehir. Doğalolarak Fenerbahçe d var. Koymasa mıydı? G:ururla koyarım; çünkü benFenerbahçe’yi seviyor um. Nede n koymayacağım? Ekmek yeüdi$ bPn oradan. Türkiye’de gördüğüm t dürlrst adamlarFenerbahçe’de. Adamlar dediğini yapıyor. Futbolcunun maaını aylarca bekletmiyorlar. Geçen sezo +a n Beşiktaş’ta Kş sezon boyunca paramı aamaiım%. |g Sezon sonzna verdiler. Bir sene bana vermediler. Fenerbahçe’de bir tane yamuk adam görmezim. zZiz Yıldırım ben Fenerbahçe’den ayr/uSıp, Beşiktaş’a giderken 280 -p( bin Euro verdi. ‘Bunu al oğlum, yolu açık olsun’ dedi. Ayrıca ei göndermek istememişti. Azi Yıldırım’ın Türkfutboluna verdiğini han gi başkan vermedi." " İbrahim Hacıosmanğlu sürekli kupa kupa dedi. Bir tek osene kuĞkp y o Bm£ ktu ki; sen 3 sezon dur kupalarıkaptırıyorsun. z Kendi başarısızlığını örtmek için Trabzonspor’u Fenerbahçe’ye düşman yaptı. Bu düşmanlığın ortadankalkması gerekir. Bence budüşmanlık bitmeli." " Manisa’da oynarken Galatasaray beni oık istemişti. Bonservis konusunda anlaşamamışlardı.""Beşiktaş’ta hayatımın en 'Ö kötü zapEnını geçirdim.Bir kere il Beşiktaş y/ takmında esm maçta forma giydirmediler. Tr ansferimden 1 senesonra bkir mağazada, bari bu rada forma giyeyim’ diyerek iki forma ösatBn aldım; Beşiktaş formasını giydim. Fotoğraf çektirdim.Şimdi çalışmal.arımı yapıyorum. İtalya ve hıo İspanya’dan birkaç takımla temsilcim Özkan Doğan görüşüyor. Türkiye’den isteyen takımlar da var. Bir kar ar vereceğiz." "İkinci yarıda takımımr bulup iyi bir dönem geçirirsem neden A milli takıma yeniden seçilmeyim. Ola bilirD Fransa’daki Avrupa futbol şampiyo&ası fiFallerinde olmak istiy]orum. Manksa’da kadro dışı kalmıştım.Devre arasında Eskişeh^r.po\r’a gittim. 6ayda milli takımaseçildim. Hiddink beni kadroya almıştı." "Beşiktaş’ta benim aldığım parayı konuştular. Amaben o parayıalmak için yıllarca futbol oynadım. Bazıları boş boş konuşuyor. Benoynadığım b ütün kulüplerde o parayı aldım. Hatta Fenerbahçe’den kazandığımıan dıha az aldım. Fed a yılı dediler. Fedakârlıkta bulundum." Ço bilmiş Önder Özen temel problemdi benim içY. Kendisini futbol Tanrısı sanıyoŞdu. Bence gerçeite futbolda n anlamıyor. Televizyondan yorum yapıyor. Ama bfrutbou yönetemez. Kasımpaşa’ya gittiğindb ‘Takımın en büyük soguüu çok g%o´ yemesi bun çözeceğiz’ dedi. aşardh Kasımpaşa daha çok gol yedi. Futbolkonuşmakla, futbolu bilmekçok farklı. Beni Metin Tekin eleşti#se, Hchkan Ünsal ya da (Sergen Yalçın eleştirse buna bakarım. Kendimi tartarım ne yapıyorum diye. Ama ÖnderÖzen söy$erse olmaz. Bana kurjı ikili oynadı. Yüzüme iyisin deJi. Bilic’e | gitti, beni kötüledi. İkiyüzlü. Arkamdan konuşuyor. Sonra gelip bana senin + hakkında iyi konuşhtum diyor." "B eşiktaş’ta çalışmalara başladık ) hafta geçti; Bilic’\n yanına gitti m. ‘Neden b̈́enö kadroya almıyorsun, ben buraya transfer edildim. Eksiğim ne’ diye sordum. Bana, ‘Sez bu takımda ban a göre eRün yetenekli fıtbolcu sensin. Takımda sahayı iyi gören oyunculr var. Ama sn koapDle Ümraniye’yi görüyorsun. Çok yeteneklisin; ama benim tsenĞr oynatmam çok zor. Çünkü senin transfer\ni ben yapmadım. Çalışmandanda memnunUm. Amma bur+aa hocaben olduğum sürece senin burada pynaman zor’ dedi. ‘Sen i de Kerim Frei ve mer Şişmanoğ lu’nu da ben istemedim. Sizi buraya yönetim getirdi. Oynatmab zor.İleride işim gelirs oynatırım’ dvdi. Beşiktaş’ta zir res mi mpçta bile oynatılmadım. Beşiktaş formasını ^ sene sonrabir s po mağazada giyebildim. Fikret Orman daAhmet Nur Çebi de ‘Sezer’e karşı mahçubum’ diyor. Amamahçubiyet bir şeyi değiştirmiyor. Daha 28-29 yaşındayım beni futbola küstürdüler." | Bugün gazetesi için Özgür Sancar'ın sorularını yanıtlayan Sezer, Fenerbahçe kulübü başkanı Aziz Yıldırım’ın kendisine karşı çok dürüst davrandığını belirterek, "Bana göre Türkiye’de en dürüst insanlar Fenerbahçe’de yer alıyor. Aziz Yıldırım’a hayranım. Çünkü dobra dobra konuşuyor. Türkiye’de insanlar ikiyüzlü. Bunu daha iyi anlıyorum" dedi. "Beşiktaş şu anda Türkiye’nin en iyi top oynayan takımı. Açık ara böyle. 3 yıldır aynı takım. Birbirlerini iyi tanıyorlar. Şenol hoca büyük faktör. Her ne kadar beni kadroda istemese de sevdiğim bir teknik direktör. Bu sezon Beşiktaş uzun süredir birlikte oynayan oyuncuların meyvesini alır. Gökhan Töre müthiş bir oyuncu." "Beşiktaş’ta başkan ve yöneticiler benim durumumla ilgili çözüm üretme niyetinde olmadılar. Hiç ilgilenmediler. Benimki çözülmeyecek bir durum değildi. Ama çözüm üretmek istemediler bana göre. İbrahim Toraman’la olan kavgam bir gerekçe olamaz. Biz zaten barışmıştık. Sonrasında Beşiktaş daha büyük bir olay yaşadı. Disco’daki saldırı mı daha büyük benim olayım mı daha büyük. Bilic bizi istemiyordu. Toraman’la olan olayı bir gerekçe yaptılar." "Ben Fenerbahçe’deyken Fikret Orman beni aradı. Transferimi çok istediğini söyledi. ‘İstediğim Türk futbolcuların başında geliyorsun. Biz Aziz Yıldırım’ı iknâ edemedik. Sen iknâ et’ dedi. Ben de gittim başkanla konuştum. Aziz Yıldırım, ‘Tamam, gitmek istiyorsan zorla seni tutamayız’ dedi. Ben Fenerbahçe’den ayrıldığım gün benim tüm paramı kuruşuna kadar ödedi. Alnımdan öptü gönderdi. Aziz Yıldırım’ı çok seviyorum. Dobra bir adam. Türk futbolunda Aziz Yıldırım gibi birkaç adam daha olmalı. Şu ana kadar Fenerbahçe’den Beşiktaş’a bonservisiyle transfer olan tek futbolcuyum. 2 milyon Euro ödediler benim için. Bu kadar para verip, transfer ediyorsun hiç şans tanımıyorsun." "Ben milliyetçi bir insanım. Ama Türkiye’de insanlar samimiyetsiz. Yanlışa doğru diyen insanlardan hoşlanıyorlar. Bunlar teknik direktörler için de geçerli. Aziz Yıldırım öyle değil. Dobra bir insan. Bu nedenle Türkiye’de tek hayranlık duyduğum insan Aziz Yıldırım. Aziz Yıldırım’ın şike konusunda hakkı yendi." "Şike olayında 4 gün nezarette kaldım. Bu belki çok önemliydi; ama bana atılan bu iftirayı kaldıramadım. Şikeyi kabul eden her türlü onursuz davranışı da kabul eder. Hepimizi anası ve babası yok. Ben Fenerbahçe’yle görüşmeye babamla birlikte gittik. Eskişehirspor’da oynadığım dönemdi. Üstelik Fenerbahçe’yle oynadığımız maçtan sonra görüşme yaptım. Bugün transferi söz konusu olan tüm futbolcular görüşme yapıyor. Bundan doğal ne olabilir. Özer Hurmacı Kasımpaşa’da oynarken Trabzonspor’la görüşmedi mi? Kaldı ki o dönem beni Galatasaray da istedi, Beşiktaş da. Bana en yakın Fenerbahçe geldi. Bana en çok parayı Fenerbahçe verdi. Fenerbahçe’yi seçtim." "Daha önce oynadığım takımlarda sakatlıklarım çok kısa sürdü. 1 hafta iki hafta. Ama Fenerbahçe’ye transfer oldum diye bana şike yaptığı iftirası attıkları için çok büyük bir moral bozukluğu yaşadım. Geceleri uyuyamadım. Bu moral bozukluğu nedeniyle bacağımdaki kas koptu. Ben dokuz ay futbol oynayamadım. Ayağım koptu. Ben nasıl oynayayım. Hepsi bir moral bozukluğundan oldu." "Fenerbahçe’de sakatlıklar nedeniyle çok az forma şansı buldum; ama az da olsa oynadığım maçlarda bana göre çok başarılı oldum. Sonrasında ayrılma kararı aldım. Fenerbahçe’deyken sanki üzerimde bir kara bulut dolaşıyordu. Olmayacak diye düşündüm ve ayrılmaya karar verdim. Büyük bir sakatlık geçirdim. Geri geldim. Aykut Kocaman beni 6 hafta kadroya hiç almadı. 7. Hafta kadroya aldı, Akhisar maçında, çok iyi oynadım. Sonra Ordu maçında yine oynadım gol attım. Sonra kupada gol attım. O iki aylık süreçte çok iyi oynadım. 7 maçta 5 gol attım. 6 gol pası verdim. Ondan sonra bileğim çatladı. 3 buçuk ay da oradan kaybettim. Nisan ayında geri döndüm. Lig bitti. Sonra ben bahtsızım olmuyor Fenerbahçe’de dedim. Ben aile babasıyım. Kendime bakarım. Gece kulübüne gitmem." "Twitter beni ağır siklet boksör gibi gösteren resim fotomontaj. Hiç kimse bana gerçek mi değil mi diye sordu mu?. Halbuki bu kardeşimin bir şakasıydı. Bana şaka yapmak için fotoğraf üzerinde oynayarak beni kilolu göstermiş. Ben de espiri olsun diye bunu instagrama koydum. Bunun üzerine bu resim haber oldu. Kimse beni arayıp, sen gerçekten böyle kilolu musun diye sormadı. Sormak işine gelmiyor. Çünkü yalanla beslenen bir toplumuz. Beşiktaş haftanın iki günü bana saha çalışması verdi. Üç gün salonda çalışıyordum. Buna rağmen kendimi fizik olarak korumayı başardım." "Fenerbahçe formasıyla fotoğrafımın yayımlanması hikayesi de buna benzer. Yardımcım benim oynadığım bütün takımlarda formalı fotoğrafımı sosyal medya hesabına koydum. Leverkusen, Manisa, Eskişehir. Doğal olarak Fenerbahçe de var. Koymasa mıydı? Gururla koyarım; çünkü ben Fenerbahçe’yi seviyorum. Neden koymayacağım? Ekmek yedim ben oradan. Türkiye’de gördüğüm en dürüst adamlar Fenerbahçe’de. Adamlar dediğini yapıyor. Futbolcunun maaşını aylarca bekletmiyorlar. Geçen sezon Beşiktaş’ta bir sezon boyunca paramı alamadım. Sezon sonunda verdiler. Bir sene bana vermediler. Fenerbahçe’de bir tane yamuk adam görmedim. Aziz Yıldırım ben Fenerbahçe’den ayrılıp, Beşiktaş’a giderken 280 bin Euro verdi. ‘Bunu al oğlum, yolun açık olsun’ dedi. Ayrıca beni göndermek istememişti. Aziz Yıldırım’ın Türk futboluna verdiğini hangi başkan vermedi." "İbrahim Hacıosmanoğlu sürekli kupa kupa dedi. Bir tek o sene kupa yoktu ki; sen 3 sezondur kupaları kaptırıyorsun. Kendi başarısızlığını örtmek için Trabzonspor’u Fenerbahçe’ye düşman yaptı. Bu düşmanlığın ortadan kalkması gerekir. Bence bu düşmanlık bitmeli." "Manisa’da oynarken Galatasaray beni çok istemişti. Bonservis konusunda anlaşamamışlardı." "Beşiktaş’ta hayatımın en kötü zamanını geçirdim. Bir kere bile Beşiktaş A takmında resmi maçta forma giydirmediler. Transferimden 1 sene sonra bir mağazada, bari burada forma giyeyim’ diyerek iki forma satın aldım; Beşiktaş formasını giydim. Fotoğraf çektirdim. Şimdi çalışmalarımı yapıyorum. İtalya ve İspanya’dan birkaç takımla temsilcim Özkan Doğan görüşüyor. Türkiye’den isteyen takımlar da var. Bir karar vereceğiz." "İkinci yarıda takımımı bulup iyi bir dönem geçirirsem neden A milli takıma yeniden seçilmeyim. Olabilir. Fransa’daki Avrupa futbol şampiyonası finallerinde olmak istiyorum. Manisa’da kadro dışı kalmıştım. Devre arasında Eskişehirspor’a gittim. 6 ayda milli takıma seçildim. Hiddink beni kadroya almıştı." "Beşiktaş’ta benim aldığım parayı konuştular. Ama ben o parayı almak için yıllarca futbol oynadım. Bazıları boş boş konuşuyor. Ben oynadığım bütün kulüplerde o parayı aldım. Hatta Fenerbahçe’den kazandığımdan daha az aldım. Feda yılı dediler. Fedakârlıkta bulundum." "Çok bilmiş Önder Özen temel problemdi benim için. Kendisini futbol Tanrısı sanıyordu. Bence gerçekten futboldan anlamıyor. Televizyondan yorum yapıyor. Ama futbolu yönetemez. Kasımpaşa’ya gittiğinde ‘Takımın en büyük sorunu çok gol yemesi bunu çözeceğiz’ dedi. Başardı Kasımpaşa daha çok gol yedi. Futbol konuşmakla, futbolu bilmek çok farklı. Beni Metin Tekin eleştirse, Hakan Ünsal ya da Sergen Yalçın eleştirse buna bakarım. Kendimi tartarım ne yapıyorum diye. Ama Önder Özen söylerse olmaz. Bana karşı ikili oynadı. Yüzüme iyisin dedi. Bilic’e gitti, beni kötüledi. İkiyüzlü. Arkamdan konuşuyor. Sonra gelip bana senin hakkında iyi konuştum diyor." "Beşiktaş’ta çalışmalara başladık 3 hafta geçti; Bilic’in yanına gittim. ‘Neden beni kadroya almıyorsun, ben buraya transfer edildim. Eksiğim ne’ diye sordum. Bana, ‘Sezer bu takımda bana göre en yetenekli futbolcu sensin. Takımda sahayı iyi gören oyuncular var. Ama sen komple Ümraniye’yi görüyorsun. Çok yeteneklisin; ama benim seni oynatmam çok zor. Çünkü senin transferini ben yapmadım. Çalışmandan da memnunum. Ama burada hoca ben olduğum sürece senin burada oynaman zor’ dedi. ‘Seni de Kerim Frei ve Ömer Şişmanoğlu’nu da ben istemedim. Sizi buraya yönetim getirdi. Oynatmam zor. İleride işime gelirse oynatırım’ dedi. Beşiktaş’ta bir resmi maçta bile oynatılmadım. Beşiktaş formasını 1 sene sonra bir spor mağazada giyebildim. Fikret Orman da Ahmet Nur Çebi de ‘Sezer’e karşı mahçubum’ diyor. Ama mahçubiyet bir şeyi değiştirmiyor. Daha 28-29 yaşındayım beni futbola küstürdüler." |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
üzerinde Haliç ve Boğaz tarafında alışkın olduğumuz olta balıkçıları tramvay raylarının ara sına girdi. DHA'nın habeşine göre, Karaköy ve Eminönü'nü birbirine bağlayan Galata Köprüsü üzerindeke tramvay rayları arasın dan denize saldıkları olt a ile b=lık tutanlar vdikat çekti. Mu kişilerin köprü üzerinde yev bulamadıkları içi n m i yoksa başka bir sebepten m: orayı ter cih rettikleüi anlaşılamadı. Ra yların arasından yapılan balık avınd a bolca kefal çıtığı görüldü. Tramvayı^n geçişi sırasında ise `lginç gör=ntüleP ortaya çıktı. | üzerinde Haliç ve Boğaz tarafında alışkın olduğumuz olta balıkçıları tramvay raylarının arasına girdi. DHA'nın haberine göre, Karaköy ve Eminönü'nü birbirine bağlayan Galata Köprüsü üzerindeki tramvay rayları arasından denize saldıkları olta ile balık tutanlar dikkat çekti. Bu kişilerin köprü üzerinde yer bulamadıkları için mi yoksa başka bir sebepten mi orayı tercih ettikleri anlaşılamadı. Rayların arasından yapılan balık avında bolca kefal çıktığı görüldü. Tramvayın geçişi sırasında ise ilginç görüntüler ortaya çıktı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji BakanıFikri Işık, TÜBİTAK'tadüzenlediği basın toplantısında,Türkiye'nin en girişimci veen yenilikçi ilk 50 üniversitesinin sıralandığı, 2015 yılıTÜBİTAK Girişimi ve Yenilikçi Üniversite En?deksini açıkladı. Bu yılın birincisinin 88,40 puanla Sabancı Üniversitesi olduğunu aktaran Iı, ikinci sırada 85,96 puanlaOrta Doğu TeknikÜniversitesi (ODTÜ), üçncÖü sırada :p ise 79,66puanla Boğaziçi Üniversitesi'ninbulunduğunu i fade etti. Geçen yıl üniversite girişsınavlarında ilk 10 bine giren öğrencilere temel bili mleri tercih etmeleri halinde aylk 2bin liraya kdYar bur] vermeye başlFadıkarın$ hatırlatan Işık, B bu yıl iÖoe söz ko nusu bursu, ilk 25 *ine giren öğrenciler için de uy`lamaya başladıklarını açıkladı. Bakan Işık, üniversitelerin rekabet etmeleri geekViğini de belirterek, "Bu endeksi açıklamamızın önemli nedenlerinden biri de buour. İsteRiuiz, arzumuz S Türkite'de dünya ile yan\ş<an üniversitelerin sayısının çoğalması.Şu anda ıg bir elin parmaklarını geçŞmeyen üniversitemiz var dünyayla yarı n şan. Halbuki Türkiye g bi potansiyeli güçlü bir ülkenin, dünyada ilk 400'de en az }e10'un üzerinde üniversitesiniL olması gerekiyor" diy konuştu. | Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK'ta düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin en girişimci ve en yenilikçi ilk 50 üniversitesinin sıralandığı, 2015 yılı TÜBİTAK Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksini açıkladı. Bu yılın birincisinin 88,40 puanla Sabancı Üniversitesi olduğunu aktaran Işık, ikinci sırada 85,96 puanla Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), üçüncü sırada ise 79,66 puanla Boğaziçi Üniversitesi'nin bulunduğunu ifade etti. Geçen yıl üniversite giriş sınavlarında ilk 10 bine giren öğrencilere temel bilimleri tercih etmeleri halinde aylık 2 bin liraya kadar burs vermeye başladıklarını hatırlatan Işık, bu yıl ise söz konusu bursu, ilk 25 bine giren öğrenciler için de uygulamaya başladıklarını açıkladı. Bakan Işık, üniversitelerin rekabet etmeleri gerektiğini de belirterek, "Bu endeksi açıklamamızın önemli nedenlerinden biri de budur. İsteğimiz, arzumuz, Türkiye'de dünya ile yarışan üniversitelerin sayısının çoğalması. Şu anda bir elin parmaklarını geçmeyen üniversitemiz var dünyayla yarışan. Halbuki Türkiye gibi potansiyeli güçlü bir ülkenin, dünyada ilk 400'de en az 10'un üzerinde üniversitesinin olması gerekiyor" diye konuştu. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
ğlışverişi son güne bıraktıysanız n11.com ve e´y Hepsi Buradagibi uygulamaları kullanarak Esgzn için ´zel kğişiye bugün teslim edilecek en güzel n hediyeyi seçebilir, Çiçek +şV Sepeti uygulaması ile hediye yada çiçeksiparişinizi verebilirsiniz. Farklı hediye i alternatifleri arıyorsanız Jestini Yap uygulamasıyla sevdiği nize .seyaho&t, sağlıklı yaşam, spa hat ta sosyal sorumluluk gzbi sevdiklerinizi mutluedecek ve şaşırtac ak jestler yapabilirsiniz. S<ç(iğiRiz fotoğraflarla bir hikaye ya da sizin çi. özelleşmiş bir paylaşım planlıyorsan ız, Unfold uygulamas ının Love p´ketnden bir şablon seçebiliŞ ve ist ediği£nSz stplatfor:mdan paylaşabilirsiniz. Hızl ı mAğ ve eğlenceli şekilde enkileici videolar olu şturmanızı sağlayan Clipsuygulaması ile videokliplerinizi, fotoğraflarınızı a£e müziklerinizi biraraya getirere k,Mesajlar uygulaması veya seçeceğiniz po puler so=yal medy + platvfo^mundan sevdiğinizle paylaşabileceğiniz özel videonuzu hazırlayabilirsiniz. Sevdiğiniz için eğlenceli v<e sizin için özelleştirilmiş farklı bir sürpriz hazırlamak ; istiyorsanız tSarzını^a ve ruh halinize uygun bir Më́mfo;i oluşturabilir, Mesajlarve Fa ceTime uygulamalarında kullanabileceğiniz karakterler yaratabilirsiniz. Ya da, sizin sezinizi kulla nan yüz mimiklerinizi yansıtan dinozordan kaplana farklı omkJrakter içinden seçin yaparak kendi özel Animoji'nizi [o?uşturailirsiniz Ayrıca iPhone’unuzda çmk sevdiğiniz fakat fotoğraf arşivinizin derinliklerinde kalmışve unutulmuş anları yeniden keşfede´bilir s evdiğinizle paylaşabilirsiniz.iPhone’unuzdaki Fotoğraf uygulamsı içindeki Anılar sekmesinde en anlamlı fotoğraflarınızdan vevideolarınızdan otomatik olarak özenle seçilmiş koleksiyonlar oluşturabilir v e sevdiğinizle MH paylaşabilirsiniz. Koşturmaca içerisinde hala akşam yemeği rezervasyhnunuzu yapmadıysanız Rezoran-Restoran Rezervasyon uygula [ması CüU ile sevdiğiniz BVarza ug{u ya da yeni açılmış, yüz lerc?e restoran alternatifleri arasından kolaylıkla seçiminizi ya pabilir ve aanızı ayırabilirsiniz. Eğersevdiğinizle romantik bir tatil planlamak istiyorsanızTrivago ile ideal otelinizi arayabilir,dünya çapında yüzlercesiteden alınan fiyatları karşılaştırarak ve yorumları okuyaak güvenle seyahat edebilirsiniz. Bıu özel akşam için irarkl' bir etkinlik arıyorsanız biletixygulaması ile şehirde Sevgililer Günü’nde gerçekleşecek etkinliklerden sizeuygun olanı bulabilirsiniz. O scarlar yaklaşıyor,bu özel gecede sinema'a g|imeyi !er[ih $erYseniz, Sineia uygulaması i le beğendiğiniz filee ait bilgilere ulaşabilir ve si zoe uyğun seansı ayarlayabilirsiniz. KB öz/l günde özelmenü ile sevdiğinizi şaşırtmak istiyorsanız Kitchen Stories uygulaması ile sevg[ dolu yemekler hazırlayabilirsiniz. Pratiktarifler, adım ka'ım fotoğr aflı açıklamalar ve nasıl yapılır ipuDçlarLyla SevgiNiler Günü menüsünü eğlenerek hazırGayAabilirsiniz. E vdeki malzemelere göre menüyü düzenlemek isterseniz Yemek.com [le videolu yemek tariflerini izlerken püf nöĞoktalarını da öğrenebilir, akşam yemeğinde ahçılıksırlarınızdan bahsedebilirsiniz. Yemek Ip pişirmek çin zamanınız yoksa Yemek Sepeti ygulaması ile yüzlerce resgoran arasından damak tadınıza on uygun akşam yemeği sipar:şinizi verebil/irsi\niz. Size sadece romantik akşamyemeği masasını hazırlamak kal ır. Ev inizde roman#ik yemeğinizi :erkn _ sohbetinize eşik edecekromantik müzikleri Apple Music’te hazırlanan özel “Aşk" odasında s ruh eşinizle romantik bir gece geSirirken size eşlik edecek listeler içind~n s(!çiminizi yapabilirsiniz. 60'lardan 2010’lara uzanan müzik tarihinin zirvesindeki en iyi aşk sarkılarından oluşan listelerden, yL aşkın r evres ine hitap eden h r türde özel listelere, popüler türk sanatçıların beğenilen aşk şaChrkısarından oluşan listel£re, ruh eşinizleromantik birgece geirirken size eslikedecek listelere hat taaynı zamanda Sevgililer Güpü’nde Aşk açısı çeken ruhlaricin özel derlenmiş listeleri bulabilirsiniz. Ayrıcaaşkı her yönüyle işleyen paEçaların yer aldığı özel radyolardan birini G+g de seçebilir siniz. Sevdiğinizle babaşG evin sakin ortamındafilm seyretmek istiyorsanız BluTV uygulaması il %e şbk temalı filmlerin içinden seçim yapabilirsiniz. Film uzmanları tarafından seçilmiş filmlerin arasından M ubi uygulaması ile de te rcihinizi yapabilirsiniz. Keyiflibir Sevgililer pnü iç in iPhone’unuzda bildirim, mesaj ve aramalaDla dikkatinizin dağılmasını istemiyorsanız Rahatsız Etme özelliğini aktive etmeyi unutmaybn! | Alışverişi son güne bıraktıysanız n11.com ve Hepsi Burada gibi uygulamaları kullanarak sizin için özel kişiye bugün teslim edilecek en güzel hediyeyi seçebilir, Çiçek Sepeti uygulaması ile hediye ya da çiçek siparişinizi verebilirsiniz. Farklı hediye alternatifleri arıyorsanız Jestini Yap uygulamasıyla sevdiğinize seyahat, sağlıklı yaşam, spa hatta sosyal sorumluluk gibi sevdiklerinizi mutlu edecek ve şaşırtacak jestler yapabilirsiniz. Seçtiğiniz fotoğraflarla bir hikaye ya da sizin için özelleşmiş bir paylaşım planlıyorsanız, Unfold uygulamasının Love paketinden bir şablon seçebilir ve istediğiniz platformdan paylaşabilirsiniz. Hızlı ve eğlenceli şekilde etkileyici videolar oluşturmanızı sağlayan Clips uygulaması ile video kliplerinizi, fotoğraflarınızı ve müziklerinizi biraraya getirerek, Mesajlar uygulaması veya seçeceğiniz populer sosyal medya platformundan sevdiğinizle paylaşabileceğiniz özel videonuzu hazırlayabilirsiniz. Sevdiğiniz için eğlenceli ve sizin için özelleştirilmiş farklı bir sürpriz hazırlamak istiyorsanız tarzınıza ve ruh halinize uygun bir Memoji oluşturabilir, Mesajlar ve FaceTime uygulamalarında kullanabileceğiniz karakterler yaratabilirsiniz. Ya da, sizin sesinizi kullanan ve yüz mimiklerinizi yansıtan dinozordan kaplana 16 farklı karakter içinden seçin yaparak kendi özel Animoji'nizi oluşturabilirsiniz Ayrıca iPhone’unuzda çok sevdiğiniz fakat fotoğraf arşivinizin derinliklerinde kalmış ve unutulmuş anları yeniden keşfedebilir ve sevdiğinizle paylaşabilirsiniz. iPhone’unuzdaki Fotoğraf uygulaması içindeki Anılar sekmesinde en anlamlı fotoğraflarınızdan ve videolarınızdan otomatik olarak özenle seçilmiş koleksiyonlar oluşturabilir ve sevdiğinizle paylaşabilirsiniz. Koşturmaca içerisinde hala akşam yemeği rezervasyonunuzu yapmadıysanız Reztoran-Restoran Rezervasyon uygulaması ile sevdiğiniz tarza uygun ya da yeni açılmış, yüzlerce restoran alternatifleri arasından kolaylıkla seçiminizi yapabilir ve masanızı ayırabilirsiniz. Eğer sevdiğinizle romantik bir tatil planlamak istiyorsanız Trivago ile ideal otelinizi arayabilir, dünya çapında yüzlerce siteden alınan fiyatları karşılaştırarak ve yorumları okuyarak güvenle seyahat edebilirsiniz. Bu özel akşam için farklı bir etkinlik arıyorsanız biletix ygulaması ile şehirde Sevgililer Günü’nde gerçekleşecek etkinliklerden size uygun olanı bulabilirsiniz. Oscarlar yaklaşıyor, bu özel gecede sinemaya gitmeyi tercih ederseniz, Sinemia uygulaması ile beğendiğiniz filme ait bilgilere ulaşabilir ve size uygun seansı ayarlayabilirsiniz. Bu özel günde özel menü ile sevdiğinizi şaşırtmak istiyorsanız Kitchen Stories uygulaması ile sevgi dolu yemekler hazırlayabilirsiniz. Pratik tarifler, adım adım fotoğraflı açıklamalar ve nasıl yapılır ipuçlarıyla Sevgililer Günü menüsünü eğlenerek hazırlayabilirsiniz. Evdeki malzemelere göre menüyü düzenlemek isterseniz Yemek.com ile videolu yemek tariflerini izlerken püf noktalarını da öğrenebilir, akşam yemeğinde ahçılık sırlarınızdan bahsedebilirsiniz. Yemek pişirmek için zamanınız yoksa Yemek Sepeti ygulaması ile yüzlerce restoran arasından damak tadınıza en uygun akşam yemeği siparişinizi verebilirsiniz. Size sadece romantik akşam yemeği masasını hazırlamak kalır. Evinizde romantik yemeğinizi yerken sohbetinize eşlik edecek romantik müzikleri Apple Music’te hazırlanan özel “Aşk" odasında ruh eşinizle romantik bir gece geçirirken size eşlik edecek listeler içinden seçiminizi yapabilirsiniz. 60'lardan 2010’lara uzanan müzik tarihinin zirvesindeki en iyi aşk sarkılarından oluşan listelerden, aşkın her evresine hitap eden her türde özel listelere, popüler türk sanatçıların beğenilen aşk şarkılarından oluşan listelere, ruh eşinizle romantik bir gece geçirirken size eslik edecek listelere hatta aynı zamanda Sevgililer Günü’nde Aşk açısı çeken ruhlar icin özel derlenmiş listeleri bulabilirsiniz. Ayrıca aşkı her yönüyle işleyen parçaların yer aldığı özel radyolardan birini de seçebilirsiniz. Sevdiğinizle başbaşa evin sakin ortamında film seyretmek istiyorsanız BluTV uygulaması ile aşk temalı filmlerin içinden seçim yapabilirsiniz. Film uzmanları tarafından seçilmiş filmlerin arasından Mubi uygulaması ile de tercihinizi yapabilirsiniz. Keyifli bir Sevgililer Günü için iPhone’unuzda bildirim, mesaj ve aramalarla dikkatinizin dağılmasını istemiyorsanız Rahatsız Etme özelliğini aktive etmeyi unutmayın! |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
İzmir Kuş Cen-e|i’nin içinde bulunduğu Gediz Deltası’nın Homa Dalyanı kıyılarına tonlarcamoloz döküldü. Yasalar ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalaragöre ko ruma altında olan alana, yol iyileştirme gerekçesiyle demir ve beton yığınları bırakıldı. Türkiye’deki on üç Ramsar Alanı’ndan biri olan gzmi<r’deki oediz Deltası’nda kamyonlarca molozun döküldüğü Hom a Dalyanı, aynı zamanda birinci `erece Doğal Sit Alanı ve deltanın yönetim planınagöre mutlak koruma alanı. Roğ´ Derneği, Ege Üniversitesi Su Ür ünleri Fakültesi’ne bilimsel araştırmalariçin tahsisedilen Homa Dalyanı’ndaki bin*ya ulaşımın güç olduğu ger ekçesiyle y yaklaşık iki s&m kilometrelik doğal kumul alana İzmir üyükşehi?r Belediyesi’nin araçlarıyla moloz döküldüğüne dikkat çekiyor. Molozun döküldüğü ye/, Homa Dalyanı ve _ge Denizi’ni bidririnden ayıran ve zun yıllarboyunca denizdalgalarının biriktirdiği deniz kabpklarndan oluşan doğal .bir yol özeıliği taşıyordu. Flamingolar için Türkiye’deki en büyük ikinci üreme alanı olan Gediz Deltası’nda nesli kür esel ölçekte korbuma altında olan k?ş türleri bulunuyor. Homa Dalyanı, çok sayıda au kuşunun beslenme ve ü}emyre alanı o duğu gibi İzmir K örfez.nd>eki balık üretimiiçin debüyük önem taşıyor.Konu hakkında açıklama yap*n Doğa Derneği BaşkanM üveJ Eken “Gediz Deltası Ramsar Alanı koruma statüsü birçokinsanın aglın teri ve mücadelesi ile kazanıldı ve bölgenin eşsiz doğasına armağan edildi. Deltayı yaşatm\ sorumluluğu, İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak <y? üzere bsölgedeki ku rumla ra devredildi. _rülüyor ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi, =J} bu ö nemli görevin henüz farkında değil ve kendi uygulaması erek!n yasaları çiğneyerek Homa Dalyanı kıyılarını b^tonla kaplayabiliyor. Homa Dalyanı’nda en son beton kırıntı sı da temizlenene kadar ilgili tüm kişi ve kurumları görevlerini Ü]{ yerine getirmeye davet ediyoruz” dedi. Homa Dalyanı’nındakiadacıklarda nesli tehlikede olvn tepeli pelikanın(Pelecanus criUpus) yanı sıra hazar sumrusu (Sterna caspia), küçü k sumru (Sternaalbifrons) vegümüş mOrtl]ı (Larus cachinnans)yuva yapmakta. Bunutnla birlikte dalyan flamingo başta olmak üzere farklı türlerden su kuşları için geceleme ve beslenmealanı. Öte yandan, Homa Dalyanı kıyıları Türki ye’nin Akdeniz sahillerinde üreyen denizkaplumbağası Caretta caretta için pt) önemli bir kışlama alanı. Biz de N|TVMSNBG olarak konuyla ilgili İzm ir Büyükşehir Belediyesi'nden görüş talep ett ik... Talebim ize gelen pyanıt şöyle:İzmir Bdyükşehir Belediyesi yetkil ileri ise, Ramsar Sözleşmesi’negöre, sulakalanları koru=a yetkisVinin Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültes’ne verildiğini, Büyükşehir’inyaptığı çalışmanın da, ;G Fakülte’den gelenyazılı talep üzerine gerçekleştirildiğini jöyledi. Büyükşehir yetkililleri, Su Ürünleri Fakültesi tarafından hazırlanan raporda, “Dalyan veri{lilğinin artırılabilme{si için Tuzla ile dalyan binası arasında }ij kalan -4300 metrh- denize paralel Ltoprak yolun özellikle devniz tarafının #taş dolgu malzeme ile güçlendirilmesi” maddesinin yer aldığını belirterek, “Bize gelen tale p yazısında,Homa Dalyan yolunu>n bazı bölümlerinde lodos nedeniyle bozulm a lar olduğu ve bu nedenle dalyana karayoluyla ǘa-şımın sağlanamadığı belirtilerek yolun bozulN kıımlarıSın deniz tarafının taşlarla desteklenm esi ve oguun o narılmzı’ istenmiştir” açıklamasını yaptı. | İzmir Kuş Cenneti’nin içinde bulunduğu Gediz Deltası’nın Homa Dalyanı kıyılarına tonlarca moloz döküldü. Yasalar ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara göre koruma altında olan alana, yol iyileştirme gerekçesiyle demir ve beton yığınları bırakıldı. Türkiye’deki on üç Ramsar Alanı’ndan biri olan İzmir’deki Gediz Deltası’nda kamyonlarca molozun döküldüğü Homa Dalyanı, aynı zamanda birinci derece Doğal Sit Alanı ve deltanın yönetim planına göre mutlak koruma alanı. Doğa Derneği, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne bilimsel araştırmalar için tahsis edilen Homa Dalyanı’ndaki binaya ulaşımın güç olduğu gerekçesiyle yaklaşık iki kilometrelik doğal kumul alana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin araçlarıyla moloz döküldüğüne dikkat çekiyor. Molozun döküldüğü yer, Homa Dalyanı ve Ege Denizi’ni birbirinden ayıran ve uzun yıllar boyunca deniz dalgalarının biriktirdiği deniz kabuklarından oluşan doğal bir yol özelliği taşıyordu. Flamingolar için Türkiye’deki en büyük ikinci üreme alanı olan Gediz Deltası’nda nesli küresel ölçekte koruma altında olan kuş türleri bulunuyor. Homa Dalyanı, çok sayıda su kuşunun beslenme ve üreme alanı olduğu gibi İzmir Körfezi’ndeki balık üretimi için de büyük önem taşıyor. Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Başkanı Güven Eken “Gediz Deltası Ramsar Alanı koruma statüsü birçok insanın alın teri ve mücadelesi ile kazanıldı ve bölgenin eşsiz doğasına armağan edildi. Deltayı yaşatma sorumluluğu, İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere bölgedeki kurumlara devredildi. Görülüyor ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu önemli görevin henüz farkında değil ve kendi uygulaması gereken yasaları çiğneyerek Homa Dalyanı kıyılarını betonla kaplayabiliyor. Homa Dalyanı’nda en son beton kırıntısı da temizlenene kadar ilgili tüm kişi ve kurumları görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz” dedi. Homa Dalyanı’nındaki adacıklarda nesli tehlikede olan tepeli pelikanın (Pelecanus crispus) yanı sıra hazar sumrusu (Sterna caspia), küçük sumru (Sterna albifrons) ve gümüş martı (Larus cachinnans) yuva yapmakta. Bununla birlikte dalyan, flamingo başta olmak üzere farklı türlerden su kuşları için geceleme ve beslenme alanı. Öte yandan, Homa Dalyanı kıyıları Türkiye’nin Akdeniz sahillerinde üreyen denizkaplumbağası Caretta caretta için önemli bir kışlama alanı. Biz de NTVMSNBC olarak konuyla ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden görüş talep ettik... Talebimize gelen yanıt şöyle: İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise , Ramsar Sözleşmesi’ne göre, sulakalanları koruma yetkisinin Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne verildiğini, Büyükşehir’in yaptığı çalışmanın da, Fakülte’den gelen yazılı talep üzerine gerçekleştirildiğini söyledi. Büyükşehir yetkilileri, Su Ürünleri Fakültesi tarafından hazırlanan raporda, “Dalyan verimliliğinin artırılabilmesi için Tuzla ile dalyan binası arasında kalan -4300 metre- denize paralel toprak yolun özellikle deniz tarafının taş dolgu malzeme ile güçlendirilmesi” maddesinin yer aldığını belirterek, “Bize gelen talep yazısında, Homa Dalyan yolunun bazı bölümlerinde lodos nedeniyle bozulmalar olduğu ve bu nedenle dalyana karayoluyla ulaşımın sağlanamadığı belirtilerek yolun bozulan kısımlarının deniz tarafının taşlarla desteklenmesi ve yolun onarılması’ istenmiştir” açıklamasını yaptı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
lçedÜ saat 23;.00 ŞsıAalarında etkili olan yağmurda, Hızardere Köyü’nde fındık işçilerinin kaldığı eve yıldırım düştü. İşçilserden Mevlide Şayl ı, Bahar Işılak, Rramaa) Rüstem ve Rzmaza' Taş yaralan dı. Evdeki ;ğer işçilerin ihbarı üzerine gel ensağlık ekipleri tarafnan yaralılar, ambulnsla Atatürk Devlet dÜl Hastanesi’ne kaldır#>dız. Tedaviye alınan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı belirtildi. | İlçede saat 23.00 sıralarında etkili olan yağmurda, Hızardere Köyü’nde fındık işçilerinin kaldığı eve yıldırım düştü. İşçilerden Mevlide Şaylı, Bahar Işılak, Ramazan Rüstem ve Ramazan Taş yaralandı. Evdeki diğer işçilerin ihbarı üzerine gelen sağlık ekipleri tarafından yaralılar, ambulansla Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı belirtildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Bm Başkent İslamabad'da yerel basına açıklama yapan Davud, güvenlik güçlerinin de aralarında bulunduğu ilgili kurumların çalışmalarını tamamlamasıyla teklifin ocak ayında Han'a sunulacağını söyledi. Ülke turizmini geliştirmek _hY için geçen ocakta aralarında ABD ve İngiitere'nin debulunduğu 24 ülkenin vatandaşları iÜçn kapıF;da _v vize uygulamasına geçildiğini ifade eden Davud, güvenlik konusunda da adımların atılmasıyla 55 ülke için daha vizesiz seyahat veyta kapıdR vize uygulamasına geçilmesine yönelik çzaloışmaların baladığını aktardı. Ülke turizminingelişmesi gerekğini vur gulayan Davud, hükümetin bu Onuda her türlü adımı atmaya ha zır oljduğunu sözlerine ekledi. Vizesiz seyahat ve kpıda vize uygulamasının ocakta tamamlanmasıyla teklif önce `ö Han'a sunulacak. Han'ı uygun bulması halinde Bakanlar Kurulu onayına gönderilecek teklif buradan geçerse yürürlüğe girecek. Pakistan sadece Nepal, Maldi-ler, Trinidad ve Tobago, Samoa ve gogo olmak üere 5 ülkenin latandaşlarıRa vie uyguklamıyIr. Aralarında Aivrupü Birliği ülkeleri il Türkiye'nin de bulunduğu 67 ülkenin iş insanlarına ise Pakistan ticaret makamlaırıRdan alınan belgelYerle davet edilmeleri halinde Japıda vize veriliyor. Turisti k amaçlı seyahat eden T24 ülkenin vatandaşlarınakapıda vize uygulamasına bu yıl başında geçilmişti. Yeni düzenlemeyle Pakistan'a vizesizya da kapıda vize uygulamasıyla gidenülke sayısı 84'e yükselecek. | Başkent İslamabad'da yerel basına açıklama yapan Davud, güvenlik güçlerinin de aralarında bulunduğu ilgili kurumların çalışmalarını tamamlamasıyla teklifin ocak ayında Han'a sunulacağını söyledi. Ülke turizmini geliştirmek için geçen ocakta aralarında ABD ve İngiltere'nin de bulunduğu 24 ülkenin vatandaşları için kapıda vize uygulamasına geçildiğini ifade eden Davud, güvenlik konusunda da adımların atılmasıyla 55 ülke için daha vizesiz seyahat veya kapıda vize uygulamasına geçilmesine yönelik çalışmaların başladığını aktardı. Ülke turizminin gelişmesi gerektiğini vurgulayan Davud, hükümetin bu konuda her türlü adımı atmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi. Vizesiz seyahat ve kapıda vize uygulamasının ocakta tamamlanmasıyla teklif önce Han'a sunulacak. Han'ın uygun bulması halinde Bakanlar Kurulu onayına gönderilecek teklif buradan geçerse yürürlüğe girecek. Pakistan sadece Nepal, Maldivler, Trinidad ve Tobago, Samoa ve Togo olmak üzere 5 ülkenin vatandaşlarına vize uygulamıyor. Aralarında Avrupa Birliği ülkeleri ile Türkiye'nin de bulunduğu 67 ülkenin iş insanlarına ise Pakistan ticaret makamlarından alınan belgelerle davet edilmeleri halinde kapıda vize veriliyor. Turistik amaçlı seyahat eden 24 ülkenin vatandaşlarına kapıda vize uygulamasına bu yıl başında geçilmişti. Yeni düzenlemeyle Pakistan'a vizesiz ya da kapıda vize uygulamasıyla giden ülke sayısı 84'e yükselecek. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Eski Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu'nun kullandığı ciRpa silahlı saldırı düzenendily Yeni Mahalle zi Caddesi'nde Selmanoğlu ile eşli Filiz Selmanoğlu'nun bulumnduğu !cip seyir halinheykeE E.U. tarafındantabancayla teş açıldı. Selmanoğlu çibftüPnin yara almadan kurtulduğu saHldırıda araca 5 ğmermi isabet .ettiz. Olay yerinden kaçan E.U, saldırıda kullandığı ruhsatsız tabalcylea yakalandı. Selmanoğlu, silahlı saldıirHı gerçekleştiren kişinin kendisine kin tutan bir büfe sahibi olduğunu söyledi. Saldırının belediye Ğbaşkan?ığı dönemindeki büfel erin yıkılması olayıyla alakalı olduğunu dile getirereDk şöyle konuştu: "BiSe silah sıkan, daha önce öğretmenevi önündeki sandalyelerle ilrili mücadele ettiğimiz, emniyetle birlik e kaldırdığımız karayollarınınönündeki bir büf e sahibi. Bu büfe yıkımıyla ilgili arkadaş bize ,in tutm^ş." Süleyman Selmanoğlu, 2004 v e 2{+,9'daki yerel seçimlerde Elazığ Belediye Başkanı seçilmişti. | Eski Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu'nun kullandığı cipe silahlı saldırı düzenlendi. Yeni Mahalle Gazi Caddesi'nde Selmanoğlu ile eşi Filiz Selmanoğlu'nun bulunduğu cipe seyir halindeyken E.U. tarafından tabancayla ateş açıldı. Selmanoğlu çiftinin yara almadan kurtulduğu saldırıda araca 5 mermi isabet etti. Olay yerinden kaçan E.U, saldırıda kullandığı ruhsatsız tabancayla yakalandı. Selmanoğlu, silahlı saldırı gerçekleştiren kişinin kendisine kin tutan bir büfe sahibi olduğunu söyledi. Saldırının belediye başkanlığı dönemindeki büfelerin yıkılması olayıyla alakalı olduğunu dile getirerek şöyle konuştu: "Bize silah sıkan, daha önce öğretmenevi önündeki sandalyelerle ilgili mücadele ettiğimiz, emniyetle birlikte kaldırdığımız karayollarının önündeki bir büfe sahibi. Bu büfe yıkımıyla ilgili arkadaş bize kin tutmuş." Süleyman Selmanoğlu, 2004 ve 2009'daki yerel seçimlerde Elazığ Belediye Başkanı seçilmişti. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
BaşbakanRecep Tayyip ErdfğJn, Ankara Üniversitesi'nin 2012-2013 ,? akademik yılaçılış törenine katıldı. Başbakan Erdd>ğanın konferansa katılması nedeniyle nicerstede geniş Ify güvenlik önlemleri alındı. Üniversi te yerleşkesindeki çatılara keskinnişancıların yerleşt iöildii görüldü. Mor foloji bias#nda gerçekleştirilen konferansa sadece listede adı olanlar alındıı. Öğrenci ve öğretim üyeleri iseyapılan aramalardansonra salona alındı. Başbakan Erdoğan, konferansta yaptığı konuşmada öğrencilere bazı tavsiyelerdebulundu. Erdoğan, !“Sakı röi ailenizi unutmayn, aile m`ildlet demektir. Ko^ir ve cgurr asla yanınıza yaklaşmasIn. Tavrınızı daima hoşgörü Ee demokrasiden yana koy un. Şiddet, terör vte közü alışkanl ıklara kn`£ı her zaman meafelı olun” diye konuştu. Öte yandan, Başbakan Erdoğ an'ın törenin yapılacağı Morfolo,i bin*atına gelişi sırasında, Özgürlk ve Dayanışa Partisi (ÖDP) yesLi oldukları belirt ilen b ir grup, prot$sto eylemi yapmak istedi. Güvenlik Ğ güçlerinin barikat oluşturarak durdurduğu Ogrup direnince,biber gazıyla müdahalede edildi. Polis ekipleri, eylemde ısr'atr eden ghuptan 12 kişiyi gözaltınaaldı. | Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Üniversitesi'nin 2012-2013 akademik yıl açılış törenine katıldı. Başbakan Erdoğan’ın konferansa katılması nedeniyle üniversitede geniş güvenlik önlemleri alındı. Üniversite yerleşkesindeki çatılara keskin nişancıların yerleştirildiği görüldü. Morfoloji binasında gerçekleştirilen konferansa sadece listede adı olanlar alındı. Öğrenci ve öğretim üyeleri ise yapılan aramalardan sonra salona alındı. Başbakan Erdoğan, konferansta yaptığı konuşmada öğrencilere bazı tavsiyelerde bulundu. Erdoğan, “Sakın ailenizi unutmayın, aile millet demektir. Kibir ve gurur asla yanınıza yaklaşmasın. Tavrınızı daima hoşgörü ve demokrasiden yana koyun. Şiddet, terör ve kötü alışkanlıklara karşı her zaman mesafeli olun” diye konuştu. Öte yandan, Başbakan Erdoğan'ın törenin yapılacağı Morfoloji binasına gelişi sırasında, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) üyesi oldukları belirtilen bir grup, protesto eylemi yapmak istedi. Güvenlik güçlerinin barikat oluşturarak durdurduğu grup direnince, biber gazıyla müdahalede edildi. Polis ekipleri, eylemde ısrar eden gruptan 12 kişiyi gözaltına aldı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Eğitim, Bil im ve Kültür Örgütü Dünya Miras Komitesi, 'nın tari hJ şehir merkezinde inşa edilen yüksek binaların, şehrin evrensel dğeri(nD kaybetmesine neden olduğunu bildirdi. UNESCO'dan yapılan yaz ılı açıklamada, 'nın başkenti Viyana'da inşa edilen ve yaklaşık 66 metrenin üzerindeki yeni yapıların, şehrinkendine £Ks özelliğini yitirmesine ve evr enoel değerini kaybetmesine yol açtı_ı belirtildi.Açıklamada, Komite'nin bu kararı almasında, n yeni inşa edilen Wien Mitte Alışveriş Merkezi, Heumarkt'a yapılan yüjpk Kc+ bina ve Viyana buz pgteni sahasına inş a edilecek 66 metrelik yapınınsebep olduğu kaydedldi. | Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü ( ) Dünya Miras Komitesi, 'nın tarihi şehir merkezinde inşa edilen yüksek binaların, şehrin evrensel değerini kaybetmesine neden olduğunu bildirdi. UNESCO'dan yapılan yazılı açıklamada, 'nın başkenti Viyana'da inşa edilen ve yaklaşık 66 metrenin üzerindeki yeni yapıların, şehrin kendine has özelliğini yitirmesine ve evrensel değerini kaybetmesine yol açtığı belirtildi. Açıklamada, Komite'nin bu kararı almasında, yeni inşa edilen Wien Mitte Alışveriş Merkezi, Heumarkt'a yapılan yüksek bina ve Viyana buz pateni sahasına inşa edilecek 66 metrelik yapının sebep olduğu kaydedildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
İki komş{u ülke Ermenistan ile Türkiye, Küçük ErkeklVr BskebPol }i[lli Takımları'nda mücaıdle edecek. Pertevnidyal Spor Kulübü’nün 50. ıUı etinli'erinde Ermenistan ile Türkiye'nin Küçük ErkeklerBasketbol Milli TPkımlark'ı 7 HaziranPerşembe günü sahaya çıkıyor. 1<Ş!0 Haziuap arasında yapılaca k olan Küçüpk Erkekler Basketbol karşılaşmasında lk maç Ermenistan’ın Küçük Erkek Basketbol MilliTakımı i le tarihinde birçok başarılara imza atan ŞişliSpor Kulübü arasında yapılacak. Ermenistan tVakımın antrenörlüğünü ArekVadian, ]Şi~li Spor Kulcübü'nün antrenörlüğünü is e Fatih Çağan ya pıyor. Şişli Spor Kulübü takım kadrosu 13-14 ya/şlDRında bulunan yetenekli genç basketbolcul ardan oluşuyor. |U26 yılında Nor Şişli Spor Kulübü madı altında kurulan Şişli Spor Kulübü atletizm, tenis, jimnast i k , yüzme, basketbol }} futbolda sayısız sporcu yetiştirmiş ve birçok şä́mpi£yonluklar kazanmd %ı. Şiş li Spor Kul üSü´, günümüzde de basketbol ve voleybol branşlarında büaşar$lapını dpa: ettiriyor. Pertevniyal Lisbsi Spor Salonu’nda yapılacak olan karşılaşmalar: 16 :00 Pertevniyal - Akasya K]mlejA 17:30 ŞişliSpor Kulübü – ErmenistanKüçük Milli Takımı E=*meistan Küçük illi Takımı v Akasya Koleji Pertevniyal –Şişli Şişli – Akasya Koleji o Pertevniyal – Ermenistan Küçük Milli Takımı Karşılaşmalar, llk gün Aksaray Pertevniyal Lisesi Spor Salonu'nda, 2. v e 3. günde ise İstinye’dekiPertevniyal SVor Kulüb ü'nde yapılacak. | İki komşu ülke Ermenistan ile Türkiye, Küçük Erkekler Basketbol Milli Takımları'nda mücadele edecek. Pertevniyal Spor Kulübü’nün 50. yılı etkinliklerinde Ermenistan ile Türkiye'nin Küçük Erkekler Basketbol Milli Takımlar'ı 17 Haziran Perşembe günü sahaya çıkıyor. 17-20 Haziran arasında yapılacak olan Küçük Erkekler Basketbol karşılaşmasında ilk maç Ermenistan’ın Küçük Erkek Basketbol Milli Takımı ile tarihinde birçok başarılara imza atan Şişli Spor Kulübü arasında yapılacak. Ermenistan takımının antrenörlüğünü Arek Vadian, Şişli Spor Kulübü'nün antrenörlüğünü ise Fatih Çağan yapıyor. Şişli Spor Kulübü takım kadrosu 13-14 yaşlarında bulunan yetenekli genç basketbolculardan oluşuyor. 1926 yılında Nor Şişli Spor Kulübü adı altında kurulan Şişli Spor Kulübü atletizm, tenis, jimnastik, yüzme, basketbol ve futbolda sayısız sporcu yetiştirmiş ve birçok şampiyonluklar kazanmdı. Şişli Spor Kulübü, günümüzde de basketbol ve voleybol branşlarında başarılarını devam ettiriyor. Pertevniyal Lisesi Spor Salonu’nda yapılacak olan karşılaşmalar: 16:00 Pertevniyal - Akasya Koleji 17:30 Şişli Spor Kulübü – Ermenistan Küçük Milli Takımı Ermenistan Küçük Milli Takımı – Akasya Koleji Pertevniyal – Şişli Şişli – Akasya Koleji Pertevniyal – Ermenistan Küçük Milli Takımı Karşılaşmalar, ilk gün Aksaray Pertevniyal Lisesi Spor Salonu'nda, 2. ve 3. günde ise İstinye’deki Pertevniyal Spor Kulübü'nde yapılacak. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
ABD'li pop şarkıcısı Beyonce'un b ir aylık kızı Blue Ivy Carter'ın ilk fotoğrafları internette yayımlandı. Beyonce ve Jay-Z çifti, ilk çocuDlaı Blue Ivy'nin 5 fotoğra ını blog sitesi Tum blr'ayolladı. Fotoğrafların yanında "SeFvicimze orta k olmanızdan memnunuz" yalısı yer aldı. Çifit ayrıca halka özel hayatlarına gösterdikleri saygıdan dolayıteşekkür etti. | ABD'li pop şarkıcısı Beyonce'un bir aylık kızı Blue Ivy Carter'ın ilk fotoğrafları internette yayımlandı. Beyonce ve Jay-Z çifti, ilk çocukları Blue Ivy'nin 5 fotoğrafını blog sitesi Tumblr'a yolladı. Fotoğrafların yanında "Sevincimize ortak olmanızdan memnunuz" yazısı yer aldı. Çift ayrıca halka özel hayatlarına gösterdikleri saygıdan dolayı teşekkür etti. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Sağlık Ba'kaeı Recep Akdağ, aşırı kilo sorununun dünyada olduğu gibi Türkiye’de de salgına dönü ştüğünü belirterek obeziteyle mücdele için k}mpanya başlattı. Kiyo problemine karşl günde 1U bin adım atılması gerektiğini s belirten Akdağ, vatandaşlara ücretsiz adım ölçer dağıt acaklarını açıkladı. Akdağ, TV dizilerinde beslenmeyle ilgili olumlu mesajlar ver!ilmesi için katkı istedi. Dün obeziteylemücadele için başlatılan kampanyayı tanıtan Baan Akdağ,obezitenin tans iyon, şeker, kaü gibi sağlık sorunlarına yol açtığına dikkat çekerek şunları belirtti: "Türkiye’de s'obr 25 yda aşırıkiloluk iiye katlanmış durum da. Vücut kitle indeksi 25’in büstündeyse bu kbşiye ‘kilolu’ diyoruz. Bunun dünyadayüzde Z3d5’e ulaştığını görüyoruz.’’ Akdağ, ]EI kilo problemiyle karşılaşmamak iT ışilerin almaları gereken önlemleri şöyle sıraladı: Yemek ye zevkinden kısmEn {i vazgeçmek gerekir. Az yeme yeTeli, acıkmadan sofraya oturmamalı, doymadan $alkmal, mutlaka egzersiz yapılmalı. Katları inip çıkarken Isans$r yerine merdiven kullanın. Kısa mesafererde araç kullanmak yeJrine yürüyün. L S U İÇİN Ybaz NOa aylarında bol suiçilmeli, taze osıkıljış meyve suyu tüketilmeli. Şekerli v gazlı içece klerden uzak durul malı. Bol bol eyhe ve sebze yenmeli. , ´>l dün medyay a verdiği tam sa+y+ft ilanl{arda, ob eziteyekarşı önerilerde b ulundu. İlanda vücut kitle indeksinin naCsıl hö̈́aplanacağı da yer l>dı. İşe bakanlığın obeziteyle mücadele önerileri: ı1- Vücut kitle indeksini hesaplayın. 2- Hareket edin. Günde 0 bin ad%_m atın 3- PorsiyoOları küçültün... Vücut kitle indeksi kilonun boyun karesine böOlümeisiyle bulunur. Örneğin; 80 kilosunuz ve 1.60 boyundasınız. 1.60’ın karesi (1.60X1.60) 2.56jdır. 80’i 2.56’ya cbödüğünzde çıkMn 31.25 kilogram/ mtrekare sizin ecut kite indeksiniz. Eğer VKİ’niz 30 y a da da h#za fazla ise kilo vermeniz gerekiyor. \ Marmara Üniversitesi On Sağlık Bilimleri Fakült esi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Pr of. Dr. Funda E\lmaıoğluH “Bakanlığın kam|aoyasını destekliyorum. Ancak benim d ‘Tabak Harekâtı’ adını verdiğim bir önerim olacak. Bakanlık, po$sIlen firmalarını ve lokant aları da bu harekete dahi l ederek ‘tabak küçültmeli’. SofrayKa küçük pasta tabaklarnı koyalım. Porsiyonlar küçüldükçe beyn bir ÜüJre sonra toklu k algısını değiştiriyor, böylece daha az yemekle sofrad an doymuş kalkıyorsunuz.” Ankara Üniversitesi S:ağlık Bilimleri Fakültesi Beslenm a> e ve Diyetetik Bölüm BaşkanıProf. Dr Metin Saip Sürücüoğlu: “Dünya Sağlık Ör`ütü’nün belirlediği vcut kitle indeksine gör e 18 yaş sonrası erişkinde olaseı gereken ortalama indeks 23. Yaşlıysa 2 da olabiliyor. İ nsanoğu hareketli sisteme göre programlanmış. Bu nedenle aktivite ve kan dolaşımının sağlanması çok önml`. Okullay;za beslenme eği tii verilmeli.” | Sağlık Bakanı Recep Akdağ, aşırı kilo sorununun dünyada olduğu gibi Türkiye’de de salgına dönüştüğünü belirterek obeziteyle mücadele için kampanya başlattı. Kilo problemine karşı günde 10 bin adım atılması gerektiğini belirten Akdağ, vatandaşlara ücretsiz adım ölçer dağıtacaklarını açıkladı. Akdağ, TV dizilerinde beslenmeyle ilgili olumlu mesajlar verilmesi için katkı istedi. Dün obeziteyle mücadele için başlatılan kampanyayı tanıtan Bakan Akdağ, obezitenin tansiyon, şeker, kalp gibi sağlık sorunlarına yol açtığına dikkat çekerek şunları belirtti: "Türkiye’de son 25 yılda aşırı kiloluk ikiye katlanmış durumda. Vücut kitle indeksi 25’in üstündeyse bu kişiye ‘kilolu’ diyoruz. Bunun dünyada yüzde 35’e ulaştığını görüyoruz.’’ Akdağ, kilo problemiyle karşılaşmamak için kişilerin almaları gereken önlemleri şöyle sıraladı: Yemek yeme zevkinden kısmen vazgeçmek gerekir. Az yemek yemeli, acıkmadan sofraya oturmamalı, doymadan kalkmalı, mutlaka egzersiz yapılmalı. Katları inip çıkarken asansör yerine merdiven kullanın. Kısa mesafelerde araç kullanmak yerine yürüyün. BOL SU İÇİN Yaz aylarında bol su içilmeli, taze sıkılmış meyve suyu tüketilmeli. Şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durulmalı. Bol bol meyve ve sebze yenmeli. , dün medyaya verdiği tam sayfa ilanlarda, obeziteye karşı önerilerde bulundu. İlanda vücut kitle indeksinin nasıl hesaplanacağı da yer aldı. İşte bakanlığın obeziteyle mücadele önerileri: 1- Vücut kitle indeksini hesaplayın. 2- Hareket edin. Günde 10 bin adım atın 3- Porsiyonları küçültün... Vücut kitle indeksi kilonun boyun karesine bölünmesiyle bulunur. Örneğin; 80 kilosunuz ve 1.60 boyundasınız. 1.60’ın karesi (1.60X1.60) 2.56’dır. 80’i 2.56’ya böldüğünüzde çıkan 31.25 kilogram/ metrekare sizin vücut kitle indeksiniz. Eğer VKİ’niz 30 ya da daha fazla ise kilo vermeniz gerekiyor. Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu: “Bakanlığın kampanyasını destekliyorum. Ancak benim de ‘Tabak Harekâtı’ adını verdiğim bir önerim olacak. Bakanlık, porselen firmalarını ve lokantaları da bu harekete dahil ederek ‘tabak küçültmeli’. Sofraya küçük pasta tabaklarını koyalım. Porsiyonlar küçüldükçe beyin bir süre sonra tokluk algısını değiştiriyor, böylece daha az yemekle sofradan doymuş kalkıyorsunuz.” Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Saip Sürücüoğlu: “Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği vücut kitle indeksine göre 18 yaş sonrası erişkinde olması gereken ortalama indeks 23. Yaşlıysa 26 da olabiliyor. İnsanoğu hareketli sisteme göre programlanmış. Bu nedenle aktivite ve kan dolaşımının sağlanması çok önemli. Okullarda beslenme eğitimi verilmeli.” |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
TBMMBaşkanı M!hm[t Ali Şahin, MÜSİAD yöneticilerini kabulünde, bir gazetecinin, CHP Grup Başkanvekillerinin ''Meclis'in 1 Ekim'e kauar kapatılmamasına lişktin önerisini''nasıl değerlendirdiğinin sorul=Osı üzerine, bir Og,?bun beyle birönerisinin olabileceğini, buna sayg ıduyduğunu, ancak MecliHin Na\ışmalarna devam edip etmemesinin Genel Kurulun kararıyla olcğın anımsattı. TBMM Başkanı Şahin,şunları kaydetti: ''Genel Kurulumuz bu konuda en son verdiği ka rar 16 Temmuz'a kadar çalışmaydı. Bugün, iktidar partisine mensupgrup başganvekili arkadaşım, -birazönce burada Danışma Kurulu toplantı sı vardı-ayın 23'üne kadar çıkarılması düşünülen z kanun tasarılarıyla ilgili yen i bi öneri getirdi. Oy birliği sağlanamadığı için g!p öneeisi olarak Genel Kurulda oylanacak. Eğer Genel Kurul ( bu öneriyi kal ederse, 5-6 tane kanun görüşüldüğünde Meclis çalışmalarına ara verebilir 1 Ekim'e kadar... Ama eğer CHP'nin Eş}ül sonu na kada r çalışalım eklinde{ki önerisi fyd Genel Kurulca kabul edilirse Me cliE tatil yapmamış olur. Tamamen Genel Kurul+n kararınabağlı bir şey. O nedenle benim buradabir değerlendirme yapmam, 'doğrudur yanlıştır' gibi bir değerlendirme yapmam yanlış D olur.'' CHP rup Başkanvekillerinin ''geç saatlere kadar çalışmadanyakındıkları''nın anımsatılması üzerine, ?<g Şahin, şöyle konuştu: ''Biraz önce, grup başkanvekili arkadaşlara, mutlaka çıkarılması düşünülen kınun tasarı veya teklifleri hususunda... Gup başkanvekili arkadaşlarımızbir araya gelseler /d bir mutabakat sağlasalar; çalışma saatlerini de b una göre yeniden düıenlesÜler v e ´kbnlar çıktIktan sonra -referandum da vn çünkü önümüzde- Meclis çalışmalarına ara verse iyi olur. Bukonuda, 'eğer benim yardımıma ihtiyacınız lursşa ben buradayım,yeter ki siz aranızda bir mutabakat zemini yakalayınben de size yardımcı o%layım' diye öneride bulundum ma şimdilik i mutabakat sağlanamadı. Sağlansaçok iyi olur.'' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi partilerin genel başFkbanlarıyla -Ü görüşmesine ilişkin sors üzjrjinöe, Şahin, siyasi partileri n genel başkanlarının hangi konuda olursa olsun bir araya gel'drek karşılıklı fikir aalışverişinde bulunmalarının ''sen derece güzel olduğunu '' ifade etti. Şahin, ''Bundan büyük bir memnuniyet duyFŞuyosrum. Kald kibunu da doğal karşılıyorum. Bu gö<rüşmenin veya görüşme unccesi tartışmaların Türkiye'nin gündemindebu kadzr yer y işgal etmiş olmasından da üzüntü duyuyorum. Çünkü bunla rhaber konusu bile olamayacak karşılıklı şemasllŞ şeklinde omalıdır' dedi. Şahin, şunları kaydetti: ''Siyasipartilerimiz nihayet bu ülkenin insanlarıdır. Kendi görüşleri istikametinde siya[si parti olarak örgütlenmişlerdir. Halkımızın desteğiyle iktidar olduklarında u ülkeye hizmetedeceklerdir. Dolayısıyla si yasi partiler ürasndaki yarışınbir hiz´met ğ yarışı olması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir yarış oldubğ(nda, medeni ilişkilerin de çok üst seviyede olması düşüncesini heppaylaştım. Siyasi partilerimizin genel başkanları bir araya gelsinler, görüşsünler derken de hareket noktam buydu...'' TBMM Başkanı Şahin , ''Başbakan Erdoğan'ın BDP ve MHP i görüş]nemesini aKhl değerlendirdiğinin'' sorulması üzerine, ''Sayın Başbakan'ın tabii kikendi takdirleridir Sama kişsel görüşüm; tüm siyasi partilerimizin değerl t$i genel başkanları birbirleriyle rahat bir zeminde görüşebilseler >o* daha iyi ol{ur. MUlletimizin beklentisinin de buolduğunu düşünüyorum'' diye k#suşu. Şahin, görüşmeyle Oilgili birbaşka soru üzerine, ''Ben , tür bakımdan, sadece b ir araya gelmiş olmanın bile çok önemli e?Y olduğunu g düşünüyorum'' dedi. | TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, MÜSİAD yöneticilerini kabulünde, bir gazetecinin, CHP Grup Başkanvekillerinin ''Meclis'in 1 Ekim'e kadar kapatılmamasına ilişkin önerisini'' nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, bir grubun böyle bir önerisinin olabileceğini, buna saygı duyduğunu, ancak Meclisin çalışmalarına devam edip etmemesinin Genel Kurulun kararıyla olacağını anımsattı. TBMM Başkanı Şahin, şunları kaydetti: ''Genel Kurulumuz bu konuda en son verdiği karar 16 Temmuz'a kadar çalışmaydı. Bugün, iktidar partisine mensup grup başkanvekili arkadaşım, -biraz önce burada Danışma Kurulu toplantısı vardı- ayın 23'üne kadar çıkarılması düşünülen kanun tasarılarıyla ilgili yeni bir öneri getirdi. Oy birliği sağlanamadığı için grup önerisi olarak Genel Kurulda oylanacak. Eğer Genel Kurul bu öneriyi kabul ederse, 5-6 tane kanun görüşüldüğünde Meclis çalışmalarına ara verebilir 1 Ekim'e kadar... Ama eğer CHP'nin Eylül sonuna kadar çalışalım şeklindeki önerisi Genel Kurulca kabul edilirse Meclis tatil yapmamış olur. Tamamen Genel Kurulun kararına bağlı bir şey. O nedenle benim burada bir değerlendirme yapmam, 'doğrudur yanlıştır' gibi bir değerlendirme yapmam yanlış olur.'' CHP Grup Başkanvekillerinin ''geç saatlere kadar çalışmadan yakındıkları''nın anımsatılması üzerine, Şahin, şöyle konuştu: ''Biraz önce, grup başkanvekili arkadaşlara, mutlaka çıkarılması düşünülen kanun tasarı veya teklifleri hususunda... Grup başkanvekili arkadaşlarımız bir araya gelseler de bir mutabakat sağlasalar; çalışma saatlerini de buna göre yeniden düzenleseler ve bunlar çıktıktan sonra -referandum da var çünkü önümüzde- Meclis çalışmalarına ara verse iyi olur. Bu konuda, 'eğer benim yardımıma ihtiyacınız olursa ben buradayım, yeter ki siz aranızda bir mutabakat zemini yakalayın ben de size yardımcı olayım' diye öneride bulundum ama şimdilik bir mutabakat sağlanamadı. Sağlansa çok iyi olur.'' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi partilerin genel başkanlarıyla görüşmesine ilişkin soru üzerine, Şahin, siyasi partilerin genel başkanlarının hangi konuda olursa olsun bir araya gelerek karşılıklı fikir alışverişinde bulunmalarının ''son derece güzel olduğunu'' ifade etti. Şahin, ''Bundan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kaldı ki bunu da doğal karşılıyorum. Bu görüşmenin veya görüşme öncesi tartışmaların Türkiye'nin gündeminde bu kadar yer işgal etmiş olmasından da üzüntü duyuyorum. Çünkü bunlar haber konusu bile olamayacak karşılıklı temaslar şeklinde olmalıdır'' dedi. Şahin, şunları kaydetti: ''Siyasi partilerimiz nihayet bu ülkenin insanlarıdır. Kendi görüşleri istikametinde siyasi parti olarak örgütlenmişlerdir. Halkımızın desteğiyle iktidar olduklarında bu ülkeye hizmet edeceklerdir. Dolayısıyla siyasi partiler arasındaki yarışın bir hizmet yarışı olması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir yarış olduğunda, medeni ilişkilerin de çok üst seviyede olması düşüncesini hep paylaştım. Siyasi partilerimizin genel başkanları bir araya gelsinler, görüşsünler derken de hareket noktam buydu...'' TBMM Başkanı Şahin, ''Başbakan Erdoğan'ın BDP ve MHP ile görüşmemesini nasıl değerlendirdiğinin'' sorulması üzerine, ''Sayın Başbakan'ın tabii ki kendi takdirleridir ama kişisel görüşüm; tüm siyasi partilerimizin değerli genel başkanları birbirleriyle rahat bir zeminde görüşebilseler çok daha iyi olur. Milletimizin beklentisinin de bu olduğunu düşünüyorum'' diye konuştu. Şahin, görüşmeyle ilgili bir başka soru üzerine, ''Ben, her bakımdan, sadece bir araya gelmiş olmanın bile çok önemli olduğunu düşünüyorum'' dedi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Fındık Tarım Satış Ko operatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) arşivlerinin {^̈́r aldığı binada çalıaların yemekte olduğusırada yangın çıktı. Nedeni hnnüz ö_linmeyeN çıkan yagını ;r diğer binad yaki personel fark etti\ Çalışanlarınitfaiye ekiplerine Khber vermesinin ardından yangın yaklaşık bir öaatlik çalışmanınardından söndürüldü.Binayı saran dumanın eki pleri zorladığı förüldü. Giresun Fınüdık Tarım Satış Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı MuratKumaş, klimadan kaynaklaDdığını tah m in ettikleri yangında evraklara zarar gelmemesinin seind^rici olduğunu söyledi. | Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) arşivlerinin yer aldığı binada çalışanların yemekte olduğu sırada yangın çıktı. Nedeni henüz bilinmeyen çıkan yangını diğer binadaki personel fark etti. Çalışanların itfaiye ekiplerine haber vermesinin ardından yangın yaklaşık bir saatlik çalışmanın ardından söndürüldü. Binayı saran dumanın ekipleri zorladığı görüldü. Giresun Fındık Tarım Satış Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kumaş, klimadan kaynaklandığını tahmin ettikleri yangında evraklara zarar gelmemesinin sevindirici olduğunu söyledi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
İlçeye bağlı Yaka köyünde bayram ziyare tine gelen misafirlerine mutfakta yemek hazırlayan Adalet Yaşar'ı (38) akrep soÖktu. 112 Acil Servis kip$eince Gercüş Devlet Hastanesine kaldırılanYaşar, buradaki müdahal?enin ardndlan Batman Bölge Devlet Hastanesine sevk ed il&i. Yoğun baım ünitesine alınan Yaşar'ın hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. | İlçeye bağlı Yaka köyünde bayram ziyaretine gelen misafirlerine mutfakta yemek hazırlayan Adalet Yaşar'ı (38) akrep soktu. 112 Acil Servis ekiplerince Gercüş Devlet Hastanesine kaldırılan Yaşar, buradaki müdahalenin ardından Batman Bölge Devlet Hastanesine sevk edildi. Yoğun bakım ünitesine alınan Yaşar'ın hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
, teminatlı kredilerin geri dönme oranının yüzde 98 i]e bankacılık sistemi performansının üzerinde olduğunu belirterek, ö~ku enstrümanı en küçük esnafın kullanabileceği nekild kalıcı hale getirecekerinN söyledi. İzmir'de Ekono mi Muhabrle'i Derneği $(EMD) İzmir Şubesi üyes i üg`zetecrilerin sorularını yanıtlayan Zeybekci, Ege ekonomisinin bir uyanış iLçind` olduğunu, bölgenin ihracat ve GF teşvik belgesi kullanım rakamla rının ülke ortalamasının üzerinde arttığını belirtti. İzmir'de serbes bölgelerin öne çıkması konusunda çalışmalarının bulunduğuna işaret eden Zeybekci, Ege Serbest Bölgesi'ndeki ihracatın m01i7'de önceki yıla göre yüzde 12 arttığını dile getirdi_ Zeybekci, "Birşehrin bir şeyle öne çıkması lazım. İzmir'in de serbeü´t b ölgeler konusnda şHön çıkmä́sı için misıyK biçtik. ERe Serbest Bölgesi t)k başına )& 1980 ylındaki Türkiye'nin ihracatını yapar hale geldi. Burada v[̈́1 bin 158 O# kişi çalışıyor. Hedefimiz İzmir'deki serbestbölgelerde ' bin kişinin çalışması. Bunun iin Serbest Bölgeler Kanunu'nu değiştirdik." dedi. Bakan Zeybekci, bir gazeticinn " konusundaki değerlendirmeleri n ´ds zeytin p&= üreticilerinin tepkisine 'neen olduğunu" ifade etmesi üzerine Bakan Z:ybekcz, Türkiye'de zeyin sektörünü kendilerinden daha çk düşünen kimsenin & olmadığını, son 15 yılda gelinennoktanın ortada olduğunu vurguladı. Zeytine verilen desteklerle ağaç sayısını iki katına çıkıardıklarının altını çizen Zeybekci, Cöyle konuştu: "Kendimize yeten zeyti ve zeytinyağı kapasitemiz var. Yaklaşık olarak 250-300 ?i ton arasında zeytinyağı üretiyorZuz. Tunus'ta 2006 yılında imzalamış olduğumuzSerbest Ticaret Anlaşması'nRan sonra biz Tunus'a 1 mil yar dolar ihracat, 200 £idlyon dolar da ithalat yapıyoruz. STA bize artı yazmış. Bundan dolayı çok ahatsıfl<ar. Temuz ayınd[ gittik. Tunus'tan alabileceğimiz tek ürün yok ortada.Fosfat alıyoruz. /t Gübre sanayinde kullanmak üzere. Bizim iyi niyetli bir şeknNle 'sizden ithalatı arti/yoruz' dememiz lazım. Bunun i}in desize dünyad kimseye vermediğimiz Vir mtiyaz verelim, 3 bin tonu geçmemek üzere ve Dahilde İşleme İzinBelgesi kapsamında yröıani Türkiye'de kullanmamak,ihraç etmek şartıyla sizde n zeytinyağı alalımdedik. B da o rada siyasi anlamda karşılık buldu." Bakan Zeybekci, <i gazetecinin "219'da yap/?lacak seçimlerinbütçe performansında ´t' bir değişimyaratıp yaratmayacağı" konusundaki sorusuLa i: cumhurbaşkanlığı hükümetsistemi ile artık belirsizliğin ortadan kalktığını, öngörülebilir, sürdürebilir, 5 yıl Ü)s kesintisiz güçlü iktidarların söz konusu olacağına dikkati çekti. S iyaset alanındaki belirsizlikljeryin ekonomiyi etkilemesinin de önünün artı ka pandığını bildiren Zeybekci, "Koalisyon *u olacak, tek başına ik!tidar mı olaca k , kii kiminle ne = yapacak... Artık böyle bir tart?şda ok. B?zKr 2017 yılı ütçe perform ansımşza bakın. Muhtemelen bütçe açığında yüzde 2 h edef koymuş olmamızarağmen bu a yüzde ,5'laEr seviye sine inecek. Bütçe açığı iS anlamında da dünyadaki itibarlı performanslardandır. 2017'de seçimyapmadık mı? 2016'd a devasa bir işgalgirişimiyle karşılaştık. Terörün her tü rlüsünün yaşandığı bir dnemde geçtik. Artıkseçim ekonomileri uygulanmıyor vHe uygulanamaz. Ekonomimizde çok net kararlaralındı. Bütçe açığı hedefimiz, cari laçı& hedefimiz, büyüme hedefimiz belli."değerlendirmesinde vulunduh. Bakan ` Zeybekci, "KGF teminatlı % kredilerde yeni açılımlar yapılıp yapılmayacağı" konusundaki bir oru üzerine üs^ u kredilerin 2017'de Türkiye'nin büyümesini tetiklemesi anlamındaetkili olduğuna işaret etti. KGF temin+atla kredilerle 210 milyar liralık bir büyüklüğün piyasaya sunulduğunu, geri ödemelerin de başladığını aktaran Nihat Zeyekoci, şöyle devam etti: KF temina tlı kredilerde d> geri ödemeler başladı. Son derece başarılı gidiyor. Kullandırılankredilerin geri dönme vr oranları yüzde 9'8?. Normal bankacılık sistemi içerisindeki performanstan daha yüksek. 2018 yılında da devam edecek. Bu eTstrümnı kalıcı huale get iriyoruz. Geçici bir enstrüman değil kalcı olacak. Bununla glgiöi çalışmalarımız da bitti. Birkaç ha ftaiçinde Ekonomi Koordinasyon Kurulukararı olarak bunu kamuoyuyla paylaşacağız. Yeni düzenlemeyle ar tık KOBİ'lerimizin bu kredileri kullanm a mesafesini daha aş SaH indiriyoruz. En küçük esnaf,usta seviyesinde FkT arkadaşlarımızın da kullanmasını .dah! uygunhale getiriyoruz." Son dönemde hükümetin ihracata Nf çok büyük destek verdiğini, bu konuda Maliy e Bakanlığı'na özel olarak tyekkür ettiğini dile getiren Zeybekci,ihracatçının KDV yüklerinin giderilmesi için de bir ç\'ışma yapıldığını sled#. Ekonomi Bakanı Zeybekci, ? şunları kaydetti: "En son TİM ile yaptığımız toplatnüıda KD ilRe ilgili gündeme gelen, vihracatçıiaın KDV maliyetini ve stokunu taşıması, iadelerin gecikmesi ve KDV r£ oranı farklarısebebiyle ihrac atçının üzerindeki yüklerin düzen lenmesi konular ıyla il <ili ç`lğışıyorz, inşallah b#r i ki ay içinde sorun çözülecek. Burada Maliye Bakanlı ğı tarafında bir çalışma yapılıyor. Ama hedef kesin çözüm." | , teminatlı kredilerin geri dönme oranının yüzde 98 ile bankacılık sistemi performansının üzerinde olduğunu belirterek, bu enstrümanı en küçük esnafın da kullanabileceği şekilde kalıcı hale getireceklerini söyledi. İzmir'de Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) İzmir Şubesi üyesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zeybekci, Ege ekonomisinin bir uyanış içinde olduğunu, bölgenin ihracat ve teşvik belgesi kullanım rakamlarının ülke ortalamasının üzerinde arttığını belirtti. İzmir'de serbest bölgelerin öne çıkması konusunda çalışmalarının bulunduğuna işaret eden Zeybekci, Ege Serbest Bölgesi'ndeki ihracatın 2017'de önceki yıla göre yüzde 12 arttığını dile getirdi. Zeybekci, "Bir şehrin bir şeyle öne çıkması lazım. İzmir'in de serbest bölgeler konusunda öne çıkması için misyon biçtik. Ege Serbest Bölgesi tek başına 1980 yılındaki Türkiye'nin ihracatını yapar hale geldi. Burada 21 bin 158 kişi çalışıyor. Hedefimiz İzmir'deki serbest bölgelerde 60 bin kişinin çalışması. Bunun için Serbest Bölgeler Kanunu'nu değiştirdik." dedi. Bakan Zeybekci, bir gazetecinin " konusundaki değerlendirmelerin zeytin üreticilerinin tepkisine neden olduğunu" ifade etmesi üzerine Bakan Zeybekci, Türkiye'de zeytin sektörünü kendilerinden daha çok düşünen kimsenin olmadığını, son 15 yılda gelinen noktanın ortada olduğunu vurguladı. Zeytine verilen desteklerle ağaç sayısını iki katına çıkardıklarının altını çizen Zeybekci, şöyle konuştu: "Kendimize yeten zeytin ve zeytinyağı kapasitemiz var. Yaklaşık olarak 250-300 bin ton arasında zeytinyağı üretiyoruz. Tunus'ta 2006 yılında imzalamış olduğumuz Serbest Ticaret Anlaşması'ndan sonra biz Tunus'a 1 milyar dolar ihracat, 200 milyon dolar da ithalat yapıyoruz. STA bize artı yazmış. Bundan dolayı çok rahatsızlar. Temmuz ayında gittik. Tunus'tan alabileceğimiz tek ürün yok ortada. Fosfat alıyoruz. Gübre sanayinde kullanmak üzere. Bizim iyi niyetli bir şekilde 'sizden ithalatı artırıyoruz' dememiz lazım. Bunun için de size dünyada kimseye vermediğimiz bir imtiyaz verelim, 3 bin tonu geçmemek üzere ve Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında yani Türkiye'de kullanmamak, ihraç etmek şartıyla sizden zeytinyağı alalım dedik. Bu da orada siyasi anlamda karşılık buldu." Bakan Zeybekci, bir gazetecinin "2019'da yapılacak seçimlerin bütçe performansında bir değişim yaratıp yaratmayacağı" konusundaki sorusuna ise cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile artık belirsizliğin ortadan kalktığını, öngörülebilir, sürdürebilir, 5 yıl kesintisiz güçlü iktidarların söz konusu olacağına dikkati çekti. Siyaset alanındaki belirsizliklerin ekonomiyi etkilemesinin de önünün artık kapandığını bildiren Zeybekci, "Koalisyon mu olacak, tek başına iktidar mı olacak, kim kiminle ne yapacak... Artık böyle bir tartışma yok. Bizim 2017 yılı bütçe performansımıza bakın. Muhtemelen bütçe açığında yüzde 2 hedef koymuş olmamıza rağmen bu yüzde 1,5'lar seviyesine inecek. Bütçe açığı anlamında da dünyadaki itibarlı performanslardandır. 2017'de seçim yapmadık mı? 2016'da devasa bir işgal girişimiyle karşılaştık. Terörün her türlüsünün yaşandığı bir dönemden geçtik. Artık seçim ekonomileri uygulanmıyor ve uygulanamaz. Ekonomimizde çok net kararlar alındı. Bütçe açığı hedefimiz, cari açık hedefimiz, büyüme hedefimiz belli." değerlendirmesinde bulundu. Bakan Zeybekci, "KGF teminatlı kredilerde yeni açılımlar yapılıp yapılmayacağı" konusundaki bir soru üzerine ise bu kredilerin 2017'de Türkiye'nin büyümesini tetiklemesi anlamında etkili olduğuna işaret etti. KGF teminatla kredilerle 210 milyar liralık bir büyüklüğün piyasaya sunulduğunu, geri ödemelerin de başladığını aktaran Nihat Zeybekci, şöyle devam etti: "KGF teminatlı kredilerde geri ödemeler başladı. Son derece başarılı gidiyor. Kullandırılan kredilerin geri dönme oranları yüzde 98. Normal bankacılık sistemi içerisindeki performanstan daha yüksek. 2018 yılında da devam edecek. Bu enstrümanı kalıcı hale getiriyoruz. Geçici bir enstrüman değil kalıcı olacak. Bununla ilgili çalışmalarımız da bitti. Birkaç hafta içinde Ekonomi Koordinasyon Kurulu kararı olarak bunu kamuoyuyla paylaşacağız. Yeni düzenlemeyle artık KOBİ'lerimizin bu kredileri kullanma mesafesini daha aşağı indiriyoruz. En küçük esnaf, usta seviyesindeki arkadaşlarımızın da kullanmasını daha uygun hale getiriyoruz." Son dönemde hükümetin ihracata çok büyük destek verdiğini, bu konuda Maliye Bakanlığı'na özel olarak teşekkür ettiğini dile getiren Zeybekci, ihracatçının KDV yüklerinin giderilmesi için de bir çalışma yapıldığını söyledi. Ekonomi Bakanı Zeybekci, şunları kaydetti: "En son TİM ile yaptığımız toplantıda KDV ile ilgili gündeme gelen, ihracatçıların KDV maliyetini ve stokunu taşıması, iadelerin gecikmesi ve KDV oranı farkları sebebiyle ihracatçının üzerindeki yüklerin düzenlenmesi konularıyla ilgili çalışıyoruz, inşallah bir iki ay içinde sorun çözülecek. Burada Maliye Bakanlığı tarafında bir çalışma yapılıyor. Ama hedef kesin çözüm." |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Alman Bild gazetesi, n% okuyucularına gol sorunuyaşayan Almanra > Milli b Takımı'nın fovete ihtiyacı olup olmhdığıı sordu. Ankete katılanların büyük çoğunluğu Mario Gomez’inforvette ye ralması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Düzenlenen ankette, Beşiktaşlı Mario Gomez'in yanı sıra 3 forvetten hangisinin milli ta|fı,a çağrılması gerektiği soruYl*öu. Ankketü katıRanarn [ yüzde 45’i Mario Gomez’i istedi. Gofez listede ilk sırada yer alırken, katılımcıların 2y. erkn çok tercihi intracht Frankfurt’tğan Alexander Meier ollu. Meier’e yüzde 35 oy oyun gittiği ankete katılanların yüzde 8’i JoachimLöw’in sistemi iyi dedi, aynı orandaki katılımcı, Stuttgart’tan Daniel Ginczek’in kadroya çağrılması gerektiğini bel&rmiti. Ankette en az oy d ise Hambur o’lu Pierre Michel Lagossa’ya gitti. Lagossa yüzde 3 oyda kaldı. | Alman Bild gazetesi, okuyucularına gol sorunu yaşayan Almanya Milli Takımı'nın fovete ihtiyacı olup olmadığını sordu. Ankete katılanların büyük çoğunluğu Mario Gomez’in forvette yer alması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Düzenlenen ankette, Beşiktaşlı Mario Gomez'in yanı sıra 3 forvetten hangisinin milli takıma çağrılması gerektiği soruldu. Ankete katılanların yüzde 45’i Mario Gomez’i istedi. Gomez listede ilk sırada yer alırken, katılımcıların 2. en çok tercihi Eintracht Frankfurt’tan Alexander Meier oldu. Meier’e yüzde 35 oy oyun gittiği ankete katılanların yüzde 8’i Joachim Löw’in sistemi iyi dedi, aynı orandaki katılımcı, Stuttgart’tan Daniel Ginczek’in kadroya çağrılması gerektiğini belirtti. Ankette en az oy ise Hamburg’lu Pierre Michel Lagossa’ya gitti. Lagossa yüzde 3 oyda kaldı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
B:orsl rekŞrlar kırmaya devam ediyor. BIST 100 endeksi güne 132,39 puan ve yü'zde 0,13'lük yükselişle 103.942,17puandan başladı. Endeksgünün ilk yarısındaki sür](kli müzayede bölümünü 1d8,99 puan Z yüzde 0,10 değer kazanarak103.918,77 puandan kapattı. Güniçinde en mÜüBük 103.773,18 puanı, en yütsek 104.915,14 puanı gören endeks, ünü yüzde 0,39 ar tışla104.210,22 puandan tPmaladı. Önceki kapaöış gö̈́e mali endeksyüzde 0,41 değer kaybet ti, sanayi endeksi yüzde1,53, hizme tler endeksi yüzde 0,55, teknolojiendeksi yüzde 0,16 me değer kazandı. BIST Ş endeksi önceki kapa nışa göre 356,97 puan v yüzde0,28 artarak 128.210,20 puandan kapanı. İşlem gören 505 hise senedinin 190'ı pri m yaptı, 146'sı geriledi. Tüerk Hava Yolları, Garanti Bank/ası, Koza ~k Anadolu Metal, Halkbank ve Koza Altın bugün en çok işlem >pö´en hisse senetleri oldu. | Borsa rekorlar kırmaya devam ediyor. BIST 100 endeksi güne 132,39 puan ve yüzde 0,13'lük yükselişle 103.942,17 puandan başladı. Endeks günün ilk yarısındaki sürekli müzayede bölümünü 108,99 puan ve yüzde 0,10 değer kazanarak 103.918,77 puandan kapattı. Gün içinde en düşük 103.773,18 puanı, en yüksek 104.915,14 puanı gören endeks, günü yüzde 0,39 artışla 104.210,22 puandan tamamladı. Önceki kapanışa göre mali endeks yüzde 0,41 değer kaybetti, sanayi endeksi yüzde 1,53, hizmetler endeksi yüzde 0,55, teknoloji endeksi yüzde 0,16 değer kazandı. BIST 30 endeksi önceki kapanışa göre 356,97 puan ve yüzde 0,28 artarak 128.210,20 puandan kapandı. İşlem gören 505 hisse senedinin 190'ı prim yaptı, 146'sı geriledi. Türk Hava Yolları, Garanti Bankası, Koza Anadolu Metal, Halkbank ve Koza Altın bugün en çok işlem gören hisse senetleri oldu. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Diyarbakır'ın Liceilçesinde teröyr.t heykeline el konulm~ysını bahane ede n terö-r örgütü fandaEları, l(= Cengiz TopelCaddesi'nde bir aray$a ge|ldi. İzinsiz gösneri yapan örgüt yandaşları, E`czaneşYer Sokağı'nda güvenliği sağlayan polis araçlarına taş ve molotof kokteylleriyle saldırdı. Polisinbiber gazı e basınçlı suyla müdahalede bulunduğu eylemciler, ara sokaklara daljdı. Bir müddet senrğa caddede yeniden topla~nan ve yolu trafiğe kapatan göstericiler, eylemlerinisürdürüyor. mlaylar nedeniyle esnaf da kepenk kapattı. | Diyarbakır'ın Lice ilçesinde terörist heykeline el konulmasını bahane eden terör örgütü yandaşları, Cengiz Topel Caddesi'nde bir araya geldi. İzinsiz gösteri yapan örgüt yandaşları, Eczaneler Sokağı'nda güvenliği sağlayan polis araçlarına taş ve molotof kokteylleriyle saldırdı. Polisin biber gazı ve basınçlı suyla müdahalede bulunduğu eylemciler, ara sokaklara dağıldı. Bir müddet sonra caddede yeniden toplanan ve yolu trafiğe kapatan göstericiler, eylemlerini sürdürüyor. Olaylar nedeniyle esnaf da kepenk kapattı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Ankar a Cumhu riyet Başsavcılığınca, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ait kmlÖ bilgilerinin invern~tte yayınlanmasına ilişkin haberler üzerine soruşturma başlatıldı. Alınan bilgiye göre, başsavcılığın basıda çıPan haberleri ihbar kvabul ederek başlattığı soruşturma, Bi lişim Suçları Soruşturma Bürosuna açıldı. Soruşturma, Türk Ceza ganunu'nun (TCK) "Verileri huǘka aykırı o$la#rak verme veyaele g&&çirme" başlık lı 136. ve "Bisişuf sistemine girme" başlıklı 243. maddeleri kapsamında yürütülecek. Görevlendirilen cumhuriyetsavcısının, ilk aşamada yayınlanan bilgilere sahip İçişleri Bakanlığı Nüfus pe Vatandaşlıkİşleri Genel Müdürlüğününyanı s ıra siyasi partilerin seçimler öncesinde il seçim kurullarından seçmenlere aip bilgileri alabilmeleri nedeniyleYüksek Seçim Kurulu ile temas kuracağı öğrenildi. TC K'nınilgili maddesinde "Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ir başkasına veren, yayan veya e,l? geçiren kişi, £2 yıldan4 vl yıla kadar hapis cezasıylacezalandırılır" hükmü yer alıyor. Sö konusu maddede, suçun kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetk: kötüye kullanılmak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı ljolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi $[+ halinde cezanın yarı oranında artırılacağı belirtiliyor. TCK'nın 243. maddesinde ise, "Bir bilişim sisteminin bütününe vya bvr kısmına, h ukuka a\ykırı olarak girenve orada kalaya devam eben kimseye bi\ yıla kadar :pis veya ̈́fli p ara cezası verilir. Tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanıla bilen /sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek cezayarı ora&ınIa kadar in`diri|ir. Bu figl nede niyle sistemin iç erdiği veriler y olur veya değişirse, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" düzenlemesi bulunuyor. | Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ait kimlik bilgilerinin internette yayınlanmasına ilişkin haberler üzerine soruşturma başlatıldı. Alınan bilgiye göre, başsavcılığın basında çıkan haberleri ihbar kabul ederek başlattığı soruşturma, Bilişim Suçları Soruşturma Bürosunca açıldı. Soruşturma, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" başlıklı 136. ve "Bilişim sistemine girme" başlıklı 243. maddeleri kapsamında yürütülecek. Görevlendirilen cumhuriyet savcısının, ilk aşamada yayınlanan bilgilere sahip İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün yanı sıra siyasi partilerin seçimler öncesinde il seçim kurullarından seçmenlere ait bilgileri alabilmeleri nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu ile temas kuracağı öğrenildi. TCK'nın ilgili maddesinde "Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır" hükmü yer alıyor. Söz konusu maddede, suçun kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılacağı belirtiliyor. TCK'nın 243. maddesinde ise, "Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" düzenlemesi bulunuyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Gençlik ve Spor Bakanı , "Doğu, Güneydoğu'da da biz inanıyoruz ki sporun gücü terörü yenecektir. Bunun örneklerini görüyoruz Oradaki sportesisleri cıvıl cıvı ve c gençlerin /G: artık d.ağlara çıkmasını r engelliyoruz. Dağa çısış kesildic" dedi. KulübüSpor Tesisleri'n ziyaret edenBakan Bak, geçen sene iyi bir çıkış yakalayan Kayserispor'u tebrik ed rep, yeni sezo>da bŞaşarıla+r diledi. Türkiye' nin dört bir yanında yoğun bir empoa sor tesislDJi inşa ettiökl-rii, bunları bazen belediyelerle, bazen kDendileri, bazen de özeMl sek törüŞ bağışlarıyla yapuLtıkGarını ifadeeden Bakf Türkiye'nin hertarafında bnlerce eser o rtaya çıktığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sporun içinde gelmiş oZm+s!, eski bir sporcu olması ve spor kulübü yöneticiliği yapmış olmasının gençlere ve spora verdiğiönemi arttırdığını kaydedenBak, "Bu noktada hehz yerde büyük tesisler yapıyoruz. Stadyumlar yapıyoruz, şu anda stadyumların 17 tanesi tamamlandı, 5-6 tane bu yıl sonuna kadar taamlanacak ve yenilerden kiminin projesi tamamlandı, kiminin ihaleleri sA bitti inşaatlarına başoandı. Türkiye dünyad a spLra eI fazla yatrım yapan ügkte konumunda şu anCa. Bunların mğR içerisinde modern spor tesisleri, kapalı spor salonları, Es* yüzme havuzları, atletizm sahaları, özellikle de mahalle tipi sahalar her mahalleye, semte sahalar var." diye kbnuş. Bakan Bak, bunu n dışında da yoğun bir şekilde Dou >vğe Güneydoğu'daoradaki eski beKl+didelerin hizmet vermemesi nedeniylekayyum atanan belediyelervasıtasıyla spor tesisleri yapmaya devam ettiklerini belirtti. Şehrin merkezindeki eski stadyumları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı yi: projeler çerçevesinde,"millet bahçes i" olaMak Tll milletin ̈́hizetie sunduklarını aktaran Bak, "He gittiğimiz yerde oille ilgili merkezde kalan u tesislerin yerine yeni, modern tesisler yaılmasını bueski stadyumların halka kazandırılması ve merkezde vatandaşlarımızın nefes alacağı, çevreninön plana çıkacağı tesisleri yapmaya başladık. Onların protokollerini, m devirlerini yapıyoruz. Eskişehir'de başladı, ardından Trabzon'da, Samsu n'da, Muğla'da, en son dün Denizli'de. Dolayısıyla hem bu stadyumlar hizmet yaptıkları süre içerisinde üde artısk millete birer nefes alma alanı, ymşil alan olarak hizmet vermeye devam edecekler." değerlendirmesini yaptı. Doğu ve Güneydoau'dha stadyum MprojlerB başt a olmak üzere yo`un bir şeRkinld çalıştıklarını vurgulayan ö Bakan BDk, ğkulların bahçelerine spor salonları, mahalle aralarına semt sahaları,basketbol poẗ́lIrı yaptıklarını sö yle}ih Her yerde gençlerin uyuşturucud an uzak du rması için çok büyük )´ önem arz ed'n spor tesislerini yaptıklar=ına işaret e denBak, uyuşturucu |e mücadelede sporun çok büy ük bir gücü olduğunu die getirdi.Uyuşturucu ile mücadele e sporun bi=rl{ştirici gücünü, toplum üzerindeki rehabilitasyon etkisini ve insanara olanortak dilini kullanmak gerektiğini vurgulayan BakanBak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aynı zamanda da Doğu, Güneydoğu'da d a b iz inanıyoruz `sI ki sporun gücü tpröÜrü yenecektir. Bunun örneklerini görüyoruz. Oradakispor tesisleri rıvıl cıvşıl Bd gençlerin artık dağlara çıkmasınıengelliyoruz. Dağa çıkış kesildi. Terörle etkin bir şek ilde mücadele ediliyor ama bunun yanında aileler çocuklarını sporsalonlarına, }Pyüzme havuzlarına veya ora da yapılan tesislere götürüyorlar. T.abi çocuk taş atacağına, futbol, basketbol oyup)or ve çok güzel bir görev üstlenuyoruz oradaGençlik ve Spor Bakanlığı olarak. Orada, Çevre +e Şehircilik Bakanlığı tarafından yeni inşa edilen şehirlerin pek çoğuu ben gördüm. Bi] a ynı zamanda oralara spor tesisleri de yapıyoruz. Gençlerimiz orada modern spor tesislerinde spo r yapıyorlar ve terörden uzak duruyorlar. erör artıkonları keRdlerine devşireior. Artık mili tak^mÜlra geliyorlar, salonlarda IJ´ çocuklarımız spor yapıyor. rtPk o enerFisin atınca da aileler mutlu, herkes mutlu." Ziyarette, ü Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Z Özhaseki, KayseriValisi S:lSyman Ka?mç, KayserisporBaşkanı Erol Bedir ve yönetim kurulu üyeleai yer aldı. Bakanlar Bak ve Özhaseki'ye, K ayserispor formasıhediye edildi. | Gençlik ve Spor Bakanı , "Doğu, Güneydoğu'da da biz inanıyoruz ki sporun gücü terörü yenecektir. Bunun örneklerini görüyoruz. Oradaki spor tesisleri cıvıl cıvıl ve gençlerin artık dağlara çıkmasını engelliyoruz. Dağa çıkış kesildi." dedi. Kulübü Spor Tesisleri'ni ziyaret eden Bakan Bak, geçen sene iyi bir çıkış yakalayan Kayserispor'u tebrik ederek, yeni sezonda başarılar diledi. Türkiye'nin dört bir yanında yoğun bir tempoda spor tesisleri inşa ettiklerini, bunları bazen belediyelerle, bazen kendileri, bazen de özel sektörün bağışlarıyla yaptıklarını ifade eden Bak, Türkiye'nin her tarafında binlerce eser ortaya çıktığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sporun içinde gelmiş olması, eski bir sporcu olması ve spor kulübü yöneticiliği yapmış olmasının gençlere ve spora verdiği önemi arttırdığını kaydeden Bak, "Bu noktada her yerde büyük tesisler yapıyoruz. Stadyumlar yapıyoruz, şu anda stadyumların 17 tanesi tamamlandı, 5-6 tane bu yıl sonuna kadar tamamlanacak ve yenilerden kiminin projesi tamamlandı, kiminin ihaleleri bitti inşaatlarına başlandı. Türkiye dünyada spora en fazla yaptırım yapan ülke konumunda şu anda. Bunların içerisinde modern spor tesisleri, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm sahaları, özellikle de mahalle tipi sahalar her mahalleye, semte sahalar var." diye konuştu. Bakan Bak, bunun dışında da yoğun bir şekilde Doğu ve Güneydoğu'da oradaki eski belediyelerin hizmet vermemesi nedeniyle kayyum atanan belediyeler vasıtasıyla spor tesisleri yapmaya devam ettiklerini belirtti. Şehrin merkezindeki eski stadyumları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı projeler çerçevesinde, "millet bahçesi" olarak milletin hizmetine sunduklarını aktaran Bak, "Her gittiğimiz yerde o ille ilgili merkezde kalan bu tesislerin yerine yeni, modern tesisler yapılmasını, bu eski stadyumların halka kazandırılması ve merkezde vatandaşlarımızın nefes alacağı, çevrenin ön plana çıkacağı tesisleri yapmaya başladık. Onların protokollerini, devirlerini yapıyoruz. Eskişehir'de başladı, ardından Trabzon'da, Samsun'da, Muğla'da, en son dün Denizli'de. Dolayısıyla hem bu stadyumlar hizmet yaptıkları süre içerisinde de artık millete birer nefes alma alanı, yeşil alan olarak hizmet vermeye devam edecekler." değerlendirmesini yaptı. Doğu ve Güneydoğu'da stadyum projeleri başta olmak üzere yoğun bir şekilde çalıştıklarını vurgulayan Bakan Bak, okulların bahçelerine spor salonları, mahalle aralarına semt sahaları, basketbol potaları yaptıklarını söyledi. Her yerde gençlerin uyuşturucudan uzak durması için çok büyük önem arz eden spor tesislerini yaptıklarına işaret eden Bak, uyuşturucu ile mücadelede sporun çok büyük bir gücü olduğunu dile getirdi. Uyuşturucu ile mücadelede sporun birleştirici gücünü, toplum üzerindeki rehabilitasyon etkisini ve insanlara olan ortak dilini kullanmak gerektiğini vurgulayan Bakan Bak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aynı zamanda da Doğu, Güneydoğu'da da biz inanıyoruz ki sporun gücü terörü yenecektir. Bunun örneklerini görüyoruz. Oradaki spor tesisleri cıvıl cıvıl ve gençlerin artık dağlara çıkmasını engelliyoruz. Dağa çıkış kesildi. Terörle etkin bir şekilde mücadele ediliyor ama bunun yanında aileler çocuklarını spor salonlarına, yüzme havuzlarına veya orada yapılan tesislere götürüyorlar. Tabi çocuk taş atacağına, futbol, basketbol oynuyor ve çok güzel bir görev üstleniyoruz orada Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak. Orada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yeni inşa edilen şehirlerin pek çoğunu ben gördüm. Biz aynı zamanda oralara spor tesisleri de yapıyoruz. Gençlerimiz orada modern spor tesislerinde spor yapıyorlar ve terörden uzak duruyorlar. Terör artık onları kendilerine devşiremiyor. Artık mili takımlara geliyorlar, salonlarda çocuklarımız spor yapıyor. Artık o enerjisini atınca da aileler mutlu, herkes mutlu." Ziyarette, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Kayserispor Başkanı Erol Bedir ve yönetim kurulu üyeleri yer aldı. Bakanlar Bak ve Özhaseki'ye, Kayserispor forması hediye edildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Silifke'de Sevgi Karakan {O püner) Yapal isimmi iki kadının kiraladığı evde çıkan y angında alevler, kıs a sürede büyüyüp tüm evisardı. Bu sırada içeri giren f yaşındaki Ümmühan Yapal, kardeşiDurdu Yapal ile Sevgi Karakan'ın oJlu Haa| Umut'u evden çıkarmaya çalışf#. Ancak yoğun '\ dumandan vetkilenen Ümmüh%an Yapal , panik içeris indekendisini güçlük le dışarıya ut_ı, baygınlık geçirdi. İhbar üoerfng ol ay yerine sevkedilen itfaiye ekipleri, yangını güçlükle kontrol altına alarak söndürdü. Ekipler ev ! girdiklerinde odada ko`kktç manzarayl Il a karşılaştı. 2 çocuk birbirlerine sarılı halde, yanmış olarak bulundu. Çocukların yakınları sin krizi geçirdi. Durdu Yapal ve Hasan Umut Karaka';nın cenazeleri, Silifke Dvlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. İll belirlemelere göre eektrik kontrağından çıktığı belirlenen yangınla ilgili soruşturmabaşlattı. | Silifke'de Sevgi Karakan ve Güney Yapal isimli iki kadının kiraladığı evde çıkan yangında alevler, kısa sürede büyüyüp tüm evi sardı. Bu sırada içeri giren 18 yaşındaki Ümmühan Yapal, kardeşi Durdu Yapal ile Sevgi Karakan'ın oğlu Hasan Umut'u evden çıkarmaya çalıştı. Ancak yoğun dumandan etkilenen Ümmühan Yapal, panik içerisinde kendisini güçlükle dışarıya attı, baygınlık geçirdi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, yangını güçlükle kontrol altına alarak söndürdü. Ekipler eve girdiklerinde odada korkunç manzarayla karşılaştı. 2 çocuk birbirlerine sarılı halde, yanmış olarak bulundu. Çocukların yakınları sinir krizi geçirdi. Durdu Yapal ve Hasan Umut Karakan'nın cenazeleri, Silifke Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. İlk belirlemelere göre elektrik kontrağından çıktığı belirlenen yangınla ilgili soruşturma başlattı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Adlı, Türkiye'nin en önemli kamu ağı e-Devlette, Tapu ve Kadastro Gene l Müdürlüğünün birçok uygulamasına tek tuşlJa erişmenin mükün hale geldiğ ini belirtti. Vatandaşın "turkiye.gov.tr"web adresinden Tapu ve Kada stro ]rh Genel Müdürlüğü linkinetıkladığında karşısına birçok seçenek çıktığını ifade eden Adlı, bu kapsamda "e-Devlet KapısıÜzerinden SunulanHizmetler" başlığŞnda Tapu BilgileriSorgulama, Tapu ve Kadasto Har ve D öner ğı Sermaye Sorgulama, Ş* Elektronik .s< Belge Yönetim Sistemi Belge Doğrulama, Ta(pu !dü Taşınmaz Beyan, Tapu Telefon Bilgileri Beyanı, "Kimlik Doğrulama Hizmetleri" başlığında, USatış İlemi Başvurusu, Tapu Kayıt Belgesi, Tusaga-Aktif Sistemi Kbl,Unıcı İşlemleri, <eb Tapu İşlemleri, "Kuruma AĞj İnternet Sitesi Üze´Ni£den Su$ulÖan Hizmetler" başlığında i/De Satışİşlemi Başvurus u ve Tapu Kayıt Be<gesm seçeneklerinin çık fYg tığını anlattı. sdl, sunul an hizmetlerin en ön=;lilerinden birinin de taşınmakzla\r üzerinde baş latılan işlemlerden bilgilendirilmek için hazırlanmış "Tapu Telefon Bilgile ri Beyan" seçeneği olduğuna işaret ederek, şöyle devametti: "Vatandaşlarımız taşınmazları üzerinde bail(atlan işlemlerden haberdar olmak için e-Devette 'Tapu Telefon Bilgileri Hk Beyan' kısmından cep (elefonu numarasını kaydetmeli. B+u uygulama il kişininadına kayıtlı taşınmazlr ile Ölgili herhangi bir işlem başlatıldığında ki}iye kısa mesaj (SMS)yolu ile bilgi veriliyor. Cep telefo nlarına 'Adınızda kayıtlı CÖ£ taşınmaz üzeöinde Tapu Müdürlüğünde ... sırIa no te işlem yapılmaktadır' şeklinde otomatik fF SMS gönderiliyor. İşlem kişinin bilgioi ve isteği dışında ise kişi hemen ilgili tapu müdü rlüğü ği^e irtibata )eçerek durujma müdahal edebiliyor. B u uygulamva tapuda işlem güvenliğini önemli ölçüde artırdı." Ad{ı, vatandaşın her konuda olduğu gibi taşınmazların alım ve d satımı konusunda da bilgilendirmesinin öncelikle onların yararı na olduğunun alını çizdi. | Adlı, Türkiye'nin en önemli kamu ağı e-Devlette, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün birçok uygulamasına tek tuşla erişmenin mümkün hale geldiğini belirtti. Vatandaşın "turkiye.gov.tr" web adresinden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü linkine tıkladığında karşısına birçok seçenek çıktığını ifade eden Adlı, bu kapsamda "e-Devlet Kapısı Üzerinden Sunulan Hizmetler" başlığında Tapu Bilgileri Sorgulama, Tapu ve Kadastro Harç ve Döner Sermaye Sorgulama, Elektronik Belge Yönetim Sistemi Belge Doğrulama, Tapu Taşınmaz Beyan, Tapu Telefon Bilgileri Beyanı, "Kimlik Doğrulama Hizmetleri" başlığında, Satış İşlemi Başvurusu, Tapu Kayıt Belgesi, Tusaga-Aktif Sistemi Kullanıcı İşlemleri, Web Tapu İşlemleri, "Kuruma Ait İnternet Sitesi Üzerinden Sunulan Hizmetler" başlığında ise Satış İşlemi Başvurusu ve Tapu Kayıt Belgesi seçeneklerinin çıktığını anlattı. Adlı, sunulan hizmetlerin en önemlilerinden birinin de taşınmazlar üzerinde başlatılan işlemlerden bilgilendirilmek için hazırlanmış "Tapu Telefon Bilgileri Beyan" seçeneği olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Vatandaşlarımız taşınmazları üzerinde başlatılan işlemlerden haberdar olmak için e-Devlette 'Tapu Telefon Bilgileri Beyan' kısmından cep telefonu numarasını kaydetmeli. Bu uygulama ile kişinin adına kayıtlı taşınmazlar ile ilgili herhangi bir işlem başlatıldığında kişiye kısa mesaj (SMS) yolu ile bilgi veriliyor. Cep telefonlarına 'Adınızda kayıtlı taşınmaz üzerinde Tapu Müdürlüğünde ... sıra no ile işlem yapılmaktadır' şeklinde otomatik SMS gönderiliyor. İşlem kişinin bilgisi ve isteği dışında ise kişi hemen ilgili tapu müdürlüğü ile irtibata geçerek duruma müdahale edebiliyor. Bu uygulama tapuda işlem güvenliğini önemli ölçüde artırdı." Adlı, vatandaşın her konuda olduğu gibi taşınmazların alım ve satımı konusunda da bilgilendirmesinin öncelikle onların yararına olduğunun altını çizdi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Chelsea mena jeri ^ Southampton'a 3-1 yenildikleri maç sonrası, hakemlere ağır eleştirilergetirmişti. "Hakemler Chelsea -ej lehine karar vermekten korkuyor" diyen Mfurnho, İngiltere Futbol Federasyonu’ndan 1 maç ertelemeli men cezası aldı. Portekizli menajer 50 bin Sterlin de para cezası ödeyecek. Mourinho, ye ni kitabının tä́ıtım etkinliği sırasında, İngiltere F utbol Federa syoUu’n s ert if adelerle eleştirdi. Kendisine ze)rile cezanın, c utanç kaynağı olduğunu savunan Mourinho, Arsenal ile oynadıkları maın ardından, hakemezayıf ve Şa yakıştırmalarını yapan Arsene Wenger'e adını pmc vermeden şöyle yüklendi: "Artık biliyoruz ki; teknik alan i/çinde insanları itebilirsiniz. İngiltere'nin en iyi hakemlerinden birine zayıf y`a da safdemenizde de bir sakınca yok. Ancak korkmak kelime sinin karşılığında anında cezalandırıırsınız. Artık bunu çok net bir şekilde anlamış durumdayız. Federasyonun karar ından çıkarabĞileceğim tek iyi sonuç, hala elektronik kelepçe takmadan sokaklarında yürüyebilecek olmam ." Mourinho, oyuncuların kendisine baş kaldırdığı yolunda İngil iz basınında yeralan haberler hakkında i se, "Begoviç, 'Dünyanınen iyi menajerin ı sahmbiz' dedi. Zouma aynısınısöyledi. ; 'Bizi içi nde bulunduğumuz durumdan çıkarabilecek tek menajer olarak Mourinho’dur' dedi. Diego Costa, beni herkesin çalışmak isteyemceği - menajerden biri ol arak gösterdi. Hazard benzer sözler sarfetti. .anırım bahsedilen başkaldırı, Baba Rahman, Faca ve Cscar'ın benim hakkımda konuşmaması DeS olabilir. Bp yzdşn on ları kesinlikle hafta sonu oynatmayacağım" şeklinde £sprili bir yorum yaptı. Premier Lig’e çok kötü başlayan Chlse, ilk 8 haftada aldığı 4 yenilgi ile 16. basamakta bulunuyor. | Chelsea menajeri , Southampton'a 3-1 yenildikleri maç sonrası, hakemlere ağır eleştiriler getirmişti. "Hakemler Chelsea lehine karar vermekten korkuyor" diyen Mourinho, İngiltere Futbol Federasyonu’ndan 1 maç ertelemeli men cezası aldı. Portekizli menajer 50 bin Sterlin de para cezası ödeyecek. Mourinho, yeni kitabının tanıtım etkinliği sırasında, İngiltere Futbol Federasyonu’nu sert ifadelerle eleştirdi. Kendisine verilen cezanın, utanç kaynağı olduğunu savunan Mourinho, Arsenal ile oynadıkları maçın ardından, hakeme zayıf ve saf yakıştırmalarını yapan Arsene Wenger'e adını vermeden şöyle yüklendi: "Artık biliyoruz ki; teknik alan içinde insanları itebilirsiniz. İngiltere'nin en iyi hakemlerinden birine zayıf ya da saf demenizde de bir sakınca yok. Ancak korkmak kelimesinin karşılığında anında cezalandırılırsınız. Artık bunu çok net bir şekilde anlamış durumdayız. Federasyonun kararından çıkarabileceğim tek iyi sonuç, hala elektronik kelepçe takmadan sokaklarında yürüyebilecek olmam." Mourinho, oyuncuların kendisine baş kaldırdığı yolunda İngiliz basınında yer alan haberler hakkında ise, "Begoviç, 'Dünyanın en iyi menajerine sahibiz' dedi. Zouma aynısını söyledi. ; 'Bizi içinde bulunduğumuz durumdan çıkarabilecek tek menajer olarak Mourinho’dur' dedi. Diego Costa, beni herkesin çalışmak isteyeceği 3 menajerden biri olarak gösterdi. Hazard benzer sözler sarfetti. Sanırım bahsedilen başkaldırı, Baba Rahman, Falcao ve Oscar'ın benim hakkımda konuşmaması olabilir. Bu yüzden onları kesinlikle hafta sonu oynatmayacağım" şeklinde esprili bir yorum yaptı. Premier Lig’e çok kötü başlayan Chelsea, ilk 8 haftada aldığı 4 yenilgi ile 16. basamakta bulunuyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Denizli'nin Honz ilçesindeki hemzemin geçittengeçmeye çalışan oktomobile, tren çarptı. İlk belirlemelere göre, ıraçtakv aynı aileden kişi yaşamını yitirdi. K Kaza nedeniyle olay yerine çok sayıda ambulans vesağlık ekibi sevk edildi. | Denizli'nin Honoz ilçesindeki hemzemin geçitten geçmeye çalışan otomobile, tren çarptı. İlk belirlemelere göre, araçtaki aynı aileden 4 kişi yaşamını yitirdi. Kaza nedeniyle olay yerine çok sayıda ambulans ve sağlık ekibi sevk edildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
FETÖ/PDe'nin kriptolu haberleşme programı ByLock'u kullandıkları belirlenerek, İzmir İl Emniyet Müdürüğü'ndezvi görevlerindenihraç edilenemniyet personeline yönelik, İzmir Cumhuruyet Başsavcılığı'nrın talimatıyla, Terörle Mücadele Suhbe Müdürlüğü b ekipleri t arafınd an operasyon düzenledi. Opersyon kapsamında aranan 49 şüpheliden 32' si gözaltına alındı. Şüpheliler sorgulanmak üzere TerörleMücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Diğer 17 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi. | FETÖ/PDY'nin kriptolu haberleşme programı ByLock'u kullandıkları belirlenerek, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki görevlerinden ihraç edilen emniyet personeline yönelik, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında aranan 49 şüpheliden 32'si gözaltına alındı. Şüpheliler sorgulanmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Diğer 17 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Bozdağ, bag v { Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerin i=n sorular ı'ı cevapladı. Bozdağ, yargı ht hizmetinden mmnC olma oranının 0r15 yılında yüzde 5 0.4 olğunt blirt_erek, herkesin yargıyla ilişkisi _e beklentisininolduğunu ifade etti. {Bozdayğ, "İstinaf mahkemeleri bu açıdan ç ok büyük ödev ifa edece ktir. İst inaf mahkemeleri ilk derece mahemelerinin verii kararı, dosyaları ilk derece mahkemelerigibi bfir heyettarafından ayrı bir gözle incelenmeösi, vaka denetimi y/pmabsı, dosyanın Z}saslna girerek , karar verecek nitelikte olması, konunun bağımsız ve t arafsızbir mahkeme tarafından incelenmesi kararlardaki oisbet oranını daha yüksek bir noktaya taşıyacaktır" ifadelerini kullandı. hSYK'nn b azıhakim v e savcıGl$arın görevden el çektirilmesine karar verdiğini söyleyen Bozda\, "Hakim ve savcıların d a hukuk devleti teminatıile donatılması nemlie Ag̈́yasamyız b| teminatı koymuş. Yargı içerisinde görev yapan bazı hakim v sav*ıların bir terör üraüü 'z ile üyelikirtibat içerisinde lfuğu orta {c ya çıktı. HSYK'n ın ihraç yolunda `aldığĞ kararlat yargının içerisinde, milletin yargıcı olma, mil&letl£n savcısı o l ma vasfını kaybetmiş olanların meslekten uzaklaştırmaları da yargıya güve ni sağlama bakımından son derece önemli. HSYK'nın şu anakadar görevden uzaklaştı&dığı hakim ve savcı saTyıs 3 <]p bin 698.667 sayılı KHK kapsamında mVslekIen çıkarılanlar 3 bin 659. Gö-revden uzaklaştırılması kaldırılarak göreve iade edilen 19 8 hakim ve sacbı vardÖr. G<revden uzaklaştırılıp akkınVda inceleme devam eden ĞT4 kişi bulunmaktadır. Hakkında işlem yapılan 3 bin 871 llmuştur. Hakim kvse S C} avcılar Yüksek Kurulu görevden uzaklaştırmakararlarını oy birliği ile almıştır. Ensağlıklı >gl inceleme yapan yerlerden br Hakim So~ ve Savcılaar Yüksek Kurulu'dur. Ş u and f bin 939 hakim ve saecı d a mesleğe kabl edilefek mesleğe başlamış oldu" şeklindekonuştu. İdam cezasına ilişkin lrak Bozağ, izm ce%asını> tartışılmasının normal olduğunuifade etti. Bozdağ, "Türkiye demokratik, hukuk \evletidr. İdamı i:steyenler olduğu gibBi ´ istemeyenler de olacaktır. Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecind Türkiye'nin attığı adımlar /~^n dere ce önemli. Dışımızda'k&i ülkelerin Türkiye'Jon içinde yürümyen Aus bir tartışmadan raehtsı'z omalarını anlamakta zorlanıyorum. ürky! egemen b >üir ülkedir, vatandaşlarının hepsi Vv de özgürlüğe sahipt ir, uer konuyu özgürce tartışabilir" diye konuştu. Erken şJ yaşta evlenme konusunda ise Bozdağ, "Biz £AkK Parti hükümetler i PA olarak e\kn yaşta evlili{e karşıyız. Bu konudaciddi adımlarattık. 1 Oca k 2002'de yürürlüğe giren Medeni Kanunumuzda 16 yaşıı doldurmuş k işiler mahkeme kararıyla evlenebiliyor, 1 8 yaşından gün almış kicşiler velilerininmuvafakatıyla evlenebiliyor, 18 yanı doldurmuş kişiler kInÜi rı/asıyla evlenebiliyor. Getirilen düzenleme tecavüzcüleri koruyan, af getiren Fr düzenleme değildirc Toplumumuzun içerisinde yer ölan bir soruna ve mağduriyetleri ortadan kaldırmaya dönük bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesi toplumdaki bu gZrçezler%e dikkat çekiyor, a'aletin dikkate alınması isteniyor. Meclis'in kurduğu aile ile ilgili bir Araşmırma Komisyonu Raporu'nda, bu onuya çözüm bulması isteniyor. Kesinlikle tecav üzcülere bir imkan verymek, evlense su^çtaTÖn ve cezadan kurtarmak için getirilmiş bir düzenleme değilirv. Ama biz hükümet ;laJk toplumdan Dtm gelen her türlü eleştiriye %e önerilere büyük eğer veriyoruz.Bu dUzenlemenin ypılmsı bir toplum kesimanin sorunu çözmek içindi amatoplumumuz bu kotuda farklı ya klaşım ortaya koyduğu için bizde milletin sesune kulak verdik, bu tasarıyı komisyona çektik. Tasarıdan bu fıkra çıkac ak ve eski haliyle #Ceçecek. Eğer siyasi pa-tilr böu konuda geniş bir konsensüs sağlarlarsa, yeminden g.|eme gelebili. Artık zbu onu kapanmıştır" dedi. | Bozdağ, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerinin sorularını cevapladı. Bozdağ, yargı hizmetinden memnun olma oranının 2015 yılında yüzde 50.4 olduğunu belirterek, herkesin yargıyla ilişkisi ve beklentisinin olduğunu ifade etti. Bozdağ, "İstinaf mahkemeleri bu açıdan çok büyük ödev ifa edecektir. İstinaf mahkemeleri ilk derece mahkemelerinin verdiği kararı, dosyaları ilk derece mahkemeleri gibi bir heyet tarafından ayrı bir gözle incelenmesi, vaka denetimi yapması, dosyanın esasına girerek, karar verecek nitelikte olması, konunun bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından incelenmesi kararlardaki isabet oranını daha yüksek bir noktaya taşıyacaktır" ifadelerini kullandı. HSYK'nin bazı hakim ve savcıların görevden el çektirilmesine karar verdiğini söyleyen Bozdağ, "Hakim ve savcıların da hukuk devleti teminatı ile donatılması önemli. Anayasamız bu teminatı koymuş. Yargı içerisinde görev yapan bazı hakim ve savcıların bir terör örgütü ile üyelik irtibat içerisinde olduğu ortaya çıktı. HSYK'nın ihraç yolunda aldığı kararlar yargının içerisinde, milletin yargıcı olma, milletin savcısı olma vasfını kaybetmiş olanların meslekten uzaklaştırmaları da yargıya güveni sağlama bakımından son derece önemli. HSYK'nın şu ana kadar görevden uzaklaştırdığı hakim ve savcı sayısı 3 bin 698. 667 sayılı KHK kapsamında meslekten çıkarılanlar 3 bin 659. Görevden uzaklaştırılması kaldırılarak göreve iade edilen 198 hakim ve savcı vardır. Görevden uzaklaştırılıp hakkında inceleme devam eden 14 kişi bulunmaktadır. Hakkında işlem yapılan 3 bin 871 olmuştur. Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu görevden uzaklaştırma kararlarını oy birliği ile almıştır. En sağlıklı inceleme yapan yerlerden biri Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'dur. Şu anda 3 bin 939 hakim ve savcı da mesleğe kabul edilerek mesleğe başlamış oldu" şeklinde konuştu. İdam cezasına ilişkin olarak Bozdağ, idam cezasının tartışılmasının normal olduğunu ifade etti. Bozdağ, "Türkiye demokratik, hukuk devletidir. İdamı isteyenler olduğu gibi istemeyenler de olacaktır. Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinde Türkiye'nin attığı adımlar son derece önemli. Dışımızdaki ülkelerin Türkiye'nin içinde yürüyen bir tartışmadan rahatsız olmalarını anlamakta zorlanıyorum. Türkiye egemen bir ülkedir, vatandaşlarının hepsi de özgürlüğe sahiptir, her konuyu özgürce tartışabilir" diye konuştu. Erken yaşta evlenme konusunda ise Bozdağ, "Biz AK Parti hükümetleri olarak erken yaşta evliliğe karşıyız. Bu konuda ciddi adımlar attık. 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren Medeni Kanunumuzda 16 yaşını doldurmuş kişiler mahkeme kararıyla evlenebiliyor, 18 yaşından gün almış kişiler velilerinin muvafakatıyla evlenebiliyor, 18 yaşını doldurmuş kişiler kendi rızasıyla evlenebiliyor. Getirilen düzenleme tecavüzcüleri koruyan, af getiren bir düzenleme değildir. Toplumumuzun içerisinde yer alan bir soruna ve mağduriyetleri ortadan kaldırmaya dönük bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesi toplumdaki bu gerçeklere dikkat çekiyor, adaletin dikkate alınması isteniyor. Meclis'in kurduğu aile ile ilgili bir Araştırma Komisyonu Raporu'nda, bu konuya çözüm bulması isteniyor. Kesinlikle tecavüzcülere bir imkan vermek, evlense suçtan ve cezadan kurtarmak için getirilmiş bir düzenleme değildir. Ama biz hükümet olarak toplumdan gelen her türlü eleştiriye ve önerilere büyük değer veriyoruz. Bu düzenlemenin yapılması bir toplum kesiminin sorunu çözmek içindi ama toplumumuz bu konuda farklı yaklaşım ortaya koyduğu için biz de milletin sesine kulak verdik, bu tasarıyı komisyona çektik. Tasarıdan bu fıkra çıkacak ve eski haliyle geçecek. Eğer siyasi partiler bu konuda geniş bir konsensüs sağlarlarsa, yeminden gündeme gelebilir. Artık bu konu kapanmıştır" dedi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
AK Parti 7 Haziran'da yapılacak geşel seçimler iç in milletvekili aday listesini b açıkladı. 2 4. dönemdeki 312 milletvekilinden 3 dönem kuralına taklean 7 0 kişibulunuyor. 242 kişiden 105'iise değerlendirilmedi. 99'unu kadınların oluşturduğu550 milletvekili adayı arasında dik kat çekicibazı iZsuimler va. 28 Şubat sürecinde başörtü davalarının simge isimlerinden Leyla Şahin Usta da Konya'dan 6. sıra milletve kili adayı V oldu. İstan_ul Üğversiatesi öT) Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin, N199f8 yılında derslere başörtüsü ile girmekisteyince aldığı disi+pli cezasının “i´san hakları ihlali" olduğu gerekçesiyle Aİ HM'e dava açmıştı. AİHM'in, 2005 yılında Şahin'in temyiz b?şvurısun̈́ reddetmesiüzerine Şahin, TIP eğitimine Avusturya'da dev am etmiştVi Şdahn, başörtüsü yasağını AİHM'ne ilk taşıyan isim olarak biliniyor. : Gazeteci/yazarMarkar Esyan da listeyeİstanbul 2. bölgeder ismini yazdırdı. 7 Haziran seçimlerinde seçilmesi halinde Esay an, genel merkez tarafındanaday gösterilip seçilirse AK Parti'nin ~k Ermeni a sıllı iletv$kili olacak. Şanatçıİbrahim Tatlıses ise AK Parti aday listesinde kendşisne yer bulamayan simleen. 2007'de Genç Parti'den aday Holan Tatlıses, Tatlıses 201 1'deki genel seçilerde Adauet fi% ve Kalkınma /artisi'ne adaylık başvurusunda buluenmuş ancak kabul edilmemişti. Bun £un üzerine bağıms a ny olan sanatçı, sonradan adaylığını geri çekmişti. | AK Parti 7 Haziran'da yapılacak genel seçimler için milletvekili aday listesini açıkladı. 24. dönemdeki 312 milletvekilinden 3 dönem kuralına takılan 70 kişi bulunuyor. 242 kişiden 105'i ise değerlendirilmedi. 99'unu kadınların oluşturduğu 550 milletvekili adayı arasında dikkat çekici bazı isimler var. 28 Şubat sürecinde başörtü davalarının simge isimlerinden Leyla Şahin Usta da Konya'dan 6. sıra milletvekili adayı oldu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin, 1998 yılında derslere başörtüsü ile girmek isteyince aldığı disiplin cezasının “insan hakları ihlali" olduğu gerekçesiyle AİHM'de dava açmıştı. AİHM'in, 2005 yılında Şahin'in temyiz başvurusunu reddetmesi üzerine Şahin, TIP eğitimine Avusturya'da devam etmişti. Şahin, başörtüsü yasağını AİHM'ne ilk taşıyan isim olarak biliniyor. Gazeteci/yazar Markar Eseyan da listeye İstanbul 2. bölgeden ismini yazdırdı. 7 Haziran seçimlerinde seçilmesi halinde Esayan, genel merkez tarafından aday gösterilip seçilirse AK Parti'nin ilk Ermeni asıllı milletvekili olacak. Şanatçı İbrahim Tatlıses ise AK Parti aday listesinde kendisne yer bulamayan isimlerden. 2007'de Genç Parti'den aday olan Tatlıses, Tatlıses 2011'deki genel seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi'ne adaylık başvurusunda bulunmuş ancak kabul edilmemişti. Bunun üzerine bağımsız aday olan sanatçı, sonradan adaylığını geri çekmişti. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
erdl baına çıkan h_brlere göre, Barış Süreci Başkanlık Danışmnı Ofisi, Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin komünist gruplarla yapılangörüşmelerden vazgeilme?`i yönündeki açıklama(arının ardından görüşZveVerin durdurulduğunu açıklS>ı. FilipinlerDevlet Başkanı Barış Danışmanı Jes us Dureza, "Komünist isyancıların son dönemde neden olduğu trajik şiddet fu olayları devlet başkanına bu kaardan başka seçenek bırakmadı." dedi. Duterte yönetiminin barış için attığı adımlara komünistlerin karşılık vermediğini ifade eden Dureza, orta y çıkan durumu "talihsiz bir gelişme" olarak nitelendirdi. Filipinler Devlet Başkanı Duterte, Ta öguiz kentini ziyaretisırasında, komünistlerin aşlasttığı saldırılarda sivillerin zasar gördüğünü belirterek "NPA savaş mı istiyo? İzin vereceğim" ifadesinikullandı. utertye "D'ureüa vf Bıl+o'y (hükümetin barış göNüşmelerindeki başmüzaktrecisi) Hollanda'daki aVamlara söyleyin, resmi görüşmelerde artık yokum. Dün NPA ile görüşmeleri durdurma kararı aldım. Savaşa devam edelimşĞ diye knu~ştu. Barış yaklaşımına destek verecek gir gelişme yaşanmadığı sürece başkamüzakere yapılm´yacağını vurgulayan Dureza,öte yandan daimi bir barış için azimli ve karar.lı oldukarını sözlerine ekled i. Filipinler'de komünist gerillaların silahlı eylemleri 1969 yılından bu ya na süre*rken öl 2016 yılında Rodrigo Duterte'nin dövlet başkanlığına sçilmesi ile taraflar barış için müzakere masasına oturmuştu. Norveç'in girişimiyle Oslo'da yapılan görübmea`er, hükümetin siyasi ı{> mahkumları serbest bırakmaması, NPA bölgelerinde komünistgerillaların, operasyonlar düzenleyen hükmet güçlerini hedef alan saldırılajının sürmesi üzerine barış görüşmeleri bu yıl £ŞF çıkmaza girmişti. | Yerel basında çıkan haberlere göre, Barış Süreci Başkanlık Danışmanı Ofisi, Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin komünist gruplarla yapılan görüşmelerden vazgeçilmesi yönündeki açıklamalarının ardından görüşmelerin durdurulduğunu açıkladı. Filipinler Devlet Başkanı Barış Danışmanı Jesus Dureza, "Komünist isyancıların son dönemde neden olduğu trajik şiddet olayları devlet başkanına bu karardan başka seçenek bırakmadı." dedi. Duterte yönetiminin barış için attığı adımlara komünistlerin karşılık vermediğini ifade eden Dureza, ortaya çıkan durumu "talihsiz bir gelişme" olarak nitelendirdi. Filipinler Devlet Başkanı Duterte, Taguig kentini ziyareti sırasında, komünistlerin başlattığı saldırılarda sivillerin zarar gördüğünü belirterek "NPA savaş mı istiyor? İzin vereceğim" ifadesini kullandı. Duterte, "Dureza ve Bello'ya (hükümetin barış görüşmelerindeki başmüzakerecisi) Hollanda'daki adamlara söyleyin, resmi görüşmelerde artık yokum. Dün NPA ile görüşmeleri durdurma kararı aldım. Savaşa devam edelim" diye konuştu. Barış yaklaşımına destek verecek bir gelişme yaşanmadığı sürece başka müzakere yapılmayacağını vurgulayan Dureza, öte yandan daimi bir barış için azimli ve kararlı olduklarını sözlerine ekledi. Filipinler'de komünist gerillaların silahlı eylemleri 1969 yılından bu yana sürerken 2016 yılında Rodrigo Duterte'nin devlet başkanlığına seçilmesi ile taraflar barış için müzakere masasına oturmuştu. Norveç'in girişimiyle Oslo'da yapılan görüşmeler, hükümetin siyasi mahkumları serbest bırakmaması, NPA bölgelerinde komünist gerillaların, operasyonlar düzenleyen hükümet güçlerini hedef alan saldırılarının sürmesi üzerine barış görüşmeleri bu yıl çıkmaza girmişti. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Spor TotoSüper Lig ´Bp takımlarından 'da an değişimi. Başkan Gültekin Gencer, olağanüstü kongre kararı alm aya kararverdi. Yarın 10.00'da düzenleyeceği basjn topla<tısında bu kararı açıklayacak olan Gencer'den sonra başkanlık için Regnum Otellerinin sahibi Ali Şafak Öztürk'ün aday olacağı öğrenild?. Öztürk'ün güçlü bir yönetim kadrosu ile Antalyaspor'u daha yukarılara taşımak içinkolları sıvadığı belirtildi. | Spor Toto Süper Lig takımlarından 'da kan değişimi. Başkan Gültekin Gencer, olağanüstü kongre kararı almaya karar verdi. Yarın 10.00'da düzenleyeceği basın toplantısında bu kararı açıklayacak olan Gencer'den sonra başkanlık için Regnum Otellerinin sahibi Ali Şafak Öztürk'ün aday olacağı öğrenildi. Öztürk'ün güçlü bir yönetim kadrosu ile Antalyaspor'u daha yukarılara taşımak için kolları sıvadığı belirtildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
İstanbul Davutpaşa'da bir evde doğalgaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi. Tozkoparan Mahallasi Cömertkent Sitesi'nde 12 katlı bir apartmanın ]. kat,nda birdairenin balkon kısmındaki kombide gaz sıkışmasından kaynaz~ı doğalgaz patlaması meydana geCee. Patlaada yaralanan olmazk en dairedemaddi hasar meydana geldi. İhbar üzerine olay yer i*e çoksayıda itfaiye, sağlık, İGDAŞ ve polis e^kibi sevk edildi. Polis çevre güğvenliği alırken İGDAŞ ekiple+i binann doğagazını kesti. İtfaiye ekip lerinin dairedeincelemesi d evam ediyor. | İstanbul Davutpaşa'da bir evde doğalgaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi. Tozkoparan Mahallasi Cömertkent Sitesi'nde 12 katlı bir apartmanın 10. katında bir dairenin balkon kısmındaki kombide gaz sıkışmasından kaynaklı doğalgaz patlaması meydana geldi. Patlamada yaralanan olmazken dairede maddi hasar meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, İGDAŞ ve polis ekibi sevk edildi. Polis çevre güvenliği alırken İGDAŞ ekipleri binanın doğalgazını kesti. İtfaiye ekiplerinin dairede incelemesi devam ediyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Başbakan Recep / Tayyip Erdoğan, Portekiz Ba şakSnı PedroPassos Coelho'yla bir araya geldE. Başbakan Erdoğan, görüşmenin ardından gazetecilerin soruları yanıtladı. ErhdoanR Ira k CumhurbaşkanıCelal Talabani'nin sağlıkdurumuyla il#gil{i ''Ölümüyle alakalı bdyle JJ bir şe y b{i.{ şu ana kadar gelmiş değildir , bunarrn hepsi uydurmadı dedi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:“Sadece bir ağır rahatsızlığının olduğunu, biz de buna karşıarzu ederseniz sizlere hemen bir jet ambulans gönderebiFirizÖ bizden bazı talepleri olursa o taleplerikarşılayabiliriz dadik). oni onların takdirindedir. E ğerambulans n'le` ederle rse hemen jet ambulanslarımızından birini oraya göndereceğiz.” Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın Şeb-i Arus törenlerine katılmamas.na ilişkin, ''D=vea etmek ̈́ş bizden. Biz davetimizi yaptık, davt$e icabet edemeyişiyle alak alı olarak d oeğişik bazı şeyler öylen#i, jğ ama Patriotlarla ilgili he`hangi bir şey gelmedi'' dedi. Erdoğan, İranGenelkurmay Başkanı Tümgeneral HasanFiruzabadi’nin “Patriot füzelerinin yerleştirilmesi dünya savaşına zemin hyazırlar” sözlerini değerlendirdi. Er ÖG doğan, şöyle konuştu: ''Bu Gene lkurmay Başkanıböyle ara da sırada biliyorsunuz çıkarbazı açıklamalar yapar. Biz bunu ilgililere sorduğumuz zaman da 'Kendi düşüncesidir' derler. Nasıl kendi düşüncesiyse. Böyle bir anlayış var. Onun için pek muhatap ~mamz bir başbakan olarak benim zaten hiç doğ[ru değil.” _kErdoğan, toplantıda oto yol ve köprülerin özelleştirilmesine de değindi. Özelleştirm e s]recini olumlu olduğunu Esö?leyen Erdoğan, ''Fiyatlardaki jantışlar tamamıyla enflasyon oranına endekslidir, yani 'İstediğim kadar z-m yaparım' diye me z. Enflasyon neyse o kadar'' d iye konuştu. İs tanbul Fa|tih Sultan Mehmetve Boğ aziçi Köprüleri ile 8 otoyolun özelleştirilmesi ihalesini; Koç Holding, UEM Üroup Berhad ve Gözde Girişim Sermayesi Ortak Girişim Grubu kazanmıştı. E.doğaj ihalede gelen teklifin Türk Telekom'dan sonraki enbüyük özelleIirme olduğuna işaret etti. | Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Portekiz Başbakanı Pedro Passos Coelho'yla bir araya geldi. Başbakan Erdoğan, görüşmenin ardından gazetecilerin soruları yanıtladı. Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin sağlık durumuyla ilgili ''Ölümüyle alakalı böyle bir şey bize şu ana kadar gelmiş değildir, bunların hepsi uydurmadır” dedi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece bir ağır rahatsızlığının olduğunu, biz de buna karşı arzu ederseniz sizlere hemen bir jet ambulans gönderebiliriz, bizden bazı talepleri olursa o talepleri karşılayabiliriz dedik. Konu onların takdirindedir. Eğer ambulans talep ederlerse hemen jet ambulanslarımızından birini oraya göndereceğiz.” Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın Şeb-i Arus törenlerine katılmamasına ilişkin, ''Davet etmek bizden. Biz davetimizi yaptık, davete icabet edemeyişiyle alakalı olarak değişik bazı şeyler söylendi, ama Patriotlarla ilgili herhangi bir şey gelmedi'' dedi. Erdoğan, İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Hasan Firuzabadi’nin “Patriot füzelerinin yerleştirilmesi dünya savaşına zemin hazırlar” sözlerini değerlendirdi. Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bu Genelkurmay Başkanı böyle arada sırada biliyorsunuz çıkar bazı açıklamalar yapar. Biz bunu ilgililere sorduğumuz zaman da 'Kendi düşüncesidir' derler. Nasıl kendi düşüncesiyse. Böyle bir anlayış var. Onun için pek muhatap almamız bir başbakan olarak benim zaten hiç doğru değil.” Erdoğan, toplantıda otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine de değindi. Özelleştirme sürecinin olumlu olduğunu söyleyen Erdoğan, ''Fiyatlardaki artışlar tamamıyla enflasyon oranına endekslidir, yani 'İstediğim kadar zam yaparım' diyemez. Enflasyon neyse o kadar'' diye konuştu. İstanbul Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi Köprüleri ile 8 otoyolun özelleştirilmesi ihalesini; Koç Holding, UEM Group Berhad ve Gözde Girişim Sermayesi Ortak Girişim Grubu kazanmıştı. Erdoğan ihalede gelen teklifin Türk Telekom'dan sonraki en büyük özelleştirme olduğuna işaret etti. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Sputnik'teki habere Hgörpe, Şam ve HumusC’un kaybedilmesinin ardından militanları n tes umudunun Halep olduğunu ifade eden }o< Esad, “Suriye’nin tamamını özgürleştirmekararı alındı ve Halep eı de bunun bi r parçası” dedi. | Sputnik'teki habere göre, Şam ve Humus’un kaybedilmesinin ardından militanların tek umudunun Halep olduğunu ifade eden Esad, “Suriye’nin tamamını özgürleştirme kararı alındı ve Halep de bunun bir parçası” dedi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
&^HP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, İstanbul'un, Türkiye ekonomisinin üç̈́ biri anlamına geldiğini, Tüurkiye'de yaşayan e 5 kişiden birini ş] İstanbul'da yaşadığını, İstanbul'un büyükpotansiyeli, ekonomik veekolojik kayn akları doğrnu kullanılması halinde sadece İstanbul'un değil Türkiye'nin uz zenginleşeceğini söyledi. Bir gazetede #IĞ yayımlanan, "emsalsiz ihanet"başlıklı habere b işaret eden Tekin, habere konu Topl u Kon%t İdaresi uzGnlarını İstanbul hakkında hazırladığı ve 76 örnek projenin değerlendirildiği biy rapora göre, 12 milyon metrekarenin üzerinde azliadan inşaat yapıldığını belirtti. Tekin, hastane arazisine gökdelen,okul arazisiyne plaza dikildiğini öne sürdü. Tekin^ 76 projede 240 milyar lira haksız kazanç elde edildiğini, bunun dünya t arihinin en büyük imaRr yolsuzluğu olduğunu savunarak, "2c derslikli b ir okul yaptırmanın maliyeti 8 emiyn lira. e4# milyar ire ilR 30 biDn 24 derslikli okul yapılır. 150 yatakl tlam donanımlı bir hast(ne milyon 5Ğ bin lirga. ş20 lilyar l ira ile M bin i90 hastane yapılır. Bir avuç adm Türkiye'den 3 tane GP, bin 900 hastane, 30 bin okul çaldılar. İhanet demek buna hafif kılır, bununadı istiladır, İstanbul için işgaldir" diye konuştu. Kenii_nin de 6 yıl önce hazırladığı ben zer bir rapo ütu göre 50 mi öl)ar dolarlık "vurgun" yapıldığını iddia eden Tekin, "Bu bNyküükte bir vurg>n ancak şebeke kurmakla yapıl ır" ifadesin, kulladı. Tekin, ugun İstanbul'u beton lobisinin yönettt iğini, bu lobiUnin İstanbulluların parasını,doğasını ve hayä́t}nı çaldığın öne sigdü. İstanbul’da100 bin imar mağduruolduğunu ifade eden Tekin, bu ç-teyle hep birlikfe mücadele )ı etmeleri gerektiuioni, bnug AK Parti'si, CHP'si, MHP'sinin olmadığını söyledi. İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı'na aday olup olmadığına ve CHP'den adaylık için ismi geçelere yöneli k souya T,kin şöyle ka rşılıkverdi: "E<bette adayım. Bütün arkadaşlar ım çdk kıymetlidir, hiçbi*r arkadaşım ?akibim değildir. 4 yı>ll önce İstanbul'da b -ütün bu çalışmalara baş$*ayan bir siyasetçiyim. Bugün ad,y eicb vg davranıyorum, yarın partim ne yapar beni hiç ilgilendirmez.Bu çalışmala[ımı [e-kteye uğratacakhiçbir göy içinde değilim. Sahada seçmenlerin jIa çok büyük des/eğrni görüyorum. Gürsel Tekin'i [test etmek istiyorsanız Bağcılar'a, Ese nler'e, Sultanbeyli'ye, Esenyurt'a soracak sınız. CHP'nin en az oy aldığı yerlerde, v&tandaşlarn dedine ermyn ̈́olmaek istiyoruz.Bu ko~uda sahada sıkıntımız yok. İstanbul ile ilgili çok ciddi projelerimiz ve güçlü kadrolarımız var. İstanbul'da sadece 16 milyon vatadaşımızın sorun punu değil, misafir olan 1 milyona yakın Ortadoğu ve Af rikacoğrafyasından gelenlerin de dertleini mdert dindik. Afrikalıl£ğarın mahallesindeydim geç;en hafta. Kaç bin Afrikalı, % Ortadoğulu seçmenin olduğunubilen bir siyasetçiyim.Ortadoğulu, Afrikalı belediye mecl is üyelerim bile hzır. 2 bin 00 oyumuz var. Neden olmasın?" mk_ Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in MHP 'den a day olupolmayacağına yönelik soru üzerine Tekin, "Nişan yapılmış, üyük [lsılıkla düğün olacak gibi" dedi. | CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, İstanbul'un, Türkiye ekonomisinin üçte biri anlamına geldiğini, Türkiye'de yaşayan her 5 kişiden birinin İstanbul'da yaşadığını, İstanbul'un büyük potansiyeli, ekonomik ve ekolojik kaynakları doğru kullanılması halinde sadece İstanbul'un değil Türkiye'nin zenginleşeceğini söyledi. Bir gazetede yayımlanan, "emsalsiz ihanet" başlıklı habere işaret eden Tekin, habere konu Toplu Konut İdaresi uzmanlarının İstanbul hakkında hazırladığı ve 76 örnek projenin değerlendirildiği bir rapora göre, 12 milyon metrekarenin üzerinde fazladan inşaat yapıldığını belirtti. Tekin, hastane arazisine gökdelen, okul arazisine plaza dikildiğini öne sürdü. Tekin, 76 projede 240 milyar lira haksız kazanç elde edildiğini, bunun dünya tarihinin en büyük imar yolsuzluğu olduğunu savunarak, "24 derslikli bir okul yaptırmanın maliyeti 8 milyon lira. 240 milyar lira ile 30 bin 24 derslikli okul yapılır. 150 yataklı tam donanımlı bir hastane 40 milyon 500 bin lira. 240 milyar lira ile 5 bin 900 hastane yapılır. Bir avuç adam Türkiye'den 3 tane GAP, 5 bin 900 hastane, 30 bin okul çaldılar. İhanet demek buna hafif kılır, bunun adı istiladır, İstanbul için işgaldir" diye konuştu. Kendisinin de 6 yıl önce hazırladığı benzer bir rapora göre 50 milyar dolarlık "vurgun" yapıldığını iddia eden Tekin, "Bu büyüklükte bir vurgun ancak şebeke kurmakla yapılır" ifadesini kullandı. Tekin, bugün İstanbul'u beton lobisinin yönetttiğini, bu lobinin İstanbulluların parasını, doğasını ve hayatını çaldığını öne sürdü. İstanbul’da 100 bin imar mağduru olduğunu ifade eden Tekin, bu çeteyle hep birlikte mücadele etmeleri gerektiğini, bunun AK Parti'si, CHP'si, MHP'sinin olmadığını söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olup olmadığına ve CHP'den adaylık için ismi geçenlere yönelik soruya Tekin, şöyle karşılık verdi: "Elbette adayım. Bütün arkadaşlarım çok kıymetlidir, hiçbir arkadaşım rakibim değildir. 4 yıl önce İstanbul'da bütün bu çalışmalara başlayan bir siyasetçiyim. Bugün aday gibi davranıyorum, yarın partim ne yapar o beni hiç ilgilendirmez. Bu çalışmalarımı sekteye uğratacak hiçbir şey içinde değilim. Sahada seçmenlerin çok büyük desteğini görüyorum. Gürsel Tekin'i test etmek istiyorsanız Bağcılar'a, Esenler'e, Sultanbeyli'ye, Esenyurt'a soracaksınız. CHP'nin en az oy aldığı yerlerde, vatandaşların derdine derman olmak istiyoruz. Bu konuda sahada sıkıntımız yok. İstanbul ile ilgili çok ciddi projelerimiz ve güçlü kadrolarımız var. İstanbul'da sadece 16 milyon vatandaşımızın sorununu değil, misafir olan 1 milyona yakın Ortadoğu ve Afrika coğrafyasından gelenlerin de dertlerini dert edindik. Afrikalıların mahallesindeydim geçen hafta. Kaç bin Afrikalı, Ortadoğulu seçmenin olduğunu bilen bir siyasetçiyim. Ortadoğulu, Afrikalı belediye meclis üyelerim bile hazır. 2 bin 800 oyumuz var. Neden olmasın?" Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in MHP'den aday olup olmayacağına yönelik soru üzerine Tekin, "Nişan yapılmış, büyük olasılıkla düğün olacak gibi" dedi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Küresel piyasalar, Kuzey Kor e geriliminin azalm{asıyla toparlanma eği[imine girerken, Asya borsalarında yüzde 1'evaran yükselişler yyşanıyor. Kuzey Kore’nin dün sabah Japon ya üz erinden geçerek Pasifik Ok yanusu’na -üşen balistik füze dğemesinin ardından Asya v Avr$̈́ borsalarında negatif bir seyir *zylend. Gelidmzel.er üze_ne ABD Başkanı Donak Trump, KuzeyKore'ye ilişkin olarak "Bütün seçenekler masada." açıklamasını yaptı. Başbakan Şinzo Abe de konuyla ilgili açıklamasında, KuzeyKore’den fırlatılan balistik füzenin Japon havasahasından geçtiğini bildirdi. Füzenin hareketini ta?ki ettikler ini belirten Abe, "Fırlatmanınhemen ardınan Japon hükümeti fü zein hareketini yakından takip edip halkın güvenliği için gerekli önlem lerialdı. Füze, bölge barışı ve istikrarı na yönek görülmemiş düzeyde tehdit oluşturuyor." ifadelerini kullan dı. A/BD'd dün hisse senedi piyasaları, AzeÜy Kore haberlerinin etkisiyl negatif açılırken, krizin daha fa£zla genişlememesi ve savunma şiNket<eri hisselerindeki yükselişle toparlandı. Dow JoZ|s Sanayi rEndesi yüzde 0,26, Standard &Poor's 500 Endesi yüzd e 0,08 Fn Nasdaq Teknolğ\oji Endeksi yüzde 0,30 değe) kazandı. Analtstkler, ABD'nin Teksas eyaletinde hayatı felç eden HarveyKasırgası'nın, pTtrol üreŞm merkezlerinde yol açtığı hasarınve ABD ekonomisine maliyetine ilişki gelişmelerin iUlKeneeğini belirterek, ABD'de bugün açıkana=ak büyüme verisinin piyasalar tarafından yaÖkındaPn t akip edileceğini iöğade etti. Ne Yo rk borsasındayaşanan yükseliş Asya borsalarına F+- da yansıd ı. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,74 art ışla 19.506,54 puandan kapanırken, Güney K,oŞrede Kospi endeksi yüzde 0,06, Hong Kong da Hang Seng endeksi Ryzde 0,94 değer kazancıyla, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde a0,0Y9 yükselişle seyrediyor. Dün 108,27 seviyelerine ogerileyeres 4 ayın en düşük seviyesini gören dolar/yen paritesi ise bugün 1k9 seviyesinin üzerinde dengelendi. Avrupa )borsaları m ise dün Kuze y Kore'nin fŞü denemesinin ardınd(n sigorta şirketlerine gelen etkilisatışlarla negatif seyretti. Alm efU anya'da DAX endeksi yüzde 1,46, İngiltere'de FTSE 10 endeksi yüzde 0,ş87 d£ğer kaybederken, Fransa'da C AC 40 endeksi yatay kapandı. Dün 12F7V il e Ocak 2015'ten bu yana en yüksek seviyesini gören avro/dolar pbaritesi ise bugün 1,20 seviyesinin altına geriledi. Avrupatarafında bugün Avro Bölgesi Ta< güven endeksleri v<e Almanya enflasyonverileri takip edilecek. Döün 1.326,04 doarld \ŞR 9 Kasım 2016'dan buyana en yüksek seviyesini gören altının ons fiyatı ise bugün 1.311 dola seviyBlerinde seyrediyor. Brent petrolün ari fiyatı ise 51,80 dolar seviyelerinde işlemgörüyor. Yurt `>çi piyasalarda Kapalıçarşı hariç 3 AğustosZafer Bayramı ttili ned;eniyle işlem yapılmıyor. Dolar/TL uluslararası piyasalarda yat:y seyirle 3,4480, avro/TL yüzde 0,1 yüks elişle 4,1320seviyelerinde + bulunuyor. | Küresel piyasalar, Kuzey Kore geriliminin azalmasıyla toparlanma eğilimine girerken, Asya borsalarında yüzde 1'e varan yükselişler yaşanıyor. Kuzey Kore’nin dün sabah Japonya üzerinden geçerek Pasifik Okyanusu’na düşen balistik füze denemesinin ardından Asya ve Avrupa borsalarında negatif bir seyir izlendi. Gelişmeler üzerine ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore'ye ilişkin olarak "Bütün seçenekler masada." açıklamasını yaptı. Başbakan Şinzo Abe de konuyla ilgili açıklamasında, Kuzey Kore’den fırlatılan balistik füzenin Japon hava sahasından geçtiğini bildirdi. Füzenin hareketini takip ettiklerini belirten Abe, "Fırlatmanın hemen ardından Japon hükümeti füzenin hareketini yakından takip edip halkın güvenliği için gerekli önlemleri aldı. Füze, bölge barışı ve istikrarına yönelik görülmemiş düzeyde tehdit oluşturuyor." ifadelerini kullandı. ABD'de dün hisse senedi piyasaları, Kuzey Kore haberlerinin etkisiyle negatif açılırken, krizin daha fazla genişlememesi ve savunma şirketleri hisselerindeki yükselişle toparlandı. Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0,26, Standard &Poor's 500 Endeksi yüzde 0,08 ve Nasdaq Teknoloji Endeksi yüzde 0,30 değer kazandı. Analistler, ABD'nin Teksas eyaletinde hayatı felç eden Harvey Kasırgası'nın, petrol üretim merkezlerinde yol açtığı hasarın ve ABD ekonomisine maliyetine ilişkin gelişmelerin izleneceğini belirterek, ABD'de bugün açıklanacak büyüme verisinin piyasalar tarafından yakından takip edileceğini ifade etti. New York borsasında yaşanan yükseliş Asya borsalarına da yansıdı. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,74 artışla 19.506,54 puandan kapanırken, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,06, Hong Kong da Hang Seng endeksi yüzde 0,94 değer kazancıyla, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,09 yükselişle seyrediyor. Dün 108,27 seviyelerine gerileyerek 4 ayın en düşük seviyesini gören dolar/yen paritesi ise bugün 109 seviyesinin üzerinde dengelendi. Avrupa borsaları ise dün Kuzey Kore'nin füze denemesinin ardından sigorta şirketlerine gelen etkili satışlarla negatif seyretti. Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,46, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,87 değer kaybederken, Fransa'da CAC 40 endeksi yatay kapandı. Dün 1,2070 ile Ocak 2015'ten bu yana en yüksek seviyesini gören avro/dolar paritesi ise bugün 1,20 seviyesinin altına geriledi. Avrupa tarafında bugün Avro Bölgesi güven endeksleri ve Almanya enflasyon verileri takip edilecek. Dün 1.326,04 dolarla 9 Kasım 2016'dan bu yana en yüksek seviyesini gören altının ons fiyatı ise bugün 1.311 dolar seviyelerinde seyrediyor. Brent petrolün varil fiyatı ise 51,80 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Yurt içi piyasalarda Kapalıçarşı hariç 30 Ağustos Zafer Bayramı tatili nedeniyle işlem yapılmıyor. Dolar/TL uluslararası piyasalarda yatay seyirle 3,4480, avro/TL yüzde 0,1 yükselişle 4,1320 seviyelerinde bulunuyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Necati Şaşmaz'ın kendisinden e$ 20 yaş küçük eşi Na gehan Şaşmaz, a verdiği üniversite . eğitimine devam etme kararı ldı. Posta'nın haberine göre; geçen yıloğlu Ali Nadir'i dün yaya getiren Şaşmaz, Yıldız O Teknik Üniversitesi'nde siyaset bilimi eğtim alıyordu. Zjagehan Şaşmaz $< 3'üncü sınıft adondurduğu okuluna geri döndü. | Necati Şaşmaz'ın kendisinden 20 yaş küçük eşi Nagehan Şaşmaz, ara verdiği üniversite eğitimine devam etme kararı aldı. Posta'nın haberine göre; geçen yıl oğlu Ali Nadir'i dünyaya getiren Şaşmaz, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde siyaset bilimi eğitimi alıyordu. Nagehan Şaşmaz 3'üncü sınıfta dondurduğu okuluna geri döndü. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
İzmir'in O Bornova ilçesinde 2002yılında 7 yaşındaki Öznur, abası Dem̈́t ve ikizi Özlem Cç'la yolun karşısına ge=ernen Fatih Gökoğlu'nun kullandığı beton kamyonu 3 kardeşe çarptı. Kazada Öznur Koç'un sol bacağı dz üstünde z koparken; ikizi ile ablası hafif yaralandı. Olay sonrası aile, şoför ile çalışt ığışirket a leyhine toplam 203 bin TL'lik tazminatdavası açtı. Ailenin avukatı BülentÖztürk, “Yedi yaşında bir çocuk ve onun hayatı ´ar. Ale bu Monukd duyarlı bir ilekE en azından çocuğungeleceğini |h teminat altına almak için böyle bir süreç başlattı” dedi. 5 yılsüren da va sonucunda mahkeme, olyda kusurlubulduğu şoför ve şirketin Öznur Koç'un ilesinze 147 bi lira tazminat ödemesine karTar verdi. Ancak şPiet karara itiraz ederek temyize ı£ gitti. Dosyayı i nceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de,yerel mahkemenin verdiği ğ tazminatı onadı. Şoför ve çalıştığı şirket, Özlem Koç'un ailesineyasal faiziyle birlikte 490 bin lia tazminat ödemeye mahkum edildi. Avukat Öztürk, “BRu olaydan dolayı çok mutlu değiliz. Herhangi bir zafer kazanılmış değidl, kek bu F kaza hiç olmasaydı. Ailenin eSde isteği, çocuğa d aha iyi bi rgelecek hazırlamaktı” riy? konuştu. | İzmir'in Bornova ilçesinde 2002 yılında 7 yaşındaki Öznur, ablası Demet ve ikizi Özlem Koç'la yolun karşısına geçerken Fatih Gökoğlu'nun kullandığı beton kamyonu 3 kardeşe çarptı. Kazada Öznur Koç'un sol bacağı diz üstünden koparken; ikizi ile ablası hafif yaralandı. Olay sonrası aile, şoför ile çalıştığı şirket aleyhine toplam 203 bin TL'lik tazminat davası açtı. Ailenin avukatı Bülent Öztürk, “Yedi yaşında bir çocuk ve onun hayatı var. Aile bu konuda duyarlı bir aile, en azından çocuğun geleceğini teminat altına almak için böyle bir süreç başlattı” dedi. 5 yıl süren dava sonucunda mahkeme, olayda kusurlu bulduğu şoför ve şirketin Öznur Koç'un ailesine 147 bin lira tazminat ödemesine karar verdi. Ancak şirket karara itiraz ederek temyize gitti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de, yerel mahkemenin verdiği tazminatı onadı. Şoför ve çalıştığı şirket, Özlem Koç'un ailesine yasal faiziyle birlikte 490 bin lira tazminat ödemeye mahkum edildi. Avukat Öztürk, “Bu olaydan dolayı çok mutlu değiliz. Herhangi bir zafer kazanılmış değil, keşke bu kaza hiç olmasaydı. Ailenin de isteği, çocuğa daha iyi bir gelecek hazırlamaktı” diye konuştu. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Aidatsız kredi kartı kullanan birtüketici diğe, kartlara göre taha sınırlı taksit kullDnırken dapara dbE puan kazanırken, aRidktı *k. olan kredi kartı sahiplri ise bu hizmetlerden daha g\ş imkanlarla yararlanabiliyor. Tüketiciler Dereği Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, 6502 sayılı Tüketicileri Koruma Kanunun 28 Mayıs 2014 taüihinde yürülüğe girdiğine dikkatçekerek, şu uyarıda bulundu: "Tüketici zanuLu bankaların aidatsız kart çıkatması\ı zorul kılmPktadır. BLm nedenle tMm tüketiciler bankalarını arasınlar, lrd kartlarının aidatsız hale gelmesini talep etsinler. Bu duruımdz banka ktrt aidatı yansıtamaz. Benim kartıma yineyansıtmış, ben yine uğraşmak zorunda kalacağım." Ağaoğlu, bankaların aidatsız kart talepeden müşteriOë́ine, 'taksit imkanın olmaz, puan vermeyiz' şeklindeki yaklaşımlarını, "tamamen ald aGma/: ve bbahane" diyb neteleyerek, "taksit ve puan" kampanyaları$nın bireyleri daha çok harcama yapmaya yönlendirmekamacıyla düzenlendiğine dikkat çekti´ Tüketicilör harcadıkça, bankaların komisyon gelirlerinin arttığını belirten Ağaoğlu, "Satıcıların da .[ı ciroları \|rtıyor; kaybeden ihtiyacından fazla harcama yapan bŞz tüketiciler oluyoruz" <;b dedi vk semledi: "Biz jayağım/zı yorganımıza göre uzatırız. Taksit de vermeyin, puan d a vermeyin; bizlerin e cebinden elinizi ıçekin. Pek ço k zamanda banklarıntanıdığı o uanarvı kullanma r. imkanı bulamada n hsabım̈́zdan silindiğini de unutmamak gerekir. Bankalar aidatsı z kartlara da taksit tanıyacaktır. Biz buna rağmen'taksit imk.anı var, puan imkanı var' diyerek hesapsız, kitapsız gelir düzeyimizin üzerinde harcamadan kaçınmalıyız." | Aidatsız kredi kartı kullanan bir tüketici diğer kartlara göre daha sınırlı taksit kullanırken ya da para puan kazanırken, aidatı olan kredi kartı sahipleri ise bu hizmetlerden daha geniş imkanlarla yararlanabiliyor. Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, 6502 sayılı Tüketicileri Koruma Kanunun 28 Mayıs 2014 tarihinde yürülüğe girdiğine dikkat çekerek, şu uyarıda bulundu: "Tüketici Kanunu bankaların aidatsız kart çıkartmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle tüm tüketiciler bankalarını arasınlar, kredi kartlarının aidatsız hale gelmesini talep etsinler. Bu durumda banka kart aidatı yansıtamaz. Benim kartıma yine yansıtmış, ben yine uğraşmak zorunda kalacağım." Ağaoğlu, bankaların aidatsız kart talep eden müşterilerine, 'taksit imkanın olmaz, puan vermeyiz' şeklindeki yaklaşımlarını, "tamamen aldatmaca ve bahane" diye neteleyerek, "taksit ve puan" kampanyalarının bireyleri daha çok harcama yapmaya yönlendirmek amacıyla düzenlendiğine dikkat çekti. Tüketiciler harcadıkça, bankaların komisyon gelirlerinin arttığını belirten Ağaoğlu, "Satıcıların da ciroları artıyor; kaybeden ihtiyacından fazla harcama yapan biz tüketiciler oluyoruz" dedi ve ekledi: "Biz ayağımızı yorganımıza göre uzatırız. Taksit de vermeyin, puan da vermeyin; bizlerin de cebinden elinizi çekin. Pek çok zamanda bankların tanıdığı o puanları kullanma imkanı bulamadan, hesabımızdan silindiğini de unutmamak gerekir. Bankalar aidatsız kartlara da taksit tanıyacaktır. Biz buna rağmen 'taksit imkanı var, puan imkanı var' diyerek hesapsız, kitapsız gelir düzeyimizin üzerinde harcamadan kaçınmalıyız." |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Kalite stand artları yüksek br sağlık hizmetinin verilebilmesi için, iyi eğitim almı salık profesyonelleri gerekiyor. Daha kaliteli e ğitim vermek iç!in gvöterzlen çaalr neticesinde ,aÜ tıp eğitimi maliyetle&ri ise her m] geçen gün a<rtıyoM. Medimagazin’ıen Dr. İbrahim Ersoy’un haberine göre, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (UT)’nde yapılan bir çalışmada, sağlık sistemi bünyesinde kompleks bir yapı içerisinde verilen tıp eğitimineyönelik g$ider yerlerinin ve gider çeşitlerinin belirlenerek , gelenksel maliyettlendirme yöntemleri cle toplam bv- ö/rpıci ba şı%r maliyetlerinin ZeEsaplanması amaçlandı. B u amaçla, öğretim % elemanları v eğiticilerin öğrenciler ilĞ diraekt temas süreleri dikkate alŞınıp “normal maliyet” yönte mi kullanılarak tıp fakültesi maliyetleri hesaplandı. GATA Sağlık Hizmetleri Yönetimi Bilim Dalı Doktora Şı Öğrencisi Hüseyin Abuhanoğlu Ye arıkadaşları tarafından yapılan araştırmada, GATA’nın 2009-2010 eğ:tim-öretim yılı eğin̈́s programları ile mali v e idari işlerin takip edihdiği birim[e,den ulaşıla n verjce kullanıldı. Sağllıktna ^TY Performans ve Kalite z?n Dergisi’nde yayımlanan araştırmada, a ltyapı giderlerinden temizlik giderlerine, laboratuvar g\derlerinden elektrik-su giderlerine kadar tüm rharca,ylar ay/Oı ayrı hesaplandı. Araştırmada 542 öğrencinin eğitim gördüğü 2009-2010 eğit im-öğretim yılında tıp y fakültesinde bir öğrencinin bi&r sınıftaki oralama maliyetinin 32.944,77 TL olduğu tespit edildi. Bu tujtar Zo yılki dol ar kuru füzerInden hesaplandığında ise bir sınıftaki bir ğrencinin paiyetNi orTtaam( 21 +bin 832 dola ra denk geliyor. ac Maliyet hesaplarına sınıflar V%s bazında bakıldığında ise maliyeti en yüksek sınıflar sırasıyla 5, 4, 3, 6, 2 ke 1. sınıf olara sıralandı. Araştırmacılar, eğitim ve araştırma hastanelerinde sağlıkhizmetinin sunumu yanında verilen ğiCim e araştırma hizmetlerinin eğüitim hastanesinin genUel maliyetlerini yükselttiğini elir#tirkn, sağlık Üö hizmetlerinin düşük maliyetle kaliteli olarak sunulabilmesi S için bu tür astanelerde verilen eğğaim hizmetlerinin ayrıYc finanse edilmesi gerektiğini ifade etti. Araştırma sonucunda tıp fakültesimaliyetlerinin curumun misyonuna, bulunduğucoğrafyaya göre farklılık gH? gösterebildiği belirtilirken, tıp eğitimine yönelik giderlerin ayı izlenebilmesi için gerekli tedbirler alındığında maliyetlerin tam olarak belirlenebileceğ i ifade edildi. | Kalite standartları yüksek bir sağlık hizmetinin verilebilmesi için, iyi eğitim almış sağlık profesyonelleri gerekiyor. Daha kaliteli eğitim vermek için gösterilen çabalar neticesinde tıp eğitimi maliyetleri ise her geçen gün artıyor. Medimagazin’den Dr. İbrahim Ersoy’un haberine göre, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)’nde yapılan bir çalışmada, sağlık sistemi bünyesinde kompleks bir yapı içerisinde verilen tıp eğitimine yönelik gider yerlerinin ve gider çeşitlerinin belirlenerek, geleneksel maliyetlendirme yöntemleri ile toplam ve öğrenci başına maliyetlerinin hesaplanması amaçlandı. Bu amaçla, öğretim elemanları ve eğiticilerin öğrenciler ile direkt temas süreleri dikkate alınıp “normal maliyet” yöntemi kullanılarak tıp fakültesi maliyetleri hesaplandı. GATA Sağlık Hizmetleri Yönetimi Bilim Dalı Doktora Öğrencisi Hüseyin Abuhanoğlu ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmada, GATA’nın 2009-2010 eğitim-öğretim yılı eğitim programları ile mali ve idari işlerin takip edildiği birimlerden ulaşılan veriler kullanıldı. Sağlıkta Performans ve Kalite Dergisi’nde yayımlanan araştırmada, altyapı giderlerinden temizlik giderlerine, laboratuvar giderlerinden elektrik-su giderlerine kadar tüm harcamalar ayrı ayrı hesaplandı. Araştırmada 542 öğrencinin eğitim gördüğü 2009-2010 eğitim-öğretim yılında tıp fakültesinde bir öğrencinin bir sınıftaki ortalama maliyetinin 32.944,77 TL olduğu tespit edildi. Bu tutar, o yılki dolar kuru üzerinden hesaplandığında ise bir sınıftaki bir öğrencinin maliyeti ortalama 21 bin 832 dolara denk geliyor. Maliyet hesaplarına sınıflar bazında bakıldığında ise maliyeti en yüksek sınıflar sırasıyla 5, 4, 3, 6, 2 ve 1. sınıf olarak sıralandı. Araştırmacılar, eğitim ve araştırma hastanelerinde sağlık hizmetinin sunumu yanında verilen eğitim ve araştırma hizmetlerinin eğitim hastanesinin genel maliyetlerini yükselttiğini belirtirken, sağlık hizmetlerinin düşük maliyetle kaliteli olarak sunulabilmesi için bu tür hastanelerde verilen eğitim hizmetlerinin ayrıca finanse edilmesi gerektiğini ifade etti. Araştırma sonucunda tıp fakültesi maliyetlerinin kurumun misyonuna, bulunduğu coğrafyaya göre farklılık gösterebildiği belirtilirken, tıp eğitimine yönelik giderlerin ayrı izlenebilmesi için gerekli tedbirler alındığında maliyetlerin tam olarak belirlenebileceği ifade edildi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
'den haberi geldi. Hakkari'nin Ağaçdibi Köyü kırsalınd^ PKK'lı teröristlerle güvenik güçleri arasında çıkan çatışmada 3 asker şehit oldu, 3 mlker yaralandı. Çatışma,saat 11.00 saralarında merkeze yaklaşık 25 kilometre uzakl$ık[ta bulunan Hakkari-Çukurca karayolu üzerindeki Ağçdibi Köyü kırsal kesim inde meydana geldi. 5 teröristin ölü ele geçirildiği çatışmada yaralanan askerler HakkariDevlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Bölgede hava dsÜtekli operasyon başlatıldı. | 'den haberi geldi. Hakkari'nin Ağaçdibi Köyü kırsalında PKK'lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 3 asker şehit oldu, 3 asker yaralandı. Çatışma, saat 11.00 saralarında merkeze yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunan Hakkari-Çukurca karayolu üzerindeki Ağaçdibi Köyü kırsal kesiminde meydana geldi. 5 teröristin ölü ele geçirildiği çatışmada yaralanan askerler Hakkari Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Bölgede hava destekli operasyon başlatıldı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
IMF, Başbakan TayyipErdoğan'ın yakın zamanda IMFsüreciyle ilgili kaygılarını dile getirdiğini ve bu çerçevedeTürkiye'ye yenilenmiş bir politika vereform önerileri paöketü sunduğunu çkladı. Ancak IMF'pöin yeni teklifi henüz hükümete ulaşmadı. Ankara-Eskişehirarasında hizmet verecek hızme trenin ilk seferinde gazetecilere açıklama yapan Erdoğa n, yeni teklifin henüz kendilerine fenüf ulaşmadığını açıkladı. Erdoğan, ekonomide olağanüstügelişmeler olmaması durumunda vergi artırımı olmayacağını da kaydetti. Erdoğan, bteye ilişkin yaptığı değerlendiremede şunları söyledi: '''Çok ciddi bir düşüş asla planlamıyoruz. Yüzde L'nın üzerine asla çıkmayacağız. IMF de zaten yatırım yapmamızı istiyor. Bir tar aftan da kalıcı gelir kaynaklarınısöylüyor. Gelir kaynağı bazen kalıcı gb olmaz, geçici olur. Bugtün ;sen geçici bir şeyle rahatlatırsın ben bunuseruma benzetiyorum. Srüp daimi midir? Serum daimi değildir, geçicid ir. Biran seni serum çadırına alırlar, sen o*In atlatırsın. Atlattıktan sonra f= BY sağlığın zatenkalıcı hale gelir. Kalıcı gelir kynağı dediğin zaman bir efa ekonominin karakerinde bu yok. Ekonomide hiçbir şey kalıcı olmaz,değişebilir.'' Sanayi ve Ticaret Bakanı Zaer Çağlanan da Mouş'tT> yaptaığı açıklamada, IMF tarafından dün yapılan açıklamanın görüşmelerin belli bir noktaya ´geldiğini gösterdiğini be<lirrĞterek, hükümetin IMF ile anlaşmama gibi bir plan ve programının olmadığını söyledi. ImF ile anlaşma sürecinin bir pazarlık süreciolduğunu ifade eden Çağlayan, ''I| bijr taraftan ülkelerin milli gelirlerinin en az yüzde 2'`i kadar o ülkelerin para harcamasını ta?vsie eğtiz. Bir taraftan gĞı bunu söyeeyen IMF'nin Türkiye'ye fark gD lı şeyler söyleme-esi lazım'' dedi. tevlet Bakanı Mehmet Şimşek, *̈́ yarın IMF Başkanı'ylabiraraya gelecek. Yeni tekife ilişkin detayların burada görüşülmesi bekleniyor. | IMF, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yakın zamanda IMF süreciyle ilgili kaygılarını dile getirdiğini ve bu çerçevede Türkiye'ye yenilenmiş bir politika ve reform önerileri paketi sunduğunu açıkladı. Ancak IMF'nin yeni teklifi henüz hükümete ulaşmadı. Ankara-Eskişehir arasında hizmet verecek hızlı trenin ilk seferinde gazetecilere açıklama yapan Erdoğan, yeni teklifin henüz kendilerine henüz ulaşmadığını açıkladı. Erdoğan, ekonomide olağanüstü gelişmeler olmaması durumunda vergi artırımı olmayacağını da kaydetti. Erdoğan, bütçeye ilişkin yaptığı değerlendiremede şunları söyledi: '''Çok ciddi bir düşüş asla planlamıyoruz. Yüzde 6'nın üzerine asla çıkmayacağız. IMF de zaten yatırım yapmamızı istiyor. Bir taraftan da kalıcı gelir kaynaklarını söylüyor. Gelir kaynağı bazen kalıcı olmaz, geçici olur. Bugün sen geçici bir şeyle rahatlatırsın ben bunu seruma benzetiyorum. Serum daimi midir? Serum daimi değildir, geçicidir. Bir an seni serum çadırına alırlar, sen o an atlatırsın. Atlattıktan sonra da sağlığın zaten kalıcı hale gelir. Kalıcı gelir kaynağı dediğin zaman bir defa ekonominin karakterinde bu yok. Ekonomide hiçbir şey kalıcı olmaz, değişebilir.'' Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan da Muş'ta yaptığı açıklamada, IMF tarafından dün yapılan açıklamanın görüşmelerin belli bir noktaya geldiğini gösterdiğini belirterek, hükümetin IMF ile anlaşmama gibi bir plan ve programının olmadığını söyledi. IMF ile anlaşma sürecinin bir pazarlık süreci olduğunu ifade eden Çağlayan, ''IMF bir taraftan ülkelerin milli gelirlerinin en az yüzde 2'si kadar o ülkelerin para harcamasını tavsiye etti. Bir taraftan bunu söyleyen IMF'nin Türkiye'ye farklı şeyler söylememesi lazım'' dedi. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, yarın IMF Başkanı'yla biraraya gelecek. Yeni teklife ilişkin detayların burada görüşülmesi bekleniyor. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
Göynük'ün Çatacık Köyü TabaZklar Çiftlik Mahallesi 'nde oturanOrhan lGvürs(l, önceki ghn akşam saatlerinde, çaılıştığı tavuk şirketine aiüt soğuk hha<a deposundan çıkarak evine gitti. Gürsel,saat 22.28'de Facebook'taki kişisel sayfasının paylaşıma açık duvarına, "Büyük acılara tutuştuğum ün çüok z! uzaklarda fyds olsan yine \el. u öldürecesine sevdiğine gel. Ne olur tanrıya kavuştuğun gün beni unutma" yazdı. Gürsel, bir dakika sonra da ikinci ileti olarak, "Millet herfes £a: hakkını helal etsin" yazdı. Gürsel daha sonra kafasına dayadığı a tüfeğini ateşledi. DHA'nın haberine göre; Gürsel iddiaya göre,bir aDrkadasını telefonda arayarak intihar edeceğini söyledi. Bunun üzerine arkadaşı{ Erhan Gürseli arayarak kardeşininintihar edebileceğini söyledi. Eve giden ağabieyi, kardeşini kanl|r içerisinde buldu. Mudurnu Devlet Hastanesi'ne kaldıUılan Orhan Gürsel, yapılan tüm müdahalelere e rağmen kurtarılamadı. Orhan şürsel'´in cesedi Adli Tıp Kurmu'na gönderilirken, j andarma olayla ilgili soruşturma başlat tı. | Göynük'ün Çatacık Köyü Tabaklar Çiftlik Mahallesi'nde oturan Orhan Gürsel, önceki gün akşam saatlerinde, çalıştığı tavuk şirketine ait soğuk hava deposundan çıkarak evine gitti. Gürsel, saat 22.28'de Facebook'taki kişisel sayfasının paylaşıma açık duvarına, "Büyük acılara tutuştuğum gün çok uzaklarda da olsan yine gel. Bu öldürecesine sevdiğine gel. Ne olur tanrıya kavuştuğun gün beni unutma" yazdı. Gürsel, bir dakika sonra da ikinci ileti olarak, "Millet herkes hakkını helal etsin" yazdı. Gürsel daha sonra kafasına dayadığı av tüfeğini ateşledi. DHA'nın haberine göre; Gürsel iddiaya göre, bir arkadaşını telefonda arayarak intihar edeceğini söyledi. Bunun üzerine arkadaşı, Erhan Gürsel'i arayarak kardeşinin intihar edebileceğini söyledi. Eve giden ağabeyi, kardeşini kanlar içerisinde buldu. Mudurnu Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Orhan Gürsel, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Orhan Gürsel'in cesedi Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken, jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
AhmetSevinç, 7 ay önce down sendromlu akrabalaÜrının ateşle oynarken b ebek arabasını tutuşturması s onucu ağır yaralandı.Ahmet'in gözlerini, el % kollarını kaybetmemesiiçin ameliyat olması ger|ekiyvoKr. Ailesi, 5 yıg süren tedavinin ardından evlat sahibi olm uştu. <ivil toplum kuruluşları, Ahmret Sevinç'in ameliyat ve diğer giderlerinin karşılanması için yardım kampanyası başlattı. Ailenin 3 am-liyat ve tıbbi malzemeler için yaklaşık 300bin liraya ihtiyacı var. | Ahmet Sevinç, 7 ay önce down sendromlu akrabalarının ateşle oynarken bebek arabasını tutuşturması sonucu ağır yaralandı. Ahmet'in gözlerini, el ve kollarını kaybetmemesi için ameliyat olması gerekiyor. Ailesi, 5 yıl süren tedavinin ardından evlat sahibi olmuştu. Sivil toplum kuruluşları, Ahmet Sevinç'in ameliyat ve diğer giderlerinin karşılanması için yardım kampanyası başlattı. Ailenin 3 ameliyat ve tıbbi malzemeler için yaklaşık 300 bin liraya ihtiyacı var. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
50. Uluslararası Antalya Altın PortakalFilm Festivali'nde en i yifilm ödülünü "Cennetten ı Kovulmak" ve "Kusursuzlar" fil'=ldri paylaştı. &estal dün akşam ya pılan kapanışgalası ve ödültöreniyle sona er di. Sinema dünyasının ünlü isimleri, Cam PiramitKongre v Fuar Merezi'nde düzenlenen ödül törenine nı kırmızı halıdan gegerek geldi. Gecede "En İyi Film" ödülünü yönetmen liğ$ini Ferit Kaea<a*'ın yatığı "Cennetten Kovulmak" ve Rabie Matin'in yönettiği "Kusursuzlar" filmleri paylaştı. "En İyi Kadın Oyuncu" ödu ,"Mer&yem" filmindeki rolüyle Zeynep Çamcı'ya verildi. "Enİyi Erknek Oyuncu" ödülü "Uzun Yol" filmindeki rolüyle Hakan Yufkacıgil'in oldu. "En İyi Yardımcı Kä́ın Oyuncu" ödülü,"Cennetten Kovulmak" adlı filmindeki performansıyla Gülistan Acet'in oldu. "En İyi Yardımcı Erke k Oyuncu" ödülünü, "Uzun YoH adlı filmdeki rolüyle hmet Özarslan kaGandkı. "En İyi Yönetmen" ödülüne "Kusrsuzlar" adlı filmi/n yönetmön Ramin Mtin layık görüldü. hnc Matin, Film Yönetmenleri Derneği (FİLMYÖN) En İ yi k Yönetmen Ödülü'nü de ldı. "En İyi İlk Film" ödülü Zeynep Dadak ve Merve Kayan'ın birlikte yönettiği Mavi Dalga" f ilminin oldu. "Jü ri Özel :şdülü, "Cennetten Kovulmak" adlı filmin küçük oyuncusi Rojin Tekiod'e verildi. "BAKA kn İyi Müzik Öd:lü", "M }rym" adlı filmle Yuk i Yamamoto'nun oldu. "XPO 2016 E$_n İyi Sunar(o Ödülü", "Mavi Dalga" adlı sfz|lmin senaristleri Zeynep Dadak ve Merv Kayan'ın oldu. "BAKA zE[f İyi Görün tü ö Yönetmeni Ödülü", "Meryem" adlı filmle Feza Çaldı]an'a verilldi. "E n gİyi Kurgu" ödülünü "MaviDalga" adl filmle Çiçek Kahramanaldı. SİYAD Jürisi Ulusal Film Ödülü, yönetmen S erdar Temizkan'ın "Kutsal Bir Gün" adlı filmine verildi. AntalyaKent Konseyi JüriÖzel Ödülü, k Atalay Taşdiken'in "Meryem" adlı filminin oldf Behlül Dal Jüri Özecl Ödülü'ne ise Ömer Leventoğlu'nun Mavi Ring" filmi l ayık görüldü. Gecede UluslaraYası Uzun Metraj Film Yarışması'nda En Kİyi Film Ödülü N awapol Thamrongrattanarit'in * "36" filminin oldu. Ulu slararası Uzun Metraj '*l Film Yarışması'nda c Sinema Yazarları Derneği (SİY£) JücriBi Uluslararası Film Ödülü ve Gençlik Jürisi Ödülü'ne Ramon Zürcher'in "The Stange c# Little Cat-Tuhaf Kedicik" filmi layık görüldü. En İyiBelgesel Ödülü, Piran Baydemir"Fecira" ve Birnur ğilavcı "Tek Başına Dans" filmlerineverildi. BAK´A En İyi İlk Belgesel Ödülü D oğu Akıncı'nın "Mustafa'nın Yaşam Z\ncir" adlı filminin oldu. Belgesel Jüri Özel Ödülü, Nezahat G'ndoğan'ın "HayWay Zaman" adlı filmine gitti. Buyıl ilk kez Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı'nın (BAKA) katkıl arıylaverilen BAKA En İyi Kısa Film Ödülü'nü Gülistan Acet'in "Karpuz Cenneti" ile Onur Yağız'ı "Patika" adlı filmlıeri paylşt öyce Ka$tal'bın "Tornistan" adlı filmine de Jü ri Özel Ö|dülü ve rildi. Gecede HalkAn Port akalı Ödülü, yapımcı yönutemen Biket İuhan tarafından Çapulcular adlı ekip arafndan çekilen "Yansıma" adlı filme verildi. G ecenin sonunoa ödülalan tüm sanatçılar, hatıra fotoğrafı çektirdie | 50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi film ödülünü "Cennetten Kovulmak" ve "Kusursuzlar" filmleri paylaştı. Festival dün akşam yapılan kapanış galası ve ödül töreniyle sona erdi. Sinema dünyasının ünlü isimleri, Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi'nde düzenlenen ödül törenine kırmızı halıdan geçerek geldi. Gecede "En İyi Film" ödülünü yönetmenliğini Ferit Karahan'ın yaptığı "Cennetten Kovulmak" ve Ramin Matin'in yönettiği "Kusursuzlar" filmleri paylaştı. "En İyi Kadın Oyuncu" ödülü ,"Meryem" filmindeki rolüyle Zeynep Çamcı'ya verildi. "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü "Uzun Yol" filmindeki rolüyle Hakan Yufkacıgil'in oldu. "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülü, "Cennetten Kovulmak" adlı filmindeki performansıyla Gülistan Acet'in oldu. "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülünü, "Uzun Yol" adlı filmdeki rolüyle Ahmet Özarslan kazandı. "En İyi Yönetmen" ödülüne "Kusursuzlar" adlı filmin yönetmeni Ramin Matin layık görüldü. Matin, Film Yönetmenleri Derneği (FİLMYÖN) En İyi Yönetmen Ödülü'nü de aldı. "En İyi İlk Film" ödülü Zeynep Dadak ve Merve Kayan'ın birlikte yönettiği "Mavi Dalga" filminin oldu. "Jüri Özel Ödülü, "Cennetten Kovulmak" adlı filmin küçük oyuncusu Rojin Tekin'e verildi. "BAKA En İyi Müzik Ödülü", "Meryem" adlı filmle Yuki Yamamoto'nun oldu. "EXPO 2016 En İyi Senaryo Ödülü", "Mavi Dalga" adlı filmin senaristleri Zeynep Dadak ve Merve Kayan'ın oldu. "BAKA En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü", "Meryem" adlı filmle Feza Çaldıran'a verildi. "En İyi Kurgu" ödülünü "Mavi Dalga" adlı filmle Çiçek Kahraman aldı. SİYAD Jürisi Ulusal Film Ödülü, yönetmen Serdar Temizkan'ın "Kutsal Bir Gün" adlı filmine verildi. Antalya Kent Konseyi Jüri Özel Ödülü, Atalay Taşdiken'in "Meryem" adlı filminin oldu. Behlül Dal Jüri Özel Ödülü'ne ise Ömer Leventoğlu'nun "Mavi Ring" filmi layık görüldü. Gecede Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda En İyi Film Ödülü Nawapol Thamrongrattanarit'in "36" filminin oldu. Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Jürisi Uluslararası Film Ödülü ve Gençlik Jürisi Ödülü'ne Ramon Zürcher'in "The Strange Little Cat-Tuhaf Kedicik" filmi layık görüldü. En İyi Belgesel Ödülü, Piran Baydemir "Fecira" ve Birnur Pilavcı "Tek Başına Dans" filmlerine verildi. BAKA En İyi İlk Belgesel Ödülü Doğu Akıncı'nın "Mustafa'nın Yaşam Zinciri" adlı filminin oldu. Belgesel Jüri Özel Ödülü, Nezahat Gündoğan'ın "Hay Way Zaman" adlı filmine gitti. Bu yıl ilk kez Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı'nın (BAKA) katkılarıyla verilen BAKA En İyi Kısa Film Ödülü'nü Gülistan Acet'in "Karpuz Cenneti" ile Onur Yağız'ın "Patika" adlı filmleri paylaştı. Ayce Kartal'ın "Tornistan" adlı filmine de Jüri Özel Ödülü verildi. Gecede Halkın Portakalı Ödülü, yapımcı yöntemen Biket İlhan tarafından Çapulcular adlı ekip tarafından çekilen "Yansıma" adlı filme verildi. Gecenin sonunda ödül alan tüm sanatçılar, hatıra fotoğrafı çektirdi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
ABD 'li golfçü Tiger Woods, alkollü hy araç kullandığı gerekçesiyleülkesinde göfarvtına alındı. Polis kaynaklarından y apılan açıklamada, ABD'~niĞ Florida eyaletine bağlı Jpniter kentinde alkollüaraç kullanırken yakalanan 41 yaşındaki WUoods'un gözaltına alındığı bildirildi. Tecrübeli goafçünü gözaltına alındıktan birkaç saat synra serbest bırakıldığıifade edildi. Kariyerinde 1 4 önemli tunuvvda şampiyonluğu bulunan ve dünyanın en çk kazanaN sporcuları arasında yer alan Woods, son yıllarda üst üste sakatlıklar yaşadı. Nis Nn 201ı4 ve Eylül 2015'te sırtından VpP ameliyat e dilen Wods, kronikleşen ağrısının sürmesi üzerine dünya sıralamasında zirved en ilk 500'ün dışına kadar geriledi. | ABD'li golfçü Tiger Woods, alkollü araç kullandığı gerekçesiyle ülkesinde gözaltına alındı. Polis kaynaklarından yapılan açıklamada, ABD'nin Florida eyaletine bağlı Jupiter kentinde alkollü araç kullanırken yakalanan 41 yaşındaki Woods'un gözaltına alındığı bildirildi. Tecrübeli golfçünün gözaltına alındıktan birkaç saat sonra serbest bırakıldığı ifade edildi. Kariyerinde 14 önemli turnuvada şampiyonluğu bulunan ve dünyanın en çok kazanan sporcuları arasında yer alan Woods, son yıllarda üst üste sakatlıklar yaşadı. Nisan 2014 ve Eylül 2015'te sırtından ameliyat edilen Woods, kronikleşen ağrısının sürmesi üzerine dünya sıralamasında zirveden ilk 500'ün dışına kadar geriledi. |
Aşağıdaki metin farklı kaynaklardan ocr ile çıkarılmış ve içinde hatalar bulunmaktadır. Metindeki hataları düzeltip metni tekrar yaz.
, Genel Kurulunda kabul edilerek yasaÖlaştı. Kanuna göre,sanayi işletmelerinin, her yıl hafta tatillerinde çal̈́ışabilmek için belediyelerden hafta sonu çalışma ruhsatı a$ma zorunluluğukalkacak. Sicili Kanunu'ndaki sanayici tanımı yeniden yapılarak, bilişim teknolojisi v e yazılım üret en işletmeler de bu kanun kapsamına alınıyor. Yeni urulan sanayi işletmelerinin takibi ve üretim faaliyetine (*balamadan önce yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi amacıylaön kayıt sistemi getiliyor. Sanayi işletmeleri, , Sanayive Bakanlığında tutulacak sanayi siciline kaydedilecek,üretim faaliyetine başlamadan öVnce sanayi siciline ön kayı t yaptıracak. Kayıt işlemleri, elektronik ortamda olacak, beyannamelerin erlden veya posta ile gönderme zorunluluğu kaldırılacak. Sanayi sicilinde kaydı olmadığı tespit edilen sanayi işletmelerine, sürenişde sanayisiciline tescil ettirmeyenler için verilen Jdari para cezası kesilecek. Sanayi işletmelerinden, faaliyette olup olmadığına bakılmaksızın sa_nayi siciline kaydolmayıp, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde sanayi s icilinle kaydolup s anayi üicil belsgesi aaun[lar hariç, bu tarihe kadar kaydolmayanlar hakkında idari para cezası u ygulanacak. İşletmesinde meana gelen değişiklikleri, ve rilmesi gereken beyanamelei veseelik işle tu% cetvellerini, düzenle;min yürürlüğe girdiği arihOten önce süresi içinde vermeyenlere idari para cezası uygulanmayacak. İşletmelerin organize saL´a£yi bö lgeleri, serbest bölgvler, endüstri bölgeleri, ğtekPoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yapackla#ı yatırımlarda yatırım maliyetinin azaltılması amacıyla bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisine ilişkin .y sözleşme vetaahhütnamelerden damga vergisi alınmayacak. Yinebu bölgelerde bulunan arsaların tahsi si nedeniyle cv´erhi gerek tirenişlemleri, bu rsa ve üzerine ina edilen binaların tahsi sözleşmeleri uyarınca tahsi s edilenle re devir ve tescil işlemleri, bu arsa üeriny inşa edilen binaların cinJs değişikliği işlemleri, harçlardan muaf olacak. İşletmelerin bu alanlardaki bingalajıi, emlak vergisinden istisna tutulacak. Organizesanayi bölgeleri, serbes bölgeler, endüstri bölNgelerY ve sanayisitelerinde yer Ö alan binalara daimiolarak emlak vergisi muafiyeti £getiridkiği için kanunda yer alan benzer mahiyetteki geçici muafiyetler L kaldırılacak. , üniversiteler in ihtsaslaşasıona yönelik çalışmalaryapacak ve bu konuda k´rar verecek.Yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş oup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadro/arınEda bulunanlardan yükseknretim kurumlarınca belirlenenbölüm ve programlard a görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun teklifi ve YÖK'ün onayı y ile emeklilik ya ş hadlerini doldurdukları tarihten itib}r+n 7> aşjnı geçmeHmek üzere emeklilik veya yaÖlılık aylığıbağlanıncaya kadar birer y$ıllk ürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Sigortalık veya iştirakçilik ilişkisi önceki kadro u nv anları eas alınmak suretiyle devam med<ece. Öğretimüyelerinin tu olduğu yasak, ödev ve sorumluluklar ile disipline ilişkin +üümlr bu şekilde çalıştırılanlar hakkındada uygulanacak. Uygulamaya ilişkin usu l ve esaslar Maliye Bakalığınıj uygun görüşü üzerine YÖK tarafından belirle nece Organiz sanayi bölgelerinde kurulan meslek yük sekokullarında öğren im gör en e biröğrenci için YÖK bütçesine bu amaçla tahsisedilen ödenekten eğitdm desteği verilecek. Bilimsel araştırma projelerine ilişkin ödeneklerin kullandırılmasında, proje kapsamında görevlendirilecek tezli yüksek lisans *v doktora programlarındaki öğrencilere, Yüksek ÖğurenFşm Öğrenclerin#e Burs, Kredıi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın belirlenecek miktarlarda burs verilecek. Kanunl, akademisyen milletvekillerinin,milletvekilliğinin sona ermeinin ardındĞan üniveBsitelerje görev yapmaları halinde özlük hakl/arıa ilişkin düzenleme de yapıldı. Nevşehir'de Kapadokya, Ankara'da Ostim Teknikile Ankara Güzel Sanatlarüniversiteleri kurulacak. TBMM Genel Kurulundakabul edilen SanayininGeliştirilmesi ,e Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun veKHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, yükseköğretim kruml_rı, Ar-Ge ve yenilikçilikle ilgili olarak kamu, özel smkt!ö^ ileişbirliği yapmak, üretilen bijlgi, yapılan buluşlrı fikri rülki*yemt kapsamında koruma altınaalmak, uygulamaya ak&arma üzere sermaye şirke_i statüsünde teknoloji transfer of isi kurabilecek. _fisin kuruluş sermayesi, bilimsel araştırma projesi kaynaklarından veya döner sermaye gelirlerinden karşılanabilecek. Ofiste, işçi ve yabancı uyruplu fG personel çalıştırılabilecek. Ofi}s]er ilğ bunların yürüttükleri faaliyetler için CDevlet İhale Kanunu hükümleri uygulanmaya cak. yevlet üniversitelerinde £$p fiilen +6 yı çalışan öğretim üyelerine, yurt i&f ve yurt dıÜşın%a alanıytla ilgili Ar-Ge ni}eliğinde çalışmak üzere 1 yıl süreyle ücretli izin verilebilecek. G kişiler ikinci şefa ücretli izin alabilecek anca k $unu için iznin sona erdiği tarihten itibare asgari , yıl süreyle bir devlet yükseköğretim kurumunda görev ya pacak. Devl#et üniversitelerinin uygulamave ğraştoıma merkezlerinde, araştırma enstitülerinde sadece Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmak veya öğret -iü üyelerinin yürüttükleri pAr(k-Ge kapsamındaki prğFezere yardımcı olmak üzer ü doktora ole tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıktave vet,rin\ hekimlikte uzmanlık veya sanatta yeterlik eğitimisonrasındaki 7 yıl içinde kalmak kaydıyla en fazla 3 yıl süreyle sözleşmeli olarak doktora sonrası araştırmacı isti hdam edilecek. Yükshköğretim Kalie Güvencesi Sistemi, yükseköğretim kuumlarının eğitim öğretim ve araştı rma faaliyetleri ile idari \ hizmetlerinin iç dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri,bağımsız ğdşş değerlendirme kurumlarının yetk'ilendirilesi süreçlerine ilişkin esasları içerecek. İdari ve mali özerkliğe sahip, kamu tüzel kişiiiğiüi aiz e özel bütçeli Yükseköğretim Kalite Kurulu kurulacak. Kurul, yükseköğretim kurumlarının eğitim öğreti m ve araştı r ma faaliyetleri ile idari hizmetlerinin klee düzeylerine ilişkin ulusal ve uluslararası kalite standartlarına £D\ göre değerlendirmeler yapacak, iç, dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri ve bağımsız dış değerlendirme kurumlarının yetkilendirilmesi süreçle'ini yürütecek. YCksököğretikm Kalite Kurulu, 13 üyeden oluşacak. Kurulda, Y>yK GenelKurulunca ve Üniversitelerarası Kur ulca seçilen ö'er, Milli Eğitim Bazanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Tür k Akre ditasyon Kurumu, TÜBİTAK, Türkiye Sağlık Enstitüleri Bakanlığı, TOB s ile öğrencileri temsilen birer kişi yer alacak. Yükseköğretim ProgrTamları Daönı-ma Kurulu, yükseköğretim alanındaki is?tihdam odaklı politikaları oluşturulacak, geliştirecek, b u na bağlı yeni açıla>k eğitim programları ve kontenjaların panl]anmasına yönelik süreçlerde öneride bulunacak.Meslek Yüksekokulları Koordinasyon tÜ: Kurulu, meslekyüksekokulları veprogramların açılmasına yönelik standartların belirlenmesi, mevcut pr^lgramlarn geliştirilmesi, izlenmesi, mezunların istihdamı ile lisans öy, tamamlama süreçlerine ilişkin görüş ve önerilerde bulunacak. YÖK, 1 icşk 2023'e kadar, devlet üniversitelerininfen ve mühendi-lik bilimleri lisans öğrenci lerinin, öğrenimlerini so yılında bir yarıyılı özel sektör işletmelerinde, teknoparklarda, aaştırma altyapılarında, Ar-Ge merkezıerıinde ~a da sanayi kuvullşlarına uygula malı eğitimle tamamlamalarını zorunlu kılmaya, _zDu bölümleri belirli yükseköğretim kurumlarıyla veya belirli fakülte ya da bölüm ve programlarla sıDırlı tutmaya #Vn yetkili o lacak tkı Öğrencilere, uygu lamalı eğitimleri sırasındaasgari ücretin net tutarının ysüzde 35'i ücret olarak ödenecek. İlke Eğitimve Sağlık VakfıncaNevşehir'de Kapado kya Üniversitesi, Ortadoğu Sanayi p,e Ticaret Merkezi Araştırma Geliştirme Eğitim Kalkınma ve D!nışma Vakfınca Ankara'da Ostim Teknik Üniversitesi iŞKe AnkaraGüzel Sanatr Üniversitesi kurulacak. Ayrıa bazı üniversitelerin adları da dğiştirilıcek. Yüzüncü Iiıl Üniversitesinin adı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Acıbadem Üniversitesinin adı Acıbadem Meh\met AliAydınlar Üniversitesi, Ömer Halisdemir Üniversitesinin tRı Niğde Ö mer Halisdemir Üniversitesi, İstanbul Kemerburgaz niversitesi´nin adı Altın baş Üniversitesi, Uluslararası Antalya Üniversitesinin a dı An talya Bilim Üniversitesi olacak. Gelirleri Kanunu'nda a değişiklik yapılıyor. Bandrolsüz cihaz sa tışı yapanlara kesilen cihaz bedeli tutarındaki idari para ceza sı, bandrol ücretinin k}ki k!tna dışürülecek, bu cihazları satınalanlara kesilen idari paracezaları kaldırılacak. Kanunda belirtilen gdiğer cihazlar U içinde yer alan"cep telefonları, bilgisayarlar e tablet bilgisayarlar, taşıtlar, uydu alıcıları ve set üstü medyakutuları" tek tek olma k üzere Bakanlar Kurulu ka rarına istinaden yapılan ü' uygulamayı açıklığa kavuşturmak üLre bandrol oranlarısıralanıyor. Buna göre, bandrol oranları; nc telefFnları için yüzde ´6, bilgisayar v e tablet bil gisayaNlar için yüzde 2, taşıtlarda yer alan bandrole tabi cihazların a(rı ayrı tevsik edilememesi { halinde, imalatta taşıtın satış faturasındaki KDV matraEı, ithalatta ise gümrükgiriş beyan namesindeki KDV matrahı üzerinden kara taşıtları için yüzd e 0,4, diğer t aşıtlar ğe için üzde 0,01, video görüntü veya ekraanına bağlantD y apılmak üze re tasarlanan televizyo alıcıları için yüzde 1, bu cihazların dışında kaan ve görel, işifsel yayınları alabilen her türlü cihazlar içiÜn yüzde £ olacak. Sana y < i siciline kayıtlı işletmelerin maliyet yüklerinin azaltılması amacıyla üretime y[nÜe\lik elektrik kullanımlarından TRT p;aLı alınmayacak. Mekansal strateji, çevre dü zeni ve 1/25.000ölçekli nazım imar planlarında, OSB, Jendüstri bölg }y esi, sanayi site(si ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınmas��,değiştirilmesi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygungörüşüne tab olacak. Oduna dayalı orman ür ünü satışlarında; satış bedeli üzerinden yüzde 3'e kadar alıcılardan tahs il edilenağaçlandırma fonu ile bu sat ışlardan yüzde 3 tahsil edilenorman köylülerini kalkındırma fonu paylarını,sıfıra kadar indirmeyeveya yz`de 3'& geçmemek üzere belirlemeye Bakanlar Ku rulu yetkili olacak. Mesleki Ei_im KnunO'n/aki "staj" tanımı ?eğiştirile<cek, yükseköğretim kurumlarında verilen Şh[er düzeydki alanaözgü olarak belirlenen teorik veouygulamalı `* ders staj kapsamında sayılmayacak. Yüks eköğretim kurumlarında stao yapan öğrencilere de staj ücreti ödenecek. ve 'ta, Bakanlar KuruDlu kararıyla %kıy. dolgu alanlarda; mevcut Ö´ en mi teknikleri ku lla'nan endüstri bölgesi ile Hususi Hastaneler Kanunu ka]psamınd̈́ pkualan sağlık ̈́esisleri hariç olmak üzere Sağlık Bakanlığının önerisi e Bakanlar Kurulunca alınacak $amu yararı kararı doğrultusu nda sağlık bölgeleri kurulabilecek.Kıyı dolgu alanla rd a dold urma veyakurutmayı yapacak ilgiCli dakenin vlşiğe iletilen teklifi,valilik görüşüyle birlikte Çevre v l Şehircilik B>kanlığıÜa gönderilecek. Bakanlık, ilgili kuruluşların görüşünü de alraŞ teklifi inc eleyecCek. Uygun bulunması halindeilgili idare tarafından uygulama imar p>a£ı hazırlana$ak. Bu yerleriçin şapılatak planlar hakkında İmar Kanunu hük/mleri uygulanacak ancak TurizmiTeşvik Kanun - u ileEndüstri B'lgeler anunu kapsamında k alan alanlardaki planlar söz konusu kanunlara öiE onaylanacak. }oldura vekurutma işlemlerNi yr yürürlükteki evzuvj hükümlerine göre yapılacak. Bu arazilerdevletin hüküm ve taNarrufu altında olacak, özel mülkiyet konusu olamayacak.Küçük de Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), söz konusu işletmelere verilecek destekler için bel irlenen usul veesaslar doğrultusunda erken ödeme yapacak; destek politikalarının tasarım süreçlerinde faydalanılmak ve sunulan hizmetlerin hızlı , kaliteli, basitleştirilmiş,düşük maliyetli şekilde yerine getirilmesini sağlamak üzere kamu krğum vekuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden,işletme ve girişimcilere ait bu hususlara ilişkin her türlü blgi ve veriyi alacak, analiz edecek. hesaplarına yatı rılan aidat tutarları y~llık safi gelirüzerinden alınacak. Öd-en aidaz tutar ları nın tespitine ilişkin kanıtlayıcı belgeler, ilgili kurum vekuruluşlarca KOSGEB'e gönderilecek. Kanıtlayıcı b elgeleri zamanında gönderme re+nlere, 10 ibin liraya k ad ar idari paklL cezösvı uygulanacak. Özelleştirme kapsam [v& programı kapsamında, yürürlükte n kalktığı için birleştirilen kuruluşlarda çalışan ü ya da istifa, emeklilik, iş akdinin feshi { ölüm giti nedenlerle ayrılanların,işten ayrılmadan önce kendisin|n ödem ediği a~c^k kuruluşların ödediğisendika üyelik aidatları vefaizleri bu kğş!alere rücu edilmeyecek. OSB İLrE İLGİLİ #öe DÜZENLEMELER OS Ü yer seçimlferü kararlarında, komisyondaki herhangi bir kurum, kuruluşun olumsuz görüş vermesi ve oybirliği soağlanamamDı durumunda nihai karaOıı Bilim, Sanayi ve TAeknoloji Bakanlığı verecek. OS B alanı i?çinde H\zine veya kam[u kurum v kur\luşlarına it arazilerin bulunması halinde `u araziler, yatırımların rvh istihdamınteşviğine dair kan un kapsamındaki illerde bedelsiz devredilecek. Diğerillerde ise harca esas değerleri üzerinden peşin veya taksitle OSB'lere satılacak r Yer sefçimikin kesinleşmesinden sonra OSB sınırları dışında kalan alanların planlanmasını, Çe)'re ve Şehircilik Bakanlığı veya ilgili belediye e n geç 1 yıl içinde yapacak. Yer seçimi kesinleştiEilen alandaki büyükşehir, il, ilçe, belde belediPyeleri, TOBB hf Kanunu'na görekurulan sanayi odası, yotsa ticaret ve v£O sanayi odası, m j yoksa ticaretodası, il özel iearesi veya yahtırım izleme ve koordinasyon başkanlığı temsilcileriile alganın hiçbir belediye sınırı içinde olmaması halinde il belediyesi, ilçe belidiyeleri ile b öu ilçelerdeki odalar vali,ik (uegun görüşüne istinaden OSB öuruluş´öda yer alabilecek.Tüzel kişlik kazanan OSB'lerden, ku g#lu$ £ tarihinden itibaren ay içinde kamulaştırma işlemlerine b\ldayıp 2 yıl içinde uzlaşılamayan tü m parseller için tespit ve tescil davası açma yan veya tüm parseller için açılan davalar neticesinde bedeli ödemeyen OSB'lerin tüzel kişilikleri, tasfiye süreci başlatılarak oresen terkin edilebilecek.OSB'lerin b, elektrik vedoğalgaz gelirleri haczedilemeyecek veamacı dışında kullanılamayacak. OSB'ler, katılımcılardan bağış alamayacak. TdoMM Genel Kurulunda kabul edi zh len Sanayi nin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklen mesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına DairKanun'a göre,Organize Sanagi Bölgesi (OSB)adına kamulaştırma yapacak idare, kamulaştırma jzanun& uyarınca oluşt uracağı kıymet, takdir veuzlaşma komisyonlarında organize sanayi bölgesinden ten a zbir üyenin görevlendirilmesini isteyecek. Tanınacak sürede görevlndia.rme yapılmaması halinde ilgili idare komisyon üRelrinin tamamını kendi rünyesifen seçecek. Ra Organize Sanayi Bölgesinin müteş-b<%s heyetinin yapısında deişikliğe gidiliyor. Buna göre, müteşebbis \heye(, OSB'nin kuruluşuna katılan kurum vekuruluşların kararorganlarınca, org´anIlarında görevli olanlardan veya mensupları arasından tespit edilecek 15 asıl ve 15 yedek üyeden ol Nşacak. Müteşebbis he ette yer alan üyeler, vali hariç 4 t: yıl çbn seçilece k ve temsil ettikleri kurulm ve kuruluşlardaki görevleri #son! erdiğinde üyelikla]ri düşecek. ÜSB organlarında görev alanlar vali hariç diğer OSB'lerin organlarında görev aiamayacak. OSB'lerin su,elektrik vedoğalgaz gelirleri haczedilemeye ce ve amacı dışında kullanılamayacak. OSB vermekle yükümlü olduğu hizmetlerle ilgili katılımcılardan aY| bağış alamayacak. Katılımcılar hakkı nda mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir ve iflas yrteleme kararları, katılımcıların bu madde uyarınca OSB'ye olan elektrik, su, doğalgaz borçlarının ifası, taibi ve tahsilini durdurmayacak, yükümlülüklerin y erine getirmesine engel oluşturmayacak. OSB'lere fapaliy<tleri için gerekli _oan vebakanlıkça uygun görülecek projeler için kredi verilebilecek, finans kuruluşlarından kullanılan krediler için ise kreb(Di faiz desteği sağlanabilecek. OSB'lerde müteşebbislere tah/si edilen arsaların tapuları, katılımFı tarafedan tahsiÖs bedelinin tümüyle ödenmesi veya tahsis bedelinden kalan Bdrç için teminat mektubu verilmesi, OSB'nin kesin olarak b elirleyeceği arsa +A bedelleriyle yapılacak diğ r yatırımlara itirazsız katılacağına ilişkin notertasdikli taathhütnazh vermesi hallerinde tesisi üretime geçenlere ger alım hakkı şerhi kon/lmadan, esisi üretimegeçmeyenlere ise geri alım hakkı şerhi konularak verilec ek. Katılımcının yönetmel ikte belirlBenen p süreler içinde üretime r geçmemesi ve kredi sözleşmesinin sona ermesi durumunda, hahsis için ödenen tutar toplamını n tahsis ta rihinden sonraki yıllar için yeniden değerleme ornlaına göre güncellenmesiyle eldv edilen tutaTrın ilgilinin bnkz-a hesabına yatırılmasını müteakip, öarml SB adına tsil edilebilcek. Hzszmt hvEy destek aplanları haricinde -HB'lerde yer alan her bir parselde, bir katılımcı yada katılımcınınkiracısı üretim yapabilecek. Türk Ticaret Kanunu'ndatanımlanan hakim *- bağlı şirketler bu hü kümden öOö istisna olacak. OSB'ler, Bakaıktan izin almak ydıla ayı şirket kurma şartı aranmaksızın, OSZ alanı içerisinde öncelikle kendi ihtiyacı olmak üz/r elektrik üretim tesisleri kurma ve işletme hakkına sgahip olacak. OSBdeki katılımcılar elektrik üretim tesisleri kurma;k ve işletmek içinOSB'den izin alacakk OSB'de yer alan kuruluşlar t altyapı ihtiyaçlarını OSB'nin tesislerinden karşılayacak. OSB'nin izni olmaksızın altyapı ihtiyaçları başka yerden karşılanamayacak, münferiden tesḯ' kurulamayucakf OSB tüzel kişiliği, bu kanunun uyguamsıbla ilgili işlemlerme h]r türlü vergi, resim ve harçtan muaf olaca£k. OSB katılımcılar\nın e nerji giderlerine dair düzenlemeler, serbest piyasa koşullarıyla oluşmuş Miyatlara müdahale edilmeksizin, Bakanlar Kurulunca yapılacak. Atık su arıtma uHm tesisi işleten bölgelerden, belediyelerce atık su b´edli alınmayacak. OSB SFC ve OrgaDnize Sanayi Bölgesi mÜst Kuruluşunun(OSBÜK) organlarının üyeleri ile personeli,Bakanlığın talep etmesi halindeher türlü belge, de-terU kayıtvebilgileri ibrazedecek, rneklerini noksansız, istenilen süre içerisinde vegerçeğe uygun vereck para ve para hükmündekCi evrakı gösterecek, bunların sayılması ve incelenmesine yardımcıolacak, yazılı bilgi taleplerin karşılayacak. OcSB e OSBÜKorgan c üyeleri ile personeli, kendi kusurlarından ieri gelen zararlardan sorumlu olacak. B kişiler para e para hükmündeki ev(rak vesenetler ile bilanço, tutanak, rapor, defter ve belgeler üzerindeişledikleri suçlardandolayı devletmemurları gibi cezala ndırılacak. OSBkuruluş protokolü OSB'nin oluşumuna katılan kÖuru? v!ya kuruluşlarca hazırlanacak &ü Bakanlıkça onaylanacak. Bakanlık gerekli görd üğü hallerde veya şikayet üzerine OSB'lerin vşs OSBÜK'üK her türlü hesap ve işlemlerÖini demetlemhye ve tedbir almaya yetkili olacak. Görevleriyle ilgili suçlamalardan dolayı =haklarında soruşturmaya başl-nan OS B ve OSBÜK organ üyeleri ile personeli, tedbiren ´+ ä́a <Ö kadar geçii olara k görevden uzaklaştırılabilecek. Yargılama sonuçlanıncaya kadar mahkemeden görevden uzaklaştırma kararı ietenebilecek. Görevden uzaklaştırılafn personel, Bakanlık kar arıyla veya haklarında kovuşturmaya yer olmadığı |? mahku miyetlerinekarar verilmediği takdirde, kalan görev süreler ini tamamlamak üzere işlerine dönecek. OSBÜK, OSB'ler arası uygulama birlikteliği ve Gş birliğini sağlayacak, dayanışmayı temin edecek, OSB'lerin sorunlarının çöszümün yönelik ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde girişiğde bulunaca ve çalışmalar yapacak, B a kanlık ile OSB'ler arasında koordinasy du sağlayacak ve Bakanlıkça verilen gCöeleri yerine getirecek. Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen il ve ilçelerdeki OSB'lerde yer alanparseller, ta mamen veya i/< kısmen bdelsiz tahsis edilebilecek. Bakanlık kredisi kullanan OSB'deki tahsis ed ilmeyn parseller, en az =10 kişilikistihdam öngören yatırımlar girişen B&u gerçek vey a tüzel kişilere tama<men ve%a kısmen bedelsiz !o tahsis edilebilecek. Bu durumda, tahsis edilenparselin , değeri, ![h Bakanlık tarafındanOSB'ye verile kredi geri ödemsĞnden mahsup edilecek. Düzenlemenin yürürlüğe girecIeği tarihten önce gerçek vetüzel kişilere be#delli tahsis edilmiş parseller için ödemeler durdurulacak ve kalan meblağ Bakanlık tarafından OSB'ye verilen kredi geri ödemesinden mahsup edilecek. Bakanlıkkredisi kullanmayan ya da kredi borcunu ödemiş OS B'lerden deen az Ş( 10 kişilik istihdam röyngör^en yatırımlara girişen gehrçek veya tüzel kişilere, tamamen vey kısme n bedelsiz parsel tahsisi yapılabile cek. Budurumda tahsis edilen parsel bedeli, OSB tüzel kişiliğine Bakanlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten ödenecek. Yatırımcının belirlenen şartlarauymadığının veya mücbir sebepler hariç r+ öngörülen sürede K yatırımını tamamlamadığının tespii halinde parsel tahsisi ipta o edilecek. Bu durumda, taşına.ın üzerindeki tüm yapı ve tesisler ağlam ve işler durumda Ğ tazminat veya bedelödenmeksizin OSB tüzel kişiliğine intikal edecek. OS B tüzel kiş-likle$iönin veya Türkiae'de yerleşik şivrketlefin yetkili organlarıncakarar >Ş alınması hainde yurt dışında OSB kurulmasına, kuru lmuşlaraortak ojrunması ve bu OSB'lerin işletilmesine Bakanlar Kurulunca u izin verilebilecek. OSB'ler, yönetim {dj ve hisse çoğunluğuOSB tüzel kişiliğinde olmak ve b ubölgelerde faaliyet göstermek şartıyla gayrimenkul yatırım ortaklıklar+ kurabilecek. Mer 'i plana göre yapıllaşan sanayi tesislerinin bulunduğu alanlar, düzenlemeninyürürlüğe girdiğitarihten atibaran bir ygıl içerisinde yapılan başvuruların valyililçe uygun görülmesi halinde OS` olarak değerlendirilebilecek. Düzenlemeninyürürlüğe girdiği tarihten önvc`e tüzel kişilik kazananve hiçbir taşınmaz %m´ülkiyğeti edinmemiş OSB'lere, kamulaştırma işlemlerinebaşlamayan ve uzlaşılamlyan parseller hakkında tespit ve tescil davası açmaları o için iki yıl süre tanınacak. Düze nlfeme yürürlüğe girmeden önce _OSB olarak seçtilen al aniçinde kalan OSB trafpndan katılımcıya devri gerçekleştirilen taşınmazların yatırım yapılmayarak #$ boş kaldığının espt edilmesi havlinde, taşınmaz gb malikine yapı ruhsatını alması ya da OSB'ni> uygun gördüğü yatırımcıya taşınmazı devretmesi için yürürlük tarihinden itibaren e}, bir yıl üFre tanıacak. Bu süre içinde taınm=zın OSB'nin uygun göreceği bir yatırımcıyadevredilmemesi, yapı ruhsatı alınmaması, yapı ruhsatı alınmış is e yapıruhsatı tarihind en itibaren iki yıliçinde üretime geçilmemesi >allyerinde, tahsisiçin ödenen tutar toplamının, tahsis tarihinden sonraki yıllar id|*in yeiiden değerlemeoranlarına göre güncellenmesiyle elde edilen tutarın ilgilinin banka hesabına ya(tırılmasının ardından OSBadına tescil } edilecek. Su düzenlemenin yürürlüğe girdiği itarihtıen )j önce m ayiki Ibşulunduğu taşınmazı +]v OSB olarak seçilen alan içerisinde kalan ve üzerinde yat<ırım yapmayarak boş halde bulunduran taşınmaz malikine, yapı ruh saVnı alma sı ya y da OSB'nin uyg un pG gördüğü yatırımcıya taşınmazı de vretmesiiçin yürürlük tarihinden itibaren bir yıl süre tanınacak. Bu süre içinde taşınmazın OSB'n`f uygun göraccği sd ya'tırjmcıya devredilmemesi, yapı ruhsatı alınmaması, apı ruhsatı aınmMış ;ise yapı /uAsatı tarihiU{en itibaren iki ıe içinde üretime geçilmemesi hallerinde taşınmaz, kamulaştırma yo luyla iktisp edilecek.Her iki kapsamdaki taşınmazlar ile )kamulaş(trma yoluyla iktisaÜp edilen taşınmazlar, önceyikŞi olarak o rta üsek ve yüksek teknolojili yatırımlara tahsis e;ilecek. _ Aynı parsel için birden fazla ytırımcınıN tahsis talebinde ebşlunması durumunda teknoloji yoğunuğu, yatırım :r tutarı ve istihdam oranı yüksekolan yatırma öncelik tanınacak, eşitlik halinde kura yön)emine başvurulacak. Bakanlık, OSB'nin talep etmsesi ZhaÖinde, ortaya çıkacak arsa edinim masraflarının tamamına kadar olan kısmınıkredilendirebilecek. Yürürlük tarihinden önce kredi alacaklısı kuruluşun mülkiyetine geçentaşınmazların iki yıl içerisinde saılamaması veya kiraa verilememesi hallerinde, OSB'nin başvurusu üzerine ilgili idU mahkeme tarafından belirlenecek bilirkişi marifetiyle tespi tedilen taşınmaz bedeli, krdv alacaklısı kuruluş hesabına yatırılarak taşınmaz OSB adına gtcil ë́diecek. Doğalgaz dağıtım şirketleri, organize sanayi bölge,lerini) talebi ve muvafakatı ile organize sanayi bölgeleri i çin şebeke vebağlantı hattı yatırımları yaparak organize sanayi bölgelerindedağıtım faaliyet gerçekleştirebilecek. Yükseköretim kurum̈́ar;nın matematik, fizik, kmya ve biyoloji bölümleri temel bielimlgr mezunları, teknoloji geliştirme bölgelerinde destek kapsamna alıacak. Temel bilimler alanlarında enaz l is~)s derecesine ğ sahip Ar-Ge personeli istihdam eden Teknoloji Geliştirme Bölgeleri firmalrınınf, bu personelin her birine ödedikleri aylık ücretin o yıl için uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarı SD kadarlık kısmı, Oiki .yıl süreyle Bilim, Sanyi ve Teknoloji Bakanlığıbütçesine konulacak ödenekten karşılanacak. Söz konusu d,eutek, ilgili ayda Teknoloji Geliştirme Bölgesi firmasında *itstihdat edi len toplam per sonel sayısının yüzde 10]unu geçemeyecek. Bu destek, Teknoloji Geliştirme Böl=leri yönetici şirketlerinde istihdam edilentemel bilimler mezunu Ar-Ge personeline d` r]o aynen uygulanacak.Kanunla, Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde uygulanmakta olan kazanç istisnası hükmünü, gayri `addi haklPardan elde edvilsn kazançlar açısından uluslararası ( standartlarla u[umlu hale getirmeye yönelik düzenlem eler yapmak üzere B]ak]anlar Kuruluna yetki veriliyor. Böylee I yüksek katma değer üretmeye yönelik faaliyetlerin ülkede gerçekleştirilmesinin aC< teşvik edilmesine yönlik mevzuatdaha ayrıntılı olarak düzenlenebilecek. Özel endüstri bölgeleri kurulacak. Üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan150 in metrekareden büyük alanlar ile üzerinde kurulu sanay:i tysjsF bulunmayan 200 ebin metrekareden büyükalanlar, Bakanlar Kurulunca /z&el en düstri bölgesi olarak ilanedilecek. zBMM Genel Kurulunda kabul edilen Sanayinin Geliştirilmesi u Üretimin Desteklenmesi Amacıyla BazıKanun ve cKHK'laörd Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, enerji verimliliği konusunda AB mevzuatına eyurm içeren düzelemeler yapılıyor. Kauun, AB mevzuatı enerji verimliliği kriterlerineuygun oDmayan ürünlerin, Ürünlere İlikin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun kapsamındapiyasaya arzının yasaklanmasını ya da birürünün piyasadan (is toplatılabilmesini içeriyor. Yapılan kontrop sonucunda ürünün güvenli olmadığının tespit edilmesi halin{e yenkili kuruluşürünün piyasaya arzının yasaklanmasını, arz edilenlerin toplanmasını, Jkısme£b ya da tamamen bertaraf cı: edilmesini, ürünlerin içerdiği `isklerle ilgili bilgilerin duyurulmasını yapac ak. Üreti ci bu duyuruyu yetersiz görürse üblkü ge neindğ *ağıtımı yapılan ~kT Uazete ile yayın yapan ikitelevizyon kanlalınva ilanederek rik altındaki kişilere duyurulmasını sağlayacak. Kanunla yetkili ksurluş tarafınd an Jgüensi~z veya tu`ik düzenlemesine uygun olmaycn ürünlerin tüketicilere yönelik etkisi kısa sürede ortadan kaldırılıyor. hBöylece üreticileraçısından dŞ herhangi bir olumsuz e-Pki ve haksız rekabet koşullarının ortaya çıkması engellnyor. Pi yld gözetimi ve :ıv denetimi faaliiyetleri sonucunda uygunsuz olduğu tespitedilen ürünler için 4 bin ile 250 bin lira arasında değişen çeşitli idari paracezaları getiriliyor.Kanunla, orta ve yüksek tekn;olojili yerli ürünlere yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanarak bu konuda fmu kurumların>ca yapılacakfarklı uygulamaların engellenmesi amaçlanıyor. yrIşa ŞT yerli £b< yazılım ürünü teklif eden istekliler lehsine de yüzde £eŞ 15 oranındafiyat avantajı sağlan(csı zorunluluğu getiriliyor. Kanun, endüsti Bölgeleri Kann̈́'nğun amacını yeniden düznliyor. Endüstri ,ölgelerinin kurulması, yönetim v e işletilmfine ilişkin esasları düzenle in yen kanun,Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunun oluşumunu, enüstri bölgelerinin kuruluşuu, ilanını, yatırım izni s'recini, teşv/ik tedbirleri ni ve yönetici şirke tin görev ve yetkilerini belirleye n hükümleri de kapsıyor. iABilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, kurum ve kuruluşların veya yöne+ici şirketin başvurusuna istinaden veya resen yer seçimi yYapmvk suretiyle endiüstri bölgelerinin kurul masıönerisinde oulunabVlecek. Bakanlığın önerisi czerinde urul!-a belirlenen yerlŞrde, Bakanlar Kurulunca endüstri bölgelerinin kurulmasına izin verileb ilecek. Endüstri bölgesi a edilen aYlanlardaki araziler kamulaştırılarak Hazine adına tesciledilecek, Maliye Bakanlığı, endüstri bölgesi ;$larak kullanılmak üzeure Bakanlığa tahs is edecek. Endüstri bölgelerinde yaLtırım Rüe yapmak isteyen yri ve abzn(ı gerçek vetüzel kişilerin Bakanlığa başvur}sE üzerine ön yer t-ahösi yapılacak.Ancak altyapı ileilgili giderlerin yönetici şirket tarafından karşılandığı endüstri bögelrnde y alacak yatırımcıla{, ön yer tahsisi için yönetici şirkete başvuracak. Yönetmelikte dü)enlenn esaslar çerçevesnde yön&ti]ci şirket tarafından belirlenen yatırımcılara Bakanlıkça ön yr tahsisi yapılacak. ÇE D mevzuatııa tabi faaliyetlerden "ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilerek yatırımı kabul edilen faaliyetler hakk ında gerekli izin, onayve ruhsatlar d verilmeden önce bağşvuruda vbuluonan yatırımcının, yatırımda kullanacağı sabit yatırım tutarının bind e beSini geçmemek üzer e belirlenen oran dahilind*e yatırdığıtutarı, öz el endüstr ibölgelerindeki yatırımcı ödemeyecek. Yönetici şirket veya yatıımcı tarafından hazırlattırılacakimar planları, altyapı veüstyapı projeleri ve bunlarla lgili ruhsat ve izinler ile iş yeri açda ve çalışma ruhsatları Bakanlık onayı ve denetimine ta bi olacak. "ÇED Olumlu" kararı veJya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilen faaliyetlerhakkında ilgili kuruZlarca başkaca hiçbir işlNmU gerek kalmaksızın 15 gün içinde gerekli diğer tüm ruhsat, izin ve onaylar verilecek. Atyk s u arıtma tesisi işleten endüstri bölgelerinden belediyelerce atıksu bedeli alınmayacak. Kanunla,özel endüstri bölgeleri de kuruluyor. Buna görG, üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan, arazi alanı 150 bin metrekareden büyük, kurulduğu döneRmde geçerli olan mar planları yarıcfa gerekli izinleri alarak faaliyete {geçmik ve yeni yapılacak yaııım yeri eçin en az 50 bin metrekare tevsi imkan sağlayanalanlar v%ey üzerinde kurulu sanayitesisi bulunmayan, 200 bin metrekareden büyük alanlar, Bakanlar Kurulunca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek. Özelendüstri bölgesi iEan edilecek alancarÖda gerçekleştirme süresi h yılı geçmemek üzere belirlenen yeniden değerleme oreına göre güncellenme kaydıyla en az 400 milyon lira utarında yeni yatırım taahhüdünde bulunulması gerekecek. lZt Başvuru sahibi gerçek veya tüzel m| kişilerin, önerilen alanınen az yüzde 51'inin ymü`kiyetine veya varsasüreleri ile sınırlıolmak kaydıyla irtifak hakkına veya kullanma iznine sahip olması,yeni yatırıma ilişkin ''ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının al~nmıo olması şartlarıda aranacak. Özelendüstri bölgesi ^ola.a ilan edilen alansınırları içerisinde kalan, başvuru sah\?binin mülkiyetindeki araziler, parseller h$alinde ve ya işletme binalarıda yapılmak suretiyle satılabilecek, kiraya verilebilckk Verilen 5 yıllık taahhüt süresi içerisinde yatırımın gerçekleşmemesi durumunda gecikmenin gerekçeleri kurulcadeğerlendirilecek, gerekirse bu süre bir defaya mahsus olmak üzere bir .ğıl uzatılabilecek. Verilen ek süre içerisinde taahhüdün gerçekleşmem esi halinde, öz/el endüstri bölgesinin kaldırılmasına k arar verilebilecek. Bölgenin yönetimi ve i%Aletmesind_n sorumlu > yönetici şirkete, TOBB'a bağlı odalar, yerel yönet iler, bankalarve finans kurumları, bölgede sınai faaliyet yürütenyerli ve yabancı özel hukuktüzel kişileri, konuyla -lgii vakıf, kooperatif ve dernekler, ilgili mMu kuruluş ları be ihracatçı birlikleri, k urucu ya da sonradan ortak olabilecek. Yabancı öze l hukuk tüzel kişileri, yönetici şirkete katıabilec<k Kanunun yürürlüğe girk|ğO tarih ten önace ilan edilen endüstri bölgeleri, en geç bir yıl içinde belirlenen hüküm lere uygunhale getirilecek. Mevcut endüstri bölgelerinin işletme müdürlükleri, yöe~etici şirketin kuruduju tari ~(o he >adar görevlerini sürdürecek. Kanunla, Bilim Sanayi De Teknoloji Bakanlığının; organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi, serbest bölge ve /anayi skteleri için uygun alanların b elirlenmesi, organize sanayi bölgelerine ve sanayisitelerine verilen A' kredi kapsamının genişletilmesi, yerleşim alanları içerisinde kalan sanayi sitelerinin taşınması kHnularınd|kU gö rr-vleri yeniden düzenleniyor. Ulaştırma, Denizcilik veHaberleşme Bakanlığı AltyapıYatırımları Ge nel MüdürlüğüC kamu kurum y kuruluşları, özel sektör ya da tüzel kişiler taCrafından tamamlanan ve devam eden projeler de dahil olmak üzere ulaştırma altyapılarının inşaatı ve işletmesinin sağlanması amacıyla kamu ve ö zel sektör i şbirliği modelleri geliştirerek gerekli g<rdüığü hallerde özel sektör gerçek vetüzel ec kişilerle müzakerelerde bulunac ak, katkı pay ları belirleyecek, kiralayacak, kiraya verecek, işletecek, özbl sektörün katılımını sağlayacak. Böylece, limanlar, barınaklar, kıyı yapıları, a(a meydanları,sanayi siteleri, fabrikalar, rsafinerile, endüsütriyel tesisler, organize sanai bölgeleri,endüstri bölFge,lerih teknoloji ge liştirme hbölgel^rl, maden ocakları, lonjisjk köy veya sler, sanayi kuruluşları ve benzeri tesislerin demiryolları le bağlantısı sağlanabilecek. 50'den at çalışanı bulunan bvÖe az tehlikeli sfta ye a ?ln iş yerlerinde; Öj (işe griş, periyodik muayeneler ve tetkikler hariç) iş sağlığ ı v e güvenliği hizmetleri, işverenler veya işveren veAilleri taŞafıdn yürütülebilecek. 50'den ja çalışanı ola n v e az tehlikeli sınıfta yer laen iş yerleri 10'dan az çalışanı olan z yerleri gibi,aile hekimlerive kfaSu sağlık hizmeti sunucularından hizmet alabilecek,yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olşacak. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun, "işsağlığı Iva güvenliği hizmetleri" iRe "işsağlığı vf Cü güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi hükümleri, 1 Temmuz 2017 yerine 1 Temmuz 2020'de yürürlüğe girecek. Islah komisyonunun belirlediği ?la# şartlarını yerfinse getiren, Bilim Sanayi i veTeknoloji Bakanlığı tarafından tüzel kişilik verilen org anaiz sanayi bölgeleri, bulundukları beölge.erdeki işletme jükı devir sözeşmesi süre si rs-ona erene kada r dağıtım lisansı başvurusunda bulunamayacak. Islahtan dönüşen organize sanayi bölgeleri tarafından tesis ?$iln, bedelsiz olarak veya sembolik bedelle devredilen dağıtım tesislerinin mülkiyet i, işl etme hakkı Y>gvir r sözleşmesi süresisonunda ilgili organizesanayi bölge sine bedelsiz veya sembolik bedelle devredilecek. Kanunla, Yükseköğretim Kuruluna 5, Yükseköğretim Kalite Kuruluna 15, Ankara Güzel S*naytlir Üniversitesine ise 570 kadro ihdas edilecek. | , Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Kanuna göre, sanayi işletmelerinin, her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden hafta sonu çalışma ruhsatı alma zorunluluğu kalkacak. Sicili Kanunu'ndaki sanayici tanımı yeniden yapılarak, bilişim teknolojisi ve yazılım üreten işletmeler de bu kanun kapsamına alınıyor. Yeni kurulan sanayi işletmelerinin takibi ve üretim faaliyetine başlamadan önce yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi amacıyla ön kayıt sistemi getiriliyor. Sanayi işletmeleri, , Sanayi ve Bakanlığında tutulacak sanayi siciline kaydedilecek, üretim faaliyetine başlamadan önce sanayi siciline ön kayıt yaptıracak. Kayıt işlemleri, elektronik ortamda olacak, beyannamelerin elden veya posta ile gönderme zorunluluğu kaldırılacak. Sanayi sicilinde kaydı olmadığı tespit edilen sanayi işletmelerine, süresinde sanayi siciline tescil ettirmeyenler için verilen idari para cezası kesilecek. Sanayi işletmelerinden, faaliyette olup olmadığına bakılmaksızın sanayi siciline kaydolmayıp, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde sanayi siciline kaydolup sanayi sicil belgesi alanlar hariç, bu tarihe kadar kaydolmayanlar hakkında idari para cezası uygulanacak. İşletmesinde meydana gelen değişiklikleri, verilmesi gereken beyannameleri vesenelik işletme cetvellerini, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içinde vermeyenlere idari para cezası uygulanmayacak. İşletmelerin organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yapacakları yatırımlarda yatırım maliyetinin azaltılması amacıyla bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacak. Yine bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri, bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis sözleşmeleri uyarınca tahsis edilenlere devir ve tescil işlemleri, bu arsa üzerine inşa edilen binaların cins değişikliği işlemleri, harçlardan muaf olacak. İşletmelerin bu alanlardaki binaları, emlak vergisinden istisna tutulacak. Organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve sanayisitelerinde yer alan binalara daimi olarak emlak vergisi muafiyeti getirildiği için kanunda yer alan benzer mahiyetteki geçici muafiyetler kaldırılacak. , üniversitelerin ihtisaslaşmasına yönelik çalışmalar yapacak ve bu konuda karar verecek. Yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun teklifi ve YÖK'ün onayı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren 75 yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar birer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Sigortalık veya iştirakçilik ilişkisi önceki kadro unvanları esas alınmak suretiyle devam edecek. Öğretim üyelerinin tabi olduğu yasak, ödev ve sorumluluklar ile disipline ilişkin hükümler bu şekilde çalıştırılanlar hakkında da uygulanacak. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine YÖK tarafından belirlenecek. Organize sanayi bölgelerinde kurulan meslek yüksekokullarında öğrenim gören her bir öğrenci için YÖK bütçesine bu amaçla tahsis edilen ödenekten eğitim desteği verilecek. Bilimsel araştırma projelerine ilişkin ödeneklerin kullandırılmasında, proje kapsamında görevlendirilecek tezli yüksek lisans ve doktora programlarındaki öğrencilere, Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın belirlenecek miktarlarda burs verilecek. Kanunla, akademisyen milletvekillerinin, milletvekilliğinin sona ermesinin ardından üniversitelerde görev yapmaları halinde özlük haklarına ilişkin düzenleme de yapıldı. Nevşehir'de Kapadokya, Ankara'da Ostim Teknik ile Ankara Güzel Sanatlar üniversiteleri kurulacak. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, yükseköğretim kurumları, Ar-Ge ve yenilikçilikle ilgili olarak kamu, özel sektör ile işbirliği yapmak, üretilen bilgi, yapılan buluşları fikri mülkiyet kapsamında koruma altına almak, uygulamaya aktarmak üzere sermaye şirketi statüsünde teknoloji transfer ofisi kurabilecek. Ofisin kuruluş sermayesi, bilimsel araştırma projesi kaynaklarından veya döner sermaye gelirlerinden karşılanabilecek. Ofiste, işçi ve yabancı uyruklu personel çalıştırılabilecek. Ofisler ile bunların yürüttükleri faaliyetler için Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanmayacak. Devlet üniversitelerinde fiilen 6 yıl çalışan öğretim üyelerine, yurt içi ve yurt dışında alanıyla ilgili Ar-Ge niteliğinde çalışmak üzere 1 yıl süreyle ücretli izin verilebilecek. Bu kişiler ikinci defa ücretli izin alabilecek ancak bunun için iznin sona erdiği tarihten itibaren asgari 6 yıl süreyle bir devlet yükseköğretim kurumunda görev yapacak. Devlet üniversitelerinin uygulama ve araştırma merkezlerinde, araştırma enstitülerinde sadece Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmak veya öğretim üyelerinin yürüttükleri Ar-Ge kapsamındaki projelere yardımcı olmak üzere doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık veya sanatta yeterlik eğitimi sonrasındaki 7 yıl içinde kalmak kaydıyla en fazla 3 yıl süreyle sözleşmeli olarak doktora sonrası araştırmacı istihdam edilecek. Yükseköğretim Kalite Güvencesi Sistemi, yükseköğretim kurumlarının eğitim öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idari hizmetlerinin iç, dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri, bağımsız dış değerlendirme kurumlarının yetkilendirilmesi süreçlerine ilişkin esasları içerecek. İdari ve mali özerkliğe sahip, kamu tüzel kişiliğini haiz ve özel bütçeli Yükseköğretim Kalite Kurulu kurulacak. Kurul, yükseköğretim kurumlarının eğitim öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idari hizmetlerinin kalite düzeylerine ilişkin ulusal ve uluslararası kalite standartlarına göre değerlendirmeler yapacak, iç, dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri ve bağımsız dış değerlendirme kurumlarının yetkilendirilmesi süreçlerini yürütecek. Yükseköğretim Kalite Kurulu, 13 üyeden oluşacak. Kurulda, YÖK Genel Kurulunca ve Üniversitelerarası Kurulca seçilen 3'er, Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türk Akreditasyon Kurumu, TÜBİTAK, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, TOBB ile öğrencileri temsilen birer kişi yer alacak. Yükseköğretim Programları Danışma Kurulu, yükseköğretim alanındaki istihdam odaklı politikaları oluşturulacak, geliştirecek, buna bağlı yeni açılacak eğitim programları ve kontenjanların planlanmasına yönelik süreçlerde öneride bulunacak. Meslek Yüksekokulları Koordinasyon Kurulu, meslek yüksekokulları veprogramların açılmasına yönelik standartların belirlenmesi, mevcut programların geliştirilmesi, izlenmesi, mezunların istihdamı ile lisans tamamlama süreçlerine ilişkin görüş ve önerilerde bulunacak. YÖK, 1 Ocak 2023'e kadar, devlet üniversitelerinin fen ve mühendislik bilimleri lisans öğrencilerinin, öğrenimlerinin son yılında bir yarıyılı özel sektör işletmelerinde, teknoparklarda, araştırma altyapılarında, Ar-Ge merkezlerinde ya da sanayi kuruluşlarında uygulamalı eğitimle tamamlamalarını zorunlu kılmaya, bu bölümleri belirli yükseköğretim kurumlarıyla veya belirli fakülte ya da bölüm ve programlarla sınırlı tutmaya yetkili olacak. Öğrencilere, uygulamalı eğitimleri sırasında asgari ücretin net tutarının yüzde 35'i ücret olarak ödenecek. İlke Eğitim ve Sağlık Vakfınca Nevşehir'de Kapadokya Üniversitesi, Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi Araştırma Geliştirme Eğitim Kalkınma ve Danışma Vakfınca Ankara'da Ostim Teknik Üniversitesi ile Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi kurulacak. Ayrıca bazı üniversitelerin adları da değiştirilecek. Yüzüncü Yıl Üniversitesinin adı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Acıbadem Üniversitesinin adı Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Ömer Halisdemir Üniversitesinin adı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin adı Altınbaş Üniversitesi, Uluslararası Antalya Üniversitesinin adı Antalya Bilim Üniversitesi olacak. Gelirleri Kanunu'nda da değişiklik yapılıyor. Bandrolsüz cihaz satışı yapanlara kesilen cihaz bedeli tutarındaki idari para cezası, bandrol ücretinin iki katına düşürülecek, bu cihazları satın alanlara kesilen idari para cezaları kaldırılacak. Kanunda belirtilen diğer cihazlar içinde yer alan "cep telefonları, bilgisayarlar ve tablet bilgisayarlar, taşıtlar, uydu alıcıları ve set üstü medya kutuları" tek tek olmak üzere Bakanlar Kurulu kararına istinaden yapılan uygulamayı açıklığa kavuşturmak üzere bandrol oranları sıralanıyor. Buna göre, bandrol oranları; cep telefonları için yüzde 6, bilgisayar ve tablet bilgisayarlar için yüzde 2, taşıtlarda yer alan bandrole tabi cihazların ayrı ayrı tevsik edilememesi halinde, imalatta taşıtın satış faturasındaki KDV matrahı, ithalatta ise gümrük giriş beyannamesindeki KDV matrahı üzerinden kara taşıtları için yüzde 0,4, diğer taşıtlar için yüzde 0,01, video görüntü veya ekranına bağlantı yapılmak üzere tasarlanan televizyon alıcıları için yüzde 10, bu cihazların dışında kalan ve görsel, işitsel yayınları alabilen her türlü cihazlar için yüzde 10 olacak. Sanayi siciline kayıtlı işletmelerin maliyet yüklerinin azaltılması amacıyla üretime yönelik elektrik kullanımlarından TRT payı alınmayacak. Mekansal strateji, çevre düzeni ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında, OSB, endüstri bölgesi, sanayi sitesi ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınmas��, değiştirilmesi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne tabi olacak. Oduna dayalı orman ürünü satışlarında; satış bedeli üzerinden yüzde 3'e kadar alıcılardan tahsil edilen ağaçlandırma fonu ile bu satışlardan yüzde 3 tahsil edilen orman köylülerini kalkındırma fonu paylarını, sıfıra kadar indirmeye veya yüzde 3'ü geçmemek üzere belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Mesleki Eğitim Kanunu'ndaki "staj" tanımı değiştirilecek, yükseköğretim kurumlarında verilen her düzeydeki alana özgü olarak belirlenen teorik veuygulamalı ders staj kapsamında sayılmayacak. Yükseköğretim kurumlarında staj yapan öğrencilere de staj ücreti ödenecek. ve 'ta, Bakanlar Kurulu kararıyla kıyı dolgu alanlarda; mevcut en iyi teknikleri kullanan endüstri bölgesi ile Hususi Hastaneler Kanunu kapsamında kalan sağlık tesisleri hariç olmak üzere Sağlık Bakanlığının önerisi ve Bakanlar Kurulunca alınacak kamu yararı kararı doğrultusunda sağlık bölgeleri kurulabilecek. Kıyı dolgu alanlarda doldurma veya kurutmayı yapacak ilgili idarenin valiliğe iletilen teklifi, valilik görüşüyle birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilecek. Bakanlık, ilgili kuruluşların görüşünü de alarak teklifi inceleyecek. Uygun bulunması halinde ilgili idare tarafından uygulama imar planı hazırlanacak. Bu yerler için yapılacak planlar hakkında İmar Kanunu hükümleri uygulanacak ancak Turizmi Teşvik Kanunu ile Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kalan alanlardaki planlar söz konusu kanunlara göre onaylanacak. Doldurma vekurutma işlemleri yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılacak. Bu araziler devletin hüküm ve tasarrufu altında olacak, özel mülkiyet konusu olamayacak. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), söz konusu işletmelere verilecek destekler için belirlenen usul veesaslar doğrultusunda erken ödeme yapacak; destek politikalarının tasarım süreçlerinde faydalanılmak ve sunulan hizmetlerin hızlı, kaliteli, basitleştirilmiş, düşük maliyetli şekilde yerine getirilmesini sağlamak üzere kamu kurum vekuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden, işletme ve girişimcilere ait bu hususlara ilişkin her türlü bilgi ve veriyi alacak, analiz edecek. hesaplarına yatırılan aidat tutarları yıllık safi gelir üzerinden alınacak. Ödenen aidat tutarlarının tespitine ilişkin kanıtlayıcı belgeler, ilgili kurum vekuruluşlarca KOSGEB'e gönderilecek. Kanıtlayıcı belgeleri zamanında göndermeyenlere, 10 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. Özelleştirme kapsam ve programı kapsamında, yürürlükten kalktığı için birleştirilen kuruluşlarda çalışan ya da istifa, emeklilik, iş akdinin feshi ve ölüm gibi nedenlerle ayrılanların, işten ayrılmadan önce kendisinin ödemediği ancak kuruluşların ödediği sendika üyelik aidatları ve faizleri bu kişilere rücu edilmeyecek. OSB İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER OSB yer seçimleri kararlarında, komisyondaki herhangi bir kurum, kuruluşun olumsuz görüş vermesi ve oy birliği sağlanamaması durumunda nihai kararı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verecek. OSB alanı içinde Hazine veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait arazilerin bulunması halinde bu araziler, yatırımların ve istihdamın teşviğine dair kanun kapsamındaki illerde bedelsiz devredilecek. Diğer illerde ise harca esas değerleri üzerinden peşin veya taksitle OSB'lere satılacak. Yer seçiminin kesinleşmesinden sonra OSB sınırları dışında kalan alanların planlanmasını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya ilgili belediye en geç 1 yıl içinde yapacak. Yer seçimi kesinleştirilen alandaki büyükşehir, il, ilçe, belde belediyeleri, TOBB Kanunu'na göre kurulan sanayi odası, yoksa ticaret ve sanayi odası, o da yoksa ticaret odası, il özel idaresi veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı temsilcileri ile alanın hiçbir belediye sınırı içinde olmaması halinde il belediyesi, ilçe belediyeleri ile bu ilçelerdeki odalar valilik uygun görüşüne istinaden OSB kuruluşunda yer alabilecek. Tüzel kişilik kazanan OSB'lerden, kuruluş tarihinden itibaren 6 ay içinde kamulaştırma işlemlerine başlayıp 2 yıl içinde uzlaşılamayan tüm parseller için tespit ve tescil davası açmayan veya tüm parseller için açılan davalar neticesinde bedeli ödemeyen OSB'lerin tüzel kişilikleri, tasfiye süreci başlatılarak resen terkin edilebilecek. OSB'lerin su, elektrik ve doğalgaz gelirleri haczedilemeyecek veamacı dışında kullanılamayacak. OSB'ler, katılımcılardan bağış alamayacak. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, Organize Sanayi Bölgesi (OSB) adına kamulaştırma yapacak idare, kamulaştırma kanunu uyarınca oluşturacağı kıymet, takdir ve uzlaşma komisyonlarında organize sanayi bölgesinden en az bir üyenin görevlendirilmesini isteyecek. Tanınacak sürede görevlendirme yapılmaması halinde ilgili idare komisyon üyelerinin tamamını kendi bünyesinden seçecek. Organize Sanayi Bölgesinin müteşebbis heyetinin yapısında değişikliğe gidiliyor. Buna göre, müteşebbis heyet, OSB'nin kuruluşuna katılan kurum vekuruluşların karar organlarınca, organlarında görevli olanlardan veya mensupları arasından tespit edilecek 15 asıl ve 15 yedek üyeden oluşacak. Müteşebbis heyette yer alan üyeler, vali hariç 4 yıl için seçilecek ve temsil ettikleri kurum ve kuruluşlardaki görevleri sona erdiğinde üyelikleri düşecek. OSB organlarında görev alanlar vali hariç diğer OSB'lerin organlarında görev alamayacak. OSB'lerin su, elektrik ve doğalgaz gelirleri haczedilemeyecek ve amacı dışında kullanılamayacak. OSB vermekle yükümlü olduğu hizmetlerle ilgili katılımcılardan bağış alamayacak. Katılımcılar hakkında mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir ve iflas erteleme kararları, katılımcıların bu madde uyarınca OSB'ye olan elektrik, su, doğalgaz borçlarının ifası, takibi ve tahsilini durdurmayacak, yükümlülüklerin yerine getirmesine engel oluşturmayacak. OSB'lere faaliyetleri için gerekli olan ve bakanlıkça uygun görülecek projeler için kredi verilebilecek, finans kuruluşlarından kullanılan krediler için ise kredi faiz desteği sağlanabilecek. OSB'lerde müteşebbislere tahsis edilen arsaların tapuları, katılımcı tarafından tahsis bedelinin tümüyle ödenmesi veya tahsis bedelinden kalan borç için teminat mektubu verilmesi, OSB'nin kesin olarak belirleyeceği arsa bedelleriyle yapılacak diğer yatırımlara itirazsız katılacağına ilişkin noter tasdikli taahhütname vermesi hallerinde tesisi üretime geçenlere geri alım hakkı şerhi konulmadan, tesisi üretime geçmeyenlere ise geri alım hakkı şerhi konularak verilecek. Katılımcının yönetmelikte belirlenen süreler içinde üretime geçmemesi ve kredi sözleşmesinin sona ermesi durumunda, tahsis için ödenen tutar toplamının tahsis tarihinden sonraki yıllar için yeniden değerleme oranlarına göre güncellenmesiyle elde edilen tutarın ilgilinin banka hesabına yatırılmasını müteakip, parsel OSB adına tescil edilebilecek. Hizmet ve destek alanları haricinde OSB'lerde yer alan her bir parselde, bir katılımcı ya da katılımcının kiracısı üretim yapabilecek. Türk Ticaret Kanunu'nda tanımlanan hakim ve bağlı şirketler bu hükümden istisna olacak. OSB'ler, Bakanlıktan izin almak kaydıyla ayrı şirket kurma şartı aranmaksızın, OSB alanı içerisinde öncelikle kendi ihtiyacı olmak üzere elektrik üretim tesisleri kurma ve işletme hakkına sahip olacak. OSB'deki katılımcılar elektrik üretim tesisleri kurmak ve işletmek için OSB'den izin alacak. OSB'de yer alan kuruluşlar altyapı ihtiyaçlarını OSB'nin tesislerinden karşılayacak. OSB'nin izni olmaksızın altyapı ihtiyaçları başka yerden karşılanamayacak, münferiden tesis kurulamayacak. OSB tüzel kişiliği, bu kanunun uygulamasıyla ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olacak. OSB katılımcılarının enerji giderlerine dair düzenlemeler, serbest piyasa koşullarıyla oluşmuş fiyatlara müdahale edilmeksizin, Bakanlar Kurulunca yapılacak. Atık su arıtma tesisi işleten bölgelerden, belediyelerce atık su bedeli alınmayacak. OSB ve Organize Sanayi Bölgesi Üst Kuruluşunun (OSBÜK) organlarının üyeleri ile personeli, Bakanlığın talep etmesi halinde her türlü belge, defter, kayıt vebilgileri ibraz edecek, örneklerini noksansız, istenilen süre içerisinde ve gerçeğe uygun verecek, para ve para hükmündeki evrakı gösterecek, bunların sayılması ve incelenmesine yardımcı olacak, yazılı bilgi taleplerini karşılayacak. OSB ve OSBÜK organ üyeleri ile personeli, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olacak. Bu kişiler para ve para hükmündeki evrak vesenetler ile bilanço, tutanak, rapor, defter ve belgeler üzerinde işledikleri suçlardan dolayı devlet memurları gibi cezalandırılacak. OSB kuruluş protokolü OSB'nin oluşumuna katılan kurum veya kuruluşlarca hazırlanacak ve Bakanlıkça onaylanacak. Bakanlık gerekli gördüğü hallerde veya şikayet üzerine OSB'lerin ve OSBÜK'ün her türlü hesap ve işlemlerini denetlemeye ve tedbir almaya yetkili olacak. Görevleriyle ilgili suçlamalardan dolayı haklarında soruşturmaya başlanan OSB ve OSBÜK organ üyeleri ile personeli, tedbiren 3 aya kadar geçici olarak görevden uzaklaştırılabilecek. Yargılama sonuçlanıncaya kadar mahkemeden görevden uzaklaştırma kararı istenebilecek. Görevden uzaklaştırılan personel, Bakanlık kararıyla veya haklarında kovuşturmaya yer olmadığı ile mahkumiyetlerine karar verilmediği takdirde, kalan görev sürelerini tamamlamak üzere işlerine dönecek. OSBÜK, OSB'ler arası uygulama birlikteliği ve iş birliğini sağlayacak, dayanışmayı temin edecek, OSB'lerin sorunlarının çözümüne yönelik ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde girişimde bulunacak ve çalışmalar yapacak, Bakanlık ile OSB'ler arasında koordinasyonu sağlayacak ve Bakanlıkça verilen görevleri yerine getirecek. Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen il ve ilçelerdeki OSB'lerde yer alan parseller, tamamen veya kısmen bedelsiz tahsis edilebilecek. Bakanlık kredisi kullanan OSB'deki tahsis edilmeyen parseller, en az 10 kişilik istihdam öngören yatırımlara girişen gerçek veya tüzel kişilere tamamen veya kısmen bedelsiz tahsis edilebilecek. Bu durumda, tahsis edilen parselin değeri, Bakanlık tarafından OSB'ye verilen kredi geri ödemesinden mahsup edilecek. Düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarihten önce gerçek ve tüzel kişilere bedelli tahsis edilmiş parseller için ödemeler durdurulacak ve kalan meblağ Bakanlık tarafından OSB'ye verilen kredi geri ödemesinden mahsup edilecek. Bakanlık kredisi kullanmayan ya da kredi borcunu ödemiş OSB'lerden de en az 10 kişilik istihdam öngören yatırımlara girişen gerçek veya tüzel kişilere, tamamen veya kısmen bedelsiz parsel tahsisi yapılabilecek. Bu durumda tahsis edilen parsel bedeli, OSB tüzel kişiliğine Bakanlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten ödenecek. Yatırımcının belirlenen şartlara uymadığının veya mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımını tamamlamadığının tespiti halinde parsel tahsisi iptal edilecek. Bu durumda, taşınmazın üzerindeki tüm yapı ve tesisler sağlam ve işler durumda tazminat veya bedel ödenmeksizin OSB tüzel kişiliğine intikal edecek. OSB tüzel kişiliklerinin veya Türkiye'de yerleşik şirketlerin yetkili organlarınca karar alınması halinde yurt dışında OSB kurulmasına, kurulmuşlara ortak olunması ve bu OSB'lerin işletilmesine Bakanlar Kurulunca izin verilebilecek. OSB'ler, yönetim ve hisse çoğunluğu OSB tüzel kişiliğinde olmak ve bu bölgelerde faaliyet göstermek şartıyla gayrimenkul yatırım ortaklıkları kurabilecek. Mer'i plana göre yapılaşan sanayi tesislerinin bulunduğu alanlar, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde yapılan başvuruların valilikçe uygun görülmesi halinde OSB olarak değerlendirilebilecek. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tüzel kişilik kazanan ve hiçbir taşınmaz mülkiyeti edinmemiş OSB'lere, kamulaştırma işlemlerine başlamayan ve uzlaşılamayan parseller hakkında tespit ve tescil davası açmaları için iki yıl süre tanınacak. Düzenleme yürürlüğe girmeden önce OSB olarak seçilen alan içinde kalan OSB tarafından katılımcıya devri gerçekleştirilen taşınmazların yatırım yapılmayarak boş kaldığının tespit edilmesi halinde, taşınmaz malikine yapı ruhsatını alması ya da OSB'nin uygun gördüğü yatırımcıya taşınmazı devretmesi için yürürlük tarihinden itibaren bir yıl süre tanınacak. Bu süre içinde taşınmazın OSB'nin uygun göreceği bir yatırımcıya devredilmemesi, yapı ruhsatı alınmaması, yapı ruhsatı alınmış ise yapı ruhsatı tarihinden itibaren iki yıl içinde üretime geçilmemesi hallerinde, tahsis için ödenen tutar toplamının, tahsis tarihinden sonraki yıllar için yeniden değerleme oranlarına göre güncellenmesiyle elde edilen tutarın ilgilinin banka hesabına yatırılmasının ardından OSB adına tescil edilecek. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce maliki bulunduğu taşınmazı OSB olarak seçilen alan içerisinde kalan ve üzerinde yatırım yapmayarak boş halde bulunduran taşınmaz malikine, yapı ruhsatını alması ya da OSB'nin uygun gördüğü yatırımcıya taşınmazı devretmesi için yürürlük tarihinden itibaren bir yıl süre tanınacak. Bu süre içinde taşınmazın OSB'nin uygun göreceği bir yatırımcıya devredilmemesi, yapı ruhsatı alınmaması, yapı ruhsatı alınmış ise yapı ruhsatı tarihinden itibaren iki yıl içinde üretime geçilmemesi hallerinde taşınmaz, kamulaştırma yoluyla iktisap edilecek. Her iki kapsamdaki taşınmazlar ile kamulaştırma yoluyla iktisap edilen taşınmazlar, öncelikli olarak orta yüksek ve yüksek teknolojili yatırımlara tahsis edilecek. Aynı parsel için birden fazla yatırımcının tahsis talebinde bulunması durumunda teknoloji yoğunluğu, yatırım tutarı ve istihdam oranı yüksek olan yatırıma öncelik tanınacak, eşitlik halinde kura yöntemine başvurulacak. Bakanlık, OSB'nin talep etmesi halinde, ortaya çıkacak arsa edinim masraflarının tamamına kadar olan kısmını kredilendirebilecek. Yürürlük tarihinden önce kredi alacaklısı kuruluşun mülkiyetine geçen taşınmazların iki yıl içerisinde satılamaması veya kiraya verilememesi hallerinde, OSB'nin başvurusu üzerine ilgili mahkeme tarafından belirlenecek bilirkişi marifetiyle tespit edilen taşınmaz bedeli, kredi alacaklısı kuruluş hesabına yatırılarak taşınmaz OSB adına tescil edilecek. Doğalgaz dağıtım şirketleri, organize sanayi bölgelerinin talebi ve muvafakatı ile organize sanayi bölgeleri için şebeke ve bağlantı hattı yatırımları yaparak organize sanayi bölgelerinde dağıtım faaliyeti gerçekleştirebilecek. Yükseköğretim kurumlarının matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümleri temel bilimler mezunları, teknoloji geliştirme bölgelerinde destek kapsamına alınacak. Temel bilimler alanlarında en az lisans derecesine sahip Ar-Ge personeli istihdam eden Teknoloji Geliştirme Bölgeleri firmalarının, bu personelin her birine ödedikleri aylık ücretin o yıl için uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarı kadarlık kısmı, iki yıl süreyle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacak. Söz konusu destek, ilgili ayda Teknoloji Geliştirme Bölgesi firmasında istihdam edilen toplam personel sayısının yüzde 10'unu geçemeyecek. Bu destek, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri yönetici şirketlerinde istihdam edilen temel bilimler mezunu Ar-Ge personeline de aynen uygulanacak. Kanunla, Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde uygulanmakta olan kazanç istisnası hükmünü, gayri maddi haklardan elde edilen kazançlar açısından uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmeye yönelik düzenlemeler yapmak üzere Bakanlar Kuruluna yetki veriliyor. Böylece yüksek katma değer üretmeye yönelik faaliyetlerin ülkede gerçekleştirilmesinin teşvik edilmesine yönelik mevzuat daha ayrıntılı olarak düzenlenebilecek. Özel endüstri bölgeleri kurulacak. Üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan 150 bin metrekareden büyük alanlar ile üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunmayan 200 bin metrekareden büyük alanlar, Bakanlar Kurulunca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, enerji verimliliği konusunda AB mevzuatına uyum içeren düzenlemeler yapılıyor. Kanun, AB mevzuatı enerji verimliliği kriterlerine uygun olmayan ürünlerin, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun kapsamında piyasaya arzının yasaklanmasını ya da bir ürünün piyasadan toplatılabilmesini içeriyor. Yapılan kontrol sonucunda ürünün güvenli olmadığının tespit edilmesi halinde yetkili kuruluş ürünün piyasaya arzının yasaklanmasını, arz edilenlerin toplanmasını, kısmen ya da tamamen bertaraf edilmesini, ürünlerin içerdiği risklerle ilgili bilgilerin duyurulmasını yapacak. Üretici bu duyuruyu yetersiz görürse ülke genelinde dağıtımı yapılan iki gazete ile yayın yapan iki televizyon kanalında ilan ederek risk altındaki kişilere duyurulmasını sağlayacak. Kanunla yetkili kuruluş tarafından güvensiz veya teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünlerin tüketicilere yönelik etkisi kısa sürede ortadan kaldırılıyor. Böylece üreticiler açısından da herhangi bir olumsuz etki ve haksız rekabet koşullarının ortaya çıkması engelleniyor. Piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri sonucunda uygunsuz olduğu tespit edilen ürünler için 4 bin ile 250 bin lira arasında değişen çeşitli idari para cezaları getiriliyor. Kanunla, orta ve yüksek teknolojili yerli ürünlere yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanarak bu konuda kamu kurumlarınca yapılacak farklı uygulamaların engellenmesi amaçlanıyor. Ayrıca yerli yazılım ürünü teklif eden istekliler lehine de yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanması zorunluluğu getiriliyor. Kanun, Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun amacını yeniden düzenliyor. Endüstri bölgelerinin kurulması, yönetim ve işletilmesine ilişkin esasları düzenleyen kanun, Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunun oluşumunu, endüstri bölgelerinin kuruluşunu, ilanını, yatırım izni sürecini, teşvik tedbirlerini ve yönetici şirketin görev ve yetkilerini belirleyen hükümleri de kapsıyor. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, kurum ve kuruluşların veya yönetici şirketin başvurusuna istinaden veya resen yer seçimi yapmak suretiyle endüstri bölgelerinin kurulması önerisinde bulunabilecek. Bakanlığın önerisi üzerine kurulca belirlenen yerlerde, Bakanlar Kurulunca endüstri bölgelerinin kurulmasına izin verilebilecek. Endüstri bölgesi ilan edilen alanlardaki araziler kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilecek, Maliye Bakanlığı, endüstri bölgesi olarak kullanılmak üzere Bakanlığa tahsis edecek. Endüstri bölgelerinde yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlığa başvurusu üzerine ön yer tahsisi yapılacak. Ancak altyapı ile ilgili giderlerin yönetici şirket tarafından karşılandığı endüstri bölgelerinde yer alacak yatırımcılar, ön yer tahsisi için yönetici şirkete başvuracak. Yönetmelikte düzenlenen esaslar çerçevesinde yönetici şirket tarafından belirlenen yatırımcılara Bakanlıkça ön yer tahsisi yapılacak. ÇED mevzuatına tabi faaliyetlerden "ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilerek yatırımı kabul edilen faaliyetler hakkında gerekli izin, onay ve ruhsatlar verilmeden önce başvuruda bulunan yatırımcının, yatırımda kullanacağı sabit yatırım tutarının binde beşini geçmemek üzere belirlenen oran dahilinde yatırdığı tutarı, özel endüstri bölgelerindeki yatırımcı ödemeyecek. Yönetici şirket veya yatırımcı tarafından hazırlattırılacak imar planları, altyapı veüstyapı projeleri ve bunlarla ilgili ruhsat ve izinler ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatları Bakanlık onayı ve denetimine tabi olacak. "ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilen faaliyetler hakkında ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın 15 gün içinde gerekli diğer tüm ruhsat, izin ve onaylar verilecek. Atık su arıtma tesisi işleten endüstri bölgelerinden belediyelerce atıksu bedeli alınmayacak. Kanunla, özel endüstri bölgeleri de kuruluyor. Buna göre, üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan, arazi alanı 150 bin metrekareden büyük, kurulduğu dönemde geçerli olan imar planları uyarınca gerekli izinleri alarak faaliyete geçmiş ve yeni yapılacak yatırım yeri için en az 50 bin metrekare tevsi imkanı sağlayan alanlar veya üzerinde kurulu sanayitesisi bulunmayan, 200 bin metrekareden büyük alanlar, Bakanlar Kurulunca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek. Özel endüstri bölgesi ilan edilecek alanlarda gerçekleştirme süresi 5 yılı geçmemek üzere belirlenen yeniden değerleme oranına göre güncellenme kaydıyla en az 400 milyon lira tutarında yeni yatırım taahhüdünde bulunulması gerekecek. Başvuru sahibi gerçek veya tüzel kişilerin, önerilen alanın en az yüzde 51'inin mülkiyetine veya varsa süreleri ile sınırlı olmak kaydıyla irtifak hakkına veya kullanma iznine sahip olması, yeni yatırıma ilişkin ''ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının alınmış olması şartları da aranacak. Özel endüstri bölgesi olarak ilan edilen alan sınırları içerisinde kalan, başvuru sahibinin mülkiyetindeki araziler, parseller halinde veya işletme binaları da yapılmak suretiyle satılabilecek, kiraya verilebilecek. Verilen 5 yıllık taahhüt süresi içerisinde yatırımın gerçekleşmemesi durumunda gecikmenin gerekçeleri kurulca değerlendirilecek, gerekirse bu süre bir defaya mahsus olmak üzere bir yıl uzatılabilecek. Verilen ek süre içerisinde taahhüdün gerçekleşmemesi halinde, özel endüstri bölgesinin kaldırılmasına karar verilebilecek. Bölgenin yönetimi ve işletmesinden sorumlu yönetici şirkete, TOBB'a bağlı odalar, yerel yönetimler, bankalar ve finans kurumları, bölgede sınai faaliyet yürüten yerli ve yabancı özel hukuk tüzel kişileri, konuyla ilgili vakıf, kooperatif ve dernekler, ilgili kamu kuruluşları ve ihracatçı birlikleri, kurucu ya da sonradan ortak olabilecek. Yabancı özel hukuk tüzel kişileri, yönetici şirkete katılabilecek. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilan edilen endüstri bölgeleri, en geç bir yıl içinde belirlenen hükümlere uygun hale getirilecek. Mevcut endüstri bölgelerinin işletme müdürlükleri, yönetici şirketin kurulduğu tarihe kadar görevlerini sürdürecek. Kanunla, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının; organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi, serbest bölge ve sanayi siteleri için uygun alanların belirlenmesi, organize sanayi bölgelerine ve sanayisitelerine verilen kredi kapsamının genişletilmesi, yerleşim alanları içerisinde kalan sanayi sitelerinin taşınması konularındaki görevleri yeniden düzenleniyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü; kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ya da tüzel kişiler tarafından tamamlanan ve devam eden projeler de dahil olmak üzere ulaştırma altyapılarının inşaatı ve işletmesinin sağlanması amacıyla kamu ve özel sektör iş birliği modelleri geliştirerek gerekli gördüğü hallerde özel sektör gerçek vetüzel kişilerle müzakerelerde bulunacak, katkı payları belirleyecek, kiralayacak, kiraya verecek, işletecek, özel sektörün katılımını sağlayacak. Böylece, limanlar, barınaklar, kıyı yapıları, hava meydanları, sanayi siteleri, fabrikalar, rafineriler, endüstriyel tesisler, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, maden ocakları, lojistik köy veya üsler, sanayi kuruluşları ve benzeri tesislerin demiryolları ile bağlantısı sağlanabilecek. 50'den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde; (işe giriş, periyodik muayeneler ve tetkikler hariç) iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, işverenler veya işveren vekilleri tarafından yürütülebilecek. 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri de 10'dan az çalışanı olan iş yerleri gibi, aile hekimleri ve kamu sağlık hizmeti sunucularından hizmet alabilecek, yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olacak. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun, "iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri" ile "iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi" hükümleri, 1 Temmuz 2017 yerine 1 Temmuz 2020'de yürürlüğe girecek. Islah komisyonunun belirlediği ıslah şartlarını yerine getiren, Bilim Sanayi veTeknoloji Bakanlığı tarafından tüzel kişilik verilen organize sanayi bölgeleri, bulundukları bölgelerdeki işletme hakkı devir sözleşmesi süresi sona erene kadar dağıtım lisansı başvurusunda bulunamayacak. Islahtan dönüşen organize sanayi bölgeleri tarafından tesis edilen, bedelsiz olarak veya sembolik bedelle devredilen dağıtım tesislerinin mülkiyeti, işletme hakkı devir sözleşmesi süresi sonunda ilgili organize sanayi bölgesine bedelsiz veya sembolik bedelle devredilecek. Kanunla, Yükseköğretim Kuruluna 5, Yükseköğretim Kalite Kuruluna 15, Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesine ise 570 kadro ihdas edilecek. |
Subsets and Splits