abstract
stringlengths 1
1.33k
| author
stringlengths 1
56
⌀ | content
stringlengths 1
248k
| date
stringlengths 18
32
| source
stringlengths 2
51
⌀ | tags
stringlengths 2
572
⌀ | title
stringlengths 3
221
| topic
stringlengths 3
23
⌀ | url
stringlengths 45
224
|
---|---|---|---|---|---|---|---|---|
MEB'in öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla başlattığı ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarının sanat ve spor derslerine bu yıl rekor başvuru yapıldı. | null | Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla başlatılan ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarının sanat ve spor derslerine bu yıl rekor başvuru yapıldı. 1 milyon 854 bin 310 öğrenci, sanat ve spor içerikli dersleri tercih etti. 2016-2017 eğitim öğretim yılında ortaokul ve lise öğrencilerinin derslerde edindikleri kazanımları pekiştirmelerine katkı sağlamak, özel ilgi ve yeteneklerini geliştirmek amacıyla başlatılan ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarının birinci ve ikinci döneminde sanat ve spor içerikli derslere ilgi yoğun oldu. Destekleme ve yetiştirme kurslarıyla Türkiye'nin geleceğine yön verecek binlerce sanatçı ve sporcu yetiştirilmesi amacıyla sanat ve spor dersleri için öğrencileri teşvik eden Bakanlığın açtığı ve 4 Haziran'da sona erecek kurslarda bu yıl toplam 8 milyon 635 bin 939 öğrenci eğitim aldı. Çocukların sınav maratonu içerisine sıkışıp kalmış, sürekli ders çalışan ve sosyal yönden kendini eksik bırakmış bireyler olmalarının önüne geçmek amacıyla açılan sanat ve spor içerikli derslerde beden eğitimi ve spor, drama, görsel sanatlar, müzik ve yazarlık gibi sosyal etkinlik içerikli derslerde toplam 1 milyon 854 bin 310 öğrenci kurs aldı. Destekleme ve yetiştirme kurslarının birinci döneminde 569 bin 257 öğrencinin devam ettiği beden eğitimi ve spor, en çok tercih edilen ders oldu. Bunu 119 bin 160 öğrenci ile görsel sanatlar izledi. Müziği 99 bin 894, dramayı 9 bin 722, yazarlık ve yazma becerilerini 5 bin 70, iki boyutlu sanat atölyesi dersini 761, Türk ve Batı müziği çalgıları dersini 325 ve bilişim teknolojileri ve yazılım dersini ise 212 öğrenci tercih etti. | 30.05.2017 - 12:41 | Anadolu Ajansı | ['meb'] | MEB destekleme kurslarıyla "sanatçı" ve "sporcu" yetiştiriyor | Eğitim | https://www.ntv.com.tr/egitim/meb-destekleme-kurslariyla-sanatci-ve-sporcu-yetistiriyor,Tgfgr4VbEEGvjbwsgSXBvA |
Cumhuriyet Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu ile Hitit Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu fakülteye dönüştürüldü. | null | Resmi Gazete'de yayımlanan "Bazı Yükseköğretim Kurumlarına Bağlı Olarak Fakülte ve Yüksekokulların Kurulması ve Kapatılması Hakkındaki Karar" ile 2 yüksekokulun fakülteye dönüştürülmesi kararı alındı. Buna göre, Cumhuriyet Üniversitesi'ne bağlı Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu kapatılarak Turizm Fakültesi, Hitit Üniversitesi bünyesindeki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu kapatılarak Spor Bilimleri Fakültesi kuruldu. Bakanlar Kurulunca 12 Haziran'da alınan karar, 30 Temmuz 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. | 30.07.2017 - 11:03 | Anadolu Ajansı | ['Eğitim', 'Sivas', 'üniversite'] | İki yüksekokul fakülteye dönüştürüldü | Eğitim | https://www.ntv.com.tr/egitim/iki-yuksekokul-fakulteye-donusturuldu,1TV2zjvzSEmVnqA05NUf0w |
Sakarya'da bir kişi boşanma davasını konuşmak için bir araya geldiği eşi ve onun halasına ateş açtı. Eşi yaşamını yitirken, diğer kadın ağır yaralandı. | null | Adapazarı Gar Meydanı'nda bir kadının öldüğü, bir kadının da ağır yaralandığı silahlı saldırı, boşanma davası açan karı-koca arasındaki tartışmanın ardından meydana geldi. Boşanma davası açan karısı Berna Tekinalp ile Gar Meydanı'ndaki bir kafeteryada buluşan Abuzer Tekinalp, çıkan tartışmada karısını tabancayla vurarak öldürdü. Karısının halası Semra Ünver'i de ağır yaraladı. Ünver, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından polisin başlattığı çalışma sonucu yakalanan Abuzer Ünver, karakol çıkışında gazetecilere, ''Ben öldürdüm, namus davası'' dedi. | 20.05.2009 - 15:42 | Anadolu Ajansı | [] | Boşanmak isteyen eşini öldürdü | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/bosanmak-isteyen-esini-oldurdu,dbBISYl8iUmF5n3C84HUcw |
Eugene Schoulgin’in romanı 'Bir Başka Dünya' raflardaki yerini aldı. | null | Eugene Schoulgin Türkiye’yi, Türkiye’deki yaşam koşullarını, siyasal, sosyal, ekonomik yapıyı yakından bilen Norveçli bir yazar ve düşünür. Bu bilgi, gözlem ve deneyimlerinden yola çıkarak ülkenin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan panoramasındaki köşe taşlarını çarpıcı bir romanda edebiyat dünyasına armağan ediyor. Bir Başka Dünyadan’da Schoulgin, Batılı gözüyle o başka dünyaya bakmakla kalmıyor, yer yer Batılı gözlemcileri de ironik bir biçimde eleştiriyor. Dahası, romanda çeşitli ülkelerden gelen yazarların öyküleri okunurken, Batı ülkelerinin neredeyse hepsinde şu ya da bu biçimde benzer durumlar yaşandığı gözler önüne seriliyor. Kitaptaki, “Bizim için sarsıcı, evet, ürkütücü, korkunç görünen olaylar bu insanların günlük yaşamıydı. Çok yakında sizden ayrılacağız, ama yeni bir bilgi götürüyoruz yanımızda. Yalnız değilsiniz,” sözleri ise evrensel bir duygudaşlığın umut kıvılcımını tutuşturuyor. 1941’de Oslo’da doğdu. Uppsala ve Stockholm’de klasik arkeoloji ve sanat tarihi eğitimi aldı. 1970’te ilk romanı Kaninburene’yi yayımladı. Ertesi yıl dokuz öyküden oluşan Krutthuset yayımlandı. 1984’te Anılarımda Mirella Türkçe de içinde olmak üzere pek çok dile çevrildi. Floransa ve Pisa’da geçen bu roman yazara edebiyat ödülü kazandırdı. Kitapta ele alınan küçük oğlanın gelişimini anlatan Federico Federico ve Gerçek Anlar bir üçlü oluşturur. 2006’da Şeftalili Kız adındaki öykü derlemesi yayımlandı. Schoulgin yaşamının büyük bir bölümünü Norveç dışında geçirdi, özellikle Güney Avrupa, Doğu Avrupa, Türkiye, İran, Afganistan ve Pakistan’a çok sayıda yolculuk yapıp bu ülkelerde uzun süreler kaldı. Uzun bir dönem PEN için çalıştı ve 2004’ten bu yana PEN International yöneticileri arasında. PEN çalışmaları sırasında tutuklu yazarlarla görüşmek için sıklıkla İstanbul ve Ankara’ya yolculuklar yaptı, İstanbul’da sekiz yıl yaşadı, ayrıca Peru, Meksika, Güney Kore gibi ülkelere gitti. Kitapları İsveççe, Türkçe, Almanca, Rusça, Arnavutça ve Slovak diline çevrildi. | 02.08.2017 - 15:53 | null | ['Edebiyat', 'Sanat'] | Gerçeklerle kurmacanın el ele verdiği bir roman: Bir Başka Dünyadan | Sanat | https://www.ntv.com.tr/sanat/gerceklerlekurmacaninelele-verdigibirromanbir-baska-dunyadan,fV2XlrOOf0O_GM_zG6I6Cw |
Spor Toto Süper Lig'de zirvedeki iki takımın mücadelesinde Beşiktaş ile Medipol Başakşehir 1-1 berabere kaldı. İlk yarıda sahanın mutlak hakimi Başakşehir, devreyi 1-0 önde tamamladı. 51'de Marcelo'nun golü skoru belirledi: 1-1. | null | Spor Toto Süper Lig'de zirvenin iki adayının maçında Beşiktaş ile Medipol Başakşehir 1-1 berabere kaldı. Maça hızlı başlayan Medipol Başakşehir, ilk yarıyı domine etti. Beşiktaş, ilk yarı boyunca kaleye isabetli şut atamazken; konuk ekip, 21. dakikada Cengiz Ünder'in golüyle 1-0 öne geçti. Başakşehir için maçın kırılma anı 40. dakikada Emre Belözoğlu'nun sakatlanarak oyun dışı kalmasıydı. Konuk ekip, bu dakikadan sonra oyundaki üstünlüğü Beşiktaş'a kaptırdı. İlk yarının son 5 dakikasında kendine gelen Beşiktaş, 2. yarıya hızlı başladı. 51'de Marcelo'nun kafa golüyle Siyah-Beyazlılar maçta 1-1'lik eşitliği sağladı. 71'de Quaresma'nın müthiş vuruşunu kaleci Volkan Babacan aynı güzellikte çıkardı. 81'de Mossoro ve Visca mutlak gol fırsatından yararlanamadı; 88'de ise Mahmut'un ağları bulan şutu öncesi hakem faulü tespit etti. Maçta 1-1 sona erdi ve bu skorun ardından Medipol Başakşehir puanını 30, Beşiktaş ise 28 yaptı. Haftaya namağlup giren iki takımdan Başakşehir önümüzdeki hafta Antalyaspor'u konuk edecek. Vodafone Arena'da yenilgi yüzü görmeyen Beşiktaş ise Fenerbahçe derbisi için Kadıköy'e gidecek. GÜNEŞ'TEN MECBURİ DEĞİŞİKLİKLER Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Şampiyonlar Ligi'nde oynadıkları Benfica maçına göre 3 değişiklik yaptı. O maçta stoperde oynayan Dusko Tosic, sakatlığı nedeniyle kadroda yer almazken, bu oyuncunun yerine Atınç Nukan, Marcelo Guedes'in yanında ilk 11'de şans buldu. Sakatlıkların çokluğu nedeniyle bazı oyuncularını farklı mevkilerde oynatmak zorunda kalan Şenol Güneş, Benfica karşısında ilk 11'de forma şansı yakalayan Gökhan Gönül'ü, Medipol Başakşehir maçında yedek soyundururken, aynı karşılaşmada sol bekte oynattığı Andreas Beck'i savunmanın sağına çekti. Beck'in savunmanın sağına geçmesinin ardından Benfica karşısında orta sahanın solunda oynayan Adriano Correia, sol bekte görev aldı. Güneş, Tolgay Arslan'ı yedek soyundurdu, bu oyuncunun yerine Gökhan İnler'i, Atiba Hutchinson'ın yanında görevlendirdi. Şampiyonlar Ligi'nde 3-3 biten Benfica maçında attığı şık golle takımının umutlanmasını sağlayan Cenk Tosun da ilk 11'deki yerine döndü. BAŞAKŞEHİR'DEN HIZLI BAŞLANGIÇ Maça hızlı başlayan Medipol Başakşehir, ilk dakikalardan itibaren rakip kalede tehlikeler yarattı. Konuk ekip, 11. dakikada üstüste 2 net fırsattan yararlanamadı. Savunmanın arkasına atılan topa hareketlenen Cengiz Ünder, kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda vuruşunu yaptı. Top Fabri'den döndü. Topu iyi takip eden Mehmet Battal'ın boş kaleye göndermek istediği topu Andreas Beck son anda uzaklaştırdı. 12. dakikada Emre Belözoğlu'nun sağdan kullandığı köşe vuruşunda Beşiktaş savunmasının uzaklaştıramadığı topu tecrübeli oyuncu bir kez daha önünde buldu. Bu oyuncunun sert vuruşunda kaleci Fabricio meşin yuvarlağı kornere yumrukladı. 18. dakikada Cengiz Ünder, penaltı noktasına yakın bölgede bir anda kaleci Fabri'yle Fabri ile karşı karşıya kaldı. İspanyol kaleciyi geçen genç oyuncu, yerde kaldı. Medipol Başakşehirli oyuncular penaltı beklerken; hakem Cüneyt Çakır, Cengiz Ünder'i aldatmaya yönelik hareketinden dolayı sarı kartla cezalandırdı. GOL: 21. dakikada Medipol Başakşehir'in golü geldi. Edin Visca'nın cezasahası sağ yan çizgisi yakınından cezasahası sol içine gönderdiği topa Cengiz Ünder, gelişine harika vurdu. Top sağ direğe çarparak ağlarla buluştu ve Medipol Başakşehir 1-0 öne geçti. 37. dakikada Edin Visca, sağdan topu cezasahasına getirip ortaya çıkardı. Altıpas ön çizgisi üzerinden Mehmet Batdal dokunamayınca konuk ekip mutlak golden oldu. Arka direkte Emre Belözoğlu'nun tekrar cezasahasına gönderdiği topa Edin Visca sert vurdu. Top, Atınç'tan döndü. 40. dakikada Medipol Başakşehir'de Emre Belözoğlu sakatlanınca, kenara alındı ve yerine Attamah girdi. Emre Belözoğlu'nun çıkışının ardından Başakşehir, oyunu soğuturken, ilk yarı 1-0 konuk ekibin üstünlüğüyle sona erdi. Maçın ilginç istatistiklerinden biri de Beşiktaş'ın ilk yarıda rakip kaleye isabetli şut atamamasıydı. Siyah-Beyazlılar, Gençlerbirliği ve Benfica maçlarının ardından 17. resmi maçta 3. kez rakip kaleye isabetli şut çekemedi. İKİNCİ YARIDAN DAKİKALAR Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, 2. yarıya Gökhan İnler'in yerine Tolgay Arslan'la başladı. 50. dakikada Tolgay, cezayayı üzerinden içeri daldı. Şutunu çekti; ancak top defanstan döndü ve top kornere gitti. GOL: 51. dakikada Beşiktaş'ın golü geldi. Quaresma'nın sol köşe bayrağı dibinden kullandığı korner vuruşuna demarke durumdaki Marcelo ön direkte kafayı vurdu. Kaleci Volkan Babacan'ın bakakaldığı pozisyonda top ağlarla buluştu. Quaresma, bu sezon Süper Lig'de 4. asistini yaparken, Marcelo, da 2. golünü attı. Golden sonra Beşiktaş oyuna iyice ağırlığını koymasına karşın, rakip kaleye 70. dakikada tehlikeli geldi. Cezayayı yakınında kazanılan serbest vuruşu Quaresma kullandı. Portekizlinin harika vuruşunda, sol direğin yanından ağlara doğru giden topu aynı güzellikte kaleci Volkan Babacan çıkardı. 81. dakikada Medipol Başakşehir, Mossoro ve Visca ile mutlak golden oldu. Mossoro, çalımlarla cezasahasına girdi. Fabri'yi çalımlamak isterken, İspanyol kalecinin dokunarak cezasahası sol içine gönderdiği topu Visca önünde buldu. Boşnak oyuncunun boş kaleye aşırtma vuruş denemesinde top üstten auta gitti. 88. dakikada Mahmut, Mossoro'nun pasında topla cezasahasına girdi. Aşırtma bir vuruşla topu kaleci Fabri'nin üzerinden ağlarla buluşturdu. Daha önce hakem Cüneyt Çakır, faulü tespit etti. Kalan dakikalarda başka gol olmadı ve maç 1-1 sona erdi. | 26.11.2016 - 20:58 | Ntvspor | ['Futbol', 'Spor', 'Beşiktaş'] | Arena'da puanlar paylaşıldı | Spor | https://www.ntv.com.tr/spor/arenada-puanlar-paylasildi,AnvFEmOsvUKLzitPdQtbcw |
İspanyol spor gazeteleri, Roberto Carlos'un futbolcu olarak kariyerinin 11 yılında (1996-2007) formasını giydiği Real Madrid'e döndüğünü duyurdu. | null | Marca ve Sport gazeteleri 42 yaşındaki Roberto Carlos'un Real Madrid'in altyapısında teknik sorumlu olarak görev yapacağını yazdı. Altyapıda genç futbolcularla ilgilenecek, teknik konulara yardımcı olacak Roberto Carlos'un Real Madrid'in A takımıyla hiçbir bağlantısının olmayacağı bildirildi. Sport gazetesi, Carlos'un çok istemesine rağmen Real Madrid Teknik Direktörü Zinedine Zidane'ın olumsuz görüş belirtmesinden dolayı A takımdan uzakta kalacağını iddia etti. Haberlerde Roberto Carlos'un Real Madrid Kulübünün "Asya'daki büyükelçisi" olarak da çalışacağı belirtildi. Ayrıca Real Madrid Kulübü Başkanı Florentino Perez'in Roberto Carlos'a spor direktörlüğü teklifini de götürdüğü ancak Brezilyalı futbol adamının bunu kabul etmediği ileri sürüldü. Real Madrid Kulübünün efsane futbolcuları arasında yer alan Roberto Carlos, İspanyol kulübünde oynadığı dönemde 4 lig şampiyonluğu, 3 Şampiyonlar Ligi, 3 İspanya Süper Kupası, 1 Avrupa Süper Kupası ve 2 Kıtalararası Kupa kazanmıştı. Bu arada İspanya Futbol Federasyonunun teknik direktörlük kursuna gidecek Roberto Carlos'un, İspanyol ligi takımlarında teknik direktörlük yapabilmek için UEFA Pro Lisansı alacağı da kaydedildi. Futbolculuk döneminde 2007-2009 yıllarında Fenerbahçe'de forma giyen Roberto Carlos, daha sonra teknik direktör olarak Sivasspor (2013-2014) ve Akhisar Belediyespor'da (2015) görev yapmıştı. | 21.01.2016 - 22:17 | null | ['Futbol', 'Spor'] | Rüyası gerçekleşti! | Spor | https://www.ntv.com.tr/spor/ruyasi-gerceklesti,o3eLOQo7Mk68-EUf4A-jUg |
Başbakan Yardımcısı Arınç, CHP'ye seslendi: 'Her şeye rağmen anayasa taslağını iptal ettireceğiz' diyorlarsa 'halktan korkuyorlar' derim. Bugünkü Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bir başkası olsaydı, CHP hakkında dava açardı. | null | Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, NTV Ankara Temsilcisi Murat Akgün'ün gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Anayasa değişiklik paketine yönelen eleştirileri yanıtlayan Arınç, siyasi partiler hakkında kapatma davası açılmasıyla ilgili şunları söyledi: ''Bize siyasi içerikli karşı çıkmalar bizi endişeye düşürmez ama bu kurumları yıpratır. Yüksek yargıdan bir tek şey rica ediyorum. Biz şimdi Cumhuriyet Başsavcısının gelişigüzel dava açmasının önüne geçmek istiyoruz. Bu, demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru saydığımız siyasi partiler için gerekli. Başsavcı akşamdan sabaha bir parti hakkında dava açabilir. Açmalı mı? Hayır, açmamalı. Bir filtreye, süzgece ihtiyaç var. İkincisi Anayasa Mahkemesinin, kendi bünyesinde de parti kapatma davalarına kendi bakış açısıyla bakması lazım. Cumhuriyet Başsavcısı başka bir kişi olsa CHP hakkında da kapatma davası açabilirdi. Grup toplantılarında genel başkan kürsüyü Silivri'deki mahkeme salonuna döndürüyor. Avukatlık cübbesini giyiyor, sanıkları savunuyor, hakimlere, savcılara eleştirilerde bulunuyor. Bir genel başkan, 50 kere tezgahtan geçmiş ve imzanın filan kişiye ait olduğu bizzat kendi kurumu tarafından kabul edildiği yerde, 'hayır, parmak izi lazım, filan makineden geçirilmesi lazım' diyor. Hukuk devleti ilkeleri nerede kaldı, Silivri sanıklarını savunmak bir genel başkana düşer mi? Başsavcı, 'sen yargıya müdahale ediyorsun, adli görevini yapan insanları suçluyorsun ve bu eylemlerinden vazgeçmiyorsun. Sen hukuk devleti prensiplerine aykırı eylemlerin odağı oldun ey CHP' dese... Ben bugünden ikaz ediyorum. CHP hakkında en azından 10 dava açılır, en azından biri Anayasa Mahkemesi'nde karara bağlanır. Hem kendi eylemlerine dikkat etsinler, hem bizim yaptığımız düzenlemeye memnun olsunlar.'' CHP lideri Deniz Baykal'ın, anayasa değişikliği taslağına ilişkin ''bu pakete AK Parti'nin korkuları yön veriyor. İktidardan düştükleri zaman Yüce Divan'a gitmemek için Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yapısını değiştirmeyi hedefliyorlar'' şeklindeki sözleri hatırlatılarak, değerlendirmesinin sorulması üzerine Arınç, bu düşüncenin fevkalade yanlış olduğunu söyledi. AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana anayasada bazı konularda değişiklikler yapılmasının gereğine inandıklarını ve bu yönde bazı düzenlemeler yapıldığını ifade eden Arınç, 2007 seçimlerine gidilirken de anayasanın yeni baştan ele alınarak, sivil ve demokrat yeni bir anayasa yapılması konusunda çalışma yürüttüklerini anlattı. Bu niyet, azim ve kararlılıklarının değişmediğini belirten Arınç, ''Dolayısıyla yeni bir çalışmayı bugün ortaya koymuş değiliz. Geçmişten bu yana elimizde olan ama revize ettiğimiz, zaman zaman değişiklikler yaptığımız bir anayasa değişikliğini bugün taslak olarak sunuyoruz ve inanıyorum ki Pazartesi'den sonra da artık teklif haline gelebilecek ve milletvekillerimizin imzasıyla Meclis Başkanlığına verilecek. Sayın Baykal'ın sözleri bu anlamda dayanaksız kalıyor. Çünkü biz bugün, dün üç gün önce, beş gün önce böyle bir çalışma yapmış değiliz'' diye konuştu. ''Kapatılma ihtimaline karşı anayasayı değiştiriyorlar'' iddiasının da yanlış olduğunu kaydeden Arınç, bütün demokratik ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de artık partilerin kapatılmaması gerektiğini, AK Parti'nin her zaman bu görüşte olduğunu belirtti. Arınç, CHP lideri Baykal'ın parti kapatma konusunda şartlı refleksle hareket ettiğini ifade ederek, ''Yani 'bir parti kapatılacaksa bu AK Parti olmalı, Sayın Başsavcı ne güne duruyor, elini niye boş tutuyor' şeklinde bir heyecan içerisinde. Düşünsün ki kendisi de bir siyasi partidir. Ve CHP hakkında da dava açmak için onlarca sebep bulunabilir'' dedi. Arınç, AK Parti'nin siyasi parti rejimini güçlendirmeye çalıştığını bundan CHP'nin de memnun olması gerektiğini söyledi. Arınç, anayasa değişikliği taslağına ilişkin olarak ''Yargıdan gelen sert tepkilere yorumunuz nedir?'' sorusu üzerine de şunları söyledi: ''Şüphesiz oldukça sert ama oldukça da dayanaksız. Yani yüksek yargı dediğimiz zaman başta Anayasa Mahkemesi'ni, Yargıtay'ı, Danıştay'ı anlamamız gerekiyor. HSYK bir yargı kuruluşu değil, bir idari kuruluş aslında. Onlarda kendilerini zaman zaman yargı yerine koyuyorlar, zaman zaman da 'biz yargıya ilişkin bir kurul değiliz, hakimler ve savcılar konusunda bir idari kuruluz' diyorlar. Yani ne deve ne kuş meselesi gibi. Şimdi ben bunları siyasi içerikli buluyorum. Yüksek yargıdan bu tür bir siyasi parti liderinin söylemleriyle adeta örtüşen beyanlarda bulunmalarını çok yadırgıyorum. Ama Türkiye'de yargının geldiği nokta maalesef biraz da bu. Onun için elimizi çok tutarak hem yargıyı siyasallaştırmaktan kurtarmak hem de yüksek yargıyı kendi içinde kapalı devre çalışan bir kurul olmaktan çıkarmamız lazım.'' HSYK'nın işleyişine bakıldığında, karar verme noktasında bir blok halinde hareket eden beş kişinin Türkiye'de neler yaptığının özellikle son bir kaç yıl içinde çok iyi anlaşıldığını ifade eden Arınç, ''HSYK Türk halkının gündemine olumsuz bir şekilde oturdu. Bir kapalı devre çalışması var. HSYK'nın beş üyesi Yargıtay üyelerini seçiyor Yargıtay üyeleri de bu teşekküre bir başka teşekkürle mukabele ediyorlar. Böyle bir şey dünyanın hiçbir yerinde yok'' dedi. Arınç, HSYK'nın yeniden yapılandırılması ve çalışmasına ilişkin başka ülkelerdeki benzer uygulamaların incelendiğine işaret ederek, ''Hiçbirisinde beş kişinin birbirlerini 'al gülüm ver gülüm' seçtiği bir yapı mümkün değil. Tabanı genişletmemiz lazım. Ve bu taban daha çok özellikle hakim ve savcıların idari yargıyla birlikte kendileri hakkında karar almada tek yetkili olan kurulda söz sahibi olmaları lazım'' diye konuştu. ''Yeni düzenlemelerden gocunmanın, bunları devletin temeli batacak, rejim çökecek gibi abartılı sözlerle değerlendirmenin, yalnızca bu sözlerin sahiplerini yıpratacağını'' kaydeden Arınç, yasama, yürütme ve yargının kendi görev alanları içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Arınç, şöyle devam etti: ''Yargıtay'la ilgili bir kanun çıkaracak diyelim. Neresi çıkaracak bunu? Yasama yetkisini Meclis kullanıyor. Ama anlatılanlara bakılırsa, 'biz size bir şeyler yazacağız, siz de ona göre bir kanun çıkaracaksınız. Çünkü buna da kendimiz karar vereceğiz' diyorlar. Ben senin yargına karışmıyorum, bırak da yasama bu konudaki düzenlemeleri yapsın. Yani biz teklifimizi 184'le getireceğiz, 330'la 367 ile çıkarsa senin bir şey söylemeye hakkın var mı? Nitekim Sayın Hasan Gerçeker, 'biz itirazlarımızı yaparız ama Meclis de görevini yapar sonra da çıkana biz uymak zorundayız' demişti. Şimdi bu sözünü bir kenara koyacağız, Sayın Gerçeker'in ondan sonra tehdit ifade eden sözleri ve bunlara benzer konuşmalar yapan diğer yüksek yargı başkanlarına bakacağız. Yasama görevini yapacaktır, sen de ona müdahale etmeyeceksin. Biz nasıl istersek öyle olacak mantığını demokratik bulmuyorum'' Arınç, ''Siz 'yüksek yargıdan gelen açıklamaları not ediyoruz' dediniz. Neyi not ediyoruz dediniz?'' sorusunu yanıtlarken de ''Bugünkü konuşmaları tabii. Biz bunları değerlendireceğiz bir noktada. Biz yargıyla karşı karşıya gelip de birbirimize bu şekilde hitap edecek değiliz. Konuşmalarımızda da her eleştiriye, her öneriye, her teklife sıcak baktığımızı... Nihayetinde biz bir taslak götürüyoruz ve herkesten de katkı bekliyoruz. Bu konuşma meyanında söyledim. Dikkatle not ediyoruz sözü biraz da ironik anlaşılmalı'' şeklinde konuştu. Anayasa değişiklik taslağı görüşmeleri kapsamında yargıyla bir temas olmayacağını açıkladığı hatırlatılarak, ''Daha önce mi oldu, yoksa gereksiz mi görüyorsunuz ?'' sorusuna karşılık olarak da Arınç, kendisinin ziyaret programında yüksek yargının bulunmadığını söyledi. Arınç, yüksek yargının eleştirilerini çok uzun zamandır yaptığını, bu nedenle de ''bizim önümüze teklif gelmedi'' demelerinin kendilerini inkar anlamına geldiğini ifade ederek, ''O zaman niye konuşuyorsunuz? Bilmeden mi konuşuyorsunuz? Kapağını açmadan mı konuşuyorsunuz? Peşin hükümle mi konuşuyorsunuz?'' dedi. Yüksek yargıyla Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in bu konuları konuşmuş olacağını tahmin ettiğini söyleyen Arınç, bir siyasi parti heyeti olarak yapılacak ziyaretin yanlış anlaşılabileceğini de söyledi. Arınç, anayasa değişiklik taslağına CHP ve MHP'den katkının gelmeyeceğinin görüldüğü, ancak BDP'de ''müzakereye açık bir havanın hakim olduğu'' ifade edilerek, böyle bir müzakere başlatılmasının söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine de taslağa ayrıntılı olarak incelenmeden karşı çıkmanın yanlış olduğunu söyledi. ''Liderlerinin ağzıyla konuşan bazı grup başkanvekili ve parti temsilcilerinin aynı sözleri tekrarlamalarının o partilerin bütününü temsil etmediğini'' ifade eden Arınç, milletvekillerinin partinin baskısı olmadan vicdanı kanaatleriyle oy kullanmaları halinde bu partilerden yüzde 25 oranında destek gelebileceğini savundu. Kamuoyu yoklamalarının. referanduma gidilmesi halinde CHP'nin seçmeninin yüzde 40'ından MHP seçmeninin ise yüzde 50'sinden fazlasının anayasa değişikliğine ''evet'' oyu kullanacağını gösterdiğini belirten Arınç, ''Elimizde 10'lara yakın anket var. Hepsinde de bugün halk tabanında bu tekliflere sıcak bakan müthiş bir potansiyel olduğunu gösteriyor'' dedi. Arınç, ''Siyasetçiye ilkeli olmak yakışır. 'Hayır' diyeceklerse çıksınlar Anadolu'ya 'hayır' deyin desinler. Göreceklerdir ki sözlerine hiç itibar edilmeyecek'' dedi. Arınç, ''Meclis'teki oylama sırasında kendi partinizden fire bekliyor musunuz?'' sorusuna da ''Birkaç kişinin farklı oy kullanması mutlaka mümkündür. Ama ben AK Parti'nin kendi tekliflerine milletvekilleri olarak 'hayır' diyeceğini prensip olarak kabul edemem. Ama kabine girince de kimin nasıl oy kullanacağını da bilmediğim için mümkündür diyebilirim. Gizli oylamadır, her partinin milletvekillerinden farklı oy kullanan olabilir'' karşılığını verdi. Arınç, CHP'nin, kabul edilmesi halinde Anayasa değişikliği paketinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine gitme olasılığını değerlendirirken, ''Buna şaşmam çünkü Amentü gibi CHP Meclisten ne çıkarsa çıksın AK Parti'nin 'ak' dediğine mutlaka 'kara' demeyi kendisine düstur edinmiştir'' dedi. Bu konuda iki şeyden korktuğunu dile getiren Arınç, şöyle konuştu: ''Yüksek yargıyla bir pazarlığı var ya da önceden bir haberleşmesi var da bunu çok büyük bir güvenle mi söylüyorlar, 'Bak biz bunu Anayasa Mahkemesi'nde iptal ettiririz. Zaten onların da niyeti böyle' anlamındaysa bu yüksek yargıya yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. İkinci olarak, 'Biz bunu her şeye rağmen sonuna kadar takip edip iptal ettireceğiz. Yeter ki halka gitmesin' diyorlarsa o zaman halktan korkuyorlar demektir ve gerçekten korkuyorlar. CHP ve MHP'nin genel başkanlarına sorun, açıktan söylemeseler de 'referandumda halk buna evet diyecektir' cevabını verirler. Halkın evet diyeceği referandumu mutlaka iptal ettirip veya yürütmeyi durdurmayla, 367'nin Anayasa Mahkemesi'ndeki serencamına herhalde güveniyorlar, o zaman halk bunların cezasını veya bunlara tepkisini uzak olmayan bir zamanda gösterir.'' Bülent Arınç, referanduma gidilmesi ve ''hayır'' sonucu çıkması halinde seçimin kesinlikle zamanında yapılacağını, seçime de 15 ay kadar uzak olmayan bir zaman kaldığını vurguladı. Toplum hayatında 15 ayın bazen çok kısa bazen de uzun bir süre olabileceğini ifade eden Arınç, ''Bundan sonraki gelişmeler, seçime ulaşacağımız zamanda halkın tepkisini daha da büyütecek, katmerleştirecek bir planda cereyan edebilir. Dolayısıyla ben halk oylamasına gitmeden Mecliste kabul edilmesi açısından Meclisteki muhalefet partileri açısından çok daha şık olacağını düşünüyorum ama desteklemeyip referanduma gitme konusunda halkın vereceği 'evet' oyları, onlara 'hayır' oyu olarak dönecektir.'' Anketlere göre, Meclisteki muhalefet partilerinin milletvekillerinden erken seçim isteyenlerin oranının üçte bir bile olmadığını ifade eden Arınç, birkaç ay önce ''cılız'' seslerle dile getirilen erken seçim talebinin muhalefet tarafından bugün seslendirilmediğini söyledi. Arıç, erken seçimin siyasi ve sosyal talep olarak ortaya çıkması gerektiğini belirterek, bugün hükümetin Türkiye'yi yönettiğini ve kurumların çalıştığını kaydetti. Bülent Arınç, ülkeyi erken seçime iktidarın götürebileceğini ifade ederek, ''Bugün muhalefeti toplasanız iktidarın yarısı etmiyor parlamentoda. Kim erken seçime karar verecek? Cılız seslerin bugün çıkmamasının tek nedeni erken seçimin hiçbir zemini olmadığını gösteriyor'' diye konuştu. Arınç, Anayasa değişikliği paketinin Meclis gündeminde normal seyrini izlemesi halinde referandumun Haziran ayının ortasında olabileceğini ancak tarihi Yüksek Seçim Kurulunun dikkate alacağını söyledi. Başbakan Yardımcısı Arınç, BDP'nin seçim barajının düşürülmesi taleplerinin bir kısmını haklı bulduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: ''Dün konuşulanlar bize resmi olarak iletilmedi. Haklı talepler bugün değerlendirilir, bundan sonra da değerlendirilebilir. Buna karar vereceğiz. Taleplerinin bir kısmı haklı. En azından BDP, 'şunlar olsa daha iyi olur' deme noktasında. CHP ve MHP niçin bu tavrı göstermiyor? Onlardan da 'şurası eksik, aslında şöyle olmalı' diye teklif gelmesini insan arzu etmez mi? BDP onların yapmadığını yapıyor. Temsilde adalet, en azından yönetimde istikrar kadar önemlidir. Baraj temsilde adaleti engelliyorsa, barajı düşürmekten öte başka sebeplerle de geçiştirilebilir. Mesela bu, 450 artı 100 milletvekili sistemiydi. Onu BDP'nin önüne koysak, sanıyorum onu da kabul etmeyecek. Oysa bugünkü sistemde bağımsız olarak seçime girip grup kuracak kadar milletvekili çıkarmaları mümkün. Barajı yüzde 5 yaparsanız BDP'nin daha fazla milletvekili çıkarma imkanı olabilir. Bunların hepsi ölçülüp tartışılacak şeylerdir. Parçalı siyaset Türkiye için çok faydalı değil. Yönetime istikrar getirecek ama temsilde adaletsizliği kaldıracak çalışma yapmalıyız. Meclis Başkanı'yken çalışma yaptım, taraftar bulamadım. Sayın Başbakan da 450 artı 100'ü 5 senedir konuşuyor. Kimse 'evet' demedi. Bu aşamada biz baraja dokunmayalım. Hazır AİHM de baraj konusunda 'yerindedir' diye karar verdi. O ne derse desin, temsilde adalet konusunda Türk siyaseti açısından doğrusunu yapmamız gerekir. İyi bir formülasyonla bu Anayasa değişikliğinden sonra ele alabiliriz.'' Anayasa değişikliği paketinin parça parça oylanması düşüncesini ''iler tutar tarafı yok'' diye değerlendiren Arınç, bugüne kadar bütün Anayasa değişikliklerinin daha önce hep madde madde oylandığını, sonra da tümünün oylandığını anlattı ve kendilerinin de bu uygulamayı devam ettireceklerini belirtti. Arınç, 3 Ekim 2002'de DSP, MHP ve ANAP koalisyonunun 30 maddeden fazla Anayasa değişikliği yaptığını anımsatarak, paket içinde yer alan idam cezasının kaldırılmasına ilişkin maddenin ayrı oylanmasını, buna belli sebeplerden karşı çıkan MHP'nin dahi istemediğine dikkati çekti. Paket içinde doğru ya da yanlış bulunan, beğenilen ya da beğenilmeyen düzenlemeler olabileceğini ifade eden Arınç, ''Ama biz sizin keyfinize göre bir Anayasa değişikliği yapacak değiliz. İyilerin güzellerin hatırına bu da yanlıştır, zamansızdır diyebileceğiniz maddeler olabilir. Siyaset böyle bir şey. Vereceksin veya vermeyeceksin. Referanduma gittiğinde senin yerine millet buna karar verecek'' dedi. Arınç, Türkiye'deki kaçak Ermenilerin çocuklarının da azınlık okullarında eğitim görmesiyle ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine, konunun iki hafta önce İstanbul'da ruhani liderler ve cemaat vakıflarının temsilcileriyle yaptığı toplantıda gündeme geldiğini söyledi. Azınlık okullarında, Türkiye'de Türk soyundan gelenlerin çocuklarının okuyabildiğini, aynı ırktan olmalarına rağmen Türkiye'ye bir şekilde gelenlerin çocuklarının bu okullara gidemediğini anlatan Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da konuya insanı açıdan baktığını ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya bu konuda çalışma yapılması talimatı verdiğini vurguladı. Arınç, yasalarda kaçaklara karşı müeyyide olmasına rağmen Türkiye'nin, Ermenistan'dan Türkiye'ye çalışmak için gelenlere kucak açtığını, fiske bile vurmadığını, yüzünü ekşiterek bakmadığını ifade etti. Bülent Arınç, ''Türkiye'de bir şekilde bulunan, seyahat amacıyla gelen, iş için gelen insanların çocukları bu okullarda okumak istiyorsa bence okuyabilmeli. Başbakan'ın da buna sıcak baktığını düşünüyorum. Yasal düzenlemenin yapılması lazım'' diye konuştu. CHP Genel Başkanı Baykal'ın ''AK Parti ile koalisyon yapmayacağını ama Saadet Partisi ile yapabileceği'' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de Arınç, şöyle konuştu: ''CHP, önüne konulan ısmarlama anketlere güvenerek kendisini çok yükseklerde görmesin. Ben onlarca anketi eleğinden geçiren bir insan olarak söylüyorum, şu an AK Parti ile CHP arasında en azından bir misli fark var. İki üç puan falan yok. CHP yüzde 20'leri muhafaza edebilirse, o da kendi parti çalışmalarına bağlı, ana muhalefet görevini belki sürdürebilir. Koalisyon ortağı olarak birilerini düşünmeye başlamışsa Saadet Partisini kendisine ortak seçmesi takdir edilecek davranış. Çünkü 1973'te seçim sonuçlarında hiçbir parti hükümet kuramayınca CHP ile MSP koalisyon kurmuştu ve Sayın Baykal da o hükümetin bakanıydı. Yani o günkü hükümet tadını ve lezzetini hala unutmamışa benziyor. Hayırlı olsun ama iki ortak da yetmeyebilir. Başka bir ortağı daha düşünse iyi olur. Bir siyasetçi için 'koalisyon kuracağım ve ortaklarından biri filanca olacak' demek bir düş değil, zafiyet düşüncesidir. Baykal'ın bu tavrını sırf AK Parti'ye husumet açısından Saadet'i tercih ediyor diye anlıyorum.'' | 25.03.2010 - 11:40 | null | [] | Savcı farklı olsa CHP'ye kapatma davası açılır | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/savci-farkli-olsa-chpye-kapatma-davasi-acilir,L5E4g0uGf02jETHQPGwXhw |
İşte Cem Yılmaz'ın yeni filmi Pek Yakında'dan ilk izlenimler... | null | Ozan Güven, Özkan Uğur, Zafer Algöz, Tülin Özen, Çağlar Çorumlu, Cengiz Bozkurt, Hale Sürel ve Ata Berk Mutlu’nun başrollerini paylaştığı ‘Pek Yakında’, korsan film işi yapan ‘Zafer’in eşinin kendisini boşamaması için illegal işleri bırakarak legal işler yapmak istemesiyle başından geçenleri hikâye ediniyor. Filmi izleyen yaklaşık 100 gazeteci zaman zaman kahkahalara boğulurken zaman zaman hüzünden dolayı boğazları düğümlendi. Filmin sonunda ise Cem Yılmaz’ın gazetecilerde bıraktığı izlenim ‘Cem, yönetmenlikte de oldukça başarılı’ şeklinde oldu. Görünen o ki izleyici için de Yılmaz için de ‘Pek Yakında’, özel bir yere sahip olacak. Yeşilçam filmlerine bir saygı duruşu niteliği de taşıyan ‘Pek Yakında’da Yılmaz, okullu oyunculara gönderme de yaptı. Okullu oyuncuların kaprisli ve şımarık olduğunun altı çizilirken gönderme yapılan bir diğer önemli konu yıldız oyuncular oldu. Ozan Güven’in canlandırdığı ‘Boğaç Boray’ karakteri üzerinden “Bugün yıldız bir oyuncu olabilirsin. Yarın ne olacağı belli olmaz” mesajı verildi. ‘Boğaç Boray’ karakteri gerek ismi gerekse görüntüsü üzerinden ‘Kıvanç Tatlıtuğ’a benzetildi. Cem Yılmaz, New Jersey, New York, Wasington DC, Boston ve Miami’deki ‘Standartcy’ adlı stand up gösterisi için perşembe günü Amerika’ya gidecek. Yılmaz’ın 4-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleştireceği Amerika turnesine Türkiye’den ünlü isimler akın edecek. ‘Standartcy’yi Türkiye’den önce Amerika’da izlemek isteyen ünlü isimlerden biri de Rahmi Koç olacak. Koç, ‘Standartcy’i 12 Ekim’de Miami Jackie Glearson Theatre’da izleyecek. Cem Yılmaz’ın ‘Standartcy’sini Amerika’da izlemek için Terim Ailesi, Kalkavan Ailesi, Prof. Dr. Mehmet Öz ve Funda Barın da gösteriye bilet aldı. ■ Şahane bir Yeşilçam güzellemesi Cem Yılmaz’ın en iyi filmi. Ayrıca klasik ve modern Yeşilçam filmleri ile klişeleri üzerine çekilmiş en güzel yerli filmlerden biri. Tek kusuru sadece popüler Türk sinemasını bilenlere hitap etmesi. Yabancıların esprilerden bir şey anlaması pek mümkün değil. Ama eminim filmdeki sinema aşkını herkes hisseder. Türk filmlerinin çocukluğumuzdan beri çok iyi bildiğimiz duygusallığı ile Cem Yılmaz’ın modern mizah anlayışının birleştiği şahane bir Yeşilçam güzellemesi olmuş. Son aylarda yerli yabancı hiçbir filmde bu kadar çok gülüp eğlenmemiştim. ■ Daha kaliteli bir komedi Cem Yılmaz sineması ikiye ayrılıyor. Birincisi G.O.R.A, A.R.OG gibi absürt komedi filmlerinden oluşan bir sinema. İkincisi ise ‘Hokkabaz’ gibi trajikomik filmler. Belki bu filmlerle Yeşilçam’a daha bağlı hale geliyor. Bence bu haliyle daha kaliteli komedi yapıyor. ■ Kendi adıma hiç gülemedim Ben kendi adıma hiç gülemedim. Duygulanmaya çalıştıysam da onu da beceremedim. İki arada bir derede kaldım. Bence başarısız bir film olmuş. ■ Herkesi etkileyecek bir film Çok beğendim ve başarılı buldum. Unutulmaya yüz tutmuş duygular geri getirilmeye çalışılmış. Bugünün bakış acısıyla geçmişe keyifli bir yolculuk yapılmış. ‘Pek Yakında’ herkesi etkileyecek bir film. Yılmaz, zekasını konuşturmuş. Filmin herkese hitap edeceğini özellikle söylemeliyim. ‘Pek Yakında’ genel çizgileri itibariyle Yeşilçam’a bir sevgi, saygı ve da vefa duruşu... Cem Yılmaz’ın bu son adımı her ne kadar giriş bölümü vesilesiyle ilk aşamada ‘Eşkıya’ya selam gönderse de galiba en güçlü akrabalığını bir başka Yavuz Turgul yapıtı olan ‘Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni’yle kuruyor. Göndermeler, detaylar, ince ara pasları derken etkileyici bir güzelleme olmuş. Öykünün şimdiki zamanla bağı da gayet zekice. Keza kadro da hikâyeyi ete kemiğe büründürmede başarılı. Belki şöyle bir uyarıda bulunmak gerekiyor: Cem Yılmaz külliyatı açısından ‘Pek Yakında’, ‘Hokkabaz’a yakın duruyor; bu yüzden adım başı espri bekleyenler için doğru adres bu film değil... Evet, sıkı espriler var ama hüzün de öykünün ana tonlarından... Cem Yılmaz’la o görkemli seyircisi arasına girmek istemem ama ben ne eğlenebildim, ne gülebildim ne duygulanabildim, iki arada bir derede kaldım. Benim açımdan bir hayal kırıklığı. Pek Yakında, Yeşilçam’a ve korsan sektörüne dair hoş iğnelemelerle dolu, boş atış yapmayan ve kaliteli bir Cem Yılmaz komedisi olmuş. Yılmaz, her komedyenin denk getirdigi zaman devreye soktuğu ‘sektöre içeriden bakış atma’ hakkını bu samimi yapıtla kullanmış. Iyi ki de yapmış. Şahikalar’ı da bekliyoruz! Cem Yılmaz, bir kez daha epeyce ‘çaba harcandığı’ açık bir filmle karşımızda, ki sinemamızın son dönemlerinde ‘kısa yol’ taktiklerinin revaçta olduğu düşünüldüğünde bunun değeri daha da öne çıkıyor. Öte yandan, 130 dakikalık ‘Pek Yakında’nın bir buçuk saatlik diliminin tatmin edici olduğunu, Cem Yılmaz’ın popüler kültüre hakimiyetinin olanca şakacılığıyla kendini gösterdiğini söyleyebiliriz. Ancak, filmin son yarım saatlik bölümünde temponun düştüğünü, hikâyenin genleştiğini ve iç ritmin kaybolduğunu kabul etmek gerek. Buna karşın, Yavuz Turgul’un ‘Eşkıya’sına saygıda kusur etmeden enfes parodi hamlelerinde bulunan Cem Yılmaz’ın Türkiye sinemasının komedi janrına nefes aldırdığı da bir gerçek. Önceki çalışması ‘Yahşi Batı’yı fersah fersah aştığınıysa söylemeye bile gerek yok! Cem Yılmaz’ın sinema sevgisini doruğa çıkardığı bir film olmuş. Önceki filmlerinde de özellikle Yeşilçam’a saygı duruşunda bulunduğu anlar vardı. Ama ‘Pek Yakında’ bütünüyle o döneme adanmış gibi. Öte yandan, filmin dramatik yapı ile komedi arasındaki geçişlerde sıkıntılar yaşadığını, bu nedenle de zaman zaman temposunun düştüğünü söylemeliyiz. ’Pek Yakında’, sanki biraz daha kısa olsaymış bu sorunu da aşabilirmiş. Başta Tülin Özen olmak üzere Cem Yılmaz’a eşlik eden filmin bütün oyuncularının yerli yerinde olduğunu ekleyelim. Bir de ürün yerleştirmenin espriyle birlikte araya sıkıştırılması, işi daha şirin yapmıyor! Yine de her yerinden sinema aşkı fışkıran bu filmi görmeden geçmemek lazım. Cem Yılmaz düzgün ticari filmle kişisel bir projeyi gerçekleştiriyor ve iyi bir sonuç alıyor. Sinema ve Yeşilçam sevgisinin ön planda olduğu bir yapım. Cem Yılmaz, nihayet ‘A.R.O.G’ ve ‘Yahşi Batı’ gibi ‘daha çok seyirci’ odaklı komedilerden ‘Her Şey Çok Güzel Olacak’ ve ‘Hokkabaz’ sularına geri dönüş yaptı... Aslında yapmak istediği sinemanın hep oralarda bir yerde olduğunu biliyor gibiyiz. Çünkü yazınsal anlamda bu filmlere daha fazla uğraştığı çok belli. Nitekim ‘Pek Yakında’nın senaryosunda da çok ince esprilere, Türk sinemasının pek çok filmine ve dönemine zekice göndermelere yer vermiş. Biraz yüzeyde ve klişe kalan karakterlerine rağmen eğlenceli bir olay örgüsüyle ilerleyen film olanca ünlü misafir oyuncularına, birbirinden lezzetli sinemasal esprilerine rağmen uzadıkça tökezliyor aslında. Zira nereye ve nerelerden giderek varacağı açıkça belli olan bir hikayenin 130 dakika sürmesi bizim gişe filmlerimizin aslında neredeyse ortak kusurlarından biri oldu... Bir de sanırım ‘ürün yerleştirme’yi keşfettiklerinden beri bir dozaj kaçırma hali var bu filmlerde. Cem Yılmaz, filminde elinden geldiğince bunu oksimoron esprilerle kamufle etmeye çalışsa da sonuçta o ürünler sahnelerde parlatıldıkça izleyiciyi hikayeden koparıyor. Daha önce senaryosunu benim yazdığım bir filmde de benzer bir uygulama yapılmış, ben dahil bir çok eleştirmen ve seyirci rahatsız olmuştu. Dozajın kaçırılması filmin ruhunu zedeliyor bazen. Cem Yılmaz, yeni filminde Yeşilçam’ın nahifliğine saygılarını sunmuş. Karakter yaratma ve öykü akışında, atmosferde bir problem yok. Dramatik yapıda ise bir denge sorunu göze çarpıyor. Dram ve komedi birbiriyle iyi geçinmemiş. Hissiyatta notr kalıyorsunuz koltukta. Cem Yılmaz’ın sinema sevgisi de hissediliyor. Birçok yetkin Hollywood örneğine göndermeler var. Polis otosundaki ‘Atları da Vururlar’ sahnesi örneğin... Sinema emekçilerinin bir filmde de olsa süper kahramanlar olarak karşımıza çıkması güzel. Neticede, beklentileri yukarıda tutmadan, keyifle izlenecek, eli ayağı düzgün popüler bir sinema örneği. Cem Yılmaz’ın filmografisinde sinema sevgisini vurguladığı en özel film. Bugünden başlayarak Yeşilçam’a doğru adeta arkeolojik bir kazı yaparak 100. yılını kutlayan Türk sinemasına saygı duruşunda bulunuyor. 70’lerin avantür/fantastik filmleri de karşınıza çıkıyor, Ertem Eğilmez sineması da, Yavuz Turgul ve Şener Şen de, günümüzün ‘arthouse’ sineması da… Sinemamızdaki bir geleneğin varlığını gösteriyor film bize. Sinema sevgisi ve kültürü ve geleneği üzerine iyi bir harmoni oluşturan Yılmaz bunu, dokunaklı bir aile dramı ve aşk hikayesi içinde seyircinin önüne koyuyor. Hem kamera önü hem de kamera arkasındaki sinemacıların ruh halini çok güzel özetliyor film. Ama bu filmin en güzel tarafı sinemanın hayatı değiştirecek kadar güçlü olduğuna inanan Zafer karakterinin naifliği. Sinemanın sinemaya baktığı filmler listesinde her daim adı geçecek olan Pek Yakında’da Cem Yılmaz’dan Tülin Özen’e, Özkan Uğur’den Ozan Güven’e, Zafer Algöz’den Çağlar Çorumlu’ya, Cengiz Bozkurt’tan Zerrin Tekindor ve Ayşen Gruda’ya bütün oyuncu kadrosu özel bir uyumla üstün bir performans sergiliyor. ’Pek Yakında’ tıpkı saygı duruşunda bulunduğu Yeşilçam gibi hem taze hem de bayat fikirleri bir arada tutan bir film. Muhtevasında hem yaratıcılık hem de tekrarcılık var. Cem Yılmaz ise çoktandır aşina olduğumuz, halktan adam tiplemesini türlü varyasyonlarla canlandırmaya devam ediyor. Bu karaktere yeni bir şeyler katmıyor olsa da onu bir şekilde sıkıcılaştırmamayı başarıyor. ‘Pek Yakında’, büyük ihtimalle kimseyi şaşırtmayacak türden bir Cem Yılmaz filmi. Ne iyi ne de kötü anlamda... Ancak Yılmaz’ın özellikle bir yönetmen olarak kendisini geliştirmesi gerektiği az çok ortada. Zira mizahı genel olarak işler halde olan filmin dramatik tarafı özellikle yönetmen tercihleri yüzünden tökezliyor. | 01.10.2014 - 09:45 | haberturk | ['cem yılmaz', 'pek yakında', 'kerem akça', 'atilla dorsay', 'yeşilçam', 'eleştirmen', 'sinema', 'rahmi koç', 'mehmet açar', 'banu bozdemir'] | Pek Yakında'yı eleştirdiler | Kültür-Sanat | https://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/995553-pek-yakindayi-elestirdiler |
ABD teknoloji devi Google, muhafazakar siyasi görüşlere sahip beyaz erkek çalışanlarına ayrımcılık yapmakla suçlandı. | null | Eski mühendisi James Damore, siyasi görüşleri nedeniyle kovulduğu gerekçesiyle California eyaleti Santa Clara Bölge Mahkemesinde şirket aleyhine açtı. Damore, bir başka mühendisle açtığı davanın dilekçesinde, şirketin kendi liberal ideolojik gündemi dışında görüşleri savunan çalışanları dışlamayı alışkanlık haline getirdiğini, ABD Başkanı Donald Trump'ı destekleyenler de dahil tüm muhafazakar görüşteki kişilere ayrımcılık uyguladığını savundu. Damore'un avukatı eski Cumhuriyetçi Parti yetkilisi Harmeet Dhillon, müvekkiliyle düzenlediği basın toplantısında, Google ve Silikon Vadisi'ndeki diğer teknoloji şirketlerinde çalışan kişilerin, muhafazakar siyasi görüşler dile getirmeleri halinde yöneticilerinin ve çalışma arkadaşlarının baskı ve tehditleriyle karşılaştıklarını ileri sürdü. Dhillon, teknoloji şirketlerinin çalışanların çeşitliliğini artırmak üzere kadınlar ve etnik azınlıklara uyguladığı istihdam kotalarının beyaz erkek çalışanlara ayrımcılık anlamına geldiğini de iddia etti. Damore, Google'da çalışırken hazırladığı şirket içi bilgilendirme notunda, şirkette çeşitliliği artırmak üzere kadınlar ve etnik azınlık mensuplarının istihdam edilmesine yönelik programların muhafazakar siyasi görüşteki kişileri "yabancılaştırdığını" öne sürmüştü. Damore, "Google'ın İdeolojik Yankı Odası" başlıklı 10 sayfalık bilgi notunda, şirketteki üst düzey görevlerde kadınların yer almamasının sebebini "erkeklerle kadınlar arasındaki biyolojik farklılıklara" dayandırarak açıkladığı ifadeleri üzerine, "iş yerinde zararlı cinsiyet stereotiplerini savunduğu" gerekçesiyle işinden kovulmuştu. | 09.01.2018 - 13:19 | Anadolu Ajansı | ['Teknoloji', 'Dünya', 'google'] | Google'a ayrımcılık suçlaması | Teknoloji | https://www.ntv.com.tr/teknoloji/googlea-ayrimcilik-suclamasi,dSmXVyg4TEGBI2MKnR3Sug |
Disney'in, Lucasfilm şirketini satın alacağı açıklandı. 4,05 milyar dolarlık satın alma sonrası Yıldız Savaşları filminin 7'ncisinin çekilmesi ve ve filmin 2015'te gösterime girmesi bekleniyor. | null | Disney, 'Yıldız Savaşları' (Star Wars) serisinin yapımcısı Lucasfilm prodüksiyon şirketini, 4,05 milyar dolara satın alıyor. Walt Disney, Lucasfilm prodüksiyon şirketinin, başkanı ve kurucusu George Lucas'tan, nakit ve hisseyle yapılacak ödemeyle satın alınması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Disney'in ayrıca 'Yıldız Savaşları 7' filmini çekeceği, filmin 2015 yılında gösterime gireceği belirtildi. Anlaşma uyarınca, Lucasfilm, Pixar, Marvel, ESPN ve ABC dahil olmak üzere diğer markalarla Disney çatısı altında olacak. Bu çerçevede, Lucasfilm'in mevcut eşbaşkanı Kathleen Kennedy başkan olacak ve Walt Disney Stüdyoları yöneticisi Alan Horn'a rapor verecek. George Lucas da yeni 'Yıldız Savaşları' filmlerine danışmanlık yapacak. Lucas, konuya ilişkin açıklamasında, kendisi için Yıldız Savaşları'nı, yeni nesil film yapımcılarına devretmenin zamanının geldiğini söyledi. | 31.10.2012 - 02:13 | Anadolu Ajansı | [] | 'Yıldız Savaşları 7' 2015'te vizyonda | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/yildiz-savaslari-7-2015te-vizyonda,CTHCaGVAt0eiB_NyjX8Dwg |
Belçika'da konuşan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Suriyeli mülteciler konusunda Türkiye üzerine düşeni gerçekten de yapmıştır, 2 milyonu aşkın Suriyeliyi kucaklamıştır" dedi. | null | CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Brüksel'deki CHP Avrupa Birliği Temsilciliğinde, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri ve AP Yeşiller Grubu Başkanı Rebecca Harms ile görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenledi. Açıklamalarına, Kurban Bayramı'nı kutlayarak başlayan Kılıçdaroğlu, "Bayramın birinci gününde Hac'dan gelen haber gerçekten hepimizi derinden üzdü. Hayatını kaybedenlerin sayısı giderek artıyor. Bu ciddi bir kaygı yaratıyor. Bütün ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. İnşallah bu tür olaylar bir daha olmaz. Gerekli önlemlerin alınması lazım. Hacca giden bütün Müslüman dünyasının değerli evlatları umuyoruz ki bu tür acılarla bir daha karşılaşmamış olurlar" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Brüksel'de bugün yaptığı görüşmelerde ağırlıklı olarak, mülteci sorununun gündeme geldiğini belirterek, Suriye'de yaşanan iç savaşın, olağanüstü bir mülteci akışına yol açtığını bildirdi. İki milyonu aşkın Suriyeli'nin Türkiye'de olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Mülteciler başta geldiği zaman Avrupalılardan herhangi bir tepki görmedik. Sadece Türkiye'ye iki milyon Suriyeli geldi, dolayısıyla, Türkiye bunları aldı kucakladı. Teşekkür ettiler. Fakat başka bir şey söylemediler. Bu konuyu masaya yatırmadılar. Ama bugün geldiğimiz süreçte mültecilerin büyük bir kısmının bir şekliyle Avrupa'ya gelmek istediğini biliyoruz" ifadesini kullandı. Mültecilerin özellikle tekneler ve deniz araçlarıyla batıya gitmek istediklerine işaret eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Pek çok drama tanık olduk. Akdeniz'in suları bu drama tanık oldu ve sonra Avrupa uyandı. Mülteci konusunu onlarda ağırlık vermeye başladılar. Bütün ortamlarda dile getirdik. Mülteci konusunda, Suriyeli mülteciler konusunda Türkiye üzerine düşeni gerçekten de yapmıştır. 2 milyonu aşkın Suriyeliyi kucaklamıştır. Onlara ev sahipliği yapmıştır. Onların gerek kamplarda gerek Türkiye'nin değişik bölgelerinde illerinde kendi yaşamlarını sürdürmeleri için ellerinden gelen çabayı Türkiye harcamıştır. Fakat ne zamanki Avrupa'ya göç süreci başladı Avrupalılar olayı masaya yatırmaya toplantılar yapmaya başladılar." Kılıçdaroğlu, kendisine AB'nin Suriyeli sığınmacılar için 1 milyar avroluk bir yardım yapılması yönünde bir karar aldığı yönünde bilgiler geldiğini belirterek, bu rakamın yetersiz olduğunu bildirdi. 2-2,5 milyona yaklaşan Suriyeli göçmenler için daha sağlıklı daha tutarlı kararların alınması gerektiğine değinen Kılıçdaroğlu, görüştüğü yetkililere Batı'ya gelmek isteyen Suriyelilerin kabul edilmesi gerektiğini ifade ettiklerini söyledi. AB üyeleri arasında mülteciler konuda bir görüş birliğinin bulunmadığına işaret eden Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ben, toplantılarda mülteci sorununun artık bir Türkiye sorunu olmaktan çıktığını, bunun bir Avrupa sorununa dönüştüğünü, Avrupa'nın bu konuda toplantılar yapmanın ötesinde sağlıklı ve süratli karar alması ve bu konuya çözüm üretmesi gerektiğini ifade ettim. Asıl sorunun çözümünün Suriye'de yaşanan iç savaşın sonlandırılmasında yattığını, eğer bu savaşı sonlandırabilirsek, Suriyeli mültecilerin kendi ülkelerine döneceklerini, Suriye'de okul konut yapılabileceğini ve güven içinde kendi ülkelerine dönebileceklerini ifade ettik." Kılıçdaroğlu, bu konuda özellikle Rusya ve ABD'nin ikna edilmesinin önemli olduğu vurgulayarak, "AB'nin bu süreçte Suriye'deki iç savaşın sonlandırılmasında daha aktif bir rol üstelenmesi gerektiğini ifade ettik" dedi. Kılıçdaroğlu, kamuoyu anketlerinin CHP'nin oy artışına işaret ettiğini belirterek, "İlk seçim bildirgemiz, yeteri kadar, kamu oyuna arzu ettiğimiz ağırlıkta yansımamış olabilir. Ama yeni seçim bildirgemizi ayın 30'unda İstanbul'da açıklayacağız. Umuyorum daha güzel sonuçlar elde edeceğiz" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, daha sonra Brüksel'deki Birmingham Palace Salonu'nda Belçika'da yaşayan Türklerle buluştu. Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, demokrasinin bir uzlaşma rejimi olduğunu belirterek, "Siyasi partilerin bir araya gelip asgari müştereklerde uzlaşması lazım. Biz, başka ülkelerin partisi değiliz. Hepimizin ortak amacı var. Memleket daha güzel olsun, vatandaş huzur içerisinde yaşasın, yoksulluk sefalet olmasın, bölüşüm politikaları güzel olsun, herkes büyümeden, kalkınmadan nasibini alsın. Bir şekilde bizim bunu hayata geçirmemiz lazım" diye konuştu. | 24.09.2015 - 17:30 | Anadolu Ajansı | ['Siyaset', 'Türkiye'] | Kılıçdaroğlu: Türkiye üzerine düşeni yapmıştır | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/kilicdaroglu-turkiye-uzerine-duseni-yapmistir,jGxuTwjK_0CtbkzWBFjDHQ |
Alaçatı sokakları, bu yıl ilk defa düzenlenecek olan MILLFEST Uluslararası Moda ve Sanat Festivali ile renklenecek. 27-30 Temmuz tarihleri arasında Alaçatı Hacımemiş Mahallesi'nde gerçekleşecek olan sokak festivalinde moda ve sanat sokağa taşınarak Alaçatı'nın özgün mozaiği ile bütünleşiyor. Ünlü moda tasarımcıları, müzisyenler ve dansçılar 4 gün boyunca Alaçatı sokaklarında! | null | 1. MILLFEST Uluslararası Moda ve Sanat Festivali, Ege Giyim Sanayicileri Derneği tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Alaçatı Belediyesi'nin katkıları ve DOGO'nun organizatörlüğünde 27-30 Temmuz tarihleri arasında Alaçatı Hacımemiş Mahallesi'nde gerçekleşiyor. Alaçatı'yı renklendirecek festival, onlarca ünlü moda tasarımcısı, müzisyen ve dansçıyı ağırlıyor. 400 metrelik geniş bir alana yayılan festivalde TURQS, DOGO, Ümit Ünal, Ayşe Deniz Yeğin, Sedef Çalarkan, Günseli Türkay, Zeynep Erdoğan, Özlem Ahıakın, Nihan Buruk, Nejla Güvenç, Simay Bülbül, Aslı&Alev Tasarım, Hatice Gökçe, Murat Aytulun ve Erol Albayrak gibi ünlü tasarımcılar ürünlerini sergileyecek. Luxus, Jehan Barbur, Can Bonomo, kontrtenor Harun Nuri Ateş ve dünyaca ünlü devlet sanatçımız keman virtüözü Tuncay Yılmaz verdiklerle konserlerle katılımcılara müzikal bir ziyafet yaşatırken, Tan Sağtürk Akademi eğitmenleri tarafından hazırlanan dans gösterisi de festivali canlandırıyor. | 28.07.2011 - 15:52 | null | [] | Ünlü isimler Alaçatı'da buluşuyor | Yaşam | https://www.ntv.com.tr/yasam/unlu-isimler-alacatida-bulusuyor,_SyOMicUFU27xXWRzRQO7w |
Çin’de her üç kişiden biri alışveriş, ödeme ve para transferlerini, cep telefonu üzerinden mobil ödeme yöntemiyle yapıyor. | null | nda programlarından herhangi birinin karekodunun satıcı tarafından taranması veya satıcının ödeme platformundaki karekodunu alıcının mobil ödeme programı ile taraması sonucu ödeme, alışveriş ve para transferi işlemi gerçekleştiriliyor. Mobil ödeme uygulamaları ile aynı programı kullanan diğer kullanıcılara mesaj gönderir gibi para transferi yapılabiliyor. Kullanıcıların banka kartı, kredi kartı ve cüzdan taşımadan günlük parasal işlemlerini yapabilmelerini sağlayan mobil ödeme yöntemi, sadece cep telefonu ile tüm parasal işlemleri gerçekleştirebilmeyi temin ediyor. Mobil ödeme uygulaması, e-ticaret eklentisi ile internet üzerinden yatırım yapma imkanı da sunuyor. Çinli Uber olarak adlandırılan taksi kiralama firması Didi Chuxing ile de çalışan uygulamalar, kentin herhangi bir yerinden taksi çağırma ve ücretini ödeme imkanı sağlıyor. Çin'de, mobil ödeme pazarında en büyük payı 450 milyon Alipay kullanıcısı bulunan e-ticaret devi Alibaba ve yaklaşık 200 milyon kullanıcıya sahip Wechat Pay uygulamasıyla teknoloji devi Tencent firması elinde bulunduruyor. Yaklaşık 1,3 milyar nüfusa sahip Çin'de her üç kişiden biri Wechat Pay ile Alipay üzerinden kişisel alışveriş, ödeme ve para transferi işlemlerini gerçekleştiriyor. Ülkede, mobil ödemeyi tercih edenlerin yüzde 50'sini 15-30 yaş aralığındaki kullanıcılar oluşturuyor. Kullanıcıların yüzde 71'i bu programları restoranda, yüzde 49'u taksi servisi, yüzde 44'ü de alışveriş için kullanıyor. Mobil ödeme yöntemi ile alışveriş özelliklerinin etkinleştirilmesi için, kullanıcıların öncelikle banka kartı ve kimlik bilgilerini programa tanımlanması gerekiyor. Kullanıcının, ödeme yapmak için satıcı veya ödemeyi tahsil eden tarafa ait karekodu taraması veya karşı tarafın kendi kullanıcı karekodunu taraması ile para transfer işlemi gerçekleştiriliyor. Çin'de alışverişin yapıldığı hemen her yerde kullanılabilen söz konusu mobil ödeme yöntemi sayesinde internet ve mağazalarının dışında seyyar satıcılardan hatta sebze pazarından dahi nakit para veya herhangi bir banka kartına ihtiyaç duymadan alışveriş yapılabiliyor. | 26.01.2017 - 14:09 | Anadolu Ajansı | ['Teknoloji'] | Çin'de akıllı telefonlar cüzdanın yerini alıyor | Teknoloji | https://www.ntv.com.tr/teknoloji/cinde-akilli-telefonlar-cuzdanin-yerini-aliyor,qoHD3vid10qzuMX9vZSnRg |
Cuma günü iş çıkışı, Avusturya Konsolosluğu Kültür Ofisi’nin sezon açılışında Nu Park sahnede. Sizi ne bekliyor? Boğaz rüzgarı, Orta Avrupa havası, altın varaklar, mermer sütunlar, özel tasarım kostümler, 3 boyutlu görsel performans ve elektronika! | null | Tezatları severim, müziğimi yalın isterim diyenler Nu Park ile tanışmalı! Nu Park’ın kurucu üyeleri Oğuz ve Uran ilk gençlik yıllarından beri tanışan iki mahalle arkadaşı. Gençlerin grungle’la, metal’le kafa salladığı 90’lı yıllarda elektronik müziğe merak salıyorlar. Lise döneminde amatör ev koşullarında müzik yapmaya başlıyorlar. O zamanlar şimdiki gibi her merak salanın boş zamanına oyuncak edeceği teknolojik olanaklar yok, haliyle bu çabalarını bıkmadan 2000’lere taşımış olmaları takdire şayan. Bugün de, Nu Park’ın performansını izlediğinizde, yeni şeyler üretmeye yönelik bitmek bilmeyen arzularını hemen sezinliyorsunuz. İki kafadar, serde dostluk da olsa, o yıllarda henüz bir arada çalışmıyorlar. Üretim, tatlı bir rekabet içerisinde sürüp gidiyor. Yazdıkları besteler 2003’te İstanbullu elektronik müzik sevenlerin bir araya gelerek oluşturdukları Domestic Lo Fi topluluğunun “Dipol” ve “Normal” albümlerine giriyor. 2006 yılında ise artık işi resmiyete dökmeye karar veriyorlar ve Nu Park kuruluyor. Ardından 2008’de Miller Music Factory’de elektronika dalında birinci oluyor, 2009’da ise Roxy Müzik Günleri’nde Özel Ödül’ü kucaklıyorlar. Yeni arayışlar ve taze kan: Marifetli gitarist Ozan gruba katılıyor. Artık 3 kişi olan Nu Park barlarda, festivallerde sahne almaya başlıyor. Aynı yıl İtalya yollarına düşüyorlar. Torino’da Club to Club Elektronik Müzik Festivali’ne katılıyorlar. Bu festivale Türkiye’den kabul edilen tek grup olmalarının nedeni, grubun elektronik adamı/beyni Oğuz’un gerçek bir İtalyan’a benzemesi mi, yoksa müziklerindeki heyecan verici tınılar mı, buna konserlerine teşrif edecekler karar vermeli! 2011’den beri Remoov Records ile çalışıyorlar. “Promise” adlı ilk EP’lerini aynı yıl Mike Nielsen refakatinde kaydediyorlar-Mike Nielsen adına aşina olunabilir, zira kendisi Jamiroquai ve Underworld gibi gruplarla çalışmış güzide bir ses mühendisidir. Albümün rüzgarını da arkasına alan Nu Park, artık konserlerde iyice çığrından çıkıyor. Elektronik ritimlere duygusal öğeler eşlik ediyor, üzerine doğadan, kentten, yollardan devşirilen sesler serpiştiriliyor... Konserler, görsel sanatın nimetlerinin de rafine biçimde kullanıldığı disiplinlerarası bir performansa dönüşüyor. Grubun konserlerinde hep birlikte doğaçlama deryalarına dalınıyor, müzisyenlerin enstrümanları başında nasıl da bu dünyadan kopup gittiklerini gözlemlemek insanı ferahlatıyor. Tüm bunlar, ‘Nu Park Experience’ adı altında bir yolculuğa dönüşüyor. Bu üçlü, 14 Eylül Cuma günü 20:30’da, gerçek bir saray yavrusu olan Avusturya Konsolosluğu’nun bahçesinde sahne alacak. Ayrıca, bu seferlik kadroya ses sınırlarını zorlayan soprano Nilüfer Ormanlı da dahil olacak. Atmosferin büyüleyiciliği, Nu Park’ın melodileriyle birleşerek bizleri haftasonuna taşıyacak. Nu Park'ı daha önce dinlememiş olanlar fikir edinmek için hesabını ziyaret edebilir. | 13.09.2012 - 12:17 | null | [] | Elektronik tınılara hassas dokunuşlar | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/elektronik-tinilara-hassas-dokunuslar,GvaQtPyzsEq3wPtusCqU1Q |
Ermenek ilçesindeki kömür ocağında mahsur kalan 18 işçiden Tezcan Gökçe'nin anne ve babası, oğullarına sağ salim kavuşacaklarına dair umutlu bekleyişlerini sürdürüyor | null | Kömür ocağında yaşanan kazanın ardından Tezcan Gökçe'den iyi bir haber gelmesini bekleyen 75 yaşındaki babası Recep ile annesi Ayşe Gökçe, büyük endişeyle gelişmeleri takip ediyor. Ayşe Gökçe, yaptığı açıklamada, ellerinden hiçbir şey gelmemesinin üzüntüsü içerisinde olduklarını söyledi. Olayı duyunca ne yapacaklarını bilemediğini dile getiren Gökce, o günden sonra sürekli ağladığını ifade etti. "Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı? Geceleri uyuyamıyorum. 'Ocağa gitme artık' diye kaç defa söylememe rağmen beni dinlemedi" diyen Gökçe, geceleri kendileri için sabah olmadığını vurguladı. Baba Gökçe ise torunlarına babalarının ocakta olduğunu ve geleceğini söylediklerini anlattı. Böyle bir olayın başlarına geleceğini hiç düşünmediklerini belirten Gökce, şöyle konuştu: "Olayı duyduğumuzda acımızdan çok ağladık. Annesinin ve eşinin 'işi bırak' demesine rağmen onları hiç dinlemedi. 'Burada dursam ne yapacağım. Gidip çalışayım' derdi. Hala oğlumdan iyi bir haber alamadığımız için perişan olduk. İki gündür 'akşam gelecek' diye gözümüz kapıda ama hala gelmedi. Kimse de bir şey söylemiyor." Röportaj sırasında Gökçe, "Gitti mi benim oğlan şimdi, saklamayın" diye sorduğu AA muhabirinden, "Henüz hiçbir şey belli değil. Çalışmalar sürüyor" cevabını alınca biraz rahatladı. | 30.10.2014 - 17:14 | haberturk | ['ermenek', 'maden faciası', 'maden su baskını', 'tezcan gökçe', 'ayşe gökçe', 'recep gökçe', 'maden kazası', 'ermenek maden kazası'] | Madende mahsur kalan işçinin annesi: Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı? | Gündem | https://www.haberturk.com/gundem/haber/1004761-madende-mahsur-kalan-iscinin-annesi-oglum-yuzme-de-bilmezdi-suyun-icinde-ne-yapti |
Hazırlık maçında yarın deplasmanda İngiltere ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı, son dönemde yükselen form grafiğiyle dikkati çekiyor. | null | Kötü başladığı 2016 Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde en iyi grup üçüncüsü olarak final biletini alan Türkiye, oynadığı son 13 maçta yenilgi yüzü görmedi. Brezilya karşısında 12 Kasım 2014'te İstanbul'daki özel maçta 4-0 mağlup olan ay-yıldızlı ekip, bu müsabakanın ardından yaptığı 13 maçın 10'unu kazandı, 3'ünde berabere kaldı, rakiplerine boyun eğmedi. Yedisi resmi, 6'sı özel son 13 maçında 24 gol atan milliler, kalesinde ise sadece 7 gol gördü. Yedisi yurt içinde, 6'sı deplasmanda son 13 karşılaşmanın sadece birinde gol atamayan Türkiye, 6 maçta kalesini gole kapattı, kalan 7 müsabakada ise birden fazla gol yemedi. 2015 yılında oynadığı 10 müsabakadan 7 galibiyet, 3 beraberlikle ayrılan ve namağlup kapattığı yılla büyük bir zafer elde ederek Fransa biletini cebine koyan Türkiye, 2016'nın ilk iki maçında da İsveç ve Avusturya'yı yendi. Bir ara 58'inciliğe kadar gerilediği FIFA listesinde büyük bir sıçrama yaparak mayıs ayını 13. sırada kapatan ay-yıldızlılar, dünya klasmanındaki konumunu yükseltmek için 10. durumdaki İngiltere karşısına da galibiyet için çıkacak. Oynadığı son 13 maçı yitirmeyen ay-yıldızlı ekibin geçmişte yenilmezlik rekoru 16 olarak gerçekleşti. Milli takım tarihine damga vuran Fatih Terim yönetiminde 22 Aralık 1994'te İtalya'ya 2-1 yenilen Türkiye, daha sonra çıktığı 16 müsabakayı da yitirmedi. Bu dönemde İsrail, İsveç, İsviçre, Kanada (2), Honduras, Yeni Zelanda, Makedonya, Macaristan ve Belarus'u yenen milliler, Romanya, Paraguay, Şili, Finlandiya, İzlanda ve İsveç karşılamalarından da berabere ayrıldı. Millilerin yenilmezlik serisi 26 Mart 1996 tarihindeki 3-0'lık Çek Cumhuriyeti mağlubiyetiyle son buldu. Milliler, 3 maç daha yenilmezse ortak olacağı rekoru, 4. karşılaşmada kırma şansına sahip. | 21.05.2016 - 10:42 | Anadolu Ajansı | ['Futbol', 'Türkiye', 'Spor', 'İngiltere'] | Türkiye, yenilmezlik serisini sürdürmek amacında | EURO 2016 | https://www.ntv.com.tr/euro-2016/turkiye-yenilmezlik-serisini-surdurmek-amacinda,b-UJ1W7yZEWkBdLtTE7nFQ |
İstanbul'dan Konya'ya kargoyla gönderilen 500 şişe sahte viski ve votka ele geçirildi. Olayla ilgili olarak 2 kişi gözaltına alındı. | null | Konya emniyeti, İstanbul'dan kargoyla sahte içki getirileceği bilgisine ulaştı. Bu bilgi üzerine harekete geçen ve merkez Selçuklu ilçesinde kargonun geleceği yerde beklemeye başlayan ekipler, kargoyu teslim alan Hannan B. ve Muzaffer K. gözaltına alındı. Kolide toplam 500 şişe sahte viski ve votka ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. | 23.01.2010 - 13:14 | Anadolu Ajansı | [] | Kargoyla sahte içki ticareti | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/kargoyla-sahte-icki-ticareti,KqUtmYwPIUi-bcNPUYeL5Q |
İSTANBUL Kadıköy'de bulunan bir tekel bayisine lüks arazi aracıyla gelen kişi yada kişiler iş yerini kurşun yağmuruna tuttu. Olay yerine yakın devriye gezen polis ekiplerine de ateş açan şüpheliler kaçtı. Olayda yoldan geçen biri ağır iki kişi yaralandı. Cadde üzerindeki iş yerlerinde mermi delikleri ile sokakta 50'ye yakın boş mermi kovanı olduğu görüldü. | cumhuriyet.com.tr | Olay, Acıbadem Mahallesi Acıbadem Caddesinde saat 04.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, cadde üzerinde bulunan bir tekel bayisine lüks bir arazi aracıyla gelen kişi yada kişilerin ellerindeki otomatik silahla dükkana ateş açtı. Açılan ateş sırasında cadde üzerinde Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı devriye gezen polis ekipleri olayı görür görmez yakında bulunan ekiplerden yardım istedi. Olay yerinde çok sayıda polis ekipleri sevk edildi. Olay sırasında polis ekipleriyle saldırganlar arasında kısa süreli çatışma yaşandı. Saldırganlar ardından olay yerinden hızla uzaklaştı. Yaşanan çatışma sırasında ise yolda yürüyen iki kişi vücudünün çeşitli yerlerinden yaralandı. Sağlık ekipleri yaralanan kişilere ilk müdahalesinin ardından ambulansla Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırırken yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alarak caddeyi bir süre trafiğe kapattı. Olay yeri inceleme ekipleri olayın yaşadığı yerde yaklaşık bir saat delil araştırması yaptı. Ekiplerin çalışma esnasında yerde çok sayıda boş kovanı görürken tekelin yanında bulunan dükkanlarında bazılarında kurşun girişi tespit edildi. Tekel bayisine daha önceden de silahlı saldırı yapıldığı öğrenildi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor. Silah seslerine uyanan bir kişi, "Bundan bir ay önce yani tam olarak hatırlayamıyorum ama burada yine silah atıldı. İlk atılan tabancaydı ama ikinci atılan seriydi. Ben de merak ettim şimdi bir daha ateş edilince onu merak ettim, polislere mi ateş ettiler henüz bilmiyorum" dedi. | 3 Mayıs 2019 Cuma, 08:45 | cumhuriyet | null | Kadıköy'de kurşun yağmuru | turkiye | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1374866/Kadikoy_de_kursun_yagmuru.html |
Whatsapp sorunlu kullanıcılarının hesaplarını kapatıyor | cumhuriyet.com.tr | Popüler anlık mesajlaşma uygulaması Whatsapp, kullanıcıları rahatsız eden Whatsapp hesaplarını bir bir kapatmaya başladı. En çok kullanılan mesajlaşma platformlarından birisi olan Whatsapp, ilk kullanıma sunulduğu tarihlerden beri küçük bir gizlilik sorununa sahipti. İstemediğiniz her numaranın size ulaşabilmesini sağlayan ve görmeyi tercih etmeyeceğiniz, rahatsızlık veren mesajlarla karşılaşabilmenizi engelleyemeyen Whatsapp, şikayet edilen kullanıcılar hakkında büyük yaptırımlar uygulamaya başlıyor. Önceden bu kullanıcıların hesaplarını geçici olarak engelleyen Whatsapp, bu uyarılara aldırış etmeyerek yaptıklarına devam eden kullanıcıları kalıcı olarak engellemeye başladı. Telefon numaraları üzerinden engelleme işlemini gerçekleştirecek olan Whatsapp'ın özellikle ahlaksız içerik paylaşımında bulunan kişileri kalıcı olarak engellediği belirtildi. Kalıcı olarak engellenmeye sebep olan diğer etkenler ise tehdit-hakaret içeren mesajlar göndermek ve rahatsızlık vermek. | 13 Şubat 2016 Cumartesi, 11:51 | cumhuriyet | null | Whatsapp'ta bunu yapan artık yazamayacak | bilim_ve_teknoloji | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/bilim_ve_teknoloji/480502/Whatsapp_ta_bunu_yapan_artik_yazamayacak.html |
Bilim insanları, saniyede 6.1 milyon fotoğraf çekebilen, saniyenin 440 trilyonda biri oranında enstantane hızına sahip bir kamera üretti. | null | California Üniversitesi'nden (UCLA) optoelektronik uzmanı Keisuke Goda başkanlığındaki ekip tarafından üretilen fotoğraf makinesi, sıradan fotoğraf makinelerinde 1/1000'e kadar çıkan enstantane hızını (shutter speed) 1/440 trilyona (bir saniyenin 440 trilyonda biri) çıkarıyor. Görüntüyü almak için, fotoğrafı çekilecek yüzeyin her bir piksele denk gelen alanına lazer ışını gönderen fotoğraf makinesi, yansıyan kızılötesi lazer ışınının gücünü arttırarak görüntü elde ediyor. Kamera sıradan fotoğraf makinelerinin hiçbir şekilde ulaşamayacağı hıza sahip olsa da, ancak 3 bin piksellik görüntü çözünürlüğüne sahip. Günümüzde ortalama kalitedeki bir fotoğraf makinesinin piksel çözünürlüğü milyonlarla ifade ediliyor. Goda'nın ekibi, bir sonraki hedeflerinin saniyede 100 milyon fotoğraf çekebilen, ve en azından 2 milyon piksellik çözünürlüğe sahip bir makine yaratmak olduğunu ifade ediyor. UCLA'dan Bahram Jalali yardımıyla çalışmalarını sürdüren Goda, bu hedeflerine enstantane hızından feragat ederek ulaşabileceklerini ifade ediyor. Jalali, bunun saniyenin bir trilyonda biri hızında geliştirilmiş bir enstantane ile gerçekleşebileceğini söylüyor. Saniyede bu kadar çok fotoğraf çekebilen bir kameranın özellikle takip edilemez hızlarda hareketler gerçekleştiren böcekler gibi yaratıkların incelenmesinde kullanılması mümkün. | 04.05.2009 - 18:32 | null | [] | Şimdiye kadarki en hızlı fotoğraf makinesi | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/simdiye-kadarki-en-hizli-fotograf-makinesi,JMS3TpkEa0qpEWff0PiBgg |
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, TBMM Başkanlığı seçimlerine ilişkin "CHP neden Ekmeleddin İhsanoğlu'nu Meclis Başkanı seçtirmeyi düşünmemiş, onu desteklememiştir? Kendisini 'yüzde 60 sanal bloku'nun önderi gibi tanımlayan CHP, neden daha ortada fol yok yumurta yokken Tayyip Erdoğan'la görüşerek şüpheleri üzerine çeken bir ismi aday olarak belirlemiştir?" değerlendirmesini yaptı. | null | MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, "Kendilerini MHP üzerinden öne çıkarmaya ve lokomotif olup çekmek istedikleri siyaset trenine katar olarak eklemeye çalışanların Meclis Başkanlığı seçiminin sonuçları belli olur olmaz koro halinde MHP'yi suçlamaya başladığını" belirterek "MHP'ye yönelik haksız suçlamaların nedeni, partimizin yanlış bir tutum takınması değil AKP karşısında siyasi bir blok vehmedenlerin yanlış yola sapmaları ve hedefledikleri çıkar istasyona ulaşamamalarıdır" ifadesini kullandı. AKP'ye karşı yüzde 60'lık bir blok oluştuğunu söyleyerek bu blokun ortak hareket edebileceğini varsayanların hatasının kendi kurgularında MHP'yi belli bir konuma oturtabileceklerini sanmak olduğunu bildiren Yalçın, açıklamasına şöyle devam etti: "Gerçeküstü hesaplar yaparak demokrasiye ve Türkiye'nin bütünlüğüne inancı olmayan, silah zoruyla oy devşiren sanal siyaset aktörlerinin bulunduğu bir kulvara MHP'nin gireceğini sananlar, gerçekten yanılgı içindedir. Bu gibiler, ne Türk siyasetini ne MHP'yi ne de Türkiye gerçeklerini bilmektedirler. Bunların hülyaları, animasyon sektöründe oyun kurucu, adalet dağıtıcı olarak üretilen sanal kahramanlarla kurgu bilim ve çizgi film karakterlerine gerçek hayatta rol biçmeye çalışmaktan farksızdır. Hal böyle olunca MHP'nin Türk siyasetindeki istikrarlı çizgisi ve istikrarlı duruşuyla PKK'nın siyasi kanadı olan HDP'ye karşı tutumu karşısında siyaset aktörleri ve kamuoyu birkaç parçaya bölünmüştür. Bunlardan biri MHP'yi gerçekten anlamayanlar, diğeri de anlamazdan gelenlerdir. MHP'yi anlamayanlar, PKK'nın siyasi temsilcilerinin de nereden gelip nereye gittiğini anlamaktan aciz durumdadır. MHP'yi anlamazdan gelenlerse hem MHP'nin temsil ettiği misyonun Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüyle yakından alakalı olduğunu hem de PKK'nın siyasi kanadı olan HDP'nin sahte demokrasi havarisi olduğunu, aslında gücünü PKK-KCK'nın silahlı dayatmasından aldığını görmezden gelmektedir." AK Parti ile bazı medya organlarının başından beri MHP'yi CHP ve HDP ile aynı safta ve müttefik olarak hareket etmekle suçladığını bildiren Yalçın, şu görüşleri dile getirdi: "MHP'nin HDP ile aynı kulvarda yer almayacağı baştan belliydi. Buna rağmen CHP ve HDP kendi kendilerine gelin güvey olmuşlardır. Siyasette oyun kurmayı bilmeyip daha başından başkalarının kurduğu oyunların figüranı olanların varacağı yer bellidir. Halbuki MHP'nin, Meclis Başkanlığı seçiminin 3. turunda nasıl bir tavır takınacağı Genel Başkanımız Devlet Bahçeli tarafından net cümlelerle ifade edilmiştir. Yani MHP, bu konuda gayet açık davranmış, başından beri sergilediği ilkeli tutumundan sapmamıştır. MHP, seçim akşamından beri, hatta öncesinde de kartlarını açık oynamıştır. O bakımdan MHP'nin siyasetteki hamlelerinin sonuçta nereye varabileceğini kestirmek hiç de zor değildir. Ancak partimizi gerçek konumundan başka yerlere koyanlar, bundan umut devşirmeye, buradan hayal ve ütopya çıkarmaya çalışmışlardır." "MHP'nin Meclis Başkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun vaktiyle CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olmuş ama bu parti yeterince arkasında durmadığı için kendi tabanının tam desteğini sağlayamadığına" işaret eden Yalçın, şu değerlendirmeyi yaptı: "Peki, CHP neden Ekmeleddin İhsanoğlu'nu Meclis Başkanı seçtirmeyi düşünmemiş, onu desteklememiştir? Kendisini 'yüzde 60 sanal bloku'nun önderi gibi tanımlayan CHP, neden daha ortada fol yok yumurta yokken Tayyip Erdoğan'la görüşerek şüpheleri üzerine çeken bir ismi aday olarak belirlemiştir? Neden HDP gibi siyasette dominant aktör olmaya soyunan demokrasi havarisi kılığındaki bölücü terör örgütü temsilcilerinin taktiklerinden medet ummuştur? Halbuki Ekmeleddin İhsanoğlu ismi, şaibelere karışmamıştır. MHP de tutarlı davranarak kendi adayının arkasında sonuna kadar durmuştur. Hatırlanacağı üzere bir zamanlar Erdoğan siyasette yasaklı iken CHP'nin o zamanki lideri, kendisiyle yaptığı görüşme sonrasında attığı bir adımla Erdoğan'ın önü açmıştır. 7 Haziran Seçimlerinden sonraysa daha işin başında Erdoğan'la ikinci kez görüşerek hem kendisinin hem de partisinin güvenilirliğini zedelemiştir. Şüphelere ve muvazaa iddialarına yol açmıştır. CHP, 7 Haziran'dan sonra sadece bunu yapmamıştır. AKP tarafından önü açılan terör örgütünün siyasi kanadını meşru aktör olarak muhatap almış, MHP'yi de onlarla birlikte aynı masa etrafında toplayabileceği zehabına kapılmıştır. Diğer taraftan CHP koalisyon ortağı olma histerisi ile AKP'ye taviz üstüne taviz vererek asıl koltuk değneği kendisi olmuştur." Yalçın, "politikanın toz ve dumanında HDP'nin nereden gelip nereye gittiğinin unutturulmak istendiğini" ileri sürerek MHP'nin HDP'ye karşı takındığı tutumun sebebinin belli olduğunu bildirdi. HDP'nin bölücü örgütün militanlarına hala silahları bırakma çağrısında bulunmadığını belirten Yalçın, açıklamasına şöyle devam etti: "Hiç kimse MHP'den PKK'nın siyasi kanadının önünü açan, onun meşruiyetine güç katan bir tavır beklememelidir. Bu demek değildir ki onlarla parlamento çatısı altında bulunmayacağız. MHP'ye, 'Meclis'te yan yana oturuyorsunuz. O zaman Meclis'e de girmeyiniz' diyenler haddini bilmemektedir. Bu fikri öne süren zavallılar, hadlerini bilmemekle kalmayıp HDP'nin Türkiye'yi nereye götürmek istediğini de bilmemektedirler. MHP, bölücü terör örgütü temsilcilerinin siyaseti domine etme gayretlerini engellemiştir. HDP'nin siyaseti domine etmesine mani olmak ve onun gerçek yüzünün iyi bilinmesini sağlamak başka şeydir, Meclis çatısı altında bulunmak başka şeydir. TBMM millet iradesinin tecelligahıdır. Milletin oylarına saygımız vardır. Bir partinin kadrosu ihanet içindeyse on oy verenlerin hepsinin ihanet içinde olduğu anlamına gelmez. Bizim tavrımız Türk seçmenine değil, o seçmenin oylarını kullanarak milletimizin bütünlüğüne göz dikenlere, Türkiye topraklarında bir paralel devlet oluşturmaya çalışanlaradır." "MHP'nin 80 milletvekili alınca şımaran ve siyasetin baskın aktörü olmaya soyunan HDP'ye ayna tutarak bu partinin gerçek yüzünü çabucak gösterdiğini" ve onun PKK'nın siyasi kanadından başka bir şey olmadığını kamuoyunun nazarlarına sunduğunu iddia eden Yalçın, şunları kaydetti: "Meclis Başkanlığı seçiminde de vaktinden önce tutum alarak sonucu tayin edip siyasette ön almaya çalışan HDP, başarılı olamadığı içindir ki şimdi partimize sataşmaktadır. Siyasette doğru tahliller yapabilmek için sonuçlara değil, sebep ve gerekçelere bakılmalıdır. MHP bugüne kadar hiçbir şekilde sözünde durmamazlık etmemiş, ilkelerinden taviz vermemiştir. Gerçekler bir yana bırakılıp bu mu eleştirilecektir? Elbette siyasette gerektiğinde esnek davranılır ama bu, kaypaklık ve ilkesizliğe yol açmamalıdır. Esnemenin de asgari kuralları vardır. Midesi geniş, her yolu mubah sayan, her şeyi kaldıran işkembe siyaseti, MHP'nin inançlarına ve fikirlerine terstir. Hele milletimize silah doğrultmaya hazır bir güruhu muhatap almaya, MHP'nin siyaset anlayışında yer yoktur. Şimdi bekleyip göreceğiz. MHP'yi seviyesiz bir dille suçlayanların, önümüzdeki hafta başlaması beklenen koalisyon görüşmeleri sırasında ne kadar ilkeli ve tutarlı davrandıklarını, seçim meydanlarında halka verdikleri sözlerde ne kadar duracaklarını, milletimizi aldatıp aldatmayacaklarına hep birlikte şahit olacağız." | 02.07.2015 - 18:38 | Anadolu Ajansı | ['Türkiye'] | MHP'li Semih Yalçın: AK Parti'nin koltuk değneği CHP'dir | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/mhpli-semih-yalcin-ak-partinin-koltuk-degnegi-chpdir,DXj-NuKjDkCTYfvwBFKxWQ |
İstanbul Sefaköy'de bir araç İETT durağına girdi. Durakta bekleyen 6 kişi yaralandı. | null | Kaza gece, D-100 Karayolu Avcılar istikametinde meydana geldi. Bir otomobil başka bir araca çarptıktan sonra yan yoldaki otobüs durağına girdi. Çevreye çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar ilk müdahalenin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazanın tam olarak nasıl gerçekleştiğini belirlemek için inceleme başlatıldı. | 22.07.2019 - 01:22 | null | ['Türkiye', 'Metrobüs', 'İstanbul'] | Sefaköy'de bir araç İETT durağına girdi: 6 yaralı | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/sefakoyde-bir-arac-iett-duragina-girdi-6-yarali,Vh7Ow2XM6EGNmWl6AHCdLQ |
Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine düzenlenen hava harekatında, 2 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi. | null | haberi! Pençe Harekatı ile koordineli olarak Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine düzenlenen hava harekatında PKK'lı teröristlere ait silah mevzisi, sığınak ve barınaklar vuruldu. Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, harekatta 2 PKK'lı terörist daha etkisiz hale getirildi. | 26.08.2019 - 09:47 | Anadolu Ajansı | ['Gündem', 'Türkiye', 'son dakika', 'Terör', 'son dakika haberleri', 'haber', 'Kuzey Irak', 'Pençe Harekatı'] | Kuzey Irak'ta 2 terörist etkisiz hale getirildi | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/kuzey-irakta-2-terorist-etkisiz-hale-getirildi,PkAKe3W1tUqkicHJzUPxFA |
Artvin Borçka'da bulunan ve Türkiye'nin saklı cenneti olarak gösterilen Karagöl'ü stresten uzaklaşmak isteyenler tercih ediyor. | null | 'da bulunan , fotoğraf ve doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor. Türkiye'nin saklı cennetlerinden biri olarak gösterilen Karagöl, yöredeki diğer bazı göller gibi 1800'lü yılların başında meydana gelen heyelanda küçük bir derenin önünün toprak kütlesiyle kapanması sonucu oluştu. Borçka'ya 27 kilometre mesafede yer alan göl ile çevresindeki vadiler ve yaylalarda ortaya çıkan manzara, şehir ve iş yaşantısının stresinden uzaklaşıp, doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenleri kendine çekiyor. Bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler “Burada yaz mevsimin doya doya yaşıyoruz. Doğa insanı dinlendiriyor, insana huzur ve yaşama sevinci veriyor” derken, Borçka Belediye Başkanı Aslan Atan ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. | 27.06.2018 - 11:12 | İHA | ['Seyahat', 'Yaşam', 'Türkiye', 'Tatil', 'Artvin', 'Gezi', 'Turizm'] | Artvin'de doğayla iç içe olmak isteyenlerin tercihi: Karagöl | Seyahat | https://www.ntv.com.tr/seyahat/artvinde-dogayla-ic-ice-olmak-isteyenlerin-tercihi-karagol,63jCQK9KiESZ0VuT6Tw7hQ |
Bursa'da serinlemek için İznik Gölü'ne giren 4 kişi, boğularak can verdi. | null | Bursa'nın İznik ilçesinde serinlemek için göle giren 4 kişi boğuldu. Alınan bilgiye göre, kırsal Göllüce Mahallesi yakınlarındaki İznik Gölü kıyısına gelen Cemil ve Aynur Özdemir ile Melike ve Zehra Kebapçı, göle girdi. Bu kişilerin bir süre sonra gölde kaybolduklarını fark eden çevredeki vatandaşlar, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. İznik Jandarma Asayiş Bot Komutanlığı ekipleri gölde arama yaptı. Ekipler, Cemil ve Aynur Özdemir ile Zehra Kebapçı'yı sudan çıkardı. 112 acil servis ekipleri, Cemil Özdemir ile Zehra Kebapçı'nın yaşamını yitirdiğini belirledi. Ambulansla İznik Devlet Hastanesine kaldırılan Aynur Özdemir ise yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Ekipler, bir süre sonra gölde kaybolan Melike Kebapçı'nın da cesedine ulaştı. | 27.07.2017 - 15:34 | Anadolu Ajansı | ['Gündem', 'son dakika', 'Bursa', 'son dakika haberleri', 'haber'] | İznik Gölü'nde 4 kişi boğuldu | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/iznik-golunde-4-kisi-boguldu,AoZU2lF9SkCI6zCymnhD-g |
CHP’nin “Taslaktan üç maddeyi ayıralım” önerisinin ardından diyalog trafiği kazandı. CHP Grup Başkanvekilleri, AK Parti’yi ziyaret etti. AK Parti, konuyla ilgili kararını Başbakan Erdoğan ABD’den geldikten sonra verecek. | null | CHP Başkanvekilleri Kemal Anadol, Hakkı Süha Okay ve Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa taslağıyla ilgili olarak AK Parti’yi ziyaret etti. Görüşmenin ardından CHP adına açıklama yapan Grup Başkanvekili Kemal Anadol, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısı ile parti kapatılmalarına yönelik 3 konunun, Anayasa değişikliği paketinden çıkarılması önerisini, yazılı olarak AK Parti Grubuna ilettiklerini söyledi. Baykal ve CHP'nin ana dileğinin; bu 3 konuyla ilgili maddelerin, 24. dönem parlamentosunda müzakere edilmesi olduğunu ifade eden Anadol, ''Sayın Baykal çok açık söyledi, bunu kabul etmiyorlarsa, önceki önerisinin, ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yani bu 3 konunun paketten çıkarılması, diğerlerinin Mecliste oylanması, bunun ayrı mütala edilmesi. Referanduma gidilecekse, bunun gitmesi. Önerimiz de bu'' dedi. Anadol, ''içerideki havanın nasıl olduğu?'' sorusuna ise, ''Portakal suyu, nar suyu ve çay vardı'' diye karşılık verdi. CHP'lilerin ziyaretinin ardından AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Suat Kılıç ve Ayşenur Bahçekapılı ile gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bozdağ ise, yaptığı açıklamada, Başbakan Recep Erdoğan'ın ABD'de bulunduğunu belirterek, “Kendisi geldikten sonra öneriyi partimizin yetkili kurullarda değerlendireceğiz” dedi. Komisyondaki çalışmaların hatırlatılması üzerine Bozdağ, "Bir mutabakat temin edilir mi edilemez mi; onu şu aşamada söyleme imkanı yok. Komisyonun çalışması, böylesi bir konuya engel değildir'' dedi. Bozdağ, şöyle konuştu: "Paketten çıkarmayla ilgili de bir şey söz konusu değil. Sadece halk oylamasıyla ilgili kısımda, farklı bir yaklaşım söz konusu. Bununla ilgili de bir müzakere yapacağız ve ondan sonra bunun neticesini sizlerle paylaşacağız." CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın 3 maddenin askıya alınarak, seçim sonrasına bırakılması önerisinin anımsatılması üzerine Bozdağ, ''Bizimle paylaştıkları o öneri değil, önceki söylediğim öneridir'' dedi. CHP’nin üç Grup Başkanvekili AK Parti’den sonra MHP’yi ziyaret etti. MHP Grup Başkanvekilleriyle yapılan görüşmenin ardından açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Okay, “Anayasa değişiklikleri bir toplumsal mutabakattır. Böylesine bir değişikliğin parlamentoda grubu bulunan tüm siyasi partilerin ve tüm milletvekillerinin azami iradesini yansıtması gerekir.” MHP adına açıklama yapan partinin Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise şunları kaydetti: ''Biz Anayasa değişikliklerinin bir uzlaşmayla, toplumsal mutabakat temin edilerek, Meclis zemininde en geniş ölçekte katılımla gerçekleştirilmesini istiyoruz. Bunun sağlanamadığı, bunun aranmadığı inancındayız. AK Parti bir Anayasa değişiklik teklifini Meclis’e dayatmaktadır. Bir uzlaşma arayışı içerisinde değildir. MHP olarak biz Anayasa değişikliğinin üslubunu ve usulünü yeterli bulmuyoruz, karşı çıkıyoruz ve katkı vermeyeceğimizi de ilk günden ifade ettik. Değerlendirmeyi, bu gelişmelerden sonra partimizin yetkili kurulları, sayın genel başkanımız yapacaktır.'' CHP Grup Başkanvekilleri, yarın saat 11.00’de BDP’yi ziyaret edecek. | 12.04.2010 - 10:59 | null | [] | CHP'ye yanıt için Erdoğan beklenecek | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/chpye-yanit-icin-erdogan-beklenecek,BAVah6h2A0OjEt_iJXL-PQ |
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Hazine Müsteşarlığı'nda 'FETÖ' operasyonu başlatıldı. | cumhuriyet.com.tr | Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Hazine Müsteşarlığı'nda KHK'larla ihraç edilenlere FETÖ operasyonu başlatıldı. 19 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken 6 kişi gözaltına alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'nin yürüttüğü operasyonda gözaltı listesinde bir daire başkanı, hazine uzmanları ve uzman yardımcıları var. | 15 Aralık 2016 Perşembe, 11:38 | cumhuriyet | null | Hazine Müsteşarlığı'na operasyon: Üst düzey bürokratlar gözaltı listesinde | turkiye | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/645794/Hazine_Mustesarligi_na_operasyon__Ust_duzey_burokratlar_gozalti_listesinde.html |
Sağlık reformuyla ilgili basın toplantısına, sisteme kayıt yaptıran bir grup Amerikalı'yı alarak çıkan ABD Başkanı, konuşmayı uzatınca bir katılımcı fenalaştı. Obama da olaya espriyle yaklaştı. | null | ABD Başkanı Barack Obama, tartışmalı sağlık reformuyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Konuşma sırasında Obama'nın arkasında sağlık sistemine kaydedilmiş bir grup Amerikan vatandaşı da hazır bulundu. Ancak konuşma yaklaşık yarım saati bulunca, Obama’nın hemen ardında yer alan bir kadının fenalaştığı görüldü. Kadın, sendelemeye başladı ve tam bayılmak üzereyken diğerlerinin müdahalesiyle ayakta kalabildi. O sırada, kadına yardım etmek için hemen konuşmasına ara veren Obama, "İyisiniz, buradayım, tuttum sizi. İyisiniz" dedi ve ardından da "Çok uzun konuştuğumda böyle şeyler oluyor" diye espri yaptı. Öte yandan Obama, sağlık reformu kapsamındaki sigortalara başvurmak için kullanılan internet sitesine erişimde yaşanan zorluklarla ilgili olarak, "Hiç kimse, (internet sitesinin olması gerektiği gibi çalışmaması nedeniyle) benden daha fazla hayal kırıklığına uğramış, benden daha öfkeli değil. Bu sorunların hiçbir gerekçesi yok ama düzeltmek için üzerinde çalışılıyor. Tüm sorunların giderileceğine eminiz" dedi. Obama, internet sitesi üzerinde başvuruda bulunanlardan bazıları zorluklar yaşasa da kayıt yaptırabilenlerin neticeden çok etkilendiğini, başvuruların telefon yoluyla ya da belirli merkezlerde yüz yüze olarak da yapılabileceğini kaydetti. Ayrıca, internet sitesindeki teknik sorunların, sağlık reformu yasasında daha geniş kapsamlı aksaklıkların bir göstergesi olmadığını vurguladı. | 22.10.2013 - 03:16 | null | [] | Obama uzatınca fenalık geldi | Dünya | https://www.ntv.com.tr/dunya/obama-uzatinca-fenalik-geldi,Cy9uVLVrnE6vu6tn2iCZeQ |
Al Arabiya televizyonu Bin Selman'ın ilk durağının Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olduğunu duyurdu. | null | Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretine çıktı. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın haberine göre, Kraliyet Divanından yapılan yazılı açıklamada, Veliaht Prens Bin Selman'ın, bazı Arap ülkelerini ziyaret etmek üzere ülkeden ayrıldığı belirtildi. Açıklamada, Veliaht Prens'in söz konusu ziyaretleri Kral Selman bin Abdulaziz'in talimatları doğrultusunda ülkenin bölgesel ve uluslararası ilişkilerinin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştireceği ifade edildi. Kraliyet Divanı'dan yapılan açıklamada Veliaht Prens'in hangi ülkeleri ziyaret edeceği bilgisine yer verilmezken, Suudi Arabistan'ın Al Arabiya televizyonu ise Bin Selman'ın ilk durağının Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olduğunu duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid Abdulaziz el-Falih, önceki gün yaptığı açıklamada, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın ilk yurt dışı turu kapsamında 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde Arjantin'de gerçekleştirilmesi planlanan G-20 Zirvesi'ne katılacağını belirtmişti. Falih, söz konusu yurt dışı turunun Arjantin dışında hangi ülkeleri kapsayacağına ilişkin ise bilgi vermemişti. Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldüğü 2 Ekim'den bu yana Veliaht Prens Muhammed bin Selman ilk kez bir yurt dışı ziyareti gerçekleştiriyor. | 22.11.2018 - 21:43 | Anadolu Ajansı | ['Dünya', 'Suudi Arabistan', 'Cemal Kaşıkçı'] | Suudi Veliaht, Kaşıkçı cinayeti sonrası ilk yurt dışı ziyaretine çıktı | Dünya | https://www.ntv.com.tr/dunya/suudi-veliaht-kasikci-cinayeti-sonrasi-ilk-yurt-disi-ziyaretine-cikti,HhbnkLmNpU-f5y_ulzJ6Yg |
Yandaş yazarın seçimlere ilişkin yazdığı yazıda “Sonun başlangıcı olabilir” ifadelerini kullanmasına Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, “Demokrasi yarışını ideolojik körlüğe dönüştürmeyelim” diyerek yanıt verdi. | cumhuriyet.com.tr | Hükümete yakın Yeni Akit gazetesi yazarı Dilipak, seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Dilipak, “Sonuç bu” başlıklı yazısında, “AK Parti İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Antalya gibi büyükşehirleri kaybetti. Daha doğrusu İstanbul konusunda itirazlar var. Aynı şekilde belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyeliklerinde de farklılık söz konusu. Bu da birçok il ve ilçede gelecekte ciddi sorunlara sebep olabilir” dedi. Dilipak, yazısında “Eğer bu sonuçlar iyi okunup tabandan gelen sese kulak verilmezse bu sonuç sonun başlangıcı olabilir” ifadelerini kullandı. Dilipak’ın yazısının ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dan gelen mesaj ise dikkat çekti. Kalın, sosyal medya hesabından “Birileri yine ‘Erdoğan için sonun başlangıcı’ söylemini ısıtmaya çalışıyor. Gerçeklerden uzak senaryolarla kendilerini avutuyorlar. AK Parti oyların 44.3’ünü, Cumhur İttifakı 51.6’sını kazandı. 2023’e kadar seçim yok. Demokrasi yarışını ideolojik körlüğe dönüştürmeyelim” dedi. | 2 Nisan 2019 Salı, 22:10 | cumhuriyet | null | Dilipak’ın yazısına Saray’dan yanıt | turkiye | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1327066/Dilipak_in_yazisina_Saray_dan_yanit.html |
Milli Eğitim Bakanlığınca, gelecek yıl ortaokullarda Arnavutça ve Boşnakça seçmeli ders olarak müfredata alındı | null | Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB),gelecek yıl ortaokullarda Arnavutça ve Boşnakça dilleri seçmeli ders olarak müfredata alındı. Programları Talim ve Terbiye Kurulunun onayından geçen her iki dil, Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında ortaokullarda seçmeli okutulacak. AA muhabirinin MEB yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanlığı ve Bosna-Hersek Federasyonu Eğitim ve Bilim Bakanlığı himayesinde geçen yıl nisan ayında düzenlenen "Tercihim Türkçe Projesi" kapsamında, Bosna Hersek devlet okullarında seçmeli ders olarak Türkçe öğrenen öğrenciler için "4. Geleneksel Çocuk Şenliği" düzenlendi. Bakanlık heyetinin bu programa katılımı sırasında, Türkiye'deki ortaokullarda Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında Boşnakça ve Arnavutça dillerinin de okutulması talebi gündeme geldi. Bu çerçevede MEB ile Trakya Üniversitesi arasında, öğrencilerin farklı kültürleri tanımalarını sağlamak, Türkiye'de yaşayan diller ve lehçeleri gelecek kuşaklara aktarabilmek amacıyla ortaokul öğrencilerine seçmeli Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında Arnavutça ve Boşnakça okutulması için geçen yılın ekim ayında işbirliği protokolü imzalanmıştı. Boşnakça ve Arnavutça ders müfredatı, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün de katkılarıyla hazırlanarak değerlendirilmek üzere Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına sunuldu. Değerlendirme süreci tamamlanan programın, ders kitap yazım çalışmalarına başlandı. Öğrenciler, gelecek eğitim öğretim döneminden itibaren ortaokullarda Boşnakça ve Arnavutça dillerini tüm kademelerde seçmeli öğrenebilecek. | 23.02.2017 - 14:35 | haberturk | [] | MEB Boşnakça ve Arnavutça'nın müfredata alındığını bildirdi | Gündem | https://www.haberturk.com/gundem/haber/1401996-meb-bosnakca-ve-arnavutcanin-mufredata-alindigini-bildirdi |
Konya'da akılalmaz olay! İki kişi arasında çıkan tütün sarma tartışması silahlı çatışmaya dönüştü. Sertaç Efe, kendisine 'Tütün öyle sarılmaz yanlış sarıyorsun' diyen Murat Yağcı'yı göğsünden vurdu. Bu sırada yanında bulunan yakınları Ertekin Kaçın ve Hasan Barış da tabancayla ateş ederek karşılık verdi. Efe, Barış ve yoldan geçen bir vatandaşın da yaralandığı olayda Yağcı, hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı | DHA | 'da tütün sarma nedeniyle çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Olay, saat 02.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Yazır Mahallesi Topak Sokak'taki kahvehanenin önünde meydana geldi. DHA'nın haberine göre, Sertaç Efe (38),emlakçılık yapan arkadaşının iş yerine gidip, sohbet etmeye başladı. Bu sırada yan tarafta kahvehane işleten Murat Yağcı (36),komşusu olan emlakçının yanına geldi. Yağcı, sigara içmek için tütün saran Efe'ye iddiaya göre, 'Böyle tütün sarılmaz yanlış sarıyorsun' dedi. Bunun üzerine Yağcı ile Efe arasında tartışma çıktı. Kısa süren tartışmanın ardından oradan ayrılan Efe, bir süre sonra tekrar geri geldi. Aracından inen Efe, kahvehane önündeki Yağcı'ya tabancayla ateş ederek göğsünden yaraladı. Kanlar içinde yere yığılan Yağcı'nın yanında bulunan yakınları Ertekin Kaçın (39) ve Hasan Barış (25) da tabancayla ateş ederek karşılık verdi. Çıkan silahlı çatışmada Efe el ve ayak parmaklarından, Hasan Barış ile o sırada eczaneye giderken yoldan geçen Tunahan Yüncü kalçalarından yaralandı. Yaralılar ihbar üzerine çağrılan ambulansla kentteki hastanelere kaldırıldı. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi altına alınan Yağcı, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. Polis, Ertekin Kaçın ile tedavilerinin ardından taburcu olan Hasan Barış ve Sertaç Efe'yi gözaltına aldı. Soruşturma sürüyor. | 01.10.2019 - 11:07 | haberturk | ['haberler', 'son dakika haberi', 'son dakika haberler', 'tütün sarma tartışmas', 'silahlı çatışma', 'konya'] | 'Böyle tütün sarılmaz' dedi, sonrası akılalmaz: 1 ölü, 3 yaralı | Gündem | https://www.haberturk.com/boyle-tutun-sarilmaz-dedi-sonrasi-akilalmaz-1-olu-3-yarali-2526918 |
ABD ve Karayipler Harver'le Irma kasırgaların etkisi altındayken ilginç bir tesadüf ortaya çıktı. Zira kasırgalar 75 yıllık evli Harvey ve Irma çifti kasırgalarla aynı adı taşıyor. | null | Amerikan gazetesi New York Times'ın haberinde, 92 yaşındaki Irma ve 104 yaşında olan Harvey'nin bu raslantıya verdikleri tepki yer alıyor. Washington eyaletinin Spokane şehrinde yaşayan çift, ilk defa bir uçağı gördükleri anı, Büyük Bunalım yıllarını, Neil Armstrong'un Ay'a adım atmasını, ABD Başkanı John F. Kennedy'nin suikaste kurban gittiği günü hatırlasa da hava olaylarının hayatlarını etkilediği bir anı hatırlamıyor. Gazeteye konuşan Irma Schluter, isimlerinin bütün Amerikan televizyonlarında sabah akşam yer almasına şaşırdıklarını söylüyor: "Bunu nasıl yaptıklarını bilmiyorum. Harvey ve Irma... Nasıl bu ortaya çıktı." Dünya Meteoroloji Organizasyonu, 1979 yılından beri Atlantik Okyanusu'nda görülen kasırgalara sırayla erkek ve kadın isimleri koyuyor. İsimleri içeren altı büyük liste sırayla dönerken, ancak çok büyük olan ve yıkıcı etkilere yol açan kasırgaların adları emekliye ayrılıyor. İlk defa 1981'de bir kasırgaya Harvey ismi verilmiş; 2011 yılında ise yol açtığı etkiler yüzünden bir kasırga olarak Irene ismi emekliğe ayrılmış, yerine Irma gelmişti. Harvey ve Irma kasırgalarının şimdiden yol açtıkları yıkıcı etkilere bakılırsa bu iki kasırganın beraber denk gelmesi tarihte bir daha olmayacak. Sosyal medyada da Harvey ve Irma çiftinin hikayesi büyük ilgi uyandırdı. NBC'nin baş Beyaz Saray muhabiri Hallie Jackson da haberi paylaşanlardandı. Ancak hayatları boyunca çocuklara evlerini açmış olan çift, isimlerinin olumsuz olaylarla anılmasına üzülüyor. Şimdiye kadar hayatlarında hiç kasırga görmeyen çift, 1942'de evlendiklerinde Harvey berber olarak çalışıyordu. Ev kadını olan Irma ise evde yalnız olmaktan sıkılınca evlerini çocuklara açmaya karar vermişler. Hayatları boyunca fiziksel ya da zihinsel engelli 120 çocuğu evlerine aldıkları belirtiliyor. İki kasırganın yarattığı yıkıntıyı gören Irma ise "Ne yapmak gerektiğini bilmiyorum, hiç böyle bir durumda bulunmadım. Nasıl olduğunu bilmesem de sanırım insanlara yardım etmeye çalışırdım" diyor. | 08.09.2017 - 10:20 | null | ['Dünya', 'Amerika'] | Irma-Harvey felaketin değil 75 yıllık aşkın adı | Dünya | https://www.ntv.com.tr/dunya/irma-harvey-felaketin-degil-75-yillik-askin-adi,qf6dMH5Sc0mrWcVMQNvdGg |
Amerikalı fotoğraf sanatçısı John Cleave, İstanbul'un tarihi mekanları ile ile modern yapılarının fotoğraflarını dijital yöntemlerle çizimlere dönüştürdü, ortaya, eski ile yeninin, düş ile gerçeğin arasında 'masalsı' bir İstanbul çıktı. | null | Çizimler üzerine çalışan ve çalışmaları dünya çapında kitap ve dergilerde yayımlanan 'mimari fotoğrafçı' John Cleave, bu kez İstanbul'u çizimlerine taşıdı. 'İki Kıtanın Şehri: İstanbul' kitabı için Cleave, önce İstanbul'un Topkapı, Ayasofya, Sultan Ahmet Camii ve Kapalıçarşısı gibi ünlü tarihi mekanlarından modern merkezlerine, İstanbul Boğazı'ndan ''Asya'daki İstanbul''a, birçok önemli noktasını fotoğrafladı. Cleave, daha sonra bu fotoğrafları dijital yöntemlerle kara kalem çalışması yapılmış gibi çizimlere dönüştürdü. Fotoğraflar üzerinde bu şekilde oynayarak ilginç görüntüler ortaya çıkaran sanatçı, bu kez de fotoğraflarında eski ile yeninin, düş ile gerçeğin arasında 'masalsı' bir İstanbul yarattı. Çalışmasını Türkiye'nin Washington Büyükelçiliğinde tanıtan Cleave, ''İki Kıtanın Şehri: İstanbul'' çalışmasında, Osmanlı ve Bizans'a başkentlik yapmış, ama aynı zamanda bugünkü modern Türkiye'nin en büyük metropolü olan İstanbul'un çeşitliliği ve görkemini kendi kişisel bakışından ortaya koyuyor. Fotoğrafları dijital yöntemlerle nasıl çizimlere dönüştürdüğünü ve çalışmasının 10 haftalık bir süreyi kapsadığını anlatan Cleave'in sunumu, Amerikalılardan yoğun ilgi gördü. Cleave'in sunumunu Türkiye'nin Washington Büyükelçiliğinde kalabalık bir Amerikalı davetli grubu ilgiyle izledi. Cleave, İstanbul hakkındaki kitabı yazma fikrinin rastlantı eseri ortaya çıktığını belirterek, şunları söyledi: ''Roma hakkında bir kitap yazmayı düşünüyordum. Londra'daki dağıtımcıma bu fikrimi açtım. Dağıtımcım bana, 'herkes Roma'yı yazıyor, neden Roma' diye sordu ve İstanbul'un mükemmel bir şehir olduğundan bahsetti. O gece bir Türk arkadaşımla konuyu konuştum ve İstanbul hakkında bir kitap çıkarma fikrine çok ilgi gösterdi, bana bunun için neye ihtiyaç duyduğumu sordu. Ben de sponsor istediğimi söyledim, arkadaşım da 10 gün sonra bana gelerek, Garanti Bankası'nın kitabıma sponsor olacağını söyledi. Kitabı yazma fikri böylece olgunlaşmış oldu.'' Kitabı yazmadan önce sadece 24 saatliğine İstanbul'da bulunduğunu ifade eden Cleave, ''Kimse İstanbul'u 24 saatte anlayamaz. İstanbul'un beni en çok etkileyen ve sadece tarihi yerlerini değil, tüm kenti kitaba konu etmem için bana ilham veren özelliği, 'kentteki çeşitlilik, mükemmel ambiyans ve Bizans'dan 21. yüzyıla uzanan müthiş mimarisi' oldu. İstanbul, benim için çok heyecan verici bir keşifti'' dedi. Cleave, İstanbul'un dünyaya çok daha iyi anlatılabileceğini kaydederek, kitabının kentin daha fazla tanıtımına katkıda bulunması umudunu dile getirdi. Kitabının Ekim ayı başında İstanbul'da düzenlenecek IMF-Dünya Bankası toplantılarında delegelere dağıtılacağını da belirten Cleave, bunun kendisini çok mutlu ettiğini söyledi. Cleave, tüm Amerikalılara İstanbul'u görmelerini ve kentte bir-iki gün değil, daha uzun süre kalmalarını tavsiye ettiğini sözlerine ekledi. Sanatçının, 'Washington: Başkentten Manzaralar'ı içeren kitabı, 2003 yılında Washington Post'un en iyi satan kitaplar listesine girdi. Cleaves'in 2005 yılına ait 'Atina: Başkentten Manzaralar' ile Singapur ve Paris'le ilgili geçen yıl yapmış olduğu çalışmaları da bulunuyor. | 29.09.2009 - 12:54 | Anadolu Ajansı | [] | Düşle gerçeğin arasında 'masalsı' İstanbul | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/dusle-gercegin-arasinda-masalsi-istanbul,A4n-lAbGrUCbMK-z5wPbVA |
Önceki gün 79 yaşında hayatını kaybeden usta oyuncu Erol Günaydın son yolculuğuna uğurlandı. Ses Tiyatrosu'nda yapılan ilk törende konuşan Demet Akbağ, Günaydın için ''yaşı olmayan müthiş bir usta'' dedi. | null | Tedavi gördüğü hastanede pazartesi günü yaşamını yitiren tiyatro ve sinema sanatçısı Erol Günaydın, toprağa verildi. Günaydın için önce Ses Tiyatrosu'nda bir tören düzenlendi. Törende, Günaydın'ın kızları Ayşe, Fatoş, Günfer Günaydın ile torunu Sofia Moro taziyeleri kabul etti. Kızı Günfer, Günaydın'ın şapkasını, Derya Baykal da Günaydın'ın kendisine hediye ettiği ''meddah kavukiyesi''ni tabutun üzerine koydu. Galatasaray bayrağının da konulduğu tabutun önünde Günaydın'ın bir fotoğrafı yer aldı. Günaydın'ın röportajlarından, filmlerinden ve oyunlarından kesitlerin yer aldığı kısa bir filmin sunulduğu törende konuşan Tuncel Kurtiz, ''Sevgili Erol için ne söyleyebiliriz ki... İzlediğimiz film, onun hayatının küçük parçasıdır'' dedi. Kurtiz, anlatılacak pek çok hikaye olduğunu dile getirerek, Ferhan Şensoy'un Ses Tiyatrosu'ndaki işlerini kayıt altına aldığını, onlar sayesinde Erol Günaydın'dan bir şeyler öğreneceklerini söyledi. Kurtiz, ''Sadece bahar ülkesine açılan bir kapıya gidiyor. Güle güle Erol Günaydın, seni hiç unutmayacağız sevgili dostum'' diye konuştu. Oyuncu Derya Baykal da gözyaşlarını tutamadığı konuşmasında, şunları söyledi: ''Çok büyük bir ustaydı, çok iyi bir babaydı. Beni her zaman bu tiyatrodan oyun bittiği zaman Güneş'e ve kızlarına gidişi çok etkilemiştir. Her zaman çok dingin, kendisinden çok dersler alabileceğimiz bir ustaydı. Aldık da. Kavukiyesini bana getirmişti. 'Zenne olarak bunu sana ödül olarak veriyorum' dedi. Onu yıllardır saklıyorum. Bundan sonra o da nesilden nesile Erol Günaydın'ı temsil etsin isterim. Ben emaneti bugün çıkardım buraya getirdim.'' Rasim Öztekin ise ''Babamı, ağabeyimi, arkadaşımı, en önemlisi konservatuvarımı kaybettim'' dedi. Demet Akbağ da Erol Günaydın'ı ''yaşı olmayan müthiş bir usta'' şeklinde tanımlarken, ''Onu tanıdığım, onunla aynı sahneyi paylaştığım için teşekkür ediyorum'' diye konuştu. Ferhan Şensoy ise Erol Günaydın ile 1976 yılında tanıştığını ve Fransa'dan döndükten sonra ona nasıl bir tiyatro yapmak istediğini anlattığını aktarırken, şunları söyledi: ''(Bu anlattığın deli işi, 25 tane deli lazım. Türk tiyatrosunda 25 deli yok ki) dedi. Anladım ki, öyle deliler yetiştirmem gerekiyor. Oyuncular yetiştirmeye başladık. Ortaoyuncular'da kadro çok kalabalıklaştı telefon ettim; 'Deliler hazır' dedim. Oyunu izledikten sonra 'Bu deliler harika' dedi. 17 yıl birlikte çalıştık. Çok büyük ustalık yaptı. O oyuncular şimdi ünlü. Onunla tiyatro oynadığım için çok mutluyum. Hepimiz ondan çok şey öğrendik.'' Törene, Haldun Dormen, Tuncel Kurtiz, Erdal Özyağcılar, Salih Kalyon, Demet Akbağ, Ali Poyrazoğlu, Derya Baykal, Erkan Can, Nedim Saban, Mehmet Ali Alabora'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı ve oyuncu katıldı. Törene katılanlar, sahnede Günaydın'ın tabutunun önünden geçerek, saygı geçişinde bulundu. Günaydın'ın cenazesi daha sonra Ses Tiyatrosu'ndan alkışlar eşliğinde çıkarılarak, Teşvikiye Camisi'ne götürüldü. Teşvikiye Camisi'nde düzenlenen cenaze törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün yanı sıra sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı. Günaydın'ın, üzerinde Galatasaray bayrağı bulunan cenazesi, Teşvikiye Camisi'nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından alkışlar eşliğinde camiden çıkarıldı. Cenaze, Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. | 17.10.2012 - 13:03 | null | [] | 'Yaşı olmayan müthiş bir usta'ya veda | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/yasi-olmayan-muthis-bir-ustaya-veda,ESM26pTevk615WMnF-B2fg |
'34 hamile çocuk' skandalıyla ilgili iddanamede 18 hekim için hapis cezaları talep edilirken, konuyla ilgili bir açıklama yapan İTO, çocuk istismarı olaylarında gerek devlet politikalarının gerekse hukuki yaklaşımların caydırıcı olmanın aksine özendirici olduğuna vurgu yapıldı. İTO, kamuoyunun dikkatini konuya çekmek için 4 soru yöneltti. | cumhuriyet.com.tr | Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 34 hamile çocuğun hastane kayıtları mevcut olmakla birlikte emniyet birimlerine bildirimi yapılmadığı için hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede, hastanede görevli 18 hekim hakkında "Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar hapis talep edildi. Konuyla ilgili İstanbul Tabip Odası’ndan (İTO) yapılan açıklamada, çocuk istismarı olaylarında gerek devlet politikalarının gerekse hukuki yaklaşımların caydırıcı olmanın aksine özendirici olduğuna vurgu yapıldı. İTO, kamuoyunun dikkatini konuya çekmek için 4 soru yöneltti. “Bilindiği gibi çocuk kavramı 18 yaşın altındaki tüm bireyleri kapsar ve Çocuk Hakları Sözleşmesi ile çocuğun hakları koruma altına alınmıştır. Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen cinsel davranışlar istismar olarak kabul edilir. Çocukların yaşadıkları istismarı damgalanma, inanılmama korkuları, koruyucu sosyal sistemin eksikliği nedeniyle bildirmeleri güçtür. Çocuğun gebeliği cinsel istismarın güçlü göstergelerinden biridir. Ayrıca 15 yaşını doldurmamış çocuklara yönelik her türlü cinsel içerikli davranış rıza sorgulanmaksızın suçtur. Fakat ne yazık ki bu durum gelenekler ve inanışlar da gerekçe gösterilerek yapılan çocuk evliliklerinin yaygınlaşması, doğum yanlısı uygulamalar, çocuk istismarını çok disiplinli olarak değerlendirecek birimlerin olmaması, cinsel eğitimle ilgili eksiklikler, çocukların cinsel istismarını artırmakta ve siyasal iktidar bütün bu yaşananlara kayıtsız kalmaktadır. Oysa, çocuk gebelikleri sağlık açısından da büyük riskler taşımaktadır ve Dünya Sağlık Örgütü verileri başta bebek ve anne ölümü olmak üzere, gebelik ve doğum sırasında ve sonrasında gelişen komplikasyonların çocuk gebelerde erişkin gebelere oranla çok daha yüksek olduğunu göstermektedir. Son yıllarda Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklama ve uygulamaları, Nüfus Hizmetleri Kanunu yönünde müftülerin nikah kıymaya başlaması, dini nikâhın yaygınlaştırılmasına olanak veren Anayasa Mahkemesi kararları, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikler, çocukları istismardan koruyacak düzenlemeleri etkisiz kılmaktadır. Cinsel istismar olaylarında gerek devlet politikalarının gerekse hukuki yaklaşımların caydırıcı olmanın aksine özendirici olmasını da göz ardı etmemek gerekir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ‘gebe çocuk ve çocuk anneleri’ izleyen birimler oluşturmuş, bu birimler 2015 yılında kapatılmıştır. Sağlık Bakanlığın 2014 yılında Meclis’te yaptığı açıklama 2007-2011 yılları arasında 18 yaş altı gebeliklerindeki ciddi artışı ortaya koymuştur. Sağlık Bakanlığı çocuk gebeler konusunu öncelikle bir sağlık sorunu olarak görmeli, gebelik, doğum ve doğum sonrası izlemleri ile istismar yönünden değerlendirmeler birlikte ele alınmalıdır. Çocuklara sosyal ve yasal destek sistemleri derhal işletilmeli, çocuk istismarını çok disiplinli değerlendirecek birimler her hastanede oluşturulmalı, tüm çocukların eğitim sistemine ulaşımı sağlanarak ergenlerin cinsel eğitimi zorunlu ders haline getirilmeli, imam nikâhı çocuklar için yasaklanmalı, gebe çocuk ve çocuk anneler için sağlık sistemi her yerde erişilebilir hale getirilmelidir. Bununla birlikte ülkemizde yargının geldiği durumu göz önüne aldığımızda, kimsenin suçsuz yere cezalandırılmayacağı ya da suçun bir kişiye ya da bir gruba yıkılmayacağı adil bir yargılama süreci konusundaki endişelerimizi de paylaşmak istiyoruz. Ve soruyoruz: 1- Çocuk gebeler hastaneye başvuruda bulunduğu anda Sağlık Bakanlığı’nın kullanmış olduğu, Bakanlık ve hatta pek çok sağlık kurumundan ulaşılabilen sisteme kayıt edilmişken, hastane yönetimleri ve Sağlık Bakanlığı hastalar hastaneye başvurduğu anda yaş ve tanıdan haberdar oluyorken, sadece kamuoyunun gündemine geldiği için Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki 18 hekimin cezalandırılmaya çalışılması doğru mudur? 2- Cinsel istismar şüphesi olduğunda yasal olarak yalnızca hekimler değil haberdar olan her birey ihbarla yükümlüdür. Hastane bilgi sistemi bilgilerine ulaşabilen her birey durumdan haberdardır. Tek başına hekimin değil bir heyetin bu çocukları koruyucu mekanizmalara dahil etmesi ve çok yönlü sosyal tedbirlerin varlığı gerektiği halde, süreğen hale gelmiş uygulama eksikliğini bir hekimin işlediği bir ‘tıbbi hata’ olarak değerlendirilip, sorumluluğun hekimlere yıkılması doğru mudur? 3- Uzun zamana yayılmış bir uygulama eksikliğinden bahsedildiğine göre bu süreçte hekimleri ve ilgili personeli herhangi bir şekilde uyarmayan, davranışlarını düzeltmelerini sağlamayan, hatta yine İstanbul’da büyük bir kamu hastanesinde yaşandığı üzere bildirimi yapan sağlık çalışanına baskı yapmaya kalkışan hastane yöneticilerinin sorumluluğu yok mudur? 4- Bu ve benzeri durumların İstanbul’da Sağlık Bakanlığı’na bağlı diğer hastanelerde de yaşandığı bilindiğine göre normalde görevi bu işleri takip etmek olması gereken İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün sorumluluğu yok mudur? Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen cinsel istismar ve buna bağlı yaşananların çok boyutlu olduğunu, çözümüne de çok boyutlu yaklaşmak gerektiğini ve sadece yasal ya da polisiye önlemlerin yetersiz olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Çocukların sağlığını ve yüksek menfaatlerini de, hekimlerin haklarını da hassasiyetle savunan bir meslek örgütü olarak davayı yakinen takip edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz." | 31 Mayıs 2019 Cuma, 23:08 | cumhuriyet | null | İstanbul Tabip Odası sordu: '34 hamile çocuk' vakasında 'suçlu' kim? | turkiye | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1420676/istanbul_Tabip_Odasi_sordu___34_hamile_cocuk__vakasinda__suclu__kim_.html |
Umut Oran, Gezi Parkı olaylarında polisle tartıştığı için gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek'e bin adet bayrak gönderdi | null | CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, yazılı açıklamasında, Sarıçiçek'in 6 Temmuz tarihinde bayrak satarken gözaltına alındığını, "toplantı ve gösteri kanununa muhalefet" ile "görev yaptırmamak için direnme" suçlarından da 7 yıla kadar hakkında hapis cezası istendiğini anımsattı. Sarıçiçek'in evini geçindirmek için bayrak sattığını, akıl almaz iddialarla da hakkında 7 yıl hapis cezası istendiğini ileri süren Oran, şunları kaydetti: "Ali Sarıçiçek'in evini geçindirmekten başka ne suçu var? Tek bir insana zarar mı vermiş? Bu ülkenin değerlerine mi saldırmış? Ülkemizin bütünlüğüne mi kast etmiş? Masum insanların sadece muhalefette oldukları için bu kadar ağır yaptırımlarla karşılaştığı hiçbir ülke demokrat olamaz. Eğer bu ülkede demokrasi istiyorsak, insan hakları istiyorsak, bu zulme sonuna kadar karşı çıkmak zorundayız. Ali Sarıçiçek bugün bir semboldür, mağdur ve mazlum olmuştur. Biz de CHP olarak mağdur olan bu vatandaşımıza evini geçindirmesi, evlatlarına bakması, evinin bacasının tütmesi için karınca kararınca bir destek verdik ve ona bin adet bayrak gönderdik" | 26.07.2013 - 13:40 | null | [] | CHP'den Ali Sarıçiçek'e bin adet bayrak | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/chpden-ali-sariciceke-bin-adet-bayrak,avgcYvaU2EqdzoQE891zQg |
Irak Ulaştırma Bakanı Kazım Fincan el-Hamami, Kerkük Havalimanı'ndan önümüzdeki iki hafta içerisinde yurt dışında Türkiye, Lübnan ve İran ile iç hatlarda Bağdat ve diğer kentlere seferlerin başlayacağını söyledi | null | Irak'ta Kerkük Havalimanı'nın yurt içi ve yurtdışı uçuşlara açılacağı duyuruldu. Irak Ulaştırma Bakanı Kazım Fincan el-Hamami, yaptığı açıklamada, Kerkük Havalimanı'dan önümüzdeki iki hafta içerisinde yurt dışından Türkiye, Lübnan ve İran ile yurt içinden Bağdat ve diğer kentlere seferler başlatacaklarını aktardı. Kerkük Valisi Rakan Cuburi de havalimanının uçuşlara açılmasının kent halkına hizmet edeceğini söyledi. Kerkük Havalimanı, 2003'teki ABD işgali sonrası uzun süre ABD'li askerler tarafından üs olarak kullanılmıştı. | 09.07.2018 - 20:23 | Anadolu Ajansı | ['Dünya', 'Irak', 'Kerkük'] | Kerkük Havalimanı uçuşlara açılacak | Dünya | https://www.ntv.com.tr/dunya/kerkuk-havalimani-ucuslara-acilacak,J4ayUmPtuEyp8GtLlDc0_A |
Terör örgütü IŞİD liderinin 'Türkiye'yi işgal edin' çağrısı yaptığı iddia edilen ses kaydının yayınlanmasının ardından, bu örgüte en büyük darbenin vurulduğu kent olan Gaziantep'te, polis alarm durumuna geçti. | DHA | Terör örgütü IŞİD'in; Diyarbakır, Suruç ve Ankara'da yaptığı ve onlarca kişinin yaşamına mal olan bombalı eylemlerinin ardından yürütülen soruşturmalarda, saldırıların Gaziantep'ten organize edildiğini saptadı. Bunun üzerine kentte IŞİD'li teröristlere yönelik operasyonlar başlatıldı. Operasyonlarda onlarca örgüt üyesi, yeni ve sansasyonel eylem hazırlığındaki canlı bombalar, patlayıcılar, silahlar ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi. Suriye sınırına yakınlığı, büyükşehir olduğu için kolay gizlenilebilmesi ve patlayıcı yapımı için ihtiyaç duyulan malzemelerin temin edilmesi imkanı nedeniyle tercih edilen Gaziantep'te alınan darbelerin ardından IŞİD, intikam ve misilleme için harekete geçti. Olası bazı eylemler yine polis operasyonlarıyla engellenirken, 1 Mayıs günü bomba yüklü minibüsle Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan saldırıda 3 polis şehit oldu, onlarca kişi yaralandı. Yine geçen 20 Ağustos günü de Beybahçe Mahallesi'nde, Kürt kökenli vatandaşların yaşadığı Beybahçe Mahallesi'ndeki bir kına gecesinde, IŞİD'li canlı bombanın kendini patlatması sonucu çoğunluğu çocuk 57 kişi yaşamını yitirdi, 94 kişi de yaralandı. IŞİD'in kentte yaptığı 2 saldırının yanı sıra olası bazı saldırı girişimleri de polis operasyonlarıyla engellendi. Ankara Gar Meydanı'ndaki saldırıyı yapan canlı bombaları bu kente götürdüğü için aranan ve Antalya'da yapılacak G 20 zirvesine yönelik eylem hazırlığında olan İbrahim Halil Durgun, geçen yıl 14 Kasım gecesi polis operasyonu sırasında üzerindeki intihar yeleğini infilak ettirerek öldü. Yine geçen 19 Mayıs günü kanlı saldırı hazırlığında olan terör örgütünün sözde emiri Yunus Durmaz, polis operasyonunda canlı bomba olarak kendini patlattı ve parçalanarak öldü. Son olarak geçen 16 Ekim günü de Alevi kökenli yurttaşlara yönelik saldırı için harekete geçen Suriye uyruklu 'Ebu Yusuf' kod adlı Suriye uyruklu Muhammed Şerif isimli canlı bomba, polis operasyonu sırasında üzerindeki bombayı patlattı. Teröristin parçalandığı saldırıda 3 polis memuru şehit oldu, 9 kişi de yaralandı. Aynı gün polisin Burak Mahallesi'nde yaptığı operasyonda 20 Ağustos'ta 57 kişinin yaşamını yitirdiği kına gecesine yönelik kanlı saldırıyı organize ettiği saptanan terör örgütünün sözde sorumlusu 'Ebu Hafs' kod adlı Mehmet Kadir Cebael, güvenlik güçlerince açılan ateşle vurulduğu sırada eve döşediği patlayıcıları infilak ettirdi ve parçalanarak öldü. Ağır darbeler alan IŞİD'in, intikam için Gaziantep'te misilleme ve intikam amacıyla yeni saldırılar yapma ihtimalini göz önünde bulunduran polis, kentte güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkardı. Teröristlerin hedefinde olan ve daha önce bomba yüklü minibüs ile saldırılar Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, etrafına beton bloklar örüldü, önünden geçen yol yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Yine kent merkezi ile ilçelerdeki Emniyet Müdürlüğü'nün ek hizmet binaları ile polis merkezlerinin çevresi de beton bariyerler ile kapatılarak olası saldırılara karşı önlem alındı. Terör örgütüne katılmak için veya eylem için kente gelen teröristlere de polisler göz açtırmıyor. Otogar ve havaalanında şüpheli görülen gelen ve giden yolcuları mercek altına alan polis, kentte bulunan otel, pansiyon ve günlük olarak kiralanan stüdyo dairelere de şok baskınlar yaparak, burada bulunanları kimlik kontrolünden geçirerek, teröristlerin konaklamasını engelliyor. Ani baskınlarda polis aynı zamanda eğitimli köpeklerden de yararlanarak bomba araması yapıyor. Polis ekipleri aynı zamanda kent genelinde durumundan şüphelendiği veya vatandaşların şüphelenerek ihbar ettiği herkesi de durdurup, üzerini ve yanındaki çantaları arayıp, kimlik kontrolünden geçiriyor. Terör örgütünün misilleme ve intikam eylemi yapabilme ihtimaliyle önlemlerin en üst seviyede tutulduğu Gaziantep'te, IŞİD'in sözde lideri Bağdadi'ye ait olduğu ve militanlarına Türkiye'yi işgal etmeleri çağrısı yaptığı belirtilen ses kaydının yayınlanmasının ardından güvenlik güçleri alarm durumuna geçti. Kent genelinde olumsuzluk yaşanmaması için tedbirler alınırken, IŞİD'in hedefinde olan polislere de sık sık uyarı anonsları yapılıyor. Polis telsizlerinden sık sık yapılan anonslarda, dikkatli olunması istenirken, toplu halde durulmaması için de uyarıda bulunuluyor. Polislerin her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı olunması istenen uyarı anonsunda şöyle denildi: "Nöbet tutan polislerimiz mutlak surette çelik yeleklerini giyecekler. Hizmet binaları ve uygulama noktaları hakkında gözetleme yapabilecek şüpheli şahıs ve otolara karşı daha dikkatli ve duyarlı bulunulacak. Grup amirlerimiz bölgelerindeki hizmet binalarını sık sık kontrol edecekler. Tüm personelimiz her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı olacak, kesinlikle toplu halde bulunulmayacaktır. Nokta görevlilerimiz korumakla görevli oldukları hizmet binalarının yakınına yabancı araçları kesinlikle park ettirmeyeceklerdir. Herhangi bir olumsuzluğa mahal verilmeyecektir." | 3 Kasım 2016 Perşembe, 14:43 | cumhuriyet | null | IŞİD liderinin ses kaydı ortaya çıktı, Gaziantep'te alarm verildi | turkiye | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/625571/ISiD_liderinin_ses_kaydi_ortaya_cikti__Gaziantep_te_alarm_verildi.html |
Güney Kore'de hakkındaki zimmet ve güveni suistimal iddiaları nedeniyle görevden alınan ulusal hava yolu şirketi Korean Air'in eski yönetim kurulu başkanı Ço Yang-ho'nun öldüğü bildirildi. | null | Güney Kore haber ajansı Yonhap'ta yer alan habere göre, 1969'da özelleştirilen ulusal hava yolu şirketinin çoğunluk hissedarı ve patronu olan Ço'nun kronik akciğer rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Korean Air, 27 Mart'ta yapılan hissedarlar toplantısında, Ço Yang-ho'nun elinden alınan yönetim kurulu başkanlığı yetkilerinin iade edilmesine onay vermemişti. Ço Yang-ho hakkında "şirket varlıklarını zimmetine geçirmek ve bu suretle hissedarların güvenini suistimal etmek" suçlamasıyla 2017'de savcılık tarafından soruşturma başlatılmıştı. İş adamının, 2013-2014'te kişisel konutunun tadilatı için "kurumsal harcama" adı altında şirket kasasından 3 milyar won (yaklaşık 15 milyon lira) harcadığı iddia edilmişti. Deneyimli yönetici hakkındaki iddialar, polisin, Ço'nun konutunda tadilat yapan firmayla ilgili vergi kaçakçılığı hakkında yürüttüğü ayrı bir soruşturmada ortaya çıkmıştı. Polis, havayolu şirketinin başkent Seul'deki ofisine baskın yapmış, muhasebe defterleri ve irtibat kayıtlarına el koymuştu. Şirket hissedarları, suçlamaların ardından Ço Yang-ho'nun yönetim kurulu başkanlığı yetkilerini elinden almıştı. | 08.04.2019 - 10:26 | Anadolu Ajansı | ['Dünya', 'Asya', 'Güney Kore'] | Güney Kore'de yolsuzlukla suçlanan hava yolu patronu öldü | Dünya | https://www.ntv.com.tr/dunya/guney-korede-yolsuzlukla-suclanan-hava-yolu-patronu-oldu,2g0CQUwi4Uqc3x6eFPpi9w |
Geçen hafta Simone Pontesilli ile evlenen yönetmen Ferzan Özpetek'i ilk kutlayan, filmlerinin gözde oyuncusu Serra Yılmaz oldu. | null | İtalya'da yaşayan yönetmen ve senarist Ferzan Özpetek, uzun yıllardır birlikte olduğu sevgilisi Simone Pontesilli ile evlendi. Evliliği ilk tebrik eden kişi, Özpetek'in filmlerinde rol alan oyuncu Serra Yılmaz oldu. Instagram hesabından Ferzan Özpetek ve eşi Simone Pontesilli'nin fotoğrafını paylaşan Yılmaz, altına "Ferzan&Simone yüzünüz hep gülsün!" notunu düştü. Serrafine (@serrafine) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ( ) Çiftin geçen hafta Roma Belediyesi'nde gerçekleşen nikahına, sadece çok yakın 15 kadar arkadaşı katıldı. Özpetek'in ve Pontiselli'nin, özel hayatlarına saygı duyulması gerekçesiyle, nikahın yapıldığı salona gazetecilerin alınmasını istemediği öğrenildi. Ferzan Özpetek, 'ndan sonraki eseri olan "Sen Benim Hayatımsın" adlı kitabını, 15 yıldır birlikte olduğu Simone Pontesilli'ye adamıştı. Kitabında, Roma'da geçirdiği 40 yılı, hayatına giren insanları anlatan Özpetek, bunun aynı zamanda bir aşk romanı da olduğunu söylüyordu. | 01.10.2016 - 10:44 | ntv.com.tr | ['Yaşam', 'magazin'] | Serra Yılmaz'dan Ferzan Özpetek'e tebrik | Yaşam | https://www.ntv.com.tr/yasam/serra-yilmazdan-ferzan-ozpeteke-tebrik,qGNL-9UBvEWbB5L-AYwYGw |
Kültür sanat camiasının sevilen isimlerinden Mert Fırat, Epsilon Yayınevi’nin Sabahattin Ali edisyonlarını taçlandıran bir projeye imza atıp yazarın iki öyküsü ve bir şiirini seslendirdi. | Cumhuriyet-Kültür Sanat | Sabahattin Ali’nin öykü ve şiirlerinin bilinirliğini artırmayı amaç edinen kayıtlara edebiyatseverler ücretsiz erişebilecek. Mert Fırat’ın sesiyle hayat bulan “Değirmen” ve “Sırça Köşk” adlı öyküler ile yazarın “Ses” öyküsünde yer alıp “Leylim Ley” adıyla bestelenmiş şiirine, Epsilon Yayınevi etiketiyle yayımlanan kitapların arkasında yer alan QR kod aracılığıyla veya Epsilon Yayınevi’nin resmi Youtube kanalından ücretsiz erişilebiliyor. | 10 Ocak 2019 Perşembe, 07:06 | cumhuriyet | null | Mert Fırat’ın sesinden Sabahattin Ali | kultur-sanat | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/1196683/Mert_Firat_in_sesinden_Sabahattin_Ali.html |
Kazdağları Kirazlı mevkiinde siyanürle altın arama faaliyeti yürüten Kanadalı Alamos Gold şirketi İstanbul'daki Kanada Konsolosluğu önünde protesto edildi. | cumhuriyet.com.tr | Kazdağları İstanbul Dayanışması üyeleri Kanada Konsolosluğu önünde bir araya gelerek Alamos Gold şirketini protesto etti. Kanada Hükümeti'ne ya da Kanada Başbakanı Justin Trudeau’ya değil Kanada vatandaşlarına seslendiklerini belirten grup üyeleri, "Siyanürle altın ararken geçmişte Filipinler’de, Guyana’da, Arjantin’de neden oldukları çevre felaketlerinin Türkiye’de tekrarlanmasını istemiyoruz" dedi. Grup adına yapılan açıklamada şöyle denildi: "Siz Kanada yurttaşlarından, Türkiye’de ve dünyanın farklı bölgelerinde doğa katliamları yaparak madencilik faaliyeti sürdüren Kanadalı şirketleri durdurmanızı istiyoruz. Para babaları orada cebine altınları koyarken, Dünyamız yok olmasın diye hepinizi mücadelemize ortak olmaya çağırıyoruz. Kanada Hükümeti’nin yanı sıra, Türkiye’de bu madencilik faaliyetlerine, kanunları ve hukuku zorlayarak izin veren, doğayı talana açan siyasi otoriteye ve yetkililere yönelik olarak şu talebimizi yineliyoruz: Doğanın tahrip edilmesine ve insan yaşamının riske girmesine daha fazla müsaade etmeyin. Alamos’un çalışmalarını durdurun. Alanı koruma altına alın, tekrar eski yaşam biçimine dönebilmesi için gerekli çalışmaları yapın. Biz, doğa ve yaşam hakları savunucuları olarak temel taleplerimiz yerine getirilmediği sürece mücadelemizi devam ettireceğimizi ve her gün dalga dalga büyüteceğimizi bildirmek isteriz. Unutulmasın ki bizler; halkı dinlemeyen maden şirketlerinden, halkı değil koltuğunu düşünen kamu görevlilerinden daha güçlüyüz çünkü çıkarı uğruna doğayı katledenler bir avuç, biz üreten, çalışan, yaşamı var edenler milyarlarız" | 10 Eylül 2019 Salı, 16:26 | cumhuriyet | null | Kanada Konsolosluğu önünde Kazdağları protestosu | cevre | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cevre/1573340/Kanada_Konsoloslugu_onunde_Kazdaglari_protestosu.html |
Evrensel Hukukçular Platformu, ''Kafes Eylem Planı'' ve ''İrticayla Mücadele Eylem Planı'' başlıklı belgeyle ilgili sorumluların cezalandırılması istemiyle suç duyurusunda bulundu. | null | Evrensel Hukukçular Platformu adına, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, avukat Hasan Hüseyin Tanrıverdi'nin adına hazırlanan suç duyurusu dilekçesinde, ''Kafes Eylem Planı ve İrticayla Mücadele Eylem Planı'nı hazırlayanlar, planları hazırlama talimatı verenler, planları uygulamaya geçirenler ile planların hazırlanmasına ve uygulanmasına göz yumanlar'' şüpheli olarak belirtildi. Dilekçede, sorumluların, ''Anayasayı ihlal'', ''Silahlı örgüt kurmak'', ''Silah sağlama'', ''Askerleri itaatsizliğe teşvik'', ''Tehdit'', ''Kişisel verilerin kaydedilmesi'', ''Hükümete karşı suç'', ''Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit'', ''Suç işlemeye tahrik'', ''Halkı kin ve düşmanlığa tahrik'', ''Suç işlemek amacıyla örgüt kurma'', ''İftira'' ve ''Suç uydurma'' suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Suç duyurusu dilekçesinde, ''Bizler ülkesini seven, milletini seven, adalet ve demokrasinin tam olarak tesisinin sağlanması konusunda mücadele eden hukukçular ve bu vatanın evlatları olarak yapılan yasa dışı eylemlere seyirci kalmamızın mümkün olmaması ve eylem planlarının meydana getireceği yıkımdan dolayı doğrudan zarar göreceğimizden, şikayet başvurusu yapılması zorunluluk arz etmiştir'' denildi. Suç duyurusu dilekçesi, platform üyesi avukatlarca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunuldu. | 19.01.2010 - 13:12 | Anadolu Ajansı | [] | Hukukçulardan ‘Kafes’e suç duyurusu | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/hukukculardan-kafese-suc-duyurusu,4sUYw4Mq-EmaDAlH4tMz4w |
Bosna-Hersek'te yayınevleri son yıllarda okuyucunun yoğun ilgi gösterdiği Türkçeden Boşnakçaya çevrilen kitapları yayımlamak için adeta birbiriyle yarışıyor. | null | Türkiye'den Bosna-Hersek'e gıda, giyim ve televizyon dizileri ihracının ardından kitaplar da önemli yer tutmaya başladı. Türkiye ile gönül bağı olan Boşnakların yanı sıra bu ülkede yaşayan Sırplar ve Hırvatlar da Türkçe kitaplara ilgi gösteriyor. Orhan Pamuk'un Nobel ödülü almasıyla başlayan Türk eserlerine ilgi, her geçen gün Türkçeden Boşnakçaya kazandırılan kitaplarla artıyor. Bosna-Hersek'te 2003 yılında Boşnakça çevirisi yayımlanan Orhan Pamuk'un ''Yeni Hayat'' eserinden sonra yayınevleri birbirinden farklı yazarların kaleme aldığı kitapları okuyucuyla buluşturmak için adeta bir yarışın içine girdi. Ülkede düzenlenen kitap fuarlarında da Türkçe kitaplara ilgi kendini gösteriyor. Yayınevleri, stantlarındaki en güzel yerlere Tükçeden çevrilen kitapları yerleştirerek, okuyucunun bu eserlere daha rahat ulaşmasını sağlıyor. Yayınevleri sahipleri, son yıllarda büyük durgunluk yaşayan kitap piyasasının Türkçe eserler sayesinde canlandığını ve okuyucunun Türkçeden çevrilen kitaplara büyük ilgi gösterdiğini belirtiyor. Saraybosna'daki tarihi Başçarşı'da bulunan Connectum Yayınlarının sahibi ve çok sayıda Türkçe kitabı Boşnakçaya çeviren Ayet Arifi, Bosna-Hersek'te Türk edebiyatına büyük ilgi olduğunu söyledi. Arifi, 2004 yılından bu yana Türk edebiyatından değişik kitapları Boşnakçaya çevirdiklerini belirterek, ilk çeviri kitaplarının Ferit Edgü'nün 1972 yılında yayımlanmış eseri ''Hakkari'de Bir Mevsim'' romanı olduğunu belirtti. Bu romanın yoğun ilgi gördüğünü ve bu ilginin daha sonra Türkçeden çevrilen tüm kitaplara yöneldiğini anlatan Arifi, daha sonra Ali Çolak'ın ''Mavisini Yitirmiş Yaşamak'', İlber Ortaylı'nın ''Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek'', Yaşar Kemal'in ''Yılanı Öldürseler'', Feridun Andaç'ın ''Kar Masalları'', Fürüzan'ın ''Beş Hikaye'' ve Safiye Erol'un ''Ciğerdelen'' isimli kitaplarını Boşnakça olarak yayımladıklarını kaydetti. Arifi, şu sıralarda en çok satan kitabın Safiye Erol'un ''Ciğerdelen'' eseri olduğunu söyledi. Connectum Yayınları olarak çocuk edebiyatına da önem verdiklerini ve bu kapsamda çocuklar için Türkçeden Boşnakçaya peygamberlerin hayatını anlatan eserleri ve Fatih M. Durmuş'un ''Türk Masalları'' kitabını yayımladıklarını belirten Arifi, ayrıca ''Mimar Sinan'', ''Fatih'in Muhteşem Fethi'', ''Muhteşem Süleyman Kanuni'' ve ''Mevlana'' gibi ünlü şahsiyetlerin hayatlarını anlatan kitapları da okuyucuyla buluşturduklarını ifade etti. Ayet Arifi, İstanbul ile ilgili yayınlara da çok özen gösterdiklerini anlatarak, bu kapsamda Bosna'dan İstanbul'a giden turistleri de göz önünde bulundurduklarını, tarihi yerlerden lokantalara kadar bütün bilgilerin yer aldığı ''İstanbul Kılavuzu''nu yayımladıklarını açıkladı. Boşnak düşünür ve yazar Cemalettin Latiç'in ''İstanbul Destanı'' adlı kitabını da Boşnakça ve Türkçe olarak hazırladıklarını ifade eden Ayet Arifi, ''Bu kitabı yakın arkadaşlarımdan Türk kütüphanelerine ve Balkan bölgesiyle ilgilenen herkese öneririm. Türkçeden çevrilen kitaplar zaten birliğimizin ve dostluğumuzun marşıdır'' dedi. Bosna kitap piyasasının Türkiye'ye göre küçük olduğunu, ancak oranlama bakımından bu ülkede Türkiye'den daha çok kitap okunduğunu söyleyen Arifi, Türkçe kitaplarına olan ilginin son yıllarda durgun olan kitap piyasasını canlandırdığını sözlerine ekledi. Zalihica Yayınevi sahibi Almir Zalihiç de okuyucuların sadece Orhan Pamuk'a değil, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ve Sait Faik Abasıyanık'ın eserlerine de büyük ilgi gösterdiklerini vurguladı. ''Türk edebiyatına olan ilginin Türkiye'yi sadece Osmanlı ve Kapalıçarşı'dan ibaret sanan insanların bakışını değiştirdi'' diyen Zalihiç, halen Tanpınar'ın ''Saatleri Ayarlama Enstitüsü'' ile Abasıyanık'ın ''Lüzumsuz Adam'' adlı eserlerinin satışının çok iyi olduğunu kaydetti. Şahinpaşiç Yayınevi sahibi Tayib Şahinpaşiç de Türk yazarlarına ilginin arttığını gözlemlediklerini, bu nedenle kendilerinin de Türkçeden kitaplar çevirerek yayımladıklarını ifade etti. Şahinpaşiç, ''Türkiye'nin Çağdaş Hikaye Antolojisi'ni ve Nedim Gürsel'in 'Şehir ve Derviş' adlı kitabını bastık. Antoloji, stoklarımızda kalmadı, tekrar basacağız'' dedi. Buybook Yayınevi yetkilileri de son altı yılda Orhan Pamuk'un ''Benim Adım Kırmızı'', ''Kar'', ''Kara kitap'', ''Masumiyet Müzesi'' ve ''Babamın Bavulu'' eserlerinin yanı sıra Aslı Erdoğan'ın ''Kırmızı Pelerinli Kent'' ve ''Mucizevi Mandarin'' isimli kitaplarını yayımladıklarını söyledi. ''Türkçeden Boşnakçaya ne tercüme edilirse okurum'' diyen Saraybosna Üniversitesi Türkoloji Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Selma Hacipaşiç ise Türkçeden Boşnakçaya yapılan kitap çevirilerinden çok mutlu olduklarını kaydetti. Dr. Aydın'ın verdiği bilgiye göre 2005 yılından bu zamana kadar Boşnakçaya çevrilen şu kitaplar, TEDA Projesinden yararlandırıldı: ''Öyküler'' (Füruzan), ''Hakkari'de Bir Mevsim'' (Ferit Edgü), ''Kar Masalları'' (Feridun Andaç), ''Ciğerdelen'' (Safiye Erol), ''Mucizevi Mandarin'' (Aslı Erdoğan), ''Kırmızı Pelerinli Kent'' (Aslı Erdoğan), ''Yılanı Öldürseler'' (Yaşar Kemal), ''Gezgin'' (Sadık Yalsızuçanlar), ''Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek'' (İlber Ortaylı), ''Mavisini Yitirmiş Yaşamak'' (Ali Çolak), ''Adı: Aylin'' (Ayşe Kulin), ''Beyaz Kale'' (Orhan Pamuk), ''Sessiz Ev'' (Orhan Pamuk), ''Babamın Bavulu'' (Orhan Pamuk), ''Türk Masalları'' (Fatih M. Durmuş), ''Kara Kitap'' (Orhan Pamuk), ''Masumiyet Müzesi'' (Orhan Pamuk), ''Git Kendini Çok Sevdirmeden'' (Tuna Kiremitçi), ''Kayıp Söz'' (Oya Baydar), ''Küçüğe Bir Dondurma'' (Tuna Kiremitçi), ''Huzur'' (Ahmet Hamdi Tanpınar), ''Bir Anlık Gecikme'' (Reha Çamuroğlu) ve ''On Beş Türk Masalı'' (Adnan Binyazar). TEDA Projesine bu yıl Bosna-Hersek'ten yapılan başvurular ve yayımlanması planlanan kitaplar ise şöyle: ''Aşka Şeytan Karışır'' (Hande Altaylı), ''Son İmparatorluk Osmanlı'' (İlber Ortaylı), ''Karanlık Çökerken Neredeydiniz'' (Mario Levi) ve ''Yaprak Dökümü'' (Reşat Nuri Güntekin) | 17.01.2011 - 12:48 | null | [] | Bosna'da Türk edebiyatı satıyor | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/bosnada-turk-edebiyati-satiyor,qeW-vUxgvkWUUFSRiQVzSA |
Mina'da şeytan taşlama sırasında çıkan izdihamda 753 hacı hayatını kaybetti, 887 kişi yaralandı. Faciadan sonra haber alınamayan 18 Türk hacıdan beşi ile iletişim kuruldu, 4'ü ise hayatını kaybetti | null | Suudi Arabistan'ın Mekke kentinin 5 kilometre dışında bulunan Mina'da yaşanan izdihamda hayatını kaybeden 4 Türk vatandaşının kimlikleri, ailelerine haber verildikten sonra açıklanacak. Mekke'deki Hac idare Merkezi'nden yapılan açıklamada, Mina'da gerçekleşen izdihamda hayatını kaybeden 4 Türk vatandaşının İzmir, Sivas, Samsun ve Yozgat'tan kutsal topraklara geldiklerinin belirlendiği ifade edildi. Yaşamını yitirenlerin kimliklerinin, ailelerine haber verildikten kamuoyuna açıklanacağı bildirildi. Mina'da yaşanan izdihamın ardından kayıp bir Türk hacıya daha ulaşıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, izdiham nedeniyle kendilerine ulaşılamayan 18 kişiden birine daha ulaşıldı. Böylece ulaşılan hacı sayısı 5'e yükseldi. Beş hacının da sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi, 4 hacı hayatını kaybetti, haber alınamayan 9 hacıya ise ulaşılmaya çalışılıyor.. AFP'nin Suudi sivil savunma yetkililerine dayandırdığı habere göre; yaşanan izdiham sonrası kurtarma çalışmaları devam ediyor. Mekke'ye 5 kilometre mesafede bulunan Mina'da hacıların geceyi geçirdikleri 160 bin çadır bulunuyor. İzdihamın yaşandığı 204 numaralı sokak, hacıların Mina'da "şeytan taşladığı" bölgeye giden iki anayoldan biri. Olay yerindeki muhabirler, izdiham sırasında bazı hacıların köprüden düşerek hayatını kaybettiğini bildiriyor. Facianın gerçekleştiği iki bölgeye sağlık merkezi kuruldu. Yaralılara 220 ambulans ve 4 bin sağlık görevlisi ile müdahale edildi. Yaşanan izdihamda daha çok Afrikalı Hacı adaylarının bulunduğu ifade ediliyor. Türk Hacı adaylarının bölgeden sabah 9 sularında geçtiği belirtiliyor. Türk hacı adaylarının bölgede olmadığı belirtildi. 70 bin Türk adayın şeytan taşlama işlemini sabah saatlerinde yaptıkları, olay esnasında ise daha çok Afrika kökenli hacı adaylarının bölgede bulunduğu duyuruldu. Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kriz masası oluşturuldu. Mekke'de Hac ibadetini yerine getirmek üzere 2 milyondan fazla Müslüman bulunuyor. Kâbe'de 11 Eylül'de genişletme projesi kapsamında bölgede bulunan bir vinç devrilmiş, yaşanan faciada aralarında 8 Türk'ün de bulunduğu 107 kişi hayatını kaybetmişti. 1987: Suudi yetkililer, İran yanlısı gösterilere müdahale ederken 400 kişi öldü. 1990: Kutsal bölgelere çıkan tünellerde bin 426 hacı öldü. 1994: İzdihamda 270 kişi hayatını kaybetti. 1997: Çıkan yangında 343 hacı öldü, bin 500 kişi yaralandı. 2006: "Şeytan taşlama" esnasında yaşanan kazada 364 hacı öldü. | 24.09.2015 - 11:17 | haberturk | ['hac', 'mina', 'mekke', 'suudi arabisan'] | Hac'da izdiham: 753 kişi öldü, 887 yaralı var! | Dünya | https://www.haberturk.com/dunya/haber/1132220-hacda-izdiham-hacda-izdiham-753-kisi-oldu-887-yarali-var |
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, cari işlemler açığı, temmuzda bir önceki yılın aynı ayına kıyasla 2 milyar 686 milyon dolar artarak 5 milyar 121 milyon dolar olarak gerçekleşti. | null | (TCMB), Temmuz 2017 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Buna göre , temmuzda bir önceki yılın aynı ayına kıyasla 2 milyar 686 milyon dolar artarak 5 milyar 121 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda, 12 aylık cari işlemler açığı 37 milyar 112 milyon dolar oldu. Söz konusu gelişmede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayına göre 3 milyar 485 milyon dolar artarak 7 milyar 267 milyon dolara yükselmesi etkili oldu. Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayına göre 652 milyon dolar artarak 2 milyar 278 milyon dolara yükseldi. Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 11 milyon dolar azalarak 541 milyon dolara gerilerken, İkincil Gelir Dengesi kalemi kaynaklı girişler, bir önceki yılın aynı ayına göre 175 milyon dolar artarak 226 milyon dolara yükseldi. Ekonomistler, temmuz ayı cari işlemler açığının 5 milyar 270 milyon dolar düzeyinde gerçekleşeceği tahmininde bulunmuştu. Öte yandan, haziran ayı cari açık rakamı 3 milyar 763 milyon dolardan 3 milyar 802 milyon dolara revize edildi. | 15.09.2017 - 10:31 | ntv.com.tr, Anadolu Ajansı | ['Gündem', 'son dakika', 'Ekonomi', 'son dakika haberleri', 'haber'] | Cari açık temmuzda 5,12 milyar dolar oldu | Ekonomi | https://www.ntv.com.tr/ekonomi/cari-acik-temmuzda-5-12-milyar-dolar-oldu,xzLlWfi4GEuFfhEOdFVu9w |
Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürülmesi, kararsız olan milliyetçi seçmeni
‘Evet’ yönüne çekmek ve muhalefete ‘sopa göstermek’ olarak nitelendi. | Mahmut Lıcalı | HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın 3 ay önce Yargıtay’ın onadığı hükmün Başbakanlık tezkeresiyle TBMM Genel Kurulu’nda okunarak vekilliğinin düşürülmesi; siyaset kulislerinde anayasa değişiklik referandumuna iki aydan daha az bir süre kala “düşünülmüş siyasi bir hamle” olarak yorumlandı. Yüksekdağ’ın henüz tutuklanmadan önce 22 Eylül 2016 tarihli Yargıtay kararının referanduma yönelik kampanyaların başladığı dönemde gündeme alınarak milletvekilliğinin düşürülmesinin kararsız olan milliyetçi seçmeni ‘Evet’ yönünde etkilemeyi amaçladığı değerlendirmeleri yapılıyor. Yüksekdağ hakkındaki kararın kampanya kapsamında propaganda aracı olarak kullanılabileceği ve muhalif vekillere gözdağı olduğu dile getiriliyor. Yüksekdağ’ın vekilliğinin düşürülmesinin ardından benzer durumda olan bazı milletvekillerinin durumu da gündeme geldi. Tutuklu olan HDP Milletvekili Nursel Aydoğan, geçen ay Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin “terör örgütü üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işlemek” suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Aydoğan hakkında verilen bu karar son düzenlemeyle 5 yılın altında bir ceza olduğu için ilgili İstinaf Mahkemesi’nde de görüşülecek. İstinaf Mahkemesi’nde ceza onanırsa Aydoğan’ın da vekilliğinin düşürülmesinin olası olduğu dile getiriliyor. Benzer şekilde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında da önceki gün verilen 5 ay hapis cezasının İstinaf Mahkemesi’nde onanması durumunda vekilliğinin düşürülmesinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Aynı şekilde terör örgütü propagandası yapma suçlamasıyla dava süreçleri devam eden CHP’li vekiller hakkında da benzer bir sürecin işleyebileceği konuşuluyor. 57 CHP’li hakkında toplam 211 dosya bulunurken, söz konusu dosyaların yargı süreçleri devam ediyor. Yüksekdağ’ın vekilliğinin düşürülmesinde uygulanan yöntemin de geçmişte hiç uygulanmayan bir yöntem olması dikkat çekti. 24. yasama döneminde dönemin BDP Milletvekili Kemal Aktaş hakkındaki 2 yıl 1 ay hapis cezasının Yargıtay’da onanmasının ardından konu gündeme gelmişti. Dönemin TBMM Başkanı Cemil Çiçek, inisiyatif alarak Aktaş hakkında hazırlanan Başbakanlık tezkeresinin Genel Kurul’da okutulmamasını sağlamıştı. Çözüm sürecinin başlamasının ardından 3. Yargı Paketi olarak adlandırılan yasa değişikliğinde yapılan düzenlemeyle de Aktaş’ın dosyası düşürülmüştü. Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürülmesi, HDP’li İdris Baluken’in ise ikinci kez tutuklanmasının ardından HDP MYK yarın olağanüstü toplanacak. Edinilen bilgiye göre parti tabanında yüksek sesle dillendirilmeye başlanan Meclis’ten çekilme talepleri de toplantıda ele alınacak. Ancak parti yönetiminde HDP’nin TBMM’den çekilmesi yönünde bir görüş konuşulmuyor. Avukatlarıyla dün görüşen Yüksekdağ ise “Biz vekâletimizi iktidardan veya mahkemelerden değil, halktan aldık. Vekilliğimizi düşürecek olan da halktır. Gerisinin bizim için hiçbir hükmü yoktur” mesajını iletti. | 23 Şubat 2017 Perşembe, 05:55 | cumhuriyet | null | AKP Meclis’in içini boşaltıyor | siyaset | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/682717/AKP_Meclis_in_icini_bosaltiyor.html |
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'u silahlı saldırı sonucu öldüren ve daha sonra vurularak etkisiz hale getirilen Mevlüt Mert Altıntaş'ın mezun olduğu İzmir Rüştü Ünsal Polis Okulu'nda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu polis adaylarına "abilik" yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan zanlı ile FETÖ ile bağlantılı oldukları iddia edilen 4'ü polis 5 kişi tutuklandı. | null | İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının saldırgan Altıntaş'ın mezun olduğu İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu'ndaki bağlantılarına yönelik yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturmasında gözaltına alınan 6 zanlının emniyetteki sorgusu tamamlandı. Okulun emekli bulaşıkçısı olan ve polis adaylarına "abilik" yaptığı iddia edilen Süleyman Ergen ve yeğeni Nurullah İçöz ile saldırgan Altıntaş'ın dönem arkadaşı olan ve FETÖ/PDY bağlantısı bulunduğu belirlenen polisler İlker Er, Abdülkadir Yağın, Erdoğan Erdinçli ve Ziya Şehitoğlu, "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla mahkemeye sevk edildi. Sulh Ceza Hakimliğinde ifadesi alınan İlker Er, FETÖ/PDY toplantılarına gittiği dönemde terör örgütü olduğunu bilmediklerini, dini duygularının istismar edildiğini, bu yüzden etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtti. Erdoğan Erdinçli ise FETÖ toplantılarının yapıldığı "dershane" tabir edilen yere bilmeden katıldığı için pişman olduğunu söyledi. Cahilce davranışı nedeniyle pişmanlığını dile getiren Erdinçli de etkin pişmanlık yasasından yararlanmak istediğini bildirdi. Abdülkadir Yağın da FETÖ/PDY toplantılarına ve çağrıldığı birkaç kahvaltıya katıldığını ancak devlete zarar verecek bir faaliyette bulunmadığını ileri sürerek etkin pişmanlık yasasından yararlanmak istediğini dile getirdi. Sulh Ceza Hakimliği, 6 zanlının FETÖ/PDY üyesi olduklarına dair kuvvetli deliller olduğu gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Kararın yazıldığı tutuklama müzekkeresinde, "Şüphelilere isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, şüphelilerin tutuklanmasına karar verilmesinin kamu düzeninin sağlanması ve yeni bir suç işlenmesinin önüne geçilmesi için de gerekli olduğu, şüphelilerin kaçma şüphelerinin bulunduğu, bu nedenle tutuklama kararının uygun olacağına karar verilmiştir." ifadeleri yer aldı. Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Karlov'un 19 Aralık'ta bir sergiye katıldığı sırada silahlı saldırı sonucu öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Terörle Mücadele şubesi ekiplerinin yaptığı çalışmada saldırgan Altıntaş'ın İzmir Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde çalışan 4 dönem arkadaşı ile mezun olduğu Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu'ndan emekli olan ve FETÖ üyesi polislere "abilik" yaptığı iddia edilen teknisyen yardımcısı Süleyman Ergen ile yeğeni gözaltına alınmıştı. | 07.01.2017 - 20:58 | Anadolu Ajansı | ['Türkiye'] | Rus Büyükelçi suikastine 5 tutuklama | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/rus-buyukelci-suikastine-5-tutuklama,MJvp9aFe20-Oww0EDeKmYQ |
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, nükleer anlaşmanın taraflarının katılacağı Viyana'daki toplantının anlaşmanın korunması için "son fırsat" olacağını söyledi. | null | İran'ın yarı resmi ajansı Fars'ın haberine göre, Sözcü Musevi, bugün nükleer anlaşmanın tarafları İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin ile İranlı üst düzey yetkililerin katılacağı Avusturya'nın başkenti Viyana'daki toplantıda anlaşmayı koruyacak karar çıkmaması durumunda taahhütlerini azaltmaya devam edeceklerini duyurdu. Musevi, "Anlaşmanın taraflarının katılacağı toplantı anlaşmanın korunması için son fırsat olacaktır" dedi. Avrupa ülkeleri tarafından ABD yaptırımlarını aşmak ve İran'la ticareti sürdürebilmek için geliştirilen özel ödeme mekanizması INSTEX'in bugün faaliyete başlayacağı yönündeki iddialara da değinen Musevi, "INSTEX üzerinden ne kadar para transferi yapılabileceğini görmemiz gerekiyor. Sıradan ve suni bir mekanizma olacaksa kesinlikle kabul etmeyecek ve taahhütleri azaltma konusunda verilen süre (7 Temmuz) sona erdiğinde ikinci adımı atacağız." ifadelerini kullandı. ABD'nin Mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinin ardından İran'a yönelik yaptırımları hayata geçirmesi, bu ülkede ekonomik sorunlara yol açmasının yanı sıra anlaşmaya taraf Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerle İran'ın ticari ilişkilerini de olumsuz etkilemişti. AB, İran ile ticaret yapan Avrupalı firmaların yaptırımlardan zarar görmemesi için ocak ayında INSTEX adlı ödeme mekanizmasını hayata geçireceğini duyurmuş, ancak geçen uzun süreye rağmen ABD'nin baskıları nedeniyle mekanizma hayata geçirilememiş, bu durum İran'ın tepkisine yol açmıştı. Wall Street Journal gazetesi, Avrupalı diplomatlara dayandırdığı dünkü haberinde, anlaşmanın Avrupalı tarafları Fransa, İngiltere ve Almanya'nın, INSTEX kullanılarak ilk ticari işlemin yapılabilmesi için mekanizmaya bugüne kadar birkaç milyon avroluk kredi sağlayacağını duyurmuştu. ABD'nin yaptırımlarına karşı 8 Mayıs'ta anlaşmaya taraf ülkelere 60 gün süre veren İran, zenginleştirilmiş uranyum kapasitesini arttıracağını açıklamıştı. Tahran, nükleer anlaşma çerçevesinde belirlenen 300 kilogram uranyum stok miktarını aşacağını duyurmasına rağmen henüz bu seviyeye ulaşmadı. Nükleer anlaşmanın tarafları ve İranlı yetkililer, bugün Viyana'da bir araya gelerek nükleer anlaşmayı ele alacak. | 28.06.2019 - 11:58 | Anadolu Ajansı | ['Dünya', 'Avrupa', 'İran', 'ABD'] | İran: Viyana'daki toplantı nükleer anlaşma için son fırsat | Dünya | https://www.ntv.com.tr/dunya/iran-viyanadaki-toplanti-nukleer-anlasma-icin-son-firsat,G9yFo3YOm0G3eF-qDRAoLA |
Sosyal medyadaki "Deep Turkish Web" kanalının sahibi Emre ve Erdi Kızgır kardeşlerin "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasına özendirme" suçundan 10'ar yıla kadar hapsi istendi. | null | Sosyal medyadaki "Deep Turkish Web" adlı kanalın sahipleri Emre ve Erdi Kızgır hakkında, "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasına özendirme" suçundan 5 yıldan 10'ar yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, yüz binlerce abonesi bulunan "Deep Turkish Web" kanalının sahipleri Emre ve Erdi Kızgır'ın uyuşturucu kullanımını özendirici videolar yayınladıklarının tespit edildiği aktarıldı. Videolara ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, iki şüphelinin oynadığı "Yılan Serdar ve Müptezel Samet" adlı videoda, Serdar adlı kişinin elindeki bir poşetle Samet adlı kişinin evine gittiği, aralarındaki konuşmadan, bu poşette uyuşturucu madde bulunduğunun anlaşıldığı belirtildi. Videoda Samet'i canlandıran Erdi Kızgır'ın bir süre sonra uyuşturucu madde kullanmış biri gibi davrandığı ve bir takım halüsinasyonlar gördüğü kaydedildi. İddianamede, bahsi geçen videoların herhangi bir kullanıcı tarafından izlenmese dahi suç unsuru oluşturduğu, şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramada ise herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadığı bilgisine yer verildi. Her iki şüphelinin "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasına özendirme" suçundan ayrı ayrı 5 yıldan 10'ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianame, başsavcılık tarafından onaylanarak, gönderildiği İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından da kabul edildi. Şüpheliler 4 Temmuz 2019'da ilk kez hakim karşısına çıkacak. Emre ve Erdi Kızgır kardeşler, sosyal medya üzerinden gençleri uyuşturucu madde kullanımına teşvik ettikleri gerekçesiyle Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerinin 26 ilde yürüttüğü uyuşturucu operasyonunda 13 Aralık 2018'de gözaltına alınmış, soruşturma savcılığı tarafından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. İki kardeş, nöbetçi hakimlikteki sorgularının ardından serbest bırakılmıştı. | 28.04.2019 - 15:25 | Anadolu Ajansı | ['Türkiye', 'Sosyal Medya', 'uyuşturucu'] | Fenomen kardeşlere uyuşturucuya özendirme davası: 10'ar yıla kadar hapis istemi | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/fenomen-kardeslere-uyusturucuya-ozendirme-davasi-10ar-yila-kadar-hapis-istemi,rMdBr5l6sEqWErDTvZG0IA |
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, rahip Brunson'ın hemen serbest bırakılması gerektiğini söyledi. | null | ABD'den İzmir'de ev hapsinde tutulan 'la ilgili yeni bir açıklama geldi. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, "Rahip brunson ve Türkiye'de tutuklu bulunan diğer Amerikan vatandaşlarının hepsi serbest bırakılmalı ve bu hemen yapılmalı" dedi. Pompeo, bu hafta Türk yetkililerle görüşmek istediklerini de söyledi. | 24.09.2018 - 19:03 | NTV Haber | ['Dünya', 'Türkiye', 'haberler', 'Genel', 'haber', 'ABD', 'Andrew Craig Brunson'] | ABD'den rahip Brunson açıklaması | Dünya | https://www.ntv.com.tr/dunya/abdden-rahip-brunson-aciklamasi,9jfTciCYxkSb0m7C-iHUng |
Liverpool, ilk yarıda beş gol yediği Stoke City deplasmanında 6-1 kaybetti. Kırmızı-beyazlılar, 1957'den bu yana ilk kez ilk 45'te 5 gol yerken, Avrupa Kupaları'na gidemeyecek. | null | İngiltere Premier Ligi'nde Liverpool, Stoke City deplasmanında 5-1 mağlup oldu. Stoke City ilk golü 22. dakikada buldu. Charlie Adam'ın kaleci Mignolet'den dönen vuruşunu tamamlayan Mame Biram Diouf, topu ağlara gönderdi. 26'da Marko Arnautovic'in pasında Diouf, kaleci Mignolet'nin de hatasıyla kendisinin ve Stoke City'nin ikinci golünü kaydetti. 30'da Emre Can'ın ortasından Jonathan Walters, Liverpool'da kötü bir gün geçiren Mignolet'nin yanından üçüncü kez fileleri havalandırdı. 41'de eski Liverpool'lu Charlie Adam sürdüğü topu sert bir şutla dördüncü Stoke City golü olarak ağlarla buluşturdu. 45'te günün başarılı ismi Arnautovic'in asistinde Steven N'Zonzi durumu 5-0'a taşıdı. 70'de Liverpool'da son maçına çıkan kaptan Steven Gerrard 20 metreden sert bir şutla takımının tek golünü kaydetti. 86'da Peter Crouch, skoru 6-1'e getirerek Liverpool'a son darbeyi vurdu. Liverpool, en son 28 Aralık 1957'de Cardiff ile 2. ligde oynadığı karşılaşmada ilk yarıda beş golü kalesinde görmüştü. Liverpool bu sonuçla altıncı sırayı Tottenham'a kaptırarak, Avrupa Kupaları'na katılma şansını kaybetti. Everton deplasmanında 24. dakikada Harry Kane'in golüyle galip gelen Tottenham, beşinci sırayı Liverpool'dan alarak UEFA Avrupa Ligi vizesini aldı. | 24.05.2015 - 19:37 | Ntvspor | ['Futbol', 'Spor'] | Liverpool rezil oldu! | Spor | https://www.ntv.com.tr/spor/liverpool-rezil-oldu,J6pPNbJfk0SU98DcEtsuGw |
Bir süre önce Beşiktaş ile olan sözleşmesini karşılıklı olarak fesheden Sezer Öztürk, çok önemli açıklamalar yaptı. | BUGÜN | Bugün gazetesi için Özgür Sancar'ın sorularını yanıtlayan Sezer, Fenerbahçe kulübü başkanı Aziz Yıldırım’ın kendisine karşı çok dürüst davrandığını belirterek, "Bana göre Türkiye’de en dürüst insanlar Fenerbahçe’de yer alıyor. Aziz Yıldırım’a hayranım. Çünkü dobra dobra konuşuyor. Türkiye’de insanlar ikiyüzlü. Bunu daha iyi anlıyorum" dedi. "Beşiktaş şu anda Türkiye’nin en iyi top oynayan takımı. Açık ara böyle. 3 yıldır aynı takım. Birbirlerini iyi tanıyorlar. Şenol hoca büyük faktör. Her ne kadar beni kadroda istemese de sevdiğim bir teknik direktör. Bu sezon Beşiktaş uzun süredir birlikte oynayan oyuncuların meyvesini alır. Gökhan Töre müthiş bir oyuncu." "Beşiktaş’ta başkan ve yöneticiler benim durumumla ilgili çözüm üretme niyetinde olmadılar. Hiç ilgilenmediler. Benimki çözülmeyecek bir durum değildi. Ama çözüm üretmek istemediler bana göre. İbrahim Toraman’la olan kavgam bir gerekçe olamaz. Biz zaten barışmıştık. Sonrasında Beşiktaş daha büyük bir olay yaşadı. Disco’daki saldırı mı daha büyük benim olayım mı daha büyük. Bilic bizi istemiyordu. Toraman’la olan olayı bir gerekçe yaptılar." "Ben Fenerbahçe’deyken Fikret Orman beni aradı. Transferimi çok istediğini söyledi. ‘İstediğim Türk futbolcuların başında geliyorsun. Biz Aziz Yıldırım’ı iknâ edemedik. Sen iknâ et’ dedi. Ben de gittim başkanla konuştum. Aziz Yıldırım, ‘Tamam, gitmek istiyorsan zorla seni tutamayız’ dedi. Ben Fenerbahçe’den ayrıldığım gün benim tüm paramı kuruşuna kadar ödedi. Alnımdan öptü gönderdi. Aziz Yıldırım’ı çok seviyorum. Dobra bir adam. Türk futbolunda Aziz Yıldırım gibi birkaç adam daha olmalı. Şu ana kadar Fenerbahçe’den Beşiktaş’a bonservisiyle transfer olan tek futbolcuyum. 2 milyon Euro ödediler benim için. Bu kadar para verip, transfer ediyorsun hiç şans tanımıyorsun." "Ben milliyetçi bir insanım. Ama Türkiye’de insanlar samimiyetsiz. Yanlışa doğru diyen insanlardan hoşlanıyorlar. Bunlar teknik direktörler için de geçerli. Aziz Yıldırım öyle değil. Dobra bir insan. Bu nedenle Türkiye’de tek hayranlık duyduğum insan Aziz Yıldırım. Aziz Yıldırım’ın şike konusunda hakkı yendi." "Şike olayında 4 gün nezarette kaldım. Bu belki çok önemliydi; ama bana atılan bu iftirayı kaldıramadım. Şikeyi kabul eden her türlü onursuz davranışı da kabul eder. Hepimizi anası ve babası yok. Ben Fenerbahçe’yle görüşmeye babamla birlikte gittik. Eskişehirspor’da oynadığım dönemdi. Üstelik Fenerbahçe’yle oynadığımız maçtan sonra görüşme yaptım. Bugün transferi söz konusu olan tüm futbolcular görüşme yapıyor. Bundan doğal ne olabilir. Özer Hurmacı Kasımpaşa’da oynarken Trabzonspor’la görüşmedi mi? Kaldı ki o dönem beni Galatasaray da istedi, Beşiktaş da. Bana en yakın Fenerbahçe geldi. Bana en çok parayı Fenerbahçe verdi. Fenerbahçe’yi seçtim." "Daha önce oynadığım takımlarda sakatlıklarım çok kısa sürdü. 1 hafta iki hafta. Ama Fenerbahçe’ye transfer oldum diye bana şike yaptığı iftirası attıkları için çok büyük bir moral bozukluğu yaşadım. Geceleri uyuyamadım. Bu moral bozukluğu nedeniyle bacağımdaki kas koptu. Ben dokuz ay futbol oynayamadım. Ayağım koptu. Ben nasıl oynayayım. Hepsi bir moral bozukluğundan oldu." "Fenerbahçe’de sakatlıklar nedeniyle çok az forma şansı buldum; ama az da olsa oynadığım maçlarda bana göre çok başarılı oldum. Sonrasında ayrılma kararı aldım. Fenerbahçe’deyken sanki üzerimde bir kara bulut dolaşıyordu. Olmayacak diye düşündüm ve ayrılmaya karar verdim. Büyük bir sakatlık geçirdim. Geri geldim. Aykut Kocaman beni 6 hafta kadroya hiç almadı. 7. Hafta kadroya aldı, Akhisar maçında, çok iyi oynadım. Sonra Ordu maçında yine oynadım gol attım. Sonra kupada gol attım. O iki aylık süreçte çok iyi oynadım. 7 maçta 5 gol attım. 6 gol pası verdim. Ondan sonra bileğim çatladı. 3 buçuk ay da oradan kaybettim. Nisan ayında geri döndüm. Lig bitti. Sonra ben bahtsızım olmuyor Fenerbahçe’de dedim. Ben aile babasıyım. Kendime bakarım. Gece kulübüne gitmem." "Twitter beni ağır siklet boksör gibi gösteren resim fotomontaj. Hiç kimse bana gerçek mi değil mi diye sordu mu?. Halbuki bu kardeşimin bir şakasıydı. Bana şaka yapmak için fotoğraf üzerinde oynayarak beni kilolu göstermiş. Ben de espiri olsun diye bunu instagrama koydum. Bunun üzerine bu resim haber oldu. Kimse beni arayıp, sen gerçekten böyle kilolu musun diye sormadı. Sormak işine gelmiyor. Çünkü yalanla beslenen bir toplumuz. Beşiktaş haftanın iki günü bana saha çalışması verdi. Üç gün salonda çalışıyordum. Buna rağmen kendimi fizik olarak korumayı başardım." "Fenerbahçe formasıyla fotoğrafımın yayımlanması hikayesi de buna benzer. Yardımcım benim oynadığım bütün takımlarda formalı fotoğrafımı sosyal medya hesabına koydum. Leverkusen, Manisa, Eskişehir. Doğal olarak Fenerbahçe de var. Koymasa mıydı? Gururla koyarım; çünkü ben Fenerbahçe’yi seviyorum. Neden koymayacağım? Ekmek yedim ben oradan. Türkiye’de gördüğüm en dürüst adamlar Fenerbahçe’de. Adamlar dediğini yapıyor. Futbolcunun maaşını aylarca bekletmiyorlar. Geçen sezon Beşiktaş’ta bir sezon boyunca paramı alamadım. Sezon sonunda verdiler. Bir sene bana vermediler. Fenerbahçe’de bir tane yamuk adam görmedim. Aziz Yıldırım ben Fenerbahçe’den ayrılıp, Beşiktaş’a giderken 280 bin Euro verdi. ‘Bunu al oğlum, yolun açık olsun’ dedi. Ayrıca beni göndermek istememişti. Aziz Yıldırım’ın Türk futboluna verdiğini hangi başkan vermedi." "İbrahim Hacıosmanoğlu sürekli kupa kupa dedi. Bir tek o sene kupa yoktu ki; sen 3 sezondur kupaları kaptırıyorsun. Kendi başarısızlığını örtmek için Trabzonspor’u Fenerbahçe’ye düşman yaptı. Bu düşmanlığın ortadan kalkması gerekir. Bence bu düşmanlık bitmeli." "Manisa’da oynarken Galatasaray beni çok istemişti. Bonservis konusunda anlaşamamışlardı." "Beşiktaş’ta hayatımın en kötü zamanını geçirdim. Bir kere bile Beşiktaş A takmında resmi maçta forma giydirmediler. Transferimden 1 sene sonra bir mağazada, bari burada forma giyeyim’ diyerek iki forma satın aldım; Beşiktaş formasını giydim. Fotoğraf çektirdim. Şimdi çalışmalarımı yapıyorum. İtalya ve İspanya’dan birkaç takımla temsilcim Özkan Doğan görüşüyor. Türkiye’den isteyen takımlar da var. Bir karar vereceğiz." "İkinci yarıda takımımı bulup iyi bir dönem geçirirsem neden A milli takıma yeniden seçilmeyim. Olabilir. Fransa’daki Avrupa futbol şampiyonası finallerinde olmak istiyorum. Manisa’da kadro dışı kalmıştım. Devre arasında Eskişehirspor’a gittim. 6 ayda milli takıma seçildim. Hiddink beni kadroya almıştı." "Beşiktaş’ta benim aldığım parayı konuştular. Ama ben o parayı almak için yıllarca futbol oynadım. Bazıları boş boş konuşuyor. Ben oynadığım bütün kulüplerde o parayı aldım. Hatta Fenerbahçe’den kazandığımdan daha az aldım. Feda yılı dediler. Fedakârlıkta bulundum." "Çok bilmiş Önder Özen temel problemdi benim için. Kendisini futbol Tanrısı sanıyordu. Bence gerçekten futboldan anlamıyor. Televizyondan yorum yapıyor. Ama futbolu yönetemez. Kasımpaşa’ya gittiğinde ‘Takımın en büyük sorunu çok gol yemesi bunu çözeceğiz’ dedi. Başardı Kasımpaşa daha çok gol yedi. Futbol konuşmakla, futbolu bilmek çok farklı. Beni Metin Tekin eleştirse, Hakan Ünsal ya da Sergen Yalçın eleştirse buna bakarım. Kendimi tartarım ne yapıyorum diye. Ama Önder Özen söylerse olmaz. Bana karşı ikili oynadı. Yüzüme iyisin dedi. Bilic’e gitti, beni kötüledi. İkiyüzlü. Arkamdan konuşuyor. Sonra gelip bana senin hakkında iyi konuştum diyor." "Beşiktaş’ta çalışmalara başladık 3 hafta geçti; Bilic’in yanına gittim. ‘Neden beni kadroya almıyorsun, ben buraya transfer edildim. Eksiğim ne’ diye sordum. Bana, ‘Sezer bu takımda bana göre en yetenekli futbolcu sensin. Takımda sahayı iyi gören oyuncular var. Ama sen komple Ümraniye’yi görüyorsun. Çok yeteneklisin; ama benim seni oynatmam çok zor. Çünkü senin transferini ben yapmadım. Çalışmandan da memnunum. Ama burada hoca ben olduğum sürece senin burada oynaman zor’ dedi. ‘Seni de Kerim Frei ve Ömer Şişmanoğlu’nu da ben istemedim. Sizi buraya yönetim getirdi. Oynatmam zor. İleride işime gelirse oynatırım’ dedi. Beşiktaş’ta bir resmi maçta bile oynatılmadım. Beşiktaş formasını 1 sene sonra bir spor mağazada giyebildim. Fikret Orman da Ahmet Nur Çebi de ‘Sezer’e karşı mahçubum’ diyor. Ama mahçubiyet bir şeyi değiştirmiyor. Daha 28-29 yaşındayım beni futbola küstürdüler." | 1 Kasım 2015 Pazar, 16:44 | cumhuriyet | null | Sezer'den ilginç açıklama: "F.Bahçe'de oynamaktan gurur duyarım" | futbol | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/futbol/401697/Sezer_den_ilginc_aciklama___F.Bahce_de_oynamaktan_gurur_duyarim_.html |
Galata Köprüsü üzerindeki tramvay rayları arasından denize saldıkları olta ile balık tutanlar dikkat çekti | DHA | üzerinde Haliç ve Boğaz tarafında alışkın olduğumuz olta balıkçıları tramvay raylarının arasına girdi. DHA'nın haberine göre, Karaköy ve Eminönü'nü birbirine bağlayan Galata Köprüsü üzerindeki tramvay rayları arasından denize saldıkları olta ile balık tutanlar dikkat çekti. Bu kişilerin köprü üzerinde yer bulamadıkları için mi yoksa başka bir sebepten mi orayı tercih ettikleri anlaşılamadı. Rayların arasından yapılan balık avında bolca kefal çıktığı görüldü. Tramvayın geçişi sırasında ise ilginç görüntüler ortaya çıktı. | 16.01.2018 - 15:00 | haberturk | ['galata köprüsü'] | Galata Köprüsü'nde tramvay rayları arasında balık avı | Gündem | https://www.haberturk.com/galata-koprusu-nde-tramvay-raylari-arasinda-balik-avi-1798962 |
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, Türkiye'nin 2015 yılında en girişimci ve yenilikçi üniversitesinin, 88,40 puanla Sabancı Üniversitesi olduğunu bildirdi. | null | Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK'ta düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin en girişimci ve en yenilikçi ilk 50 üniversitesinin sıralandığı, 2015 yılı TÜBİTAK Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksini açıkladı. Bu yılın birincisinin 88,40 puanla Sabancı Üniversitesi olduğunu aktaran Işık, ikinci sırada 85,96 puanla Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), üçüncü sırada ise 79,66 puanla Boğaziçi Üniversitesi'nin bulunduğunu ifade etti. Geçen yıl üniversite giriş sınavlarında ilk 10 bine giren öğrencilere temel bilimleri tercih etmeleri halinde aylık 2 bin liraya kadar burs vermeye başladıklarını hatırlatan Işık, bu yıl ise söz konusu bursu, ilk 25 bine giren öğrenciler için de uygulamaya başladıklarını açıkladı. Bakan Işık, üniversitelerin rekabet etmeleri gerektiğini de belirterek, "Bu endeksi açıklamamızın önemli nedenlerinden biri de budur. İsteğimiz, arzumuz, Türkiye'de dünya ile yarışan üniversitelerin sayısının çoğalması. Şu anda bir elin parmaklarını geçmeyen üniversitemiz var dünyayla yarışan. Halbuki Türkiye gibi potansiyeli güçlü bir ülkenin, dünyada ilk 400'de en az 10'un üzerinde üniversitesinin olması gerekiyor" diye konuştu. | 06.07.2015 - 21:55 | Anadolu Ajansı | ['Eğitim'] | TÜBİTAK en yenilikçi üniversiteleri seçti | Eğitim | https://www.ntv.com.tr/egitim/tubitak-en-yenilikci-universiteleri-secti,qI_OgXMqm0mGKVb8a7HIzg |
Yarın Sevgililer Günü. Sevgiliniz için en özel Sevgililer Günü hazırlığını yapmak istiyorsanız, App Store'un sizin için hem faydalı hem de eğlenceli önerileri var. | null | Alışverişi son güne bıraktıysanız n11.com ve Hepsi Burada gibi uygulamaları kullanarak sizin için özel kişiye bugün teslim edilecek en güzel hediyeyi seçebilir, Çiçek Sepeti uygulaması ile hediye ya da çiçek siparişinizi verebilirsiniz. Farklı hediye alternatifleri arıyorsanız Jestini Yap uygulamasıyla sevdiğinize seyahat, sağlıklı yaşam, spa hatta sosyal sorumluluk gibi sevdiklerinizi mutlu edecek ve şaşırtacak jestler yapabilirsiniz. Seçtiğiniz fotoğraflarla bir hikaye ya da sizin için özelleşmiş bir paylaşım planlıyorsanız, Unfold uygulamasının Love paketinden bir şablon seçebilir ve istediğiniz platformdan paylaşabilirsiniz. Hızlı ve eğlenceli şekilde etkileyici videolar oluşturmanızı sağlayan Clips uygulaması ile video kliplerinizi, fotoğraflarınızı ve müziklerinizi biraraya getirerek, Mesajlar uygulaması veya seçeceğiniz populer sosyal medya platformundan sevdiğinizle paylaşabileceğiniz özel videonuzu hazırlayabilirsiniz. Sevdiğiniz için eğlenceli ve sizin için özelleştirilmiş farklı bir sürpriz hazırlamak istiyorsanız tarzınıza ve ruh halinize uygun bir Memoji oluşturabilir, Mesajlar ve FaceTime uygulamalarında kullanabileceğiniz karakterler yaratabilirsiniz. Ya da, sizin sesinizi kullanan ve yüz mimiklerinizi yansıtan dinozordan kaplana 16 farklı karakter içinden seçin yaparak kendi özel Animoji'nizi oluşturabilirsiniz Ayrıca iPhone’unuzda çok sevdiğiniz fakat fotoğraf arşivinizin derinliklerinde kalmış ve unutulmuş anları yeniden keşfedebilir ve sevdiğinizle paylaşabilirsiniz. iPhone’unuzdaki Fotoğraf uygulaması içindeki Anılar sekmesinde en anlamlı fotoğraflarınızdan ve videolarınızdan otomatik olarak özenle seçilmiş koleksiyonlar oluşturabilir ve sevdiğinizle paylaşabilirsiniz. Koşturmaca içerisinde hala akşam yemeği rezervasyonunuzu yapmadıysanız Reztoran-Restoran Rezervasyon uygulaması ile sevdiğiniz tarza uygun ya da yeni açılmış, yüzlerce restoran alternatifleri arasından kolaylıkla seçiminizi yapabilir ve masanızı ayırabilirsiniz. Eğer sevdiğinizle romantik bir tatil planlamak istiyorsanız Trivago ile ideal otelinizi arayabilir, dünya çapında yüzlerce siteden alınan fiyatları karşılaştırarak ve yorumları okuyarak güvenle seyahat edebilirsiniz. Bu özel akşam için farklı bir etkinlik arıyorsanız biletix ygulaması ile şehirde Sevgililer Günü’nde gerçekleşecek etkinliklerden size uygun olanı bulabilirsiniz. Oscarlar yaklaşıyor, bu özel gecede sinemaya gitmeyi tercih ederseniz, Sinemia uygulaması ile beğendiğiniz filme ait bilgilere ulaşabilir ve size uygun seansı ayarlayabilirsiniz. Bu özel günde özel menü ile sevdiğinizi şaşırtmak istiyorsanız Kitchen Stories uygulaması ile sevgi dolu yemekler hazırlayabilirsiniz. Pratik tarifler, adım adım fotoğraflı açıklamalar ve nasıl yapılır ipuçlarıyla Sevgililer Günü menüsünü eğlenerek hazırlayabilirsiniz. Evdeki malzemelere göre menüyü düzenlemek isterseniz Yemek.com ile videolu yemek tariflerini izlerken püf noktalarını da öğrenebilir, akşam yemeğinde ahçılık sırlarınızdan bahsedebilirsiniz. Yemek pişirmek için zamanınız yoksa Yemek Sepeti ygulaması ile yüzlerce restoran arasından damak tadınıza en uygun akşam yemeği siparişinizi verebilirsiniz. Size sadece romantik akşam yemeği masasını hazırlamak kalır. Evinizde romantik yemeğinizi yerken sohbetinize eşlik edecek romantik müzikleri Apple Music’te hazırlanan özel “Aşk" odasında ruh eşinizle romantik bir gece geçirirken size eşlik edecek listeler içinden seçiminizi yapabilirsiniz. 60'lardan 2010’lara uzanan müzik tarihinin zirvesindeki en iyi aşk sarkılarından oluşan listelerden, aşkın her evresine hitap eden her türde özel listelere, popüler türk sanatçıların beğenilen aşk şarkılarından oluşan listelere, ruh eşinizle romantik bir gece geçirirken size eslik edecek listelere hatta aynı zamanda Sevgililer Günü’nde Aşk açısı çeken ruhlar icin özel derlenmiş listeleri bulabilirsiniz. Ayrıca aşkı her yönüyle işleyen parçaların yer aldığı özel radyolardan birini de seçebilirsiniz. Sevdiğinizle başbaşa evin sakin ortamında film seyretmek istiyorsanız BluTV uygulaması ile aşk temalı filmlerin içinden seçim yapabilirsiniz. Film uzmanları tarafından seçilmiş filmlerin arasından Mubi uygulaması ile de tercihinizi yapabilirsiniz. Keyifli bir Sevgililer Günü için iPhone’unuzda bildirim, mesaj ve aramalarla dikkatinizin dağılmasını istemiyorsanız Rahatsız Etme özelliğini aktive etmeyi unutmayın! | 13.02.2019 - 14:36 | null | ['Teknoloji', 'Apple', '14 Şubat Sevgililer Günü '] | Sevgililer Günü için App Store'dan tavsiyeler | Teknoloji | https://www.ntv.com.tr/teknoloji/sevgililer-gunu-icin-app-storedan-tavsiyeler,PljQ8mthdUWwXbBO3ljm0Q |
Homa Dalyanı doğal bir zenginlik. Uluslararası sözleşmelerle koruma altında. Binlerce su kuşunun yaşam alanı Homa Dalyanı molozla doldu... | null | İzmir Kuş Cenneti’nin içinde bulunduğu Gediz Deltası’nın Homa Dalyanı kıyılarına tonlarca moloz döküldü. Yasalar ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara göre koruma altında olan alana, yol iyileştirme gerekçesiyle demir ve beton yığınları bırakıldı. Türkiye’deki on üç Ramsar Alanı’ndan biri olan İzmir’deki Gediz Deltası’nda kamyonlarca molozun döküldüğü Homa Dalyanı, aynı zamanda birinci derece Doğal Sit Alanı ve deltanın yönetim planına göre mutlak koruma alanı. Doğa Derneği, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne bilimsel araştırmalar için tahsis edilen Homa Dalyanı’ndaki binaya ulaşımın güç olduğu gerekçesiyle yaklaşık iki kilometrelik doğal kumul alana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin araçlarıyla moloz döküldüğüne dikkat çekiyor. Molozun döküldüğü yer, Homa Dalyanı ve Ege Denizi’ni birbirinden ayıran ve uzun yıllar boyunca deniz dalgalarının biriktirdiği deniz kabuklarından oluşan doğal bir yol özelliği taşıyordu. Flamingolar için Türkiye’deki en büyük ikinci üreme alanı olan Gediz Deltası’nda nesli küresel ölçekte koruma altında olan kuş türleri bulunuyor. Homa Dalyanı, çok sayıda su kuşunun beslenme ve üreme alanı olduğu gibi İzmir Körfezi’ndeki balık üretimi için de büyük önem taşıyor. Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Başkanı Güven Eken “Gediz Deltası Ramsar Alanı koruma statüsü birçok insanın alın teri ve mücadelesi ile kazanıldı ve bölgenin eşsiz doğasına armağan edildi. Deltayı yaşatma sorumluluğu, İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere bölgedeki kurumlara devredildi. Görülüyor ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu önemli görevin henüz farkında değil ve kendi uygulaması gereken yasaları çiğneyerek Homa Dalyanı kıyılarını betonla kaplayabiliyor. Homa Dalyanı’nda en son beton kırıntısı da temizlenene kadar ilgili tüm kişi ve kurumları görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz” dedi. Homa Dalyanı’nındaki adacıklarda nesli tehlikede olan tepeli pelikanın (Pelecanus crispus) yanı sıra hazar sumrusu (Sterna caspia), küçük sumru (Sterna albifrons) ve gümüş martı (Larus cachinnans) yuva yapmakta. Bununla birlikte dalyan, flamingo başta olmak üzere farklı türlerden su kuşları için geceleme ve beslenme alanı. Öte yandan, Homa Dalyanı kıyıları Türkiye’nin Akdeniz sahillerinde üreyen denizkaplumbağası Caretta caretta için önemli bir kışlama alanı. Biz de NTVMSNBC olarak konuyla ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden görüş talep ettik... Talebimize gelen yanıt şöyle: İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise , Ramsar Sözleşmesi’ne göre, sulakalanları koruma yetkisinin Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne verildiğini, Büyükşehir’in yaptığı çalışmanın da, Fakülte’den gelen yazılı talep üzerine gerçekleştirildiğini söyledi. Büyükşehir yetkilileri, Su Ürünleri Fakültesi tarafından hazırlanan raporda, “Dalyan verimliliğinin artırılabilmesi için Tuzla ile dalyan binası arasında kalan -4300 metre- denize paralel toprak yolun özellikle deniz tarafının taş dolgu malzeme ile güçlendirilmesi” maddesinin yer aldığını belirterek, “Bize gelen talep yazısında, Homa Dalyan yolunun bazı bölümlerinde lodos nedeniyle bozulmalar olduğu ve bu nedenle dalyana karayoluyla ulaşımın sağlanamadığı belirtilerek yolun bozulan kısımlarının deniz tarafının taşlarla desteklenmesi ve yolun onarılması’ istenmiştir” açıklamasını yaptı. | 26.11.2009 - 08:49 | null | [] | Flamingolara "moloz" yağmuru | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/flamingolara-moloz-yagmuru,FEH9qzaPBUyk_4D0eB2jQg |
Düzce’nin Çilimli İlçesi’nde aniden bastıran yağmur sırasında düşen yıldırım 4 fındık işçisini yaraladı. | null | İlçede saat 23.00 sıralarında etkili olan yağmurda, Hızardere Köyü’nde fındık işçilerinin kaldığı eve yıldırım düştü. İşçilerden Mevlide Şaylı, Bahar Işılak, Ramazan Rüstem ve Ramazan Taş yaralandı. Evdeki diğer işçilerin ihbarı üzerine gelen sağlık ekipleri tarafından yaralılar, ambulansla Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı belirtildi. | 13.08.2016 - 06:13 | DHA | ['Türkiye'] | Eve düşen yıldırım 4 fındık işçisini yaraladı | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/eve-dusen-yildirim-4-findik-iscisini-yaraladi,jRBFoiFNhUmO7T1N85BALQ |
Pakistan Başbakanı İmran Han'ın Ticaret ve Yatırım Danışmanı Abdul Razak Davud, 55 ülke için daha Pakistan'a vizesiz seyahat veya kapıda vize uygulamasına geçilmesi amacıyla çalışma başlatıldığını duyurdu. | null | Başkent İslamabad'da yerel basına açıklama yapan Davud, güvenlik güçlerinin de aralarında bulunduğu ilgili kurumların çalışmalarını tamamlamasıyla teklifin ocak ayında Han'a sunulacağını söyledi. Ülke turizmini geliştirmek için geçen ocakta aralarında ABD ve İngiltere'nin de bulunduğu 24 ülkenin vatandaşları için kapıda vize uygulamasına geçildiğini ifade eden Davud, güvenlik konusunda da adımların atılmasıyla 55 ülke için daha vizesiz seyahat veya kapıda vize uygulamasına geçilmesine yönelik çalışmaların başladığını aktardı. Ülke turizminin gelişmesi gerektiğini vurgulayan Davud, hükümetin bu konuda her türlü adımı atmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi. Vizesiz seyahat ve kapıda vize uygulamasının ocakta tamamlanmasıyla teklif önce Han'a sunulacak. Han'ın uygun bulması halinde Bakanlar Kurulu onayına gönderilecek teklif buradan geçerse yürürlüğe girecek. Pakistan sadece Nepal, Maldivler, Trinidad ve Tobago, Samoa ve Togo olmak üzere 5 ülkenin vatandaşlarına vize uygulamıyor. Aralarında Avrupa Birliği ülkeleri ile Türkiye'nin de bulunduğu 67 ülkenin iş insanlarına ise Pakistan ticaret makamlarından alınan belgelerle davet edilmeleri halinde kapıda vize veriliyor. Turistik amaçlı seyahat eden 24 ülkenin vatandaşlarına kapıda vize uygulamasına bu yıl başında geçilmişti. Yeni düzenlemeyle Pakistan'a vizesiz ya da kapıda vize uygulamasıyla giden ülke sayısı 84'e yükselecek. | 18.12.2018 - 18:35 | Anadolu Ajansı | ['Seyahat', 'Dünya', 'vize ', 'Pakistan'] | Pakistan 55 ülkeye vize kolaylığı getirmeye hazırlanıyor | Seyahat | https://www.ntv.com.tr/seyahat/pakistan-55-ulkeye-vize-kolayligi-getirmeye-hazirlaniyor,Tff-wUc5MkWzNlebVQHcjQ |
Eski Elazığ Belediye Başkanı Selmanoğlu, aracında silahlı saldırıya uğradı. Selmanoğlu ve eşi, araca 5 merminin isabet ettiği saldırıdan yara almadan kurtuldu. | null | Eski Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu'nun kullandığı cipe silahlı saldırı düzenlendi. Yeni Mahalle Gazi Caddesi'nde Selmanoğlu ile eşi Filiz Selmanoğlu'nun bulunduğu cipe seyir halindeyken E.U. tarafından tabancayla ateş açıldı. Selmanoğlu çiftinin yara almadan kurtulduğu saldırıda araca 5 mermi isabet etti. Olay yerinden kaçan E.U, saldırıda kullandığı ruhsatsız tabancayla yakalandı. Selmanoğlu, silahlı saldırı gerçekleştiren kişinin kendisine kin tutan bir büfe sahibi olduğunu söyledi. Saldırının belediye başkanlığı dönemindeki büfelerin yıkılması olayıyla alakalı olduğunu dile getirerek şöyle konuştu: "Bize silah sıkan, daha önce öğretmenevi önündeki sandalyelerle ilgili mücadele ettiğimiz, emniyetle birlikte kaldırdığımız karayollarının önündeki bir büfe sahibi. Bu büfe yıkımıyla ilgili arkadaş bize kin tutmuş." Süleyman Selmanoğlu, 2004 ve 2009'daki yerel seçimlerde Elazığ Belediye Başkanı seçilmişti. | 13.12.2015 - 23:39 | Anadolu Ajansı | ['Türkiye', 'Genel'] | Eski Elazığ Belediye Başkanı Selmanoğlu'na silahlı saldırı | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/eski-elazig-belediye-baskani-selmanogluna-silahli-saldiri,JpiX2kScAkGxMVVjRE3m6A |
Başbakan Erdoğan’ın Ankara Üniversitesi’nde düzenlenen konferansa katılması nedeniyle üniversitede olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Çatılara keskin nişancılar yerleştirilirken, listede adı olmayanlar içeri alınmadı. Erdoğan’ı protesto etmek isteyen 12 öğrenci ise gözaltına alındı. | null | Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Üniversitesi'nin 2012-2013 akademik yıl açılış törenine katıldı. Başbakan Erdoğan’ın konferansa katılması nedeniyle üniversitede geniş güvenlik önlemleri alındı. Üniversite yerleşkesindeki çatılara keskin nişancıların yerleştirildiği görüldü. Morfoloji binasında gerçekleştirilen konferansa sadece listede adı olanlar alındı. Öğrenci ve öğretim üyeleri ise yapılan aramalardan sonra salona alındı. Başbakan Erdoğan, konferansta yaptığı konuşmada öğrencilere bazı tavsiyelerde bulundu. Erdoğan, “Sakın ailenizi unutmayın, aile millet demektir. Kibir ve gurur asla yanınıza yaklaşmasın. Tavrınızı daima hoşgörü ve demokrasiden yana koyun. Şiddet, terör ve kötü alışkanlıklara karşı her zaman mesafeli olun” diye konuştu. Öte yandan, Başbakan Erdoğan'ın törenin yapılacağı Morfoloji binasına gelişi sırasında, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) üyesi oldukları belirtilen bir grup, protesto eylemi yapmak istedi. Güvenlik güçlerinin barikat oluşturarak durdurduğu grup direnince, biber gazıyla müdahalede edildi. Polis ekipleri, eylemde ısrar eden gruptan 12 kişiyi gözaltına aldı. | 03.10.2012 - 11:37 | null | [] | Listede olmayan öğrenciler içeri alınmadı | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/listede-olmayan-ogrenciler-iceri-alinmadi,veV8HbsgrkG3sNp0llj0Lg |
UNESCO, Viyana'yı tarihi dokusuna aykırı şekilde inşa edilen yüksek binalar nedeniyle "tehlikede olan dünya mirasları" arasına aldı. | null | Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü ( ) Dünya Miras Komitesi, 'nın tarihi şehir merkezinde inşa edilen yüksek binaların, şehrin evrensel değerini kaybetmesine neden olduğunu bildirdi. UNESCO'dan yapılan yazılı açıklamada, 'nın başkenti Viyana'da inşa edilen ve yaklaşık 66 metrenin üzerindeki yeni yapıların, şehrin kendine has özelliğini yitirmesine ve evrensel değerini kaybetmesine yol açtığı belirtildi. Açıklamada, Komite'nin bu kararı almasında, yeni inşa edilen Wien Mitte Alışveriş Merkezi, Heumarkt'a yapılan yüksek bina ve Viyana buz pateni sahasına inşa edilecek 66 metrelik yapının sebep olduğu kaydedildi. | 07.07.2017 - 00:08 | Anadolu Ajansı | ['Dünya', 'Dış Politika', 'Avusturya', 'Avrupa', 'Birleşmiş Milletler'] | Viyana, UNESCO'nun "tehlikede olan dünya mirasları" listesinde | Dünya | https://www.ntv.com.tr/dunya/viyana-unesconun-tehlikede-olan-dunya-miraslari-listesinde,cKhjeQHMik-1GORQaR6Bvg |
Ermenistan ile Türkiye karşı karşıya... | null | İki komşu ülke Ermenistan ile Türkiye, Küçük Erkekler Basketbol Milli Takımları'nda mücadele edecek. Pertevniyal Spor Kulübü’nün 50. yılı etkinliklerinde Ermenistan ile Türkiye'nin Küçük Erkekler Basketbol Milli Takımlar'ı 17 Haziran Perşembe günü sahaya çıkıyor. 17-20 Haziran arasında yapılacak olan Küçük Erkekler Basketbol karşılaşmasında ilk maç Ermenistan’ın Küçük Erkek Basketbol Milli Takımı ile tarihinde birçok başarılara imza atan Şişli Spor Kulübü arasında yapılacak. Ermenistan takımının antrenörlüğünü Arek Vadian, Şişli Spor Kulübü'nün antrenörlüğünü ise Fatih Çağan yapıyor. Şişli Spor Kulübü takım kadrosu 13-14 yaşlarında bulunan yetenekli genç basketbolculardan oluşuyor. 1926 yılında Nor Şişli Spor Kulübü adı altında kurulan Şişli Spor Kulübü atletizm, tenis, jimnastik, yüzme, basketbol ve futbolda sayısız sporcu yetiştirmiş ve birçok şampiyonluklar kazanmdı. Şişli Spor Kulübü, günümüzde de basketbol ve voleybol branşlarında başarılarını devam ettiriyor. Pertevniyal Lisesi Spor Salonu’nda yapılacak olan karşılaşmalar: 16:00 Pertevniyal - Akasya Koleji 17:30 Şişli Spor Kulübü – Ermenistan Küçük Milli Takımı Ermenistan Küçük Milli Takımı – Akasya Koleji Pertevniyal – Şişli Şişli – Akasya Koleji Pertevniyal – Ermenistan Küçük Milli Takımı Karşılaşmalar, ilk gün Aksaray Pertevniyal Lisesi Spor Salonu'nda, 2. ve 3. günde ise İstinye’deki Pertevniyal Spor Kulübü'nde yapılacak. | 15.06.2010 - 22:07 | haberturk | [] | Spor sınır tanımadı! | Basketbol | https://www.haberturk.com/spor/basketbol/haber/523935-spor-sinir-tanimadi |
Beyonce'nin bir aylık kızının ilk fotoğrafları yayımlandı. | null | ABD'li pop şarkıcısı Beyonce'un bir aylık kızı Blue Ivy Carter'ın ilk fotoğrafları internette yayımlandı. Beyonce ve Jay-Z çifti, ilk çocukları Blue Ivy'nin 5 fotoğrafını blog sitesi Tumblr'a yolladı. Fotoğrafların yanında "Sevincimize ortak olmanızdan memnunuz" yazısı yer aldı. Çift ayrıca halka özel hayatlarına gösterdikleri saygıdan dolayı teşekkür etti. | 11.02.2012 - 11:43 | Anadolu Ajansı | [] | Beyonce'nin kızıyla ilk fotoğrafı | Yaşam | https://www.ntv.com.tr/yasam/beyoncenin-kiziyla-ilk-fotografi,zXoJw_KwxkOGY02qf8d0rA |
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Herkes günde 10 bin adım atsın. Vatandaşlara ücretsiz adım ölçer cihazı dağıtacağız” dedi | null | Sağlık Bakanı Recep Akdağ, aşırı kilo sorununun dünyada olduğu gibi Türkiye’de de salgına dönüştüğünü belirterek obeziteyle mücadele için kampanya başlattı. Kilo problemine karşı günde 10 bin adım atılması gerektiğini belirten Akdağ, vatandaşlara ücretsiz adım ölçer dağıtacaklarını açıkladı. Akdağ, TV dizilerinde beslenmeyle ilgili olumlu mesajlar verilmesi için katkı istedi. Dün obeziteyle mücadele için başlatılan kampanyayı tanıtan Bakan Akdağ, obezitenin tansiyon, şeker, kalp gibi sağlık sorunlarına yol açtığına dikkat çekerek şunları belirtti: "Türkiye’de son 25 yılda aşırı kiloluk ikiye katlanmış durumda. Vücut kitle indeksi 25’in üstündeyse bu kişiye ‘kilolu’ diyoruz. Bunun dünyada yüzde 35’e ulaştığını görüyoruz.’’ Akdağ, kilo problemiyle karşılaşmamak için kişilerin almaları gereken önlemleri şöyle sıraladı: Yemek yeme zevkinden kısmen vazgeçmek gerekir. Az yemek yemeli, acıkmadan sofraya oturmamalı, doymadan kalkmalı, mutlaka egzersiz yapılmalı. Katları inip çıkarken asansör yerine merdiven kullanın. Kısa mesafelerde araç kullanmak yerine yürüyün. BOL SU İÇİN Yaz aylarında bol su içilmeli, taze sıkılmış meyve suyu tüketilmeli. Şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durulmalı. Bol bol meyve ve sebze yenmeli. , dün medyaya verdiği tam sayfa ilanlarda, obeziteye karşı önerilerde bulundu. İlanda vücut kitle indeksinin nasıl hesaplanacağı da yer aldı. İşte bakanlığın obeziteyle mücadele önerileri: 1- Vücut kitle indeksini hesaplayın. 2- Hareket edin. Günde 10 bin adım atın 3- Porsiyonları küçültün... Vücut kitle indeksi kilonun boyun karesine bölünmesiyle bulunur. Örneğin; 80 kilosunuz ve 1.60 boyundasınız. 1.60’ın karesi (1.60X1.60) 2.56’dır. 80’i 2.56’ya böldüğünüzde çıkan 31.25 kilogram/ metrekare sizin vücut kitle indeksiniz. Eğer VKİ’niz 30 ya da daha fazla ise kilo vermeniz gerekiyor. Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu: “Bakanlığın kampanyasını destekliyorum. Ancak benim de ‘Tabak Harekâtı’ adını verdiğim bir önerim olacak. Bakanlık, porselen firmalarını ve lokantaları da bu harekete dahil ederek ‘tabak küçültmeli’. Sofraya küçük pasta tabaklarını koyalım. Porsiyonlar küçüldükçe beyin bir süre sonra tokluk algısını değiştiriyor, böylece daha az yemekle sofradan doymuş kalkıyorsunuz.” Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Saip Sürücüoğlu: “Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği vücut kitle indeksine göre 18 yaş sonrası erişkinde olması gereken ortalama indeks 23. Yaşlıysa 26 da olabiliyor. İnsanoğu hareketli sisteme göre programlanmış. Bu nedenle aktivite ve kan dolaşımının sağlanması çok önemli. Okullarda beslenme eğitimi verilmeli.” | 28.06.2012 - 09:37 | haberturk | ['obezite', 'sağlık bakanı recep akdağ', 'sağlık bakanlığı'] | Bakanlık obeziteye savaş açtı | Sağlık | https://www.haberturk.com/saglik/haber/754505-bakanlik-obeziteye-savas-acti |
Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, "Siyasi parti liderlerinin fikir alışverişinde bulunmalarından memnuniyet duyuyorum" dedi. | null | TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, MÜSİAD yöneticilerini kabulünde, bir gazetecinin, CHP Grup Başkanvekillerinin ''Meclis'in 1 Ekim'e kadar kapatılmamasına ilişkin önerisini'' nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, bir grubun böyle bir önerisinin olabileceğini, buna saygı duyduğunu, ancak Meclisin çalışmalarına devam edip etmemesinin Genel Kurulun kararıyla olacağını anımsattı. TBMM Başkanı Şahin, şunları kaydetti: ''Genel Kurulumuz bu konuda en son verdiği karar 16 Temmuz'a kadar çalışmaydı. Bugün, iktidar partisine mensup grup başkanvekili arkadaşım, -biraz önce burada Danışma Kurulu toplantısı vardı- ayın 23'üne kadar çıkarılması düşünülen kanun tasarılarıyla ilgili yeni bir öneri getirdi. Oy birliği sağlanamadığı için grup önerisi olarak Genel Kurulda oylanacak. Eğer Genel Kurul bu öneriyi kabul ederse, 5-6 tane kanun görüşüldüğünde Meclis çalışmalarına ara verebilir 1 Ekim'e kadar... Ama eğer CHP'nin Eylül sonuna kadar çalışalım şeklindeki önerisi Genel Kurulca kabul edilirse Meclis tatil yapmamış olur. Tamamen Genel Kurulun kararına bağlı bir şey. O nedenle benim burada bir değerlendirme yapmam, 'doğrudur yanlıştır' gibi bir değerlendirme yapmam yanlış olur.'' CHP Grup Başkanvekillerinin ''geç saatlere kadar çalışmadan yakındıkları''nın anımsatılması üzerine, Şahin, şöyle konuştu: ''Biraz önce, grup başkanvekili arkadaşlara, mutlaka çıkarılması düşünülen kanun tasarı veya teklifleri hususunda... Grup başkanvekili arkadaşlarımız bir araya gelseler de bir mutabakat sağlasalar; çalışma saatlerini de buna göre yeniden düzenleseler ve bunlar çıktıktan sonra -referandum da var çünkü önümüzde- Meclis çalışmalarına ara verse iyi olur. Bu konuda, 'eğer benim yardımıma ihtiyacınız olursa ben buradayım, yeter ki siz aranızda bir mutabakat zemini yakalayın ben de size yardımcı olayım' diye öneride bulundum ama şimdilik bir mutabakat sağlanamadı. Sağlansa çok iyi olur.'' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi partilerin genel başkanlarıyla görüşmesine ilişkin soru üzerine, Şahin, siyasi partilerin genel başkanlarının hangi konuda olursa olsun bir araya gelerek karşılıklı fikir alışverişinde bulunmalarının ''son derece güzel olduğunu'' ifade etti. Şahin, ''Bundan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kaldı ki bunu da doğal karşılıyorum. Bu görüşmenin veya görüşme öncesi tartışmaların Türkiye'nin gündeminde bu kadar yer işgal etmiş olmasından da üzüntü duyuyorum. Çünkü bunlar haber konusu bile olamayacak karşılıklı temaslar şeklinde olmalıdır'' dedi. Şahin, şunları kaydetti: ''Siyasi partilerimiz nihayet bu ülkenin insanlarıdır. Kendi görüşleri istikametinde siyasi parti olarak örgütlenmişlerdir. Halkımızın desteğiyle iktidar olduklarında bu ülkeye hizmet edeceklerdir. Dolayısıyla siyasi partiler arasındaki yarışın bir hizmet yarışı olması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir yarış olduğunda, medeni ilişkilerin de çok üst seviyede olması düşüncesini hep paylaştım. Siyasi partilerimizin genel başkanları bir araya gelsinler, görüşsünler derken de hareket noktam buydu...'' TBMM Başkanı Şahin, ''Başbakan Erdoğan'ın BDP ve MHP ile görüşmemesini nasıl değerlendirdiğinin'' sorulması üzerine, ''Sayın Başbakan'ın tabii ki kendi takdirleridir ama kişisel görüşüm; tüm siyasi partilerimizin değerli genel başkanları birbirleriyle rahat bir zeminde görüşebilseler çok daha iyi olur. Milletimizin beklentisinin de bu olduğunu düşünüyorum'' diye konuştu. Şahin, görüşmeyle ilgili bir başka soru üzerine, ''Ben, her bakımdan, sadece bir araya gelmiş olmanın bile çok önemli olduğunu düşünüyorum'' dedi. | 13.07.2010 - 18:45 | Anadolu Ajansı | [] | Şahin: Liderlerin buluşmasından memnunum | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/sahin-liderlerin-bulusmasindan-memnunum,FX6S7etqFU-NVI2g8skrnA |
Giresun'da FİSKOBİRLİK Genel Müdürlüğü'nün arşivlerinin bulunduğu binada yangın çıktı. | null | Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) arşivlerinin yer aldığı binada çalışanların yemekte olduğu sırada yangın çıktı. Nedeni henüz bilinmeyen çıkan yangını diğer binadaki personel fark etti. Çalışanların itfaiye ekiplerine haber vermesinin ardından yangın yaklaşık bir saatlik çalışmanın ardından söndürüldü. Binayı saran dumanın ekipleri zorladığı görüldü. Giresun Fındık Tarım Satış Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kumaş, klimadan kaynaklandığını tahmin ettikleri yangında evraklara zarar gelmemesinin sevindirici olduğunu söyledi. | 04.05.2015 - 15:29 | Anadolu Ajansı | ['Türkiye'] | FİSKOBİRLİK binasında yangın | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/fiskobirlik-binasinda-yangin,WXhBWWuSXECRvwBDtFVA3w |
Hasankeyf ilçesinde, mutfakta yemek hazırlarken akrebin soktuğu kadın, yoğun bakım ünitesine alındı. | null | İlçeye bağlı Yaka köyünde bayram ziyaretine gelen misafirlerine mutfakta yemek hazırlayan Adalet Yaşar'ı (38) akrep soktu. 112 Acil Servis ekiplerince Gercüş Devlet Hastanesine kaldırılan Yaşar, buradaki müdahalenin ardından Batman Bölge Devlet Hastanesine sevk edildi. Yoğun bakım ünitesine alınan Yaşar'ın hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. | 17.07.2015 - 22:48 | Anadolu Ajansı | ['Türkiye'] | Akrebin soktuğu kadın yoğun bakıma alındı | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/akrebin-soktugu-kadin-yogun-bakima-alindi,sAywWTMxcUSv0AjP9bEYXA |
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatlı kredilerin geri dönme oranının yüzde 98 ile bankacılık sistemi performansının üzerinde olduğunu belirterek, bu enstrümanı en küçük esnafın da kullanabileceği şekilde kalıcı hale getireceklerini söyledi. | null | , teminatlı kredilerin geri dönme oranının yüzde 98 ile bankacılık sistemi performansının üzerinde olduğunu belirterek, bu enstrümanı en küçük esnafın da kullanabileceği şekilde kalıcı hale getireceklerini söyledi. İzmir'de Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) İzmir Şubesi üyesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zeybekci, Ege ekonomisinin bir uyanış içinde olduğunu, bölgenin ihracat ve teşvik belgesi kullanım rakamlarının ülke ortalamasının üzerinde arttığını belirtti. İzmir'de serbest bölgelerin öne çıkması konusunda çalışmalarının bulunduğuna işaret eden Zeybekci, Ege Serbest Bölgesi'ndeki ihracatın 2017'de önceki yıla göre yüzde 12 arttığını dile getirdi. Zeybekci, "Bir şehrin bir şeyle öne çıkması lazım. İzmir'in de serbest bölgeler konusunda öne çıkması için misyon biçtik. Ege Serbest Bölgesi tek başına 1980 yılındaki Türkiye'nin ihracatını yapar hale geldi. Burada 21 bin 158 kişi çalışıyor. Hedefimiz İzmir'deki serbest bölgelerde 60 bin kişinin çalışması. Bunun için Serbest Bölgeler Kanunu'nu değiştirdik." dedi. Bakan Zeybekci, bir gazetecinin " konusundaki değerlendirmelerin zeytin üreticilerinin tepkisine neden olduğunu" ifade etmesi üzerine Bakan Zeybekci, Türkiye'de zeytin sektörünü kendilerinden daha çok düşünen kimsenin olmadığını, son 15 yılda gelinen noktanın ortada olduğunu vurguladı. Zeytine verilen desteklerle ağaç sayısını iki katına çıkardıklarının altını çizen Zeybekci, şöyle konuştu: "Kendimize yeten zeytin ve zeytinyağı kapasitemiz var. Yaklaşık olarak 250-300 bin ton arasında zeytinyağı üretiyoruz. Tunus'ta 2006 yılında imzalamış olduğumuz Serbest Ticaret Anlaşması'ndan sonra biz Tunus'a 1 milyar dolar ihracat, 200 milyon dolar da ithalat yapıyoruz. STA bize artı yazmış. Bundan dolayı çok rahatsızlar. Temmuz ayında gittik. Tunus'tan alabileceğimiz tek ürün yok ortada. Fosfat alıyoruz. Gübre sanayinde kullanmak üzere. Bizim iyi niyetli bir şekilde 'sizden ithalatı artırıyoruz' dememiz lazım. Bunun için de size dünyada kimseye vermediğimiz bir imtiyaz verelim, 3 bin tonu geçmemek üzere ve Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında yani Türkiye'de kullanmamak, ihraç etmek şartıyla sizden zeytinyağı alalım dedik. Bu da orada siyasi anlamda karşılık buldu." Bakan Zeybekci, bir gazetecinin "2019'da yapılacak seçimlerin bütçe performansında bir değişim yaratıp yaratmayacağı" konusundaki sorusuna ise cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile artık belirsizliğin ortadan kalktığını, öngörülebilir, sürdürebilir, 5 yıl kesintisiz güçlü iktidarların söz konusu olacağına dikkati çekti. Siyaset alanındaki belirsizliklerin ekonomiyi etkilemesinin de önünün artık kapandığını bildiren Zeybekci, "Koalisyon mu olacak, tek başına iktidar mı olacak, kim kiminle ne yapacak... Artık böyle bir tartışma yok. Bizim 2017 yılı bütçe performansımıza bakın. Muhtemelen bütçe açığında yüzde 2 hedef koymuş olmamıza rağmen bu yüzde 1,5'lar seviyesine inecek. Bütçe açığı anlamında da dünyadaki itibarlı performanslardandır. 2017'de seçim yapmadık mı? 2016'da devasa bir işgal girişimiyle karşılaştık. Terörün her türlüsünün yaşandığı bir dönemden geçtik. Artık seçim ekonomileri uygulanmıyor ve uygulanamaz. Ekonomimizde çok net kararlar alındı. Bütçe açığı hedefimiz, cari açık hedefimiz, büyüme hedefimiz belli." değerlendirmesinde bulundu. Bakan Zeybekci, "KGF teminatlı kredilerde yeni açılımlar yapılıp yapılmayacağı" konusundaki bir soru üzerine ise bu kredilerin 2017'de Türkiye'nin büyümesini tetiklemesi anlamında etkili olduğuna işaret etti. KGF teminatla kredilerle 210 milyar liralık bir büyüklüğün piyasaya sunulduğunu, geri ödemelerin de başladığını aktaran Nihat Zeybekci, şöyle devam etti: "KGF teminatlı kredilerde geri ödemeler başladı. Son derece başarılı gidiyor. Kullandırılan kredilerin geri dönme oranları yüzde 98. Normal bankacılık sistemi içerisindeki performanstan daha yüksek. 2018 yılında da devam edecek. Bu enstrümanı kalıcı hale getiriyoruz. Geçici bir enstrüman değil kalıcı olacak. Bununla ilgili çalışmalarımız da bitti. Birkaç hafta içinde Ekonomi Koordinasyon Kurulu kararı olarak bunu kamuoyuyla paylaşacağız. Yeni düzenlemeyle artık KOBİ'lerimizin bu kredileri kullanma mesafesini daha aşağı indiriyoruz. En küçük esnaf, usta seviyesindeki arkadaşlarımızın da kullanmasını daha uygun hale getiriyoruz." Son dönemde hükümetin ihracata çok büyük destek verdiğini, bu konuda Maliye Bakanlığı'na özel olarak teşekkür ettiğini dile getiren Zeybekci, ihracatçının KDV yüklerinin giderilmesi için de bir çalışma yapıldığını söyledi. Ekonomi Bakanı Zeybekci, şunları kaydetti: "En son TİM ile yaptığımız toplantıda KDV ile ilgili gündeme gelen, ihracatçıların KDV maliyetini ve stokunu taşıması, iadelerin gecikmesi ve KDV oranı farkları sebebiyle ihracatçının üzerindeki yüklerin düzenlenmesi konularıyla ilgili çalışıyoruz, inşallah bir iki ay içinde sorun çözülecek. Burada Maliye Bakanlığı tarafında bir çalışma yapılıyor. Ama hedef kesin çözüm." | 11.01.2018 - 10:24 | Anadolu Ajansı | ['Ekonomi', 'kredi '] | Bakan Zeybekci: KGF teminatlı enstrümanı kalıcı hale getiriyoruz | Ekonomi | https://www.ntv.com.tr/ekonomi/bakan-zeybekcikgf-teminatli-enstrumani-kalici-hale-getiriyoruz,Qha9UP41jUqhlQdqOHfj7w |
Alman Bild gazetesi, okuyucularına gol sorunu yaşayan Almanya Milli Takımı'nın fovete ihtiyacı olup olmadığını sordu. Ankete katılanların büyük çoğunluğu Mario Gomez’in forvette yer alması gerektiği yönünde görüş bildirdi. | NTV Spor | Alman Bild gazetesi, okuyucularına gol sorunu yaşayan Almanya Milli Takımı'nın fovete ihtiyacı olup olmadığını sordu. Ankete katılanların büyük çoğunluğu Mario Gomez’in forvette yer alması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Düzenlenen ankette, Beşiktaşlı Mario Gomez'in yanı sıra 3 forvetten hangisinin milli takıma çağrılması gerektiği soruldu. Ankete katılanların yüzde 45’i Mario Gomez’i istedi. Gomez listede ilk sırada yer alırken, katılımcıların 2. en çok tercihi Eintracht Frankfurt’tan Alexander Meier oldu. Meier’e yüzde 35 oy oyun gittiği ankete katılanların yüzde 8’i Joachim Löw’in sistemi iyi dedi, aynı orandaki katılımcı, Stuttgart’tan Daniel Ginczek’in kadroya çağrılması gerektiğini belirtti. Ankette en az oy ise Hamburg’lu Pierre Michel Lagossa’ya gitti. Lagossa yüzde 3 oyda kaldı. | 13 Ekim 2015 Salı, 18:32 | cumhuriyet | null | Anketler 'Gomez' diyor | futbol | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/futbol/387365/Anketler__Gomez__diyor.html |
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 400,44 puan artışla 104.210,22 puandan kapandı. | null | Borsa rekorlar kırmaya devam ediyor. BIST 100 endeksi güne 132,39 puan ve yüzde 0,13'lük yükselişle 103.942,17 puandan başladı. Endeks günün ilk yarısındaki sürekli müzayede bölümünü 108,99 puan ve yüzde 0,10 değer kazanarak 103.918,77 puandan kapattı. Gün içinde en düşük 103.773,18 puanı, en yüksek 104.915,14 puanı gören endeks, günü yüzde 0,39 artışla 104.210,22 puandan tamamladı. Önceki kapanışa göre mali endeks yüzde 0,41 değer kaybetti, sanayi endeksi yüzde 1,53, hizmetler endeksi yüzde 0,55, teknoloji endeksi yüzde 0,16 değer kazandı. BIST 30 endeksi önceki kapanışa göre 356,97 puan ve yüzde 0,28 artarak 128.210,20 puandan kapandı. İşlem gören 505 hisse senedinin 190'ı prim yaptı, 146'sı geriledi. Türk Hava Yolları, Garanti Bankası, Koza Anadolu Metal, Halkbank ve Koza Altın bugün en çok işlem gören hisse senetleri oldu. | 13.07.2017 - 21:27 | Anadolu Ajansı | ['son dakika', 'Ekonomi', 'Borsa', 'Borsa İstanbul'] | Borsada bir rekor daha | Ekonomi | https://www.ntv.com.tr/ekonomi/borsada-bir-rekor-daha,wZnBK_R35Ey5bWm730OHCQ |
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde polise molotof kokteyli ve taşlarla saldıran gruba, biber gazı ve tazyikli suyla müdahale edildi. | AA | Diyarbakır'ın Lice ilçesinde terörist heykeline el konulmasını bahane eden terör örgütü yandaşları, Cengiz Topel Caddesi'nde bir araya geldi. İzinsiz gösteri yapan örgüt yandaşları, Eczaneler Sokağı'nda güvenliği sağlayan polis araçlarına taş ve molotof kokteylleriyle saldırdı. Polisin biber gazı ve basınçlı suyla müdahalede bulunduğu eylemciler, ara sokaklara dağıldı. Bir müddet sonra caddede yeniden toplanan ve yolu trafiğe kapatan göstericiler, eylemlerini sürdürüyor. Olaylar nedeniyle esnaf da kepenk kapattı. | 24 Ağustos 2014 Pazar, 16:08 | cumhuriyet | null | Yüksekova'da izinsiz gösteri | turkiye | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/109627/Yuksekova_da_izinsiz_gosteri.html |
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 50 milyon kişinin kimlik bilgilerinin ele geçirilmesine ilişkin soruşturma başlattı | null | Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ait kimlik bilgilerinin internette yayınlanmasına ilişkin haberler üzerine soruşturma başlatıldı. Alınan bilgiye göre, başsavcılığın basında çıkan haberleri ihbar kabul ederek başlattığı soruşturma, Bilişim Suçları Soruşturma Bürosunca açıldı. Soruşturma, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" başlıklı 136. ve "Bilişim sistemine girme" başlıklı 243. maddeleri kapsamında yürütülecek. Görevlendirilen cumhuriyet savcısının, ilk aşamada yayınlanan bilgilere sahip İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün yanı sıra siyasi partilerin seçimler öncesinde il seçim kurullarından seçmenlere ait bilgileri alabilmeleri nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu ile temas kuracağı öğrenildi. TCK'nın ilgili maddesinde "Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır" hükmü yer alıyor. Söz konusu maddede, suçun kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılacağı belirtiliyor. TCK'nın 243. maddesinde ise, "Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" düzenlemesi bulunuyor. | 06.04.2016 - 10:52 | haberturk | ['ankara cumhuriyet başsavcılığı'] | Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı | Gündem | https://www.haberturk.com/gundem/haber/1220762-ankara-cumhuriyet-bassavciligi-sorusturma-baslatti |
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak Kayserispor'u ziyaret etti. Bakan Bak, "Doğu, Güneydoğu'da da biz inanıyoruz ki sporun gücü terörü yenecektir. Bunun örneklerini görüyoruz. Oradaki spor tesisleri cıvıl cıvıl ve gençlerin artık dağlara çıkmasını engelliyoruz. Dağa çıkış kesildi" dedi | null | Gençlik ve Spor Bakanı , "Doğu, Güneydoğu'da da biz inanıyoruz ki sporun gücü terörü yenecektir. Bunun örneklerini görüyoruz. Oradaki spor tesisleri cıvıl cıvıl ve gençlerin artık dağlara çıkmasını engelliyoruz. Dağa çıkış kesildi." dedi. Kulübü Spor Tesisleri'ni ziyaret eden Bakan Bak, geçen sene iyi bir çıkış yakalayan Kayserispor'u tebrik ederek, yeni sezonda başarılar diledi. Türkiye'nin dört bir yanında yoğun bir tempoda spor tesisleri inşa ettiklerini, bunları bazen belediyelerle, bazen kendileri, bazen de özel sektörün bağışlarıyla yaptıklarını ifade eden Bak, Türkiye'nin her tarafında binlerce eser ortaya çıktığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sporun içinde gelmiş olması, eski bir sporcu olması ve spor kulübü yöneticiliği yapmış olmasının gençlere ve spora verdiği önemi arttırdığını kaydeden Bak, "Bu noktada her yerde büyük tesisler yapıyoruz. Stadyumlar yapıyoruz, şu anda stadyumların 17 tanesi tamamlandı, 5-6 tane bu yıl sonuna kadar tamamlanacak ve yenilerden kiminin projesi tamamlandı, kiminin ihaleleri bitti inşaatlarına başlandı. Türkiye dünyada spora en fazla yaptırım yapan ülke konumunda şu anda. Bunların içerisinde modern spor tesisleri, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm sahaları, özellikle de mahalle tipi sahalar her mahalleye, semte sahalar var." diye konuştu. Bakan Bak, bunun dışında da yoğun bir şekilde Doğu ve Güneydoğu'da oradaki eski belediyelerin hizmet vermemesi nedeniyle kayyum atanan belediyeler vasıtasıyla spor tesisleri yapmaya devam ettiklerini belirtti. Şehrin merkezindeki eski stadyumları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı projeler çerçevesinde, "millet bahçesi" olarak milletin hizmetine sunduklarını aktaran Bak, "Her gittiğimiz yerde o ille ilgili merkezde kalan bu tesislerin yerine yeni, modern tesisler yapılmasını, bu eski stadyumların halka kazandırılması ve merkezde vatandaşlarımızın nefes alacağı, çevrenin ön plana çıkacağı tesisleri yapmaya başladık. Onların protokollerini, devirlerini yapıyoruz. Eskişehir'de başladı, ardından Trabzon'da, Samsun'da, Muğla'da, en son dün Denizli'de. Dolayısıyla hem bu stadyumlar hizmet yaptıkları süre içerisinde de artık millete birer nefes alma alanı, yeşil alan olarak hizmet vermeye devam edecekler." değerlendirmesini yaptı. Doğu ve Güneydoğu'da stadyum projeleri başta olmak üzere yoğun bir şekilde çalıştıklarını vurgulayan Bakan Bak, okulların bahçelerine spor salonları, mahalle aralarına semt sahaları, basketbol potaları yaptıklarını söyledi. Her yerde gençlerin uyuşturucudan uzak durması için çok büyük önem arz eden spor tesislerini yaptıklarına işaret eden Bak, uyuşturucu ile mücadelede sporun çok büyük bir gücü olduğunu dile getirdi. Uyuşturucu ile mücadelede sporun birleştirici gücünü, toplum üzerindeki rehabilitasyon etkisini ve insanlara olan ortak dilini kullanmak gerektiğini vurgulayan Bakan Bak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aynı zamanda da Doğu, Güneydoğu'da da biz inanıyoruz ki sporun gücü terörü yenecektir. Bunun örneklerini görüyoruz. Oradaki spor tesisleri cıvıl cıvıl ve gençlerin artık dağlara çıkmasını engelliyoruz. Dağa çıkış kesildi. Terörle etkin bir şekilde mücadele ediliyor ama bunun yanında aileler çocuklarını spor salonlarına, yüzme havuzlarına veya orada yapılan tesislere götürüyorlar. Tabi çocuk taş atacağına, futbol, basketbol oynuyor ve çok güzel bir görev üstleniyoruz orada Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak. Orada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yeni inşa edilen şehirlerin pek çoğunu ben gördüm. Biz aynı zamanda oralara spor tesisleri de yapıyoruz. Gençlerimiz orada modern spor tesislerinde spor yapıyorlar ve terörden uzak duruyorlar. Terör artık onları kendilerine devşiremiyor. Artık mili takımlara geliyorlar, salonlarda çocuklarımız spor yapıyor. Artık o enerjisini atınca da aileler mutlu, herkes mutlu." Ziyarette, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Kayserispor Başkanı Erol Bedir ve yönetim kurulu üyeleri yer aldı. Bakanlar Bak ve Özhaseki'ye, Kayserispor forması hediye edildi. | 11.06.2018 - 21:42 | haberturk | ['osman aşkın bak', 'kayserispor'] | Bakan Bak: Sporun gücü terörü yenecektir | Futbol | https://www.haberturk.com/osman-askin-bak-sporun-gucu-teroru-yenecektir-2011606-spor |
Mersin'in Silifke İlçesi'nde bir binanın ikinci katında elektrik kontağından çıkan yangında, 4 yaşındaki Durdu Yapal ve 3 yaşındaki Hasan Umut Karakan yaşamını yitirdi. | null | Silifke'de Sevgi Karakan ve Güney Yapal isimli iki kadının kiraladığı evde çıkan yangında alevler, kısa sürede büyüyüp tüm evi sardı. Bu sırada içeri giren 18 yaşındaki Ümmühan Yapal, kardeşi Durdu Yapal ile Sevgi Karakan'ın oğlu Hasan Umut'u evden çıkarmaya çalıştı. Ancak yoğun dumandan etkilenen Ümmühan Yapal, panik içerisinde kendisini güçlükle dışarıya attı, baygınlık geçirdi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, yangını güçlükle kontrol altına alarak söndürdü. Ekipler eve girdiklerinde odada korkunç manzarayla karşılaştı. 2 çocuk birbirlerine sarılı halde, yanmış olarak bulundu. Çocukların yakınları sinir krizi geçirdi. Durdu Yapal ve Hasan Umut Karakan'nın cenazeleri, Silifke Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. İlk belirlemelere göre elektrik kontrağından çıktığı belirlenen yangınla ilgili soruşturma başlattı. | 03.08.2017 - 19:36 | DHA | ['Türkiye', 'Mersin'] | İki çocuk yangında hayatını kaybetti | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/iki-cocuk-yanginda-hayatini-kaybetti,BY1r5j5hh0KehWP5Uh5LBA |
Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Mehmet Zeki Adlı, vatandaşların taşınmazları üzerinde başlatılan işlemlerden anında haberdar olmaları için e-Devlette "Tapu Telefon Bilgileri Beyan" kısmına numaralarını kaydetmesi gerektiğini, böylece yapılan işlem bilgileri dışındaysa cep telefonlarına otomatik gönderilecek SMS sayesinde hemen ilgili tapu müdürlüğüyle irtibata geçebileceklerini bildirdi | AA | Adlı, Türkiye'nin en önemli kamu ağı e-Devlette, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün birçok uygulamasına tek tuşla erişmenin mümkün hale geldiğini belirtti. Vatandaşın "turkiye.gov.tr" web adresinden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü linkine tıkladığında karşısına birçok seçenek çıktığını ifade eden Adlı, bu kapsamda "e-Devlet Kapısı Üzerinden Sunulan Hizmetler" başlığında Tapu Bilgileri Sorgulama, Tapu ve Kadastro Harç ve Döner Sermaye Sorgulama, Elektronik Belge Yönetim Sistemi Belge Doğrulama, Tapu Taşınmaz Beyan, Tapu Telefon Bilgileri Beyanı, "Kimlik Doğrulama Hizmetleri" başlığında, Satış İşlemi Başvurusu, Tapu Kayıt Belgesi, Tusaga-Aktif Sistemi Kullanıcı İşlemleri, Web Tapu İşlemleri, "Kuruma Ait İnternet Sitesi Üzerinden Sunulan Hizmetler" başlığında ise Satış İşlemi Başvurusu ve Tapu Kayıt Belgesi seçeneklerinin çıktığını anlattı. Adlı, sunulan hizmetlerin en önemlilerinden birinin de taşınmazlar üzerinde başlatılan işlemlerden bilgilendirilmek için hazırlanmış "Tapu Telefon Bilgileri Beyan" seçeneği olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Vatandaşlarımız taşınmazları üzerinde başlatılan işlemlerden haberdar olmak için e-Devlette 'Tapu Telefon Bilgileri Beyan' kısmından cep telefonu numarasını kaydetmeli. Bu uygulama ile kişinin adına kayıtlı taşınmazlar ile ilgili herhangi bir işlem başlatıldığında kişiye kısa mesaj (SMS) yolu ile bilgi veriliyor. Cep telefonlarına 'Adınızda kayıtlı taşınmaz üzerinde Tapu Müdürlüğünde ... sıra no ile işlem yapılmaktadır' şeklinde otomatik SMS gönderiliyor. İşlem kişinin bilgisi ve isteği dışında ise kişi hemen ilgili tapu müdürlüğü ile irtibata geçerek duruma müdahale edebiliyor. Bu uygulama tapuda işlem güvenliğini önemli ölçüde artırdı." Adlı, vatandaşın her konuda olduğu gibi taşınmazların alım ve satımı konusunda da bilgilendirmesinin öncelikle onların yararına olduğunun altını çizdi. | 30.06.2019 - 15:01 | haberturk | ['tapu dolandırıcılığı', 'ekonomi', 'ekonomi haberler', 'son dakika haberleri'] | Tapu dolandırıcılığına "kısa mesaj" ile önlem | İş-Yaşam | https://www.haberturk.com/tapu-dolandiriciligina-kisa-mesaj-ile-onlem-2499951-ekonomi |
Chelsea menajeri Jose Mourinho, Southampton yenilgisi sonrası hakemi eleştirdiği için 1 maç ertelemeli men ve 50 bin Sterlin ceza almasını sert bir şekilde eleştirdi. | null | Chelsea menajeri , Southampton'a 3-1 yenildikleri maç sonrası, hakemlere ağır eleştiriler getirmişti. "Hakemler Chelsea lehine karar vermekten korkuyor" diyen Mourinho, İngiltere Futbol Federasyonu’ndan 1 maç ertelemeli men cezası aldı. Portekizli menajer 50 bin Sterlin de para cezası ödeyecek. Mourinho, yeni kitabının tanıtım etkinliği sırasında, İngiltere Futbol Federasyonu’nu sert ifadelerle eleştirdi. Kendisine verilen cezanın, utanç kaynağı olduğunu savunan Mourinho, Arsenal ile oynadıkları maçın ardından, hakeme zayıf ve saf yakıştırmalarını yapan Arsene Wenger'e adını vermeden şöyle yüklendi: "Artık biliyoruz ki; teknik alan içinde insanları itebilirsiniz. İngiltere'nin en iyi hakemlerinden birine zayıf ya da saf demenizde de bir sakınca yok. Ancak korkmak kelimesinin karşılığında anında cezalandırılırsınız. Artık bunu çok net bir şekilde anlamış durumdayız. Federasyonun kararından çıkarabileceğim tek iyi sonuç, hala elektronik kelepçe takmadan sokaklarında yürüyebilecek olmam." Mourinho, oyuncuların kendisine baş kaldırdığı yolunda İngiliz basınında yer alan haberler hakkında ise, "Begoviç, 'Dünyanın en iyi menajerine sahibiz' dedi. Zouma aynısını söyledi. ; 'Bizi içinde bulunduğumuz durumdan çıkarabilecek tek menajer olarak Mourinho’dur' dedi. Diego Costa, beni herkesin çalışmak isteyeceği 3 menajerden biri olarak gösterdi. Hazard benzer sözler sarfetti. Sanırım bahsedilen başkaldırı, Baba Rahman, Falcao ve Oscar'ın benim hakkımda konuşmaması olabilir. Bu yüzden onları kesinlikle hafta sonu oynatmayacağım" şeklinde esprili bir yorum yaptı. Premier Lig’e çok kötü başlayan Chelsea, ilk 8 haftada aldığı 4 yenilgi ile 16. basamakta bulunuyor. | 16.10.2015 - 11:51 | Ntvspor | ['Spor', 'Futbol'] | Jose Mourinho: Elektronik kelepçe takmadıkları için memnunum | Spor | https://www.ntv.com.tr/spor/jose-mourinho-elektronik-kelepce-takmadiklari-icin-memnunum,0_vC63xjm0SJxJiMMwbSPA |
Denizli'nin Honaz ilçesindeki hemzemin geçitte trenin hafif ticari araca çarpması sonucu, aynı aileden 4 kişi öldü. | null | Denizli'nin Honoz ilçesindeki hemzemin geçitten geçmeye çalışan otomobile, tren çarptı. İlk belirlemelere göre, araçtaki aynı aileden 4 kişi yaşamını yitirdi. Kaza nedeniyle olay yerine çok sayıda ambulans ve sağlık ekibi sevk edildi. | 05.07.2016 - 23:52 | Anadolu Ajansı | ['Türkiye'] | Denizli'de hemzemin geçitte kaza: 4 ölü | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/denizlide-hemzemin-gecitte-kaza-4-olu,dguQlvpgVk---IM3r-IwaA |
İzmir'de , FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında, örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock'u kullandıkları gerekçesiyle meslekten ihraç edilen 32 polis gözaltına alındı. | DHA | FETÖ/PDY'nin kriptolu haberleşme programı ByLock'u kullandıkları belirlenerek, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki görevlerinden ihraç edilen emniyet personeline yönelik, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında aranan 49 şüpheliden 32'si gözaltına alındı. Şüpheliler sorgulanmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Diğer 17 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi. | 20 Temmuz 2017 Perşembe, 11:17 | cumhuriyet | null | İzmir'de ihraç edilen 32 polise FETÖ gözaltısı | turkiye | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/785377/izmir_de_ihrac_edilen_32_polise_FETO_gozaltisi.html |
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, erken yaşta evliliğe ilişkin düzenlemeyle ilgili konuştu. Bozdağ, "Bu konu artık kapanmıştır. Tasarıdan komple çıkarıldı. Ama partiler anlaşırsa ileride tekrar gündeme gelebilir" dedi. | cumhuriyet.com.tr | Bozdağ, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerinin sorularını cevapladı. Bozdağ, yargı hizmetinden memnun olma oranının 2015 yılında yüzde 50.4 olduğunu belirterek, herkesin yargıyla ilişkisi ve beklentisinin olduğunu ifade etti. Bozdağ, "İstinaf mahkemeleri bu açıdan çok büyük ödev ifa edecektir. İstinaf mahkemeleri ilk derece mahkemelerinin verdiği kararı, dosyaları ilk derece mahkemeleri gibi bir heyet tarafından ayrı bir gözle incelenmesi, vaka denetimi yapması, dosyanın esasına girerek, karar verecek nitelikte olması, konunun bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından incelenmesi kararlardaki isabet oranını daha yüksek bir noktaya taşıyacaktır" ifadelerini kullandı. HSYK'nin bazı hakim ve savcıların görevden el çektirilmesine karar verdiğini söyleyen Bozdağ, "Hakim ve savcıların da hukuk devleti teminatı ile donatılması önemli. Anayasamız bu teminatı koymuş. Yargı içerisinde görev yapan bazı hakim ve savcıların bir terör örgütü ile üyelik irtibat içerisinde olduğu ortaya çıktı. HSYK'nın ihraç yolunda aldığı kararlar yargının içerisinde, milletin yargıcı olma, milletin savcısı olma vasfını kaybetmiş olanların meslekten uzaklaştırmaları da yargıya güveni sağlama bakımından son derece önemli. HSYK'nın şu ana kadar görevden uzaklaştırdığı hakim ve savcı sayısı 3 bin 698. 667 sayılı KHK kapsamında meslekten çıkarılanlar 3 bin 659. Görevden uzaklaştırılması kaldırılarak göreve iade edilen 198 hakim ve savcı vardır. Görevden uzaklaştırılıp hakkında inceleme devam eden 14 kişi bulunmaktadır. Hakkında işlem yapılan 3 bin 871 olmuştur. Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu görevden uzaklaştırma kararlarını oy birliği ile almıştır. En sağlıklı inceleme yapan yerlerden biri Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'dur. Şu anda 3 bin 939 hakim ve savcı da mesleğe kabul edilerek mesleğe başlamış oldu" şeklinde konuştu. İdam cezasına ilişkin olarak Bozdağ, idam cezasının tartışılmasının normal olduğunu ifade etti. Bozdağ, "Türkiye demokratik, hukuk devletidir. İdamı isteyenler olduğu gibi istemeyenler de olacaktır. Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinde Türkiye'nin attığı adımlar son derece önemli. Dışımızdaki ülkelerin Türkiye'nin içinde yürüyen bir tartışmadan rahatsız olmalarını anlamakta zorlanıyorum. Türkiye egemen bir ülkedir, vatandaşlarının hepsi de özgürlüğe sahiptir, her konuyu özgürce tartışabilir" diye konuştu. Erken yaşta evlenme konusunda ise Bozdağ, "Biz AK Parti hükümetleri olarak erken yaşta evliliğe karşıyız. Bu konuda ciddi adımlar attık. 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren Medeni Kanunumuzda 16 yaşını doldurmuş kişiler mahkeme kararıyla evlenebiliyor, 18 yaşından gün almış kişiler velilerinin muvafakatıyla evlenebiliyor, 18 yaşını doldurmuş kişiler kendi rızasıyla evlenebiliyor. Getirilen düzenleme tecavüzcüleri koruyan, af getiren bir düzenleme değildir. Toplumumuzun içerisinde yer alan bir soruna ve mağduriyetleri ortadan kaldırmaya dönük bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesi toplumdaki bu gerçeklere dikkat çekiyor, adaletin dikkate alınması isteniyor. Meclis'in kurduğu aile ile ilgili bir Araştırma Komisyonu Raporu'nda, bu konuya çözüm bulması isteniyor. Kesinlikle tecavüzcülere bir imkan vermek, evlense suçtan ve cezadan kurtarmak için getirilmiş bir düzenleme değildir. Ama biz hükümet olarak toplumdan gelen her türlü eleştiriye ve önerilere büyük değer veriyoruz. Bu düzenlemenin yapılması bir toplum kesiminin sorunu çözmek içindi ama toplumumuz bu konuda farklı yaklaşım ortaya koyduğu için biz de milletin sesine kulak verdik, bu tasarıyı komisyona çektik. Tasarıdan bu fıkra çıkacak ve eski haliyle geçecek. Eğer siyasi partiler bu konuda geniş bir konsensüs sağlarlarsa, yeminden gündeme gelebilir. Artık bu konu kapanmıştır" dedi. | 22 Kasım 2016 Salı, 18:35 | cumhuriyet | null | Bozdağ: Cinsel istismar düzenlemesi ileride gündeme gelebilir | turkiye | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/634392/Bozdag__Cinsel_istismar_duzenlemesi_ileride_gundeme_gelebilir.html |
28 Şubat sürecinin simge isimlerinden Leyla Şahin, Konya'dan 6. sıra adayı olarak AK Parti listesine girdi. | null | AK Parti 7 Haziran'da yapılacak genel seçimler için milletvekili aday listesini açıkladı. 24. dönemdeki 312 milletvekilinden 3 dönem kuralına takılan 70 kişi bulunuyor. 242 kişiden 105'i ise değerlendirilmedi. 99'unu kadınların oluşturduğu 550 milletvekili adayı arasında dikkat çekici bazı isimler var. 28 Şubat sürecinde başörtü davalarının simge isimlerinden Leyla Şahin Usta da Konya'dan 6. sıra milletvekili adayı oldu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin, 1998 yılında derslere başörtüsü ile girmek isteyince aldığı disiplin cezasının “insan hakları ihlali" olduğu gerekçesiyle AİHM'de dava açmıştı. AİHM'in, 2005 yılında Şahin'in temyiz başvurusunu reddetmesi üzerine Şahin, TIP eğitimine Avusturya'da devam etmişti. Şahin, başörtüsü yasağını AİHM'ne ilk taşıyan isim olarak biliniyor. Gazeteci/yazar Markar Eseyan da listeye İstanbul 2. bölgeden ismini yazdırdı. 7 Haziran seçimlerinde seçilmesi halinde Esayan, genel merkez tarafından aday gösterilip seçilirse AK Parti'nin ilk Ermeni asıllı milletvekili olacak. Şanatçı İbrahim Tatlıses ise AK Parti aday listesinde kendisne yer bulamayan isimlerden. 2007'de Genç Parti'den aday olan Tatlıses, Tatlıses 2011'deki genel seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi'ne adaylık başvurusunda bulunmuş ancak kabul edilmemişti. Bunun üzerine bağımsız aday olan sanatçı, sonradan adaylığını geri çekmişti. | 08.04.2015 - 15:47 | ntv.com.tr | ['Gündem', 'Siyaset', 'Türkiye', 'Seçim2015', 'Genel'] | Leyla Şahin de AK Parti milletvekili aday listesinde | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/leyla-sahin-de-ak-parti-milletvekili-aday-listesinde,hHYlj71KaUqxbHomoEvlyQ |
Filipinler hükümeti, Filipinler Komünist Partisi (CPP), Yeni Halk Ordusu (NPA) ve Ulusal Demokratik Cephe (NDF) ile yürütülen barış görüşmelerinin iptal edildiğini duyurdu. | null | Yerel basında çıkan haberlere göre, Barış Süreci Başkanlık Danışmanı Ofisi, Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin komünist gruplarla yapılan görüşmelerden vazgeçilmesi yönündeki açıklamalarının ardından görüşmelerin durdurulduğunu açıkladı. Filipinler Devlet Başkanı Barış Danışmanı Jesus Dureza, "Komünist isyancıların son dönemde neden olduğu trajik şiddet olayları devlet başkanına bu karardan başka seçenek bırakmadı." dedi. Duterte yönetiminin barış için attığı adımlara komünistlerin karşılık vermediğini ifade eden Dureza, ortaya çıkan durumu "talihsiz bir gelişme" olarak nitelendirdi. Filipinler Devlet Başkanı Duterte, Taguig kentini ziyareti sırasında, komünistlerin başlattığı saldırılarda sivillerin zarar gördüğünü belirterek "NPA savaş mı istiyor? İzin vereceğim" ifadesini kullandı. Duterte, "Dureza ve Bello'ya (hükümetin barış görüşmelerindeki başmüzakerecisi) Hollanda'daki adamlara söyleyin, resmi görüşmelerde artık yokum. Dün NPA ile görüşmeleri durdurma kararı aldım. Savaşa devam edelim" diye konuştu. Barış yaklaşımına destek verecek bir gelişme yaşanmadığı sürece başka müzakere yapılmayacağını vurgulayan Dureza, öte yandan daimi bir barış için azimli ve kararlı olduklarını sözlerine ekledi. Filipinler'de komünist gerillaların silahlı eylemleri 1969 yılından bu yana sürerken 2016 yılında Rodrigo Duterte'nin devlet başkanlığına seçilmesi ile taraflar barış için müzakere masasına oturmuştu. Norveç'in girişimiyle Oslo'da yapılan görüşmeler, hükümetin siyasi mahkumları serbest bırakmaması, NPA bölgelerinde komünist gerillaların, operasyonlar düzenleyen hükümet güçlerini hedef alan saldırılarının sürmesi üzerine barış görüşmeleri bu yıl çıkmaza girmişti. | 22.11.2017 - 11:39 | Anadolu Ajansı | ['Dünya', 'Asya-Pasifik'] | Filipinler’de barış görüşmeleri iptal | Dünya | https://www.ntv.com.tr/dunya/filipinlerde-baris-gorusmeleri-iptal,TgQJAzDn_U2FGF-HaLV0pg |
Spor Toto Süper Lig takımı ekibi Antalyaspor'da, başkan Gültekin Gencer görevi bırakyıor | null | Spor Toto Süper Lig takımlarından 'da kan değişimi. Başkan Gültekin Gencer, olağanüstü kongre kararı almaya karar verdi. Yarın 10.00'da düzenleyeceği basın toplantısında bu kararı açıklayacak olan Gencer'den sonra başkanlık için Regnum Otellerinin sahibi Ali Şafak Öztürk'ün aday olacağı öğrenildi. Öztürk'ün güçlü bir yönetim kadrosu ile Antalyaspor'u daha yukarılara taşımak için kolları sıvadığı belirtildi. | 31.05.2016 - 21:28 | haberturk | ['gültekin gencer', 'antalyaspor'] | Antalyaspor'da Gültekin Gencer görevi bırakıyor | Futbol | https://www.haberturk.com/spor/futbol/haber/1247419-antalyasporda-gultekin-gencer-gorevi-birakiyor |
Davutpaşa'da 12 katlı apartmanın 10. katındaki bir dairenin kombisi gaz sıkışması sonucu patladı. Olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı. | null | İstanbul Davutpaşa'da bir evde doğalgaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi. Tozkoparan Mahallasi Cömertkent Sitesi'nde 12 katlı bir apartmanın 10. katında bir dairenin balkon kısmındaki kombide gaz sıkışmasından kaynaklı doğalgaz patlaması meydana geldi. Patlamada yaralanan olmazken dairede maddi hasar meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, İGDAŞ ve polis ekibi sevk edildi. Polis çevre güvenliği alırken İGDAŞ ekipleri binanın doğalgazını kesti. İtfaiye ekiplerinin dairede incelemesi devam ediyor. | 29.12.2016 - 16:53 | Anadolu Ajansı | ['Türkiye', 'Patlama', 'İstanbul', 'Genel'] | İstanbul Davutpaşa'da doğalgaz patlaması | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/istanbul-davutpasada-dogalgaz-patlamasi,nkZ1nw_zq0W6kVRvusF-ew |
Erdoğan, Portekiz Başbakanı ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında konuştu. Celal Talabani’nin öldüğüne yönelik haberlerin uydurma olduğunu söyleyen Erdoğan, köprü ve otoyol özelleştirmesine de değindi. Erdoğan, geçiş ücretlerine istenildiği kadar zam yapılamayacağını söyledi. | null | Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Portekiz Başbakanı Pedro Passos Coelho'yla bir araya geldi. Başbakan Erdoğan, görüşmenin ardından gazetecilerin soruları yanıtladı. Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin sağlık durumuyla ilgili ''Ölümüyle alakalı böyle bir şey bize şu ana kadar gelmiş değildir, bunların hepsi uydurmadır” dedi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece bir ağır rahatsızlığının olduğunu, biz de buna karşı arzu ederseniz sizlere hemen bir jet ambulans gönderebiliriz, bizden bazı talepleri olursa o talepleri karşılayabiliriz dedik. Konu onların takdirindedir. Eğer ambulans talep ederlerse hemen jet ambulanslarımızından birini oraya göndereceğiz.” Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın Şeb-i Arus törenlerine katılmamasına ilişkin, ''Davet etmek bizden. Biz davetimizi yaptık, davete icabet edemeyişiyle alakalı olarak değişik bazı şeyler söylendi, ama Patriotlarla ilgili herhangi bir şey gelmedi'' dedi. Erdoğan, İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Hasan Firuzabadi’nin “Patriot füzelerinin yerleştirilmesi dünya savaşına zemin hazırlar” sözlerini değerlendirdi. Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bu Genelkurmay Başkanı böyle arada sırada biliyorsunuz çıkar bazı açıklamalar yapar. Biz bunu ilgililere sorduğumuz zaman da 'Kendi düşüncesidir' derler. Nasıl kendi düşüncesiyse. Böyle bir anlayış var. Onun için pek muhatap almamız bir başbakan olarak benim zaten hiç doğru değil.” Erdoğan, toplantıda otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine de değindi. Özelleştirme sürecinin olumlu olduğunu söyleyen Erdoğan, ''Fiyatlardaki artışlar tamamıyla enflasyon oranına endekslidir, yani 'İstediğim kadar zam yaparım' diyemez. Enflasyon neyse o kadar'' diye konuştu. İstanbul Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi Köprüleri ile 8 otoyolun özelleştirilmesi ihalesini; Koç Holding, UEM Group Berhad ve Gözde Girişim Sermayesi Ortak Girişim Grubu kazanmıştı. Erdoğan ihalede gelen teklifin Türk Telekom'dan sonraki en büyük özelleştirme olduğuna işaret etti. | 18.12.2012 - 19:46 | null | [] | Erdoğan: Talabani'nin öldüğü haberi uydurma | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/erdogan-talabaninin-oldugu-haberi-uydurma,9SCymCgAwkWQ0tEI7fDndA |
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Halep’in büyük bir kısmının militanlardan geri alınmasının ülkenin genelindeki savaşın gidişatını değiştireceğini söyledi. | cumhuriyet.com.tr | Sputnik'teki habere göre, Şam ve Humus’un kaybedilmesinin ardından militanların tek umudunun Halep olduğunu ifade eden Esad, “Suriye’nin tamamını özgürleştirme kararı alındı ve Halep de bunun bir parçası” dedi. | 7 Aralık 2016 Çarşamba, 22:08 | cumhuriyet | null | Esad'dan Halep ve Suriye açıklaması: Savaşın gidişatını değiştirecek | dunya | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/641866/Esad_dan_Halep_ve_Suriye_aciklamasi__Savasin_gidisatini_degistirecek.html |
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olacağını belirterek, "Ortadoğulu, Afrikalı belediye meclis üyelerim bile hazır" dedi. | null | CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, İstanbul'un, Türkiye ekonomisinin üçte biri anlamına geldiğini, Türkiye'de yaşayan her 5 kişiden birinin İstanbul'da yaşadığını, İstanbul'un büyük potansiyeli, ekonomik ve ekolojik kaynakları doğru kullanılması halinde sadece İstanbul'un değil Türkiye'nin zenginleşeceğini söyledi. Bir gazetede yayımlanan, "emsalsiz ihanet" başlıklı habere işaret eden Tekin, habere konu Toplu Konut İdaresi uzmanlarının İstanbul hakkında hazırladığı ve 76 örnek projenin değerlendirildiği bir rapora göre, 12 milyon metrekarenin üzerinde fazladan inşaat yapıldığını belirtti. Tekin, hastane arazisine gökdelen, okul arazisine plaza dikildiğini öne sürdü. Tekin, 76 projede 240 milyar lira haksız kazanç elde edildiğini, bunun dünya tarihinin en büyük imar yolsuzluğu olduğunu savunarak, "24 derslikli bir okul yaptırmanın maliyeti 8 milyon lira. 240 milyar lira ile 30 bin 24 derslikli okul yapılır. 150 yataklı tam donanımlı bir hastane 40 milyon 500 bin lira. 240 milyar lira ile 5 bin 900 hastane yapılır. Bir avuç adam Türkiye'den 3 tane GAP, 5 bin 900 hastane, 30 bin okul çaldılar. İhanet demek buna hafif kılır, bunun adı istiladır, İstanbul için işgaldir" diye konuştu. Kendisinin de 6 yıl önce hazırladığı benzer bir rapora göre 50 milyar dolarlık "vurgun" yapıldığını iddia eden Tekin, "Bu büyüklükte bir vurgun ancak şebeke kurmakla yapılır" ifadesini kullandı. Tekin, bugün İstanbul'u beton lobisinin yönetttiğini, bu lobinin İstanbulluların parasını, doğasını ve hayatını çaldığını öne sürdü. İstanbul’da 100 bin imar mağduru olduğunu ifade eden Tekin, bu çeteyle hep birlikte mücadele etmeleri gerektiğini, bunun AK Parti'si, CHP'si, MHP'sinin olmadığını söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olup olmadığına ve CHP'den adaylık için ismi geçenlere yönelik soruya Tekin, şöyle karşılık verdi: "Elbette adayım. Bütün arkadaşlarım çok kıymetlidir, hiçbir arkadaşım rakibim değildir. 4 yıl önce İstanbul'da bütün bu çalışmalara başlayan bir siyasetçiyim. Bugün aday gibi davranıyorum, yarın partim ne yapar o beni hiç ilgilendirmez. Bu çalışmalarımı sekteye uğratacak hiçbir şey içinde değilim. Sahada seçmenlerin çok büyük desteğini görüyorum. Gürsel Tekin'i test etmek istiyorsanız Bağcılar'a, Esenler'e, Sultanbeyli'ye, Esenyurt'a soracaksınız. CHP'nin en az oy aldığı yerlerde, vatandaşların derdine derman olmak istiyoruz. Bu konuda sahada sıkıntımız yok. İstanbul ile ilgili çok ciddi projelerimiz ve güçlü kadrolarımız var. İstanbul'da sadece 16 milyon vatandaşımızın sorununu değil, misafir olan 1 milyona yakın Ortadoğu ve Afrika coğrafyasından gelenlerin de dertlerini dert edindik. Afrikalıların mahallesindeydim geçen hafta. Kaç bin Afrikalı, Ortadoğulu seçmenin olduğunu bilen bir siyasetçiyim. Ortadoğulu, Afrikalı belediye meclis üyelerim bile hazır. 2 bin 800 oyumuz var. Neden olmasın?" Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in MHP'den aday olup olmayacağına yönelik soru üzerine Tekin, "Nişan yapılmış, büyük olasılıkla düğün olacak gibi" dedi. | 31.10.2018 - 11:31 | Anadolu Ajansı | ['Türkiye', 'chp', 'İstanbul'] | CHP'li Gürsel Tekin: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na adayım | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/chpli-gursel-tekin-istanbul-buyuksehir-belediye-baskanligina-adayim,MoVnowche0S7k_okVqDW4A |
Küresel piyasalar, Kuzey Kore geriliminin azalmasıyla toparlanma eğilimine girerken, Asya borsalarında yüzde 1'e varan yükselişler yaşanıyor. | null | Küresel piyasalar, Kuzey Kore geriliminin azalmasıyla toparlanma eğilimine girerken, Asya borsalarında yüzde 1'e varan yükselişler yaşanıyor. Kuzey Kore’nin dün sabah Japonya üzerinden geçerek Pasifik Okyanusu’na düşen balistik füze denemesinin ardından Asya ve Avrupa borsalarında negatif bir seyir izlendi. Gelişmeler üzerine ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore'ye ilişkin olarak "Bütün seçenekler masada." açıklamasını yaptı. Başbakan Şinzo Abe de konuyla ilgili açıklamasında, Kuzey Kore’den fırlatılan balistik füzenin Japon hava sahasından geçtiğini bildirdi. Füzenin hareketini takip ettiklerini belirten Abe, "Fırlatmanın hemen ardından Japon hükümeti füzenin hareketini yakından takip edip halkın güvenliği için gerekli önlemleri aldı. Füze, bölge barışı ve istikrarına yönelik görülmemiş düzeyde tehdit oluşturuyor." ifadelerini kullandı. ABD'de dün hisse senedi piyasaları, Kuzey Kore haberlerinin etkisiyle negatif açılırken, krizin daha fazla genişlememesi ve savunma şirketleri hisselerindeki yükselişle toparlandı. Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0,26, Standard &Poor's 500 Endeksi yüzde 0,08 ve Nasdaq Teknoloji Endeksi yüzde 0,30 değer kazandı. Analistler, ABD'nin Teksas eyaletinde hayatı felç eden Harvey Kasırgası'nın, petrol üretim merkezlerinde yol açtığı hasarın ve ABD ekonomisine maliyetine ilişkin gelişmelerin izleneceğini belirterek, ABD'de bugün açıklanacak büyüme verisinin piyasalar tarafından yakından takip edileceğini ifade etti. New York borsasında yaşanan yükseliş Asya borsalarına da yansıdı. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,74 artışla 19.506,54 puandan kapanırken, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,06, Hong Kong da Hang Seng endeksi yüzde 0,94 değer kazancıyla, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,09 yükselişle seyrediyor. Dün 108,27 seviyelerine gerileyerek 4 ayın en düşük seviyesini gören dolar/yen paritesi ise bugün 109 seviyesinin üzerinde dengelendi. Avrupa borsaları ise dün Kuzey Kore'nin füze denemesinin ardından sigorta şirketlerine gelen etkili satışlarla negatif seyretti. Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,46, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,87 değer kaybederken, Fransa'da CAC 40 endeksi yatay kapandı. Dün 1,2070 ile Ocak 2015'ten bu yana en yüksek seviyesini gören avro/dolar paritesi ise bugün 1,20 seviyesinin altına geriledi. Avrupa tarafında bugün Avro Bölgesi güven endeksleri ve Almanya enflasyon verileri takip edilecek. Dün 1.326,04 dolarla 9 Kasım 2016'dan bu yana en yüksek seviyesini gören altının ons fiyatı ise bugün 1.311 dolar seviyelerinde seyrediyor. Brent petrolün varil fiyatı ise 51,80 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Yurt içi piyasalarda Kapalıçarşı hariç 30 Ağustos Zafer Bayramı tatili nedeniyle işlem yapılmıyor. Dolar/TL uluslararası piyasalarda yatay seyirle 3,4480, avro/TL yüzde 0,1 yükselişle 4,1320 seviyelerinde bulunuyor. | 30.08.2017 - 10:31 | Anadolu Ajansı | [] | Küresel piyasalar Kuzey Kore geriliminin azalmasıyla toparlanıyor | Ekonomi | https://www.ntv.com.tr/ekonomi/kuresel-piyasalar-kuzey-kore-geriliminin-azalmasiyla-toparlaniyor,PFuonJlyhEypItw24rW2LQ |
Necati Şaşmaz'ın eşi yeniden üniversiteye döndü... | null | Necati Şaşmaz'ın kendisinden 20 yaş küçük eşi Nagehan Şaşmaz, ara verdiği üniversite eğitimine devam etme kararı aldı. Posta'nın haberine göre; geçen yıl oğlu Ali Nadir'i dünyaya getiren Şaşmaz, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde siyaset bilimi eğitimi alıyordu. Nagehan Şaşmaz 3'üncü sınıfta dondurduğu okuluna geri döndü. | 11.01.2015 - 12:31 | haberturk | ['necati şaşmaz', 'nagehan şaşmaz'] | Şaşmaz'ın eşi okullu oldu | H. Bunu Konuşuyor | https://www.haberturk.com/magazin/herkes-bunu-konusuyor/haber/1029204-sasmazin-esi-okullu-oldu |
İzmir'de yedi yıl önce bir kamyonunun altında kalarak sol bacağını kaybeden çocuğun ailesi açtıkları tazminat davasını kazandı. Kamyonun bağlı olduğu şirket, aileye faiziyle birlikte 490 bin lira ödeyecek. | null | İzmir'in Bornova ilçesinde 2002 yılında 7 yaşındaki Öznur, ablası Demet ve ikizi Özlem Koç'la yolun karşısına geçerken Fatih Gökoğlu'nun kullandığı beton kamyonu 3 kardeşe çarptı. Kazada Öznur Koç'un sol bacağı diz üstünden koparken; ikizi ile ablası hafif yaralandı. Olay sonrası aile, şoför ile çalıştığı şirket aleyhine toplam 203 bin TL'lik tazminat davası açtı. Ailenin avukatı Bülent Öztürk, “Yedi yaşında bir çocuk ve onun hayatı var. Aile bu konuda duyarlı bir aile, en azından çocuğun geleceğini teminat altına almak için böyle bir süreç başlattı” dedi. 5 yıl süren dava sonucunda mahkeme, olayda kusurlu bulduğu şoför ve şirketin Öznur Koç'un ailesine 147 bin lira tazminat ödemesine karar verdi. Ancak şirket karara itiraz ederek temyize gitti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de, yerel mahkemenin verdiği tazminatı onadı. Şoför ve çalıştığı şirket, Özlem Koç'un ailesine yasal faiziyle birlikte 490 bin lira tazminat ödemeye mahkum edildi. Avukat Öztürk, “Bu olaydan dolayı çok mutlu değiliz. Herhangi bir zafer kazanılmış değil, keşke bu kaza hiç olmasaydı. Ailenin de isteği, çocuğa daha iyi bir gelecek hazırlamaktı” diye konuştu. | 21.05.2009 - 16:20 | NTV Haber | [] | Kopan bacak için 490 bin TL tazminat | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/kopan-bacak-icin-490-bin-tl-tazminat,qxgVtVrJGUuzudcfbg63-w |
Bankalar, yeni Tüketici Kanunu ile çıkartmakla zorunlu kılındıkları "aidatsız" kredi kartına "puan ve taksit" kalkanı ile direniyor; banka müşterileri, puan ve taksit olanaklarıyla "aidatlı" karta yönlendiriliyor. | DHA | Aidatsız kredi kartı kullanan bir tüketici diğer kartlara göre daha sınırlı taksit kullanırken ya da para puan kazanırken, aidatı olan kredi kartı sahipleri ise bu hizmetlerden daha geniş imkanlarla yararlanabiliyor. Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, 6502 sayılı Tüketicileri Koruma Kanunun 28 Mayıs 2014 tarihinde yürülüğe girdiğine dikkat çekerek, şu uyarıda bulundu: "Tüketici Kanunu bankaların aidatsız kart çıkartmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle tüm tüketiciler bankalarını arasınlar, kredi kartlarının aidatsız hale gelmesini talep etsinler. Bu durumda banka kart aidatı yansıtamaz. Benim kartıma yine yansıtmış, ben yine uğraşmak zorunda kalacağım." Ağaoğlu, bankaların aidatsız kart talep eden müşterilerine, 'taksit imkanın olmaz, puan vermeyiz' şeklindeki yaklaşımlarını, "tamamen aldatmaca ve bahane" diye neteleyerek, "taksit ve puan" kampanyalarının bireyleri daha çok harcama yapmaya yönlendirmek amacıyla düzenlendiğine dikkat çekti. Tüketiciler harcadıkça, bankaların komisyon gelirlerinin arttığını belirten Ağaoğlu, "Satıcıların da ciroları artıyor; kaybeden ihtiyacından fazla harcama yapan biz tüketiciler oluyoruz" dedi ve ekledi: "Biz ayağımızı yorganımıza göre uzatırız. Taksit de vermeyin, puan da vermeyin; bizlerin de cebinden elinizi çekin. Pek çok zamanda bankların tanıdığı o puanları kullanma imkanı bulamadan, hesabımızdan silindiğini de unutmamak gerekir. Bankalar aidatsız kartlara da taksit tanıyacaktır. Biz buna rağmen 'taksit imkanı var, puan imkanı var' diyerek hesapsız, kitapsız gelir düzeyimizin üzerinde harcamadan kaçınmalıyız." | 20 Haziran 2014 Cuma, 10:48 | cumhuriyet | null | Kredi kartı kullananlar dikkat | ekonomi | http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/85083/Kredi_karti_kullananlar_dikkat.html |
Tıp öğrencisinin bir sınıftaki maliyeti 33 bin TL olarak hesaplandı. Bir öğrencinin 6 yıllık tıp fakültesinden hekim olarak mezun olması için ise yaklaşık 200 bin TL gerekiyor. | null | Kalite standartları yüksek bir sağlık hizmetinin verilebilmesi için, iyi eğitim almış sağlık profesyonelleri gerekiyor. Daha kaliteli eğitim vermek için gösterilen çabalar neticesinde tıp eğitimi maliyetleri ise her geçen gün artıyor. Medimagazin’den Dr. İbrahim Ersoy’un haberine göre, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)’nde yapılan bir çalışmada, sağlık sistemi bünyesinde kompleks bir yapı içerisinde verilen tıp eğitimine yönelik gider yerlerinin ve gider çeşitlerinin belirlenerek, geleneksel maliyetlendirme yöntemleri ile toplam ve öğrenci başına maliyetlerinin hesaplanması amaçlandı. Bu amaçla, öğretim elemanları ve eğiticilerin öğrenciler ile direkt temas süreleri dikkate alınıp “normal maliyet” yöntemi kullanılarak tıp fakültesi maliyetleri hesaplandı. GATA Sağlık Hizmetleri Yönetimi Bilim Dalı Doktora Öğrencisi Hüseyin Abuhanoğlu ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmada, GATA’nın 2009-2010 eğitim-öğretim yılı eğitim programları ile mali ve idari işlerin takip edildiği birimlerden ulaşılan veriler kullanıldı. Sağlıkta Performans ve Kalite Dergisi’nde yayımlanan araştırmada, altyapı giderlerinden temizlik giderlerine, laboratuvar giderlerinden elektrik-su giderlerine kadar tüm harcamalar ayrı ayrı hesaplandı. Araştırmada 542 öğrencinin eğitim gördüğü 2009-2010 eğitim-öğretim yılında tıp fakültesinde bir öğrencinin bir sınıftaki ortalama maliyetinin 32.944,77 TL olduğu tespit edildi. Bu tutar, o yılki dolar kuru üzerinden hesaplandığında ise bir sınıftaki bir öğrencinin maliyeti ortalama 21 bin 832 dolara denk geliyor. Maliyet hesaplarına sınıflar bazında bakıldığında ise maliyeti en yüksek sınıflar sırasıyla 5, 4, 3, 6, 2 ve 1. sınıf olarak sıralandı. Araştırmacılar, eğitim ve araştırma hastanelerinde sağlık hizmetinin sunumu yanında verilen eğitim ve araştırma hizmetlerinin eğitim hastanesinin genel maliyetlerini yükselttiğini belirtirken, sağlık hizmetlerinin düşük maliyetle kaliteli olarak sunulabilmesi için bu tür hastanelerde verilen eğitim hizmetlerinin ayrıca finanse edilmesi gerektiğini ifade etti. Araştırma sonucunda tıp fakültesi maliyetlerinin kurumun misyonuna, bulunduğu coğrafyaya göre farklılık gösterebildiği belirtilirken, tıp eğitimine yönelik giderlerin ayrı izlenebilmesi için gerekli tedbirler alındığında maliyetlerin tam olarak belirlenebileceği ifade edildi. | 21.05.2013 - 16:13 | null | [] | Bir doktorun maliyeti 200 bin TL | Sağlık | https://www.ntv.com.tr/saglik/bir-doktorun-maliyeti-200-bin-tl,ieHtUXJSPUa7EJaDgpG9UQ |
Hakkari'nin Ağaçdibi Köyü kırsalında PKK'lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 3 asker şehit oldu, 3 asker yaralandı. | null | 'den haberi geldi. Hakkari'nin Ağaçdibi Köyü kırsalında PKK'lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 3 asker şehit oldu, 3 asker yaralandı. Çatışma, saat 11.00 saralarında merkeze yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunan Hakkari-Çukurca karayolu üzerindeki Ağaçdibi Köyü kırsal kesiminde meydana geldi. 5 teröristin ölü ele geçirildiği çatışmada yaralanan askerler Hakkari Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Bölgede hava destekli operasyon başlatıldı. | 17.09.2016 - 15:20 | DHA | ['Türkiye', 'son dakika', 'son dakika haberleri'] | Hakkari'de 3 asker şehit | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/hakkaride-3-asker-sehit,12cEgFLSn0SPEwjE7TihPA |
Başbakan Erdoğan, IMF'nin yeni teklifinin kendilerine ulaşmadığını söyledi. | null | IMF, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yakın zamanda IMF süreciyle ilgili kaygılarını dile getirdiğini ve bu çerçevede Türkiye'ye yenilenmiş bir politika ve reform önerileri paketi sunduğunu açıkladı. Ancak IMF'nin yeni teklifi henüz hükümete ulaşmadı. Ankara-Eskişehir arasında hizmet verecek hızlı trenin ilk seferinde gazetecilere açıklama yapan Erdoğan, yeni teklifin henüz kendilerine henüz ulaşmadığını açıkladı. Erdoğan, ekonomide olağanüstü gelişmeler olmaması durumunda vergi artırımı olmayacağını da kaydetti. Erdoğan, bütçeye ilişkin yaptığı değerlendiremede şunları söyledi: '''Çok ciddi bir düşüş asla planlamıyoruz. Yüzde 6'nın üzerine asla çıkmayacağız. IMF de zaten yatırım yapmamızı istiyor. Bir taraftan da kalıcı gelir kaynaklarını söylüyor. Gelir kaynağı bazen kalıcı olmaz, geçici olur. Bugün sen geçici bir şeyle rahatlatırsın ben bunu seruma benzetiyorum. Serum daimi midir? Serum daimi değildir, geçicidir. Bir an seni serum çadırına alırlar, sen o an atlatırsın. Atlattıktan sonra da sağlığın zaten kalıcı hale gelir. Kalıcı gelir kaynağı dediğin zaman bir defa ekonominin karakterinde bu yok. Ekonomide hiçbir şey kalıcı olmaz, değişebilir.'' Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan da Muş'ta yaptığı açıklamada, IMF tarafından dün yapılan açıklamanın görüşmelerin belli bir noktaya geldiğini gösterdiğini belirterek, hükümetin IMF ile anlaşmama gibi bir plan ve programının olmadığını söyledi. IMF ile anlaşma sürecinin bir pazarlık süreci olduğunu ifade eden Çağlayan, ''IMF bir taraftan ülkelerin milli gelirlerinin en az yüzde 2'si kadar o ülkelerin para harcamasını tavsiye etti. Bir taraftan bunu söyleyen IMF'nin Türkiye'ye farklı şeyler söylememesi lazım'' dedi. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, yarın IMF Başkanı'yla biraraya gelecek. Yeni teklife ilişkin detayların burada görüşülmesi bekleniyor. | 13.03.2009 - 12:14 | null | [] | Erdoğan: IMF'nin yeni teklifi bize ulaşmadı | Ekonomi | https://www.ntv.com.tr/ekonomi/erdogan-imfnin-yeni-teklifi-bize-ulasmadi,NU8OvsTBIU2GNlE8GGCfqA |
Bunalıma giren 23 yaşındaki gencin son notu; "Millet herkes hakkını helal etsin" oldu... | null | Göynük'ün Çatacık Köyü Tabaklar Çiftlik Mahallesi'nde oturan Orhan Gürsel, önceki gün akşam saatlerinde, çalıştığı tavuk şirketine ait soğuk hava deposundan çıkarak evine gitti. Gürsel, saat 22.28'de Facebook'taki kişisel sayfasının paylaşıma açık duvarına, "Büyük acılara tutuştuğum gün çok uzaklarda da olsan yine gel. Bu öldürecesine sevdiğine gel. Ne olur tanrıya kavuştuğun gün beni unutma" yazdı. Gürsel, bir dakika sonra da ikinci ileti olarak, "Millet herkes hakkını helal etsin" yazdı. Gürsel daha sonra kafasına dayadığı av tüfeğini ateşledi. DHA'nın haberine göre; Gürsel iddiaya göre, bir arkadaşını telefonda arayarak intihar edeceğini söyledi. Bunun üzerine arkadaşı, Erhan Gürsel'i arayarak kardeşinin intihar edebileceğini söyledi. Eve giden ağabeyi, kardeşini kanlar içerisinde buldu. Mudurnu Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Orhan Gürsel, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Orhan Gürsel'in cesedi Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken, jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı. | 02.08.2011 - 14:06 | null | [] | Facebook'tan helallik isteyip intihar etti | Yaşam | https://www.ntv.com.tr/yasam/facebooktan-helallik-isteyip-intihar-etti,sZVF2748LkOxnyu5K4swXA |
Eskişehir'de 2 yaşındaki Ahmet Sevinç 7 ay önce çıkan yangında ağır yaralandı. Ahmet'in sağlığına kavuşabilmesi için aile destek bekliyor. | null | Ahmet Sevinç, 7 ay önce down sendromlu akrabalarının ateşle oynarken bebek arabasını tutuşturması sonucu ağır yaralandı. Ahmet'in gözlerini, el ve kollarını kaybetmemesi için ameliyat olması gerekiyor. Ailesi, 5 yıl süren tedavinin ardından evlat sahibi olmuştu. Sivil toplum kuruluşları, Ahmet Sevinç'in ameliyat ve diğer giderlerinin karşılanması için yardım kampanyası başlattı. Ailenin 3 ameliyat ve tıbbi malzemeler için yaklaşık 300 bin liraya ihtiyacı var. | 28.01.2018 - 23:58 | NTV Haber | ['Sağlık', 'Türkiye', 'Eskişehir'] | Minik Ahmet için kampanya | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/minik-ahmet-icin-kampanya,3YDRffSWxES_tkVwGR5NCw |
50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu. Gecede en iyi film ödülü "Cennetten Kovulmak" ve "Kusursuzlar" filmleri aldı. Minik oyuncu Rojin, ödülünü almaya giderken gözyaşlarına boğuldu. | null | 50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi film ödülünü "Cennetten Kovulmak" ve "Kusursuzlar" filmleri paylaştı. Festival dün akşam yapılan kapanış galası ve ödül töreniyle sona erdi. Sinema dünyasının ünlü isimleri, Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi'nde düzenlenen ödül törenine kırmızı halıdan geçerek geldi. Gecede "En İyi Film" ödülünü yönetmenliğini Ferit Karahan'ın yaptığı "Cennetten Kovulmak" ve Ramin Matin'in yönettiği "Kusursuzlar" filmleri paylaştı. "En İyi Kadın Oyuncu" ödülü ,"Meryem" filmindeki rolüyle Zeynep Çamcı'ya verildi. "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü "Uzun Yol" filmindeki rolüyle Hakan Yufkacıgil'in oldu. "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülü, "Cennetten Kovulmak" adlı filmindeki performansıyla Gülistan Acet'in oldu. "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülünü, "Uzun Yol" adlı filmdeki rolüyle Ahmet Özarslan kazandı. "En İyi Yönetmen" ödülüne "Kusursuzlar" adlı filmin yönetmeni Ramin Matin layık görüldü. Matin, Film Yönetmenleri Derneği (FİLMYÖN) En İyi Yönetmen Ödülü'nü de aldı. "En İyi İlk Film" ödülü Zeynep Dadak ve Merve Kayan'ın birlikte yönettiği "Mavi Dalga" filminin oldu. "Jüri Özel Ödülü, "Cennetten Kovulmak" adlı filmin küçük oyuncusu Rojin Tekin'e verildi. "BAKA En İyi Müzik Ödülü", "Meryem" adlı filmle Yuki Yamamoto'nun oldu. "EXPO 2016 En İyi Senaryo Ödülü", "Mavi Dalga" adlı filmin senaristleri Zeynep Dadak ve Merve Kayan'ın oldu. "BAKA En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü", "Meryem" adlı filmle Feza Çaldıran'a verildi. "En İyi Kurgu" ödülünü "Mavi Dalga" adlı filmle Çiçek Kahraman aldı. SİYAD Jürisi Ulusal Film Ödülü, yönetmen Serdar Temizkan'ın "Kutsal Bir Gün" adlı filmine verildi. Antalya Kent Konseyi Jüri Özel Ödülü, Atalay Taşdiken'in "Meryem" adlı filminin oldu. Behlül Dal Jüri Özel Ödülü'ne ise Ömer Leventoğlu'nun "Mavi Ring" filmi layık görüldü. Gecede Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda En İyi Film Ödülü Nawapol Thamrongrattanarit'in "36" filminin oldu. Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Jürisi Uluslararası Film Ödülü ve Gençlik Jürisi Ödülü'ne Ramon Zürcher'in "The Strange Little Cat-Tuhaf Kedicik" filmi layık görüldü. En İyi Belgesel Ödülü, Piran Baydemir "Fecira" ve Birnur Pilavcı "Tek Başına Dans" filmlerine verildi. BAKA En İyi İlk Belgesel Ödülü Doğu Akıncı'nın "Mustafa'nın Yaşam Zinciri" adlı filminin oldu. Belgesel Jüri Özel Ödülü, Nezahat Gündoğan'ın "Hay Way Zaman" adlı filmine gitti. Bu yıl ilk kez Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı'nın (BAKA) katkılarıyla verilen BAKA En İyi Kısa Film Ödülü'nü Gülistan Acet'in "Karpuz Cenneti" ile Onur Yağız'ın "Patika" adlı filmleri paylaştı. Ayce Kartal'ın "Tornistan" adlı filmine de Jüri Özel Ödülü verildi. Gecede Halkın Portakalı Ödülü, yapımcı yöntemen Biket İlhan tarafından Çapulcular adlı ekip tarafından çekilen "Yansıma" adlı filme verildi. Gecenin sonunda ödül alan tüm sanatçılar, hatıra fotoğrafı çektirdi. | 12.10.2013 - 02:43 | Anadolu Ajansı | [] | 'En iyi' ödülü iki filme | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/en-iyi-odulu-iki-filme,3LOux4go_E-pGcpzU7C_nQ |
ABD'li golfçü Woods, alkollü araç kullandığı gerekçesiyle ülkesinde gözaltına alındıktan birkaç saat sonra serbest bırakıldı. | null | ABD'li golfçü Tiger Woods, alkollü araç kullandığı gerekçesiyle ülkesinde gözaltına alındı. Polis kaynaklarından yapılan açıklamada, ABD'nin Florida eyaletine bağlı Jupiter kentinde alkollü araç kullanırken yakalanan 41 yaşındaki Woods'un gözaltına alındığı bildirildi. Tecrübeli golfçünün gözaltına alındıktan birkaç saat sonra serbest bırakıldığı ifade edildi. Kariyerinde 14 önemli turnuvada şampiyonluğu bulunan ve dünyanın en çok kazanan sporcuları arasında yer alan Woods, son yıllarda üst üste sakatlıklar yaşadı. Nisan 2014 ve Eylül 2015'te sırtından ameliyat edilen Woods, kronikleşen ağrısının sürmesi üzerine dünya sıralamasında zirveden ilk 500'ün dışına kadar geriledi. | 29.05.2017 - 19:46 | Anadolu Ajansı | ['Spor'] | Tiger Woods'a alkollü araç kullanma gözaltısı | Spor | https://www.ntv.com.tr/spor/tiger-woodsa-alkollu-arac-kullanma-gozaltisi,1aX2qRU3mUe3iX4ok6JJfQ |
Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Buna göre; sanayi işletmelerinin her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden ruhsat alma zorunluluğu kalkacak, sanayi siciline kayıtlı işletmelerin elektrik kullanımlarından TRT payı alınmayacak. | null | , Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Kanuna göre, sanayi işletmelerinin, her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden hafta sonu çalışma ruhsatı alma zorunluluğu kalkacak. Sicili Kanunu'ndaki sanayici tanımı yeniden yapılarak, bilişim teknolojisi ve yazılım üreten işletmeler de bu kanun kapsamına alınıyor. Yeni kurulan sanayi işletmelerinin takibi ve üretim faaliyetine başlamadan önce yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi amacıyla ön kayıt sistemi getiriliyor. Sanayi işletmeleri, , Sanayi ve Bakanlığında tutulacak sanayi siciline kaydedilecek, üretim faaliyetine başlamadan önce sanayi siciline ön kayıt yaptıracak. Kayıt işlemleri, elektronik ortamda olacak, beyannamelerin elden veya posta ile gönderme zorunluluğu kaldırılacak. Sanayi sicilinde kaydı olmadığı tespit edilen sanayi işletmelerine, süresinde sanayi siciline tescil ettirmeyenler için verilen idari para cezası kesilecek. Sanayi işletmelerinden, faaliyette olup olmadığına bakılmaksızın sanayi siciline kaydolmayıp, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde sanayi siciline kaydolup sanayi sicil belgesi alanlar hariç, bu tarihe kadar kaydolmayanlar hakkında idari para cezası uygulanacak. İşletmesinde meydana gelen değişiklikleri, verilmesi gereken beyannameleri vesenelik işletme cetvellerini, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içinde vermeyenlere idari para cezası uygulanmayacak. İşletmelerin organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yapacakları yatırımlarda yatırım maliyetinin azaltılması amacıyla bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacak. Yine bu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri, bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis sözleşmeleri uyarınca tahsis edilenlere devir ve tescil işlemleri, bu arsa üzerine inşa edilen binaların cins değişikliği işlemleri, harçlardan muaf olacak. İşletmelerin bu alanlardaki binaları, emlak vergisinden istisna tutulacak. Organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve sanayisitelerinde yer alan binalara daimi olarak emlak vergisi muafiyeti getirildiği için kanunda yer alan benzer mahiyetteki geçici muafiyetler kaldırılacak. , üniversitelerin ihtisaslaşmasına yönelik çalışmalar yapacak ve bu konuda karar verecek. Yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun teklifi ve YÖK'ün onayı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren 75 yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar birer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Sigortalık veya iştirakçilik ilişkisi önceki kadro unvanları esas alınmak suretiyle devam edecek. Öğretim üyelerinin tabi olduğu yasak, ödev ve sorumluluklar ile disipline ilişkin hükümler bu şekilde çalıştırılanlar hakkında da uygulanacak. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine YÖK tarafından belirlenecek. Organize sanayi bölgelerinde kurulan meslek yüksekokullarında öğrenim gören her bir öğrenci için YÖK bütçesine bu amaçla tahsis edilen ödenekten eğitim desteği verilecek. Bilimsel araştırma projelerine ilişkin ödeneklerin kullandırılmasında, proje kapsamında görevlendirilecek tezli yüksek lisans ve doktora programlarındaki öğrencilere, Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın belirlenecek miktarlarda burs verilecek. Kanunla, akademisyen milletvekillerinin, milletvekilliğinin sona ermesinin ardından üniversitelerde görev yapmaları halinde özlük haklarına ilişkin düzenleme de yapıldı. Nevşehir'de Kapadokya, Ankara'da Ostim Teknik ile Ankara Güzel Sanatlar üniversiteleri kurulacak. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, yükseköğretim kurumları, Ar-Ge ve yenilikçilikle ilgili olarak kamu, özel sektör ile işbirliği yapmak, üretilen bilgi, yapılan buluşları fikri mülkiyet kapsamında koruma altına almak, uygulamaya aktarmak üzere sermaye şirketi statüsünde teknoloji transfer ofisi kurabilecek. Ofisin kuruluş sermayesi, bilimsel araştırma projesi kaynaklarından veya döner sermaye gelirlerinden karşılanabilecek. Ofiste, işçi ve yabancı uyruklu personel çalıştırılabilecek. Ofisler ile bunların yürüttükleri faaliyetler için Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanmayacak. Devlet üniversitelerinde fiilen 6 yıl çalışan öğretim üyelerine, yurt içi ve yurt dışında alanıyla ilgili Ar-Ge niteliğinde çalışmak üzere 1 yıl süreyle ücretli izin verilebilecek. Bu kişiler ikinci defa ücretli izin alabilecek ancak bunun için iznin sona erdiği tarihten itibaren asgari 6 yıl süreyle bir devlet yükseköğretim kurumunda görev yapacak. Devlet üniversitelerinin uygulama ve araştırma merkezlerinde, araştırma enstitülerinde sadece Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmak veya öğretim üyelerinin yürüttükleri Ar-Ge kapsamındaki projelere yardımcı olmak üzere doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık veya sanatta yeterlik eğitimi sonrasındaki 7 yıl içinde kalmak kaydıyla en fazla 3 yıl süreyle sözleşmeli olarak doktora sonrası araştırmacı istihdam edilecek. Yükseköğretim Kalite Güvencesi Sistemi, yükseköğretim kurumlarının eğitim öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idari hizmetlerinin iç, dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri, bağımsız dış değerlendirme kurumlarının yetkilendirilmesi süreçlerine ilişkin esasları içerecek. İdari ve mali özerkliğe sahip, kamu tüzel kişiliğini haiz ve özel bütçeli Yükseköğretim Kalite Kurulu kurulacak. Kurul, yükseköğretim kurumlarının eğitim öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idari hizmetlerinin kalite düzeylerine ilişkin ulusal ve uluslararası kalite standartlarına göre değerlendirmeler yapacak, iç, dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri ve bağımsız dış değerlendirme kurumlarının yetkilendirilmesi süreçlerini yürütecek. Yükseköğretim Kalite Kurulu, 13 üyeden oluşacak. Kurulda, YÖK Genel Kurulunca ve Üniversitelerarası Kurulca seçilen 3'er, Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türk Akreditasyon Kurumu, TÜBİTAK, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, TOBB ile öğrencileri temsilen birer kişi yer alacak. Yükseköğretim Programları Danışma Kurulu, yükseköğretim alanındaki istihdam odaklı politikaları oluşturulacak, geliştirecek, buna bağlı yeni açılacak eğitim programları ve kontenjanların planlanmasına yönelik süreçlerde öneride bulunacak. Meslek Yüksekokulları Koordinasyon Kurulu, meslek yüksekokulları veprogramların açılmasına yönelik standartların belirlenmesi, mevcut programların geliştirilmesi, izlenmesi, mezunların istihdamı ile lisans tamamlama süreçlerine ilişkin görüş ve önerilerde bulunacak. YÖK, 1 Ocak 2023'e kadar, devlet üniversitelerinin fen ve mühendislik bilimleri lisans öğrencilerinin, öğrenimlerinin son yılında bir yarıyılı özel sektör işletmelerinde, teknoparklarda, araştırma altyapılarında, Ar-Ge merkezlerinde ya da sanayi kuruluşlarında uygulamalı eğitimle tamamlamalarını zorunlu kılmaya, bu bölümleri belirli yükseköğretim kurumlarıyla veya belirli fakülte ya da bölüm ve programlarla sınırlı tutmaya yetkili olacak. Öğrencilere, uygulamalı eğitimleri sırasında asgari ücretin net tutarının yüzde 35'i ücret olarak ödenecek. İlke Eğitim ve Sağlık Vakfınca Nevşehir'de Kapadokya Üniversitesi, Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi Araştırma Geliştirme Eğitim Kalkınma ve Danışma Vakfınca Ankara'da Ostim Teknik Üniversitesi ile Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi kurulacak. Ayrıca bazı üniversitelerin adları da değiştirilecek. Yüzüncü Yıl Üniversitesinin adı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Acıbadem Üniversitesinin adı Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Ömer Halisdemir Üniversitesinin adı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin adı Altınbaş Üniversitesi, Uluslararası Antalya Üniversitesinin adı Antalya Bilim Üniversitesi olacak. Gelirleri Kanunu'nda da değişiklik yapılıyor. Bandrolsüz cihaz satışı yapanlara kesilen cihaz bedeli tutarındaki idari para cezası, bandrol ücretinin iki katına düşürülecek, bu cihazları satın alanlara kesilen idari para cezaları kaldırılacak. Kanunda belirtilen diğer cihazlar içinde yer alan "cep telefonları, bilgisayarlar ve tablet bilgisayarlar, taşıtlar, uydu alıcıları ve set üstü medya kutuları" tek tek olmak üzere Bakanlar Kurulu kararına istinaden yapılan uygulamayı açıklığa kavuşturmak üzere bandrol oranları sıralanıyor. Buna göre, bandrol oranları; cep telefonları için yüzde 6, bilgisayar ve tablet bilgisayarlar için yüzde 2, taşıtlarda yer alan bandrole tabi cihazların ayrı ayrı tevsik edilememesi halinde, imalatta taşıtın satış faturasındaki KDV matrahı, ithalatta ise gümrük giriş beyannamesindeki KDV matrahı üzerinden kara taşıtları için yüzde 0,4, diğer taşıtlar için yüzde 0,01, video görüntü veya ekranına bağlantı yapılmak üzere tasarlanan televizyon alıcıları için yüzde 10, bu cihazların dışında kalan ve görsel, işitsel yayınları alabilen her türlü cihazlar için yüzde 10 olacak. Sanayi siciline kayıtlı işletmelerin maliyet yüklerinin azaltılması amacıyla üretime yönelik elektrik kullanımlarından TRT payı alınmayacak. Mekansal strateji, çevre düzeni ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında, OSB, endüstri bölgesi, sanayi sitesi ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınmas��, değiştirilmesi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne tabi olacak. Oduna dayalı orman ürünü satışlarında; satış bedeli üzerinden yüzde 3'e kadar alıcılardan tahsil edilen ağaçlandırma fonu ile bu satışlardan yüzde 3 tahsil edilen orman köylülerini kalkındırma fonu paylarını, sıfıra kadar indirmeye veya yüzde 3'ü geçmemek üzere belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Mesleki Eğitim Kanunu'ndaki "staj" tanımı değiştirilecek, yükseköğretim kurumlarında verilen her düzeydeki alana özgü olarak belirlenen teorik veuygulamalı ders staj kapsamında sayılmayacak. Yükseköğretim kurumlarında staj yapan öğrencilere de staj ücreti ödenecek. ve 'ta, Bakanlar Kurulu kararıyla kıyı dolgu alanlarda; mevcut en iyi teknikleri kullanan endüstri bölgesi ile Hususi Hastaneler Kanunu kapsamında kalan sağlık tesisleri hariç olmak üzere Sağlık Bakanlığının önerisi ve Bakanlar Kurulunca alınacak kamu yararı kararı doğrultusunda sağlık bölgeleri kurulabilecek. Kıyı dolgu alanlarda doldurma veya kurutmayı yapacak ilgili idarenin valiliğe iletilen teklifi, valilik görüşüyle birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilecek. Bakanlık, ilgili kuruluşların görüşünü de alarak teklifi inceleyecek. Uygun bulunması halinde ilgili idare tarafından uygulama imar planı hazırlanacak. Bu yerler için yapılacak planlar hakkında İmar Kanunu hükümleri uygulanacak ancak Turizmi Teşvik Kanunu ile Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kalan alanlardaki planlar söz konusu kanunlara göre onaylanacak. Doldurma vekurutma işlemleri yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılacak. Bu araziler devletin hüküm ve tasarrufu altında olacak, özel mülkiyet konusu olamayacak. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), söz konusu işletmelere verilecek destekler için belirlenen usul veesaslar doğrultusunda erken ödeme yapacak; destek politikalarının tasarım süreçlerinde faydalanılmak ve sunulan hizmetlerin hızlı, kaliteli, basitleştirilmiş, düşük maliyetli şekilde yerine getirilmesini sağlamak üzere kamu kurum vekuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden, işletme ve girişimcilere ait bu hususlara ilişkin her türlü bilgi ve veriyi alacak, analiz edecek. hesaplarına yatırılan aidat tutarları yıllık safi gelir üzerinden alınacak. Ödenen aidat tutarlarının tespitine ilişkin kanıtlayıcı belgeler, ilgili kurum vekuruluşlarca KOSGEB'e gönderilecek. Kanıtlayıcı belgeleri zamanında göndermeyenlere, 10 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. Özelleştirme kapsam ve programı kapsamında, yürürlükten kalktığı için birleştirilen kuruluşlarda çalışan ya da istifa, emeklilik, iş akdinin feshi ve ölüm gibi nedenlerle ayrılanların, işten ayrılmadan önce kendisinin ödemediği ancak kuruluşların ödediği sendika üyelik aidatları ve faizleri bu kişilere rücu edilmeyecek. OSB İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER OSB yer seçimleri kararlarında, komisyondaki herhangi bir kurum, kuruluşun olumsuz görüş vermesi ve oy birliği sağlanamaması durumunda nihai kararı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verecek. OSB alanı içinde Hazine veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait arazilerin bulunması halinde bu araziler, yatırımların ve istihdamın teşviğine dair kanun kapsamındaki illerde bedelsiz devredilecek. Diğer illerde ise harca esas değerleri üzerinden peşin veya taksitle OSB'lere satılacak. Yer seçiminin kesinleşmesinden sonra OSB sınırları dışında kalan alanların planlanmasını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya ilgili belediye en geç 1 yıl içinde yapacak. Yer seçimi kesinleştirilen alandaki büyükşehir, il, ilçe, belde belediyeleri, TOBB Kanunu'na göre kurulan sanayi odası, yoksa ticaret ve sanayi odası, o da yoksa ticaret odası, il özel idaresi veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı temsilcileri ile alanın hiçbir belediye sınırı içinde olmaması halinde il belediyesi, ilçe belediyeleri ile bu ilçelerdeki odalar valilik uygun görüşüne istinaden OSB kuruluşunda yer alabilecek. Tüzel kişilik kazanan OSB'lerden, kuruluş tarihinden itibaren 6 ay içinde kamulaştırma işlemlerine başlayıp 2 yıl içinde uzlaşılamayan tüm parseller için tespit ve tescil davası açmayan veya tüm parseller için açılan davalar neticesinde bedeli ödemeyen OSB'lerin tüzel kişilikleri, tasfiye süreci başlatılarak resen terkin edilebilecek. OSB'lerin su, elektrik ve doğalgaz gelirleri haczedilemeyecek veamacı dışında kullanılamayacak. OSB'ler, katılımcılardan bağış alamayacak. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, Organize Sanayi Bölgesi (OSB) adına kamulaştırma yapacak idare, kamulaştırma kanunu uyarınca oluşturacağı kıymet, takdir ve uzlaşma komisyonlarında organize sanayi bölgesinden en az bir üyenin görevlendirilmesini isteyecek. Tanınacak sürede görevlendirme yapılmaması halinde ilgili idare komisyon üyelerinin tamamını kendi bünyesinden seçecek. Organize Sanayi Bölgesinin müteşebbis heyetinin yapısında değişikliğe gidiliyor. Buna göre, müteşebbis heyet, OSB'nin kuruluşuna katılan kurum vekuruluşların karar organlarınca, organlarında görevli olanlardan veya mensupları arasından tespit edilecek 15 asıl ve 15 yedek üyeden oluşacak. Müteşebbis heyette yer alan üyeler, vali hariç 4 yıl için seçilecek ve temsil ettikleri kurum ve kuruluşlardaki görevleri sona erdiğinde üyelikleri düşecek. OSB organlarında görev alanlar vali hariç diğer OSB'lerin organlarında görev alamayacak. OSB'lerin su, elektrik ve doğalgaz gelirleri haczedilemeyecek ve amacı dışında kullanılamayacak. OSB vermekle yükümlü olduğu hizmetlerle ilgili katılımcılardan bağış alamayacak. Katılımcılar hakkında mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir ve iflas erteleme kararları, katılımcıların bu madde uyarınca OSB'ye olan elektrik, su, doğalgaz borçlarının ifası, takibi ve tahsilini durdurmayacak, yükümlülüklerin yerine getirmesine engel oluşturmayacak. OSB'lere faaliyetleri için gerekli olan ve bakanlıkça uygun görülecek projeler için kredi verilebilecek, finans kuruluşlarından kullanılan krediler için ise kredi faiz desteği sağlanabilecek. OSB'lerde müteşebbislere tahsis edilen arsaların tapuları, katılımcı tarafından tahsis bedelinin tümüyle ödenmesi veya tahsis bedelinden kalan borç için teminat mektubu verilmesi, OSB'nin kesin olarak belirleyeceği arsa bedelleriyle yapılacak diğer yatırımlara itirazsız katılacağına ilişkin noter tasdikli taahhütname vermesi hallerinde tesisi üretime geçenlere geri alım hakkı şerhi konulmadan, tesisi üretime geçmeyenlere ise geri alım hakkı şerhi konularak verilecek. Katılımcının yönetmelikte belirlenen süreler içinde üretime geçmemesi ve kredi sözleşmesinin sona ermesi durumunda, tahsis için ödenen tutar toplamının tahsis tarihinden sonraki yıllar için yeniden değerleme oranlarına göre güncellenmesiyle elde edilen tutarın ilgilinin banka hesabına yatırılmasını müteakip, parsel OSB adına tescil edilebilecek. Hizmet ve destek alanları haricinde OSB'lerde yer alan her bir parselde, bir katılımcı ya da katılımcının kiracısı üretim yapabilecek. Türk Ticaret Kanunu'nda tanımlanan hakim ve bağlı şirketler bu hükümden istisna olacak. OSB'ler, Bakanlıktan izin almak kaydıyla ayrı şirket kurma şartı aranmaksızın, OSB alanı içerisinde öncelikle kendi ihtiyacı olmak üzere elektrik üretim tesisleri kurma ve işletme hakkına sahip olacak. OSB'deki katılımcılar elektrik üretim tesisleri kurmak ve işletmek için OSB'den izin alacak. OSB'de yer alan kuruluşlar altyapı ihtiyaçlarını OSB'nin tesislerinden karşılayacak. OSB'nin izni olmaksızın altyapı ihtiyaçları başka yerden karşılanamayacak, münferiden tesis kurulamayacak. OSB tüzel kişiliği, bu kanunun uygulamasıyla ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olacak. OSB katılımcılarının enerji giderlerine dair düzenlemeler, serbest piyasa koşullarıyla oluşmuş fiyatlara müdahale edilmeksizin, Bakanlar Kurulunca yapılacak. Atık su arıtma tesisi işleten bölgelerden, belediyelerce atık su bedeli alınmayacak. OSB ve Organize Sanayi Bölgesi Üst Kuruluşunun (OSBÜK) organlarının üyeleri ile personeli, Bakanlığın talep etmesi halinde her türlü belge, defter, kayıt vebilgileri ibraz edecek, örneklerini noksansız, istenilen süre içerisinde ve gerçeğe uygun verecek, para ve para hükmündeki evrakı gösterecek, bunların sayılması ve incelenmesine yardımcı olacak, yazılı bilgi taleplerini karşılayacak. OSB ve OSBÜK organ üyeleri ile personeli, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olacak. Bu kişiler para ve para hükmündeki evrak vesenetler ile bilanço, tutanak, rapor, defter ve belgeler üzerinde işledikleri suçlardan dolayı devlet memurları gibi cezalandırılacak. OSB kuruluş protokolü OSB'nin oluşumuna katılan kurum veya kuruluşlarca hazırlanacak ve Bakanlıkça onaylanacak. Bakanlık gerekli gördüğü hallerde veya şikayet üzerine OSB'lerin ve OSBÜK'ün her türlü hesap ve işlemlerini denetlemeye ve tedbir almaya yetkili olacak. Görevleriyle ilgili suçlamalardan dolayı haklarında soruşturmaya başlanan OSB ve OSBÜK organ üyeleri ile personeli, tedbiren 3 aya kadar geçici olarak görevden uzaklaştırılabilecek. Yargılama sonuçlanıncaya kadar mahkemeden görevden uzaklaştırma kararı istenebilecek. Görevden uzaklaştırılan personel, Bakanlık kararıyla veya haklarında kovuşturmaya yer olmadığı ile mahkumiyetlerine karar verilmediği takdirde, kalan görev sürelerini tamamlamak üzere işlerine dönecek. OSBÜK, OSB'ler arası uygulama birlikteliği ve iş birliğini sağlayacak, dayanışmayı temin edecek, OSB'lerin sorunlarının çözümüne yönelik ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde girişimde bulunacak ve çalışmalar yapacak, Bakanlık ile OSB'ler arasında koordinasyonu sağlayacak ve Bakanlıkça verilen görevleri yerine getirecek. Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen il ve ilçelerdeki OSB'lerde yer alan parseller, tamamen veya kısmen bedelsiz tahsis edilebilecek. Bakanlık kredisi kullanan OSB'deki tahsis edilmeyen parseller, en az 10 kişilik istihdam öngören yatırımlara girişen gerçek veya tüzel kişilere tamamen veya kısmen bedelsiz tahsis edilebilecek. Bu durumda, tahsis edilen parselin değeri, Bakanlık tarafından OSB'ye verilen kredi geri ödemesinden mahsup edilecek. Düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarihten önce gerçek ve tüzel kişilere bedelli tahsis edilmiş parseller için ödemeler durdurulacak ve kalan meblağ Bakanlık tarafından OSB'ye verilen kredi geri ödemesinden mahsup edilecek. Bakanlık kredisi kullanmayan ya da kredi borcunu ödemiş OSB'lerden de en az 10 kişilik istihdam öngören yatırımlara girişen gerçek veya tüzel kişilere, tamamen veya kısmen bedelsiz parsel tahsisi yapılabilecek. Bu durumda tahsis edilen parsel bedeli, OSB tüzel kişiliğine Bakanlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten ödenecek. Yatırımcının belirlenen şartlara uymadığının veya mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımını tamamlamadığının tespiti halinde parsel tahsisi iptal edilecek. Bu durumda, taşınmazın üzerindeki tüm yapı ve tesisler sağlam ve işler durumda tazminat veya bedel ödenmeksizin OSB tüzel kişiliğine intikal edecek. OSB tüzel kişiliklerinin veya Türkiye'de yerleşik şirketlerin yetkili organlarınca karar alınması halinde yurt dışında OSB kurulmasına, kurulmuşlara ortak olunması ve bu OSB'lerin işletilmesine Bakanlar Kurulunca izin verilebilecek. OSB'ler, yönetim ve hisse çoğunluğu OSB tüzel kişiliğinde olmak ve bu bölgelerde faaliyet göstermek şartıyla gayrimenkul yatırım ortaklıkları kurabilecek. Mer'i plana göre yapılaşan sanayi tesislerinin bulunduğu alanlar, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde yapılan başvuruların valilikçe uygun görülmesi halinde OSB olarak değerlendirilebilecek. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tüzel kişilik kazanan ve hiçbir taşınmaz mülkiyeti edinmemiş OSB'lere, kamulaştırma işlemlerine başlamayan ve uzlaşılamayan parseller hakkında tespit ve tescil davası açmaları için iki yıl süre tanınacak. Düzenleme yürürlüğe girmeden önce OSB olarak seçilen alan içinde kalan OSB tarafından katılımcıya devri gerçekleştirilen taşınmazların yatırım yapılmayarak boş kaldığının tespit edilmesi halinde, taşınmaz malikine yapı ruhsatını alması ya da OSB'nin uygun gördüğü yatırımcıya taşınmazı devretmesi için yürürlük tarihinden itibaren bir yıl süre tanınacak. Bu süre içinde taşınmazın OSB'nin uygun göreceği bir yatırımcıya devredilmemesi, yapı ruhsatı alınmaması, yapı ruhsatı alınmış ise yapı ruhsatı tarihinden itibaren iki yıl içinde üretime geçilmemesi hallerinde, tahsis için ödenen tutar toplamının, tahsis tarihinden sonraki yıllar için yeniden değerleme oranlarına göre güncellenmesiyle elde edilen tutarın ilgilinin banka hesabına yatırılmasının ardından OSB adına tescil edilecek. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce maliki bulunduğu taşınmazı OSB olarak seçilen alan içerisinde kalan ve üzerinde yatırım yapmayarak boş halde bulunduran taşınmaz malikine, yapı ruhsatını alması ya da OSB'nin uygun gördüğü yatırımcıya taşınmazı devretmesi için yürürlük tarihinden itibaren bir yıl süre tanınacak. Bu süre içinde taşınmazın OSB'nin uygun göreceği bir yatırımcıya devredilmemesi, yapı ruhsatı alınmaması, yapı ruhsatı alınmış ise yapı ruhsatı tarihinden itibaren iki yıl içinde üretime geçilmemesi hallerinde taşınmaz, kamulaştırma yoluyla iktisap edilecek. Her iki kapsamdaki taşınmazlar ile kamulaştırma yoluyla iktisap edilen taşınmazlar, öncelikli olarak orta yüksek ve yüksek teknolojili yatırımlara tahsis edilecek. Aynı parsel için birden fazla yatırımcının tahsis talebinde bulunması durumunda teknoloji yoğunluğu, yatırım tutarı ve istihdam oranı yüksek olan yatırıma öncelik tanınacak, eşitlik halinde kura yöntemine başvurulacak. Bakanlık, OSB'nin talep etmesi halinde, ortaya çıkacak arsa edinim masraflarının tamamına kadar olan kısmını kredilendirebilecek. Yürürlük tarihinden önce kredi alacaklısı kuruluşun mülkiyetine geçen taşınmazların iki yıl içerisinde satılamaması veya kiraya verilememesi hallerinde, OSB'nin başvurusu üzerine ilgili mahkeme tarafından belirlenecek bilirkişi marifetiyle tespit edilen taşınmaz bedeli, kredi alacaklısı kuruluş hesabına yatırılarak taşınmaz OSB adına tescil edilecek. Doğalgaz dağıtım şirketleri, organize sanayi bölgelerinin talebi ve muvafakatı ile organize sanayi bölgeleri için şebeke ve bağlantı hattı yatırımları yaparak organize sanayi bölgelerinde dağıtım faaliyeti gerçekleştirebilecek. Yükseköğretim kurumlarının matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümleri temel bilimler mezunları, teknoloji geliştirme bölgelerinde destek kapsamına alınacak. Temel bilimler alanlarında en az lisans derecesine sahip Ar-Ge personeli istihdam eden Teknoloji Geliştirme Bölgeleri firmalarının, bu personelin her birine ödedikleri aylık ücretin o yıl için uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarı kadarlık kısmı, iki yıl süreyle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacak. Söz konusu destek, ilgili ayda Teknoloji Geliştirme Bölgesi firmasında istihdam edilen toplam personel sayısının yüzde 10'unu geçemeyecek. Bu destek, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri yönetici şirketlerinde istihdam edilen temel bilimler mezunu Ar-Ge personeline de aynen uygulanacak. Kanunla, Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde uygulanmakta olan kazanç istisnası hükmünü, gayri maddi haklardan elde edilen kazançlar açısından uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmeye yönelik düzenlemeler yapmak üzere Bakanlar Kuruluna yetki veriliyor. Böylece yüksek katma değer üretmeye yönelik faaliyetlerin ülkede gerçekleştirilmesinin teşvik edilmesine yönelik mevzuat daha ayrıntılı olarak düzenlenebilecek. Özel endüstri bölgeleri kurulacak. Üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan 150 bin metrekareden büyük alanlar ile üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunmayan 200 bin metrekareden büyük alanlar, Bakanlar Kurulunca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, enerji verimliliği konusunda AB mevzuatına uyum içeren düzenlemeler yapılıyor. Kanun, AB mevzuatı enerji verimliliği kriterlerine uygun olmayan ürünlerin, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun kapsamında piyasaya arzının yasaklanmasını ya da bir ürünün piyasadan toplatılabilmesini içeriyor. Yapılan kontrol sonucunda ürünün güvenli olmadığının tespit edilmesi halinde yetkili kuruluş ürünün piyasaya arzının yasaklanmasını, arz edilenlerin toplanmasını, kısmen ya da tamamen bertaraf edilmesini, ürünlerin içerdiği risklerle ilgili bilgilerin duyurulmasını yapacak. Üretici bu duyuruyu yetersiz görürse ülke genelinde dağıtımı yapılan iki gazete ile yayın yapan iki televizyon kanalında ilan ederek risk altındaki kişilere duyurulmasını sağlayacak. Kanunla yetkili kuruluş tarafından güvensiz veya teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünlerin tüketicilere yönelik etkisi kısa sürede ortadan kaldırılıyor. Böylece üreticiler açısından da herhangi bir olumsuz etki ve haksız rekabet koşullarının ortaya çıkması engelleniyor. Piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri sonucunda uygunsuz olduğu tespit edilen ürünler için 4 bin ile 250 bin lira arasında değişen çeşitli idari para cezaları getiriliyor. Kanunla, orta ve yüksek teknolojili yerli ürünlere yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanarak bu konuda kamu kurumlarınca yapılacak farklı uygulamaların engellenmesi amaçlanıyor. Ayrıca yerli yazılım ürünü teklif eden istekliler lehine de yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanması zorunluluğu getiriliyor. Kanun, Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun amacını yeniden düzenliyor. Endüstri bölgelerinin kurulması, yönetim ve işletilmesine ilişkin esasları düzenleyen kanun, Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunun oluşumunu, endüstri bölgelerinin kuruluşunu, ilanını, yatırım izni sürecini, teşvik tedbirlerini ve yönetici şirketin görev ve yetkilerini belirleyen hükümleri de kapsıyor. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, kurum ve kuruluşların veya yönetici şirketin başvurusuna istinaden veya resen yer seçimi yapmak suretiyle endüstri bölgelerinin kurulması önerisinde bulunabilecek. Bakanlığın önerisi üzerine kurulca belirlenen yerlerde, Bakanlar Kurulunca endüstri bölgelerinin kurulmasına izin verilebilecek. Endüstri bölgesi ilan edilen alanlardaki araziler kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilecek, Maliye Bakanlığı, endüstri bölgesi olarak kullanılmak üzere Bakanlığa tahsis edecek. Endüstri bölgelerinde yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlığa başvurusu üzerine ön yer tahsisi yapılacak. Ancak altyapı ile ilgili giderlerin yönetici şirket tarafından karşılandığı endüstri bölgelerinde yer alacak yatırımcılar, ön yer tahsisi için yönetici şirkete başvuracak. Yönetmelikte düzenlenen esaslar çerçevesinde yönetici şirket tarafından belirlenen yatırımcılara Bakanlıkça ön yer tahsisi yapılacak. ÇED mevzuatına tabi faaliyetlerden "ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilerek yatırımı kabul edilen faaliyetler hakkında gerekli izin, onay ve ruhsatlar verilmeden önce başvuruda bulunan yatırımcının, yatırımda kullanacağı sabit yatırım tutarının binde beşini geçmemek üzere belirlenen oran dahilinde yatırdığı tutarı, özel endüstri bölgelerindeki yatırımcı ödemeyecek. Yönetici şirket veya yatırımcı tarafından hazırlattırılacak imar planları, altyapı veüstyapı projeleri ve bunlarla ilgili ruhsat ve izinler ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatları Bakanlık onayı ve denetimine tabi olacak. "ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilen faaliyetler hakkında ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın 15 gün içinde gerekli diğer tüm ruhsat, izin ve onaylar verilecek. Atık su arıtma tesisi işleten endüstri bölgelerinden belediyelerce atıksu bedeli alınmayacak. Kanunla, özel endüstri bölgeleri de kuruluyor. Buna göre, üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan, arazi alanı 150 bin metrekareden büyük, kurulduğu dönemde geçerli olan imar planları uyarınca gerekli izinleri alarak faaliyete geçmiş ve yeni yapılacak yatırım yeri için en az 50 bin metrekare tevsi imkanı sağlayan alanlar veya üzerinde kurulu sanayitesisi bulunmayan, 200 bin metrekareden büyük alanlar, Bakanlar Kurulunca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek. Özel endüstri bölgesi ilan edilecek alanlarda gerçekleştirme süresi 5 yılı geçmemek üzere belirlenen yeniden değerleme oranına göre güncellenme kaydıyla en az 400 milyon lira tutarında yeni yatırım taahhüdünde bulunulması gerekecek. Başvuru sahibi gerçek veya tüzel kişilerin, önerilen alanın en az yüzde 51'inin mülkiyetine veya varsa süreleri ile sınırlı olmak kaydıyla irtifak hakkına veya kullanma iznine sahip olması, yeni yatırıma ilişkin ''ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının alınmış olması şartları da aranacak. Özel endüstri bölgesi olarak ilan edilen alan sınırları içerisinde kalan, başvuru sahibinin mülkiyetindeki araziler, parseller halinde veya işletme binaları da yapılmak suretiyle satılabilecek, kiraya verilebilecek. Verilen 5 yıllık taahhüt süresi içerisinde yatırımın gerçekleşmemesi durumunda gecikmenin gerekçeleri kurulca değerlendirilecek, gerekirse bu süre bir defaya mahsus olmak üzere bir yıl uzatılabilecek. Verilen ek süre içerisinde taahhüdün gerçekleşmemesi halinde, özel endüstri bölgesinin kaldırılmasına karar verilebilecek. Bölgenin yönetimi ve işletmesinden sorumlu yönetici şirkete, TOBB'a bağlı odalar, yerel yönetimler, bankalar ve finans kurumları, bölgede sınai faaliyet yürüten yerli ve yabancı özel hukuk tüzel kişileri, konuyla ilgili vakıf, kooperatif ve dernekler, ilgili kamu kuruluşları ve ihracatçı birlikleri, kurucu ya da sonradan ortak olabilecek. Yabancı özel hukuk tüzel kişileri, yönetici şirkete katılabilecek. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilan edilen endüstri bölgeleri, en geç bir yıl içinde belirlenen hükümlere uygun hale getirilecek. Mevcut endüstri bölgelerinin işletme müdürlükleri, yönetici şirketin kurulduğu tarihe kadar görevlerini sürdürecek. Kanunla, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının; organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi, serbest bölge ve sanayi siteleri için uygun alanların belirlenmesi, organize sanayi bölgelerine ve sanayisitelerine verilen kredi kapsamının genişletilmesi, yerleşim alanları içerisinde kalan sanayi sitelerinin taşınması konularındaki görevleri yeniden düzenleniyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü; kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ya da tüzel kişiler tarafından tamamlanan ve devam eden projeler de dahil olmak üzere ulaştırma altyapılarının inşaatı ve işletmesinin sağlanması amacıyla kamu ve özel sektör iş birliği modelleri geliştirerek gerekli gördüğü hallerde özel sektör gerçek vetüzel kişilerle müzakerelerde bulunacak, katkı payları belirleyecek, kiralayacak, kiraya verecek, işletecek, özel sektörün katılımını sağlayacak. Böylece, limanlar, barınaklar, kıyı yapıları, hava meydanları, sanayi siteleri, fabrikalar, rafineriler, endüstriyel tesisler, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, maden ocakları, lojistik köy veya üsler, sanayi kuruluşları ve benzeri tesislerin demiryolları ile bağlantısı sağlanabilecek. 50'den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde; (işe giriş, periyodik muayeneler ve tetkikler hariç) iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, işverenler veya işveren vekilleri tarafından yürütülebilecek. 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri de 10'dan az çalışanı olan iş yerleri gibi, aile hekimleri ve kamu sağlık hizmeti sunucularından hizmet alabilecek, yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olacak. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun, "iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri" ile "iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi" hükümleri, 1 Temmuz 2017 yerine 1 Temmuz 2020'de yürürlüğe girecek. Islah komisyonunun belirlediği ıslah şartlarını yerine getiren, Bilim Sanayi veTeknoloji Bakanlığı tarafından tüzel kişilik verilen organize sanayi bölgeleri, bulundukları bölgelerdeki işletme hakkı devir sözleşmesi süresi sona erene kadar dağıtım lisansı başvurusunda bulunamayacak. Islahtan dönüşen organize sanayi bölgeleri tarafından tesis edilen, bedelsiz olarak veya sembolik bedelle devredilen dağıtım tesislerinin mülkiyeti, işletme hakkı devir sözleşmesi süresi sonunda ilgili organize sanayi bölgesine bedelsiz veya sembolik bedelle devredilecek. Kanunla, Yükseköğretim Kuruluna 5, Yükseköğretim Kalite Kuruluna 15, Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesine ise 570 kadro ihdas edilecek. | 18.06.2017 - 21:59 | Anadolu Ajansı | ['TBMM', 'KHK '] | Sanayi ve üretime destek tasarısı yasalaştı | Türkiye | https://www.ntv.com.tr/turkiye/sanayi-ve-uretime-destek-tasarisi-yasalasti,nBW6kGNdf0GmfZaLNm2WVA |
Subsets and Splits